Ana Sayfa: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
Değişiklik özeti yok |
||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 11 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 137. satır: | 137. satır: | ||
</div> | </div> | ||
</div> | </div> | ||
{| style="width:100%; background:none; margin-top:0.8em; border-collapse:collapse; border-spacing:0;" | |||
| style="width:100%; vertical-align:top; padding-right:0.5em;" | | |||
<div style="background-color: #cef2e0; border: 1px solid #a3b1bf; padding: 0 0.4em; font-weight: bold; font-size: 120%; color: #000; font-family: sans-serif;"> | |||
<center>Risale-i Nur'da bahsi geçen esma, şahıs, risale, yer, hadise, mefhum, eser vb. hakkında bilgi edinebilir ve bu konuda risalelerde geçen bahislerin hepsini topluca okuyabilirsiniz</center> | |||
</div> | |||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | |||
<div style="text-align: center;"> | |||
Sağ üstteki arama kutusuna hakkında bilgi edinmek istediğiniz esma, sure, ayet, şahıs, risale, yer, hadise, mefhum, eser vb. adını yazabilir veya alternatif olarak, aşağıdaki örnek maddeleri verilen kategorilerden birini seçerek içindeki maddeleri okuyabilirsiniz (Parantez içinde ilgili kategorideki madde (sayfa) sayısı verilmiştir; eksiksiz kategoriler/sayfalar <span style="color: green">'''*'''</span> işaretiyle gösterilmiştir) | |||
<div style="text-align: center;"> | <div style="text-align: center;"> | ||
[[:Kategori:Kur'an|KUR'AN]] ({{PAGESINCAT:Kur'an}}) • | |||
[[:Kategori:Sureler Hakkında Bilgiler|SURE]] (114) • | |||
[[:Kategori:Surelerin Ayetler Listesi|AYET]] (6236) • | |||
[[:Kategori:Esma|ESMA]] ({{PAGESINCAT:Esma}}) • | |||
[[:Kategori:Risale|RİSALE]] ({{PAGESINCAT:Risale}}) • | |||
[[:Kategori:Şahıs|ŞAHIS]] ({{PAGESINCAT:Şahıs}}) • | |||
[[:Kategori:Yer|YER]] ({{PAGESINCAT:Yer}}) • | |||
[[:Kategori:Hadise|HADİSE]] ({{PAGESINCAT:Hadise}}) • | |||
[[:Kategori:Mefhum|MEFHUM]] ({{PAGESINCAT:Mefhum}}) • | |||
[[:Kategori:Eser|ESER]] ({{PAGESINCAT:Eser}}) • | |||
[[:Kategori:Zihayat|ZİHAYAT]] ({{PAGESINCAT:Zihayat}}) • | |||
[[:Kategori:Cemadat|CEMADAT]] ({{PAGESINCAT:Cemadat}}) • | |||
[[:Kategori:Dil ve Edebiyat|DİL VE EDEBİYAT]] ({{PAGESINCAT:Dil ve Edebiyat}}) | |||
</div> | |||
</div> | </div> | ||
{| style="width:100%; background:none; margin-top:0.8em; border-collapse:collapse; border-spacing:0;" | {| style="width:100%; background:none; margin-top:0.8em; border-collapse:collapse; border-spacing:0;" | ||
| 149. satır: | 169. satır: | ||
</div> | </div> | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
'''Musavvir''' (Arapça: {{Arabi|ﻣُﺼَﻮِّﺭُ}}) Cenab-ı Allah'ın (cc) tasvir eden, her şeye bir suret ve şekil veren, her şekli diğerinden farklı kılan, mahlukatını istediği sıfat ve seçtiği surette yaratan anlamlarına gelen bir ismidir. Kur'an-ı Kerim'de bir yerde geçer ve hadislerde Esma-i Hüsna arasında sayılmıştır. ([[El-Musavvir|Maddenin tamamını oku...]]) | '''Musavvir''' (Arapça: {{Arabi|ﻣُﺼَﻮِّﺭُ}}) Cenab-ı Allah'ın (cc) tasvir eden, her şeye bir suret ve şekil veren, her şekli diğerinden farklı kılan, mahlukatını istediği sıfat ve seçtiği surette yaratan anlamlarına gelen bir ismidir. Kur'an-ı Kerim'de bir yerde geçer ve hadislerde Esma-i Hüsna arasında sayılmıştır. ([[El-Musavvir|Maddenin tamamını oku...]]) | ||
<div style="text-align: center;"> | <div style="text-align: center;"> | ||
| 161. satır: | 178. satır: | ||
</div> | </div> | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
[[Dosya:Tevafuklu Kur'an.JPG|left|thumb|Bediüzzaman'ın keşfettiği tevafuk mu'cizesine uygun olarak talebesi tarafından yazılmış Kur'an'dan Fatiha suresi. Satır başlarında aynı hizada tevafuk eden elifler kırmızıyla yazılmıştır.]] | [[Dosya:Tevafuklu Kur'an.JPG|left|thumb|Bediüzzaman'ın keşfettiği tevafuk mu'cizesine uygun olarak talebesi tarafından yazılmış Kur'an'dan Fatiha suresi. Satır başlarında aynı hizada tevafuk eden elifler kırmızıyla yazılmıştır.]]'''Fâtiha ({{Arabi|الفاتحة}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 1. suresi olup Kur'ân'ın en başında ve Bakara suresinden önce yer alır. Fatiha, başlangıç demektir. Tamamı nazil olan ilk suredir. Mekke devrinin ilk yıllarında tamamı bir defada inmiştir. Alimler [[Hicr 87|Hicr suresinin 87. ayetinde]] geçen "Seb'ul Mesânî" (tekrarlanan yedi) ifadesiyle genellikle Fatiha'nın kast edildiğini söyler. İçinde Bediüzzaman'ın da olduğu bazı alimler ise bu ifadenin ayrıca Fatiha'nın 2 defa nazil olmasına da işaret ettiği kanaatindedir. Buna göre Medine döneminde bir defa daha nazil olmuştur. Başında “Elhamdülillah” olan beş sureden biridir. | ||
'''Fâtiha ({{Arabi|الفاتحة}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 1. suresi olup Kur'ân'ın en başında ve Bakara suresinden önce yer alır. Fatiha, başlangıç demektir. Tamamı nazil olan ilk suredir. Mekke devrinin ilk yıllarında tamamı bir defada inmiştir. Alimler [[Hicr 87|Hicr suresinin 87. ayetinde]] geçen "Seb'ul Mesânî" (tekrarlanan yedi) ifadesiyle genellikle Fatiha'nın kast edildiğini söyler. İçinde Bediüzzaman'ın da olduğu bazı alimler ise bu ifadenin ayrıca Fatiha'nın 2 defa nazil olmasına da işaret ettiği kanaatindedir. Buna göre Medine döneminde bir defa daha nazil olmuştur. Başında “Elhamdülillah” olan beş sureden | |||
biridir. | |||
'''Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği''' | '''Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği''' | ||
| 183. satır: | 197. satır: | ||
[[:Kategori:Fatiha_Suresi|Fatiha suresinin ayetleri listesi]] • | [[:Kategori:Fatiha_Suresi|Fatiha suresinin ayetleri listesi]] • | ||
[[:Kategori:Fatiha_Suresinin_Risale-i_Nur%27da_Geçen_Ayetleri|Fatiha suresinin Risale-i Nur'da geçen ayetleri]] • | [[:Kategori:Fatiha_Suresinin_Risale-i_Nur%27da_Geçen_Ayetleri|Fatiha suresinin Risale-i Nur'da geçen ayetleri]] • | ||
[[:Kategori:Surelerin Ayetler Listesi|Surelerin ayetlerinin listesi]] | [[:Kategori:Surelerin Ayetler Listesi|Surelerin ayetlerinin listesi]] • | ||
[[:Kategori:Surelere_Göre_Risale-i_Nur%27da_Geçen_Ayetler|Surelere göre Risale-i Nur'da geçen ayetler]] | |||
</div> | </div> | ||
</div> | </div> | ||
| 191. satır: | 206. satır: | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
[[Dosya:Haşir Risalesi.JPG|thumb|left|1928'de basılan nüshanın kapağı]] | [[Dosya:Haşir Risalesi.JPG|150px|thumb|left|1928'de basılan nüshanın kapağı]]'''Onuncu Söz''' ya da diğer adıyla '''Haşir Risalesi''' Bediüzzaman'ın Isparta Vilayetinin 1 Mart 1927 tarih ve 81 numaralı resmi yazısıyla zorunlu ikamet etmek üzere gönderildiği ve 1934 yılının ortalarına kadar kaldığı Isparta İlinin Eğridir kazasının Barla nahiyesinde telif ettiği ilk eserlerdendir ve Sözler kitabının 10. risalesidir. Rum suresinin "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şeye kadirdir." mealindeki [[Rum 50|50. ayeti]] başta olmak üzere Haşir ve Âhiret hakkındaki ayetleri 12 suretten oluşan uzunca bir temsil ve on iki hakikat ile tefsir eder ve öldükten sonra dirilmenin, Âhiretin, Cennet ve Cehennemin ve baki hayatın varlığını ispat eder. ([[Onuncu Söz|Maddenin tamamını oku...]]) | ||
'''Onuncu Söz''' ya da diğer adıyla '''Haşir Risalesi''' Bediüzzaman'ın Isparta Vilayetinin 1 Mart 1927 tarih ve 81 numaralı resmi yazısıyla zorunlu ikamet etmek üzere gönderildiği ve 1934 yılının ortalarına kadar kaldığı Isparta İlinin Eğridir kazasının Barla nahiyesinde telif ettiği ilk eserlerdendir ve Sözler kitabının 10. risalesidir. Rum suresinin "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şeye kadirdir." mealindeki [[Rum 50|50. ayeti]] başta olmak üzere Haşir ve Âhiret hakkındaki ayetleri 12 suretten oluşan uzunca bir temsil ve on iki hakikat ile tefsir eder ve öldükten sonra dirilmenin, Âhiretin, Cennet ve Cehennemin ve baki hayatın varlığını ispat eder. ([[Onuncu Söz|Maddenin tamamını oku...]]) | |||
<div style="text-align: center;"> | <div style="text-align: center;"> | ||
'''[[:Kategori:Risale|Tüm Risale maddeleri]] ({{PAGESINCAT:Risale}})''' • | '''[[:Kategori:Risale|Tüm Risale maddeleri]] ({{PAGESINCAT:Risale}})''' • | ||
| 204. satır: | 217. satır: | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
[[Dosya:Woking Cami.png|thumb|left]] | [[Dosya:Woking Cami.png|thumb|left]]'''Woking Camii''' ya da bugünkü adıyla '''Şah Cihan Camii''' İngiltere'nin amaca yönelik olarak inşa edilen ilk camisidir. Pencap Üniversitesi'nin eski rektörü Yahudi Gottlieb Leitner tarafından Bhopal Begümü Şah Cihan'ın mali desteğiyle 1889 yılında inşa ettirildi. Leitner'in 1899'da ölümünden sonra cami kullanılmaz hale geldi, ancak daha sonra 1912'de Woking Müslüman Misyonu tarafından yeniden işler hale getirildi. Cami, İngiltere'de yaşayan ve İngiltere'yi ziyaret eden Müslümanlar için bir merkez haline geldi. Lord Headley ve Marmaduke Pickthall gibi İngiliz mühtediler de camiyi ziyarete geldi. 1913 yılında caminin yayın organı olan ve caminin ve misyonun faaliyetleri ve İslam'a yaklaşımı hakkında fikir veren Islamic Review dergisi yayınlanmaya başladı. Cami günümüzde de sünni müslümanlar için aktif bir ibadet yeri olmaya devam etmektedir. Risale-i Nur'da Kur'an'ı tasdik eden ecnebi feylesoflardan biri olan Hindistan’ın millî reislerinden Sarojini Naidu'nun Londra’daki Woking Camii’nde Müslümanlara hitaben verdiği ve İslâm Mecmuası’nın 1920 senesinin Kânunusânisi nüshasında yayınlanan nutkundan bir kısım yer alır. ([[Woking_Camii|Maddenin tamamını oku...]]) | ||
'''Woking Camii''' ya da bugünkü adıyla '''Şah Cihan Camii''' İngiltere'nin amaca yönelik olarak inşa edilen ilk camisidir. Pencap Üniversitesi'nin eski rektörü Yahudi Gottlieb Leitner tarafından Bhopal Begümü Şah Cihan'ın mali desteğiyle 1889 yılında inşa ettirildi. Leitner'in 1899'da ölümünden sonra cami kullanılmaz hale geldi, ancak daha sonra 1912'de Woking Müslüman Misyonu tarafından yeniden işler hale getirildi. Cami, İngiltere'de yaşayan ve İngiltere'yi ziyaret eden Müslümanlar için bir merkez haline geldi. Lord Headley ve Marmaduke Pickthall gibi İngiliz mühtediler de camiyi ziyarete geldi. 1913 yılında caminin yayın organı olan ve caminin ve misyonun faaliyetleri ve İslam'a yaklaşımı hakkında fikir veren Islamic Review dergisi yayınlanmaya başladı. Cami günümüzde de sünni müslümanlar için aktif bir ibadet yeri olmaya devam etmektedir. Risale-i Nur'da Kur'an'ı tasdik eden ecnebi feylesoflardan biri olan Hindistan’ın millî reislerinden Sarojini Naidu'nun Londra’daki Woking Camii’nde Müslümanlara hitaben verdiği ve İslâm Mecmuası’nın 1920 senesinin Kânunusânisi nüshasında yayınlanan nutkundan bir kısım yer alır. ([[Woking_Camii|Maddenin tamamını oku...]]) | |||
<div style="text-align: center;"> | <div style="text-align: center;"> | ||
'''[[:Kategori:Yer|Tüm Yerler]] ({{PAGESINCAT:Yer}})''' • | '''[[:Kategori:Yer|Tüm Yerler]] ({{PAGESINCAT:Yer}})''' • | ||
| 243. satır: | 254. satır: | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
[[Dosya:Mercan balığı.png|left]] | [[Dosya:Mercan balığı.png|left]]'''Mercan balığı''' özellikle Nisan ve Mayıs aylarında çok lezzetli olan, İstanbul'da Kız kulesi ve Adalar arasındaki bölgede eskiden çok miktarda avlanan ama bugün İstanbul sularında pek rastlanılmayan balıklardandır. Havalar ısınınca kıyılara yönelerek haliç, lagün ve kıyı gölcüklerini ziyaret eder, havalar soğuyunca tekrar eski yerlerine döner. Genel görünümü pembe renklidir. Derinliği 250 m'ye kadar olan suların taşlık, yosunluk bölgeleri üzerinde ve kaya aralarında yaşar. 91 cm boya, 7,7 kg ağırlığa ulaşabilir. Risale-i Nur'da bu balığın İstanbul Boğazında bulunmasından bahis geçer. Bediüzzaman'ın 15 yaşından sonra bir daha görmediği tek küçük kız kardeşinin adı da [[Said Nursi'nin Ailesi#Bediüzzaman'ın Kardeşleri|Mercan]]'dır. ([[Mercan_(Balık)|Maddenin tamamını oku...]]) | ||
'''Mercan balığı''' özellikle Nisan ve Mayıs aylarında çok lezzetli olan, İstanbul'da Kız kulesi ve Adalar arasındaki bölgede eskiden çok miktarda avlanan ama bugün İstanbul sularında pek rastlanılmayan balıklardandır. Havalar ısınınca kıyılara yönelerek haliç, lagün ve kıyı gölcüklerini ziyaret eder, havalar soğuyunca tekrar eski yerlerine döner. Genel görünümü pembe renklidir. Derinliği 250 m'ye kadar olan suların taşlık, yosunluk bölgeleri üzerinde ve kaya aralarında yaşar. 91 cm boya, 7,7 kg ağırlığa ulaşabilir. Risale-i Nur'da bu balığın İstanbul Boğazında bulunmasından bahis geçer. Bediüzzaman'ın 15 yaşından sonra bir daha görmediği tek küçük kız kardeşinin adı da [[Said Nursi'nin Ailesi#Bediüzzaman'ın Kardeşleri|Mercan]]'dır. ([[Mercan_(Balık)|Maddenin tamamını oku...]]) | |||
<div style="text-align: center;"> | <div style="text-align: center;"> | ||
'''[[:Kategori:Zihayat|Tüm Zihayatlar]] ({{PAGESINCAT:Zihayat}})''' • | '''[[:Kategori:Zihayat|Tüm Zihayatlar]] ({{PAGESINCAT:Zihayat}})''' • | ||
| 262. satır: | 271. satır: | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
'''Risalelerde Geçen ve Kökeni Arapça ve Farsça Dışı Diller Olan Kelimeler''' | '''Risalelerde Geçen ve Kökeni Türkçe, Arapça ve Farsça Dışı Diller Olan Kelimeler''' | ||
Bediüzzaman Said Nursi'nin eserlerinde Arapça, Türkçe ve Farsça kökenli kelimelerin yanısıra diğer dillerden Türkçeye geçen toplam 400'e yakın kelime geçer. Bu sayıya özel isimler dahil değildir. Hem Bediüzzaman'ın hem de talebelerinin Risalelere dahil edilen ifadelerinde geçen kelimeler bu sayıya dahildir. Bediüzzaman'ın eserlerinde Fransızcadan geçmiş 230, Yunancadan (Orta ve Eski Yunanca dahil) geçmiş 70, İtalyancadan geçmiş 40, İngilizceden geçmiş 30, Kürtçeden geçmiş 15 ve Latinceden geçmiş 10 civarında kelime yer alır. Almanca, Venedikçe, Rusça, Moğolca, Macarca, Bulgarca, Ermenice, İspanyolca, Sırpça, İbranice ve Ladino (Yahudi ispanyolcası) dillerinden Türkçeye geçmiş az sayıda kelimeye de rastlanır. ([[Risalelerde_Geçen_ve_Kökeni_Arapça_ve_Farsça_Dışı_Diller_Olan_Kelimeler|Risale-i Nur'da geçen ve kökeni Türkçe, Arapça ve Farsça dışındaki diller olan tüm kelimelerin listesi...]]) | Bediüzzaman Said Nursi'nin eserlerinde Arapça, Türkçe ve Farsça kökenli kelimelerin yanısıra diğer dillerden Türkçeye geçen toplam 400'e yakın kelime geçer. Bu sayıya özel isimler dahil değildir. Hem Bediüzzaman'ın hem de talebelerinin Risalelere dahil edilen ifadelerinde geçen kelimeler bu sayıya dahildir. Bediüzzaman'ın eserlerinde Fransızcadan geçmiş 230, Yunancadan (Orta ve Eski Yunanca dahil) geçmiş 70, İtalyancadan geçmiş 40, İngilizceden geçmiş 30, Kürtçeden geçmiş 15 ve Latinceden geçmiş 10 civarında kelime yer alır. Almanca, Venedikçe, Rusça, Moğolca, Macarca, Bulgarca, Ermenice, İspanyolca, Sırpça, İbranice ve Ladino (Yahudi ispanyolcası) dillerinden Türkçeye geçmiş az sayıda kelimeye de rastlanır. ([[Risalelerde_Geçen_ve_Kökeni_Arapça_ve_Farsça_Dışı_Diller_Olan_Kelimeler|Risale-i Nur'da geçen ve kökeni Türkçe, Arapça ve Farsça dışındaki diller olan tüm kelimelerin listesi...]]) | ||
| 286. satır: | 295. satır: | ||
'''Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği''' | '''Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği''' | ||
Dua, ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünkü dua eden adam, duası ile gösteriyor ki: Bütün kâinata hükmeden birisi var ki en küçük işlerime ıttılaı var ve bilir, en uzak maksatlarımı yapabilir, benim her halimi görür, sesimi işitir. Öyle ise bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki benim sesimi de işitiyor. Bütün o şeyleri o yapıyor ki en küçük işlerimi de ondan bekliyorum, ondan istiyorum. | |||
İşte duanın verdiği hâlis tevhidin genişliğine ve gösterdiği nur-u imanın halâvet ve safiliğine bak, [[Furkan 77|{{Arabi|قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبّٖى لَوْلَا دُعَٓاؤُكُمْ}}]] sırrını anla ve [[Mü'min 60|{{Arabi|وَ قَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونٖٓى اَسْتَجِبْ لَكُمْ}}]] fermanını dinle. [[Risale:24. Mektup (Ayet-Hadis Mealleri)#16|{{Arabi|اَگَرْ نَه خٰواهٖى دَادْ ، نَه دَادٖى خٰواهْ}}]] denildiği gibi: Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi. | |||
([[Risale: | [[Bakara 32|{{Arabi|سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ}}]] | ||
[[Risale:24. Mektup (Ayet-Hadis Mealleri)#17|{{Arabi|اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ الْاَزَلِ اِلَى الْاَبَدِ عَدَدَ مَا فٖى عِلْمِ اللّٰهِ وَ عَلٰى اٰلِهٖ وَ صَحْبِهٖ وَ سَلِّمْ سَلِّمْنَا وَ سَلِّمْ دٖينَنَا اٰمٖينَ ۞ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ}}]] | |||
([[Risale:24._Mektup#Yirmi_D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_Mektup.E2.80.99un_Birinci_Zeyli|24. Mektup]]) | |||
([[Dua|Maddenin tamamını oku...]]) | ([[Dua|Maddenin tamamını oku...]]) | ||
| 371. satır: | 386. satır: | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
[[Dosya:Hafiz_ali.jpg|thumb|left]] | [[Dosya:Hafiz_ali.jpg|thumb|left]]'''Büyük Hafız Ali''' ya da '''Ali Ergin''' Bediüzzaman'ın nur fabrikası adını verdiği hizmet dairesinin en önemli rüknü ve nur talebelerinin kahramanlarından olup Isparta İslamköy'de nurlara büyük hizmeti etmiş ve kalemiyle iman nurlarını yazıp neşretmiştir. Risale-i Nur'u tanıdıktan sonra kendini tamamen iman-Kur'an hizmetine verdi. İhlaslı ve sade bir yaşam sürmede mümtaz bir nur talebesidir. Tahiri abi ile birlikte Hizbü’l-Ekber-i Kur’aniyenin neşrinde çalışmıştır. Eskişehir ve Deniz hapislerine girdi. Denizli hapsinde Bediüzzaman’ı öldürmek için aşı adı altında zehir verdiklerinde Üstad komaya girer. Hafız Ali bir kenara çekilip ağlayarak ‘Ya Rabbi! Onun yerine benin canımı al’ diye dua eder. Bir müddet sonra hastalanır, hastaneye kaldırılır ve orada şehiden vefat eder. Gavs-ı Azam'ın 800 sene önce işaret ettiği nur talebelerdendir. ([[Ali_Ergin|Maddenin tamamını oku...]]) | ||
'''Büyük Hafız Ali''' ya da '''Ali Ergin''' Bediüzzaman'ın nur fabrikası adını verdiği hizmet dairesinin en önemli rüknü ve nur talebelerinin kahramanlarından olup Isparta İslamköy'de nurlara büyük hizmeti etmiş ve kalemiyle iman nurlarını yazıp neşretmiştir. Risale-i Nur'u tanıdıktan sonra kendini tamamen iman-Kur'an hizmetine verdi. İhlaslı ve sade bir yaşam sürmede mümtaz bir nur talebesidir. Tahiri abi ile birlikte Hizbü’l-Ekber-i Kur’aniyenin neşrinde çalışmıştır. Eskişehir ve Deniz hapislerine girdi. Denizli hapsinde Bediüzzaman’ı öldürmek için aşı adı altında zehir verdiklerinde Üstad komaya girer. Hafız Ali bir kenara çekilip ağlayarak ‘Ya Rabbi! Onun yerine benin canımı al’ diye dua eder. Bir müddet sonra hastalanır, hastaneye kaldırılır ve orada şehiden vefat eder. Gavs-ı Azam'ın 800 sene önce işaret ettiği nur talebelerdendir. ([[Ali_Ergin|Maddenin tamamını oku...]]) | |||
<div style="text-align: center;"> | <div style="text-align: center;"> | ||
'''[[:Kategori:Şahıs|Tüm Şahıslar ({{PAGESINCAT:Şahıs}})]]''' • | '''[[:Kategori:Şahıs|Tüm Şahıslar ({{PAGESINCAT:Şahıs}})]]''' • | ||
| 439. satır: | 452. satır: | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
[[Dosya:Mecelle.jpg|400px|thumb|left]] | [[Dosya:Mecelle.jpg|400px|thumb|left]]'''Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye''' Osmanlı Devleti’nde 1868-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanan ve daha çok borçlar, eşya ve yargılama hukuku esaslarını içeren bir çeşit medeni kanundur. 1917'de aile hukuku hükümleri hakkında kanunlaşan Hukuk-ı Âile Kararnâmesi ile birlikte İslâm hukukuna dayalı olarak hazırlanan ilk kanunlardır ve İslâm ülkeleri tarafından hazırlanan kanunlara öncülük ve örneklik etmiştir. Sadece Hanefî mezhebi esas alınarak gerçekleştirilen bir kanunlaştırma çalışması olan Mecelle’de mezhep içi görüşler arasında dönemin ihtiyaçlarına göre bazı tercihler yapılmışsa da mezhepler arası bir tercihe gidilmemiştir. Bakanlar Kurulu ve Padişahın onayının ardından yürürlüğe girmiş, Türkiye Cumhuriyetinin ilanından sonra 4 Ekim 1926'da yürürlükten kaldırılıp yerine İsviçre Medeni kanunundan alınan kanunlar getirilmiştir. Mecelle bugünkü Suriye, Ürdün, Irak, Lübnan, İsrail ve Filistin’de uygulanmış, Osmanlı Devleti’nin sona ermesinden sonra da bu ülkelerde ve 1928’e kadar Arnavutluk’ta, 1945 yılına kadar Bosna Hersek’te ve 1960’lara kadar Kıbrıs’ta yürürlükte kalmıştır. Bediüzzaman bir makalesinde mebuslara hitaben İslam şeriatında medeniyetin hakiki güzelliğinden daha güzeli bulunduğunu, buna bir misalin Mecelle olduğunu, İslâmiyet'in mebuslardan çok büyük şeyler beklediğini, kuvvetin kanunda olması gerektiğini, aksi takdirde istibdadın bölünerek çoğalacağını beyan etmiştir. Risale-i Nur'da Mecellenin genel hukuk prensiplerine dair ilk 100 maddesinin bazılarına doğrudan bazılarına dolaylı olarak atıflar vardır. ([[Mecelle-i_Ahkam-ı_Adliyye|Maddenin tamamını oku...]]) | ||
'''Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye''' Osmanlı Devleti’nde 1868-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanan ve daha çok borçlar, eşya ve yargılama hukuku esaslarını içeren bir çeşit medeni kanundur. 1917'de aile hukuku hükümleri hakkında kanunlaşan Hukuk-ı Âile Kararnâmesi ile birlikte İslâm hukukuna dayalı olarak hazırlanan ilk kanunlardır ve İslâm ülkeleri tarafından hazırlanan kanunlara öncülük ve örneklik etmiştir. Sadece Hanefî mezhebi esas alınarak gerçekleştirilen bir kanunlaştırma çalışması olan Mecelle’de mezhep içi görüşler arasında dönemin ihtiyaçlarına göre bazı tercihler yapılmışsa da mezhepler arası bir tercihe gidilmemiştir. Bakanlar Kurulu ve Padişahın onayının ardından yürürlüğe girmiş, Türkiye Cumhuriyetinin ilanından sonra 4 Ekim 1926'da yürürlükten kaldırılıp yerine İsviçre Medeni kanunundan alınan kanunlar getirilmiştir. Mecelle bugünkü Suriye, Ürdün, Irak, Lübnan, İsrail ve Filistin’de uygulanmış, Osmanlı Devleti’nin sona ermesinden sonra da bu ülkelerde ve 1928’e kadar Arnavutluk’ta, 1945 yılına kadar Bosna Hersek’te ve 1960’lara kadar Kıbrıs’ta yürürlükte kalmıştır. Bediüzzaman bir makalesinde mebuslara hitaben İslam şeriatında medeniyetin hakiki güzelliğinden daha güzeli bulunduğunu, buna bir misalin Mecelle olduğunu, İslâmiyet'in mebuslardan çok büyük şeyler beklediğini, kuvvetin kanunda olması gerektiğini, aksi takdirde istibdadın bölünerek çoğalacağını beyan etmiştir. Risale-i Nur'da Mecellenin genel hukuk prensiplerine dair ilk 100 maddesinin bazılarına doğrudan bazılarına dolaylı olarak atıflar vardır. ([[Mecelle-i_Ahkam-ı_Adliyye|Maddenin tamamını oku...]]) | |||
<div style="text-align: center;"> | <div style="text-align: center;"> | ||
'''[[:Kategori:Eser|Tüm eserler]] ({{PAGESINCAT:Eser}})''' | '''[[:Kategori:Eser|Tüm eserler]] ({{PAGESINCAT:Eser}})''' | ||
| 456. satır: | 467. satır: | ||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | <div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | ||
[[Dosya:Karbondioksit.png|thumb|left]] | [[Dosya:Karbondioksit.png|thumb|left]]'''Karbondioksit''' veya başka bir adıyla '''Karbonik Asit Gazı (Buharî Hâmız-ı Karbon)''' kimyasal formülü CO2 olan ve her biri iki oksijen atomuna kovalent olarak çift bağlanmış bir karbon atomuna sahip moleküllerden oluşan kimyasal bir bileşiktir. Oda sıcaklığında gaz halinde bulunur. Hamız, asit; buharî, gaz halinde ve hâmız-ı karbon, karbonik asit demektir. Karbonik asit (H2CO3), karbondioksidin sulu çözeltisi olan zayıf asittir. Gaz haline geldiğinde karbondioksite dönüşür. Kanda karbondioksit oranı belli bir seviyenin üzerine artarsa karbondioksit zehirlenmesi meydana gelir. Bu açıdan karbondioksit zehirli (semli) bir gazdır (havaî). Bediüzzaman nefes alınca akciğerlere oksijen girdiğini, Cenab-ı Hakk'ın oksijen ile karbon arasında kimya ilminde aşk-ı kimyevî tabir edilen bir şiddetli çekim verdiğini ve Allah'ın bu kanununa göre bu iki unsur birbirine yakın olduğu vakit oksijenin kanı kirleten karbonu kehribar gibi çekip birleşip karbondioksite dönüştüğünü, böylece kanın temizlendiğini, bu birleşmeden çıkan ısının vücut ısısını korumaya yardımcı olduğunu anlatarak tevhid esas alınarak ilmi hakikatlerin nasıl izah edilebileceğine uzun bir örnek verir. ([[Karbondioksit|Maddenin tamamını oku...]]) | ||
'''Karbondioksit''' veya başka bir adıyla '''Karbonik Asit Gazı (Buharî Hâmız-ı Karbon)''' kimyasal formülü CO2 olan ve her biri iki oksijen atomuna kovalent olarak çift bağlanmış bir karbon atomuna sahip moleküllerden oluşan kimyasal bir bileşiktir. Oda sıcaklığında gaz halinde bulunur. Hamız, asit; buharî, gaz halinde ve hâmız-ı karbon, karbonik asit demektir. Karbonik asit (H2CO3), karbondioksidin sulu çözeltisi olan zayıf asittir. Gaz haline geldiğinde karbondioksite dönüşür. Kanda karbondioksit oranı belli bir seviyenin üzerine artarsa karbondioksit zehirlenmesi meydana gelir. Bu açıdan karbondioksit zehirli (semli) bir gazdır (havaî). Bediüzzaman nefes alınca akciğerlere oksijen girdiğini, Cenab-ı Hakk'ın oksijen ile karbon arasında kimya ilminde aşk-ı kimyevî tabir edilen bir şiddetli çekim verdiğini ve Allah'ın bu kanununa göre bu iki unsur birbirine yakın olduğu vakit oksijenin kanı kirleten karbonu kehribar gibi çekip birleşip karbondioksite dönüştüğünü, böylece kanın temizlendiğini, bu birleşmeden çıkan ısının vücut ısısını korumaya yardımcı olduğunu anlatarak tevhid esas alınarak ilmi hakikatlerin nasıl izah edilebileceğine uzun bir örnek verir. ([[Karbondioksit|Maddenin tamamını oku...]]) | |||
<div style="text-align: center;"> | <div style="text-align: center;"> | ||
'''[[:Kategori:Cemadat|Tüm Cemadat]] ({{PAGESINCAT:Cemadat}})''' • | '''[[:Kategori:Cemadat|Tüm Cemadat]] ({{PAGESINCAT:Cemadat}})''' • | ||
| 469. satır: | 478. satır: | ||
</div> | </div> | ||
</div> | </div> | ||
<div style="background-color: #cef2e0; border: 1px solid #a3b1bf; padding: 0 0.4em; font-weight: bold; font-size: 120%; color: #000; font-family: sans-serif;"> | <div style="background-color: #cef2e0; border: 1px solid #a3b1bf; padding: 0 0.4em; font-weight: bold; font-size: 120%; color: #000; font-family: sans-serif;"> | ||
Örnek Dil ve Edebiyat Maddesi | Örnek Dil ve Edebiyat Maddesi | ||
| 483. satır: | 491. satır: | ||
Risale-i Nur'da Arapça kökenli 6.000-6.500 civarında kelime mevcuttur. Yukarıda belirtildiği üzere, bunların 1524 adedi Kur'an'da geçen kelimelerdir; yani Risalelerdeki Arapça kökenli kelimelerin yaklaşık % 26'sı Kur'an'da da mevcuttur. | Risale-i Nur'da Arapça kökenli 6.000-6.500 civarında kelime mevcuttur. Yukarıda belirtildiği üzere, bunların 1524 adedi Kur'an'da geçen kelimelerdir; yani Risalelerdeki Arapça kökenli kelimelerin yaklaşık % 26'sı Kur'an'da da mevcuttur. | ||
Bediüzzaman'ın eserlerinde aynı kökten gelen en çok kelime sayısı 22'dir ve "Ha-Kef-Mim" kökünden gelirler. | Bediüzzaman'ın eserlerinde aynı kökten gelen en çok kelime sayısı 22'dir ve "Ha-Kef-Mim" kökünden gelirler (Ahkâm, Ahkem, Hakem, Hâkim, Hakîm, Hekim, Hikem, Hikmet, Hükema, Hükkam, Hüküm, Hükümet, İstihkam, Mahkeme, Mahkum, Mehakim, Muhakeme, Muhkem, Müstahkem, Mütehakkim, Tahkim, Tahakküm). | ||
'''Sonuç''' | '''Sonuç''' | ||
| 498. satır: | 506. satır: | ||
{{Büyütme|[[Risalelerde Geçen Atasözleri ve Deyimler|Atasözü/Deyim]] (60)}} • | {{Büyütme|[[Risalelerde Geçen Atasözleri ve Deyimler|Atasözü/Deyim]] (60)}} • | ||
{{Büyütme|[[Risalelerde Geçen ve Kökeni Arapça ve Farsça Dışı Diller Olan Kelimeler|Risale-i Nur'da Geçen Yabancı Kökenli Kelimeler]] (390+)}}<span style="color: green">'''*'''</span>) | {{Büyütme|[[Risalelerde Geçen ve Kökeni Arapça ve Farsça Dışı Diller Olan Kelimeler|Risale-i Nur'da Geçen Yabancı Kökenli Kelimeler]] (390+)}}<span style="color: green">'''*'''</span>) | ||
</div> | |||
</div> | |||
<div style="background-color: #cef2e0; border: 1px solid #a3b1bf; padding: 0 0.4em; font-weight: bold; font-size: 120%; color: #000; font-family: sans-serif;"> | |||
Örnek Risale-i Nur Maddesi | |||
</div> | |||
<div style="border:1px solid #a3b1bf; background:#f5faff; padding:10px; margin-bottom:10px;"> | |||
'''Risale-i Nur'da Geçen Ayetler''' | |||
Bediüzzaman Said Nursi'nin telif ettiği tüm eserlerde 535 ayet tamamen ve 622 ayet kısmen olmak üzere toplam 1157 ayet geçer. Bu kategoride bu ayetler listelenmiştir. Bazı ayetlerin birkaç kelimeden oluşan bazı ibareleri (semavati vel ard, seba semavat, kun feyekun vb. gibi özellikle kısa olanlar) birden fazla ayette geçmekle birlikte tüm geçtikleri ayetler aşağıdaki listeye eklenmemiş olabilir. 19 ayet ise [[:Kategori:Risale-i Nur'da İktibas Edilen Ayetler|iktibas şeklinde]] geçer. | |||
Aşağıdaki ayetlerden herhangi birisine tıklayıp sayfasına giderseniz o ayetin Risale-i Nur'da geçtiği tüm yerlerdeki bahisleri topluca görebilirsiniz. | |||
Her bir surenin ayetlerin hangilerinin tamamının Risale-i Nur'da geçtiğini ve yine hangilerinin Hizb-ül Kur'an'da veya Münâcât-ül Kur'an'da geçtiğini ilgili surenin sayfasında "Bilgiler" başlığı altında bulabilirsiniz. | |||
<div style="text-align: center;"> | |||
[[:Kategori:Kitaplara_Göre_Risale-i_Nur%27da_Geçen_Ayetler|Kitaplara Göre Risale-i Nur'da Geçen Ayetler]] • | |||
[[:Kategori:Surelere_Göre_Risale-i_Nur%27da_Geçen_Ayetler|Surelere Göre Risale-i Nur'da Geçen Ayetler]] | |||
</div> | </div> | ||
</div> | </div> | ||
18.15, 10 Mayıs 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
Nurpedia kullanıcıların katkılarıyla büyüyen ve Kur'an, İman ve İslam hakikatlerine dair bir Nur ansiklopedisidir.
Toplam Türkçe madde sayısı: 8.144 (6.236 Kur'an ayeti maddesi/sayfası dahil)
“Evet Risale-i Nur size mükemmel bir me'haz olabilir. Ve ondan erkân-ı imaniyenin her birisine, meselâ Kur'an kelâmullah olduğuna ve i'cazî nüktelerine dair müteferrik risalelerdeki parçalar toplansa veya haşre dair ayrı ayrı bürhanlar cem'edilse ve hâkeza.. mükemmel bir izah ve bir haşiye ve bir şerh olabilir.”
|
Kur'an, Cenab-ı Allah (cc) tarafından Kelam sıfatıyla bütün insanların ve cinlerin irşadı maksadıyla en son ve en üstün peygamberi Hz. Muhammed'e (sav) vahiy meleği Cebrail (as) vasıtasıyla 23 sene zarfında Arapça olarak vahiy yoluyla gönderdiği; arş-ı a’zamdan, ism-i a’zamdan, her ismin mertebe-i a’zamından gelen; bütün insanın bütün hâcat-ı maneviyesine merci olacak şeriat, dua, hikmet, ibadet, emir ve davet, zikir ve fikir kitabı manalarını içeren ve kelâmullah unvanını taşıyan tek, câmi’ bir kitab-ı mukaddes ve kitab-ı semavîdir. (Maddenin tamamını oku...) Kur'an ana sayfası • Sure okuma sayfaları • Cüz okuma sayfaları • Sure bilgileri • Surelerin ayetlerinin listesi • Tekrarlanan ayetler • Risale-i Nur'da Geçen Ayetler • Risale-i Nur'da İktibas Edilen Ayetler • Kur'an'da Geçen Temsiller • Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler • İçinde Geçen Kelimelere Göre Ayetler • Tüm maddeler Arama kutusuna bir ayetin sure ve numarasını (mesela İsra 88) yazarak ilgili ayetin sayfasına gidebilir ve bu ayetle ilgili Risale-i Nur'da geçen bahisleri topluca görüp okuyabilirsiniz.
|







