Said Nursi'nin Ailesi

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Bediüzzaman Said Nursi, Mirza Efendi (? - 1920) ve Nuriye (? - 1913) Hanımın Durriyye, Hânım, Abdullah, Said, Mehmed (Muhammed), Abdülmecid ve Mercan isimli yedi çocuğundan dördüncüsüdür. Hiç evlenmemiştir. Baba tarafından ataları sırasıyla Mirza (babası), Ali, Hızır, Mirza Hâlid ve Mirza Reşan'dır. İsimleri bilinen 10 yeğeni vardır. Yapılan araştırmalarda hem Mirza Efendi hem de Nuriye Hanımın Peygamberimizin soyundan geldiğine dair belgeler bulunmuştur.[1] Resmi kayıtlarda ismi Said Okur olarak geçmektedir. Kabri Isparta taraflarında olup birkaç talebesi dışında yeri bilinmemektedir. Nurs köyü mezarlığında Sofi Mirza, Nure (Nuriye) Hanım, oğulları Molla Mehmed ve Molla Abdullah yanyana yatmaktadır.

Bediüzzaman'ın Kardeşleri[düzenle]

  1. Durriyye: Bediüzzaman'ın en büyük ablası olan Durriyye hanım Nurs'dan evlendi. 1. Dünya savaşından önce Nurs deresinde boğularak vefat etmiştir. Oğlu Ubeyd, amcası Bediüzzaman'a talebe olmuş ve 1. Dünya savaşında amcası bedeline şehid olmuştur.
  2. Hânım (1890 - 1944 veya 1945): Bediüzzaman'ın diğer bir ablası Hânım, âlime bir zat olup Molla Said ile evlendi. Çocukları olmadı. Şam'da yaşadılar. Karı-koca 1944 veya 1945 yılında hacda tavaf ederken beraber vefat ettiler.
  3. Abdullah (? - 1914): Bediüzzaman'ın ağabeyi olan Abdullah küçük yaşta önce kardeşine ders vermiş, sonra ondan ders almaya başlamıştır. 1914'te Nurs'da vefat etti. Bedia (? - 1970) adında bir kızı ve Abdurrahman (1903 - 1928) adında oğlu vardı. Abdurrahman, Bediüzzaman'ın hem yeğeni hem talebesi idi. Eski Said döneminde 1918-1923 yılları arasında beraber kaldılar. Daha sonra Bediüzzaman Ankara'daki hükümet ile uyuşamayıp Van'a gittiğinde Abdurrahman Ankara'da kalıp memur oldu, 5-6 yıl sonra vefat etti. Vahdeti Suad Sipahioğlu (1928 - ?) adından bir oğlu, onun da Abdurrahman Sipahioğlu (d. 1956) adında bir oğlu ve Hatice Elçin (d. 1969) adında bir kızı vardır.
  4. Said Nursi (1877 - 1960): Hiç evlenmemiştir. Kabri Isparta taraflarında bilinmeyen bir yerdedir.
  5. Mehmed (Muhammed) (1879 - 26.02.1950 veya 1951): Nurs'da doğdu. Soyadı Okur'dur. Tahsilini doğunun medreselerinde yapmış alim ve fâzıl bir zattır. Nurs camiinin imamlığını yaptı. Evlendi, ama çocuğu olmadı. Müslüman olup Zübeyr adını alan yetim bir gayrı müslim çocuğu evlad edindi.
  6. Abdülmecid Ünlükul (1884 - 1967): Bediüzzaman'ın küçük erkek kardeşi Abdülmecid efendi âlim bir zat idi. Müftülük ve Arapça hocalığı görevlerinde bulundu. Rabia hanımla evlendi. Küçük yaşlarda vefat eden Salahaddin ve Nihad isimli oğulları, genç yaşta vefat eden Fuad isminde bir oğlu, çocuğu olmayan Saadet isimde bir kızı ve Semra, Seyda (d. 1959) ve Serkan isimli evlatları olan Suad (1929 - 1993) isimli bir oğlu oldu. Kabri Konya Üçler mezarlığındadır.
  7. Mercan: Bediüzzaman'ın küçük kız kardeşi olan Mercan hanım, Feke İbrahim ile evlendi. Bişar ve Nazife isimli evlatları ve bunlardan 7 torunu oldu. Nerede ve ne zaman vefat ettiği bilinmemektedir.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği[düzenle]

Ben dokuz yaşından beri şefkatli validemi görmediğimden sohbetinde bulunamadım. O hürmetli muhabbetten mahrum kaldığım ve üç hemşiremi de on beş yaşımdan sonra göremediğim, Allah rahmet etsin validemle beraber berzah âlemlerine gittikleri için dünyanın çok zevkli, lezzetli olan uhuvvetkârane sohbetlerinden, merhamet ve hürmetten mahrum kaldığımdan ve üç kardeşimden iki kardeşimi elli seneden beri görmediğimden –Allah onlara rahmet etsin– öyle kıymettar, dindar, âlim iki kardeşimin sohbetinden, hürmetkârane muhabbet, merhametkârane şefkatteki sürurdan mahrum kaldığımdan bu dünyada Risale-i Nur’un imanda cennet çekirdeği bulunduğunu gösterdiği gibi bugün dört fedakâr hizmetimde bulunan manevî evlatlarımla bir seyahat ettiğim zaman, imandaki cennet çekirdeğinin bir zerreciği kat’iyen ruhuma ihtar edildi.

Ömrümde mücerred kaldığımdan dünyada çocuklarım olmamasından, çocuklara karşı şefkatkârane zevklerinden, memnuniyetlerinden de mahrum kaldığım ile beraber bu noksaniyeti hissetmiyordum. Bugün bu dört yarama mukabil, Cenab-ı Hak gayet zevkli bir manayı ihsan etti. Üç cihetle tedavi etti:

Birincisi: Risale-i Nur’da beyan edilen hadîs-i şerifteki عَلَيْكُمْ بِدٖينِ الْعَجَائِزِ sırrıyla, ihtiyar kadınların Risale-i Nur cihetinde hârika istifadeleri ve zevk-i ruhanîleri merhume validemin merhametkârane hususi şefkatinden gelen lezzete mukabil küllî ve umumî bir surette binler valideleri rahmet-i İlahiye bana ihsan ettiği gibi üç merhume hemşirelerimin şefkatkârane, kardeşane sevinç ve sürurlarına bedel, yüz binler genç hanımları bana hemşire nevinde Risale-i Nur cihetiyle verip duaları ile ve Nurlarla alâkadarlıkları ile hemşirelerim yüzünden kaybettiğim üç fayda yerine binler faide-i manevî ve sürur-u ruhî ihsan etmiş.

(Emirdağ Lahikası-2)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler[düzenle]

İlgili Resimler/Fotoğraflar[düzenle]

İlgili Maddeler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]