Kehf Suresi

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Sure: İsra SuresiKur'ânMeryem Suresi: Sonraki Sure

Bu sureyi Kehf suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz

Kehf ve Mağara ile ilgili maddeler için Kehf (Tavzih) sayfasına gidin

Kehf (الكهف) Suresi Kur'ân-ı Kerim'in 18. suresi olup İsrâ ve Meryem sureleri arasında yer alır. Kur'an'ın tam ortasına denk gelen suredir. Roma döneminde putperest bir kavim içinde Allah’ın varlığına ve birliğine inanan, bu inançlarını açıkça dile getirip putperestliğe karşı çıkan ve öldürülmekten yahut inançlarını değiştirmeye zorlanacaklarından korkup bir mağaraya sığınan birkaç gençle ilgili Ashâb-ı Kehf kıssası, Hz. Mûsâ ile kendisine rahmet ve hikmet verilmiş olan bir kişinin (Hz. Hızır) kıssası ve Zülkarneyn’in önce batıya, sonra doğuya gidip karşılaştığı toplulukları uyardığı, ardından iki dağ arasına ulaştığında Ye’cûc ve Me’cûc’ün kendilerine zulmettiğini söyleyen bir kavimle karşılaşıp onlar için saldırılara karşı korunmalarını sağlayacak bir set yaptığının anlatıldığı kıssa bu surededir. Ayrıca kıyametin kopması, sûrun üfürülmesi, Ye’cûc ve Me’cûc gibi saldırgan toplulukların kıyamette azapla yüz yüze geleceğine gibi mevzular anlatılmıştır. Hadis kaynaklarında Kehf sûresini (bazı rivayetlerde ilk ayetlerini, bazı rivayetlerde son ayetlerini) okuyanların deccâlin şerrinden korunacaklarına dair rivayetler yer almaktadır.[1]

1920'lerde Orta Doğu'da bulunan ve yapılan radyokarbon tarihlendirmesine göre (m.568 ile m.645 arası) bugün dünyada mevcut en eski tarihli Kur'an el yazması sayfası olan Birmingham Kur'an el yazmasında Kehf suresinin 17. ila 31. ayetleri de yer alır ve bugün elimizde olan Kur'an ile bir farklılığı yoktur.[2]

Risale-i Nur'da Kehf Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler

  • Kur'an'da Lafzullah'ın (Allah kelimesinin) tekrarında çok sırlar vardır. Ayet sayısı ve lafzullah sayısı tevafuktadır. Bakara'da ayet sayısı 286, lafzullah sayısı 282 (Allah lafzı yerinde geçen dört Hû lafzı olduğundan tam tevafuk eder); Al-i İmran'da ayet sayısı 200, lafzullah sayısı 210; Nisa+Maide+En'am toplam ayet sayısı 176+120+165=461, lafzullah sayısı 229+148+87=464. Besmele sayılırsa tam tevafuk eder. Böyle meziyetlerde küçük farklar zarar vermez. İzleyen 5 suredeki (A'raf, Enfal, Tevbe, Yunus ve Hud) Allah lafızları sayısı baştaki 5 büyük suredekilerin yarısıdır. Sonra gelen 5 sure (Yusuf, Ra’d, İbrahim, Hicr ve Nahl) onun yarısıdır. Sonra gelen 6 sure (İsra, Kehf, Meryem, Taha, Enbiya ve Hacc) onun yarısıdır. Sonra Sonra gelen her beşerli sure grubu bu şekilde gider. Zuhruf suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yarısı olur. Necm suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yaklaşık yarısı olur. Sonra gelen küçük 5'li sure gruplarında yalnız üçer adet Allah lafzı vardır. Bu vaziyet gösteriyor ki Allah lafzının adedine tesadüf karışmamış, bir hikmet ve intizam ile adetleri tayin edilmiş.
  • ألف isminin ebcedî makamı olan yüz on bir (111) ki üç eliftir yani ااا Hem Sure-i İsra, hem Sure-i Yusuf, hem bir kavle göre Sure-i Kehf aynen yüz on bir (111) olması ve o üç eliften ikisi bir çizgi üstüne konulsa, bu suret olur الل ki Lafzullah'tır.
  • Kur'an'ın Kadir gecesinde indiğini söyleyen Kadir suresinin 120 (okunmayan hemze sayılmazsa 114) harfi vardır. 10 surenin harf sayısına, 10 surenin kelime sayısına ve içinde Kehf suresinin de olduğu 10 surenin ayet sayısı tevafuk eder. Küsurat (küçücük farklar) münasebat-ı tevafukiyeyi elbette bozmaz.
  • İhlas Suresinin harflerinin ebcedî makamı 1003'tür. İçinde Kehf suresinin de olduğu 14 veya 15 surenin her birinin 1000 küsur kelime sayısına tevafuk eder.
  • Kehf suresinin 111 ayeti vardır. Harf sayısı ise 1567'dir. Ayet sayısı 29 sureye tevafuk ettiği gibi kelime sayısı dahil 1000 küsur kelimesi olan 39 sureye tevafuk eder. Bu 39 surenin 16'sının kelime ve 23'ünün harf sayısı ile tevafuk eder.Demek Kur'an'ın ortasında yer alan Kehf suresi umum surelerin takriben nısfıyla ittihad ediyor.
  • Kehf Suresinin başındaki اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ'ın en kısa manası şudur: "Ne kadar hamd ve medih varsa kimden gelse kime karşı da olsa ezelden ebede kadar hastır ve lâyıktır o Zat-ı Vâcibü’l-vücud’a ki Allah denilir." Bu da Kur'an'ın ifadelerinin başka dile tam çevrilemeyeceğini ve insanların tercümesinin Kur'an yerine geçemeyeceğini gösterir.
  • اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ cümlesi, her biri niam-ı esasiyeden birine işaret olmak üzere, Kur’an’ın Kehf suresi dahil dört suresinde tekerrür etmiştir. O nimetler de “neş’e-i ûlâ ile neş’e-i ûlâda beka, neş’e-i uhra ile neş’e-i uhrada beka” nimetlerinden ibarettir.
  • Kur'an'da imanın 6 esasının ve İslamiyetin 5 rüknünün tüm teferruatıyla tam bir tenasüb ve muvazene içinde geçmesi Kur'an'ın beyanlarının insanın cüzi ilmine değil, ilm-i muhit sahibi olan ve tüm eşyayı birden gören Cenab-ı Allah'a ait olduğuna şüphe getirmez bir bürhan-ı kātı’dır. Kehf suresinin 1. ayeti bu hakikate işaret eder. (İzahı için bkz. 13. Söz.)
  • "Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir zinet yaptık." mealindeki Kehf suresinin 7. ayetinin ve "(Bununla beraber) biz mutlaka oradaki her şeyi kupkuru bir toprak yapacağız." mealindeki Kehf suresinin 8. ayetinin kapsamlı bir izahı 17. Söz'dedir.
  • Kehf suresinin 14. ayetinde ve daha başka pek çok ayette geçen "Göklerin ve yerin Rabbi" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri bu sayfada görebilirsiniz.
  • Kehf suresinin 19. ayetinde geçen "İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız?" dedi. (Kimi) "Bir gün ya da günün bir parçası kadar kaldık" dediler;" mealindeki ibare ile Kehf suresinin 25. ayetinde geçen "Onlar mağaralarında üç yüzyıl ve buna ilaveten dokuz yıl kalmışlardır." mealindeki ibare tayy-ı zamana (uzun zaman dilimini kısa zamanda kat etmek) işaret eder. Risalede bu konuda geçen bahisleri topluca okumak için bu sayfaya bakın.
  • Her tabaka insana yönelik mucizeleri olan Kur'an'ın yalnızca gözü bulunan kulaksız, kalpsiz ve ilimsiz tabakasına yönelik kelimelerindeki tevafuk mucizesinin bir numunesi şudur: Kehf suresinin 22. ayetindeki (sayfa: 295) وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ kelimesi altında yapraklar delinse Fâtır suresinin 13. ayetindeki (sayfa: 435) قِطْمٖيرٍ kelimesi az bir inhirafla görünür ve Ashab-ı Kehf'in köpeğinin isminin Kıtmir olduğu anlaşılır. Bu konu 19. Mektup'ta izah edilmiştir (kelimelerin yerini gösteren görüntü aşağıdadır).
  • Müslümanların dilinde gezen "Mâşâallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır" ifadesi Kehf suresinin 39. ayetinde geçer.
  • Kur'an ayetlerinin sonundaki fezlekeler yalnızca içinde geçtiği âyete değil, ayetin geçtiği kıssanın, belki surenin tamamına, belki tüm Kur'an'a bakar. Bunun bir numunesi Kehf suresinin 54. ayetinde geçen "Hakikaten biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür." mealindeki ibaredir. Bu konudaki ders Mesnevi-i Nuriye'deki Zühre risalesinde okunabilir.
  • Zülkarneyn'in kıssasının anlatıldığı Kehf suresinin 86. ayetinde geçen "Nihayet güneşin battığı yere varınca, onu kara bir balçıkta batar buldu." mealindeki ibare hakkında 16. Lem'a'da izahat vardır.
  • Bir tefsir veya şeriat kitabına hikmet, coğrafya veya tarih gibi bir ilim dalından giren bir mes'eleye de tefsir veya şeriat nazarıyla bakılmaz. Tefsirde alim bir zat kitabına aldığı meselenin ait olduğu ilim dalında alim olmayabilir. Dolayısıyla bir tefsirde başka bir ilim dalıyla ilgili geçen kısma kesin doğru nazarıyla bakmak hatadır. Bediüzzaman bunu Muhakemat'ta izah eder ve Kehf suresinin 96. ayetinde geçen ﺑَﻴْﻦَ ﺍﻟﺼَّﺪَﻓَﻴْﻦِ ibaresinin Beyzavi tefsirinde "Ermeniye ve Azerbaycan Dağlarının mabeyninde" olarak tevil edilmesini misal olarak verir.
  • Kehf suresinin 108. ayetinde ve daha pek çok ayette (Kur'an'da toplam 40 ayette) bazen cennetlikler bazen de cehennemlik için kullanılan "Hâlidîne Fîhâ (Ebedâ)" ([Orada] ebedi kalırlar) ifadesinin izahına ve ayrıca kafirlerin sınırlı dünya hayatını kafir olarak geçirmelerine karşılık cehennemde daimi kalmalarının Allah'ın hikmeti açısından uygun olduğu ve Allah'ın merhametine aykırı olmadığının izahına dair bahisleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • "De ki: Rabbimin sözleri için derya mürekkep olsa ve bir o kadar da ilâve getirsek dahi, Rabbimin sözleri bitmeden önce deniz tükenecektir." mealindeki Kehf suresinin 109. ayeti hakkında Risale-i Nur'da geçen tüm dersleri bu sayfada okuyabilirsiniz.

Bilgiler

İsminin Anlamı ve Kaynağı: Kehf, mağara anlamına gelir ve sure adını, 9. - 26. âyetlerde yer alan Ashâb-ı Kehf kıssasındaki kehf (mağara) kelimesinden almıştır.

Diğer İsimleri:

Kur'ân'daki Sırası: 18

Kur'ân'daki Yeri: 15. cüz, 292. sayfa

Mekkî/Medenî: Mekkî

Nuzül (İnme) Sırası: 69

Kendisinden Önce Nazil Olan Sure: Ğaşiye Suresi

Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure: Nahl Suresi

Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler: Peygamberlik konusunda bilgisi olmayan Kureyş müşrikleri, Hz. Muhammed’in peygamberlik iddiasıyla ilgili bilgiler almak üzere kıssacılığı ile tanınan Nadr b. Hâris ile Ukbe b. Ebû Muayt’ı yahudi âlimlerine göndermişler, bu âlimler de Hz. Muhammed’e Ashâb-ı Kehf, yeryüzünün doğu ve batısına giden kişi ve ruh konularında soru sormalarını, eğer bunları bilirse ona inanıp uymalarını tavsiye etmişlerdir. Resûl-i Ekrem bu sorulara cevabını bir gün sonra vereceğini bildirmiş, fakat “inşallah” demeyi unutmuştu. Beklediği vahiy gelmeyince müşrikler aleyhinde konuşmaya başlamış, Hz. Peygamber büyük bir sıkıntıya düşmüştü. On beş gün sonra da, “Allah izin verirse demedikçe hiçbir şey için şu işi yarın yapacağım deme” (âyet 23-24) meâlindeki uyarının da yer aldığı Kehf sûresi nâzil olmuştur[1]

Uzunluğu: 11,3 sayfa

Ayet Sayısı: 110

Satır Sayısı: 169

Kelime Sayısı: 1.567 (Rumuzat-ı Semaniye)[3], 1.579[4]

Harf Sayısı: 6.460 (Rumuzat-ı Semaniye)[5], 6.488[4]

Fasıla Harfleri: Elif

Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı: 12

Secde Ayeti: -

Allah lafzı sayısı (Besmele hariç): 16

Rahman ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rahim ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rab ismi sayısı: 38

İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler: 1 (Kehf 54)

Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler Listesi: Kehf Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (12 ayet)

Bu ayetleri okumak için: Hizb-i Azam-ı Kur'an, Kehf Kısmı

Münâcât-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetler: 1., 26. ve 84. ayetler (3 ayet)

Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı: 15 (Bkz. Kehf Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi)

(Not: Kehf 86'dan bir ifade iktibas suretinde geçer)

Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler: 1., 7., 8., 10., 25. ve 109. ayetler (Toplam 6 ayet)

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Elhamdülillah İle Başlayan Sureler

Makam-ı medhin binler misallerinden, başında “Elhamdülillah” olan beş surede beyanat-ı Kur’aniye güneş gibi parlak, (Hâşiye[6]) yıldız gibi ziynetli, semavat ve zemin gibi haşmetli, melekler gibi sevimli, dünyada yavrulara rahmet gibi şefkatli, âhirette cennet gibi güzeldir.

(25. Söz)


اَلْحَمْدُ: Evvela: Bu kelimeyi mâkabline bağlattıran cihet-i münasebet “Rahman” “Rahîm”in delâlet ettikleri nimetlerin hamd ve şükür ile karşılanması lüzumundan ibarettir.

Sâniyen: Şu اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ cümlesi, her biri niam-ı esasiyeden birine işaret olmak üzere, Kur’an’ın dört suresinde tekerrür etmiştir. O nimetler de “neş’e-i ûlâ ile neş’e-i ûlâda beka, neş’e-i uhra ile neş’e-i uhrada beka” nimetlerinden ibarettir.

(İşarat-ül_İ'caz)


Hem başlarında اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ veyahut سَبَّحَ ve يُسَبِّحُ bulunan surelerin başlarına dikkat et. Tâ bu sırr-ı azîmin şuâını göresin. Hem الٓمٓ lerin ve الٓرٰ ların ve حٰمٓ lerin fatihalarına bak; Kur’an’ın, Cenab-ı Hakk’ın yanında ehemmiyetini bilesin.

(12. Söz)

Diğer Bahisler

Sureler itibarıyladır. Onun dahi çok nükteleri var. Bir intizam, bir kasd ve bir iradeyi gösterir bir tarzda tevafukatı vardır.

Sure-i Bakara’da, âyâtın adediyle lafz-ı Celal’in adedi birdir. Fark dörttür ki Allah lafzı yerinde dört Hû lafzı var. Mesela, Lâ İlahe İllâ Hû’daki Hû gibi. Onunla muvafakat tamam olur.

Âl-i İmran’da yine âyâtıyla lafz-ı Celal tevafuktadır, müsavidirler. Yalnız lafz-ı Celal, iki yüz dokuzdur, âyet iki yüzdür. Fark dokuzdur. Böyle meziyat-ı kelâmiyede ve belâgat nüktelerinde küçük farklar zarar vermez, takribî tevafukat kâfidir.

Sure-i Nisa, Maide, En’am üçünün mecmu-u âyetleri, mecmuundaki lafz-ı Celal’in adedine tevafuktadır. Âyetlerin adedi dört yüz altmış dört, lafz-ı Celal’in adedi dört yüz altmış bir; Bismillah’taki lafzullah ile beraber tam tevafuktadır.

Hem mesela, baştaki beş surenin lafz-ı Celal adedi; Sure-i A’raf, Enfal, Tevbe, Yunus, Hud’daki lafz-ı Celal adedinin iki mislidir. Demek bu âhirdeki beş, evvelki beşin nısfıdır. Sonra gelen Sure-i Yusuf, Ra’d, İbrahim, Hicr, Nahl surelerindeki lafz-ı Celal adedi, o nısfın nısfıdır. Sonra Sure-i İsra, Kehf, Meryem, Tâhâ, Enbiya, Hac (Hâşiye[7]) o nısfın nısfının nısfıdır. Sonra gelen beşer beşer, takriben o nisbetle gidiyor; yalnız bazı küsuratla fark var. Öyle farklar, böyle makam-ı hitabîde zarar vermez. Mesela, bir kısım yüz yirmi bir, bir kısmı yüz yirmi beş, bir kısmı yüz elli dört, bir kısmı yüz elli dokuzdur.

Sonra Sure-i Zuhruf’tan başlayan beş sure, o nısf-ı nısf-ı nısfın nısfına iniyor. Sure-i Necm’den başlayan beş, o nısf-ı nısf-ı nısf-ı nısfın nısfıdır fakat takribîdir. Küçük küsuratın farkları, böyle makamat-ı hitabiyede zarar vermez. Sonra gelen küçük beşler içinde, üç beşlerin yalnız üçer adet lafz-ı Celal’i var.

İşte bu vaziyet gösteriyor ki lafz-ı Celal’in adedine tesadüf karışmamış, bir hikmet ve intizam ile adetleri tayin edilmiş.

(29. Mektup)


Sure-i Kadr'ın yüz yirmi hurufu var. Gayr-ı melfuz hemze sayılmazsa yüz on dörttür. En evvel nâzil olan Sure-i Alak küsuratından kat'-ı nazar nısf-ı evvelin hurufatı ve tam surenin kelimat-ı nahviyesi yüz küsur olmakla; Sure-i Duha, Sure-i Elem Neşrah Leke ve Sure-i Zilzal ve Sure-i Tekâsür ve Sure-i El-Maun ve Sure-i El-Alak'ın nısf-ı evveli ve Sure-i Vettîn ve Sure-i El-Karia ve Sure-i Hümeze'nin her birinin yüz aded-i hurufuna tevafuku ve o on surenin küsuratından kat'-ı nazar birbiriyle manidar muvafakatı tesadüfî olamaz.

Aynen öyle de: Sure-i El-Kadr'in mütevafıkları olan o on surelerin her biri yüz adet hurufu ise, kelimat noktasında da Sure-i Fecr, Sure-i Abese, Sure-i El-Mürselât, Sure-i El-Buruc, Sure-i El-Mutaffifîn, Sure-i El-İnşikak, Sure-i En-Naziat, Sure-i Nebe', Sure-i Münafikûn ve Sure-i Cumua'nın her birinin yüz küsur örfî aded-i kelimatına yüzlükte manidar tevafukları tesadüfî olmadığı gibi...

Evvelki huruf cihetinde de on adet sure-i mütevafıkanın ve kelimat cihetinde son on adet suver-i mütevafıkanın küsurattan kat'-ı nazar tevafuklarıyla beraber o iki kabile olan onar adet sureler müttefikan âyet nokta-i nazarında Sure-i İsra, Sure-i Kehf, Sure-i Tâhâ, Sure-i Yusuf, Sure-i Hûd, Sure-i Yunus, Sure-i Nahl, Sure-i Enbiya, Sure-i Mü'minûn, Sure-i Tevbe, Sure-i Maide her birinin yüz küsur adet âyetlerine manidar tevafukları elbette bir hikmeti var. Ve her halde şuursuz, hikmetsiz tesadüfün işi değildir.[8]

Küsuratlarının farkları cüz'îdir.

Mesela: Tenvirü'l-Mikbas tefsirinin gösterdiği adede binaen Sure-i Yunus'un kesri dokuz, Kehf'ın on, İsra'nın on bir, Hûd'un on iki, Mü'minûn'un on dokuz, Maide yirmi, Alak'ın nısf-ı evveli yirmi bir, El-Kadr yirmi iki, Nahl yirmi sekiz, Tevbe otuz, Tîn elli, El-Karia elli iki ve hâkeza... İşte böyle kesirlerin küçücük farkları, münasebat-ı tevafukiyeyi elbette bozmaz.

Hem Sure-i Kadr yüz on dört (114) harfiyle, yüz on üç (113) surelerin adedine bir fark ile tevafuku manidardır. Güya benden başka yüz on iki (112) sure ile bir de küçük bir Kur'an olan Fatiha geleceğine bir îmadır.

Bu surelerin âyât cihetindeki tevafukatta bir letafeti şudur ki:

ألف isminin ebcedî makamı olan yüz on bir (111) ki üç eliftir yani ااا Hem Sure-i İsra, hem Sure-i Yusuf, hem bir kavle göre Sure-i Kehf aynen yüz on bir (111) olması ve o üç eliften ikisi bir çizgi üstüne konulsa, bu suret olur الل ki Lafzullah'tır.

Sure-i Kevser ve Kadr ve Alak bahsi münasebetiyle Sure-i İhlas'ın bu nevi tevafukatta bir küçük nüktesini beyan etmek münasiptir. Şöyle ki:

İhlas'ın ebcedî makam-ı hurufîsi bin üçtür (1003). Küsurdan kat'-ı nazar Sure-i Nur, Sure-i Hacc, Enfal, Nahl ve İsra ve Kehf ve Enbiya ve Mü'minûn ve Zümer ve Yusuf ve Hûd ve Yunus ve Neml ve Şuara ve Tâhâ surelerinin her birinin bin küsur kelimat adetlerine tevafukuyla beraber;

Huruf cihetinde Sure-i Sebe' ve El-Hàkka ve Mümtehine ve İnsan ve Tûr ve Secde ve ve'z-Zariyat ve Rahman ve Tahrim ve Talak ve Duhan surelerinin her birinin bin adet küsur hurufuna manidar tevafuku elbette bir sülüs-ü Kur'an addedilen Sure-i İhlas'ın hikmettar bir nüktesidir ve bir sırr-ı azîmi var ve şuursuz ve hikmetsiz tesadüfün işi değildir.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Sure-i Kadr'in 120 harfi var. Gayr-ı melfuz hemze sayılmazsa, 114 suver-i Kur'aniyeye tevafukla işaret eden 114'tür. İşte bu adetle اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ kendiyle beraber 10 surenin hurufatının adetlerine ve 10 surenin kelimatının adetlerine ve 10 surenin âyetlerinin adetlerine tevafuku, her halde şuursuz, hikmetsiz tesadüfün işi olamaz. Belki manevî ve lafzî bir i'caz-ı Kur'anînin bir şuaı hurufata aksedip tanzim ile yaldızlanmış.

Evet اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ile beraber Duha, Elem Neşrah Leke, Zilzal, Tekâsür, El-Maun, en evvel nâzil olan nısf-ı evvel-i Alak, Ve't-tîn, El-Karia ve Hümeze olan 10 surenin -tevafuku bozmayan küçük küsurattan kat'-ı nazar- 100 adedinde tevafukları olduğu gibi; yine Sure-i اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ El-Fecr, Abese, El-Mürselât, El-Buruc, El-Mutaffifîn, El-İnşikak, En-Naziat, En-Nebe', El-Münafıkûn, Cumua olan 10 surenin 100 küsur aded-i kelimatına yüzlükte manidar tevafuk etmekle beraber; yine اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ hurufatı Sure-i İsra, Kehf, Tâhâ, Yusuf, Hud, Yunus, Nahl, Enbiya, Mü'minûn, Tevbe, Maide olan 10 surenin her birinin 100 küsur adet âyetlerine manidar tevafukları ve bu surelerin de bu tevafuk-u acibe zımnında birbiriyle tevafukları içinde binler tevafuk bulunduğu halde hiç mümkün olur mu ki, tesadüf içine girebilsin? Hiç mümkün müdür ki, bu ittifakın uçlarında mühim nükteler, işaretler bulunmasın?

(Rumuzat-ı Semaniye)


Hem tevafuktaki esrar, küllî yekûnlere bakar. Takribî fihriste bize kâfidir. Kenzü’l-Arş’ın üç nüktesinde yazılan tevafukat, küsuratın değişmesiyle değişmezler. Belki büyük yekûnlerin değişmesiyle dahi o tevafukat bozulmaz. Mesela, Sure-i Kehf ile otuz dokuz sure, 1000 adedinde ittifak ediyorlar. Bir iki tane 1000 adedini kaybetse o mühim tevafuk bozulmaz. Ve hâkeza…

(Barla L.)


Sure-i Kehf'ın âyâtı gayet manidar yüz on birdir (111), kelimatı bin beş yüz altmış yedidir (1567). -Mezkûr tefsirin hesabına binaendir.- Âyâtı itibarıyla yirmi dokuz sure ile tevafuk ettiği Kenzü'l-Arş'ın musahhah ikinci nüktesinde beyan edildiğinden ona havale edip yalnız kelimat itibarıyla tevafukata işaret edeceğiz. Şöyle ki:

Âyâtı ile yirmi dokuz sureye tevafuk ettiği gibi, kelimatıyla dahi otuz dokuz sure ile bin adedinde tevafuk ediyor. O surelerden on altısının kelimatıyla ve yirmi üç surenin hurufatlarıyla yine tevafuk ediyor. Demek Kur'an-ı Hakîm'in nısfında olan Sure-i Kehf, umum surelerin takriben nısfıyla ittihad ediyor ve bu ittihadda mühim hikmetler var. Şimdilik bilmiyoruz, bildirilse bildireceğiz.

Üçüncü Misal

Sure-i Kehf'in kelimat cihetinde muvafıklarından olan Sure-i Ahzab bin iki yüz seksen iki (1282) adediyle manidar bir işareti var. Şöyle ki:

Eski zamanda nasıl küffarın kabileleri Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâma karşı ittifak edip, her bir hizb bir cihetten hücum etmek için niyet etmişlerdi. Öyle de 1282'de aynen küffar devletleri, ahzab gibi ittifak niyetiyle Rus devletini 1293'te âlem-i İslâmiyet'e saldırttılar. Şimdiye kadar müteselsil hâdisat-ı elîmeye sebebiyet verdiler. İşte Sure-i Ahzab'ın bu işaretine ve 1200'den sonra Kur'an aleyhinde ve İslâm aleyhinde müthiş hâdisata ve vukuatına birer birer işaret eden çok sureler onu teyid edip nazar-ı dikkati celb ediyorlar.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Dördüncü letafetten küçük bir numune: Sure-i El-Kehf'in âyâtı 111'dir. Kelimatı, Tefsirü'l-Mikbas hesabına göre 1564'tür. Âyâtı itibarıyla 29 sureye tevafuk ettiği gibi, kelimatıyla dahi 39 sure ile yalnız 1000 adedinde tevafuk ediyor. O surelerin on altısının kelimatıyla ve 23 surenin hurufatıyla tevafuk ederek Kur'an-ı Hakîm'in tam nısfında olan Sure-i El-Kehf mecmu-u suver-i Kur'aniyenin takriben nısfı ile ittihad etmesi, i'caz-ı Kur'anînin şuaıyla tanzim edildiğini gösterir.

(Rumuzat-ı Semaniye)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

(Soldan sağa) Hüsrev hattıyla yazılan tevafuklu Kur'an'da Kehf suresinin 22. ayetindeki (kelbuhum) ve Fâtır suresinin 13. ayetindeki (kıtmir) kelimelerinin yerlerini gösteren şekil

Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları

Kehf Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı[4]
Genel Ayet No Sure No Sure Ayet No Kelime Sayısı Harf Sayısı
2141 18 1 11 41
2142 18 2 15 67
2143 18 3 3 12
2144 18 4 6 27
2145 18 5 16 58
2146 18 6 11 45
2147 18 7 11 44
2148 18 8 6 26
2149 18 9 10 41
2150 18 10 16 62
2151 18 11 7 31
2152 18 12 9 38
2153 18 13 11 48
2154 18 14 19 77
2155 18 15 18 75
2156 18 16 19 79
2157 18 17 34 126
2158 18 18 22 108
2159 18 19 38 172
2160 18 20 13 56
2161 18 21 32 140
2162 18 22 33 149
2163 18 23 7 26
2164 18 24 17 58
2165 18 25 8 36
2166 18 26 23 79
2167 18 27 15 53
2168 18 28 30 129
2169 18 29 28 128
2170 18 30 12 47
2171 18 31 28 121
2172 18 32 14 68
2173 18 33 11 50
2174 18 34 13 49
2175 18 35 12 41
2176 18 36 12 50
2177 18 37 16 57
2178 18 38 8 28
2179 18 39 19 63
2180 18 40 15 62
2181 18 41 8 30
2182 18 42 19 78
2183 18 43 11 39
2184 18 44 9 36
2185 18 45 23 100
2186 18 46 13 63
2187 18 47 11 51
2188 18 48 16 62
2189 18 49 27 119
2190 18 50 26 110
2191 18 51 13 57
2192 18 52 13 65
2193 18 53 10 51
2194 18 54 14 54
2195 18 55 19 83
2196 18 56 18 90
2197 18 57 30 119
2198 18 58 19 75
2199 18 59 8 42
2200 18 60 13 49
2201 18 61 11 49
2202 18 62 12 50
2203 18 63 20 84
2204 18 64 9 35
2205 18 65 12 50
2206 18 66 11 37
2207 18 67 6 21
2208 18 68 8 24
2209 18 69 10 36
2210 18 70 12 43
2211 18 71 15 65
2212 18 72 8 27
2213 18 73 10 38
2214 18 74 16 63
2215 18 75 9 29
2216 18 76 13 45
2217 18 77 24 102
2218 18 78 12 48
2219 18 79 17 75
2220 18 80 10 49
2221 18 81 9 40
2222 18 82 35 146
2223 18 83 9 39
2224 18 84 10 34
2225 18 85 2 9
2226 18 86 24 90
2227 18 87 13 46
2228 18 88 13 50
2229 18 89 3 10
2230 18 90 15 53
2231 18 91 6 23
2232 18 92 3 10
2233 18 93 13 51
2234 18 94 19 77
2235 18 95 12 49
2236 18 96 19 79
2237 18 97 8 33
2238 18 98 15 49
2239 18 99 11 47
2240 18 100 5 26
2241 18 101 11 47
2242 18 102 14 64
2243 18 103 5 24
2244 18 104 11 49
2245 18 105 14 64
2246 18 106 9 42
2247 18 107 10 46
2248 18 108 6 24
2249 18 109 18 66
2250 18 110 24 91
Toplam - 110 1.579 6.488

İlgili Maddeler/Sayfalar

İlgili Kategoriler

Kaynakça

  1. 1,0 1,1 https://islamansiklopedisi.org.tr/kehf-suresi
  2. https://en.wikipedia.org/wiki/Birmingham_Quran_manuscript
  3. https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1
  4. 4,0 4,1 4,2 https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf
  5. https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1
  6. Şu tabiratta o surelerdeki bahislere işaret var.
  7. Bu beşer taksimat üzere bir sır inkişaf etmişti. Hiçbirimizin haberi olmadan şurada altı sure kaydolmuş. Şüphemiz kalmadı ki gaibden, ihtiyarımızın haricinde altıncısı girmiş; tâ bu nısfiyet sırr-ı mühimmi kaybolmasın.
  8. Elhasıl: Sure-i Kadr harfleri ve Sure-i Alak'ın kelimat-ı nahviyesi ve en evvel nâzil olan nısf-ı evvelin hurufatı yüz küsur hurufuyla, on surenin hurufatına manidar tevafuk ediyor. Ve diğer on surenin kelimatına manidar tevafuk ediyor, hem uzun diğer on surenin âyâtına gayet manidar tevafuk ediyor. Demek bu otuz sureden her birisi yirmi dokuz sureye tevafuk ediyor. Demek bu küçük tevafuk-u Kur'aniyede dokuz yüz tevafuk var. Küsurattan kat'-ı nazar edilmiş. Çünkü münasebat-ı tevafukiyeyi bozmaz. Bu tarzdaki tevafuka hiç mümkün müdür ki tesadüf içine karışsın? Hem hiç mümkün müdür ki mühim hikmetleri bulunmasın?