Nebe Suresi
Önceki Sure: Mürselat Suresi ← Kur'ân → Naziat Suresi: Sonraki Sure
Bu sureyi Nebe suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz
Nebe kelimesi için Haber sayfasına bakın
Nebe (النبا) veya Amme Suresi Kur'ân-ı Kerim'in 78. suresi olup Mürselat ve Naziat sureleri arasında yer alır. Nebe’ sûresinin konusu öldükten sonra dirilmenin vukuu ve âhiretteki hayatın kısa tasvirinden ibarettir. Hz. Peygamber’in Nebe’ sûresini Mürselât sûresiyle birlikte namazın bir rek‘atında okuduğu bilinmektedir. Nebe’ mushafın otuzuncu cüzünün ilk sûresini teşkil eder. Amme cüzü diye bilinen bu kısmın içerdiği otuz yedi sûrenin hepsi -birkaçı hariç- Mekkî’dir, namaz sûreleri de bu kısmın sonunda yer almaktadır. Amme cüzü ayrı olarak yazılıp basılmış ve müstakil tefsirleri yapılmıştır.[1]
Risale-i Nur'da Nebe Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler
- Bediüzzaman 17. Lema'da Kur’an'ın ifadesinde çok şefkat ve merhamet olduğunu, muhatapların çoğunluğunun zihinleri basit olan ve ince şeyleri göremeyen avam halk olduğunu, onların basit fikirlerini okşamak için semavat ve arzın yüzlerine yazılan âyetlerin tekrar edildiğini, Kur'an'ın üslubunda büyük bir akıcılık ve fıtrîlik olduğunu, güya Kur’an'ın bir hâfız olup kudret kalemiyle kâinat sahifelerinde yazılan ayetleri okuduğunu ders verir ve bunu görmek isteyenlere uyanık ve dikkatli bir kalp ile Nebe Suresini ve Al-i İmran suresinin 26. ayeti gibi ayetleri dinlemesini tavsiye eder.
- Kadir Suresinin 120 harfi vardır. Telaffuz edilmeyen hemzeler sayılmazsa 114 harf Kur'an'daki surelerin sayısı olan 114'e tevafuk eder. Kadir suresiyle beraber toplam 10 surenin (Duha, İnşirah, Zilzal, Tekâsür, Maun, Alak (ilk inen kısmı), Tin, Karia ve Hümeze) harf sayısı ve Kadir suresiyle beraber toplam 10 surenin (Fecr, Abese, Mürselât, Buruc, Mutaffifîn, İnşikak, Naziat, Nebe, Münafıkûn ve Cuma) kelime sayısı da 100 küsurdur.
- Bediüzzaman Haşre dair telif ettiği 9. Şua'da Kur’an’ın hemen hemen üçte birinin haşirden bahsettiğini, çoğu kısa surenin başında kuvvetli haşir ayetleri olduğunu ve Nebe suresi dahil 30-40 surenin başlarındaki ayetlerin haşir hakikatının kâinatın en ehemmiyetli ve vâcib bir hakikati olduğunu gösterdiğini hatırlatarak Kur’an'ın hakkaniyetini ispat eden bütün mu’cizeleri, hüccetleri ve hakikatlerinin haşrin tahakkukunu ispat ettiğini ders verir.
- Bediüzzaman Kur'an'ın üslubunun güzelliğini izah ettiği 25. Söz'de Misal olarak Nebe suresini verir ve âhireti, haşri, cennet ve cehennemin ahvalini harika bir tarzda gösteren bu surenin şu dünyadaki ilahi fiilleri, Rabbani eserleri o ahiret ahvaline birer birer bakar ve ispat eder gibi kalbi ikna ettiğini ders verir.
- Bediüzzaman Kur’an âyetlerinin sonlarındaki fezlekeler ve esma-i hüsna cihetindeki güzel üslubundaki i'cazdan bahsettiği 25. Söz'de Kur’an'ın mucizeli beyanıyla Cenab- Allah'ın fiil ve eserlerini nazara karşı serdiğini, sonra haşir ve tevhid gibi asli maksadını ispat ettiğini ders verir. Buna misal olarak Nebe suresinin 6. ayetinden 17. ayetine kadar olan kısmı verir ve bu ayetlerin Cenab-ı Hakk’ın büyük ef’alini, azîm âsârını zikrederek neticesinde yevm-i fasl olan haşri, netice olarak zikrettiğini söyler.
- 33. Söz'de Dünyamızın 100.000 dilde 100.000 delil ile çok cihetle Cenab-ı Hakk'ın varlığına, birliğine ve sıfatlarına şahitlik ettiği ettiği dersi verilirken Nebe suresinin 6., 7. ve 8. ayetleri zikredilir.
- 7. Şua'da Bediüzzaman Hicr suresinin 19. ayetinde geçen "Orada (yer yüzünde) sabit dağlar yerleştirdik." mealindeki ibareyi, "Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi." mealindeki Naziat suresinin 32. ayetini ve "Dağları da birer kazık yapmadık mı?" mealindeki Nebe suresinin 7. ayetini zikrederek dağların zemin sefinesine bu manada hazineli direkler olduklarını ders verir. Bu ayet hakkındaki Risale-i Nur'da geçen derslerin hepsini bu sayfada okuyabilirsiniz.
- Bediüzzaman rüyaya dair olan parçada "Uykunuzu bir dinlenme kıldık." mealindeki Nebe suresinin 9. ayeti gibi çok âyetlerle Kur'an'ın rüyada ve uykuda perdeli olarak ehemmiyetli hakikatler var olduğunu gösterdiğini söyler.
Bilgiler
İsminin Anlamı ve Kaynağı: Adını 2. âyette geçen nebe’ ([büyük] haber) kelimesinden alır. Burada söz konusu edilen “büyük haber”in bazı müfessirlerce Kur’an olduğu söylenmişse de sûrenin devamından anlaşılacağı üzere kişiye sorumluluk duygusu kazandıran ve davranışlarını kontrol etme bilinci aşılayan kıyamet günüdür.
Diğer İsimleri: Birinci âyetteki Amme, Amme yetesâelûn ibareleri, ayrıca Tesâül ve 14. âyetteki Mu‘sırât (yoğunlaşan bulutlar) isimleriyle de anılmıştır.
Kur'ân'daki Sırası: 78
Kur'ân'daki Yeri: 30. cüz, 581. sayfa
Mekkî/Medenî: Mekkî[1]
Nuzül (İnme) Sırası: 80
Kendisinden Önce Nazil Olan Sure: Mearic Suresi
Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure: Naziat Suresi
Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler: Mekke döneminin sonlarında nâzil olmuştur. [1]
Uzunluğu: 1,3 sayfa
Ayet Sayısı: 40
Satır Sayısı: 20
Kelime Sayısı: 130 (Rumuzat-ı Semaniye)[2], 173[3]
Harf Sayısı: 690 (Rumuzat-ı Semaniye)[4], 778[3]
Fasıla Harfleri: Elif, Mim, Nun
Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı: 2
Secde Ayeti: -
Allah lafzı sayısı (Besmele hariç): 0
Rahman ismi sayısı (Besmele dahil): 3
Rahim ismi sayısı (Besmele dahil): 1
Rab ismi sayısı: 3
İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler: -
Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler Listesi: Nebe Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (40 ayet) (surenin tamamı alınmıştır)
Bu ayetleri okumak için: Hizb-i Azam-ı Kur'an, Nebe Kısmı
Münâcât-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetler: 8. ve 10.-11. ayetler (3 ayet)
Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı: 7 (Bkz. Nebe Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi)
Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler: 1., 6., 7., 8., 9. ve 17. ayetler (Toplam 6 ayet)
Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği
Sure-i Kadr'ın yüz yirmi hurufu var. Gayr-ı melfuz hemze sayılmazsa yüz on dörttür. En evvel nâzil olan Sure-i Alak küsuratından kat'-ı nazar nısf-ı evvelin hurufatı ve tam surenin kelimat-ı nahviyesi yüz küsur olmakla; Sure-i Duha, Sure-i Elem Neşrah Leke ve Sure-i Zilzal ve Sure-i Tekâsür ve Sure-i El-Maun ve Sure-i El-Alak'ın nısf-ı evveli ve Sure-i Vettîn ve Sure-i El-Karia ve Sure-i Hümeze'nin her birinin yüz aded-i hurufuna tevafuku ve o on surenin küsuratından kat'-ı nazar birbiriyle manidar muvafakatı tesadüfî olamaz.
Aynen öyle de: Sure-i El-Kadr'in mütevafıkları olan o on surelerin her biri yüz adet hurufu ise, kelimat noktasında da Sure-i Fecr, Sure-i Abese, Sure-i El-Mürselât, Sure-i El-Buruc, Sure-i El-Mutaffifîn, Sure-i El-İnşikak, Sure-i En-Naziat, Sure-i Nebe', Sure-i Münafikûn ve Sure-i Cumua'nın her birinin yüz küsur örfî aded-i kelimatına yüzlükte manidar tevafukları tesadüfî olmadığı gibi...
Sure-i Kadr'in 120 harfi var. Gayr-ı melfuz hemze sayılmazsa, 114 suver-i Kur'aniyeye tevafukla işaret eden 114'tür. İşte bu adetle اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ kendiyle beraber 10 surenin hurufatının adetlerine ve 10 surenin kelimatının adetlerine ve 10 surenin âyetlerinin adetlerine tevafuku, her halde şuursuz, hikmetsiz tesadüfün işi olamaz. Belki manevî ve lafzî bir i'caz-ı Kur'anînin bir şuaı hurufata aksedip tanzim ile yaldızlanmış.
Evet اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ile beraber Duha, Elem Neşrah Leke, Zilzal, Tekâsür, El-Maun, en evvel nâzil olan nısf-ı evvel-i Alak, Ve't-tîn, El-Karia ve Hümeze olan 10 surenin -tevafuku bozmayan küçük küsurattan kat'-ı nazar- 100 adedinde tevafukları olduğu gibi; yine Sure-i اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ El-Fecr, Abese, El-Mürselât, El-Buruc, El-Mutaffifîn, El-İnşikak, En-Naziat, En-Nebe', El-Münafıkûn, Cumua olan 10 surenin 100 küsur aded-i kelimatına yüzlükte manidar tevafuk etmekle beraber; yine اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ hurufatı Sure-i İsra, Kehf, Tâhâ, Yusuf, Hud, Yunus, Nahl, Enbiya, Mü'minûn, Tevbe, Maide olan 10 surenin her birinin 100 küsur adet âyetlerine manidar tevafukları ve bu surelerin de bu tevafuk-u acibe zımnında birbiriyle tevafukları içinde binler tevafuk bulunduğu halde hiç mümkün olur mu ki, tesadüf içine girebilsin? Hiç mümkün müdür ki, bu ittifakın uçlarında mühim nükteler, işaretler bulunmasın?
Bil ki Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın ifadesinde çok şefkat ve merhamet var. Çünkü muhatapların ekserisi, cumhur-u avamdır. Onların zihinleri basittir. Nazarları dahi dakik şeyleri görmediğinden, onların besatet-i efkârını okşamak için tekrar ile semavat ve arzın yüzlerine yazılan âyetleri tekrar ediyor. O büyük harfleri kolaylıkla okutturuyor.
Mesela, semavat ve arzın hilkati ve semadan yağmurun yağdırılması ve arzın dirilmesi gibi bilbedahe okunan ve görünen âyetleri ders veriyor. O huruf-u kebire içinde küçük harflerle yazılan ince âyâta nazarı nadiren çevirir, tâ zahmet çekmesinler.
Hem üslub-u Kur’anîde öyle bir cezalet ve selaset ve fıtrîlik var ki: Güya Kur’an bir hâfızdır, kudret kalemiyle kâinat sahifelerinde yazılan âyâtı okuyor. Güya Kur’an, kâinat kitabının kıraatıdır ve nizamatının tilavetidir ve Nakkaş-ı Ezelî’sinin şuunatını okuyor ve fiillerini yazıyor. Bu cezalet-i beyaniyeyi görmek istersen hüşyar ve müdakkik bir kalp ile Sure-i Amme ve قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ âyetleri gibi fermanları dinle!
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ
Meali: (Hâşiye[5]) “Nefis daima kötü şeylere sevk eder.” âyetinin hem de اَعْدٰى عَدُوِّكَ نَفْسُكَ الَّتٖى بَيْنَ جَنْبَيْكَ mana-yı şerifi “Senin en zararlı düşmanın nefsindir.” hadîsinin bir nüktesidir.
Tezkiyesiz nefs-i emmaresi bulunmak şartıyla kendi nefsini beğenen ve seven adam, başkasını sevmez. Eğer zahirî sevse de samimi sevemez, belki ondaki menfaatini ve lezzetini sever. Daima kendini beğendirmeye ve sevdirmeye çalışır. Ve kusuru nefsine almaz belki avukat gibi kendini müdafaa ve tebrie eyler. Mübalağalar ile belki yalanlarla nefsini medih ve tenzih ederek âdeta takdis eder ve derecesine göre مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ âyetinin bir tokadını yer. Temeddühü ve sevdirmesi ise aksü’l-amel ile istiskali celbeder, soğuk düşürtür.
Hem amel-i uhrevîde ihlası kaybeder, riyayı karıştırır. Âkıbeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya müptela olan hisse ve heva-yı nefse mağlup olup yolunu şaşırmış hissin fetvasıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür. Âdeta ders aldığı Amme Cüzü’nü bir tek şekerlemeye satan hevaî bir çocuk gibi elmas kıymetinde bulunan hasenatını, hissini okşamak ve hevasını memnun etmek ve hevesini tatmin etmek için ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enaniyetlere vesile edip kârlı işlerde hasaret eder.
اَللّٰهُمَّ احْفَظْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ وَالشَّيْطَانِ وَمِنْ شَرِّ الْجِنِّ وَالْاِنْسَانِ
Hakikat-i haşriyenin hadsiz bürhanlarından sair erkân-ı imaniyeden gelen şehadetlerin hülâsasından çıkan bir bürhanı, gayet muhtasar bir surette beyan eder. Şöyle ki:
Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâmın risaletine delâlet eden bütün mu’cizeleri ve bütün delail-i nübüvveti ve hakkaniyetinin bütün bürhanları, birden hakikat-i haşriyenin tahakkukuna şehadet ederek ispat ederler. Çünkü bu zatın bütün hayatında bütün davaları, vahdaniyetten sonra haşirde temerküz ediyor. Hem umum peygamberleri tasdik eden ve ettiren bütün mu’cizeleri ve hüccetleri, aynı hakikate şehadet eder. Hem وَ بِرُسُلِهٖ kelimesinden gelen şehadeti bedahet derecesine çıkaran وَ كُتُبِهٖ şehadeti de aynı hakikate şehadet eder. Şöyle ki:
Başta Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın hakkaniyetini ispat eden bütün mu’cizeleri, hüccetleri ve hakikatleri, birden hakikat-i haşriyenin tahakkukuna ve vukuuna şehadet edip ispat ederler. Çünkü Kur’an’ın hemen üçten birisi haşirdir ve ekser kısa surelerinin başlarında gayet kuvvetli âyât-ı haşriyedir. Sarîhan ve işareten binler âyâtıyla aynı hakikati haber verir, ispat eder, gösterir. Mesela
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَىْءٌ عَظٖيمٌ
اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَا
هَلْ اَتٰيكَ حَدٖيثُ الْغَاشِيَةِ
gibi otuz kırk surelerin başlarında bütün kat’iyetle hakikat-i haşriyeyi kâinatın en ehemmiyetli ve vâcib bir hakikati olduğunu göstermekle beraber, sair âyetlerinde dahi o hakikatin çeşit çeşit delillerini beyan edip ikna eder.
(9. Şua)
Mesela, Sure-i عَمَّ ye dikkat edilse öyle bir üslub-u bedî’ ile âhireti, haşri, cennet ve cehennemin ahvalini öyle bir tarzda gösteriyor ki şu dünyadaki ef’al-i İlahiyeyi, âsâr-ı Rabbaniyeyi o ahval-i uhreviyeye birer birer bakar, ispat eder gibi kalbi ikna eder. Şu suredeki üslubun izahı uzun olduğundan yalnız bir iki noktasına işaret ederiz. Şöyle ki:
Şu surenin başında kıyamet gününü ispat için der: Size zemini güzel serilmiş bir beşik; dağları hanenize ve hayatınıza defineli direk, hazineli kazık; sizi birbirini sever, ünsiyet eder çift; geceyi hâb-ı rahatınıza örtü; gündüzü meydan-ı maişet; güneşi ışık verici, ısındırıcı bir lamba; bulutları âb-ı hayat çeşmesi gibi ondan suyu akıttım. Basit bir sudan bütün erzakınızı taşıyan bütün çiçekli, meyveli muhtelif eşyayı kolay ve az bir zamanda icad ederiz. Öyle ise yevm-i fasl olan kıyamet sizi bekliyor. O günü getirmek bize ağır gelemez.
İşte bundan sonra kıyamette dağların dağılması, semavatın parçalanması, cehennemin hazırlanması ve cennet ehline bağ ve bostan vermesini gizli bir surette ispatlarına işaret eder. Manen der: “Madem gözünüz önünde dağ ve zeminde şu işleri yapar. Âhirette dahi bunlara benzer işleri yapar.” Demek surenin başındaki dağ, kıyametteki dağların haline bakar ve bağ ise âhirde ve âhiretteki hadikaya ve bağa bakar. İşte sair noktaları buna kıyas et, ne kadar güzel ve âlî bir üslubu var, gör.
(25. Söz)
Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler
İlgili Resimler/Fotoğraflar
Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları
| Genel Ayet No | Sure No | Sure Ayet No | Kelime Sayısı | Harf Sayısı |
|---|---|---|---|---|
| 5673 | 78 | 1 | 2 | 10 |
| 5674 | 78 | 2 | 3 | 13 |
| 5675 | 78 | 3 | 4 | 16 |
| 5676 | 78 | 4 | 2 | 10 |
| 5677 | 78 | 5 | 3 | 12 |
| 5678 | 78 | 6 | 4 | 16 |
| 5679 | 78 | 7 | 2 | 13 |
| 5680 | 78 | 8 | 2 | 12 |
| 5681 | 78 | 9 | 3 | 16 |
| 5682 | 78 | 10 | 3 | 15 |
| 5683 | 78 | 11 | 3 | 17 |
| 5684 | 78 | 12 | 4 | 20 |
| 5685 | 78 | 13 | 3 | 16 |
| 5686 | 78 | 14 | 5 | 24 |
| 5687 | 78 | 15 | 4 | 16 |
| 5688 | 78 | 16 | 2 | 10 |
| 5689 | 78 | 17 | 5 | 18 |
| 5690 | 78 | 18 | 6 | 26 |
| 5691 | 78 | 19 | 4 | 21 |
| 5692 | 78 | 20 | 4 | 21 |
| 5693 | 78 | 21 | 4 | 16 |
| 5694 | 78 | 22 | 2 | 11 |
| 5695 | 78 | 23 | 3 | 15 |
| 5696 | 78 | 24 | 6 | 24 |
| 5697 | 78 | 25 | 3 | 14 |
| 5698 | 78 | 26 | 2 | 9 |
| 5699 | 78 | 27 | 5 | 21 |
| 5700 | 78 | 28 | 3 | 18 |
| 5701 | 78 | 29 | 4 | 16 |
| 5702 | 78 | 30 | 5 | 23 |
| 5703 | 78 | 31 | 3 | 14 |
| 5704 | 78 | 32 | 2 | 11 |
| 5705 | 78 | 33 | 2 | 12 |
| 5706 | 78 | 34 | 2 | 10 |
| 5707 | 78 | 35 | 6 | 23 |
| 5708 | 78 | 36 | 5 | 18 |
| 5709 | 78 | 37 | 10 | 45 |
| 5710 | 78 | 38 | 14 | 57 |
| 5711 | 78 | 39 | 9 | 33 |
| 5712 | 78 | 40 | 15 | 66 |
| Toplam | - | 40 | 173 | 778 |
İlgili Maddeler/Sayfalar
İlgili Kategoriler
Kaynakça
- ↑ 1,0 1,1 1,2 https://islamansiklopedisi.org.tr/nebe-suresi
- ↑ https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1
- ↑ 3,0 3,1 3,2 https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf
- ↑ https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1
- ↑ Bu parçanın da herkese faydası var.