Yasin Suresi: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
"Kategori:Sureler Hakkında Bilgiler ''Önceki Sure: Fatır SuresiKur'ânSaffat Suresi: Sonraki Sure'' ''Bu sureyi Yasin suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz'' '''Yasin ({{Arabi|يس}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 36. suresi olup Fatır ve Saffat sureleri arasında yer alır. <ref name='a'>Yasin</ref> '''Risale-i Nur'da Yasin Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler:''' Hay..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu
 
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 27 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Sureler Hakkında Bilgiler]]
[[Kategori:Sureler Hakkında Bilgiler]]
[[Kategori:Huruf-u Mukattaa İle Başlayan Sureler]]
[[Kategori:Ya Sin İle Başlayan Sure]]
[[Kategori:Mesani Sureleri]]
''Önceki Sure: [[Fatır Suresi]] &larr; [[Kur'an|Kur'ân]] &rarr; [[Saffat Suresi]]: Sonraki Sure''
''Önceki Sure: [[Fatır Suresi]] &larr; [[Kur'an|Kur'ân]] &rarr; [[Saffat Suresi]]: Sonraki Sure''


''Bu sureyi [[Kuran:Yasin|Yasin suresi okuma sayfasında]] mealiyle beraber okuyabilirsiniz''
''Bu sureyi [[Kuran:Yasin|Yasin suresi okuma sayfasında]] mealiyle beraber okuyabilirsiniz''


'''Yasin ({{Arabi|يس}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 36. suresi olup Fatır ve Saffat sureleri arasında yer alır.  
'''Yasin ({{Arabi|يس}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 36. suresi olup Fatır ve Saffat sureleri arasında yer alır. Peygamberimiz Yasin suresini "Kur’an’ın kalbi" olarak nitelendirmiştir. Yâsîn’in de içinde yer aldığı otuz kadar sûrenin (mesânî) Hz. Peygamber’e İncil yerine verildiğini belirten hadisin sahih olduğu kabul edilmiştir. Sûrenin fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bunlardan biri, “Yâsîn sûresini geceleri okuyan kimsenin günahları bağışlanır” meâlindeki hadistir.<ref name='a'>https://islamansiklopedisi.org.tr/yasin-suresi</ref> Müslümanların okudukları dua mecmualarında Yasin suresi de genellikle yer alır.


==Risale-i Nur'da Yasin Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler==


<ref name='a'>Yasin</ref>
* Bediüzzaman "Yasin" ve "Taha"nın Peygamberimizin 2 meşhur ismi olduğunu beyan eder.
* İlk inen Alak suresinde sin harfi 8 defa geçer. Sin ile başlayan İsra dahil 8 sure (Yasin, A'la, Cuma, Hadid, Haşir, Saff, Teğabun ve İsra) vardır (Yasin'in ilk ayetindeki sin harfi adıyla zikredildiğinden sin ile başlayan surelerden kabul edilir).
* Doğrudan Peygamberimize hitap edip kendisine Kevser verildiğinden bahsedilen Kevser suresinde geçen "{{Arabi|اَعْطَيْنَاكَ}} (okunuşu: a'taynâke)" kelimesindeki Tı ({{Arabi|ط}}) ve Ye ({{Arabi|ى}}) harfleri Taha ({{Arabi|طٰهٰ}}) ve Yasin'e ({{Arabi|يٰسٓ}}) işaret ederek Peygamberimizin meşhur iki ismine ve iki surenin adlarına ve başlangıçlarına işaret eder.
* Hadiste Yâsin suresini okumanın 10 defa Kur’an okumak kadar, Fatiha’nın Kur’an kadar, İhlas suresinin Kur'an'ın 3'te biri kadar, Zilzal suresinin Kur'an'ın 4'te biri kadar ve Kafirun suresinin yine Kur'an'ın 4'te biri kadar sevabı olduğuna rivayet vardır. Bediüzzaman [[Risale:24._Söz#Dokuzuncu_Asıl|24. Söz'de]] güzel bir temsil ile bunun nasıl abartısız bir hakikat olduğunu izah eder. Mesela Yasin suresi yaklaşık 3.000 harftir. Kur'an ise 300.620 harftir. 1 Yasin suresinin, içindeki Yasin suresi normal sevaplı olacak şekilde 10 Kur'an (yani 10 x 300.620 = 3.006.200 harf) kadar sevaplı olduğu rivayet edildiğinden Yasin suresinin her bir harfinin sevabı= 3.006.200 / 3.000 = yaklaşık 1.000 eder. Bediüzzaman takriben 500'e yakın sevabı var demiştir.
* Bediüzzaman 25. Mektubu Yasin suresinin 25 ayetine dair 25 nükte olarak yazmayı rahmet-i ilahiyyeden niyaz etmiş ama bu risale telif edilmemiştir.
* Bediüzzaman okunarak sevabı ölmüş ve sağ insanlara bağışlanan Fatiha ve Yasin sureleriyle Kur'an hatminin sevap hediyelerinin hadsiz insana aynen ulaşmasına dair bir suale [[Risale:1._Şuâ#İki_Acib_Suale_Karşı_Def'aten_Hatıra_Gelen_Garib_Cevaptır.|1. Şua'da]] ikna edici bir cevap verir.
* Yasin suresinin de içinde olduğu 29 surenin başında geçen kesik harfler (huruf-u mukattaa) hakkında tüm dersler ve izahlar için [[Huruf-u Mukattaa]] maddesine bakılabilir.
* Bediüzzaman kainat kitabında Cenab-ı Allah'ın bazı harflerde (mesela deniz) bir kelime (balık); bazı harflerde (mesela yeryüzü) bir kitap (mesela hayvan) yazdığını söyler ve bunu "Yasin" kelimesinde "Yasin" suresinin yazılmasına benzetir.
* Bediüzzaman bulunduğu yerde Kur'an hizmetine engel olunup mescidi kapatıldığı bir zamanda yağmursuzluk olunca Yasin suresini şefaatçi yapıp bir talebesinden bir kamışa 41 defa Yasin okumasını ister. Daha sonra bu kamış suya konulunca bahçe duvarı şiddetinden yıkılacak derecede yağmur yağar.
* Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser suresinin harflerinin ebcedi makamı 3.000 küsur olduğu gibi '''Yasin''', Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim surelerinin harf sayıları, Al-i İmran ve Nisa surelerinin kelime sayıları ile Bakara suresinin örfi kelime sayısı da 3.000 küsur eder. Elbette bu kör tesadüfün işi değildir ve rastgele şuursuz ittifakî bir vaziyet olamaz.
* Yasin suresinin ilk 3 ayetinde (meali: Hikmetli Kur’an’a kasem ederim, sen resullerdensin.) Kur’an'ın mucize olmasının kudsiyeti ve ona yemin edilecek derece-i hürmette olduğu ihtar edilir. Yine bu yemin (kasem) gösterir ki Peygamberliğin delili o kadar haktır ve hakkaniyeti makam-ı tazim ve hürmete çıkmıştır ki onunla kasem ediliyor. [[Risale:29._Mektup#.C4.B0kinci_N.C3.BCkte|29. Mektup'ta]] Kur'an'daki yeminler hakkında bir ders vardır.
* "Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır." mealindeki [[Yasin 8|Yasin suresinin 8. ayetinin]] ve "Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler." mealindeki [[Yasin 9|Yasin suresinin 9. ayetinin]] inme sebebi olan Ebucehil'in Peygamberimiz secdedeyken taşla ona vurmak isterken Peygamberimizin bir mucizesi olarak namaz bitene kadar elleri yukarıda kalması hadisesi [[Risale:19._Mektup#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_H.C3.A2dise_3|19. Mektup'ta]] beyan edilmiştir.
* "Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır." mealindeki ibare geçen [[En'am 59|En'am suresinin 59. ayeti]], "Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (levh-i mahfuz'da) sayıp yazmışızdır." mealindeki ibare geçen [[Yasin 12|Yasin suresinin 12. ayeti]] ve "Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz, apaçık kitaptadır (yazılıdır)." mealindeki ibare geçen [[Sebe 3|Sebe suresinin 3. ayetinin]] ifade ettiği “Bütün eşya, bütün ahvaliyle vücuda gelmeden ve geldikten sonra ve gittikten sonra yazılıdır ve yazılır ve yazılıyor.” demek olan yüksek hakikate kanaat getirilmesi için [[Risale:14._Söz#.C4.B0kincisi|14. Söz'de]] bir misal verilmiştir.
* [[Yasin 12|Yasin suresinin 12. ayetinde]] geçen "İmam-ı Mübin" ile [[En'am 59|En'am suresinin 59.]], [[Hud 6|Hud suresinin 6.]], [[Maide 15|Maide suresinin 15.]], [[Neml 1|Neml suresinin 1.]] ve [[Neml 75|75.]], [[Sebe 3|Sebe suresinin 3.]] ve [[Yunus 61|Yunus suresinin 61.]] ayetlerinde geçen "Kitab-ı Mübin" ifadeleri [[Risale:10._Mektup#Birincisi|10. Mektup'ta]] izah edilmiştir.
* Bediüzzaman ömrü boyunca insanlardan zekat almadığı gibi karşılıksız bir şey ve hediye de almamıştır. Bunun sebeplerini izah ettiği [[Risale:2._Mektup|2. Mektup'ta]] "Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbi olun" mealindeki [[Yasin 21|Yasin suresinin 21. ayetini]] ve pek çok ayette geçen "Benim ecrim Allah'tan başkasına ait değildir" mealindeki ibareyi zikrederek hakkın neşrinde peygamberlere uymakla mükellef olduğumuzu beyan eder. Bu konudaki toplu dersler [[:Kategori:İn Ecriye İlla Alellah Ayetleri|bu sayfada]] görülebilir.
* Yasin suresinin 32. (muhdarûn) (sayfa 441) ve 75. (muhdarûn) (sayfa 444) ayetleriyle Saffat suresinin 57. (sayfa 447) (muhdarîn) ve 158. (sayfa 451) (muhdarûn) ayetlerinde geçen bu çok benzer kelimelerin hizası ve satırı hem sure içinde hem de sureler arasında az bir kaymayla birbirine tevafuk eder. İzahı [[Risale:19._Mektup#Birinci_Nükte|19. Mektup'tadır]]. Kelimelerin yerini gösteren resim aşağıdadır.
* Kur'an'ın bahislerindeki camiiyyet [[Risale:25._Söz#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_Lem.27a|25. Söz'de]] izah edilirken misal olarak "Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık." mealindeki [[Yasin 34|Yasin suresinin 34. ayeti]] zikredilir.
* [[Yasin 35|Yasin suresinin 35.]] ve [[Yasin 73|Yasin suresinin 73. ayetlerinde]] geçen "Hâla şükretmeyecekler mi?" mealindeki ibarenin diğer birkaç ayetle birlikte izahatı [[Risale:28._Mektup#Be.C5.9Finci_Risale_Olan_Be.C5.9Finci_Mesele|Şükür Risalesindedir]].
* Yasin suresinin 38. ayetinde geçen "Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (döner). " mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri [[Yasin 38|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
* Yasin suresinin 39. ayetinde geçen "Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner." mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri [[Yasin 39|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
* Yaş ve kuru her şey içinde bulunan Kur'an'da insanlığın sanat ve fen cihetindeki keşiflerine Kur'an'ın peygamberlerin mucizeleri ve tarihi hadiselerle işaret edildiğini [[Risale:20._Söz#Yirminci_S.C3.B6z.E2.80.99.C3.BCn_.C4.B0kinci_Makam.C4.B1|20. Söz'de]] izah eden Bediüzzaman misal olarak trene işaret eden "Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir." mealindeki [[Yasin 41|Yasin suresinin 41. ayetini]] ve "Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık." mealindeki [[Yasin 42|Yasin suresinin 42. ayetini]] gösterir.
* [[Yasin 53|Yasin suresinin 53. ayetinde]] geçen "Olan müthiş bir sesten ibarettir." mealindeki ibare ile [[Nahl 77|Nahl suresinin 77. ayetinde]] geçen "Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir." mealindeki ibareleri zikreden Bediüzzaman [[Risale:2._Şuâ#Uzunca_Bir_H.C3.A2.C5.9Fiye|2. Şua'da]] (1) haşirde ruhların cesetlere gelmesine, (2) cesetlerin ihyası ve (3) inşasına ve (4) dünyanın ölmesine ve kıyametin kopmasına birer misal verir.
* "Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı "Ol" demekten ibarettir. Hemen oluverir." mealindeki [[Yasin 82|Yasin suresinin 82. ayeti]] ile "Olan müthiş bir sesten ibarettir. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar." mealindeki [[Yasin 53|Yasin suresinin 53. ayeti]] varlıkların yaratılışının sırf bir emir ile ve bir anda olduğunu; buna karşın "O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmıştır" mealindeki [[Secde 7|Secde suresinin 7. ayeti]] ile "(Bu,) her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır." mealindeki [[Neml 88|Neml suresinin 88. ayeti]] varlıkların yaratılışının ilim içinde azîm bir kudretle, hikmet içinde dakik bir sanatla tedricî olduğunu beyan eder. Bu ayetlerin birbirine aykırılığı olmadığı [[Risale:16._Söz#.C4.B0kinci_.C5.9Eu.C3.A2|16. Söz'de]] izah edilmiştir.
* "Ayrılın bir tarafa bugün, ey günahkârlar!" mealindeki Yasin suresinin 59. ayetinin izahı hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri [[Yasin 59|bu sayfada]] topluca okuyabilirsiniz.
* Bediüzzaman hem talebesi, hem hizmetkarı, hem katibi hem evlad-ı maneviyesi olan yeğeni Abdurrahman vefatından 1-2 ay önce amcasına yazdığı [[Risale:Yirmi_Yedinci_Mektup_ve_Zeylleri_(Barla)#Hulusi_Bey’in_selefi,_yirmi_altı_yaşında_vefat_eden_biraderzadem_merhum_Abdurrahman’ın,_vefatından_bir_iki_ay_evvel_yazdığı_mektuptur|mektupta]] "O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder." mealindeki [[Yasin 65|Yasin suresinin 65. ayetini]] zikreder. Bediüzzaman Abdurrahman'ın mektubunun hem vefatına hem de imanla gideceğine işaret ettiğini beyan eder.
* Yasin suresinin 68. ayetinde geçen "Hiç düşünmüyorlar mı?" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri [[Yasin 68|bu sayfada]] topluca okuyabilirsiniz.
* Yine [[Yasin 68|Yasin suresinin 68. ayetinde]] " Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine çeviririz." mealindeki ibare geçer. Bediüzzaman [[Risale:28._Söz#2._Sual|28. Söz'de]] şu âlemde çocukluktan kemal yaşına kadar vâridatın (gelir), daha sonra ise masarifin (gider) çok olduğunu ve denge kaybolup o canlının öldüğünü söyler.
* [[Yasin 69|Yasin suresinin 69. ayetinde]] geçen "Biz ona (Peygamber'e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da." mealindeki ibareyi [[Risale:13._Söz|13. Söz'de]] izah eden Bediüzzaman şiirin küçük ve sönük hakikatleri büyük ve parlak hayallerle süslendirip beğendirmek istediğini, Kur’an'ın nihayetsiz parlak, yüksek hakikatlerinin ise şiirin hayalatından müstağni olduğunu beyan eder. Ayrıca ayetlerinin ölçü kaydı altına girmeyip ekser âyetlere bir nevi merkez olması hikmetiyle Kur'an'ın manzum olmamasının hikmetini izah eder.
* Bediüzzaman [[Risale:25._Söz#Sekizinci_Meziyet-i_Cezalet|25. Söz'de]] Kur’an'ın bazen Cenab-ı Hakk’ın âhirette hârika fiillerini kalbe kabul ettirmek için hazırlık hükmünde dünyadaki acayip fiillerini zikrettiğini söyler ve buna misal olarak [[Yasin 77|Yasin suresinin 77. ayetinden]] surenin sonuna kadar olan ayetleri verir.
* Bediüzzaman [[Risale:25._Söz#Be.C5.9Finci_Nokta|25. Söz'de]] Kur'an'ın ispat makamının îcazlı (veciz) ve i’cazlı (mucizeli) bir misali olarak "İnsan der: 'Çürümüş kemikleri kim diriltecek?' Sen, de: 'Kim onları bidayeten inşa edip hayat vermiş ise o diriltecek.' " mealindeki [[Yasin 78|Yasin suresinin 78.]] ve [[Yasin 79|79.]] ayetlerini verir.
* [[Yasin 79|Yasin suresinin 79. ayetinde]] geçen "De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek." mealindeki ibarenin bir kıyas-ı temsilî içerdiğini söyleyen Bediüzzaman [[Risale:29._Söz#Onuncu_Medar:|29. Söz'de]] bunu izah eder.
* Bediüzzaman [[Yasin 80|Yasin suresinin 80. ayetinde]] geçen "Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. " mealindeki ibareyi Kur'an'ın veciz olduğunu izah ettiği [[Risale:25._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_I.C5.9F.C4.B1k|25. Söz'de]] misal olarak verir.
* [[Yasin 81|Yasin suresinin 81. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Gökleri ve yeri yarattı/yaratan ve göklerin ve yerin yaratılışı" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[:Kategori:Halaka/Halku/Halkissemavati_Vel_Ard_Ayetleri|bu sayfada]] görebilirsiniz.
* Bediüzzaman [[Risale:14._Söz#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BCs.C3.BC|14. Söz'de]] "Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı "Ol" demekten ibarettir. Hemen oluverir." mealindeki [[Yasin 82|Yasin suresinin 82. ayetini]], "Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir." mealindeki ibare geçen [[Nahl 77|Nahl suresinin 77. ayetini]], "Biz ona (insana) şah damarından daha yakınız" mealindeki ibare geçen [[Kaf 16|Kaf suresinin 16. ayetini]] ve "Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar." mealindeki [[Mearic 4|Mearic suresinin 4. ayetini]] zikrederek Allah'ın Masnuata (yaratılmışlara) nihayet derecede yakın olduğu halde masnuatın nihayet derecede ondan uzak olduğunu ve Allah'ın nihayetsiz kibriyasıyla beraber gayet cüz’î şeyleri bile hüsn-ü sanattan hariç bırakmadığını misallerle izah eder.
* Bediüzzaman [[Risale:16._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_.C5.9Eu.C3.A2|16. Söz'de]] "Her şeyin mülkü kendi elinde olan Allah" mealindeki ibare geçen [[Yasin 83|Yasin suresinin 83. ayetinin]], "Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın." mealindeki ibare geçen [[Hud 56|Hud suresinin 56. ayetinin]] ve "Biz ona (insana) şah damarından daha yakınız" mealindeki ibare geçen [[Kaf 16|Kaf suresinin 16. ayetinin]] Allah'ın nihayet yakınlığını ve "Siz de O'na döneceksiniz." mealindeki ibare geçen [[Yasin 83|Yasin suresinin 83. ayetinin]], "Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar." mealindeki [[Mearic 4|Mearic suresinin 4. ayetinin]] ve “Cenab-ı Hak, yetmiş bin hicab arkasındadır.” hadisinin ve mi’rac gibi hakikatlerın ise Allah'a nihayet derecede uzak olduğumuzu gösterdiğini beyan eder ve bu ince sırrı misallerle akla yaklaştıracak şekilde izah eder.
* Bediüzzaman İsm-i Azamdan olan Kayyum ismini izah ettiği [[Risale:30._Lem%27a#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_.C5.9Eu.C3.A2|30. Lema'nın 6. Nüktesinin]] başında [[Rahman 29|Rahman suresinin 29. ayetinde]] geçen "O, her an yaratma halindedir." mealindeki ibareyi, "Dilediği şeyleri mutlaka yapandır." mealindeki [[Buruc 16|Buruc suresinin 16. ayetini]], [[Rum 54|Rum suresinin 54. ayetinde]] geçen "O, dilediğini yaratır." mealindeki ibareyi, [[Yasin 83|Yasin suresinin 83. ayetinde]] geçen "Her şeyin melekutu O'nun (Allah'ın) elindedir." mealindeki ibareyi ve [[Rum 50|Rum suresinin 50. ayetinde]] geçen "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor!" mealindeki ibareyi zikreder.


'''Risale-i Nur'da Yasin Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler:'''
==Bilgiler==


Hayvan gibi hatta daha sapıktırlar
'''İsminin Anlamı ve Kaynağı:''' Adını ilk âyetini oluşturan iki harften almıştır. Hz. Peygamber tarafından bu adla anılmış, Buhârî ve Tirmizî’nin hadis kitaplarında da bu isim kullanılmıştır. "Yâ Sîn" kelimesinin genellikle "Ey insan!" manasına geldiği kabul edilir. Bediüzzaman "Yasin" ve "Taha"nın Peygamberimizin 2 meşhur ismi olduğunu beyan eder.


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "(kafirler) hayvan gibi hatta daha sapıktırlar" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Hayvan Gibi Hatta Daha Sapıktırlar Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''Diğer İsimleri:'''


Alak Suresi 17 sure tevafuk
'''Kur'ân'daki Sırası:''' 36


* Kur'an'ın ilk inen suresi olan Alak suresinin medde, şedde, tenvin ve besmele dâhil olmakla beraber 328 harfi vardır. '''Yasin''' suresi dahil 13 surenin 300 küsur kelime sayısına ve ayrıca 4 surenin harf sayısına tevafuk eder. Bu 17 sure, Alak suresinin 300 tarihinden 351 tarihine kadar hâdisat-ı İslâmiyeye işaret ettiğine şahit olup onu teyit eder.  
'''Kur'ân'daki Yeri:''' [[Kuran:Yasin|22. cüz, 439. sayfa]]


Efela ta'kilun
'''Mekkî/Medenî:''' Mekkî<ref name='a' />
 
'''Nuzül (İnme) Sırası:''' 41


* Kur'an'da [[Yasin x|Yasin suresinin x.]] ve daha pek çok ayetin sonunda akla havale eder ve araştırmaya sevk eder. Bu hususta Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Efela Ta'kilun Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''Kendisinden Önce Nazil Olan Sure:''' [[Cin Suresi]]


İşaratül İ'cazda misal olarak verilen ayetler
'''Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure:''' [[Furkan Suresi]]
 
'''Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler:''' Sûrenin Mekke döneminin ortalarında nâzil olduğu kabul edilmektedir. Bir görüşe göre Hz. Peygamber’in, olaylı geçen Tâif yolculuğundan sonra sırasıyla Cin, Yâsîn, Furkān ve İsrâ sûreleri inmiştir.<ref name='a' />
 
'''Uzunluğu:''' 5,6 sayfa
 
'''Ayet Sayısı:''' 83
 
'''Satır Sayısı:''' 84


* Yasin suresinin [[Yasin x|x.]], [[Yasin x|Yasin suresinin x.]] ve [[Yasin x|Yasin suresinin x.]] ayetlerini Bediüzzaman [[Risale:Bakara_17-18:_Münafıklar_Hakkında_Ateş_Temsili_(İ.İ._Badıllı)#Kelamın_tabakalarını_tavsif_makamı_hakkında_"Temsil"_misallleri|İşaratül İ'caz (Badıllı tercümesi) tefsirinde]] kelamın tabakalarını tavsif makamı hakkında "Temsil" misalllerine örnek olarak verir.
'''Kelime Sayısı:''' 729 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 724<ref name='b'>https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf</ref>


Kun Feyekun
'''Harf Sayısı:''' 3.000 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 3.020<ref name='b' />


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayeti]] dahil toplam 8 ayette geçen '''Kün Feyekun''' ({{Arabi|كُنْ فَيَكُونْ}}) (Meali: (Allah) "Ol!" (der ve) "Olur") ibaresi hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[Kün Feyekun]] sayfasında okuyabilirsiniz.
'''[[Fasıla Harfleri]]:''' Mim, Nun


Erhamürrahimin
'''Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı:''' 5


* [[Yasin xx|Yasin suresinin xx. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen geçen "Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır", "Allah yapıp-yaratanların en güzelidir", "Allah merhametlilerin en merhametlisidir" mealindeki ibarelerin kapsamlı bir izahı [[Risale:32._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Maksat|32. Söz'dedir]].
'''Secde Ayeti:''' -


Tahaddi ayetleri
'''Allah lafzı sayısı (Besmele hariç):''' 3


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayeti]] Kur'an'ı (haşa) insan sözü diye iddia edenlere meydan okuyan ayetlerden biridir. Kur'an'ın meydan okuması husustaki dersleri topluca [[:Kategori:Tahaddi (Meydan Okuma) Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''Rahman ismi sayısı (Besmele dahil):''' 5


7 Kat Sema Ayetleri
'''Rahim ismi sayısı (Besmele dahil):''' 3


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "7 kat sema" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:7 Kat Sema Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''Rab ismi sayısı:''' 5


Tefekkür
'''İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler:''' 2 ([[Yasin 2]] ve [[Yasin 69]])


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] diğer birçok ayette olduğu gibi tefekkür tavsiye edilir. Risale-i Nur'un acz, fakr ve şefkat ile birlikte 4 esasından biri olan tefekkür hakkında [[:Kategori:Tefekkür Etmeye (Üzerinde Düşünmeye) Dair Ayetler|bu sayfaya]] bakın.
'''[[Hizb-i_Azam-ı Kur'an|Hizb-ül Kur'an]]'da Geçen Ayetler Listesi:''' [[:Kategori:Yasin_Suresindeki_Hizb-ül_Kur%27an_Ayetleri|Yasin Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (40 ayet)]]


Huruf-u Mukataa
Bu ayetleri okumak için: [[Risale:Hizb-i_Azam-ı_Kur%27anî#36._Yâsin|Hizb-i Azam-ı Kur'an, Yasin Kısmı]]


* Yasin suresinin de içinde olduğu 29 surenin başında geçen kesik harfler (huruf-u mukattaa) hakkında tüm dersler ve izahlar için [[Huruf-u Mukattaa]] maddesine bakılabilir.
'''[[Münacat-ül Kur'an|Münâcât-ül Kur'an]]'da İktibas Edilen Ayetler:''' [[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Yasin_Suresi|36., 39. ve 78. ayetler (3 ayet)]]


Kafirlerin Cehenneme Atılması
'''Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı:''' 27 (Bkz. [[:Kategori:Yasin Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri|Yasin Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi]])


* Bediüzzaman, Kur'an'da zalimlerin ve kafirlerin cehenneme atılıp azap göreceği tehditinde bulunan [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayeti]] ve daha pek çok ayetin hikmetini [[Risale:11._Şuâ#Onuncu_Mesele|izah ederken]] insanların küfrünün kâinatın ve ekser mahlukatın hukukuna çok büyük bir tecavüz olduğunu ve semavatı ve arzı kızdırdığını söyler.  
'''Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler:''' 1., 2., 3., 8., 9., 21., 38., 39., 42., 53., 59., 65., 77., 79., 82. ve 83. ayetler (Toplam 16 ayet)


İman Edip Salih Amel İşleyenler
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "İman edip salih amel işleyenler" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Amenu Ve Amilussalihati Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
===Yasin Suresinin Kevser Suresi İle Tevafuğu===


Dönüş O'nadır
Nasıl ki [[Sure-i Kevser]]'in hurufatı, ebcedî makamı üç bin adet olmakla:


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "Dönüş(ünüz) O'nadır (Allah'adır)" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Dönüş O'nadır Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
*Hem [[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]]'ın üç bin adet hurufuna


Halidine fiha ebeda
*hem [[Sure-i Furkan]]'ın üç bin adet hurufuna


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette (Kur'an'da toplam 40 ayette) bazen cennetlikler bazen de cehennemlik için kullanılan "Hâlidîne Fîhâ (Ebedâ)" ([Orada] ebedi kalırlar) ifadesinin izahına ve ayrıca kafirlerin sınırlı dünya hayatını kafir olarak geçirmelerine karşılık cehennemde daimi kalmalarının Allah'ın hikmeti açısından uygun olduğu ve Allah'ın merhametine aykırı olmadığının izahına dair bahisleri topluca [[:Kategori:Halidine Fiha Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
*hem [[Fatır Suresi|Sure-i Fâtır]]'ın üç bin adet hurufuna


İn ecriye illa alellah
*hem [[Sure-i Sebe]]'in üç bin adet hurufuna


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette Peygamberlerin tebliğ vazifesi karşılığında Allah'tan başka kimseden ücret istemediklerini ifade edilir. Bu konuda Risale-i Nur'da geçen bahisler [[:Kategori:İn Ecriye İlla Alellah Ayetleri|bu sayfada]] okunabilir.
*hem [[Saffat Suresi|Sure-i Ve's-sâffât]]'ın üç bin adet hurufuna


O, her şeye kadirdir
*hem [[Sad Suresi|Sure-i Sâd]]'ın üç bin adet hurufuna


* Hud suresinin 4. ayetinde ve daha başka pek çok ayette geçen "O, her şeye kadirdir." mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayeti sayfasında]] görebilirsiniz.
*hem [[Sure-i Ra'd]]'ın üç bin adet hurufuna


Rabbus Semavati Vel Ard
*hem [[Rum Suresi|Sure-i Er-Rum]]'un üç bin adet hurufuna


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Göklerin ve yerin Rabbi" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[:Kategori:Rabbi/Rabbussemavati Vel Ard/Rabbissemavati Ve Rabbil Ard Ayetleri|bu sayfada]] görebilirsiniz.
*hem [[Sure-i Zuhruf]]'un üç bin adet hurufuna


Halakas Semavati Vel Ard
*hem [[Şura Suresi|Sure-i Şûra]]'nın üç bin adet hurufuna


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Gökleri ve yeri yarattı/yaratan ve göklerin ve yerin yaratılışı" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[:Kategori:Halaka/Halku/Halkissemavati_Vel_Ard_Ayetleri|bu sayfada]] görebilirsiniz.
*hem [[Sure-i İbrahim]]'in üç bin adet hurufuna tevafuku ve o on bir surenin birbiriyle muvafakatı ve mutabakatı bilbedahe tesadüf işi olamaz.


Lafzullah
([[Risale:29._Mektubun_8._Kısmı_(Rumuzat-ı_Semaniye)#İKİNCİ_REMZ'İN_MÜHİM_BİR_ZEYLİ|Rumuzat-ı Semaniye]])
----
Yine Kenzü'l-Arş Duası'nın feyzinden gelen ikinci nükte-i tevafukiyedir. Bu nükteden numune için üç misal:


* Kur'an'da Lafzullah'ın (Allah kelimesinin) tekrarında çok sırlar vardır. Ayet sayısı ve lafzullah sayısı tevafuktadır. Bakara'da ayet sayısı 286, lafzullah sayısı 282 (Allah lafzı yerinde geçen dört Hû lafzı olduğundan tam tevafuk eder); Al-i İmran'da ayet sayısı 200, lafzullah sayısı 210; Nisa+Maide+En'am toplam ayet sayısı 176+120+165=461, lafzullah sayısı 229+148+87=464. Besmele sayılırsa tam tevafuk eder. Böyle meziyetlerde küçük farklar zarar vermez. İzleyen 5 suredeki (A'raf, Enfal, Tevbe, Yunus ve Hud) Allah lafızları sayısı baştaki 5 büyük suredekilerin yarısıdır. Sonra gelen 5 sure (Yusuf, Ra’d, İbrahim, Hicr ve Nahl) onun yarısıdır. Sonra gelen 6 sure (İsra, Kehf, Meryem, Taha, Enbiya ve Hacc) onun yarısıdır. Sonra Sonra gelen her beşerli sure grubu bu şekilde gider. Zuhruf suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yarısı olur. Necm suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yaklaşık yarısı olur. Sonra gelen küçük 5'li sure gruplarında yalnız üçer adet Allah lafzı vardır. Bu vaziyet gösteriyor ki Allah lafzının adedine tesadüf karışmamış, bir hikmet ve intizam ile adetleri tayin edilmiş.
Birincisi: Suver-i Kur'aniyenin aded-i hurufatı 3000'de tevafukatı pek hârika ve mu'cizanedir.


Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim
Mesela: En kısa sure olan [[Sure-i Kevser]]'in hurufatı ebcedî makamı 3000 olmakla; hem [[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]]'in 3000 aded-i hurufuna, hem [[Sure-i Furkan]]'ın 3000, hem [[Fatır Suresi|Sure-i Fâtır]]'ın 3000, hem [[Saffat Suresi|Sure-i Ve's-sâffât]]'ın 3000, hem [[Sure-i Sad]]'ın 3000, hem [[Ra'd Suresi|Ra'd]]'ın 3000, hem [[Rum Suresi|Er-Rum]]'un 3000, hem [[Zuhruf Suresi|Ez-Zuhruf]]'un 3000, hem [[Şura Suresi|Sure-i Şûra]]'nın 3000, hem [[İbrahim Suresi|İbrahim]]'in 3000, bu surelerin 3000 hurufatına tevafuku ve 11 surenin bu 3000'de birbiriyle muvafakatı ve mutabakatı bilbedahe tesadüf işi olamaz. Belki i'caz-ı Kur'an'ın bir şu'lesidir ki, hurufata serpilmesidir ve yaldızlamasıdır.


* Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser suresinin harflerinin ebcedi makamı 3.000 küsur olduğu gibi Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim, Al-i İmran ve Nisa surelerinin harf sayıları ile Bakara suresinin örfi kelime sayısı da 3.000 küsur eder.
Hem en kısa sure olan [[Sure-i Kevser]] hurufunun makam-ı ebcedîsi olan 3000 adediyle, en uzun sure olan [[El-Bakara]]'nın örfî yani kelâm hükmündeki kelimatının 3000 adedine ve [[Al-i İmran Suresi|Âl-i İmran]]'ın hakiki kelimatının 3000 adedine ve [[Sure-i Nisa]] kelimatının 3000 adedine tevafuku elbette kör tesadüfün işi değil ve rastgele ve şuursuz ve ittifakî bir vaziyet olamaz. Belki sırr-ı i'cazın bir cilvesinin şuaı ile bir intizamdır. Böyle büyük tevafukatta küçük küsurat münasebat-ı tevafukiyeyi bozmadığından nazara alınmadı.


Ey Ehl-i Kitap
([[Risale:Rumuzat-ı_Semaniye_Fihristi#İkinci_Remzin_mühim_bir_zeyli|Rumuzat-ı Semaniye]])
----
Mesela:


* Bediüzzaman [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen "Ey Ehl-i Kitap" hitabına bu asrın ve bu asırdaki ehl-i kitabın çok muhtaç olduğunu, güya o hitabın doğrudan bu asra baktığını ve bu ifadenin "Ey Ehl-i Mektep" manasını da içerdiği söyler.
[[Kevser 1|{{Arabi|اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ}}]]


Akşam ile yatsı arası
âyeti doğrudan doğruya Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma hitap edip Kevser'i ihsan ettiğine delâlet etmekle, elbette o muhatabın medar-ı imtiyazı olan has isimlerine îmaen {{Arabi|اَعْطَيْنَاكَ}} 'deki {{Arabi|ى،ط}}; {{Arabi|طٰهٰ}}  ve {{Arabi|يٰسٓ}} 'e işaretle Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın meşhur iki ismini ve iki surenin başlarına ve isimlerine işaret ediyor.


* Bediüzzaman'ın akşam ile yatsı arasında [[Risale:Namaz_Tesbihatı#Bundan_sonra_isteyen_mağrib_ile_işa_yani_akşam_namazı_ile_yatsı_namazı_arasında_bu_gelen_dua_ve_tesbihleri_okuyabilir|33'er defa tekrar ettiği dua ve tesbihlerden]] birisi [[Al-i İmran 173]]'te geçen "Hasbunallahi ve ni'mel vekil" ifadesidir. Bir diğeri 1 defa [[Al-i İmran 174]] ayetini okuduktan sonra yine 33 defa tekrarladığı "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ifadesidir. Bir diğeri ise 1 defa [[Al-i İmran 185]] ayetinin başını ve başka bazı ayetleri okuduktan sonra yine 33 defa tekrarladığı "Yâ Bâkî Entel Bâkî, Yâ Bâkî Entel Bâkî" ifadesidir.
([[Risale:29._Mektubun_8._Kısmı_(Rumuzat-ı_Semaniye)#Üçüncü_Letafet_2|Rumuzat-ı Semaniye]])


Sırât-ı Müstakîm
===Yasin Suresinin Alak Suresi İle Tevafuğu===


* Yasin suresinin [[Yasin x|x. ayetinde]] ve [[Yasin x|x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Sırât-ı Müstakîm" (Dosdoğru yol) mealindeki ibarenin bu dehşetli ve fırtınalı asırda o doğru yolu şaşırtmayacak bir surette en başta gösteren Risale-i Nur olduğuna dair [[:Kategori:Sırat-ı Müstakim Ayetleri|işaretler mevcuttur]].
[[Alak Suresi|Sure-i El-Alak]] Hazret-i İbn-i Abbas radıyallahu anhümadan nakl-i sahih ile sabittir ki en evvel Hazret-i Cebrail aleyhisselâm


Rumi 1316-1317
[[Alak 1|{{Arabi|اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ}}]]


* Bediüzzaman çeşitli ilimleri nurlanmak için okuyup okuturken Rumi 1316-1317 (Miladi 1900) yılında Avrupa’nın Kur’an’a karşı müthiş bir sû-i kastı olduğunu anlar ve merakını değiştirip tüm bilgisini Kur’an’ı anlamaya basamaklar yapmaya başlar. Daha pek çok ayette olduğu gibi [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] geçen "Onlardan uzak dur (yüz çevir)" mealindeki ibarenin ebcedi de 1316 edip buna bakar. Bu konuların izahı 1. Şua'daki [[Risale:1._Şuâ#Yirmi_Birinci_Âyet_veya_Âyetler|21. Ayetin]] ve [[Risale:1._Şuâ#Yirmi_Yedinci_Âyet|27. Ayetin]] izah edildiği kısımlardadır.
suresini getirmiş. Bir rivayette tâ {{Arabi|اَرَاَيْتَ}} kelimesine kadar en evvel nâzil olan odur. Bir vakit sonra Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâm namaz kılarken Ebu Cehil taarruz ettiği hengâmda {{Arabi|اَرَاَيْتَ}} kelimesinden nihayete kadar nâzil olmuş. Demek en evvel nâzil olan, şu surenin {{Arabi|اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰى}} kelimesine kadardır ve o da yüz yirmi dokuz (129) harftir. Bir cihette yüz yirmi birdir (121). Şedde sayılmazsa yüz on dokuzdur (119). Yalnız melfuz yüz on dört (114) oluyor. Demek en evvel nâzil olan bu nısf-ı evvel, yüz on dört (114) adet Kur'an surelerine işaret ediyor.


Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez
...


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen "Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez." mealindeki ibarenin iki cihetle Risale-i Nur'a ve müellifine işareti için kapsamlı bir izahı için [[:Kategori:La Teziru Vaziretun Vizra Uhra Ayetleri|La Teziru Vaziretun Vizra Uhra Ayetleri kategorisi sayfasına]] başvurun.
{{Arabi|س}} nin sekiz tekerrürü var. Surelerin [[Yasin Suresi|Yâsin]] ile beraber (Haşiye: Yâsin'deki {{Arabi|س}} ism-i hecaisiyle zikredildiğinden başında {{Arabi|س}} olan surelerden sayılır.) başlarında {{Arabi|س}} ile başlayan yalnız sekiz tane sure var. Bu sekiz o sekize tevafuk sırrıyla sekiz parmak ile sekiz sureyi gösteriyor.


Altı gün
([[Risale:29._Mektubun_8._Kısmı_(Rumuzat-ı_Semaniye)#İkinci_Letafet|Rumuzat-ı Semaniye]])


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] geçen "Altı günde gökleri ve yerleri yarattık" mealindeki ibarenin [[Risale:14._Söz#Birincisi|14. Söz'de]] izahı vardır. Yine aynı ayete dair bir nükte [[Risale:25._Söz#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_N.C3.BCkte-i_Bel.C3.A2gat|25. Söz'de]] okunabilir.
===Yasin Suresinin Yasin Lafzında Yazılması Misali===


Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır
Nasıl ki bir kitap eğer yazma ve mektup olsa onun yazmasına bir kalem kâfidir. Eğer basma ve matbu olsa o kitabın hurufatı adedince kalemler, yani demir harfler lâzımdır, tâ o kitap tabedilip vücud bulsun. Eğer o kitabın bazı harflerinde gayet ince bir hat ile o kitabın ekseri yazılmış ise –[[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]], lafz-ı Yâsin’de yazıldığı gibi– o vakit bütün o demir harflerin küçücükleri, o tek harfe lâzımdır, tâ tabedilsin.


* [[Yasin x|Yasin suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen geçen "Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır", "Allah yapıp-yaratanların en güzelidir", "Allah merhametlilerin en merhametlisidir" mealindeki ibarelerin kapsamlı bir izahı [[Risale:32._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Maksat|32. Söz'dedir]].
Aynen öyle de şu kitab-ı kâinatı, kalem-i kudret-i Samedaniyenin yazması ve Zat-ı Ehadiyet’in mektubu desen, vücub derecesinde bir suhulet ve lüzum derecesinde bir makuliyet yoluna gidersin. Eğer tabiata ve esbaba isnad etsen, imtina derecesinde suubetli ve muhal derecesinde müşkülatlı ve hiçbir vehim kabul etmeyen hurafatlı şöyle bir yola gidersin ki tabiat için her bir cüz toprakta, her bir katre suda, her bir parça havada, milyarlarca madenî matbaalar ve hadsiz manevî fabrikalar bulunması lâzım. Tâ ki hesapsız çiçekli, meyveli masnuatın teşekkülatına mazhar olabilsin. Yahut her şeye muhit bir ilim, her şeye muktedir bir kuvvet, onlarda kabul etmek lâzım gelir, tâ şu masnuata hakiki masdar olabilsin.


([[Risale:22._Söz#Beşinci_Lem’a|22. Söz]])
----
İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir kelimeyi yazan harfini yazanın gayrısı, bir sahifeyi yazan satırı yazanın gayrısı, kitabı yazan sahifeyi yazanın gayrısı olması mümkün olmadığı gibi; karıncayı halk eden cins-i hayvanı halk edenin gayrısı, hayvanı yaratan arzı yaratanın gayrısı, arzı halk eden, Rabbü’l-âlemîn’in gayrısı olması muhaldir.


Rububiyet-i âmmenin işaretlerindendir ki kâinat kitabında öyle büyük harfler vardır ki o harflerin bir kısmında bir kelime yazılıdır. Bir kısmında bir kelâm, bir kısmında bir kitap yazılıdır. Mesela, o kitapta bahir, şecer, arz birer harf makamındadırlar. Birinci harfte semek kelimesi, ikincisinde şecer kelâmı, üçüncüsünde hayvan kitabı yazılmıştır. Hattâ Yâsin suretinde tam [[Yasin Suresi|Yâsin Suresi]] yazıldığı gibi bazı masnuatta, bir kelime olan isminde, çekirdeğinde o masnuun suresi ve kitabı yazılmıştır.


([[Risale:Şemme#12._Parça|Şemme, Mesnevi-i N.]])
----
Şu kitabın heyet-i mecmuasında öyle parlak bir nizam var ki nazzamı güneş gibi içinde tecelli ediyor. Her kelimesi, her harfi birer mu’cize-i kudret olan bu kitab-ı kâinatın telifinde öyle bir i’caz var ki bütün esbab-ı tabiiye, farz-ı muhal olarak muktedir birer fâil-i muhtar olsalar yine kemal-i acz ile o i’caza karşı secde ederek [[Risale:Mesnevi-i Nuriye (Ayet-Hadis Mealleri)#223|{{Arabi|سُبْحَانَكَ لَا قُدْرَةَ لَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ}}]] diyeceklerdir.


Her bir kelimesi bütün kelimatıyla münasebettardır. Ve her harfi, bâhusus zîhayat bir harfi, bütün cümlelere karşı müteveccih birer yüzü, nâzır birer gözü var olan bu kitabın öyle bir muzaaf iştibak-ı tesanüd-ü nazmı vardır ki bir noktayı yerinde icad etmek için bütün kâinatı icad edecek bir kudret-i gayr-ı mütenahî lâzımdır. Demek sivrisineğin gözünü halk eden, güneşi dahi o halk etmiştir. Pirenin midesini tanzim eden manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir. Sünuhat’ın dokuzuncu sahifesinde [[Lokman 28|{{Arabi|مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ}}]] âyetinin sırrına müracaat et.


Yalnız şu kitabın küçük bir kelimesi olan [[Bal Arısı|bal arısını]] gör. Nasıl şehd-i şehadet o mu’cize-i kudretin lisanından akıyor. Veyahut şu kitabın bir noktası olan hurdebînî bir huveynat ki çok defa büyülttükten sonra görünür. Dikkat et! Nasıl mu’ciz-nüma, hayret-feza bir misal-i musağğar-ı kâinattır. [[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]], suret-i lafz-ı Yâsin’de yazıldığı gibi cezaletli, mûciz bir nokta-i câmiadır. Onu yazan, bütün kâinatı da o yazmıştır.


([[Risale:Nokta_(Mesnevi)#Sual_1|Nokta, Mesnevi-i N.]])
----
Nasıl ki elle yazılmış bir kitabın yazılması için bir tek kalem kâfi geliyor. Fakat eğer o kitab matbu' ise, tab'ı için onun harflerinin şekline göre, harfleri sayısınca kalemler lâzımdır. Hem o kalemlerin yapılması için, yani demir harflerini yapmak için çok kimselerin iştirâki dahi lâzımdır. Ve eğer o kitabın bazı kelimelerinde ince harflerle kitabın ekserisi yazılmış ise, -[[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]], lafz-ı Yâsin'de yazıldığı gibi- o zaman o bir tek kelime için, kitabın ekser harfleri adedince demir harfler lâzımdır.


* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
([[Risale:Lem%27alar_(Mesnevi_Badıllı)#4._Lem'a|Lemalar, Mesnevi-i N. (Badıllı)]])
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
----
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
Evet Rububiyet-i mutlaka-i ammenin işaratından olarak; Büyük bir harfta bir kelimeyi, veya bir kelâmı, yahutta bir kitabı yazmasıdır. O ise, umumî bir şuur ve ihatanın remzidir. Meselâ deniz harfinde balığı; ve ağaç satırında [[Larva|aradayı (ağaç kurdunu)]]; ve küre-i arz noktasında hayvanı; ve ehl-i gafletçe camid başıboş ve metrûk bir şey zannedilen karıncayı heryerde halketmek gibi!.. Hattâ bazı masnuat var ki, [[Yasin 1|{{Arabi|يٰسٓ}}]] lafzının suretinde [[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]]'in tamamı yazılmış gibidir.
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Yasin'dedir]].
* [[Yasin |Yasin suresinin . ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "" ifadesi hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri [[:Kategori:|bu sayfada]] topluca okuyabilirsiniz.


==Bilgiler==
([[Risale:Şemme_(Mesnevi_Badıllı)#12._Parça|Şemme, Mesnevi-i N. (Badıllı)]])
----
[[İsra 44|{{Arabi|وَ اِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ}}]] âyet-i kerimeye istinaden "şey" ünvanını taşıyan her nesne hayattardır. Yani, bir çeşit hayatı vardır. Binaenaleyh, bir ruha mahal olan bir cisim içinde bir cemaat, belki pek çok cisim cemaatları vardır. Ve o cemaatların içerisinde bulunan her bir zerre ve her bir hüceyrenin de hassas beş kuvvesi ve duyguları vardır. Böylece şahsın malik olduğu hayat ve duygular itibariyle düşünülürse, [[Yasin Suresi]] tamamen içerisinde yazılı [[Yasin 1|{{Arabi|يٰسٓ}}]] kelimesini andırır.


'''İsminin Anlamı ve Kaynağı:'''
([[Risale:Kızıl_İcazdan_Bazı_Parçalar_(Mesnevi_Badıllı)#1._Parça|Kızıl İcaz]])


'''Diğer İsimleri:'''
===Yasin Suresinin Okunuşundaki Sevap===


'''Kur'ân'daki Sırası:''' 36
Hem mesela, insafsız ehl-i ilhadın mübalağa zannettikleri hattâ muhal bir mübalağa ve mücazefe tevehhüm ettikleri biri de amellerin sevabına dair ve bazı surelerin faziletleri hakkında gelen rivayetlerdir. Mesela “[[Fatiha Suresi|Fatiha]]’nın Kur’an kadar sevabı vardır.” “Sure-i İhlas, sülüs-ü Kur’an”, “Sure-i İza zülzileti’l-ardu, rubu’” “Sure-i Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, rubu’”, “[[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]], on defa Kur’an kadar” olduğuna rivayet vardır.


'''Kur'ân'daki Yeri:''' [[Kuran:Yasin|22. cüz, 439. sayfa]]
İşte insafsız ve dikkatsiz insanlar demişler ki: “Şu muhaldir. Çünkü Kur’an içinde Yâsin ve öteki faziletli olanlar da vardır. Onun için manasız olur.


'''Mekkî/Medenî:''' Mekkî<ref name='a' />
Elcevap: Hakikati şudur ki: Kur’an-ı Hakîm’in her bir harfinin bir sevabı var, bir hasenedir. Fazl-ı İlahîden o harflerin sevabı sümbüllenir, bazen on tane verir, bazen yetmiş, bazen yedi yüz (Âyetü’l-Kürsî harfleri gibi), bazen bin beş yüz (Sure-i İhlas’ın harfleri gibi), bazen on bin (Leyle-i Beratta okunan âyetler ve makbul vakitlere tesadüf edenler gibi) ve bazen otuz bin (mesela, haşhaş tohumunun kesreti misillü, Leyle-i Kadirde okunan âyetler gibi). Ve o gece bin aya mukabil işaretiyle, bir harfinin o gecede otuz bin sevabı olur anlaşılır. İşte Kur’an-ı Hakîm, tezauf-u sevabıyla beraber elbette muvazeneye gelmez ve gelemiyor. Belki asıl sevap ile bazı surelerle muvazeneye gelebilir.


'''Nuzül (İnme) Sırası:''' 41
Mesela, içinde mısır ekilmiş bir tarla farz edelim ki bin tane ekilmiş. Bazı habbeleri yedi sümbül vermiş farz etsek, her bir sümbülde yüzer tane olmuş ise o vakit tek bir habbe bütün tarlanın iki sülüsüne mukabil oluyor. Mesela, birisi de on sümbül vermiş, her birinde iki yüz tane vermiş. O vakit bir tek habbe asıl tarladaki habbelerin iki misli kadardır. Ve hâkeza kıyas et.


'''Kendisinden Önce Nazil Olan Sure:''' [[Cin Suresi]]
Şimdi Kur’an-ı Hakîm’i nurani, mukaddes bir mezraa-i semaviye tasavvur ediyoruz. İşte her bir harfi asıl sevabıyla birer habbe hükmündedir. Onların sümbülleri nazara alınmayacak. Sure-i Yâsin, İhlas, Fatiha, Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, İza zülzileti’l-ardu gibi sair faziletlerine dair rivayet edilen sure ve âyetlerle muvazene edilebilir.


'''Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure:''' [[Furkan Suresi]]
Mesela, Kur’an-ı Hakîm’in üç yüz bin altı yüz yirmi harfi olduğundan Sure-i İhlas, Besmele ile beraber altmış dokuzdur. Üç defa altmış dokuz, iki yüz yedi harftir. Demek, Sure-i İhlas’ın her bir harfinin haseneleri, bin beş yüze yakındır.


'''Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler:''' <ref name='a' />
İşte Sure-i Yâsin’in hurufatı hesap edilse, Kur’an-ı Hakîm’in mecmu-u hurufatına nisbet edilse ve on defa muzaaf olması nazara alınsa şöyle bir netice çıkar ki: Yâsin-i Şerif’in her bir harfi takriben beş yüze yakın sevabı vardır. Yani o kadar hasene sayılabilir.


'''Uzunluğu:''' 5,6 sayfa
İşte buna kıyasen başkalarını dahi tatbik etsen ne kadar latîf ve güzel ve doğru ve mücazefesiz bir hakikat olduğunu anlarsın.


'''Ayet Sayısı:''' 83
([[Risale:24._Söz#Dokuzuncu_Asıl|24. Söz]])
----
Birinci Sual: Denildi ki: “[[Fatiha]] ve [[Yasin Suresi|Yâsin]] ve hatm-i Kur’anî gibi okunan virdler, kudsî şeyler, bazen hadsiz ölmüş ve sağ insanlara bağışlanıyor. Halbuki böyle cüz’î bir tek hediye, ân-ı vâhidde hadsiz zatlara yetişmek ve her birisine aynı hediye düşmek, tavr-ı aklın haricindedir.”


'''Satır Sayısı:''' 84
Elcevap: Fâtır-ı Hakîm nasıl ki unsur-u havayı kelimelerin berk gibi intişarlarına ve tekessürlerine bir mezraa ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedî (asm) umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi öyle de okunan bir Fatiha dahi mesela umum ehl-i iman emvatına aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, manevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtrî telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor.


'''Kelime Sayısı:''' 729 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 724 (Bilgisayarla Hesaplama)<ref>https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf</ref>
Hem nasıl ki bir lamba yansa mukabilindeki binler âyineye, her birine tam bir lamba girer. Aynen öyle de bir Yâsin-i Şerif okunsa milyonlar ruhlara hediye edilse her birine tam bir Yâsin-i Şerif düşer.


'''Harf Sayısı:''' 3.000 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 3.020 (Bilgisayarla Hesaplama)<ref>https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf</ref>
([[Risale:1._Şuâ#İki_Acib_Suale_Karşı_Def'aten_Hatıra_Gelen_Garib_Cevaptır.|1. Şua]])


'''[[Fasıla Harfleri]]:''' Mim, Nun
===Yasin Suresinin Saffat Suresi İle Tevafuğu===


'''Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı:''' 5
Hâfız Osman hattıyla ve basmasıyla olan Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın yazılan kelimeleri birbirine bakıyor.


'''Secde Ayeti:''' -
Mesela, [[Sure-i Kehf]]’de [[Kehf 22|{{Arabi|وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ}}]] kelimesi altında yapraklar delinse [[Fatır Suresi|Sure-i Fâtır]]’daki [[Fatır 13|{{Arabi|قِطْمٖيرٍ}}]] kelimesi, az bir inhirafla görünecek ve o kelbin ismi de anlaşılacak.


'''Allah lafzı sayısı (Besmele hariç):''' 3
Ve [[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]]’de iki defa [[Yasin 32|{{Arabi|مُحْضَرُونَ}}]] birbiri üstüne, Ve’s-sâffat’taki [[Saffat 57|{{Arabi|مُحْضَرٖينَ}}]] ve [[Saffat 158|{{Arabi|مُحْضَرُونَ}}]] hem birbirine hem onlara bakıyor, biri delinse ötekiler az bir inhirafla görünecek.


'''Rahman ismi sayısı (Besmele dahil):''' 5
([[Risale:19._Mektup#Birinci_Nükte|19. Mektup]])


'''Rahim ismi sayısı (Besmele dahil):''' 3
===Yasin Suresinin 25 Ayetine Dair 25. Mektup===


'''Rab ismi sayısı:''' 5
[[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]]’in yirmi beş âyetine dair yirmi beş nükte olmak üzere rahmet-i İlahiyeden istenilmiş fakat daha zamanı gelmediğinden yazılmamıştır.


'''İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler:''' 2 ([[Yasin 2]] ve [[Yasin 69]])
([[Risale:Fihrist_(Mektubat)#YİRMİ_BEŞİNCİ_MEKTUP|Fihrist (Mektubat)]])


'''[[Hizb-i_Azam-ı Kur'an|Hizb-ül Kur'an]]'da Geçen Ayetler Listesi:''' [[:Kategori:Yasin_Suresindeki_Hizb-ül_Kur%27an_Ayetleri|Yasin Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri ( ayet)]]
===Yasin Suresinin 41 Defa Okunması===


Bu ayetleri okumak için: [[Risale:Hizb-i_Azam-ı_Kur%27anî#._Yasin|Hizb-i Azam-ı Kur'an, Yasin Kısmı]]
Süleyman Efendi, Mustafa Çavuş ve Bekir Bey’in bir fıkrasıdır


'''[[Münacat-ül Kur'an|Münâcât-ül Kur'an]]'da İktibas Edilen Ayetler:''' [[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Yasin_Suresi|. ayetler ( ayet)]]
(Isparta’daki kardeşlerimizin fıkrasındaki davayı ispat eden kuvvetli iki delili gösteriyor.)


'''Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı:'''  (Bkz. [[:Kategori:Yasin Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri|Yasin Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi]])
Re’fet Bey ve Hüsrev gibi kardeşlerimizin hârika bir surette yağan umumî yağmur içinde Risale-i Nur bereketine hususiyetle baktığına, bizim de kanaatimiz geliyor. Çünkü gözümüzle yağmur hâdisesini, hususi bir şekilde hizmet-i Kur’an ve Risale-i Nur’a baktığını iki suretle gördük.


(Not: Yasin 'dan bir ifade [[:Kategori:Risale-i Nur'da İktibas Edilen Ayetler|iktibas]] suretinde geçer)
Birinci Suret: Risale-i Nur’un vasıta-i neşri olan [[Barla Mus Mescidi|Üstadımızın camii]], Barla’da seddedildi. Risale-i Nur’u yazacak hariçteki talebelerinin yanına gelmeleri men’edildiği hengâmda kuraklık başladı. Yağmura ihtiyac-ı şedit oldu. Sonra yağmur başladı, her tarafta yağdı. Yalnız Karaca Ahmed Sultan’dan itibaren bir daire içinde kalan Barla mıntıkasına yağmur gelmedi. Üstadımız bundan pek müteessir olarak dua ediyordu.


'''Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler:''' . ayetler (Toplam  ayet)
Sonra dedi ki: “Kur’an’ın hizmetine set çekildi, [[Barla Mus Mescidi|bu köydeki mescidimiz]] kapandı. Bunda bir eser-i itab var ki yağmur gelmiyor. Öyle ise madem Kur’an’ın itabı var. [[Yasin Suresi|Yâsin Suresini]] şefaatçi yapıp Kur’an’ın feyzini ve bereketini isteyeceğiz.


==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==
Üstadımız, Muhacir Hâfız Ahmed Efendi’ye dedi ki: “Sen kırk bir Yâsin-i Şerif oku.” Muhacir Hâfız Ahmed Efendi bir kamışa okudu. O kamışı suya koydular. Daha yağmur alâmeti görünmezken ikindi namazı vaktinde, Üstadımız daima itimat ettiği bir hatırasına binaen Muhacir Hâfız Ahmed Efendi’ye söyledi ki: “Yâsinler tılsımı açtı, yağmur gelecek.”


Aynı gecede evvelce yağmadığı Barla dairesi içine öyle yağdı ki Üstadımızın odasının altındaki Çoban Ahmed’in bahçesindeki duvar yağmurdan yıkıldı. Halbuki Karaca Ahmed Sultan’ın arkasında ve deniz kenarında balık avlamakla meşgul Şem’î ile arkadaşları bir damla yağmur görmediler.


([[|]])
İşte bu hâdise kat’iyen delâlet ediyor ki o yağmur, hizmet-i Kur’an’la münasebettardır. O rahmet-i âmme içinde bir hususiyet var ki Sure-i Yâsin anahtar ve şefaatçi oldu ve yağmur kâfi miktarda yağdı.
----


İkinci Suret: Kuraklık zamanında, yirmi otuz gün içinde yağmur Barla’ya yağmamışken, Yokuşbaşı Çeşmesi yapıldığı bir zamanda menbaına yakın Üstadımız ve biz (yani Süleyman, Mustafa Çavuş, Ahmed Çavuş, Abbas Mehmed ve sair kardeşlerimiz) beraber cemaatle namaz kıldık. Tesbihattan sonra dua için elimizi kaldırdık, Üstadımız yağmur duası etti. Kur’an’ı şefaatçi yaptı. Birden o güneş altında, her birimizin ellerine yedi sekiz damla yağmur düştü. Elimizi indirdik, yağmur kesildi.


([[|]])
Cümlemiz bu hale hayret ettik. O vakte kadar yirmi otuz gündür yağmur gelmemişti. Yalnız o yağmur duası anında dua eden her ele, yedi sekiz damla düşmesi gösterdi ki bunda bir sır var. Üstadımız dedi ki: “Bu, bir işaret-i İlahiyedir. Cenab-ı Hak manen diyor ki: Ben duayı kabul ediyorum fakat şimdi yağmur vermiyorum.” Demek sonra Sure-i Yâsin şefaat edecek. Nitekim öyle olmuştur.
----


Elhasıl: Isparta’daki kardeşlerimizin umumî rahmet içindeki Risale-i Nur’un bereketine dair dava ettikleri hususiyeti, bu iki kuvvetli delil ile tasdik ediyoruz.


([[|]])
Barla’da Şem’î, Mustafa Çavuş, Bekir Bey, Muhacir Hâfız Ahmed, Süleyman
----


([[Risale:Yirmi_Yedinci_Mektup%27un_Üçüncü_Kısmı_ve_Üçüncü_Zeylin_Nihayetidir_(Barla)#Süleyman_Efendi,_Mustafa_Çavuş_ve_Bekir_Bey’in_bir_fıkrasıdır|Barla L.]])


([[|]])
===Diğer Bahisler===
----


Evet [[Risale:Tarihçe-i Hayat (Ayet-Hadis Mealleri)#44|{{Arabi|اَشَدُّ الْبَلَاءِ عَلَى الْاَنْبِيَاءِ ثُمَّ الْاَوْلِيَاءِ}}]] sırrıyla, enbiyanın vârisi olanların türlü türlü belalara uğramaları, hikmet-i İlahiye iktizasından olmasıyla, o zümre-i mübareke gibi Üstadımız dahi nice belalara hedef olmuştur. Hattâ Kastamonu’ya ilk teşrif ettikleri zaman çocuklar, bir bedbaht şakî tarafından teşvik edilip abdest almak için çeşmeye çıktıkları vakit taş atmışlar. Fakat Üstadımız daima gördüğü eza ve cefalara ulü’l-azmane sabır ve tahammül eder. Hem safa-i sadra ve selâmet-i kalbe mâlik olduklarından, o çocuklara dahi hiddet etmeyip buyururlardı ki: “Bunlar [[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]]’den mühim bir âyetin nüktesini keşfime sebep oldular.” diye onlara dua ederlerdi. Sonra bu çocuklar, Üstadımızın duaları bereketiyle şâyan-ı hayret bir hal kesbettiler ki Üstadımızı uzak yakın nerede görürlerse koşarak yanına gelirler, mübarek elini öperler, duasını alırlardı.


([[Risale:Kastamonu_Hayatı#Kastamonu’da_Bedîüzzaman’a_Sekiz_Sene_Hizmet_Eden_Mehmed_Feyzi_ile_Kıymettar_Bir_Nur_Talebesi_Olan_Emin’in_Bir_Mektubudur|Tarihçe-i H., Kastamonu_Hayatı]])


==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==
==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==


==İlgili Resimler/Fotoğraflar==
==İlgili Resimler/Fotoğraflar==
[[Dosya:Yasin Suresi Yasin Lafzı İçinde.jpg]]
Yasin suresinin Yasin lafzı içinde yazıldığı bir tablo
[[Dosya:Muhdarun Tevafuğu.jpg]]
(Soldan sağa) Yasin suresinin 32. (muhdarûn) ve 75. (muhdarûn) ayetleriyle Saffat suresinin 57. (muhdarîn) ve 158. (muhdarûn) ayetlerinde geçen bu çok benzer kelimelerin yerlerinin az bir kaymayla birbirine tevafuk ettiğini gösteren görüntü (Hüsrev hattı tevafuklu Kur'an'dan alınmıştır)


==Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları==
==Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları==


{| class="wikitable"
{| class="wikitable"
|+Yasin Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı (Bilgisayarla Hesaplama)<ref>https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf</ref>
|+Yasin Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı<ref name='b' />
!Genel Ayet No
!Genel Ayet No
!Sure No
!Sure No
287. satır: 353. satır:
|align=center|12
|align=center|12
|align=center|50
|align=center|50
|-
|-
|-
|align=center|3715
|align=center|3715
553. satır: 617. satır:
|align=center|10
|align=center|10
|align=center|38
|align=center|38
|-
|-
|-
|align=center|3759
|align=center|3759
747. satır: 809. satır:
*[[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Yasin_Suresi|Yasin Suresinin Münacat-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetleri]]
*[[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Yasin_Suresi|Yasin Suresinin Münacat-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetleri]]
*[[Huruf-u Mukattaa]]: Kur’an’da Yasin dahil 29 sûrenin başında 30 ayette yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı.
*[[Huruf-u Mukattaa]]: Kur’an’da Yasin dahil 29 sûrenin başında 30 ayette yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı.
*[[Hz. Muhammed (sav)]]: Yasin ve Taha Peygamberimizin adlarındandır.


==İlgili Kategoriler==
==İlgili Kategoriler==

23.30, 13 Ekim 2025 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Önceki Sure: Fatır SuresiKur'ânSaffat Suresi: Sonraki Sure

Bu sureyi Yasin suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz

Yasin (يس) Suresi Kur'ân-ı Kerim'in 36. suresi olup Fatır ve Saffat sureleri arasında yer alır. Peygamberimiz Yasin suresini "Kur’an’ın kalbi" olarak nitelendirmiştir. Yâsîn’in de içinde yer aldığı otuz kadar sûrenin (mesânî) Hz. Peygamber’e İncil yerine verildiğini belirten hadisin sahih olduğu kabul edilmiştir. Sûrenin fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bunlardan biri, “Yâsîn sûresini geceleri okuyan kimsenin günahları bağışlanır” meâlindeki hadistir.[1] Müslümanların okudukları dua mecmualarında Yasin suresi de genellikle yer alır.

Risale-i Nur'da Yasin Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler

  • Bediüzzaman "Yasin" ve "Taha"nın Peygamberimizin 2 meşhur ismi olduğunu beyan eder.
  • İlk inen Alak suresinde sin harfi 8 defa geçer. Sin ile başlayan İsra dahil 8 sure (Yasin, A'la, Cuma, Hadid, Haşir, Saff, Teğabun ve İsra) vardır (Yasin'in ilk ayetindeki sin harfi adıyla zikredildiğinden sin ile başlayan surelerden kabul edilir).
  • Doğrudan Peygamberimize hitap edip kendisine Kevser verildiğinden bahsedilen Kevser suresinde geçen "اَعْطَيْنَاكَ (okunuşu: a'taynâke)" kelimesindeki Tı (ط) ve Ye (ى) harfleri Taha (طٰهٰ) ve Yasin'e (يٰسٓ) işaret ederek Peygamberimizin meşhur iki ismine ve iki surenin adlarına ve başlangıçlarına işaret eder.
  • Hadiste Yâsin suresini okumanın 10 defa Kur’an okumak kadar, Fatiha’nın Kur’an kadar, İhlas suresinin Kur'an'ın 3'te biri kadar, Zilzal suresinin Kur'an'ın 4'te biri kadar ve Kafirun suresinin yine Kur'an'ın 4'te biri kadar sevabı olduğuna rivayet vardır. Bediüzzaman 24. Söz'de güzel bir temsil ile bunun nasıl abartısız bir hakikat olduğunu izah eder. Mesela Yasin suresi yaklaşık 3.000 harftir. Kur'an ise 300.620 harftir. 1 Yasin suresinin, içindeki Yasin suresi normal sevaplı olacak şekilde 10 Kur'an (yani 10 x 300.620 = 3.006.200 harf) kadar sevaplı olduğu rivayet edildiğinden Yasin suresinin her bir harfinin sevabı= 3.006.200 / 3.000 = yaklaşık 1.000 eder. Bediüzzaman takriben 500'e yakın sevabı var demiştir.
  • Bediüzzaman 25. Mektubu Yasin suresinin 25 ayetine dair 25 nükte olarak yazmayı rahmet-i ilahiyyeden niyaz etmiş ama bu risale telif edilmemiştir.
  • Bediüzzaman okunarak sevabı ölmüş ve sağ insanlara bağışlanan Fatiha ve Yasin sureleriyle Kur'an hatminin sevap hediyelerinin hadsiz insana aynen ulaşmasına dair bir suale 1. Şua'da ikna edici bir cevap verir.
  • Yasin suresinin de içinde olduğu 29 surenin başında geçen kesik harfler (huruf-u mukattaa) hakkında tüm dersler ve izahlar için Huruf-u Mukattaa maddesine bakılabilir.
  • Bediüzzaman kainat kitabında Cenab-ı Allah'ın bazı harflerde (mesela deniz) bir kelime (balık); bazı harflerde (mesela yeryüzü) bir kitap (mesela hayvan) yazdığını söyler ve bunu "Yasin" kelimesinde "Yasin" suresinin yazılmasına benzetir.
  • Bediüzzaman bulunduğu yerde Kur'an hizmetine engel olunup mescidi kapatıldığı bir zamanda yağmursuzluk olunca Yasin suresini şefaatçi yapıp bir talebesinden bir kamışa 41 defa Yasin okumasını ister. Daha sonra bu kamış suya konulunca bahçe duvarı şiddetinden yıkılacak derecede yağmur yağar.
  • Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser suresinin harflerinin ebcedi makamı 3.000 küsur olduğu gibi Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim surelerinin harf sayıları, Al-i İmran ve Nisa surelerinin kelime sayıları ile Bakara suresinin örfi kelime sayısı da 3.000 küsur eder. Elbette bu kör tesadüfün işi değildir ve rastgele şuursuz ittifakî bir vaziyet olamaz.
  • Yasin suresinin ilk 3 ayetinde (meali: Hikmetli Kur’an’a kasem ederim, sen resullerdensin.) Kur’an'ın mucize olmasının kudsiyeti ve ona yemin edilecek derece-i hürmette olduğu ihtar edilir. Yine bu yemin (kasem) gösterir ki Peygamberliğin delili o kadar haktır ve hakkaniyeti makam-ı tazim ve hürmete çıkmıştır ki onunla kasem ediliyor. 29. Mektup'ta Kur'an'daki yeminler hakkında bir ders vardır.
  • "Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır." mealindeki Yasin suresinin 8. ayetinin ve "Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler." mealindeki Yasin suresinin 9. ayetinin inme sebebi olan Ebucehil'in Peygamberimiz secdedeyken taşla ona vurmak isterken Peygamberimizin bir mucizesi olarak namaz bitene kadar elleri yukarıda kalması hadisesi 19. Mektup'ta beyan edilmiştir.
  • "Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır." mealindeki ibare geçen En'am suresinin 59. ayeti, "Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (levh-i mahfuz'da) sayıp yazmışızdır." mealindeki ibare geçen Yasin suresinin 12. ayeti ve "Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz, apaçık kitaptadır (yazılıdır)." mealindeki ibare geçen Sebe suresinin 3. ayetinin ifade ettiği “Bütün eşya, bütün ahvaliyle vücuda gelmeden ve geldikten sonra ve gittikten sonra yazılıdır ve yazılır ve yazılıyor.” demek olan yüksek hakikate kanaat getirilmesi için 14. Söz'de bir misal verilmiştir.
  • Yasin suresinin 12. ayetinde geçen "İmam-ı Mübin" ile En'am suresinin 59., Hud suresinin 6., Maide suresinin 15., Neml suresinin 1. ve 75., Sebe suresinin 3. ve Yunus suresinin 61. ayetlerinde geçen "Kitab-ı Mübin" ifadeleri 10. Mektup'ta izah edilmiştir.
  • Bediüzzaman ömrü boyunca insanlardan zekat almadığı gibi karşılıksız bir şey ve hediye de almamıştır. Bunun sebeplerini izah ettiği 2. Mektup'ta "Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbi olun" mealindeki Yasin suresinin 21. ayetini ve pek çok ayette geçen "Benim ecrim Allah'tan başkasına ait değildir" mealindeki ibareyi zikrederek hakkın neşrinde peygamberlere uymakla mükellef olduğumuzu beyan eder. Bu konudaki toplu dersler bu sayfada görülebilir.
  • Yasin suresinin 32. (muhdarûn) (sayfa 441) ve 75. (muhdarûn) (sayfa 444) ayetleriyle Saffat suresinin 57. (sayfa 447) (muhdarîn) ve 158. (sayfa 451) (muhdarûn) ayetlerinde geçen bu çok benzer kelimelerin hizası ve satırı hem sure içinde hem de sureler arasında az bir kaymayla birbirine tevafuk eder. İzahı 19. Mektup'tadır. Kelimelerin yerini gösteren resim aşağıdadır.
  • Kur'an'ın bahislerindeki camiiyyet 25. Söz'de izah edilirken misal olarak "Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık." mealindeki Yasin suresinin 34. ayeti zikredilir.
  • Yasin suresinin 35. ve Yasin suresinin 73. ayetlerinde geçen "Hâla şükretmeyecekler mi?" mealindeki ibarenin diğer birkaç ayetle birlikte izahatı Şükür Risalesindedir.
  • Yasin suresinin 38. ayetinde geçen "Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (döner). " mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • Yasin suresinin 39. ayetinde geçen "Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner." mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • Yaş ve kuru her şey içinde bulunan Kur'an'da insanlığın sanat ve fen cihetindeki keşiflerine Kur'an'ın peygamberlerin mucizeleri ve tarihi hadiselerle işaret edildiğini 20. Söz'de izah eden Bediüzzaman misal olarak trene işaret eden "Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir." mealindeki Yasin suresinin 41. ayetini ve "Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık." mealindeki Yasin suresinin 42. ayetini gösterir.
  • Yasin suresinin 53. ayetinde geçen "Olan müthiş bir sesten ibarettir." mealindeki ibare ile Nahl suresinin 77. ayetinde geçen "Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir." mealindeki ibareleri zikreden Bediüzzaman 2. Şua'da (1) haşirde ruhların cesetlere gelmesine, (2) cesetlerin ihyası ve (3) inşasına ve (4) dünyanın ölmesine ve kıyametin kopmasına birer misal verir.
  • "Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı "Ol" demekten ibarettir. Hemen oluverir." mealindeki Yasin suresinin 82. ayeti ile "Olan müthiş bir sesten ibarettir. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar." mealindeki Yasin suresinin 53. ayeti varlıkların yaratılışının sırf bir emir ile ve bir anda olduğunu; buna karşın "O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmıştır" mealindeki Secde suresinin 7. ayeti ile "(Bu,) her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır." mealindeki Neml suresinin 88. ayeti varlıkların yaratılışının ilim içinde azîm bir kudretle, hikmet içinde dakik bir sanatla tedricî olduğunu beyan eder. Bu ayetlerin birbirine aykırılığı olmadığı 16. Söz'de izah edilmiştir.
  • "Ayrılın bir tarafa bugün, ey günahkârlar!" mealindeki Yasin suresinin 59. ayetinin izahı hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri bu sayfada topluca okuyabilirsiniz.
  • Bediüzzaman hem talebesi, hem hizmetkarı, hem katibi hem evlad-ı maneviyesi olan yeğeni Abdurrahman vefatından 1-2 ay önce amcasına yazdığı mektupta "O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder." mealindeki Yasin suresinin 65. ayetini zikreder. Bediüzzaman Abdurrahman'ın mektubunun hem vefatına hem de imanla gideceğine işaret ettiğini beyan eder.
  • Yasin suresinin 68. ayetinde geçen "Hiç düşünmüyorlar mı?" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri bu sayfada topluca okuyabilirsiniz.
  • Yine Yasin suresinin 68. ayetinde " Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine çeviririz." mealindeki ibare geçer. Bediüzzaman 28. Söz'de şu âlemde çocukluktan kemal yaşına kadar vâridatın (gelir), daha sonra ise masarifin (gider) çok olduğunu ve denge kaybolup o canlının öldüğünü söyler.
  • Yasin suresinin 69. ayetinde geçen "Biz ona (Peygamber'e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da." mealindeki ibareyi 13. Söz'de izah eden Bediüzzaman şiirin küçük ve sönük hakikatleri büyük ve parlak hayallerle süslendirip beğendirmek istediğini, Kur’an'ın nihayetsiz parlak, yüksek hakikatlerinin ise şiirin hayalatından müstağni olduğunu beyan eder. Ayrıca ayetlerinin ölçü kaydı altına girmeyip ekser âyetlere bir nevi merkez olması hikmetiyle Kur'an'ın manzum olmamasının hikmetini izah eder.
  • Bediüzzaman 25. Söz'de Kur’an'ın bazen Cenab-ı Hakk’ın âhirette hârika fiillerini kalbe kabul ettirmek için hazırlık hükmünde dünyadaki acayip fiillerini zikrettiğini söyler ve buna misal olarak Yasin suresinin 77. ayetinden surenin sonuna kadar olan ayetleri verir.
  • Bediüzzaman 25. Söz'de Kur'an'ın ispat makamının îcazlı (veciz) ve i’cazlı (mucizeli) bir misali olarak "İnsan der: 'Çürümüş kemikleri kim diriltecek?' Sen, de: 'Kim onları bidayeten inşa edip hayat vermiş ise o diriltecek.' " mealindeki Yasin suresinin 78. ve 79. ayetlerini verir.
  • Yasin suresinin 79. ayetinde geçen "De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek." mealindeki ibarenin bir kıyas-ı temsilî içerdiğini söyleyen Bediüzzaman 29. Söz'de bunu izah eder.
  • Bediüzzaman Yasin suresinin 80. ayetinde geçen "Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. " mealindeki ibareyi Kur'an'ın veciz olduğunu izah ettiği 25. Söz'de misal olarak verir.
  • Yasin suresinin 81. ayetinde ve daha başka pek çok ayette geçen "Gökleri ve yeri yarattı/yaratan ve göklerin ve yerin yaratılışı" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri bu sayfada görebilirsiniz.
  • Bediüzzaman 14. Söz'de "Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı "Ol" demekten ibarettir. Hemen oluverir." mealindeki Yasin suresinin 82. ayetini, "Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir." mealindeki ibare geçen Nahl suresinin 77. ayetini, "Biz ona (insana) şah damarından daha yakınız" mealindeki ibare geçen Kaf suresinin 16. ayetini ve "Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar." mealindeki Mearic suresinin 4. ayetini zikrederek Allah'ın Masnuata (yaratılmışlara) nihayet derecede yakın olduğu halde masnuatın nihayet derecede ondan uzak olduğunu ve Allah'ın nihayetsiz kibriyasıyla beraber gayet cüz’î şeyleri bile hüsn-ü sanattan hariç bırakmadığını misallerle izah eder.
  • Bediüzzaman 16. Söz'de "Her şeyin mülkü kendi elinde olan Allah" mealindeki ibare geçen Yasin suresinin 83. ayetinin, "Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın." mealindeki ibare geçen Hud suresinin 56. ayetinin ve "Biz ona (insana) şah damarından daha yakınız" mealindeki ibare geçen Kaf suresinin 16. ayetinin Allah'ın nihayet yakınlığını ve "Siz de O'na döneceksiniz." mealindeki ibare geçen Yasin suresinin 83. ayetinin, "Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar." mealindeki Mearic suresinin 4. ayetinin ve “Cenab-ı Hak, yetmiş bin hicab arkasındadır.” hadisinin ve mi’rac gibi hakikatlerın ise Allah'a nihayet derecede uzak olduğumuzu gösterdiğini beyan eder ve bu ince sırrı misallerle akla yaklaştıracak şekilde izah eder.
  • Bediüzzaman İsm-i Azamdan olan Kayyum ismini izah ettiği 30. Lema'nın 6. Nüktesinin başında Rahman suresinin 29. ayetinde geçen "O, her an yaratma halindedir." mealindeki ibareyi, "Dilediği şeyleri mutlaka yapandır." mealindeki Buruc suresinin 16. ayetini, Rum suresinin 54. ayetinde geçen "O, dilediğini yaratır." mealindeki ibareyi, Yasin suresinin 83. ayetinde geçen "Her şeyin melekutu O'nun (Allah'ın) elindedir." mealindeki ibareyi ve Rum suresinin 50. ayetinde geçen "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor!" mealindeki ibareyi zikreder.

Bilgiler

İsminin Anlamı ve Kaynağı: Adını ilk âyetini oluşturan iki harften almıştır. Hz. Peygamber tarafından bu adla anılmış, Buhârî ve Tirmizî’nin hadis kitaplarında da bu isim kullanılmıştır. "Yâ Sîn" kelimesinin genellikle "Ey insan!" manasına geldiği kabul edilir. Bediüzzaman "Yasin" ve "Taha"nın Peygamberimizin 2 meşhur ismi olduğunu beyan eder.

Diğer İsimleri:

Kur'ân'daki Sırası: 36

Kur'ân'daki Yeri: 22. cüz, 439. sayfa

Mekkî/Medenî: Mekkî[1]

Nuzül (İnme) Sırası: 41

Kendisinden Önce Nazil Olan Sure: Cin Suresi

Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure: Furkan Suresi

Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler: Sûrenin Mekke döneminin ortalarında nâzil olduğu kabul edilmektedir. Bir görüşe göre Hz. Peygamber’in, olaylı geçen Tâif yolculuğundan sonra sırasıyla Cin, Yâsîn, Furkān ve İsrâ sûreleri inmiştir.[1]

Uzunluğu: 5,6 sayfa

Ayet Sayısı: 83

Satır Sayısı: 84

Kelime Sayısı: 729 (Rumuzat-ı Semaniye)[2], 724[3]

Harf Sayısı: 3.000 (Rumuzat-ı Semaniye)[4], 3.020[3]

Fasıla Harfleri: Mim, Nun

Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı: 5

Secde Ayeti: -

Allah lafzı sayısı (Besmele hariç): 3

Rahman ismi sayısı (Besmele dahil): 5

Rahim ismi sayısı (Besmele dahil): 3

Rab ismi sayısı: 5

İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler: 2 (Yasin 2 ve Yasin 69)

Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler Listesi: Yasin Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (40 ayet)

Bu ayetleri okumak için: Hizb-i Azam-ı Kur'an, Yasin Kısmı

Münâcât-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetler: 36., 39. ve 78. ayetler (3 ayet)

Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı: 27 (Bkz. Yasin Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi)

Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler: 1., 2., 3., 8., 9., 21., 38., 39., 42., 53., 59., 65., 77., 79., 82. ve 83. ayetler (Toplam 16 ayet)

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Yasin Suresinin Kevser Suresi İle Tevafuğu

Nasıl ki Sure-i Kevser'in hurufatı, ebcedî makamı üç bin adet olmakla:

  • hem Sure-i İbrahim'in üç bin adet hurufuna tevafuku ve o on bir surenin birbiriyle muvafakatı ve mutabakatı bilbedahe tesadüf işi olamaz.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Yine Kenzü'l-Arş Duası'nın feyzinden gelen ikinci nükte-i tevafukiyedir. Bu nükteden numune için üç misal:

Birincisi: Suver-i Kur'aniyenin aded-i hurufatı 3000'de tevafukatı pek hârika ve mu'cizanedir.

Mesela: En kısa sure olan Sure-i Kevser'in hurufatı ebcedî makamı 3000 olmakla; hem Sure-i Yâsin'in 3000 aded-i hurufuna, hem Sure-i Furkan'ın 3000, hem Sure-i Fâtır'ın 3000, hem Sure-i Ve's-sâffât'ın 3000, hem Sure-i Sad'ın 3000, hem Ra'd'ın 3000, hem Er-Rum'un 3000, hem Ez-Zuhruf'un 3000, hem Sure-i Şûra'nın 3000, hem İbrahim'in 3000, bu surelerin 3000 hurufatına tevafuku ve 11 surenin bu 3000'de birbiriyle muvafakatı ve mutabakatı bilbedahe tesadüf işi olamaz. Belki i'caz-ı Kur'an'ın bir şu'lesidir ki, hurufata serpilmesidir ve yaldızlamasıdır.

Hem en kısa sure olan Sure-i Kevser hurufunun makam-ı ebcedîsi olan 3000 adediyle, en uzun sure olan El-Bakara'nın örfî yani kelâm hükmündeki kelimatının 3000 adedine ve Âl-i İmran'ın hakiki kelimatının 3000 adedine ve Sure-i Nisa kelimatının 3000 adedine tevafuku elbette kör tesadüfün işi değil ve rastgele ve şuursuz ve ittifakî bir vaziyet olamaz. Belki sırr-ı i'cazın bir cilvesinin şuaı ile bir intizamdır. Böyle büyük tevafukatta küçük küsurat münasebat-ı tevafukiyeyi bozmadığından nazara alınmadı.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Mesela:

اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ

âyeti doğrudan doğruya Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma hitap edip Kevser'i ihsan ettiğine delâlet etmekle, elbette o muhatabın medar-ı imtiyazı olan has isimlerine îmaen اَعْطَيْنَاكَ 'deki ى،ط; طٰهٰ ve يٰسٓ 'e işaretle Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın meşhur iki ismini ve iki surenin başlarına ve isimlerine işaret ediyor.

(Rumuzat-ı Semaniye)

Yasin Suresinin Alak Suresi İle Tevafuğu

Sure-i El-Alak Hazret-i İbn-i Abbas radıyallahu anhümadan nakl-i sahih ile sabittir ki en evvel Hazret-i Cebrail aleyhisselâm

اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ

suresini getirmiş. Bir rivayette tâ اَرَاَيْتَ kelimesine kadar en evvel nâzil olan odur. Bir vakit sonra Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâm namaz kılarken Ebu Cehil taarruz ettiği hengâmda اَرَاَيْتَ kelimesinden nihayete kadar nâzil olmuş. Demek en evvel nâzil olan, şu surenin اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰى kelimesine kadardır ve o da yüz yirmi dokuz (129) harftir. Bir cihette yüz yirmi birdir (121). Şedde sayılmazsa yüz on dokuzdur (119). Yalnız melfuz yüz on dört (114) oluyor. Demek en evvel nâzil olan bu nısf-ı evvel, yüz on dört (114) adet Kur'an surelerine işaret ediyor.

...

س nin sekiz tekerrürü var. Surelerin Yâsin ile beraber (Haşiye: Yâsin'deki س ism-i hecaisiyle zikredildiğinden başında س olan surelerden sayılır.) başlarında س ile başlayan yalnız sekiz tane sure var. Bu sekiz o sekize tevafuk sırrıyla sekiz parmak ile sekiz sureyi gösteriyor.

(Rumuzat-ı Semaniye)

Yasin Suresinin Yasin Lafzında Yazılması Misali

Nasıl ki bir kitap eğer yazma ve mektup olsa onun yazmasına bir kalem kâfidir. Eğer basma ve matbu olsa o kitabın hurufatı adedince kalemler, yani demir harfler lâzımdır, tâ o kitap tabedilip vücud bulsun. Eğer o kitabın bazı harflerinde gayet ince bir hat ile o kitabın ekseri yazılmış ise –Sure-i Yâsin, lafz-ı Yâsin’de yazıldığı gibi– o vakit bütün o demir harflerin küçücükleri, o tek harfe lâzımdır, tâ tabedilsin.

Aynen öyle de şu kitab-ı kâinatı, kalem-i kudret-i Samedaniyenin yazması ve Zat-ı Ehadiyet’in mektubu desen, vücub derecesinde bir suhulet ve lüzum derecesinde bir makuliyet yoluna gidersin. Eğer tabiata ve esbaba isnad etsen, imtina derecesinde suubetli ve muhal derecesinde müşkülatlı ve hiçbir vehim kabul etmeyen hurafatlı şöyle bir yola gidersin ki tabiat için her bir cüz toprakta, her bir katre suda, her bir parça havada, milyarlarca madenî matbaalar ve hadsiz manevî fabrikalar bulunması lâzım. Tâ ki hesapsız çiçekli, meyveli masnuatın teşekkülatına mazhar olabilsin. Yahut her şeye muhit bir ilim, her şeye muktedir bir kuvvet, onlarda kabul etmek lâzım gelir, tâ şu masnuata hakiki masdar olabilsin.

(22. Söz)


İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir kelimeyi yazan harfini yazanın gayrısı, bir sahifeyi yazan satırı yazanın gayrısı, kitabı yazan sahifeyi yazanın gayrısı olması mümkün olmadığı gibi; karıncayı halk eden cins-i hayvanı halk edenin gayrısı, hayvanı yaratan arzı yaratanın gayrısı, arzı halk eden, Rabbü’l-âlemîn’in gayrısı olması muhaldir.

Rububiyet-i âmmenin işaretlerindendir ki kâinat kitabında öyle büyük harfler vardır ki o harflerin bir kısmında bir kelime yazılıdır. Bir kısmında bir kelâm, bir kısmında bir kitap yazılıdır. Mesela, o kitapta bahir, şecer, arz birer harf makamındadırlar. Birinci harfte semek kelimesi, ikincisinde şecer kelâmı, üçüncüsünde hayvan kitabı yazılmıştır. Hattâ Yâsin suretinde tam Yâsin Suresi yazıldığı gibi bazı masnuatta, bir kelime olan isminde, çekirdeğinde o masnuun suresi ve kitabı yazılmıştır.

(Şemme, Mesnevi-i N.)


Şu kitabın heyet-i mecmuasında öyle parlak bir nizam var ki nazzamı güneş gibi içinde tecelli ediyor. Her kelimesi, her harfi birer mu’cize-i kudret olan bu kitab-ı kâinatın telifinde öyle bir i’caz var ki bütün esbab-ı tabiiye, farz-ı muhal olarak muktedir birer fâil-i muhtar olsalar yine kemal-i acz ile o i’caza karşı secde ederek سُبْحَانَكَ لَا قُدْرَةَ لَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ diyeceklerdir.

Her bir kelimesi bütün kelimatıyla münasebettardır. Ve her harfi, bâhusus zîhayat bir harfi, bütün cümlelere karşı müteveccih birer yüzü, nâzır birer gözü var olan bu kitabın öyle bir muzaaf iştibak-ı tesanüd-ü nazmı vardır ki bir noktayı yerinde icad etmek için bütün kâinatı icad edecek bir kudret-i gayr-ı mütenahî lâzımdır. Demek sivrisineğin gözünü halk eden, güneşi dahi o halk etmiştir. Pirenin midesini tanzim eden manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir. Sünuhat’ın dokuzuncu sahifesinde مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ âyetinin sırrına müracaat et.

Yalnız şu kitabın küçük bir kelimesi olan bal arısını gör. Nasıl şehd-i şehadet o mu’cize-i kudretin lisanından akıyor. Veyahut şu kitabın bir noktası olan hurdebînî bir huveynat ki çok defa büyülttükten sonra görünür. Dikkat et! Nasıl mu’ciz-nüma, hayret-feza bir misal-i musağğar-ı kâinattır. Sure-i Yâsin, suret-i lafz-ı Yâsin’de yazıldığı gibi cezaletli, mûciz bir nokta-i câmiadır. Onu yazan, bütün kâinatı da o yazmıştır.

(Nokta, Mesnevi-i N.)


Nasıl ki elle yazılmış bir kitabın yazılması için bir tek kalem kâfi geliyor. Fakat eğer o kitab matbu' ise, tab'ı için onun harflerinin şekline göre, harfleri sayısınca kalemler lâzımdır. Hem o kalemlerin yapılması için, yani demir harflerini yapmak için çok kimselerin iştirâki dahi lâzımdır. Ve eğer o kitabın bazı kelimelerinde ince harflerle kitabın ekserisi yazılmış ise, -Sure-i Yâsin, lafz-ı Yâsin'de yazıldığı gibi- o zaman o bir tek kelime için, kitabın ekser harfleri adedince demir harfler lâzımdır.

(Lemalar, Mesnevi-i N. (Badıllı))


Evet Rububiyet-i mutlaka-i ammenin işaratından olarak; Büyük bir harfta bir kelimeyi, veya bir kelâmı, yahutta bir kitabı yazmasıdır. O ise, umumî bir şuur ve ihatanın remzidir. Meselâ deniz harfinde balığı; ve ağaç satırında aradayı (ağaç kurdunu); ve küre-i arz noktasında hayvanı; ve ehl-i gafletçe camid başıboş ve metrûk bir şey zannedilen karıncayı heryerde halketmek gibi!.. Hattâ bazı masnuat var ki, يٰسٓ lafzının suretinde Sure-i Yâsin'in tamamı yazılmış gibidir.

(Şemme, Mesnevi-i N. (Badıllı))


وَ اِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ âyet-i kerimeye istinaden "şey" ünvanını taşıyan her nesne hayattardır. Yani, bir çeşit hayatı vardır. Binaenaleyh, bir ruha mahal olan bir cisim içinde bir cemaat, belki pek çok cisim cemaatları vardır. Ve o cemaatların içerisinde bulunan her bir zerre ve her bir hüceyrenin de hassas beş kuvvesi ve duyguları vardır. Böylece şahsın malik olduğu hayat ve duygular itibariyle düşünülürse, Yasin Suresi tamamen içerisinde yazılı يٰسٓ kelimesini andırır.

(Kızıl İcaz)

Yasin Suresinin Okunuşundaki Sevap

Hem mesela, insafsız ehl-i ilhadın mübalağa zannettikleri hattâ muhal bir mübalağa ve mücazefe tevehhüm ettikleri biri de amellerin sevabına dair ve bazı surelerin faziletleri hakkında gelen rivayetlerdir. Mesela “Fatiha’nın Kur’an kadar sevabı vardır.” “Sure-i İhlas, sülüs-ü Kur’an”, “Sure-i İza zülzileti’l-ardu, rubu’” “Sure-i Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, rubu’”, “Sure-i Yâsin, on defa Kur’an kadar” olduğuna rivayet vardır.

İşte insafsız ve dikkatsiz insanlar demişler ki: “Şu muhaldir. Çünkü Kur’an içinde Yâsin ve öteki faziletli olanlar da vardır. Onun için manasız olur.”

Elcevap: Hakikati şudur ki: Kur’an-ı Hakîm’in her bir harfinin bir sevabı var, bir hasenedir. Fazl-ı İlahîden o harflerin sevabı sümbüllenir, bazen on tane verir, bazen yetmiş, bazen yedi yüz (Âyetü’l-Kürsî harfleri gibi), bazen bin beş yüz (Sure-i İhlas’ın harfleri gibi), bazen on bin (Leyle-i Beratta okunan âyetler ve makbul vakitlere tesadüf edenler gibi) ve bazen otuz bin (mesela, haşhaş tohumunun kesreti misillü, Leyle-i Kadirde okunan âyetler gibi). Ve o gece bin aya mukabil işaretiyle, bir harfinin o gecede otuz bin sevabı olur anlaşılır. İşte Kur’an-ı Hakîm, tezauf-u sevabıyla beraber elbette muvazeneye gelmez ve gelemiyor. Belki asıl sevap ile bazı surelerle muvazeneye gelebilir.

Mesela, içinde mısır ekilmiş bir tarla farz edelim ki bin tane ekilmiş. Bazı habbeleri yedi sümbül vermiş farz etsek, her bir sümbülde yüzer tane olmuş ise o vakit tek bir habbe bütün tarlanın iki sülüsüne mukabil oluyor. Mesela, birisi de on sümbül vermiş, her birinde iki yüz tane vermiş. O vakit bir tek habbe asıl tarladaki habbelerin iki misli kadardır. Ve hâkeza kıyas et.

Şimdi Kur’an-ı Hakîm’i nurani, mukaddes bir mezraa-i semaviye tasavvur ediyoruz. İşte her bir harfi asıl sevabıyla birer habbe hükmündedir. Onların sümbülleri nazara alınmayacak. Sure-i Yâsin, İhlas, Fatiha, Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, İza zülzileti’l-ardu gibi sair faziletlerine dair rivayet edilen sure ve âyetlerle muvazene edilebilir.

Mesela, Kur’an-ı Hakîm’in üç yüz bin altı yüz yirmi harfi olduğundan Sure-i İhlas, Besmele ile beraber altmış dokuzdur. Üç defa altmış dokuz, iki yüz yedi harftir. Demek, Sure-i İhlas’ın her bir harfinin haseneleri, bin beş yüze yakındır.

İşte Sure-i Yâsin’in hurufatı hesap edilse, Kur’an-ı Hakîm’in mecmu-u hurufatına nisbet edilse ve on defa muzaaf olması nazara alınsa şöyle bir netice çıkar ki: Yâsin-i Şerif’in her bir harfi takriben beş yüze yakın sevabı vardır. Yani o kadar hasene sayılabilir.

İşte buna kıyasen başkalarını dahi tatbik etsen ne kadar latîf ve güzel ve doğru ve mücazefesiz bir hakikat olduğunu anlarsın.

(24. Söz)


Birinci Sual: Denildi ki: “Fatiha ve Yâsin ve hatm-i Kur’anî gibi okunan virdler, kudsî şeyler, bazen hadsiz ölmüş ve sağ insanlara bağışlanıyor. Halbuki böyle cüz’î bir tek hediye, ân-ı vâhidde hadsiz zatlara yetişmek ve her birisine aynı hediye düşmek, tavr-ı aklın haricindedir.”

Elcevap: Fâtır-ı Hakîm nasıl ki unsur-u havayı kelimelerin berk gibi intişarlarına ve tekessürlerine bir mezraa ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedî (asm) umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi öyle de okunan bir Fatiha dahi mesela umum ehl-i iman emvatına aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, manevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtrî telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor.

Hem nasıl ki bir lamba yansa mukabilindeki binler âyineye, her birine tam bir lamba girer. Aynen öyle de bir Yâsin-i Şerif okunsa milyonlar ruhlara hediye edilse her birine tam bir Yâsin-i Şerif düşer.

(1. Şua)

Yasin Suresinin Saffat Suresi İle Tevafuğu

Hâfız Osman hattıyla ve basmasıyla olan Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın yazılan kelimeleri birbirine bakıyor.

Mesela, Sure-i Kehf’de وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ kelimesi altında yapraklar delinse Sure-i Fâtır’daki قِطْمٖيرٍ kelimesi, az bir inhirafla görünecek ve o kelbin ismi de anlaşılacak.

Ve Sure-i Yâsin’de iki defa مُحْضَرُونَ birbiri üstüne, Ve’s-sâffat’taki مُحْضَرٖينَ ve مُحْضَرُونَ hem birbirine hem onlara bakıyor, biri delinse ötekiler az bir inhirafla görünecek.

(19. Mektup)

Yasin Suresinin 25 Ayetine Dair 25. Mektup

Sure-i Yâsin’in yirmi beş âyetine dair yirmi beş nükte olmak üzere rahmet-i İlahiyeden istenilmiş fakat daha zamanı gelmediğinden yazılmamıştır.

(Fihrist (Mektubat))

Yasin Suresinin 41 Defa Okunması

Süleyman Efendi, Mustafa Çavuş ve Bekir Bey’in bir fıkrasıdır

(Isparta’daki kardeşlerimizin fıkrasındaki davayı ispat eden kuvvetli iki delili gösteriyor.)

Re’fet Bey ve Hüsrev gibi kardeşlerimizin hârika bir surette yağan umumî yağmur içinde Risale-i Nur bereketine hususiyetle baktığına, bizim de kanaatimiz geliyor. Çünkü gözümüzle yağmur hâdisesini, hususi bir şekilde hizmet-i Kur’an ve Risale-i Nur’a baktığını iki suretle gördük.

Birinci Suret: Risale-i Nur’un vasıta-i neşri olan Üstadımızın camii, Barla’da seddedildi. Risale-i Nur’u yazacak hariçteki talebelerinin yanına gelmeleri men’edildiği hengâmda kuraklık başladı. Yağmura ihtiyac-ı şedit oldu. Sonra yağmur başladı, her tarafta yağdı. Yalnız Karaca Ahmed Sultan’dan itibaren bir daire içinde kalan Barla mıntıkasına yağmur gelmedi. Üstadımız bundan pek müteessir olarak dua ediyordu.

Sonra dedi ki: “Kur’an’ın hizmetine set çekildi, bu köydeki mescidimiz kapandı. Bunda bir eser-i itab var ki yağmur gelmiyor. Öyle ise madem Kur’an’ın itabı var. Yâsin Suresini şefaatçi yapıp Kur’an’ın feyzini ve bereketini isteyeceğiz.”

Üstadımız, Muhacir Hâfız Ahmed Efendi’ye dedi ki: “Sen kırk bir Yâsin-i Şerif oku.” Muhacir Hâfız Ahmed Efendi bir kamışa okudu. O kamışı suya koydular. Daha yağmur alâmeti görünmezken ikindi namazı vaktinde, Üstadımız daima itimat ettiği bir hatırasına binaen Muhacir Hâfız Ahmed Efendi’ye söyledi ki: “Yâsinler tılsımı açtı, yağmur gelecek.”

Aynı gecede evvelce yağmadığı Barla dairesi içine öyle yağdı ki Üstadımızın odasının altındaki Çoban Ahmed’in bahçesindeki duvar yağmurdan yıkıldı. Halbuki Karaca Ahmed Sultan’ın arkasında ve deniz kenarında balık avlamakla meşgul Şem’î ile arkadaşları bir damla yağmur görmediler.

İşte bu hâdise kat’iyen delâlet ediyor ki o yağmur, hizmet-i Kur’an’la münasebettardır. O rahmet-i âmme içinde bir hususiyet var ki Sure-i Yâsin anahtar ve şefaatçi oldu ve yağmur kâfi miktarda yağdı.

İkinci Suret: Kuraklık zamanında, yirmi otuz gün içinde yağmur Barla’ya yağmamışken, Yokuşbaşı Çeşmesi yapıldığı bir zamanda menbaına yakın Üstadımız ve biz (yani Süleyman, Mustafa Çavuş, Ahmed Çavuş, Abbas Mehmed ve sair kardeşlerimiz) beraber cemaatle namaz kıldık. Tesbihattan sonra dua için elimizi kaldırdık, Üstadımız yağmur duası etti. Kur’an’ı şefaatçi yaptı. Birden o güneş altında, her birimizin ellerine yedi sekiz damla yağmur düştü. Elimizi indirdik, yağmur kesildi.

Cümlemiz bu hale hayret ettik. O vakte kadar yirmi otuz gündür yağmur gelmemişti. Yalnız o yağmur duası anında dua eden her ele, yedi sekiz damla düşmesi gösterdi ki bunda bir sır var. Üstadımız dedi ki: “Bu, bir işaret-i İlahiyedir. Cenab-ı Hak manen diyor ki: Ben duayı kabul ediyorum fakat şimdi yağmur vermiyorum.” Demek sonra Sure-i Yâsin şefaat edecek. Nitekim öyle olmuştur.

Elhasıl: Isparta’daki kardeşlerimizin umumî rahmet içindeki Risale-i Nur’un bereketine dair dava ettikleri hususiyeti, bu iki kuvvetli delil ile tasdik ediyoruz.

Barla’da Şem’î, Mustafa Çavuş, Bekir Bey, Muhacir Hâfız Ahmed, Süleyman

(Barla L.)

Diğer Bahisler

Evet اَشَدُّ الْبَلَاءِ عَلَى الْاَنْبِيَاءِ ثُمَّ الْاَوْلِيَاءِ sırrıyla, enbiyanın vârisi olanların türlü türlü belalara uğramaları, hikmet-i İlahiye iktizasından olmasıyla, o zümre-i mübareke gibi Üstadımız dahi nice belalara hedef olmuştur. Hattâ Kastamonu’ya ilk teşrif ettikleri zaman çocuklar, bir bedbaht şakî tarafından teşvik edilip abdest almak için çeşmeye çıktıkları vakit taş atmışlar. Fakat Üstadımız daima gördüğü eza ve cefalara ulü’l-azmane sabır ve tahammül eder. Hem safa-i sadra ve selâmet-i kalbe mâlik olduklarından, o çocuklara dahi hiddet etmeyip buyururlardı ki: “Bunlar Sure-i Yâsin’den mühim bir âyetin nüktesini keşfime sebep oldular.” diye onlara dua ederlerdi. Sonra bu çocuklar, Üstadımızın duaları bereketiyle şâyan-ı hayret bir hal kesbettiler ki Üstadımızı uzak yakın nerede görürlerse koşarak yanına gelirler, mübarek elini öperler, duasını alırlardı.

(Tarihçe-i H., Kastamonu_Hayatı)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

Yasin suresinin Yasin lafzı içinde yazıldığı bir tablo

(Soldan sağa) Yasin suresinin 32. (muhdarûn) ve 75. (muhdarûn) ayetleriyle Saffat suresinin 57. (muhdarîn) ve 158. (muhdarûn) ayetlerinde geçen bu çok benzer kelimelerin yerlerinin az bir kaymayla birbirine tevafuk ettiğini gösteren görüntü (Hüsrev hattı tevafuklu Kur'an'dan alınmıştır)

Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları

Yasin Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı[3]
Genel Ayet No Sure No Sure Ayet No Kelime Sayısı Harf Sayısı
3706 36 1 1 2
3707 36 2 2 14
3708 36 3 3 14
3709 36 4 3 12
3710 36 5 3 17
3711 36 6 7 30
3712 36 7 8 30
3713 36 8 10 43
3714 36 9 12 50
3715 36 10 8 36
3716 36 11 12 54
3717 36 12 14 56
3718 36 13 8 37
3719 36 14 11 57
3720 36 15 15 55
3721 36 16 6 28
3722 36 17 5 22
3723 36 18 12 55
3724 36 19 9 37
3725 36 20 10 45
3726 36 21 7 29
3727 36 22 7 31
3728 36 23 15 58
3729 36 24 5 16
3730 36 25 4 20
3731 36 26 7 29
3732 36 27 7 27
3733 36 28 13 47
3734 36 29 8 28
3735 36 30 11 46
3736 36 31 11 45
3737 36 32 6 23
3738 36 33 10 50
3739 36 34 10 42
3740 36 35 8 37
3741 36 36 13 54
3742 36 37 9 37
3743 36 38 8 39
3744 36 39 7 36
3745 36 40 15 57
3746 36 41 8 36
3747 36 42 6 23
3748 36 43 9 33
3749 36 44 6 21
3750 36 45 11 45
3751 36 46 11 43
3752 36 47 24 92
3753 36 48 7 29
3754 36 49 8 34
3755 36 50 7 33
3756 36 51 10 39
3757 36 52 12 52
3758 36 53 10 38
3759 36 54 11 42
3760 36 55 7 26
3761 36 56 7 30
3762 36 57 6 22
3763 36 58 5 15
3764 36 59 4 24
3765 36 60 13 49
3766 36 61 5 22
3767 36 62 8 36
3768 36 63 5 21
3769 36 64 5 24
3770 36 65 11 56
3771 36 66 9 45
3772 36 67 10 47
3773 36 68 7 30
3774 36 69 12 43
3775 36 70 8 32
3776 36 71 12 48
3777 36 72 6 32
3778 36 73 6 28
3779 36 74 7 32
3780 36 75 7 30
3781 36 76 9 36
3782 36 77 11 40
3783 36 78 11 39
3784 36 79 10 37
3785 36 80 11 44
3786 36 81 14 59
3787 36 82 10 34
3788 36 83 8 34
Toplam - 83 724 3.020

İlgili Maddeler/Sayfalar

İlgili Kategoriler

Kaynakça