İçeriğe atla
Menüyü aç / kapat
  • 8,1 B maddeler
  • 9 B dosyalar
  • 980 kullanıcılar
  • 62,1 B değişiklikler
Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi
Tercihler menüsünü aç / kapat
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Herhangi bir düzenleme yaparsanız IP adresiniz herkese açık olarak görünecektir.

Fetih Suresi: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Turker (mesaj | katkılar)
"Kategori:Sureler Hakkında Bilgiler ''Önceki Sure: Muhammed SuresiKur'ânHucurat Suresi: Sonraki Sure'' ''Bu sureyi Fetih suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz'' '''Fetih ({{Arabi|الفتح}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 48. suresi olup Muhammed ve Hucurat sureleri arasında yer alır. <ref name='a'>Fetih</ref> '''Risale-i Nur'da Fetih Suresi ve ayetleri hakkındaki ders..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu
 
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
3. satır: 3. satır:


''Bu sureyi [[Kuran:Fetih|Fetih suresi okuma sayfasında]] mealiyle beraber okuyabilirsiniz''
''Bu sureyi [[Kuran:Fetih|Fetih suresi okuma sayfasında]] mealiyle beraber okuyabilirsiniz''
''Fetih ile ilgili maddeler için [[Fetih (Tavzih) sayfasına]] gidin''


'''Fetih ({{Arabi|الفتح}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 48. suresi olup Muhammed ve Hucurat sureleri arasında yer alır.  
'''Fetih ({{Arabi|الفتح}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 48. suresi olup Muhammed ve Hucurat sureleri arasında yer alır.  




<ref name='a'>Fetih</ref>
<ref name='a'>https://islamansiklopedisi.org.tr/feth-suresi</ref>


'''Risale-i Nur'da Fetih Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler:'''
'''Risale-i Nur'da Fetih Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler:'''
128. satır: 130. satır:




 
* Bediüzzaman Kur'an'da Kur'an lafzının (kelimesi) İsra ve Kamer Surelerinden başlayan bir tevafuk silsilesi içinde olduğunu keşfettiği gibi Resul lafzında da o kelime ile en ziyade münasebettar olan Muhammed ve Fetih surelerinde [[Fetih 29]] ayetinden başlayarak altı tevafuk silsilesi bulunduğu keşfetmiştir. Bu silsilelerde 29 ayette yer alan 160 Resul kelimesini [[Risale:29._Mektubun_4._Kısmı#Birinci_Silsile_3|listelemiştir]]. Bu kelimelerin hizaları  pek az inhiraf dışında birbirine tevafuk eder. Kur'an'ın hakikatlarının hakiki tefsirleri olan Risale-i Nur'un Peygamberimizin 300'den fazla mucizesinden bahseden Mu'cizat-ı Ahmediye Risalesi de (19. Mektup) o zat-ı nuraniden (Peygamberimizden) istifade edip mu'cizane bir keramete mazhar olmuştur. "Resul-i Ekrem" ibaresi yüzlerce defa tekrar edildiği halde pek nadir istisnalar dışında satırlarda aynı hizalarda tevafuk etmiştir.
* [[Fetih |Fetih suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Fetih'dedir]].
* [[Fetih |Fetih suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Fetih'dedir]].
* [[Fetih |Fetih suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Fetih'dedir]].
* [[Fetih |Fetih suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Fetih'dedir]].
206. satır: 208. satır:
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==


''Fetih Suresinin sonundaki ayetlerdeki ihbar-ı gaybîye dair [[Risale:7._Lem%27a|7. Lem'a]] namında bir risale mevcuttur''


([[|]])
İhtar: Lafz-ı Resuldeki nükte-i azîmenin beyanında yüz altmış âyet yazıldı. İşbu âyetlerin hâsiyeti pek azîm olmakla beraber; mana cihetiyle birbirini ispat ve tekmil ettiğinden, çok manidar olduğu için muhtelif âyâtı hıfzetmek veya okumak arzusunda bulunanlara bir hizb-i Kur’anî olduğu gibi; Kur’an kelimesindeki nükte-i azîmenin beyanında, altmış dokuz âyât-ı azîmenin derece-i belâgatı pek fevkalâde ve kuvvet-i cezaleti pek ulvidir. Bu da ikinci bir hizb-i Kur’anî olarak ihvana tavsiye edilir.
 
Yalnız Kur’an kelimesi, yedi silsile-i Kur’an’da mevcud olup umum o kelimeyi tutmuş, hariç iki kalmış. O iki de kıraat manasında olduğundan o huruç, nükteye kuvvet vermiştir.
 
Resul lafzı ise o kelime ile en ziyade münasebettar sureler içinde [[Sure-i Muhammed]] ile [[Sure-i Fetih]] olduğundan, o iki sureden çıkan silsilelere hasrettiğimizden, hariç kalan Resul lafzı şimdilik dercedilmemiştir. Vakit müsaade etse bundaki esrar yazılacaktır, inşâallah.
 
([[Risale:29._Mektup#Dördüncü_Kısımdan|29. Mektup]])
----
Kur'an-ı Hakîm'de Lafz-ı Resul'ün zikir ve tekrarındaki esrarın bir ikisine işaret eder. Şöyle ki:
 
Nasıl ki Kur'an'da Lafz-ı Kur'an, [[Sure-i İsra]] ile [[Sure-i Kamer]]'den başlayan silsile-i tevafuk -birinci nüktede beyan edildiği vecihle- bir lem'a-i i'caziyeyi gösteriyor. Öyle de Lafz-ı Resul, [[Sure-i Muhammed]] ve [[Sure-i Fetih]]'te [[Fetih 29|{{Arabi|مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ}}]] dan başlayan o kelime ile bize ihtar edilen altı silsile-i tevafuk çok manidar bir surette bir sahife-i vâhide hükmünde olan mecmu-u Kur'an'da o altı silsile uzanmış birbirine bakıyor.
 
Nasıl ki âyât-ı Kur'aniyedeki hakaikin hakiki tefsirleri olan Risaletü'n-Nur eczaları içinde Mu'cizat-ı Ahmediye Risalesi, Lafz-ı Resul-i Ekrem yüzer defa tekrar edildiği halde pek nadir istisna ile gayet parlak bir tevafuku göstermekle menba-ı mu'cizat olan zat-ı risaletin bir unvanı olan Resul-i Ekrem kelimesi dahi o zat-ı nuraniden istifade edip mu'cizane bir keramete mazhar olmuştur.
 
Öyle de, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın ferman ve bürhan-ı risaleti olan Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'da Lafz-ı Resul tekrarının ve o lafzı tekrar eden âyetlerde mu'cizane surî ve manevî tevafukat var. Lafız birbirine baktığı gibi âyetler manaca birbirini o kadar kuvvetle ispat eder, tekmil eder. Dikkat eden kat'iyen anlar ki tesadüf işi olmadığı gibi fikr-i beşerin düşünüşü dahi olamaz.
 
İşte şu numune için [[Sure-i Muhammed]] ve [[Sure-i Fetih]]'ten başlayan ve risalet-i Muhammediyeyi gösteren silsilelerin birincisi Sure-i Fetih'teki {{Arabi|مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ}} dan başlar. Yirmi dokuz âyette Lafz-ı Resul zikredilmiş. Birbiri üstünde bir satırda düşer. Yalnız hattın adem-i intizamından bazılarında az inhiraf eder. Âyetler dahi o kadar manidar birbirine bakar ki dikkat eden hayret eder.
 
([[Risale:29._Mektubun_4._Kısmı#İKİNCİ_NÜKTE|Rumuzat-ı Semaniye]])
----
Lafz-ı Resul'deki nükte-i azîmenin beyanında yüz altmış âyet yazıldı. İşbu âyetlerin hâsiyeti pek azîm olmakla beraber mana cihetiyle birbirini ispat ve tekmil ettiğinden çok manidar olduğu için muhtelif âyâtı hıfzetmek veya okumak arzusunda bulunanlara bir hizb-i Kur'anî olduğu gibi... {{Arabi|قُرْاٰنْ}} kelimesindeki nükte-i azîmenin beyanında altmış dokuz âyât-ı azîmenin derece-i belâgatı pek fevkalâde ve kuvvet-i cezaleti pek ulvidir. Bu da ikinci bir hizb-i Kur'anî olarak ihvana tavsiye edilir.
 
Yalnız {{Arabi|قُرْاٰنْ}} kelimesi yedi silsile-i Kur'an'da mevcud olup umum o kelimeyi tutmuş. Hariç [[Kıyame 17|iki]] [[Kıyame 18|kalmış]]. O iki de kıraat manasında olduğundan o huruc, nükteye kuvvet vermiştir.
 
Resul lafzı ise o kelime ile en ziyade münasebettar sureler içinde [[Sure-i Muhammed]] ile [[Sure-i Fetih]] olduğundan, o iki sureden çıkan silsilelere hasrettiğimizden hariç kalan Resul lafzı şimdilik dercedilmemiştir. Vakit müsaade etse bundaki esrar yazılacaktır inşâallah.
 
([[Risale:29._Mektubun_4._Kısmı#İhtar|Rumuzat-ı Semaniye]])
----
Hem Kur’an’ı tefsir eden ve bir kısmı otuz kırk hattâ yetmiş cilt olarak birer tefsir yazan yüksek zekâlı müdakkik binlerle mütefennin ulemanın, senetleri ve delilleriyle beyan ettikleri Kur’an’daki hadsiz meziyetleri ve nükteleri ve hâsiyetleri ve sırları ve âlî manaları ve umûr-u gaybiyenin her nevinden kesretli gaybî ihbarları izhar ve ispat etmeleri ve bilhassa Risale-i Nur’un yüz otuz kitabının her biri Kur’an’ın bir meziyetini, bir nüktesini kat’î bürhanlarla ispat etmesi ve bilhassa Mu’cizat-ı Kur’aniye Risalesi; şimendifer ve tayyare gibi medeniyetin hârikalarından çok şeyleri Kur’an’dan istihraç eden Yirminci Söz’ün İkinci Makamı ve Risale-i Nur’a ve elektriğe işaret eden âyetlerin işaratını bildiren İşarat-ı Kur’aniye namındaki Birinci Şuâ ve huruf-u Kur’aniye ne kadar muntazam, esrarlı ve manalı olduğunu gösteren Rumuzat-ı Semaniye namındaki sekiz küçük risaleler ve [[Fetih Suresi|Sure-i Feth]]’in âhirki âyeti beş vecihle ihbar-ı gaybî cihetinde mu’cizeliğini ispat eden küçük bir risale gibi Risale-i Nur’un her bir cüzü, Kur’an’ın bir hakikatini, bir nurunu izhar etmesi; Kur’an’ın misli olmadığına ve mu’cize ve hârika olduğuna ve bu âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı ve bir Allâmü’l-guyub’un kelâmı bulunduğuna bir imzadır.
 
([[Risale:7._Şuâ#Altıncısı_2|7. Şua]])
----
Sual ediyorsunuz: Bazı rivayetlerde vardır ki “Bid’aların revacı hengâmında ehl-i iman ve takvadan bir kısım suleha, sahabe derecesinde veya daha ziyade efdal olabilir.” diye rivayetler vardır. Bu rivayetler sahih midir? Sahih ise hakikatleri nedir?
 
Elcevap: Enbiyadan sonra nev-i beşerin en efdali sahabe olduğu, Ehl-i Sünnet ve Cemaat’in icmaı bir hüccet-i kātıadır ki o rivayetlerin sahih kısmı, fazilet-i cüz’iye hakkındadır. Çünkü cüz’î fazilette ve hususi bir kemalde, mercuh racihe tereccuh edebilir. Yoksa [[Sure-i Feth]]’in âhirinde sitayişkârane tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar ve Tevrat ve İncil ve Kur’an’ın medh ü senasına mazhar olan sahabelere, fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez.
 
([[Risale:27._Söz#Yirmi_Yedinci_Söz’ün_Zeyli|27. Söz]])
----
----
İncil’de, [[İsa (as)|İsa]]’dan sonra gelen ve İncil’in birkaç âyetinde “Âlem Reisi” unvanıyla müjde verdiği Nebi’nin tarifine dair: [[Risale:19. Mektup (Ayet-Hadis Mealleri)#150|{{Arabi|مَعَهُ قَضٖيبٌ مِنْ حَدٖيدٍ يُقَاتِلُ بِهٖ وَاُمَّتُهُ كَذٰلِكَ}}]] İşte şu âyet gösteriyor ki: “Sahibü’s-seyf ve cihada memur bir peygamber gelecektir.” Kadîb-i hadîd, kılınç demektir.
Hem ümmeti de onun gibi sahibü’s-seyf, yani cihada memur olacağını, [[Fetih Suresi|Sure-i Feth]]’in âhirinde [[Fetih 29|{{Arabi|وَ مَثَلُهُمْ فِى الْاِنْجٖيلِ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْاَهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِهٖ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغٖيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ}}]] âyeti, İncil’in şu âyeti gibi başka âyetlerine işaret edip Muhammed aleyhissalâtü vesselâm sahibü’s-seyf ve cihada memur olduğunu İncil ile beraber ilan ediyor.
Tevrat’ın Beşinci Kitabının Otuz Üçüncü Babında şu âyet var: “Hak Teâlâ, Tûr-i Sina’dan ikbal edip bize Sâîr’den tulû etti ve [[Faran Dağları|Fâran Dağlarında]] zahir oldu.”
İşte şu âyet nasıl ki “Tûr-i Sina’da ikbal-i Hak” fıkrasıyla nübüvvet-i Museviyeyi ve Şam Dağlarından ibaret olan “Sâîr’den tulû-u Hak” fıkrasıyla, nübüvvet-i İseviyeyi ihbar eder. Öyle de bi’l-ittifak Hicaz Dağlarından ibaret olan “[[Faran Dağları|Fâran Dağlarından]] zuhur-u Hak” fıkrasıyla, bizzarure risalet-i Ahmediyeyi (asm) haber veriyor.
Hem [[Fetih Suresi|Sure-i Feth]]’in âhirinde [[Fetih 29|{{Arabi|ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ}}]] hükmünü tasdiken, Tevrat’ta [[Faran Dağları|Fâran Dağlarından]] zuhur eden peygamberin sahabeleri hakkında şu âyet var: “Kudsîlerin bayrakları beraberindedir ve onun sağındadır.” “Kudsîler” namıyla tavsif eder. Yani “Onun sahabeleri kudsî, salih evliyalardır.”


([[Risale:19._Mektup#Üçüncü_Hüccet|19. Mektup]])
----


([[|]])
([[|]])
----
----


([[|]])
----


([[|]])
([[|]])
----
----


([[|]])
----


([[|]])
([[|]])
----
----


([[|]])
----


([[|]])


==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==
==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==

08.13, 7 Kasım 2024 tarihindeki hâli

Önceki Sure: Muhammed SuresiKur'ânHucurat Suresi: Sonraki Sure

Bu sureyi Fetih suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz

Fetih ile ilgili maddeler için Fetih (Tavzih) sayfasına gidin

Fetih (الفتح) Suresi Kur'ân-ı Kerim'in 48. suresi olup Muhammed ve Hucurat sureleri arasında yer alır.


[1]

Risale-i Nur'da Fetih Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler:

Akla Havale

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve daha pek çok ayette Kur'an kudsî havaleler ile aklı şahit tutuyor, ikaz ediyor ve akla havale ediyor. Bu konudaki bahisleri bu sayfada topluca okuyabilirsiniz.

Hayvan gibi hatta daha sapıktırlar

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve daha pek çok ayette geçen "(kafirler) hayvan gibi hatta daha sapıktırlar" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.

Alak Suresi 17 sure tevafuk

  • Kur'an'ın ilk inen suresi olan Alak suresinin medde, şedde, tenvin ve besmele dâhil olmakla beraber 328 harfi vardır. Fetih suresi dahil 13 surenin 300 küsur kelime sayısına ve ayrıca 4 surenin harf sayısına tevafuk eder. Bu 17 sure, Alak suresinin 300 tarihinden 351 tarihine kadar hâdisat-ı İslâmiyeye işaret ettiğine şahit olup onu teyit eder.

Efela ta'kilun

  • Kur'an'da Fetih suresinin x. ve daha pek çok ayetin sonunda akla havale eder ve araştırmaya sevk eder. Bu hususta Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.

İşaratül İ'cazda misal olarak verilen ayetler

Kun Feyekun

  • Fetih suresinin x. ayeti dahil toplam 8 ayette geçen Kün Feyekun (كُنْ فَيَكُونْ) (Meali: (Allah) "Ol!" (der ve) "Olur") ibaresi hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca Kün Feyekun sayfasında okuyabilirsiniz.

Erhamürrahimin

  • Fetih suresinin xx. ayetinde ve daha başka ayetlerde geçen geçen "Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır", "Allah yapıp-yaratanların en güzelidir", "Allah merhametlilerin en merhametlisidir" mealindeki ibarelerin kapsamlı bir izahı 32. Söz'dedir.

Tahaddi ayetleri

  • Fetih suresinin x. ayeti Kur'an'ı (haşa) insan sözü diye iddia edenlere meydan okuyan ayetlerden biridir. Kur'an'ın meydan okuması husustaki dersleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.

7 Kat Sema Ayetleri

Tefekkür

  • Fetih suresinin x. ayetinde diğer birçok ayette olduğu gibi tefekkür tavsiye edilir. Risale-i Nur'un acz, fakr ve şefkat ile birlikte 4 esasından biri olan tefekkür hakkında bu sayfaya bakın.

Huruf-u Mukataa

  • Fetih suresinin de içinde olduğu 29 surenin başında geçen kesik harfler (huruf-u mukattaa) hakkında tüm dersler ve izahlar için Huruf-u Mukattaa maddesine bakılabilir.

Kafirlerin Cehenneme Atılması

  • Bediüzzaman, Kur'an'da zalimlerin ve kafirlerin cehenneme atılıp azap göreceği tehditinde bulunan Fetih suresinin x. ayeti ve daha pek çok ayetin hikmetini izah ederken insanların küfrünün kâinatın ve ekser mahlukatın hukukuna çok büyük bir tecavüz olduğunu ve semavatı ve arzı kızdırdığını söyler.

İman Edip Salih Amel İşleyenler

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve daha pek çok ayette geçen "İman edip salih amel işleyenler" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.

Dönüş O'nadır

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve daha pek çok ayette geçen "Dönüş(ünüz) O'nadır (Allah'adır)" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.

Halidine fiha ebeda

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve daha pek çok ayette (Kur'an'da toplam 40 ayette) bazen cennetlikler bazen de cehennemlik için kullanılan "Hâlidîne Fîhâ (Ebedâ)" ([Orada] ebedi kalırlar) ifadesinin izahına ve ayrıca kafirlerin sınırlı dünya hayatını kafir olarak geçirmelerine karşılık cehennemde daimi kalmalarının Allah'ın hikmeti açısından uygun olduğu ve Allah'ın merhametine aykırı olmadığının izahına dair bahisleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.

İn ecriye illa alellah

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve daha pek çok ayette Peygamberlerin tebliğ vazifesi karşılığında Allah'tan başka kimseden ücret istemediklerini ifade edilir. Bu konuda Risale-i Nur'da geçen bahisler bu sayfada okunabilir.

O, her şeye kadirdir

  • Hud suresinin 4. ayetinde ve daha başka pek çok ayette geçen "O, her şeye kadirdir." mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri Fetih suresinin x. ayeti sayfasında görebilirsiniz.

Rabbus Semavati Vel Ard

Halakas Semavati Vel Ard

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve daha başka pek çok ayette geçen "Gökleri ve yeri yarattı/yaratan ve göklerin ve yerin yaratılışı" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri bu sayfada görebilirsiniz.

Lafzullah

  • Kur'an'da Lafzullah'ın (Allah kelimesinin) tekrarında çok sırlar vardır. Ayet sayısı ve lafzullah sayısı tevafuktadır. Bakara'da ayet sayısı 286, lafzullah sayısı 282 (Allah lafzı yerinde geçen dört Hû lafzı olduğundan tam tevafuk eder); Al-i İmran'da ayet sayısı 200, lafzullah sayısı 210; Nisa+Maide+En'am toplam ayet sayısı 176+120+165=461, lafzullah sayısı 229+148+87=464. Besmele sayılırsa tam tevafuk eder. Böyle meziyetlerde küçük farklar zarar vermez. İzleyen 5 suredeki (A'raf, Enfal, Tevbe, Yunus ve Hud) Allah lafızları sayısı baştaki 5 büyük suredekilerin yarısıdır. Sonra gelen 5 sure (Yusuf, Ra’d, İbrahim, Hicr ve Nahl) onun yarısıdır. Sonra gelen 6 sure (İsra, Kehf, Meryem, Taha, Enbiya ve Hacc) onun yarısıdır. Sonra Sonra gelen her beşerli sure grubu bu şekilde gider. Zuhruf suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yarısı olur. Necm suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yaklaşık yarısı olur. Sonra gelen küçük 5'li sure gruplarında yalnız üçer adet Allah lafzı vardır. Bu vaziyet gösteriyor ki Allah lafzının adedine tesadüf karışmamış, bir hikmet ve intizam ile adetleri tayin edilmiş.

Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim

  • Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser suresinin harflerinin ebcedi makamı 3.000 küsur olduğu gibi Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim, Al-i İmran ve Nisa surelerinin harf sayıları ile Bakara suresinin örfi kelime sayısı da 3.000 küsur eder.

Ey Ehl-i Kitap

  • Bediüzzaman Fetih suresinin x. ayetinde ve daha başka ayetlerde geçen "Ey Ehl-i Kitap" hitabına bu asrın ve bu asırdaki ehl-i kitabın çok muhtaç olduğunu, güya o hitabın doğrudan bu asra baktığını ve bu ifadenin "Ey Ehl-i Mektep" manasını da içerdiği söyler.

Akşam ile yatsı arası

  • Bediüzzaman'ın akşam ile yatsı arasında 33'er defa tekrar ettiği dua ve tesbihlerden birisi Al-i İmran 173'te geçen "Hasbunallahi ve ni'mel vekil" ifadesidir. Bir diğeri 1 defa Al-i İmran 174 ayetini okuduktan sonra yine 33 defa tekrarladığı "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ifadesidir. Bir diğeri ise 1 defa Al-i İmran 185 ayetinin başını ve başka bazı ayetleri okuduktan sonra yine 33 defa tekrarladığı "Yâ Bâkî Entel Bâkî, Yâ Bâkî Entel Bâkî" ifadesidir.

Sırât-ı Müstakîm

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve x. ayetinde ve daha başka pek çok ayette geçen "Sırât-ı Müstakîm" (Dosdoğru yol) mealindeki ibarenin bu dehşetli ve fırtınalı asırda o doğru yolu şaşırtmayacak bir surette en başta gösteren Risale-i Nur olduğuna dair işaretler mevcuttur.

Rumi 1316-1317

  • Bediüzzaman çeşitli ilimleri nurlanmak için okuyup okuturken Rumi 1316-1317 (Miladi 1900) yılında Avrupa’nın Kur’an’a karşı müthiş bir sû-i kastı olduğunu anlar ve merakını değiştirip tüm bilgisini Kur’an’ı anlamaya basamaklar yapmaya başlar. Daha pek çok ayette olduğu gibi Fetih suresinin x. ayetinde geçen "Onlardan uzak dur (yüz çevir)" mealindeki ibarenin ebcedi de 1316 edip buna bakar. Bu konuların izahı 1. Şua'daki 21. Ayetin ve 27. Ayetin izah edildiği kısımlardadır.

Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez

Altı gün

Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır

  • Fetih suresinin x. ayetinde ve daha başka ayetlerde geçen geçen "Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır", "Allah yapıp-yaratanların en güzelidir", "Allah merhametlilerin en merhametlisidir" mealindeki ibarelerin kapsamlı bir izahı 32. Söz'dedir.




Bilgiler

İsminin Anlamı ve Kaynağı:

Diğer İsimleri:

Kur'ân'daki Sırası: 48

Kur'ân'daki Yeri: 26. cüz, 510. sayfa

Mekkî/Medenî: Medenî[1]

Nuzül (İnme) Sırası: 111

Kendisinden Önce Nazil Olan Sure: Cuma Suresi

Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure: Maide Suresi

Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler: [1]

Uzunluğu: 4,3 sayfa

Ayet Sayısı: 29

Satır Sayısı: 64

Kelime Sayısı: 560 (Rumuzat-ı Semaniye)[2], 560[3]

Harf Sayısı: 2.400 (Rumuzat-ı Semaniye)[4], 2.479[3]

Fasıla Harfleri: Elif

Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı: 4

Secde Ayeti: -

Allah lafzı sayısı (Besmele hariç): 39

Rahman ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rahim ismi sayısı (Besmele dahil): 2

Rab ismi sayısı: -

İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler: -

Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler Listesi: Fetih Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri ( ayet)

Bu ayetleri okumak için: Hizb-i Azam-ı Kur'an, Fetih Kısmı

Münâcât-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetler: . ayetler ( ayet)

Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı: (Bkz. Fetih Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi)

(Not: Fetih 'dan bir ifade iktibas suretinde geçer)

Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler: . ayetler (Toplam ayet)

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Fetih Suresinin sonundaki ayetlerdeki ihbar-ı gaybîye dair 7. Lem'a namında bir risale mevcuttur

İhtar: Lafz-ı Resuldeki nükte-i azîmenin beyanında yüz altmış âyet yazıldı. İşbu âyetlerin hâsiyeti pek azîm olmakla beraber; mana cihetiyle birbirini ispat ve tekmil ettiğinden, çok manidar olduğu için muhtelif âyâtı hıfzetmek veya okumak arzusunda bulunanlara bir hizb-i Kur’anî olduğu gibi; Kur’an kelimesindeki nükte-i azîmenin beyanında, altmış dokuz âyât-ı azîmenin derece-i belâgatı pek fevkalâde ve kuvvet-i cezaleti pek ulvidir. Bu da ikinci bir hizb-i Kur’anî olarak ihvana tavsiye edilir.

Yalnız Kur’an kelimesi, yedi silsile-i Kur’an’da mevcud olup umum o kelimeyi tutmuş, hariç iki kalmış. O iki de kıraat manasında olduğundan o huruç, nükteye kuvvet vermiştir.

Resul lafzı ise o kelime ile en ziyade münasebettar sureler içinde Sure-i Muhammed ile Sure-i Fetih olduğundan, o iki sureden çıkan silsilelere hasrettiğimizden, hariç kalan Resul lafzı şimdilik dercedilmemiştir. Vakit müsaade etse bundaki esrar yazılacaktır, inşâallah.

(29. Mektup)


Kur'an-ı Hakîm'de Lafz-ı Resul'ün zikir ve tekrarındaki esrarın bir ikisine işaret eder. Şöyle ki:

Nasıl ki Kur'an'da Lafz-ı Kur'an, Sure-i İsra ile Sure-i Kamer'den başlayan silsile-i tevafuk -birinci nüktede beyan edildiği vecihle- bir lem'a-i i'caziyeyi gösteriyor. Öyle de Lafz-ı Resul, Sure-i Muhammed ve Sure-i Fetih'te مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ dan başlayan o kelime ile bize ihtar edilen altı silsile-i tevafuk çok manidar bir surette bir sahife-i vâhide hükmünde olan mecmu-u Kur'an'da o altı silsile uzanmış birbirine bakıyor.

Nasıl ki âyât-ı Kur'aniyedeki hakaikin hakiki tefsirleri olan Risaletü'n-Nur eczaları içinde Mu'cizat-ı Ahmediye Risalesi, Lafz-ı Resul-i Ekrem yüzer defa tekrar edildiği halde pek nadir istisna ile gayet parlak bir tevafuku göstermekle menba-ı mu'cizat olan zat-ı risaletin bir unvanı olan Resul-i Ekrem kelimesi dahi o zat-ı nuraniden istifade edip mu'cizane bir keramete mazhar olmuştur.

Öyle de, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın ferman ve bürhan-ı risaleti olan Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'da Lafz-ı Resul tekrarının ve o lafzı tekrar eden âyetlerde mu'cizane surî ve manevî tevafukat var. Lafız birbirine baktığı gibi âyetler manaca birbirini o kadar kuvvetle ispat eder, tekmil eder. Dikkat eden kat'iyen anlar ki tesadüf işi olmadığı gibi fikr-i beşerin düşünüşü dahi olamaz.

İşte şu numune için Sure-i Muhammed ve Sure-i Fetih'ten başlayan ve risalet-i Muhammediyeyi gösteren silsilelerin birincisi Sure-i Fetih'teki مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ dan başlar. Yirmi dokuz âyette Lafz-ı Resul zikredilmiş. Birbiri üstünde bir satırda düşer. Yalnız hattın adem-i intizamından bazılarında az inhiraf eder. Âyetler dahi o kadar manidar birbirine bakar ki dikkat eden hayret eder.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Lafz-ı Resul'deki nükte-i azîmenin beyanında yüz altmış âyet yazıldı. İşbu âyetlerin hâsiyeti pek azîm olmakla beraber mana cihetiyle birbirini ispat ve tekmil ettiğinden çok manidar olduğu için muhtelif âyâtı hıfzetmek veya okumak arzusunda bulunanlara bir hizb-i Kur'anî olduğu gibi... قُرْاٰنْ kelimesindeki nükte-i azîmenin beyanında altmış dokuz âyât-ı azîmenin derece-i belâgatı pek fevkalâde ve kuvvet-i cezaleti pek ulvidir. Bu da ikinci bir hizb-i Kur'anî olarak ihvana tavsiye edilir.

Yalnız قُرْاٰنْ kelimesi yedi silsile-i Kur'an'da mevcud olup umum o kelimeyi tutmuş. Hariç iki kalmış. O iki de kıraat manasında olduğundan o huruc, nükteye kuvvet vermiştir.

Resul lafzı ise o kelime ile en ziyade münasebettar sureler içinde Sure-i Muhammed ile Sure-i Fetih olduğundan, o iki sureden çıkan silsilelere hasrettiğimizden hariç kalan Resul lafzı şimdilik dercedilmemiştir. Vakit müsaade etse bundaki esrar yazılacaktır inşâallah.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Hem Kur’an’ı tefsir eden ve bir kısmı otuz kırk hattâ yetmiş cilt olarak birer tefsir yazan yüksek zekâlı müdakkik binlerle mütefennin ulemanın, senetleri ve delilleriyle beyan ettikleri Kur’an’daki hadsiz meziyetleri ve nükteleri ve hâsiyetleri ve sırları ve âlî manaları ve umûr-u gaybiyenin her nevinden kesretli gaybî ihbarları izhar ve ispat etmeleri ve bilhassa Risale-i Nur’un yüz otuz kitabının her biri Kur’an’ın bir meziyetini, bir nüktesini kat’î bürhanlarla ispat etmesi ve bilhassa Mu’cizat-ı Kur’aniye Risalesi; şimendifer ve tayyare gibi medeniyetin hârikalarından çok şeyleri Kur’an’dan istihraç eden Yirminci Söz’ün İkinci Makamı ve Risale-i Nur’a ve elektriğe işaret eden âyetlerin işaratını bildiren İşarat-ı Kur’aniye namındaki Birinci Şuâ ve huruf-u Kur’aniye ne kadar muntazam, esrarlı ve manalı olduğunu gösteren Rumuzat-ı Semaniye namındaki sekiz küçük risaleler ve Sure-i Feth’in âhirki âyeti beş vecihle ihbar-ı gaybî cihetinde mu’cizeliğini ispat eden küçük bir risale gibi Risale-i Nur’un her bir cüzü, Kur’an’ın bir hakikatini, bir nurunu izhar etmesi; Kur’an’ın misli olmadığına ve mu’cize ve hârika olduğuna ve bu âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı ve bir Allâmü’l-guyub’un kelâmı bulunduğuna bir imzadır.

(7. Şua)


Sual ediyorsunuz: Bazı rivayetlerde vardır ki “Bid’aların revacı hengâmında ehl-i iman ve takvadan bir kısım suleha, sahabe derecesinde veya daha ziyade efdal olabilir.” diye rivayetler vardır. Bu rivayetler sahih midir? Sahih ise hakikatleri nedir?

Elcevap: Enbiyadan sonra nev-i beşerin en efdali sahabe olduğu, Ehl-i Sünnet ve Cemaat’in icmaı bir hüccet-i kātıadır ki o rivayetlerin sahih kısmı, fazilet-i cüz’iye hakkındadır. Çünkü cüz’î fazilette ve hususi bir kemalde, mercuh racihe tereccuh edebilir. Yoksa Sure-i Feth’in âhirinde sitayişkârane tavsifat-ı Rabbaniyeye mazhar ve Tevrat ve İncil ve Kur’an’ın medh ü senasına mazhar olan sahabelere, fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez.

(27. Söz)


İncil’de, İsa’dan sonra gelen ve İncil’in birkaç âyetinde “Âlem Reisi” unvanıyla müjde verdiği Nebi’nin tarifine dair: مَعَهُ قَضٖيبٌ مِنْ حَدٖيدٍ يُقَاتِلُ بِهٖ وَاُمَّتُهُ كَذٰلِكَ İşte şu âyet gösteriyor ki: “Sahibü’s-seyf ve cihada memur bir peygamber gelecektir.” Kadîb-i hadîd, kılınç demektir.

Hem ümmeti de onun gibi sahibü’s-seyf, yani cihada memur olacağını, Sure-i Feth’in âhirinde وَ مَثَلُهُمْ فِى الْاِنْجٖيلِ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْاَهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِهٖ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغٖيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ âyeti, İncil’in şu âyeti gibi başka âyetlerine işaret edip Muhammed aleyhissalâtü vesselâm sahibü’s-seyf ve cihada memur olduğunu İncil ile beraber ilan ediyor.

Tevrat’ın Beşinci Kitabının Otuz Üçüncü Babında şu âyet var: “Hak Teâlâ, Tûr-i Sina’dan ikbal edip bize Sâîr’den tulû etti ve Fâran Dağlarında zahir oldu.”

İşte şu âyet nasıl ki “Tûr-i Sina’da ikbal-i Hak” fıkrasıyla nübüvvet-i Museviyeyi ve Şam Dağlarından ibaret olan “Sâîr’den tulû-u Hak” fıkrasıyla, nübüvvet-i İseviyeyi ihbar eder. Öyle de bi’l-ittifak Hicaz Dağlarından ibaret olan “Fâran Dağlarından zuhur-u Hak” fıkrasıyla, bizzarure risalet-i Ahmediyeyi (asm) haber veriyor.

Hem Sure-i Feth’in âhirinde ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ hükmünü tasdiken, Tevrat’ta Fâran Dağlarından zuhur eden peygamberin sahabeleri hakkında şu âyet var: “Kudsîlerin bayrakları beraberindedir ve onun sağındadır.” “Kudsîler” namıyla tavsif eder. Yani “Onun sahabeleri kudsî, salih evliyalardır.”

(19. Mektup)


([[|]])


([[|]])


([[|]])


([[|]])


([[|]])


([[|]])


([[|]])

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları

Fetih Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı[3]
Genel Ayet No Sure No Sure Ayet No Kelime Sayısı Harf Sayısı
4584 48 1 5 19
4585 48 2 15 60
4586 48 3 4 19
4587 48 4 19 90
4588 48 5 19 89
4589 48 6 21 112
4590 48 7 8 38
4591 48 8 5 25
4592 48 9 8 49
4593 48 10 25 104
4594 48 11 37 150
4595 48 12 20 85
4596 48 13 9 42
4597 48 14 14 59
4598 48 15 31 140
4599 48 16 28 123
4600 48 17 27 108
4601 48 18 19 85
4602 48 19 7 37
4603 48 20 18 89
4604 48 21 14 52
4605 48 22 12 50
4606 48 23 12 41
4607 48 24 19 77
4608 48 25 40 178
4609 48 26 28 129
4610 48 27 28 121
4611 48 28 14 60
4612 48 29 54 248
Toplam - 29 560 2.479

İlgili Maddeler/Sayfalar

İlgili Kategoriler

Kaynakça