Muhammed Suresi

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
(Sure-i Muhammed sayfasından yönlendirildi)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Sure: Ahkaf SuresiKur'ânFetih Suresi: Sonraki Sure

Bu sureyi Muhammed suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz

Peygamberimiz için Hz. Muhammed (sav) sayfasına gidin

Muhammed (محمد) Suresi Kur'ân-ı Kerim'in 47. suresi olup Ahkaf ve Fetih sureleri arasında yer alır.[1]

Risale-i Nur'da Muhammed Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler

  • Bediüzzaman Kur'an'da Kur'an lafzının (kelimesi) İsra ve Kamer Surelerinden başlayan bir tevafuk silsilesi içinde olduğunu keşfettiği gibi Resul lafzında da o kelime ile en ziyade münasebettar olan Muhammed ve Fetih surelerinde Fetih 29 ayetinden başlayarak altı tevafuk silsilesi bulunduğu keşfetmiştir. Bu silsilelerde 29 ayette yer alan 160 Resul kelimesini listelemiştir. Bu kelimelerin hizaları pek az inhiraf dışında birbirine tevafuk eder. Kur'an'ın hakikatlarının hakiki tefsirleri olan Risale-i Nur'un Peygamberimizin 300'den fazla mucizesinden bahseden Mu'cizat-ı Ahmediye Risalesi de (19. Mektup) o zat-ı nuraniden (Peygamberimizden) istifade edip mu'cizane bir keramete mazhar olmuştur. "Resul-i Ekrem" ibaresi yüzlerce defa tekrar edildiği halde pek nadir istisnalar dışında satırlarda aynı hizalarda tevafuk etmiştir.
  • Nurların birinci talebesi Hulusi bey İhlas Risalesi olan 21. Lema'nın sonuna ilave edilen ve Risale-i Nur'u yazmanın beş cihetle ibadet sayıldığını izah eden mektupa dair ihtisasını beyan ettiği mektupta 1. madde olan "En mühim bir mücahede olan ehl-i dalalete karşı manen mücahede etmektir." cümlesi hakkında Muhammed suresinin 7. ayetinde geçen "Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz." mealindeki ibareyi hatırlatır.
  • İşaratül İ'caz'da (Badıllı Tercümesi) cennet nehirlerinden bahis geçer. Bediüzzaman Muhammed suresinin 15. ayetinde "İçinde bozulmayan sudan ırmaklar" şeklinde bahsedildiği üzere suların en güzelinin tatlı, hafif ve lezzetli olanı olduğunu söyler ve cennetten bahseden ayetlerde "nehir" kelimesinin çoğul şekilde (enhar) kullanılmasıyla bu gibi inceliklere işaret edildiğini söyler.
  • Bediüzzaman Sedd-i Zülkarneyn, Ye’cüc Me’cüc ve diğer kıyamet alametleri hakkında yazdığı yirmi meseleyi daha sonra 5. Şua olarak tanzim etmiş ve Muhammed suresinin 18. ayetinde geçen "Şüphesiz onun (kıyametin) alâmetleri belirmiştir." mealindeki ibarenin bir nüktesi olarak bu zamanda avam-ı mü’minînin inancını şüphelerden korumak için yazıldığını söylemiştir.
  • Muhammed suresinin 19. ayetinde geçen "Bil ki, Allah'tan başka ilâh yoktur." mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri bu sayfada topluca okuyabilirsiniz.
  • Muhammed suresinin 24. ayetinde geçen "Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı?" mealindeki ibare gibi pek çok ayet aklı kullanmaya teşvik eder. Bu bahisleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • Bediüzzaman'ın Gençlik Rehberi davasına dair 5 Mart 1952'de İstanbul'da yapılan muhakemesinde avukatı Abdurrahman Şeref Lâç savunmasında Muhammed suresinin 32. (Meali: “Haberiniz olsun ki o küfür edip halkı Allah yolundan men’eyleyen ve hak kendilerine tebeyyün ettikten sonra Peygamber’e karşı gelenler, hiçbir zaman Allah’a zerrece bir zarar edecek değiller. O, onların amellerini heder edecektir.”) ve 33. (Meali: “Ey bütün iman edenler! Allah’a ve Resulüne itaat edin de amellerinizi iptal eylemeyin.”) ayetlerini zikreder.
  • Bediüzzaman İşarat-ül İ'caz'da Allah'ın varlığına işaret eden delillerinden birisinin “delil-i imkânî” olduğunu ve Muhammed suresinin 38. ayetinde geçen "Allah zengindir, siz ise fakirsiniz." mealindeki ibarenin bu delile işaret ettiğini söyler.

Bilgiler

İsminin Anlamı ve Kaynağı: Adını 2. âyette geçen Hz. Peygamber’in isminden alır.

Diğer İsimleri: Bazı âyetlerinde Allah yolunda savaşmaya temas edilmesi sebebiyle Kıtâl sûresi olarak da adlandırılır.

Kur'ân'daki Sırası: 47

Kur'ân'daki Yeri: 26. cüz, 506. sayfa

Mekkî/Medenî: Medenî[1]

Nuzül (İnme) Sırası: 95

Kendisinden Önce Nazil Olan Sure: Hadid Suresi

Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure: Ra'd Suresi

Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler: “Seni yurdundan çıkaran bu şehirden daha güçlü nice şehirleri yok ettik” meâlindeki 13. âyetin Resûl-i Ekrem’in Mekke’den Medine’ye hicretinin ilk gecesinde nâzil olduğu nakledilmektedir.[1]

Uzunluğu: 4,0 sayfa

Ayet Sayısı: 38

Satır Sayısı: 60

Kelime Sayısı: 604 (Rumuzat-ı Semaniye)[2], 539[3]

Harf Sayısı: 2.354 (Rumuzat-ı Semaniye)[4], 2.389[3]

Fasıla Harfleri: Elif, Mim

Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı: 4

Secde Ayeti: -

Allah lafzı sayısı (Besmele hariç): 27

Rahman ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rahim ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rab ismi sayısı: 4

İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler: 1 (Muhammed 24)

Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler Listesi: -

Münâcât-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetler: 19. ve 31. ayetler (2 ayet)

Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı: 8 (Bkz. Muhammed Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi)

Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler: 32. ve 33. ayetler (Toplam 2 ayet)

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

İhtar: Lafz-ı Resuldeki nükte-i azîmenin beyanında yüz altmış âyet yazıldı. İşbu âyetlerin hâsiyeti pek azîm olmakla beraber; mana cihetiyle birbirini ispat ve tekmil ettiğinden, çok manidar olduğu için muhtelif âyâtı hıfzetmek veya okumak arzusunda bulunanlara bir hizb-i Kur’anî olduğu gibi; Kur’an kelimesindeki nükte-i azîmenin beyanında, altmış dokuz âyât-ı azîmenin derece-i belâgatı pek fevkalâde ve kuvvet-i cezaleti pek ulvidir. Bu da ikinci bir hizb-i Kur’anî olarak ihvana tavsiye edilir.

Yalnız Kur’an kelimesi, yedi silsile-i Kur’an’da mevcud olup umum o kelimeyi tutmuş, hariç iki kalmış. O iki de kıraat manasında olduğundan o huruç, nükteye kuvvet vermiştir.

Resul lafzı ise o kelime ile en ziyade münasebettar sureler içinde Sure-i Muhammed ile Sure-i Fetih olduğundan, o iki sureden çıkan silsilelere hasrettiğimizden, hariç kalan Resul lafzı şimdilik dercedilmemiştir. Vakit müsaade etse bundaki esrar yazılacaktır, inşâallah.

(29. Mektup)


Kur'an-ı Hakîm'de Lafz-ı Resul'ün zikir ve tekrarındaki esrarın bir ikisine işaret eder. Şöyle ki:

Nasıl ki Kur'an'da Lafz-ı Kur'an, Sure-i İsra ile Sure-i Kamer'den başlayan silsile-i tevafuk -birinci nüktede beyan edildiği vecihle- bir lem'a-i i'caziyeyi gösteriyor. Öyle de Lafz-ı Resul, Sure-i Muhammed ve Sure-i Fetih'te مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ dan başlayan o kelime ile bize ihtar edilen altı silsile-i tevafuk çok manidar bir surette bir sahife-i vâhide hükmünde olan mecmu-u Kur'an'da o altı silsile uzanmış birbirine bakıyor.

Nasıl ki âyât-ı Kur'aniyedeki hakaikin hakiki tefsirleri olan Risaletü'n-Nur eczaları içinde Mu'cizat-ı Ahmediye Risalesi, Lafz-ı Resul-i Ekrem yüzer defa tekrar edildiği halde pek nadir istisna ile gayet parlak bir tevafuku göstermekle menba-ı mu'cizat olan zat-ı risaletin bir unvanı olan Resul-i Ekrem kelimesi dahi o zat-ı nuraniden istifade edip mu'cizane bir keramete mazhar olmuştur.

Öyle de, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın ferman ve bürhan-ı risaleti olan Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'da Lafz-ı Resul tekrarının ve o lafzı tekrar eden âyetlerde mu'cizane surî ve manevî tevafukat var. Lafız birbirine baktığı gibi âyetler manaca birbirini o kadar kuvvetle ispat eder, tekmil eder. Dikkat eden kat'iyen anlar ki tesadüf işi olmadığı gibi fikr-i beşerin düşünüşü dahi olamaz.

İşte şu numune için Sure-i Muhammed ve Sure-i Fetih'ten başlayan ve risalet-i Muhammediyeyi gösteren silsilelerin birincisi Sure-i Fetih'teki مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ dan başlar. Yirmi dokuz âyette Lafz-ı Resul zikredilmiş. Birbiri üstünde bir satırda düşer. Yalnız hattın adem-i intizamından bazılarında az inhiraf eder. Âyetler dahi o kadar manidar birbirine bakar ki dikkat eden hayret eder.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Lafz-ı Resul'deki nükte-i azîmenin beyanında yüz altmış âyet yazıldı. İşbu âyetlerin hâsiyeti pek azîm olmakla beraber mana cihetiyle birbirini ispat ve tekmil ettiğinden çok manidar olduğu için muhtelif âyâtı hıfzetmek veya okumak arzusunda bulunanlara bir hizb-i Kur'anî olduğu gibi... قُرْاٰنْ kelimesindeki nükte-i azîmenin beyanında altmış dokuz âyât-ı azîmenin derece-i belâgatı pek fevkalâde ve kuvvet-i cezaleti pek ulvidir. Bu da ikinci bir hizb-i Kur'anî olarak ihvana tavsiye edilir.

Yalnız قُرْاٰنْ kelimesi yedi silsile-i Kur'an'da mevcud olup umum o kelimeyi tutmuş. Hariç iki kalmış. O iki de kıraat manasında olduğundan o huruc, nükteye kuvvet vermiştir.

Resul lafzı ise o kelime ile en ziyade münasebettar sureler içinde Sure-i Muhammed ile Sure-i Fetih olduğundan, o iki sureden çıkan silsilelere hasrettiğimizden hariç kalan Resul lafzı şimdilik dercedilmemiştir. Vakit müsaade etse bundaki esrar yazılacaktır inşâallah.

(Rumuzat-ı Semaniye)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları

Muhammed Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı[3]
Genel Ayet No Sure No Sure Ayet No Kelime Sayısı Harf Sayısı
4546 47 1 8 34
4547 47 2 18 81
4548 47 3 18 80
4549 47 4 38 167
4550 47 5 3 17
4551 47 6 4 20
4552 47 7 9 46
4553 47 8 6 29
4554 47 9 8 34
4555 47 10 16 72
4556 47 11 11 44
4557 47 12 22 104
4558 47 13 14 53
4559 47 14 13 48
4560 47 15 44 166
4561 47 16 24 105
4562 47 17 6 33
4563 47 18 15 65
4564 47 19 14 72
4565 47 20 27 118
4566 47 21 12 48
4567 47 22 10 45
4568 47 23 7 36
4569 47 24 7 34
4570 47 25 16 61
4571 47 26 15 65
4572 47 27 7 39
4573 47 28 10 46
4574 47 29 11 39
4575 47 30 12 63
4576 47 31 8 49
4577 47 32 21 85
4578 47 33 10 54
4579 47 34 15 55
4580 47 35 12 57
4581 47 36 13 64
4582 47 37 6 34
4583 47 38 29 127
Toplam - 38 539 2.389

İlgili Maddeler/Sayfalar

İlgili Kategoriler

Kaynakça