Rum Suresi: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
"Kategori:Sureler Hakkında Bilgiler Kategori:Elif Lam Mim İle Başlayan Sureler Kategori:Huruf-u Mukattaa İle Başlayan Sureler ''Önceki Sure: Ankebut SuresiKur'ânLokman Suresi: Sonraki Sure'' ''Bu sureyi Rum suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz'' ''Rum ve Roma ile ilgili diğer maddeler için Roma (Tavzih) sayfasına bakın'' '''Rum ({{Arabi|الروم}}) Suresi..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu
 
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 21 değişikliği gösterilmiyor)
2. satır: 2. satır:
[[Kategori:Elif Lam Mim İle Başlayan Sureler]]
[[Kategori:Elif Lam Mim İle Başlayan Sureler]]
[[Kategori:Huruf-u Mukattaa İle Başlayan Sureler]]
[[Kategori:Huruf-u Mukattaa İle Başlayan Sureler]]
[[Kategori:Mesani Sureleri]]
''Önceki Sure: [[Ankebut Suresi]] ← [[Kur'an|Kur'ân]] → [[Lokman Suresi]]: Sonraki Sure''
''Önceki Sure: [[Ankebut Suresi]] ← [[Kur'an|Kur'ân]] → [[Lokman Suresi]]: Sonraki Sure''


8. satır: 9. satır:
''Rum ve Roma ile ilgili diğer maddeler için [[Roma (Tavzih)]] sayfasına bakın''
''Rum ve Roma ile ilgili diğer maddeler için [[Roma (Tavzih)]] sayfasına bakın''


'''Rum ({{Arabi|الروم}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 30. suresi olup Ankebut ve Lokman sureleri arasında yer alır. “Romalı, Roma’ya mensup” anlamındaki Romaio isminin Arapça’ya geçmiş şekli olan Rûm kelimesi Arap-İslâm kaynaklarında Romalılar, Bizanslılar ve İslâm topraklarında yaşayan Rumlar için kullanılmıştır. Sûrenin ilk âyetlerinde, daha önce başlayıp Mekke döneminde devam eden İranlılar ile Bizanslılar (Rum) arasındaki savaşa değinilir. Müslümanlar, kitap ehli olan Bizanslılar’ın puta tapan İranlılar’a galip gelmesini isterken Mekke müşrikleri bunun aksini arzu ediyordu. Ancak savaş Bizanslılar’ın aleyhine neticelenmiş ve Araplar’a yakın bazı topraklar İranlılar’ın eline geçmişti. Müşrikler bu durumu müslümanların aleyhine kullanmak istemiş, bunun üzerine nâzil olan sûrenin ilk âyetlerinde birkaç yıl içinde Bizanslılar’ın İranlılar’a galip geleceği, o zaman müminlerin sevineceği ve bütün bunların Allah’ın yardımıyla olacağı haber verilmiştir. Kaynaklar bu zaferin İslâmiyet’in Medine döneminde gerçekleştiğini yazmaktadır. Başında hurûf-ı mukattaa bulunan sûrelerin hepsi vahiy ve nübüvvetin ispatıyla ilgili âyetlerle söze başladığı halde yalnızca üç tanesi, Meryem, Rûm ve Ankebût sûreleri bu genel üslûbun dışında kalır. Meryem sûresi Hz. Zekeriyyâ’ya verilecek bir oğulun, Rûm sûresi uğradığı mağlûbiyetten sonra Bizans’ın yakın bir gelecekte kazanacağı zaferin müjdesi ve Ankebut sûresi müminlerin birtakım fitne ve belâlara uğratılıp imtihana çekileceklerini bildiren âyetlerle başlar.<ref name='a'>https://islamansiklopedisi.org.tr/rum-suresi</ref>
'''Rum ({{Arabi|الروم}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 30. suresi olup Ankebut ve Lokman sureleri arasında yer alır. “Romalı, Roma’ya mensup” anlamındaki Romaio isminin Arapça’ya geçmiş şekli olan Rûm kelimesi Arap-İslâm kaynaklarında Romalılar, Bizanslılar ve İslâm topraklarında yaşayan Rumlar için kullanılmıştır. Başında hurûf-ı mukattaa bulunan sûrelerin hepsi vahiy ve nübüvvetin ispatıyla ilgili âyetlerle söze başladığı halde yalnızca üç tanesi, Meryem, Rûm ve Ankebût sûreleri bu genel üslûbun dışında kalır. Meryem sûresi Hz. Zekeriyyâ’ya verilecek bir oğulun, Rûm sûresi uğradığı mağlûbiyetten sonra Bizans’ın yakın bir gelecekte kazanacağı zaferin müjdesi ve Ankebut sûresi müminlerin birtakım fitne ve belâlara uğratılıp imtihana çekileceklerini bildiren âyetlerle başlar.<ref name='a'>https://islamansiklopedisi.org.tr/rum-suresi</ref>


Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, peygamber olarak gönderildiği sırada Doğu Roma ile İran, dünyanın en büyük devleti idiler. Bi'setin 5'inci, yâni Milâdi 613 senelerinde bu iki komşu ve rakip devlet, birbirleriyle kanlı bir muharebeye girişmişlerdi. İran devleti tahtında Hüsrev II, Rum İmparatorluğunda ise Herakliüs bulunuyordu.
İslamiyet geldiğinde ehl-i kitap olan Doğu Roma (Bizans) ile ateşe tapan İran dünyanın en büyük devletleriydi. İslamiyetin 5. yılında yapılan savaşta İran, Bizansı görünüşte yakın zamanda kolay kolay toparlanamayacakları şekilde büyük bir mağlubiyete uğrattı. Bu haber Mekke'ye ulaşınca müşrikler sevinirken Müslümanlar üzüldü. Bu sırada Rum suresinin Rumların (Bizansların) kısa süre içinde galip geleceğini haber veren ayetleri indi. Bu gaybi habere tam bir iman içerisinde olan Hz. Ebu Bekir, müşriklerin önde gelenlerinden Übeyy bin Halef ile Rumların 9 sene içerisinde galip geleceğine dair 100 devesine iddiaya girdi. (Kumar ve iddia o zaman henüz dinen yasaklanmamıştı). Tam 9 sene sonra Rumlar umulmadık bir şekilde İranlıları büyük bir bozguna uğrattı. Hz. Ebu Bekir Uhud savaşında Peygamberimizin eliyle öldürülen Übeyy bin Halef'in mirasçılarından 100 deveyi alıp Peygamberimizin emriyle sadaka olarak dağıttı. Kur'an'ın bu mucizesi üzerine Mekkeli müşriklerden bazıları Müslüman oldu.<ref name='c'>https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/hz-ebu-bekirin-ubey-bin-halef-ile-bahse-girmesi</ref>


İran orduları, Rum kuvvetlerini denize dökünceye kadar takip etmiş, Suriye'deki bütün mukaddes şehirleri ele geçirmiş, Mîladî 614 senesinde bütün Filistin'i ve Kudüs-ü Şerifi istila etmişti. Bu istilâ esnasında bütün kiliseler yıkılmış, bütün dinî binalar tahrip ve telvis edilmişti. İranlılara katılan yirmi altı bin kadar Yahudi, altmış binden fazla Hıristiyan kılıçtan geçirmişti. İran Kisra'sının sarayı (30.000) ölünün kafatasıyla donatılmıştı!..
==Risale-i Nur'da Rum Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler==
 
Bu istilâ tufanı burada da durmamıştı. Mısır'ı da basmış, Mîladın 616 senesinde İranlılar bir taraftan Nil vadisini işgal ederek İskenderiye'ye ulaşmışlar, diğer taraftan bütün Anadolu'yu istilâ ederek İstanbul'un Boğaziçi sahillerine kadar gelmişler. Doğu Roma İmparatorluğunun başşehri olan Kostantiniye (İstanbul) şehri karşısında görünmüşlerdi. Böylece Irak, Suriye, Filistin, Mısır ve Anadolu'yu saltanatları altına almışlardı.
 
Hülasa; çarpışma 616 senesinde Doğu Roma İmparatorluğu'nun tar ü mâr edilmesi ve bir daha kımıldamayacak şekilde yere serilmesiyle son bulmuştu.
 
Rumlar, Ehl-i kitaptı, Hristiyan idiler. İranlılar ise kitapsız, âhirete inanmaz, ateşperest idiler.
 
Romalıların bu mağlubiyet haberi Mekke'ye ulaşınca müşrikler sevinmişler, şımarmışlar, Müslümanlar ise üzülmüşlerdi. Müşrikler bu hâdiseyi vesile yaparak Müslümanları rahatsız etmeye ve,
 
"Siz ve Hristiyanlar Ehl-i kitapsınız. Biz ve İranlılar ise ümmiyiz. İranlı kardeşlerimiz, sizin Rum kardeşlerinize galebe çaldı. Biz de, sizinle muharebeye girişirsek, sizi mağlup ederiz."
 
diyerek şamataya başladılar.
 
Bunun üzerine Resûl-i Kibriyâ Efendimizin bir mu'cizesi olmak üzere Cenâb-ı Hak, Rûm Sûresini indirip mü'minlerin üzüntüsünü giderdi:
 
"Elif lâm mim. Rumlar, size yakın bir mevkide mağlûp düştüler. Fakat bu mağlûbiyetlerinden sonra, birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Evvelce de sonra da hüküm Allah'ındır. O gün mü'minler Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. O dilediğine yardım eder. Onun kudreti her şeye galiptir, O çok bağışlayıcıdır. Bu Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez; lâkin insanların çoğu bunu bilmez." (Rum, 30/1-6)
 
Bu âyetler nâzil olduğu zaman, Rum imparatorluğu öylesine perişan olmuştu ki, dahilî isyanlarla devlet inhilale uğramış, ordusu dağılmış, hazinesi boşalmış, İmparator Herakliüs, İstanbul'u terk ederek Kartaca'ya kaçmayı bile kurmuştu. İranlıların galip kumandanları zaferin verdiği sarhoşluk ile şu sulhu teklif etmişlerdi: İmparator, İranlılar tarafından istenen her şeyi verecektir! Bu cümleden olarak bin yük altın, bin yük gümüş, bin yük ipek, bin at, bin kadın teslim edecektir.
 
Rum İmparatorluğu da bütün bu ağır ve zillet taşır şartları kabul etmiş, bu esaslar üzerinde anlaşmayı imzalayarak murahhaslar göndermişlerdi. Bu murahhaslar İranlıların yanına vardığı zaman İran Kisrası Hüsrev,
 
"Bu yetmez! Bizzat İmparator Herakliüs karşıma zincirler içinde gelerek ilâhına bedel, ateş ve güneşe tapmalıdır."
 
diyecek kadar mağrurane ifadede bulunmuştu.
 
Böylesine büyük bir hezimetten sonra, Romalıların bir kaç sene zarfında canlanıp yeniden galip geleceklerine katiyetle hükmetmek şöyle dursun, ihtimal vermek bile akılların havsalasına sığacak bir şey değildi.
 
İşte böyle bir hengamede Cenâb-ı Hak, yukarıdaki âyet-i kerimelerle Resulüne Rumların kısa bir zaman sonra galip geleceklerini mu'cizane haber veriyordu.
 
Hz. Ebû Bekir ve Übey bin Halef
 
Hz. Ebû Bekir, bu âyetleri Resul-i Kibriya Efendimizden (a.s.m.) dinler dinlemez onları, Mekke'nin bir tarafında yüksek sesle okudu. Sonra da o sevinen müşriklere,
 
"Rumlar, birkaç sene sonra İranlılara muhakkak galebe çalacaklar." dedi.
 
Müşrikler şaşırdılar. Bahsettiğimiz gibi büyük bir hezimete uğramış, âdetâ yerle bir olmuş bir imparatorluk bir daha nasıl canlanacak ve İranlılara galebe çalacaktı! Bu durumu havsalalarına sığdıramadıklarından içlerinden Übey bin Halef,
 
"Yalan söylüyorsun," dedi. "Haydi, aramızda bir müddet tayin et, seninle bahse girelim."
 
Hz. Ebu Bekir kabul etti. On deve üzerinde bahse girip üç sene müddet tayin ettiler. Hz. Ebû Bekir gelip durumu Peygamber Efendimize haber verdi. Resûl-i Kibriyâ,
 
"Âyetteki "bid"den (yani bir kaç seneden) maksat, üçten dokuza kadar olan seneler demektir. Develerin sayısını artır. Müddeti de uzat."
 
buyurdu. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir çıktı. Übey'e rast geldi. Übey,
 
"Galiba pişman oldun." dedi.
 
Hz. Ebû Bekir,
 
"Hayır" dedi. "Gel seninle bahsi arttıralım. Müddeti de uzatalım. Haydi, dokuz seneye kadar yüz deve yapalım."
 
Übey de,
 
"Haydi yapalım." diyerek kabul etti. *
 
Hz. Ebû Bekir, Mekke'den ayrılacağı sıralarda, Übey bin Halef yakasına yapıştı ve
 
"Sen, Mekke'den ayrılırsan, bahisde kazanacağım develeri ödemeyeceğinden endişe ediyorum. Bana bir kefil göster." dedi.
 
Hz. Ebû Bekir de oğlu Abdurrahman'ı kefil gösterdi. Übey bin Halef de Uhud Harbine çıkmak istediği zaman Abdurrahman, gidip onun yakasına yapıştı ve
 
"Vallahi, bana bir kefil göstermedikçe, seni bırakmam." dedi.
 
Übey bin Halef de kefil gösterdikten sonra Uhud Harbi için yola çıktı. Übey bin Halef, Uhud Harbinde Resûl-i Kibriyâ Efendimizin kılıcından aldığı bir yaradan öldü.
 
Mağlubiyetlerinden 9 yıl sonra, Rumlar, birdenbire canlanarak hiç beklenmedik ve umulmadık bir saldırışla İranlıları dehşetli bir bozguna uğrattılar. Buna da Müslümanlar çok sevindiler, müşrikler ise son derece üzüldüler.
 
Hz. Ebû Bekir, 100 deveyi Übey bin Halef'in kefilinden ve mirasçılarından alıp Peygamber Efendimize getirdi. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz,
 
"Onları sadaka olarak dağıt." buyurdu.
 
Kur'ân-ı Azimüşşânın istikbâlden haber veren ve Resûl-i Kibriyâ Efendimizin bir mu'cizesi sayılan bu haberin ortaya çıkması üzerine, Mekkeli müşriklerden bazıları Müslüman oldular.1
 
Dipnotlar:
 
* O zaman kumarı yasaklayan ilahi emir henüz gelmemişti.
 
<ref name='b'>https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/hz-ebu-bekirin-ubey-bin-halef-ile-bahse-girmesi</ref>
 
'''Risale-i Nur'da Rum Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler:'''
 
Hayvan gibi hatta daha sapıktırlar
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "(kafirler) hayvan gibi hatta daha sapıktırlar" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Hayvan Gibi Hatta Daha Sapıktırlar Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
 
Alak Suresi 17 sure tevafuk
 
* Kur'an'ın ilk inen suresi olan Alak suresinin medde, şedde, tenvin ve besmele dâhil olmakla beraber 328 harfi vardır. '''Rum''' suresi dahil 13 surenin 300 küsur kelime sayısına ve ayrıca 4 surenin harf sayısına tevafuk eder. Bu 17 sure, Alak suresinin 300 tarihinden 351 tarihine kadar hâdisat-ı İslâmiyeye işaret ettiğine şahit olup onu teyit eder.
 
Efela ta'kilun
 
* Kur'an'da [[Rum x|Rum suresinin x.]] ve daha pek çok ayetin sonunda akla havale eder ve araştırmaya sevk eder. Bu hususta Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Efela Ta'kilun Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
 
İşaratül İ'cazda misal olarak verilen ayetler
 
* Rum suresinin [[Rum x|x.]], [[Rum x|Rum suresinin x.]] ve [[Rum x|Rum suresinin x.]] ayetlerini Bediüzzaman [[Risale:Bakara_17-18:_Münafıklar_Hakkında_Ateş_Temsili_(İ.İ._Badıllı)#Kelamın_tabakalarını_tavsif_makamı_hakkında_"Temsil"_misallleri|İşaratül İ'caz (Badıllı tercümesi) tefsirinde]] kelamın tabakalarını tavsif makamı hakkında "Temsil" misalllerine örnek olarak verir.
 
Kun Feyekun
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayeti]] dahil toplam 8 ayette geçen '''Kün Feyekun''' ({{Arabi|كُنْ فَيَكُونْ}}) (Meali: (Allah) "Ol!" (der ve) "Olur") ibaresi hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[Kün Feyekun]] sayfasında okuyabilirsiniz.
 
Erhamürrahimin
 
* [[Rum xx|Rum suresinin xx. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen geçen "Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır", "Allah yapıp-yaratanların en güzelidir", "Allah merhametlilerin en merhametlisidir" mealindeki ibarelerin kapsamlı bir izahı [[Risale:32._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Maksat|32. Söz'dedir]].
 
Tahaddi ayetleri
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayeti]] Kur'an'ı (haşa) insan sözü diye iddia edenlere meydan okuyan ayetlerden biridir. Kur'an'ın meydan okuması husustaki dersleri topluca [[:Kategori:Tahaddi (Meydan Okuma) Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
 
7 Kat Sema Ayetleri
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "7 kat sema" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:7 Kat Sema Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
 
Tefekkür
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] diğer birçok ayette olduğu gibi tefekkür tavsiye edilir. Risale-i Nur'un acz, fakr ve şefkat ile birlikte 4 esasından biri olan tefekkür hakkında [[:Kategori:Tefekkür Etmeye (Üzerinde Düşünmeye) Dair Ayetler|bu sayfaya]] bakın.
 
Huruf-u Mukataa


* Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser suresinin harflerinin ebcedi makamı 3.000 küsur olduğu gibi Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, '''Rum''', Zuhruf, Şura ve İbrahim surelerinin harf sayıları, Al-i İmran ve Nisa surelerinin kelime sayıları ile Bakara suresinin örfi kelime sayısı da 3.000 küsur eder. Elbette bu kör tesadüfün işi değildir ve rastgele şuursuz ittifakî bir vaziyet olamaz.
* Rum suresinin de içinde olduğu 29 surenin başında geçen kesik harfler (huruf-u mukattaa) hakkında tüm dersler ve izahlar için [[Huruf-u Mukattaa]] maddesine bakılabilir.
* Rum suresinin de içinde olduğu 29 surenin başında geçen kesik harfler (huruf-u mukattaa) hakkında tüm dersler ve izahlar için [[Huruf-u Mukattaa]] maddesine bakılabilir.
 
* Fatiha'da hemze ile sakin elif toplam 30 defa geçer. Besmele sayılmazsa lam ile elifler de toplam 30 defa geçer. Bu iki rakam 30 cüz Kur'an'a ima eder. 23 defa geçen lam ise vahyin 23 senesine işaret eder. 13 defa geçen Elif-lam ({{Arabi|ال}}), hem {{Arabi|ال}} ile başlayan 13 sureye hem de yedi adet {{Arabi|الٓمٓ}} + altı adet {{Arabi|الٓرٰ}} ile başlayan toplam 13 sureye işaret eder.
Kafirlerin Cehenneme Atılması
* Kur'an'ın bir fihristesi olan ve bir cihette Kur'an içinde bulunan Fatiha suresinde 15 mim harfi geçer. Mukattaa harfleriyle başlayan mühim sureler, {{Arabi|الٓمٓ}} ler ve {{Arabi|الٓرٰ}} lar ve {{Arabi|حٰمٓ}} lerdir. Mim harfi adıyla geçen 15 sure (7 Ha-mim, 8 Elif-Lam-Mim) mevcuttur.
 
* Kur'an'ın mucizelerinden birisi de gelecekten doğru olarak verdiği haberlerdir. Mesela Rum suresinin ilk 5 ayetinde ve 60. ayetinde Muhyiddin-i Arabî pek çok gaybi haber bulmuştur. Bu konunun izahı [[Risale:25._Söz#.C4.B0kinci_.C5.9Eavk|25. Söz'dedir]].
* Bediüzzaman, Kur'an'da zalimlerin ve kafirlerin cehenneme atılıp azap göreceği tehditinde bulunan [[Rum x|Rum suresinin x. ayeti]] ve daha pek çok ayetin hikmetini [[Risale:11._Şuâ#Onuncu_Mesele|izah ederken]] insanların küfrünün kâinatın ve ekser mahlukatın hukukuna çok büyük bir tecavüz olduğunu ve semavatı ve arzı kızdırdığını söyler.  
* "Kendi kendilerine, Allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak ve muayyen bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi?" mealindeki ibare geçen [[Rum 8|Rum suresinin 8. ayeti]] ve daha pek çok ayet mü'minleri tefekkür mesleğine sevk eder. Bediüzzaman da tefekkür mesleğinde gidip akıl ve kalbine görünen büyük nurları ve uzun hakikatleri Arapça olarak [[Risale:29._Lem%27a#Yirmi_Dokuzuncu_Lem.E2.80.99a|29. Lema'da]] yazmıştır.
 
* 5 vakit namaza işaret eden "Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur." mealindeki Rum suresinin [[Rum 17|17.]] ve [[Rum 18|18.]] ayetlerinin tefsir edildiği [[Risale:9._Söz#Dokuzuncu_S.C3.B6z|9. Söz'de]] namazın 5 vakte tahsisinin hikmetleri izah edilmiştir.
İman Edip Salih Amel İşleyenler
* Bediüzzaman Rum suresinin 17. ila 27. ayetlerinin imanın bir kutbunu gösterdiğini ve haşri ispat ettiğini [[Risale:9._Şuâ|9. Şua'da]] kapsamlı bir şekilde izah eder.
 
* Kur’an’ın bir mu'cizesi de îcazıdır yani uzun ve derin hakikatları veciz şekilde ifade etmesidir. Kur'an bazen uzun bir silsilenin iki tarafını veciz şekilde zikrederek güzelce silsileyi gösterir. Buna bir misal "ve min âyâtihî..." (meali: Allah'ın delillerindendir ki...) ifadesi 6 defa geçen Rum suresinin 17. ila 27. ayetlerinde yaratılışın başının ve sonunun veciz şekilde ders verilmesidir. Bu ders [[Risale:25._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_I.C5.9F.C4.B1k|25. Söz'de okunabilir]]. (Not: Kur'an'da "ve min âyâtihî..." ifadesi geçen tüm ayetlerin listesi için [[:Kategori:Min Ayatihi Ayetleri|bu sayfaya]] bakın.)
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "İman edip salih amel işleyenler" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Amenu Ve Amilussalihati Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
* [[Rum 19|Rum suresinin 19. ayetinde]] geçen Allah'ın ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkarması bahsinin [[Risale:Sünuhat_(Asar-ı_Bediiyye)#10._Parça|Sünuhat Risalesinde]] izahı vardır.
 
* [[Rum 21|Rum suresinin 21. ayetinde]] diğer birçok ayette olduğu gibi tefekkür tavsiye edilir. Risale-i Nur'un acz, fakr ve şefkat ile birlikte 4 esasından biri olan tefekkür hakkında dersleri içeren [[:Kategori:Tefekkür Etmeye (Üzerinde Düşünmeye) Dair Ayetler|bu sayfaya]] bakın.
Dönüş O'nadır
* "O'nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır." mealindeki Rum suresinin 22. ayeti hakkında Risale-i Nur'da geçen dersler [[Rum 22|bu sayfada]] okunabilir.
 
* Bediüzzaman [[Risale:30._Lem%27a#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Remiz|30. Lema'da]] "O, hem dirilten hem de öldürendir. O, herhangi bir işin olmasını dilediği zaman yalnız "Ol!" der, o da oluverir." mealindeki [[Mü'min 68|Mü'min suresinin 68. ayeti]], "Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir." mealindeki [[Mü'minun 80|Mü'minun suresinin 80. ayeti]] ve "Gökten su indirip ölümünün ardından arzı onunla diriltiyor."  mealindeki [[Rum 24|Rum suresinin 24. ayeti]] gibi âyetlerin pek sarîh bir surette vasıtaları nefyedip doğrudan doğruya hayatı Hayy-ı Kayyum’un dest-i kudretine münhasıran verdiğini beyan eder.
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "Dönüş(ünüz) O'nadır (Allah'adır)" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Dönüş O'nadır Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
* Bediüzzaman Kur’an-ı Hakîm’in hakiki tercümesinin mümkün olmadığına "Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile durması da O'nun (varlığının) delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz." mealindeki [[Rum 25|Rum suresinin 25. ayetini]] misal olarak verir. Bu ders [[Risale:29._Mektup#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_N.C3.BCkte|29. Mektup'tadır]].
 
* Bediüzzaman İsm-i Azamdan olan Kayyum ismini izah ettiği [[Risale:30._Lem%27a#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_.C5.9Eu.C3.A2|30. Lema'nın 6. Nüktesinin]] başında [[Rahman 29|Rahman suresinin 29. ayetinde]] geçen "O, her an yaratma halindedir." mealindeki ibareyi, "Dilediği şeyleri mutlaka yapandır." mealindeki [[Buruc 16|Buruc suresinin 16. ayetini]], [[Rum 54|Rum suresinin 54. ayetinde]] geçen "O, dilediğini yaratır." mealindeki ibareyi, [[Yasin 83|Yasin suresinin 83. ayetinde]] geçen "Her şeyin melekutu O'nun (Allah'ın) elindedir." mealindeki ibareyi ve [[Rum 50|Rum suresinin 50. ayetinde]] geçen "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor!" mealindeki ibareyi zikreder.
Halidine fiha ebeda
* Bediüzzaman'ın Barla bahçelerinde dolaşırken "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şeye kadirdir." mealindeki [[Rum 50|Rum suresinin 50. ayetini]] tekrar tekrar okuduktan sonra ahiretin varlığının isbatına dair olan [[Risale:10._Söz#Onuncu_S.C3.B6z|10. Söz]] namında bir risale telif etmiştir.
 
* Bediüzzaman [[Nahl 60|Nahl suresinin 60. ayetinde]] geçen "En yüce sıfatlar (misaller) ise Allah'a aittir. " ve [[Rum 27|Rum suresinin 27. ayetinde]] geçen "en yüce sıfat (misal) O'nundur." ayetlerinden ders alarak Kur’an'ın en parlak mucizelerinden biri olan temsilatı Risale-i Nurlarda çokça kullanmış ve temsillerin en uzak hakikatleri yakınlaştırdığını beyan etmiştir. Buna dair bahis [[Risale:28._Mektup#Mahrem_Bir_Suale_Cevaptır|28. Mektupta okunabilir]].
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette (Kur'an'da toplam 40 ayette) bazen cennetlikler bazen de cehennemlik için kullanılan "Hâlidîne Fîhâ (Ebedâ)" ([Orada] ebedi kalırlar) ifadesinin izahına ve ayrıca kafirlerin sınırlı dünya hayatını kafir olarak geçirmelerine karşılık cehennemde daimi kalmalarının Allah'ın hikmeti açısından uygun olduğu ve Allah'ın merhametine aykırı olmadığının izahına dair bahisleri topluca [[:Kategori:Halidine Fiha Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
 
İn ecriye illa alellah
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette Peygamberlerin tebliğ vazifesi karşılığında Allah'tan başka kimseden ücret istemediklerini ifade edilir. Bu konuda Risale-i Nur'da geçen bahisler [[:Kategori:İn Ecriye İlla Alellah Ayetleri|bu sayfada]] okunabilir.
 
O, her şeye kadirdir
 
* Hud suresinin 4. ayetinde ve daha başka pek çok ayette geçen "O, her şeye kadirdir." mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[Rum x|Rum suresinin x. ayeti sayfasında]] görebilirsiniz.
 
Rabbus Semavati Vel Ard
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Göklerin ve yerin Rabbi" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[:Kategori:Rabbi/Rabbussemavati Vel Ard/Rabbissemavati Ve Rabbil Ard Ayetleri|bu sayfada]] görebilirsiniz.
 
Halakas Semavati Vel Ard
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Gökleri ve yeri yarattı/yaratan ve göklerin ve yerin yaratılışı" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[:Kategori:Halaka/Halku/Halkissemavati_Vel_Ard_Ayetleri|bu sayfada]] görebilirsiniz.
 
Lafzullah
 
* Kur'an'da Lafzullah'ın (Allah kelimesinin) tekrarında çok sırlar vardır. Ayet sayısı ve lafzullah sayısı tevafuktadır. Bakara'da ayet sayısı 286, lafzullah sayısı 282 (Allah lafzı yerinde geçen dört Hû lafzı olduğundan tam tevafuk eder); Al-i İmran'da ayet sayısı 200, lafzullah sayısı 210; Nisa+Maide+En'am toplam ayet sayısı 176+120+165=461, lafzullah sayısı 229+148+87=464. Besmele sayılırsa tam tevafuk eder. Böyle meziyetlerde küçük farklar zarar vermez. İzleyen 5 suredeki (A'raf, Enfal, Tevbe, Yunus ve Hud) Allah lafızları sayısı baştaki 5 büyük suredekilerin yarısıdır. Sonra gelen 5 sure (Yusuf, Ra’d, İbrahim, Hicr ve Nahl) onun yarısıdır. Sonra gelen 6 sure (İsra, Kehf, Meryem, Taha, Enbiya ve Hacc) onun yarısıdır. Sonra Sonra gelen her beşerli sure grubu bu şekilde gider. Zuhruf suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yarısı olur. Necm suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yaklaşık yarısı olur. Sonra gelen küçük 5'li sure gruplarında yalnız üçer adet Allah lafzı vardır. Bu vaziyet gösteriyor ki Allah lafzının adedine tesadüf karışmamış, bir hikmet ve intizam ile adetleri tayin edilmiş.
 
Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim
 
* Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser suresinin harflerinin ebcedi makamı 3.000 küsur olduğu gibi Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim, Al-i İmran ve Nisa surelerinin harf sayıları ile Bakara suresinin örfi kelime sayısı da 3.000 küsur eder.
 
Ey Ehl-i Kitap
 
* Bediüzzaman [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen "Ey Ehl-i Kitap" hitabına bu asrın ve bu asırdaki ehl-i kitabın çok muhtaç olduğunu, güya o hitabın doğrudan bu asra baktığını ve bu ifadenin "Ey Ehl-i Mektep" manasını da içerdiği söyler.
 
Akşam ile yatsı arası
 
* Bediüzzaman'ın akşam ile yatsı arasında [[Risale:Namaz_Tesbihatı#Bundan_sonra_isteyen_mağrib_ile_işa_yani_akşam_namazı_ile_yatsı_namazı_arasında_bu_gelen_dua_ve_tesbihleri_okuyabilir|33'er defa tekrar ettiği dua ve tesbihlerden]] birisi [[Al-i İmran 173]]'te geçen "Hasbunallahi ve ni'mel vekil" ifadesidir. Bir diğeri 1 defa [[Al-i İmran 174]] ayetini okuduktan sonra yine 33 defa tekrarladığı "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ifadesidir. Bir diğeri ise 1 defa [[Al-i İmran 185]] ayetinin başını ve başka bazı ayetleri okuduktan sonra yine 33 defa tekrarladığı "Yâ Bâkî Entel Bâkî, Yâ Bâkî Entel Bâkî" ifadesidir.
 
Sırât-ı Müstakîm
 
* Rum suresinin [[Rum x|x. ayetinde]] ve [[Rum x|x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Sırât-ı Müstakîm" (Dosdoğru yol) mealindeki ibarenin bu dehşetli ve fırtınalı asırda o doğru yolu şaşırtmayacak bir surette en başta gösteren Risale-i Nur olduğuna dair [[:Kategori:Sırat-ı Müstakim Ayetleri|işaretler mevcuttur]].
 
Rumi 1316-1317
 
* Bediüzzaman çeşitli ilimleri nurlanmak için okuyup okuturken Rumi 1316-1317 (Miladi 1900) yılında Avrupa’nın Kur’an’a karşı müthiş bir sû-i kastı olduğunu anlar ve merakını değiştirip tüm bilgisini Kur’an’ı anlamaya basamaklar yapmaya başlar. Daha pek çok ayette olduğu gibi [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] geçen "Onlardan uzak dur (yüz çevir)" mealindeki ibarenin ebcedi de 1316 edip buna bakar. Bu konuların izahı 1. Şua'daki [[Risale:1._Şuâ#Yirmi_Birinci_Âyet_veya_Âyetler|21. Ayetin]] ve [[Risale:1._Şuâ#Yirmi_Yedinci_Âyet|27. Ayetin]] izah edildiği kısımlardadır.
 
Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen "Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez." mealindeki ibarenin iki cihetle Risale-i Nur'a ve müellifine işareti için kapsamlı bir izahı için [[:Kategori:La Teziru Vaziretun Vizra Uhra Ayetleri|La Teziru Vaziretun Vizra Uhra Ayetleri kategorisi sayfasına]] başvurun.
 
Altı gün
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] geçen "Altı günde gökleri ve yerleri yarattık" mealindeki ibarenin [[Risale:14._Söz#Birincisi|14. Söz'de]] izahı vardır. Yine aynı ayete dair bir nükte [[Risale:25._Söz#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_N.C3.BCkte-i_Bel.C3.A2gat|25. Söz'de]] okunabilir.
 
Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır
 
* [[Rum x|Rum suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen geçen "Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır", "Allah yapıp-yaratanların en güzelidir", "Allah merhametlilerin en merhametlisidir" mealindeki ibarelerin kapsamlı bir izahı [[Risale:32._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Maksat|32. Söz'dedir]].
 
 
 
 
 
 
 
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Rum'dedir]].
* [[Rum |Rum suresinin . ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "" ifadesi hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri [[:Kategori:|bu sayfada]] topluca okuyabilirsiniz.


==Bilgiler==
==Bilgiler==
229. satır: 37. satır:
'''İsminin Anlamı ve Kaynağı:''' İlk âyetlerinde Bizanslılar’dan (Rûm yani Romalılar) bahsedildiği için bu adla anılmıştır. “Romalı, Roma’ya mensup” anlamındaki Romaio isminin Arapça’ya geçmiş şekli olan Rûm kelimesi Arap-İslâm kaynaklarında Romalılar, Bizanslılar ve İslâm topraklarında yaşayan Rumlar için kullanılmıştır.
'''İsminin Anlamı ve Kaynağı:''' İlk âyetlerinde Bizanslılar’dan (Rûm yani Romalılar) bahsedildiği için bu adla anılmıştır. “Romalı, Roma’ya mensup” anlamındaki Romaio isminin Arapça’ya geçmiş şekli olan Rûm kelimesi Arap-İslâm kaynaklarında Romalılar, Bizanslılar ve İslâm topraklarında yaşayan Rumlar için kullanılmıştır.


'''Diğer İsimleri:'''  
'''Diğer İsimleri:''' -


'''Kur'ân'daki Sırası:''' 30
'''Kur'ân'daki Sırası:''' 30
243. satır: 51. satır:
'''Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure:''' [[Ankebut Suresi]]
'''Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure:''' [[Ankebut Suresi]]


'''Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler:''' <ref name='a' />
'''Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler:'''


'''Uzunluğu:''' 6,3 sayfa
'''Uzunluğu:''' 6,3 sayfa
251. satır: 59. satır:
'''Satır Sayısı:''' 95
'''Satır Sayısı:''' 95


'''Kelime Sayısı:''' 819<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, <ref></ref>
'''Kelime Sayısı:''' 819 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 817<ref name='b'>https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf</ref>


'''Harf Sayısı:''' 3.530<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, <ref></ref>
'''Harf Sayısı:''' 3.530 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 3.434<ref name='b' />


'''[[Fasıla Harfleri]]:''' Ra, Mim, Nun
'''[[Fasıla Harfleri]]:''' Ra, Mim, Nun
278. satır: 86. satır:


'''Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı:''' 20 (Bkz. [[:Kategori:Rum Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri|Rum Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi]])
'''Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı:''' 20 (Bkz. [[:Kategori:Rum Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri|Rum Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi]])
(Not: Rum 'dan bir ifade [[:Kategori:Risale-i Nur'da İktibas Edilen Ayetler|iktibas]] suretinde geçer)


'''Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler:''' 1., 2., 17., 18., 19., 20., 21., 22., 23., 24., 25., 26., 27. ve 50. ayetler (Toplam 14 ayet)
'''Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler:''' 1., 2., 17., 18., 19., 20., 21., 22., 23., 24., 25., 26., 27. ve 50. ayetler (Toplam 14 ayet)
285. satır: 91. satır:
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==


İstikbale ait ihbarat-ı gaybiyesidir.
Şu kısım ihbaratın çok envaı var. Birinci kısım, hususidir. Bir kısım ehl-i keşif ve velayete mahsustur.
Mesela, Muhyiddin-i Arabî
[[Rum 1|{{Arabi|الٓمٓ}}]]
[[Rum 2|{{Arabi|غُلِبَتِ الرُّومُ}}]]
Suresi’nde pek çok ihbarat-ı gaybiyeyi bulmuştur.


([[|]])
([[Risale:25._Söz#.C4.B0kinci_.C5.9Eavk|25. Söz]])
----
----
Nasıl ki [[Sure-i Kevser]]'in hurufatı, ebcedî makamı üç bin adet olmakla:
*Hem [[Yasin Suresi|Sure-i Yâsin]]'ın üç bin adet hurufuna
*hem [[Sure-i Furkan]]'ın üç bin adet hurufuna
*hem [[Fatır Suresi|Sure-i Fâtır]]'ın üç bin adet hurufuna
*hem [[Sure-i Sebe]]'in üç bin adet hurufuna
*hem [[Saffat Suresi|Sure-i Ve's-sâffât]]'ın üç bin adet hurufuna
*hem [[Sad Suresi|Sure-i Sâd]]'ın üç bin adet hurufuna
*hem [[Sure-i Ra'd]]'ın üç bin adet hurufuna


*hem [[Rum Suresi|Sure-i Er-Rum]]'un üç bin adet hurufuna


([[|]])
*hem [[Sure-i Zuhruf]]'un üç bin adet hurufuna
----
 
*hem [[Şura Suresi|Sure-i Şûra]]'nın üç bin adet hurufuna
 
*hem [[Sure-i İbrahim]]'in üç bin adet hurufuna tevafuku ve o on bir surenin birbiriyle muvafakatı ve mutabakatı bilbedahe tesadüf işi olamaz.


Aynen öyle de [[Sure-i Kevser]]'in en kısa sure olmakla beraber hurufunun makam-ı ebcedîsi olan üç bin adet ile;


([[|]])
*En uzun sure olan [[Bakara Suresi|El-Bakara]] örfî kelimatının üç bin adedine...
----


*Hem [[Al-i İmran Suresi|Sure-i Âl-i İmran]] kelimatının üç bin adedine...


([[|]])
*Hem [[Sure-i Nisa]] kelimatının üç bin adedine muvafakatı...
----


Elbette kör tesadüfün işi değil ve rastgele şuursuz ittifakî bir vaziyet olamaz.


([[Risale:29._Mektubun_8._Kısmı_(Rumuzat-ı_Semaniye)#İKİNCİ_REMZ'İN_MÜHİM_BİR_ZEYLİ|Rumuzat-ı Semaniye]])


==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==
==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==


==İlgili Resimler/Fotoğraflar==
==İlgili Resimler/Fotoğraflar==
==Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları==
{| class="wikitable"
|+Rum Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı<ref name='b' />
!Genel Ayet No
!Sure No
!Sure Ayet No
!Kelime Sayısı
!Harf Sayısı
|-
|align=center|3410
|align=center|30
|align=center|1
|align=center|1
|align=center|3
|-
|align=center|3411
|align=center|30
|align=center|2
|align=center|2
|align=center|9
|-
|align=center|3412
|align=center|30
|align=center|3
|align=center|8
|align=center|31
|-
|align=center|3413
|align=center|30
|align=center|4
|align=center|12
|align=center|46
|-
|align=center|3414
|align=center|30
|align=center|5
|align=center|8
|align=center|33
|-
|align=center|3415
|align=center|30
|align=center|6
|align=center|11
|align=center|42
|-
|align=center|3416
|align=center|30
|align=center|7
|align=center|10
|align=center|43
|-
|align=center|3417
|align=center|30
|align=center|8
|align=center|22
|align=center|95
|-
|align=center|3418
|align=center|30
|align=center|9
|align=center|32
|align=center|150
|-
|align=center|3419
|align=center|30
|align=center|10
|align=center|13
|align=center|58
|-
|align=center|3420
|align=center|30
|align=center|11
|align=center|8
|align=center|33
|-
|align=center|3421
|align=center|30
|align=center|12
|align=center|5
|align=center|26
|-
|align=center|3422
|align=center|30
|align=center|13
|align=center|9
|align=center|42
|-
|align=center|3423
|align=center|30
|align=center|14
|align=center|5
|align=center|26
|-
|align=center|3424
|align=center|30
|align=center|15
|align=center|9
|align=center|42
|-
|align=center|3425
|align=center|30
|align=center|16
|align=center|11
|align=center|59
|-
|align=center|3426
|align=center|30
|align=center|17
|align=center|6
|align=center|27
|-
|align=center|3427
|align=center|30
|align=center|18
|align=center|8
|align=center|37
|-
|align=center|3428
|align=center|30
|align=center|19
|align=center|14
|align=center|59
|-
|align=center|3429
|align=center|30
|align=center|20
|align=center|11
|align=center|40
|-
|align=center|3430
|align=center|30
|align=center|21
|align=center|20
|align=center|82
|-
|align=center|3431
|align=center|30
|align=center|22
|align=center|13
|align=center|62
|-
|align=center|3432
|align=center|30
|align=center|23
|align=center|14
|align=center|63
|-
|align=center|3433
|align=center|30
|align=center|24
|align=center|21
|align=center|84
|-
|align=center|3434
|align=center|30
|align=center|25
|align=center|16
|align=center|65
|-
|align=center|3435
|align=center|30
|align=center|26
|align=center|8
|align=center|28
|-
|align=center|3436
|align=center|30
|align=center|27
|align=center|18
|align=center|78
|-
|align=center|3437
|align=center|30
|align=center|28
|align=center|27
|align=center|111
|-
|align=center|3438
|align=center|30
|align=center|29
|align=center|16
|align=center|59
|-
|-
|align=center|3439
|align=center|30
|align=center|30
|align=center|22
|align=center|92
|-
|align=center|3440
|align=center|30
|align=center|31
|align=center|9
|align=center|48
|-
|align=center|3441
|align=center|30
|align=center|32
|align=center|11
|align=center|45
|-
|align=center|3442
|align=center|30
|align=center|33
|align=center|18
|align=center|71
|-
|align=center|3443
|align=center|30
|align=center|34
|align=center|6
|align=center|34
|-
|align=center|3444
|align=center|30
|align=center|35
|align=center|10
|align=center|42
|-
|align=center|3445
|align=center|30
|align=center|36
|align=center|15
|align=center|62
|-
|align=center|3446
|align=center|30
|align=center|37
|align=center|15
|align=center|57
|-
|align=center|3447
|align=center|30
|align=center|38
|align=center|16
|align=center|73
|-
|align=center|3448
|align=center|30
|align=center|39
|align=center|22
|align=center|90
|-
|align=center|3449
|align=center|30
|align=center|40
|align=center|22
|align=center|83
|-
|align=center|3450
|align=center|30
|align=center|41
|align=center|15
|align=center|67
|-
|align=center|3451
|align=center|30
|align=center|42
|align=center|14
|align=center|56
|-
|align=center|3452
|align=center|30
|align=center|43
|align=center|16
|align=center|56
|-
|align=center|3453
|align=center|30
|align=center|44
|align=center|9
|align=center|38
|-
|align=center|3454
|align=center|30
|align=center|45
|align=center|11
|align=center|49
|-
|align=center|3455
|align=center|30
|align=center|46
|align=center|17
|align=center|82
|-
|align=center|3456
|align=center|30
|align=center|47
|align=center|18
|align=center|86
|-
|align=center|3457
|align=center|30
|align=center|48
|align=center|28
|align=center|113
|-
|align=center|3458
|align=center|30
|align=center|49
|align=center|10
|align=center|37
|-
|align=center|3459
|align=center|30
|align=center|50
|align=center|19
|align=center|69
|-
|align=center|3460
|align=center|30
|align=center|51
|align=center|9
|align=center|41
|-
|align=center|3461
|align=center|30
|align=center|52
|align=center|11
|align=center|46
|-
|align=center|3462
|align=center|30
|align=center|53
|align=center|14
|align=center|53
|-
|align=center|3463
|align=center|30
|align=center|54
|align=center|24
|align=center|81
|-
|align=center|3464
|align=center|30
|align=center|55
|align=center|12
|align=center|55
|-
|align=center|3465
|align=center|30
|align=center|56
|align=center|20
|align=center|84
|-
|align=center|3466
|align=center|30
|align=center|57
|align=center|9
|align=center|42
|-
|align=center|3467
|align=center|30
|align=center|58
|align=center|19
|align=center|78
|-
|align=center|3468
|align=center|30
|align=center|59
|align=center|8
|align=center|32
|-
|align=center|3469
|align=center|30
|align=center|60
|align=center|10
|align=center|39
|-
|align=center|Toplam
|align=center|-
|align=center|60
|align=center|817
|align=center|3.434
|}


==İlgili Maddeler/Sayfalar==
==İlgili Maddeler/Sayfalar==


*[[Ebu Bekir]]: Rum suresinin haberi üzerine müşrik Ubeyy Bin Halef ile Bizansların galip geleceğine dair iddia giren sahabi.
*[[Ebu Bekir]]: Rum suresinin haberi üzerine müşrik Ubeyy Bin Halef ile Bizansların galip geleceğine dair iddiaya giren sahabi.
*[[Übeyy Bin Halef]]: Rum suresinin haberi üzerine müşrik Hz. Ebu Bekir ile İranlıların galip geleceğine dair iddia giren Mekkeli müşrik.
*[[Übeyy Bin Halef]]: Rum suresinin haberi üzerine Hz. Ebu Bekir ile İranlıların galip geleceğine dair iddiaya giren Mekkeli müşrik.
*[[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Rum_Suresi|Rum Suresinin Münacat-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetleri]]
*[[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Rum_Suresi|Rum Suresinin Münacat-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetleri]]
*[[Huruf-u Mukattaa]]: Kur’an’da Rum dahil 29 sûrenin başında 30 ayette yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı.
*[[Huruf-u Mukattaa]]: Kur’an’da Rum dahil 29 sûrenin başında 30 ayette yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı.
*[[Onuncu Söz|Haşir Risalesi]]: Bediüzzaman'ın Barla bahçelerinde dolaşırken Rum suresinin 50. ayetini tekrar tekrar okuduktan sonra telif ettiği ahiretin varlığının isbatına dair olan risale.


==İlgili Kategoriler==
==İlgili Kategoriler==

23.28, 13 Ekim 2025 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Önceki Sure: Ankebut SuresiKur'ânLokman Suresi: Sonraki Sure

Bu sureyi Rum suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz

Rum ve Roma ile ilgili diğer maddeler için Roma (Tavzih) sayfasına bakın

Rum (الروم) Suresi Kur'ân-ı Kerim'in 30. suresi olup Ankebut ve Lokman sureleri arasında yer alır. “Romalı, Roma’ya mensup” anlamındaki Romaio isminin Arapça’ya geçmiş şekli olan Rûm kelimesi Arap-İslâm kaynaklarında Romalılar, Bizanslılar ve İslâm topraklarında yaşayan Rumlar için kullanılmıştır. Başında hurûf-ı mukattaa bulunan sûrelerin hepsi vahiy ve nübüvvetin ispatıyla ilgili âyetlerle söze başladığı halde yalnızca üç tanesi, Meryem, Rûm ve Ankebût sûreleri bu genel üslûbun dışında kalır. Meryem sûresi Hz. Zekeriyyâ’ya verilecek bir oğulun, Rûm sûresi uğradığı mağlûbiyetten sonra Bizans’ın yakın bir gelecekte kazanacağı zaferin müjdesi ve Ankebut sûresi müminlerin birtakım fitne ve belâlara uğratılıp imtihana çekileceklerini bildiren âyetlerle başlar.[1]

İslamiyet geldiğinde ehl-i kitap olan Doğu Roma (Bizans) ile ateşe tapan İran dünyanın en büyük devletleriydi. İslamiyetin 5. yılında yapılan savaşta İran, Bizansı görünüşte yakın zamanda kolay kolay toparlanamayacakları şekilde büyük bir mağlubiyete uğrattı. Bu haber Mekke'ye ulaşınca müşrikler sevinirken Müslümanlar üzüldü. Bu sırada Rum suresinin Rumların (Bizansların) kısa süre içinde galip geleceğini haber veren ayetleri indi. Bu gaybi habere tam bir iman içerisinde olan Hz. Ebu Bekir, müşriklerin önde gelenlerinden Übeyy bin Halef ile Rumların 9 sene içerisinde galip geleceğine dair 100 devesine iddiaya girdi. (Kumar ve iddia o zaman henüz dinen yasaklanmamıştı). Tam 9 sene sonra Rumlar umulmadık bir şekilde İranlıları büyük bir bozguna uğrattı. Hz. Ebu Bekir Uhud savaşında Peygamberimizin eliyle öldürülen Übeyy bin Halef'in mirasçılarından 100 deveyi alıp Peygamberimizin emriyle sadaka olarak dağıttı. Kur'an'ın bu mucizesi üzerine Mekkeli müşriklerden bazıları Müslüman oldu.[2]

Risale-i Nur'da Rum Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler

  • Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser suresinin harflerinin ebcedi makamı 3.000 küsur olduğu gibi Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim surelerinin harf sayıları, Al-i İmran ve Nisa surelerinin kelime sayıları ile Bakara suresinin örfi kelime sayısı da 3.000 küsur eder. Elbette bu kör tesadüfün işi değildir ve rastgele şuursuz ittifakî bir vaziyet olamaz.
  • Rum suresinin de içinde olduğu 29 surenin başında geçen kesik harfler (huruf-u mukattaa) hakkında tüm dersler ve izahlar için Huruf-u Mukattaa maddesine bakılabilir.
  • Fatiha'da hemze ile sakin elif toplam 30 defa geçer. Besmele sayılmazsa lam ile elifler de toplam 30 defa geçer. Bu iki rakam 30 cüz Kur'an'a ima eder. 23 defa geçen lam ise vahyin 23 senesine işaret eder. 13 defa geçen Elif-lam (ال), hem ال ile başlayan 13 sureye hem de yedi adet الٓمٓ + altı adet الٓرٰ ile başlayan toplam 13 sureye işaret eder.
  • Kur'an'ın bir fihristesi olan ve bir cihette Kur'an içinde bulunan Fatiha suresinde 15 mim harfi geçer. Mukattaa harfleriyle başlayan mühim sureler, الٓمٓ ler ve الٓرٰ lar ve حٰمٓ lerdir. Mim harfi adıyla geçen 15 sure (7 Ha-mim, 8 Elif-Lam-Mim) mevcuttur.
  • Kur'an'ın mucizelerinden birisi de gelecekten doğru olarak verdiği haberlerdir. Mesela Rum suresinin ilk 5 ayetinde ve 60. ayetinde Muhyiddin-i Arabî pek çok gaybi haber bulmuştur. Bu konunun izahı 25. Söz'dedir.
  • "Kendi kendilerine, Allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak ve muayyen bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi?" mealindeki ibare geçen Rum suresinin 8. ayeti ve daha pek çok ayet mü'minleri tefekkür mesleğine sevk eder. Bediüzzaman da tefekkür mesleğinde gidip akıl ve kalbine görünen büyük nurları ve uzun hakikatleri Arapça olarak 29. Lema'da yazmıştır.
  • 5 vakit namaza işaret eden "Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur." mealindeki Rum suresinin 17. ve 18. ayetlerinin tefsir edildiği 9. Söz'de namazın 5 vakte tahsisinin hikmetleri izah edilmiştir.
  • Bediüzzaman Rum suresinin 17. ila 27. ayetlerinin imanın bir kutbunu gösterdiğini ve haşri ispat ettiğini 9. Şua'da kapsamlı bir şekilde izah eder.
  • Kur’an’ın bir mu'cizesi de îcazıdır yani uzun ve derin hakikatları veciz şekilde ifade etmesidir. Kur'an bazen uzun bir silsilenin iki tarafını veciz şekilde zikrederek güzelce silsileyi gösterir. Buna bir misal "ve min âyâtihî..." (meali: Allah'ın delillerindendir ki...) ifadesi 6 defa geçen Rum suresinin 17. ila 27. ayetlerinde yaratılışın başının ve sonunun veciz şekilde ders verilmesidir. Bu ders 25. Söz'de okunabilir. (Not: Kur'an'da "ve min âyâtihî..." ifadesi geçen tüm ayetlerin listesi için bu sayfaya bakın.)
  • Rum suresinin 19. ayetinde geçen Allah'ın ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkarması bahsinin Sünuhat Risalesinde izahı vardır.
  • Rum suresinin 21. ayetinde diğer birçok ayette olduğu gibi tefekkür tavsiye edilir. Risale-i Nur'un acz, fakr ve şefkat ile birlikte 4 esasından biri olan tefekkür hakkında dersleri içeren bu sayfaya bakın.
  • "O'nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır." mealindeki Rum suresinin 22. ayeti hakkında Risale-i Nur'da geçen dersler bu sayfada okunabilir.
  • Bediüzzaman 30. Lema'da "O, hem dirilten hem de öldürendir. O, herhangi bir işin olmasını dilediği zaman yalnız "Ol!" der, o da oluverir." mealindeki Mü'min suresinin 68. ayeti, "Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir." mealindeki Mü'minun suresinin 80. ayeti ve "Gökten su indirip ölümünün ardından arzı onunla diriltiyor." mealindeki Rum suresinin 24. ayeti gibi âyetlerin pek sarîh bir surette vasıtaları nefyedip doğrudan doğruya hayatı Hayy-ı Kayyum’un dest-i kudretine münhasıran verdiğini beyan eder.
  • Bediüzzaman Kur’an-ı Hakîm’in hakiki tercümesinin mümkün olmadığına "Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile durması da O'nun (varlığının) delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz." mealindeki Rum suresinin 25. ayetini misal olarak verir. Bu ders 29. Mektup'tadır.
  • Bediüzzaman İsm-i Azamdan olan Kayyum ismini izah ettiği 30. Lema'nın 6. Nüktesinin başında Rahman suresinin 29. ayetinde geçen "O, her an yaratma halindedir." mealindeki ibareyi, "Dilediği şeyleri mutlaka yapandır." mealindeki Buruc suresinin 16. ayetini, Rum suresinin 54. ayetinde geçen "O, dilediğini yaratır." mealindeki ibareyi, Yasin suresinin 83. ayetinde geçen "Her şeyin melekutu O'nun (Allah'ın) elindedir." mealindeki ibareyi ve Rum suresinin 50. ayetinde geçen "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor!" mealindeki ibareyi zikreder.
  • Bediüzzaman'ın Barla bahçelerinde dolaşırken "Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şeye kadirdir." mealindeki Rum suresinin 50. ayetini tekrar tekrar okuduktan sonra ahiretin varlığının isbatına dair olan 10. Söz namında bir risale telif etmiştir.
  • Bediüzzaman Nahl suresinin 60. ayetinde geçen "En yüce sıfatlar (misaller) ise Allah'a aittir. " ve Rum suresinin 27. ayetinde geçen "en yüce sıfat (misal) O'nundur." ayetlerinden ders alarak Kur’an'ın en parlak mucizelerinden biri olan temsilatı Risale-i Nurlarda çokça kullanmış ve temsillerin en uzak hakikatleri yakınlaştırdığını beyan etmiştir. Buna dair bahis 28. Mektupta okunabilir.

Bilgiler

İsminin Anlamı ve Kaynağı: İlk âyetlerinde Bizanslılar’dan (Rûm yani Romalılar) bahsedildiği için bu adla anılmıştır. “Romalı, Roma’ya mensup” anlamındaki Romaio isminin Arapça’ya geçmiş şekli olan Rûm kelimesi Arap-İslâm kaynaklarında Romalılar, Bizanslılar ve İslâm topraklarında yaşayan Rumlar için kullanılmıştır.

Diğer İsimleri: -

Kur'ân'daki Sırası: 30

Kur'ân'daki Yeri: 21. cüz, 403. sayfa

Mekkî/Medenî: Mekkî[1]

Nuzül (İnme) Sırası: 84

Kendisinden Önce Nazil Olan Sure: İnşikak Suresi

Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure: Ankebut Suresi

Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler:

Uzunluğu: 6,3 sayfa

Ayet Sayısı: 60

Satır Sayısı: 95

Kelime Sayısı: 819 (Rumuzat-ı Semaniye)[3], 817[4]

Harf Sayısı: 3.530 (Rumuzat-ı Semaniye)[5], 3.434[4]

Fasıla Harfleri: Ra, Mim, Nun

Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı: 6

Secde Ayeti: -

Allah lafzı sayısı (Besmele hariç): 23

Rahman ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rahim ismi sayısı (Besmele dahil): 2

Rab ismi sayısı: 3

İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler: 1 (Rum 58)

Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler Listesi: Rum Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (21 ayet)

Bu ayetleri okumak için: Hizb-i Azam-ı Kur'an, Rum Kısmı

Münâcât-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetler: 4.-5. ve 27. ayetler (3 ayet)

Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı: 20 (Bkz. Rum Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi)

Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler: 1., 2., 17., 18., 19., 20., 21., 22., 23., 24., 25., 26., 27. ve 50. ayetler (Toplam 14 ayet)

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

İstikbale ait ihbarat-ı gaybiyesidir.

Şu kısım ihbaratın çok envaı var. Birinci kısım, hususidir. Bir kısım ehl-i keşif ve velayete mahsustur.

Mesela, Muhyiddin-i Arabî

الٓمٓ

غُلِبَتِ الرُّومُ

Suresi’nde pek çok ihbarat-ı gaybiyeyi bulmuştur.

(25. Söz)


Nasıl ki Sure-i Kevser'in hurufatı, ebcedî makamı üç bin adet olmakla:

  • hem Sure-i İbrahim'in üç bin adet hurufuna tevafuku ve o on bir surenin birbiriyle muvafakatı ve mutabakatı bilbedahe tesadüf işi olamaz.

Aynen öyle de Sure-i Kevser'in en kısa sure olmakla beraber hurufunun makam-ı ebcedîsi olan üç bin adet ile;

  • En uzun sure olan El-Bakara örfî kelimatının üç bin adedine...
  • Hem Sure-i Nisa kelimatının üç bin adedine muvafakatı...

Elbette kör tesadüfün işi değil ve rastgele şuursuz ittifakî bir vaziyet olamaz.

(Rumuzat-ı Semaniye)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları

Rum Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı[4]
Genel Ayet No Sure No Sure Ayet No Kelime Sayısı Harf Sayısı
3410 30 1 1 3
3411 30 2 2 9
3412 30 3 8 31
3413 30 4 12 46
3414 30 5 8 33
3415 30 6 11 42
3416 30 7 10 43
3417 30 8 22 95
3418 30 9 32 150
3419 30 10 13 58
3420 30 11 8 33
3421 30 12 5 26
3422 30 13 9 42
3423 30 14 5 26
3424 30 15 9 42
3425 30 16 11 59
3426 30 17 6 27
3427 30 18 8 37
3428 30 19 14 59
3429 30 20 11 40
3430 30 21 20 82
3431 30 22 13 62
3432 30 23 14 63
3433 30 24 21 84
3434 30 25 16 65
3435 30 26 8 28
3436 30 27 18 78
3437 30 28 27 111
3438 30 29 16 59
3439 30 30 22 92
3440 30 31 9 48
3441 30 32 11 45
3442 30 33 18 71
3443 30 34 6 34
3444 30 35 10 42
3445 30 36 15 62
3446 30 37 15 57
3447 30 38 16 73
3448 30 39 22 90
3449 30 40 22 83
3450 30 41 15 67
3451 30 42 14 56
3452 30 43 16 56
3453 30 44 9 38
3454 30 45 11 49
3455 30 46 17 82
3456 30 47 18 86
3457 30 48 28 113
3458 30 49 10 37
3459 30 50 19 69
3460 30 51 9 41
3461 30 52 11 46
3462 30 53 14 53
3463 30 54 24 81
3464 30 55 12 55
3465 30 56 20 84
3466 30 57 9 42
3467 30 58 19 78
3468 30 59 8 32
3469 30 60 10 39
Toplam - 60 817 3.434

İlgili Maddeler/Sayfalar

  • Ebu Bekir: Rum suresinin haberi üzerine müşrik Ubeyy Bin Halef ile Bizansların galip geleceğine dair iddiaya giren sahabi.
  • Übeyy Bin Halef: Rum suresinin haberi üzerine Hz. Ebu Bekir ile İranlıların galip geleceğine dair iddiaya giren Mekkeli müşrik.
  • Rum Suresinin Münacat-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetleri
  • Huruf-u Mukattaa: Kur’an’da Rum dahil 29 sûrenin başında 30 ayette yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı.
  • Haşir Risalesi: Bediüzzaman'ın Barla bahçelerinde dolaşırken Rum suresinin 50. ayetini tekrar tekrar okuduktan sonra telif ettiği ahiretin varlığının isbatına dair olan risale.

İlgili Kategoriler

Kaynakça