Felak Suresi: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 7 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Sureler Hakkında Bilgiler]]
[[Kategori:Sureler Hakkında Bilgiler]]
[[Kategori:Emir İle Başlayan Sureler]]
[[Kategori:Kısar-ı Mufassal Sureleri]]
''Önceki Sure: [[İhlas Suresi]] ← [[Kur'an|Kur'ân]] → [[Nas Suresi]]: Sonraki Sure''
''Önceki Sure: [[İhlas Suresi]] ← [[Kur'an|Kur'ân]] → [[Nas Suresi]]: Sonraki Sure''


''Bu sureyi [[Kuran:Felak|Felak suresi okuma sayfasında]] mealiyle beraber okuyabilirsiniz''
''Bu sureyi [[Kuran:Felak|Felak suresi okuma sayfasında]] mealiyle beraber okuyabilirsiniz''


'''Felak ({{Arabi|الفلق}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 113. suresi olup İhlas ve Nas sureleri arasında yer alır.
''Sabah maddesi için [[Sabah]] sayfasına gidin''


'''Felak ({{Arabi|الفلق}}) Suresi''' Kur'ân-ı Kerim'in 113. suresi olup İhlas ve Nas sureleri arasında yer alır. Nâs sûresiyle birlikte “muavvizeteyn”, İhlâs ve Nâs sûreleriyle birlikte “muavvizât” adını alırlar. Felak ve Nâs sûrelerinin beraber nâzil olduğu konusunda ittifak varsa da Mekkî mi Medenî mi oldukları hususu ihtilâflıdır. Bir hadise göre Resûl-i Ekrem rahatsızlık ânında ve gece yatağına gireceği sırada İhlâs, Felak ve Nâs sûrelerini okuyup avuçlarına üfler ve elleriyle bütün vücudunu sıvazlardı (Buhârî). Peygamberimiz bir sahabiye “Ey Ukbe! Sen ‘Kul eûzü bi-rabbi’l-felak’ sûresini oku; zira Allah’a bu sûreden daha sevimli gelen ve daha beliğ olan hiçbir sûre okuyamazsın; mümkün oldukça onu oku” tavsiyesinde bulunmuştur.<ref name='a'>https://islamansiklopedisi.org.tr/felak-suresi</ref>


<ref name='a'>Felak</ref>
==Risale-i Nur'da Felak Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler==


'''Risale-i Nur'da Felak Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler:'''
* [[Risale:11._Şuâ#Hâtime|11. Şua]]'nın sonundaki bir parçada Felak suresinin gaybi mucizeli işaretleri izah edilir. Bediüzzaman surenin, içinde olduğu asrın dört dehşetli ve fırtınalı maddi ve manevi şerlerine ve ayrıca Cengiz ve Hülâgu fitnesine ve Abbasî Devleti’nin yıkılışına ebced makamıyla ve ayetlerin manasıyla baktığını ders verir.
* Bediüzzaman'ın bir talebesi Şeytandan istiaze (Allah'a sığınma) hakkında yazılan 13. Lem'a hakkındaki istifadesini yazdığı [[Risale:Yirmi_Yedinci_Mektup%27un_Üçüncü_Kısmı_ve_Üçüncü_Zeylin_Nihayetidir_(Barla)#19._Parça|bir mektupta]] risalenin başındaki 2 ayet, Felak suresi ve Nas suresinin ayetlerinin toplamının da 13 ederek risalenin ismine ve Fatiha sayılmazsa 113. sure olan Nas suresine tevafuk ettiğinden bahseder.
* [[Risale:29._Mektubun_8._Kısmı_(Rumuzat-ı_Semaniye)#Yirmi_Dokuzuncu_Mektub'un_Sekizinci_Kısmı'nın_Sekizinci_Remzi|Rumuzat-ı Semaniye]] risalesinde Felak suresinin harflerindeki bazı nükteler izah edilir. Ayrıca surenin 99 olan harf sayısı 99 esma-i hüsnaya tevafuk ederek bütün esma-i hüsna ile cami bir istiaze olur.
* Felak suresinin harflerinin ebced makamı 10200 ederek Fatiha'nın harflerinin makamı olan 10212 adedine tevafuk eder ve her bir surenin umum surelerle alakalı olduğunu ima eder.


Akla Havale
==Bilgiler==


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette Kur'an kudsî havaleler ile aklı şahit tutuyor, ikaz ediyor ve akla havale ediyor. Bu konudaki bahisleri [[:Kategori:Akla Havale Eden Ayetler|bu sayfada]] topluca okuyabilirsiniz.
'''İsminin Anlamı ve Kaynağı:''' Adını ilk âyette geçen felak kelimesinden alır. Felak, sabah manasına geldiği gibi yarmak manasına da gelir. İlk âyetin bir sonraki âyetle bağlantısı hesaba katıldığı takdirde bu kelimenin, kâinatın yokluk alanından bir patlama ile ilk meydana gelişini ve yaratılışını ifade ettiğine hükmedilebilir.


Hayvan gibi hatta daha sapıktırlar
'''Diğer İsimleri:'''


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "(kafirler) hayvan gibi hatta daha sapıktırlar" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Hayvan Gibi Hatta Daha Sapıktırlar Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''Kur'ân'daki Sırası:''' 113


Alak Suresi 17 sure tevafuk
'''Kur'ân'daki Yeri:''' [[Kuran:Felak|30. cüz, 604. sayfa]]


* Kur'an'ın ilk inen suresi olan Alak suresinin medde, şedde, tenvin ve besmele dâhil olmakla beraber 328 harfi vardır. '''Felak''' suresi dahil 13 surenin 300 küsur kelime sayısına ve ayrıca 4 surenin harf sayısına tevafuk eder. Bu 17 sure, Alak suresinin 300 tarihinden 351 tarihine kadar hâdisat-ı İslâmiyeye işaret ettiğine şahit olup onu teyit eder.
'''Mekkî/Medenî:''' Mekkî/Medenî<ref name='a' />


Efela ta'kilun
'''Nuzül (İnme) Sırası:''' 20


* Kur'an'da [[Felak x|Felak suresinin x.]] ve daha pek çok ayetin sonunda akla havale eder ve araştırmaya sevk eder. Bu hususta Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Efela Ta'kilun Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''Kendisinden Önce Nazil Olan Sure:''' [[Fil Suresi]]


İşaratül İ'cazda misal olarak verilen ayetler
'''Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure:''' [[Nas Suresi]]


* Felak suresinin [[Felak x|x.]], [[Felak x|Felak suresinin x.]] ve [[Felak x|Felak suresinin x.]] ayetlerini Bediüzzaman [[Risale:Bakara_17-18:_Münafıklar_Hakkında_Ateş_Temsili_(İ.İ._Badıllı)#Kelamın_tabakalarını_tavsif_makamı_hakkında_"Temsil"_misallleri|İşaratül İ'caz (Badıllı tercümesi) tefsirinde]] kelamın tabakalarını tavsif makamı hakkında "Temsil" misalllerine örnek olarak verir.
'''Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler:''' <ref name='a' />


Kun Feyekun
'''Uzunluğu:''' 0,2 sayfa


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayeti]] dahil toplam 8 ayette geçen '''Kün Feyekun''' ({{Arabi|كُنْ فَيَكُونْ}}) (Meali: (Allah) "Ol!" (der ve) "Olur") ibaresi hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[Kün Feyekun]] sayfasında okuyabilirsiniz.
'''Ayet Sayısı:''' 5


Erhamürrahimin
'''Satır Sayısı:''' 3


* [[Felak xx|Felak suresinin xx. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen geçen "Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır", "Allah yapıp-yaratanların en güzelidir", "Allah merhametlilerin en merhametlisidir" mealindeki ibarelerin kapsamlı bir izahı [[Risale:32._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Maksat|32. Söz'dedir]].
'''Kelime Sayısı:''' 23 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 23<ref name='b'>https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf</ref>


Tahaddi ayetleri
'''Harf Sayısı:''' 69 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 71<ref name='b' />


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayeti]] Kur'an'ı (haşa) insan sözü diye iddia edenlere meydan okuyan ayetlerden biridir. Kur'an'ın meydan okuması husustaki dersleri topluca [[:Kategori:Tahaddi (Meydan Okuma) Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''[[Fasıla Harfleri]]:''' Be, Dal, Kaf


7 Kat Sema Ayetleri
'''Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı:''' 1


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "7 kat sema" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:7 Kat Sema Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''Secde Ayeti:''' -


Tefekkür
'''Allah lafzı sayısı (Besmele hariç):''' 1


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] diğer birçok ayette olduğu gibi tefekkür tavsiye edilir. Risale-i Nur'un acz, fakr ve şefkat ile birlikte 4 esasından biri olan tefekkür hakkında [[:Kategori:Tefekkür Etmeye (Üzerinde Düşünmeye) Dair Ayetler|bu sayfaya]] bakın.
'''Rahman ismi sayısı (Besmele dahil):''' 1


Huruf-u Mukataa
'''Rahim ismi sayısı (Besmele dahil):''' 1


* Felak suresinin de içinde olduğu 29 surenin başında geçen kesik harfler (huruf-u mukattaa) hakkında tüm dersler ve izahlar için [[Huruf-u Mukattaa]] maddesine bakılabilir.
'''Rab ismi sayısı:''' 1


Kafirlerin Cehenneme Atılması
'''İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler:''' -


* Bediüzzaman, Kur'an'da zalimlerin ve kafirlerin cehenneme atılıp azap göreceği tehditinde bulunan [[Felak x|Felak suresinin x. ayeti]] ve daha pek çok ayetin hikmetini [[Risale:11._Şuâ#Onuncu_Mesele|izah ederken]] insanların küfrünün kâinatın ve ekser mahlukatın hukukuna çok büyük bir tecavüz olduğunu ve semavatı ve arzı kızdırdığını söyler.
'''[[Hizb-i_Azam-ı Kur'an|Hizb-ül Kur'an]]'da Geçen Ayetler Listesi:''' [[:Kategori:Felak_Suresindeki_Hizb-ül_Kur%27an_Ayetleri|Felak Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (5 ayet) (surenin tamamı alınmıştır)]]


İman Edip Salih Amel İşleyenler
Bu ayetleri okumak için: [[Risale:Hizb-i_Azam-ı_Kur%27anî#113._Felak|Hizb-i Azam-ı Kur'an, Felak Kısmı]]


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "İman edip salih amel işleyenler" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Amenu Ve Amilussalihati Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''[[Münacat-ül Kur'an|Münâcât-ül Kur'an]]'da İktibas Edilen Ayetler:''' [[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Felak_Suresi|1. ve 2.-5. ayetler (5 ayet)]]


Dönüş O'nadır
'''Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı:''' 5 (Bkz. [[:Kategori:Felak Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri|Felak Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi]])


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "Dönüş(ünüz) O'nadır (Allah'adır)" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca [[:Kategori:Dönüş O'nadır Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
'''Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler:''' 1., 2., 3., 4. ve 5. ayetler (Toplam 5 ayet)


Halidine fiha ebeda
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette (Kur'an'da toplam 40 ayette) bazen cennetlikler bazen de cehennemlik için kullanılan "Hâlidîne Fîhâ (Ebedâ)" ([Orada] ebedi kalırlar) ifadesinin izahına ve ayrıca kafirlerin sınırlı dünya hayatını kafir olarak geçirmelerine karşılık cehennemde daimi kalmalarının Allah'ın hikmeti açısından uygun olduğu ve Allah'ın merhametine aykırı olmadığının izahına dair bahisleri topluca [[:Kategori:Halidine Fiha Ayetleri|bu sayfada]] okuyabilirsiniz.
Gayet ehemmiyetli bir nükte-i i’caziyeye dair, birden ihtiyarsız, mağribden sonra kalbe ihtar edilen ve Sure-i [[Felak 1|{{Arabi|قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ}}]] ın zahir bir mu’cize-i gaybiyesini gösteren uzun bir hakikate kısa bir işarettir.


İn ecriye illa alellah
[[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#42|{{Arabi|بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ}}]]


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha pek çok ayette Peygamberlerin tebliğ vazifesi karşılığında Allah'tan başka kimseden ücret istemediklerini ifade edilir. Bu konuda Risale-i Nur'da geçen bahisler [[:Kategori:İn Ecriye İlla Alellah Ayetleri|bu sayfada]] okunabilir.
[[Felak 1|{{Arabi|قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ}}]]


O, her şeye kadirdir
[[Felak 2|{{Arabi|مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ}}]]


* Hud suresinin 4. ayetinde ve daha başka pek çok ayette geçen "O, her şeye kadirdir." mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[Felak x|Felak suresinin x. ayeti sayfasında]] görebilirsiniz.
[[Felak 3|{{Arabi|وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَ}}]]


Rabbus Semavati Vel Ard
[[Felak 4|{{Arabi|وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ}}]]


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Göklerin ve yerin Rabbi" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[:Kategori:Rabbi/Rabbussemavati Vel Ard/Rabbissemavati Ve Rabbil Ard Ayetleri|bu sayfada]] görebilirsiniz.
[[Felak 5|{{Arabi|وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ}}]]


Halakas Semavati Vel Ard
İşte yalnız mana-yı işarî cihetinde bu [[Felak Suresi|sure-i azîme-i hârika]] “Kâinatta adem âlemleri hesabına çalışan şerirlerden ve insî ve cinnî şeytanlardan kendinizi muhafaza ediniz.” Peygamberimize ve ümmetine emrederek, her asra baktığı gibi mana-yı işarîsiyle bu acib asrımıza daha ziyade, belki zahir bir tarzda bakar; Kur’an’ın hizmetkârlarını istiazeye davet eder. Bu mu’cize-i gaybiye, beş işaretle kısaca beyan edilecek. Şöyle ki:


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "Gökleri ve yeri yarattı/yaratan ve göklerin ve yerin yaratılışı" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri [[:Kategori:Halaka/Halku/Halkissemavati_Vel_Ard_Ayetleri|bu sayfada]] görebilirsiniz.
Bu [[Felak Suresi|surenin]] her bir âyetinin manaları çoktur. Yalnız mana-yı işarî ile beş cümlesinde dört defa “şer” kelimesini tekrar etmek ve kuvvetli münasebet-i maneviye ile beraber dört tarzda bu asrın emsalsiz dört dehşetli ve fırtınalı maddî ve manevî şerlerine ve inkılablarına ve mübarezelerine aynı tarihiyle parmak basmak ve manen “Bunlardan çekininiz!” emretmek, elbette Kur’an’ın i’cazına yakışır bir irşad-ı gaybîdir.


Lafzullah
Mesela, başta [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#43|{{Arabi|قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ}}]] cümlesi, bin üç yüz elli iki veya dört (1352-1354) tarihine hesab-ı ebcedî ve cifriyle tevafuk edip nev-i beşerde en geniş hırs ve hasedle ve Birinci Harb’in sebebiyle vukua gelmeye hazırlanan İkinci Harb-i Umumî’ye işaret eder. Ve ümmet-i Muhammediyeye (asm) manen der: “Bu harbe girmeyiniz ve Rabb’inize iltica ediniz!” Ve bir mana-yı remziyle, Kur’an’ın hizmetkârlarından olan Risale-i Nur şakirdlerine hususi bir iltifat ile onların Eskişehir hapsinden, dehşetli bir şerden aynı tarihiyle kurtulmalarına ve haklarındaki imha planının akîm bırakılmasına remzen haber verir; manen “İstiaze ediniz!” emreder gibi bir remiz verir.


* Kur'an'da Lafzullah'ın (Allah kelimesinin) tekrarında çok sırlar vardır. Ayet sayısı ve lafzullah sayısı tevafuktadır. Bakara'da ayet sayısı 286, lafzullah sayısı 282 (Allah lafzı yerinde geçen dört Hû lafzı olduğundan tam tevafuk eder); Al-i İmran'da ayet sayısı 200, lafzullah sayısı 210; Nisa+Maide+En'am toplam ayet sayısı 176+120+165=461, lafzullah sayısı 229+148+87=464. Besmele sayılırsa tam tevafuk eder. Böyle meziyetlerde küçük farklar zarar vermez. İzleyen 5 suredeki (A'raf, Enfal, Tevbe, Yunus ve Hud) Allah lafızları sayısı baştaki 5 büyük suredekilerin yarısıdır. Sonra gelen 5 sure (Yusuf, Ra’d, İbrahim, Hicr ve Nahl) onun yarısıdır. Sonra gelen 6 sure (İsra, Kehf, Meryem, Taha, Enbiya ve Hacc) onun yarısıdır. Sonra Sonra gelen her beşerli sure grubu bu şekilde gider. Zuhruf suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yarısı olur. Necm suresinden başlayan 5'li sure grubunda onun yaklaşık yarısı olur. Sonra gelen küçük 5'li sure gruplarında yalnız üçer adet Allah lafzı vardır. Bu vaziyet gösteriyor ki Allah lafzının adedine tesadüf karışmamış, bir hikmet ve intizam ile adetleri tayin edilmiş.
Hem mesela [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#44|{{Arabi|مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ}}]] cümlesi –şedde sayılmaz– bin üç yüz altmış bir (1361) ederek bu emsalsiz harbin merhametsiz ve zalimane tahribatına Rumî ve hicrî tarihiyle parmak bastığı gibi; aynı zamanda bütün kuvvetleriyle Kur’an’ın hizmetine çalışan Nur şakirdlerinin geniş bir imha planından ve elîm ve dehşetli bir beladan ve Denizli hapsinden kurtulmalarına tevafukla, bir mana-yı remzî ile onlara da bakar. “Halk’ın şerrinden kendinizi koruyunuz!” gizli bir îma ile der.


Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim
Hem mesela [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#45|{{Arabi|اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ}}]] cümlesi –şeddeler sayılmaz– bin üç yüz yirmi sekiz (1328) eğer şeddedeki (lâm) sayılsa bin üç yüz elli sekiz (1358) adediyle bu umumî harpleri yapan ecnebi gaddarların hırs ve hasedle bizdeki Hürriyet İnkılabı’nın Kur’an lehindeki neticelerini bozmak fikriyle tebeddül-ü saltanat ve Balkan ve İtalyan Harpleri ve Birinci Harb-i Umumî’nin patlamasıyla maddî ve manevî şerlerini, siyasî diplomatların radyo diliyle herkesin kafalarına sihirbaz ve zehirli üflemeleriyle ve mukadderat-ı beşerin düğme ve ukdelerine gizli planlarını telkin etmeleriyle bin senelik medeniyet terakkiyatını vahşiyane mahveden şerlerin vücuda gelmeye hazırlanmaları tarihine tevafuk ederek [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#45|{{Arabi|اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ}}]] in tam manasına tetabuk eder.


* Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser suresinin harflerinin ebcedi makamı 3.000 küsur olduğu gibi Yasin, Furkan, Fatır, Sebe, Saffat, Sad, Ra'd, Rum, Zuhruf, Şura ve İbrahim, Al-i İmran ve Nisa surelerinin harf sayıları ile Bakara suresinin örfi kelime sayısı da 3.000 küsur eder.
Hem mesela [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#46|{{Arabi|وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ}}]] cümlesi –şedde ve tenvin sayılmaz– yine bin üç yüz kırk yedi (1347) edip aynı tarihte, ecnebi muahedelerin icbarıyla bu vatanda ehemmiyetli sarsıntılar ve felsefenin tahakkümüyle bu dindar millette ehemmiyetli tahavvüller vücuda gelmesine ve aynı tarihte, devletlerde İkinci Harb-i Umumî’yi ihzar eden dehşetli hasedler ve rekabetlerin çarpışmaları tarihine bu mana-yı işarî ile tam tamına tevafuku ve manen tetabuku, elbette bu kudsî surenin bir lem’a-i i’caz-ı gaybîsidir.


Ey Ehl-i Kitap
Bir İhtar: Her bir âyetin müteaddid manaları vardır. Hem her bir mana küllîdir. Her asırda efradı bulunur. Bahsimizde bu asrımıza bakan yalnız mana-yı işarî tabakasıdır. Hem o küllî manada, asrımız bir ferttir. Fakat hususiyet kesbetmiş ki ona tarihiyle bakar. Ben dört senedir, bu harbin ne safahatını ve ne de neticelerini ve ne de sulh olmuş olmamış bilmediğimden ve sormadığımdan, bu kudsî surenin daha ne kadar bu asra ve bu harbe işareti var, diye daha onun kapısını çalmadım. Yoksa bu hazinede daha çok esrar var olduğu, Risale-i Nur’un eczalarında hususan Rumuzat-ı Semaniye Risalelerinde beyan ve ispat edildiğinden onlara havale edip kısa kesiyorum.


* Bediüzzaman [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen "Ey Ehl-i Kitap" hitabına bu asrın ve bu asırdaki ehl-i kitabın çok muhtaç olduğunu, güya o hitabın doğrudan bu asra baktığını ve bu ifadenin "Ey Ehl-i Mektep" manasını da içerdiği söyler.
Hatıra gelebilen bir sualin cevabıdır


Akşam ile yatsı arası
Bu lem’a-i i’caziyede, baştaki [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#47|{{Arabi|مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ}}]] da hem [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#48|{{Arabi|مِنْ}}]] hem [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#49|{{Arabi|شَرِّ}}]] kelimeleri hesaba girmesi ve âhirde [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#50|{{Arabi|وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ}}]] yalnız [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#49|{{Arabi|شَرِّ}}]] kelimesi girmesi [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#48|{{Arabi|وَمِنْ}}]] girmemesi ve [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#51|{{Arabi|وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ}}]] ikisi de hesap edilmemesi gayet ince ve latîf bir münasebete îma ve remiz içindir. Çünkü halklarda, şerden başka hayırlar da var. Hem bütün şer herkese gelmez. Buna remzen, bazıyeti ifade eden [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#48|{{Arabi|مِنْ}}]] ve [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#49|{{Arabi|شَرِّ}}]] girmişler. Hâsid, hased ettiği zaman bütün şerdir, bazıyete lüzum yoktur. Ve [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#52|{{Arabi|اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ}}]] remziyle, kendi menfaatleri için küre-i arza ateş atan üfleyicilerin ve sihirbaz o diplomatların tahribata ait bütün işleri ayn-ı şerdir, diye daha [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#49|{{Arabi|شَرِّ}}]] kelimesine lüzum kalmadı.


* Bediüzzaman'ın akşam ile yatsı arasında [[Risale:Namaz_Tesbihatı#Bundan_sonra_isteyen_mağrib_ile_işa_yani_akşam_namazı_ile_yatsı_namazı_arasında_bu_gelen_dua_ve_tesbihleri_okuyabilir|33'er defa tekrar ettiği dua ve tesbihlerden]] birisi [[Al-i İmran 173]]'te geçen "Hasbunallahi ve ni'mel vekil" ifadesidir. Bir diğeri 1 defa [[Al-i İmran 174]] ayetini okuduktan sonra yine 33 defa tekrarladığı "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ifadesidir. Bir diğeri ise 1 defa [[Al-i İmran 185]] ayetinin başını ve başka bazı ayetleri okuduktan sonra yine 33 defa tekrarladığı "Yâ Bâkî Entel Bâkî, Yâ Bâkî Entel Bâkî" ifadesidir.
Bu Sureye Ait Bir Nükte-i İ’caziyenin Hâşiyesidir


SırâtMüstakîm
Nasıl [[Felak Suresi|bu sure]], beş cümlesinden dört cümlesi ile bu asrımızın dört büyük şerli inkılablarına ve fırtınalarına mana-yı işarî ile bakar; aynen öyle de dört defa tekraren [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#53|{{Arabi|مِنْ شَرِّ}}]] –şedde sayılmaz– kelimesiyle âlem-i İslâm’ca en dehşetli olan Cengiz ve Hülâgu fitnesinin ve Abbasî Devleti’nin inkıraz zamanının asrına, dört defa mana-yı işarî ile ve makamcifrî ile bakar ve parmak basar.


* Felak suresinin [[Felak x|x. ayetinde]] ve [[Felak x|x. ayetinde]] ve daha başka pek çok ayette geçen "SırâtMüstakîm" (Dosdoğru yol) mealindeki ibarenin bu dehşetli ve fırtınalı asırda o doğru yolu şaşırtmayacak bir surette en başta gösteren Risale-i Nur olduğuna dair [[:Kategori:Sırat-ı Müstakim Ayetleri|işaretler mevcuttur]].
Evet –şeddesiz– [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#54|{{Arabi|شَرِّ}}]] beş yüz (500) eder; [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#55|{{Arabi|مِنْ}}]] doksandır (90). İstikbale bakan çok âyetler hem bu asrımıza hem o asırlara işaret etmeleri cihetinde, istikbalden haber veren İmam-ı Ali (ra) ve GavsA’zam (ks) dahi aynen hem bu asrımıza hem o asra bakıp haber vermişler. [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#56|{{Arabi|غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَ}}]] kelimeleri bu zamana değil belki [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#57|{{Arabi|غَاسِقٍ}}]] bin yüz altmış bir (1161) ve [[Risale:11. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)#58|{{Arabi|اِذَا وَقَبَ}}]] sekiz yüz on (810) ederek, o zamanlarda ehemmiyetli maddî manevî şerlere işaret eder. Eğer beraber olsa miladî bin dokuz yüz yetmiş bir (1971) olur. O tarihte dehşetli bir şerden haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü ıslah olmazsa elbette tokatları dehşetli olacak.


Rumi 1316-1317
([[Risale:11._Şuâ#Hâtime|11. Şua]])
 
----
* Bediüzzaman çeşitli ilimleri nurlanmak için okuyup okuturken Rumi 1316-1317 (Miladi 1900) yılında Avrupa’nın Kur’an’a karşı müthiş bir sû-i kastı olduğunu anlar ve merakını değiştirip tüm bilgisini Kur’an’ı anlamaya basamaklar yapmaya başlar. Daha pek çok ayette olduğu gibi [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] geçen "Onlardan uzak dur (yüz çevir)" mealindeki ibarenin ebcedi de 1316 edip buna bakar. Bu konuların izahı 1. Şua'daki [[Risale:1._Şuâ#Yirmi_Birinci_Âyet_veya_Âyetler|21. Ayetin]] ve [[Risale:1._Şuâ#Yirmi_Yedinci_Âyet|27. Ayetin]] izah edildiği kısımlardadır.
On Üçüncü Lem’a’nın on üç işaretle beyanı, [[Felak Suresi|Suretü’l-Felak]] ve [[Nas Suresi|Suretü’n-Nâs]] âyetleriyle
 
Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez
 
* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen "Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez." mealindeki ibarenin iki cihetle Risale-i Nur'a ve müellifine işareti için kapsamlı bir izahı için [[:Kategori:La Teziru Vaziretun Vizra Uhra Ayetleri|La Teziru Vaziretun Vizra Uhra Ayetleri kategorisi sayfasına]] başvurun.
 
Altı gün


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] geçen "Altı günde gökleri ve yerleri yarattık" mealindeki ibarenin [[Risale:14._Söz#Birincisi|14. Söz'de]] izahı vardır. Yine aynı ayete dair bir nükte [[Risale:25._Söz#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_N.C3.BCkte-i_Bel.C3.A2gat|25. Söz'de]] okunabilir.
[[Mü'minun 97|{{Arabi|وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطٖينِ}}]]


Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır
[[Mü'minun 98|{{Arabi|وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ}}]]


* [[Felak x|Felak suresinin x. ayetinde]] ve daha başka ayetlerde geçen geçen "Allah doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır", "Allah yapıp-yaratanların en güzelidir", "Allah merhametlilerin en merhametlisidir" mealindeki ibarelerin kapsamlı bir izahı [[Risale:32._Söz#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Maksat|32. Söz'dedir]].
âyetlerinin mecmu-u adedine veya [[Muavvizeteyn|bu iki surenin]] her birinde okunmakta olan [[Risale:Barla Lahikası (Ayet-Hadis Mealleri)#59|{{Arabi|اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ‌}}]] adediyle ve Fatiha başta sayılmazsa yüz on üçüncü sureye tam ve latîf tevafuk ve işaret göstermesi nazar-ı dikkati celbetmektedir. Her işaretin nihayetinde, o işaretteki hakaik, birkaç enseb ve a’lâ kelime ile ifade edilmiştir ki bundan daha kuvvetli beyan olamaz. İhtisasımı, bu işaretlerdeki kelimelerle kısaca arz edeyim.


Birinci İşaret: Şeytanın ve onun şerik ve muînleri olan ehl-i dalaletin şerrinden ancak şeriat-ı Muhammediye (asm) ile âmil ve sünnet-i Ahmediye (asm) ile mütemessik olmakla kurtulmak imkânı olduğunu,


İkinci İşaret: Küfre giren ehl-i dalaletin kemiyeten çokluğunun kıymetsizliğini; şeytan ve avenelerinin tasallutlarına karşı istiaze, istiğfar, hıfz-ı İlahîye iltica ve takva ile sünnet-i seniyeye yapışmaktan başka çare olmadığını,


Üçüncü İşaret: Zahiren cüz’î hata ve isyanla çok büyük tahribat yapmakta olan hizbü’ş-şeytana karşı en kuvvetli kale olan Kur’anî kaleye iltica lâzım geldiğini,


Dördüncü İşaret: [[Nisa 79|{{Arabi|مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ}}]] âyetine bir nevi tefsir mahiyetinde, cüz’î ihtiyar ve icadsız kesb ile şerlere sebebiyet veren şeytanın müthiş tahribatına karşı, istiğfar ve Allah’a iltica ve sünnet-i seniyeye riayet iktiza ettiğini,


Beşinci İşaret: Kur’an-ı Hakîm’in azîm tergib ve teşviklerinin tam yerinde olup ehl-i imanın desais-i şeytaniyeye kapılmaları, imansızlıktan ve imanın zayıflığınden ileri gelmediğini hem günah-ı kebairi işleyenlerin küfre girmediklerinin


[[Zilzal 7|{{Arabi|فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ}}]]


* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
[[Zilzal 8|{{Arabi|وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ}}]]
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] geçen "" mealindeki ibarenin kapsamlı bir izahı [[Felak'dedir]].
* [[Felak |Felak suresinin . ayetinde]] ve daha pek çok ayette geçen "" ifadesi hakkında Risale-i Nur'da geçen bahisleri [[:Kategori:|bu sayfada]] topluca okuyabilirsiniz.


==Bilgiler==
iki âyetle sabit olduğunu ve nihayet Cenab-ı Erhamü’r-Râhimîn’in Gafur ve Rahîm isimlerini melce ve tahassungâh yaparak şeytandan istiaze edilmesini,


'''İsminin Anlamı ve Kaynağı:'''
Altıncı İşaret: Tahayyül-ü küfrü, tasdik-i küfürle iltibas ve tasavvur-u dalaleti, dalaletin tasdiki suretinde gösteren desais-i şeytaniyeden kurtulmak için hakaik-i imaniye ve muhkemat-ı Kur’aniyeye sarılmak ve lümme-i şeytaniyeden gelen desiselere karşı istiaze etmek ve her iki manevî yaraya karşı sünnet-i seniyeyi merhem yapmak icab ettiğini,


'''Diğer İsimleri:'''
Yedinci İşaret: Erkân-ı imaniyeden biri olan kadere tevilsiz iman etmek lâzım olduğunu ve günah-ı kebireyi işleyen mü’min kalabileceğini fakat şeytanların tahribatına karşı Cenab-ı Hakk’ın bin bir isminin tecelli etmekte olduğunu, Ehl-i Sünnet ve Cemaat olan Ehl-i Hak mezhebinden ayrılmamak ve Kur’an’ın çetin ve metin kalesine girerek sünnet-i seniyenin muktezasına tevfik-i hareket eylemekle kurtulmaya muvaffak olunacağını,


'''Kur'ân'daki Sırası:''' 113
Sekizinci İşaret: Küfür ve dalalet yoluna insanların nasıl ihtiyarlarıyla sülûk ettiklerini ve bunların nasıl hayat geçirebildiklerini aliyyü’l-a’lâ bir tarzda ders verdikten sonra, ehl-i iman için Kur’an’ın himayesi altına iman-ı tam ve itikad-ı kâmil ile girmek ve sünnet-i seniyenin daire-i nuraniyesine seve seve dâhil olmaklığın ne kadar güzel olduğunu,


'''Kur'ân'daki Yeri:''' [[Kuran:Felak|30. cüz, 604. sayfa]]
Dokuzuncu İşaret: Hizbullah’ın neden çok defa hizbü’ş-şeytan olan ehl-i dalalete mağlup olduklarını; [[Abdullah Bin Übey Bin Selul|Medine münafıklarının]] dalalette ısrar ederek hidayete girmemeleri ve Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın iki muharebedeki mağlubiyetinin hikmetini beyan ederek o Seyyidü’l-mürselîn’in sünnetine ittiba sayesinde muvakkat acıların geçeceğini,


'''Mekkî/Medenî:''' Mekkî/Medenî<ref name='a' />
Onuncu İşaret: İblisin en mühim bir desisesi olarak kendine tabi olanlara kendini inkâr ettirdiğinden, dört misal ile izah etmek suretiyle bahis; ehl-i imana, cin ve ins şeytanlarının şerlerinden, Allah’a iltica etmekle selâmete kavuşulacağını,


'''Nuzül (İnme) Sırası:''' 20
On Birinci İşaret: Cirm ve cismi küçük, cürüm ve zulmü büyük, ayb ve zenbi azîm bîçare insanı; kâinatın hiddetinden, mahlukatın nefretinden, mevcudatın öfkesinden kurtarmak için Kur’an-ı Hakîm’in daire-i kudsiyesine girmeye ve sünnet-i seniyeye ittiba eylemeye davet ettiğini,


'''Kendisinden Önce Nazil Olan Sure:''' [[Fil Suresi]]
On İkinci İşaret: Mahdud günahlara cehennemle mukabelenin mahz-ı adalet olduğuna, cehennemin ceza-yı amel, cennetin fazl-ı İlahî ile olduğuna; seyyienin az yazılıp hasenenin çok yazılmasına; ehl-i dalaletin muvaffakıyetlerinin –hâşâ– kendilerinde hakikat olduğuna veya ehl-i hakta zaaf bulunduğuna delâlet etmediğini gösteren dört meraklı suale gayet fasih ve beliğ cevaplar vermek suretiyle, ehl-i imanı [[Risale:Barla Lahikası (Ayet-Hadis Mealleri)#60|{{Arabi|رَاْسُ الْحِكْمَةِ مَخَافَةُ اللّٰهِ}}]] düsturuna, her türlü saadeti câmi’ olan Kur’an ve Sünnet şahrahına girmeye teşvik ettiğini,


'''Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure:''' [[Nas Suresi]]
On Üçüncü İşaret: Üç noktasıyla, şeytanın desiselerine müptela olan bîçare insana, hayat-ı diniye, hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiye selâmeti ve sıhhat-i fikir ve istikamet-i nazar ve selâmet-i kalp için muhkemat-ı Kur’aniye mizanlarıyla ve sünnet-i seniye terazileriyle a’mal ve hatıratını tart ve Kur’an’ı ve sünnet-i seniyeyi daima rehber yap ve [[Risale:Barla Lahikası (Ayet-Hadis Mealleri)#59|{{Arabi|اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ‌}}]] diyerek Cenab-ı Hakk’a ilticada bulun diye çok kıymetli tavsiyede bulunduğunu ve [[Mutaffifin 26|{{Arabi|خِتَامُهُ مِسْكٌ}}]] nevinden on üç işaret halinde tefsir olunan [[Nas Suresi|Suretü’n-Nâs]] ve iki âyeti tekrar ile derse nihayet verdiğini, gayet zevkli ve şevkli ve alâkalı bir surette beyan ve ifade eylemektedir.


'''Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler:''' <ref name='a' />
([[Risale:Yirmi_Yedinci_Mektup%27un_Üçüncü_Kısmı_ve_Üçüncü_Zeylin_Nihayetidir_(Barla)#19._Parça|Barla Lahikası]])
 
----
'''Uzunluğu:''' 0,2 sayfa
Size bu defa Âyetü’l-Kürsî’nin arkadaşı ve tetimmesi iki üç âyetin bir nükte-i i’caziyelerine dair bir parça gönderdim; daha tamamlamaya bir ihtar almadım, noksan kaldı, pek acelelikle yazıldı. Ehemmiyetli sırlar göründü fakat dünyaya bakmamak için tamam ve açık yazdırılmadı. Eğer hoşunuza gitse On Birinci Mesele’nin Hâşiyesi’nin bir lâhikası olarak kaydedersiniz ve İ’caz-ı Kur’an Risalesi’nin zeyllerinde hem [[Felak Suresi|El-Felak]] nüktesini hem bunu yazarsınız.
 
'''Ayet Sayısı:''' 5
 
'''Satır Sayısı:''' 3
 
'''Kelime Sayısı:''' 23 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 23<ref name='b'>https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf</ref>
 
'''Harf Sayısı:''' 69 (Rumuzat-ı Semaniye)<ref>https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1</ref>, 71<ref name='b' />
 
'''[[Fasıla Harfleri]]:''' Be, Dal, Kaf
 
'''Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı:''' 1
 
'''Secde Ayeti:''' -
 
'''Allah lafzı sayısı (Besmele hariç):''' 1
 
'''Rahman ismi sayısı (Besmele dahil):''' 1
 
'''Rahim ismi sayısı (Besmele dahil):''' 1
 
'''Rab ismi sayısı:''' 1
 
'''İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler:''' -
 
'''[[Hizb-i_Azam-ı Kur'an|Hizb-ül Kur'an]]'da Geçen Ayetler Listesi:''' [[:Kategori:Felak_Suresindeki_Hizb-ül_Kur%27an_Ayetleri|Felak Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (5 ayet)]]
 
Bu ayetleri okumak için: [[Risale:Hizb-i_Azam-ı_Kur%27anî#113._Felak|Hizb-i Azam-ı Kur'an, Felak Kısmı]]
 
'''[[Münacat-ül Kur'an|Münâcât-ül Kur'an]]'da İktibas Edilen Ayetler:''' [[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Felak_Suresi|1. ve 2.-5. ayetler (5 ayet)]]
 
'''Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı:'''  (Bkz. [[:Kategori:Felak Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri|Felak Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi]])
 
(Not: Felak 'dan bir ifade [[:Kategori:Risale-i Nur'da İktibas Edilen Ayetler|iktibas]] suretinde geçer)
 
'''Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler:''' . ayetler (Toplam  ayet)
 
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==


 
([[Risale:Birinci_Kısım_Mektuplar_(Emirdağ-1)#5._Parça|Emirdağ-1 L.]])
([[|]])
----
----
[[Felak Suresi|Sure-i El-Felak]]: Elif altı, {{Arabi|ق}} altı, {{Arabi|ل}} altı olarak birbirine tevafuku ve Besmele ile altı adet âyetlerine muvafakatı... {{Arabi|س}} üç, {{Arabi|د}} üç, {{Arabi|ف}} üç birbirine tevafuku ve evvelki üçler ile nısfiyet cihetinde muvafakatı ve birbirine merbut şu üç surenin adedine mutabakatı ve {{Arabi|م}} beş olup beş âyetine muvafakatı şu surenin celalli hurufatına bir cemal daha katarlar.


Sure-i Felak aded-i hurufatı doksan dokuz olmakla doksan dokuz esma-i hüsnanın adedine tevafuk sırrıyla, bütün esma-i hüsna ile bir istiaze-i câmia hükmünde olduğunu îma eder.


([[|]])
El-Felak'ın hurufatının ebcedî makamı olan on bin iki yüz (10200) küsur olmakla [[Fatiha-i Şerife]]'nin dahi hurufatının ebcedî makamı olan on bin iki yüz on iki (10212) adedine tevafuk etmesiyle, her bir sure umum sureler ile münasebettar olduğunu îma eder.
----


[[Nas Suresi|Sure-i En-Nâs]]: Harflerinin birer adet fark ile muntazaman bir'den on ikiye kadar terakki etmesi; mesela {{Arabi|ق}} bir, {{Arabi|ه}} iki, {{Arabi|ح}} üç, {{Arabi|ى}} dört, {{Arabi|ر}} beş,<ref>{{Arabi|شَرِّ}} deki {{Arabi|ر}} bir olmak cihetiyledir.</ref> Besmele'deki {{Arabi|م}} ler beraber altı âyetin adedine muvafık olarak {{Arabi|م}} altı, {{Arabi|و}} yedi, (sakin elif) sekiz, {{Arabi|ن}} dokuz,<ref>{{Arabi|اَلْخَنَّاسِ}} daki nun {{Arabi|ن}} bir sayılsa, {{Arabi|اَلْجِنَّةِ}} deki iki sayılsa dokuz olur. Yoksa (sakin elif) gibi sekiz veya {{Arabi|س}} gibi on olur.</ref> {{Arabi|س}} on, (elif) on bir, {{Arabi|ل}} on iki<ref>{{Arabi|اَلَّذٖى}} de lâm bir sayılsa on ikidir, iki sayılsa on üç olur.</ref> gelmesi ve Sure-i İhlas'ın on iki {{Arabi|ل}} ına muvafakatı, ateşîn hurufatına bir ışık daha katarlar.


([[|]])
Kur'an'ın âhirki suresi olan Sure-i En-Nâs'ın aded-i hurufatı yüz dört (104) olmakla, yüz dört (104) suhuf ve kütüb-ü enbiyanın adedine tevafuk etmekle, Kur'an-ı Hakîm, umum suhuf-u enbiyanın esaslarını câmi' olduğuna gizli bir îmadır.
----


Ebcedî hesabıyla şu surenin aded-i hurufatı beş bin beş yüz elliden (5550) bir noksandır. Şu adet Sure-i El-Felak ile Fatiha'nın nısfı olmakla beraber, îma ettiği sırları şimdilik izah edemiyoruz.


([[|]])
([[Risale:29._Mektubun_8._Kısmı_(Rumuzat-ı_Semaniye)#Yirmi_Dokuzuncu_Mektub'un_Sekizinci_Kısmı'nın_Sekizinci_Remzi|Rumuzat-ı Semaniye]])
----
----
[[Felak Suresi|Suretü'l-Felak]] hurufatının intizamı çok işaretli olduğunu gösteriyor. Ezcümle: Elif 6, {{Arabi|ق}} 6, {{Arabi|ل}} 6 olarak birbirine tevafuku, Besmele ile 6 adet âyetlerine muvafakatı, 6666 olan âyât-ı Kur'aniyenin 4 altılarına gizli îma etmek bu sırlı surenin şe'nindendir. {{Arabi|س}} 3, {{Arabi|د}} 3, {{Arabi|ف}} 3 birbirine tevafuku ve surenin hurufatı 99 olmakla 99 esma-i hüsnanın adedine tevafuk sırrıyla bütün esma-i hüsna ile bir istiaze-i câmia hükmünde olduğunu îma etmekle beraber, hurufatın ebcedî makamı olan 10200 küsur olmakla [[Fatiha-i Şerife]] hurufatının makam-ı ebcedîsi olan 10212 adedine tevafuk etmesiyle her bir sure umum surelerle münasebetdar olduğunu îma etmesi, intizamını ve işaretli olduğunu gösteriyor.


 
([[Risale:Rumuzat-ı_Semaniye_Fihristi#Yirmi_Dokuzuncu_Mektub'un_Sekizinci_Kısmı'nın_Sekizinci_Remzi_olan_Sekizinci_Risale|Rumuzat-ı Semaniye]])


==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==
==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==
237. satır: 192. satır:
!Kelime Sayısı
!Kelime Sayısı
!Harf Sayısı
!Harf Sayısı
|-
|align=center|6226
|align=center|113
|align=center|1
|align=center|4
|align=center|14
|-
|align=center|6227
|align=center|113
|align=center|2
|align=center|4
|align=center|9
|-
|align=center|6228
|align=center|113
|align=center|3
|align=center|5
|align=center|15
|-
|align=center|6229
|align=center|113
|align=center|4
|align=center|5
|align=center|18
|-
|align=center|6230
|align=center|113
|align=center|5
|align=center|5
|align=center|15
|-
|align=center|Toplam
|align=center|-
|align=center|5
|align=center|23
|align=center|71
|}


==İlgili Maddeler/Sayfalar==
==İlgili Maddeler/Sayfalar==


*[[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Felak_Suresi|Felak Suresinin Münacat-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetleri]]
*[[Risale:Münacat-ül_Kur%27an_(Hizb-ül_Hakaik)#Felak_Suresi|Felak Suresinin Münacat-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetleri]]
*[[Muavvizeteyn]]: Felak ve Nâs sûrelerinin ikisine birden verilen isim.
*[[Felak Nüktesi]]: 11. Şua'nın sonunda Felak suresine dair bir parça


==İlgili Kategoriler==
==İlgili Kategoriler==

23.12, 13 Ekim 2025 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Önceki Sure: İhlas SuresiKur'ânNas Suresi: Sonraki Sure

Bu sureyi Felak suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz

Sabah maddesi için Sabah sayfasına gidin

Felak (الفلق) Suresi Kur'ân-ı Kerim'in 113. suresi olup İhlas ve Nas sureleri arasında yer alır. Nâs sûresiyle birlikte “muavvizeteyn”, İhlâs ve Nâs sûreleriyle birlikte “muavvizât” adını alırlar. Felak ve Nâs sûrelerinin beraber nâzil olduğu konusunda ittifak varsa da Mekkî mi Medenî mi oldukları hususu ihtilâflıdır. Bir hadise göre Resûl-i Ekrem rahatsızlık ânında ve gece yatağına gireceği sırada İhlâs, Felak ve Nâs sûrelerini okuyup avuçlarına üfler ve elleriyle bütün vücudunu sıvazlardı (Buhârî). Peygamberimiz bir sahabiye “Ey Ukbe! Sen ‘Kul eûzü bi-rabbi’l-felak’ sûresini oku; zira Allah’a bu sûreden daha sevimli gelen ve daha beliğ olan hiçbir sûre okuyamazsın; mümkün oldukça onu oku” tavsiyesinde bulunmuştur.[1]

Risale-i Nur'da Felak Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler

  • 11. Şua'nın sonundaki bir parçada Felak suresinin gaybi mucizeli işaretleri izah edilir. Bediüzzaman surenin, içinde olduğu asrın dört dehşetli ve fırtınalı maddi ve manevi şerlerine ve ayrıca Cengiz ve Hülâgu fitnesine ve Abbasî Devleti’nin yıkılışına ebced makamıyla ve ayetlerin manasıyla baktığını ders verir.
  • Bediüzzaman'ın bir talebesi Şeytandan istiaze (Allah'a sığınma) hakkında yazılan 13. Lem'a hakkındaki istifadesini yazdığı bir mektupta risalenin başındaki 2 ayet, Felak suresi ve Nas suresinin ayetlerinin toplamının da 13 ederek risalenin ismine ve Fatiha sayılmazsa 113. sure olan Nas suresine tevafuk ettiğinden bahseder.
  • Rumuzat-ı Semaniye risalesinde Felak suresinin harflerindeki bazı nükteler izah edilir. Ayrıca surenin 99 olan harf sayısı 99 esma-i hüsnaya tevafuk ederek bütün esma-i hüsna ile cami bir istiaze olur.
  • Felak suresinin harflerinin ebced makamı 10200 ederek Fatiha'nın harflerinin makamı olan 10212 adedine tevafuk eder ve her bir surenin umum surelerle alakalı olduğunu ima eder.

Bilgiler

İsminin Anlamı ve Kaynağı: Adını ilk âyette geçen felak kelimesinden alır. Felak, sabah manasına geldiği gibi yarmak manasına da gelir. İlk âyetin bir sonraki âyetle bağlantısı hesaba katıldığı takdirde bu kelimenin, kâinatın yokluk alanından bir patlama ile ilk meydana gelişini ve yaratılışını ifade ettiğine hükmedilebilir.

Diğer İsimleri:

Kur'ân'daki Sırası: 113

Kur'ân'daki Yeri: 30. cüz, 604. sayfa

Mekkî/Medenî: Mekkî/Medenî[1]

Nuzül (İnme) Sırası: 20

Kendisinden Önce Nazil Olan Sure: Fil Suresi

Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure: Nas Suresi

Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler: [1]

Uzunluğu: 0,2 sayfa

Ayet Sayısı: 5

Satır Sayısı: 3

Kelime Sayısı: 23 (Rumuzat-ı Semaniye)[2], 23[3]

Harf Sayısı: 69 (Rumuzat-ı Semaniye)[4], 71[3]

Fasıla Harfleri: Be, Dal, Kaf

Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı: 1

Secde Ayeti: -

Allah lafzı sayısı (Besmele hariç): 1

Rahman ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rahim ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rab ismi sayısı: 1

İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler: -

Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler Listesi: Felak Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (5 ayet) (surenin tamamı alınmıştır)

Bu ayetleri okumak için: Hizb-i Azam-ı Kur'an, Felak Kısmı

Münâcât-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetler: 1. ve 2.-5. ayetler (5 ayet)

Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı: 5 (Bkz. Felak Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi)

Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler: 1., 2., 3., 4. ve 5. ayetler (Toplam 5 ayet)

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Gayet ehemmiyetli bir nükte-i i’caziyeye dair, birden ihtiyarsız, mağribden sonra kalbe ihtar edilen ve Sure-i قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ın zahir bir mu’cize-i gaybiyesini gösteren uzun bir hakikate kısa bir işarettir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ

مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ

وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَ

وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ

وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ

İşte yalnız mana-yı işarî cihetinde bu sure-i azîme-i hârika “Kâinatta adem âlemleri hesabına çalışan şerirlerden ve insî ve cinnî şeytanlardan kendinizi muhafaza ediniz.” Peygamberimize ve ümmetine emrederek, her asra baktığı gibi mana-yı işarîsiyle bu acib asrımıza daha ziyade, belki zahir bir tarzda bakar; Kur’an’ın hizmetkârlarını istiazeye davet eder. Bu mu’cize-i gaybiye, beş işaretle kısaca beyan edilecek. Şöyle ki:

Bu surenin her bir âyetinin manaları çoktur. Yalnız mana-yı işarî ile beş cümlesinde dört defa “şer” kelimesini tekrar etmek ve kuvvetli münasebet-i maneviye ile beraber dört tarzda bu asrın emsalsiz dört dehşetli ve fırtınalı maddî ve manevî şerlerine ve inkılablarına ve mübarezelerine aynı tarihiyle parmak basmak ve manen “Bunlardan çekininiz!” emretmek, elbette Kur’an’ın i’cazına yakışır bir irşad-ı gaybîdir.

Mesela, başta قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ cümlesi, bin üç yüz elli iki veya dört (1352-1354) tarihine hesab-ı ebcedî ve cifriyle tevafuk edip nev-i beşerde en geniş hırs ve hasedle ve Birinci Harb’in sebebiyle vukua gelmeye hazırlanan İkinci Harb-i Umumî’ye işaret eder. Ve ümmet-i Muhammediyeye (asm) manen der: “Bu harbe girmeyiniz ve Rabb’inize iltica ediniz!” Ve bir mana-yı remziyle, Kur’an’ın hizmetkârlarından olan Risale-i Nur şakirdlerine hususi bir iltifat ile onların Eskişehir hapsinden, dehşetli bir şerden aynı tarihiyle kurtulmalarına ve haklarındaki imha planının akîm bırakılmasına remzen haber verir; manen “İstiaze ediniz!” emreder gibi bir remiz verir.

Hem mesela مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ cümlesi –şedde sayılmaz– bin üç yüz altmış bir (1361) ederek bu emsalsiz harbin merhametsiz ve zalimane tahribatına Rumî ve hicrî tarihiyle parmak bastığı gibi; aynı zamanda bütün kuvvetleriyle Kur’an’ın hizmetine çalışan Nur şakirdlerinin geniş bir imha planından ve elîm ve dehşetli bir beladan ve Denizli hapsinden kurtulmalarına tevafukla, bir mana-yı remzî ile onlara da bakar. “Halk’ın şerrinden kendinizi koruyunuz!” gizli bir îma ile der.

Hem mesela اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ cümlesi –şeddeler sayılmaz– bin üç yüz yirmi sekiz (1328) eğer şeddedeki (lâm) sayılsa bin üç yüz elli sekiz (1358) adediyle bu umumî harpleri yapan ecnebi gaddarların hırs ve hasedle bizdeki Hürriyet İnkılabı’nın Kur’an lehindeki neticelerini bozmak fikriyle tebeddül-ü saltanat ve Balkan ve İtalyan Harpleri ve Birinci Harb-i Umumî’nin patlamasıyla maddî ve manevî şerlerini, siyasî diplomatların radyo diliyle herkesin kafalarına sihirbaz ve zehirli üflemeleriyle ve mukadderat-ı beşerin düğme ve ukdelerine gizli planlarını telkin etmeleriyle bin senelik medeniyet terakkiyatını vahşiyane mahveden şerlerin vücuda gelmeye hazırlanmaları tarihine tevafuk ederek اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ in tam manasına tetabuk eder.

Hem mesela وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ cümlesi –şedde ve tenvin sayılmaz– yine bin üç yüz kırk yedi (1347) edip aynı tarihte, ecnebi muahedelerin icbarıyla bu vatanda ehemmiyetli sarsıntılar ve felsefenin tahakkümüyle bu dindar millette ehemmiyetli tahavvüller vücuda gelmesine ve aynı tarihte, devletlerde İkinci Harb-i Umumî’yi ihzar eden dehşetli hasedler ve rekabetlerin çarpışmaları tarihine bu mana-yı işarî ile tam tamına tevafuku ve manen tetabuku, elbette bu kudsî surenin bir lem’a-i i’caz-ı gaybîsidir.

Bir İhtar: Her bir âyetin müteaddid manaları vardır. Hem her bir mana küllîdir. Her asırda efradı bulunur. Bahsimizde bu asrımıza bakan yalnız mana-yı işarî tabakasıdır. Hem o küllî manada, asrımız bir ferttir. Fakat hususiyet kesbetmiş ki ona tarihiyle bakar. Ben dört senedir, bu harbin ne safahatını ve ne de neticelerini ve ne de sulh olmuş olmamış bilmediğimden ve sormadığımdan, bu kudsî surenin daha ne kadar bu asra ve bu harbe işareti var, diye daha onun kapısını çalmadım. Yoksa bu hazinede daha çok esrar var olduğu, Risale-i Nur’un eczalarında hususan Rumuzat-ı Semaniye Risalelerinde beyan ve ispat edildiğinden onlara havale edip kısa kesiyorum.

Hatıra gelebilen bir sualin cevabıdır

Bu lem’a-i i’caziyede, baştaki مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ da hem مِنْ hem شَرِّ kelimeleri hesaba girmesi ve âhirde وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ yalnız شَرِّ kelimesi girmesi وَمِنْ girmemesi ve وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ ikisi de hesap edilmemesi gayet ince ve latîf bir münasebete îma ve remiz içindir. Çünkü halklarda, şerden başka hayırlar da var. Hem bütün şer herkese gelmez. Buna remzen, bazıyeti ifade eden مِنْ ve شَرِّ girmişler. Hâsid, hased ettiği zaman bütün şerdir, bazıyete lüzum yoktur. Ve اَلنَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ remziyle, kendi menfaatleri için küre-i arza ateş atan üfleyicilerin ve sihirbaz o diplomatların tahribata ait bütün işleri ayn-ı şerdir, diye daha شَرِّ kelimesine lüzum kalmadı.

Bu Sureye Ait Bir Nükte-i İ’caziyenin Hâşiyesidir

Nasıl bu sure, beş cümlesinden dört cümlesi ile bu asrımızın dört büyük şerli inkılablarına ve fırtınalarına mana-yı işarî ile bakar; aynen öyle de dört defa tekraren مِنْ شَرِّ –şedde sayılmaz– kelimesiyle âlem-i İslâm’ca en dehşetli olan Cengiz ve Hülâgu fitnesinin ve Abbasî Devleti’nin inkıraz zamanının asrına, dört defa mana-yı işarî ile ve makam-ı cifrî ile bakar ve parmak basar.

Evet –şeddesiz– شَرِّ beş yüz (500) eder; مِنْ doksandır (90). İstikbale bakan çok âyetler hem bu asrımıza hem o asırlara işaret etmeleri cihetinde, istikbalden haber veren İmam-ı Ali (ra) ve Gavs-ı A’zam (ks) dahi aynen hem bu asrımıza hem o asra bakıp haber vermişler. غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَ kelimeleri bu zamana değil belki غَاسِقٍ bin yüz altmış bir (1161) ve اِذَا وَقَبَ sekiz yüz on (810) ederek, o zamanlarda ehemmiyetli maddî manevî şerlere işaret eder. Eğer beraber olsa miladî bin dokuz yüz yetmiş bir (1971) olur. O tarihte dehşetli bir şerden haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü ıslah olmazsa elbette tokatları dehşetli olacak.

(11. Şua)


On Üçüncü Lem’a’nın on üç işaretle beyanı, Suretü’l-Felak ve Suretü’n-Nâs âyetleriyle

وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطٖينِ

وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ

âyetlerinin mecmu-u adedine veya bu iki surenin her birinde okunmakta olan اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ‌ adediyle ve Fatiha başta sayılmazsa yüz on üçüncü sureye tam ve latîf tevafuk ve işaret göstermesi nazar-ı dikkati celbetmektedir. Her işaretin nihayetinde, o işaretteki hakaik, birkaç enseb ve a’lâ kelime ile ifade edilmiştir ki bundan daha kuvvetli beyan olamaz. İhtisasımı, bu işaretlerdeki kelimelerle kısaca arz edeyim.

Birinci İşaret: Şeytanın ve onun şerik ve muînleri olan ehl-i dalaletin şerrinden ancak şeriat-ı Muhammediye (asm) ile âmil ve sünnet-i Ahmediye (asm) ile mütemessik olmakla kurtulmak imkânı olduğunu,

İkinci İşaret: Küfre giren ehl-i dalaletin kemiyeten çokluğunun kıymetsizliğini; şeytan ve avenelerinin tasallutlarına karşı istiaze, istiğfar, hıfz-ı İlahîye iltica ve takva ile sünnet-i seniyeye yapışmaktan başka çare olmadığını,

Üçüncü İşaret: Zahiren cüz’î hata ve isyanla çok büyük tahribat yapmakta olan hizbü’ş-şeytana karşı en kuvvetli kale olan Kur’anî kaleye iltica lâzım geldiğini,

Dördüncü İşaret: مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَ âyetine bir nevi tefsir mahiyetinde, cüz’î ihtiyar ve icadsız kesb ile şerlere sebebiyet veren şeytanın müthiş tahribatına karşı, istiğfar ve Allah’a iltica ve sünnet-i seniyeye riayet iktiza ettiğini,

Beşinci İşaret: Kur’an-ı Hakîm’in azîm tergib ve teşviklerinin tam yerinde olup ehl-i imanın desais-i şeytaniyeye kapılmaları, imansızlıktan ve imanın zayıflığınden ileri gelmediğini hem günah-ı kebairi işleyenlerin küfre girmediklerinin

فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ

وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ

iki âyetle sabit olduğunu ve nihayet Cenab-ı Erhamü’r-Râhimîn’in Gafur ve Rahîm isimlerini melce ve tahassungâh yaparak şeytandan istiaze edilmesini,

Altıncı İşaret: Tahayyül-ü küfrü, tasdik-i küfürle iltibas ve tasavvur-u dalaleti, dalaletin tasdiki suretinde gösteren desais-i şeytaniyeden kurtulmak için hakaik-i imaniye ve muhkemat-ı Kur’aniyeye sarılmak ve lümme-i şeytaniyeden gelen desiselere karşı istiaze etmek ve her iki manevî yaraya karşı sünnet-i seniyeyi merhem yapmak icab ettiğini,

Yedinci İşaret: Erkân-ı imaniyeden biri olan kadere tevilsiz iman etmek lâzım olduğunu ve günah-ı kebireyi işleyen mü’min kalabileceğini fakat şeytanların tahribatına karşı Cenab-ı Hakk’ın bin bir isminin tecelli etmekte olduğunu, Ehl-i Sünnet ve Cemaat olan Ehl-i Hak mezhebinden ayrılmamak ve Kur’an’ın çetin ve metin kalesine girerek sünnet-i seniyenin muktezasına tevfik-i hareket eylemekle kurtulmaya muvaffak olunacağını,

Sekizinci İşaret: Küfür ve dalalet yoluna insanların nasıl ihtiyarlarıyla sülûk ettiklerini ve bunların nasıl hayat geçirebildiklerini aliyyü’l-a’lâ bir tarzda ders verdikten sonra, ehl-i iman için Kur’an’ın himayesi altına iman-ı tam ve itikad-ı kâmil ile girmek ve sünnet-i seniyenin daire-i nuraniyesine seve seve dâhil olmaklığın ne kadar güzel olduğunu,

Dokuzuncu İşaret: Hizbullah’ın neden çok defa hizbü’ş-şeytan olan ehl-i dalalete mağlup olduklarını; Medine münafıklarının dalalette ısrar ederek hidayete girmemeleri ve Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın iki muharebedeki mağlubiyetinin hikmetini beyan ederek o Seyyidü’l-mürselîn’in sünnetine ittiba sayesinde muvakkat acıların geçeceğini,

Onuncu İşaret: İblisin en mühim bir desisesi olarak kendine tabi olanlara kendini inkâr ettirdiğinden, dört misal ile izah etmek suretiyle bahis; ehl-i imana, cin ve ins şeytanlarının şerlerinden, Allah’a iltica etmekle selâmete kavuşulacağını,

On Birinci İşaret: Cirm ve cismi küçük, cürüm ve zulmü büyük, ayb ve zenbi azîm bîçare insanı; kâinatın hiddetinden, mahlukatın nefretinden, mevcudatın öfkesinden kurtarmak için Kur’an-ı Hakîm’in daire-i kudsiyesine girmeye ve sünnet-i seniyeye ittiba eylemeye davet ettiğini,

On İkinci İşaret: Mahdud günahlara cehennemle mukabelenin mahz-ı adalet olduğuna, cehennemin ceza-yı amel, cennetin fazl-ı İlahî ile olduğuna; seyyienin az yazılıp hasenenin çok yazılmasına; ehl-i dalaletin muvaffakıyetlerinin –hâşâ– kendilerinde hakikat olduğuna veya ehl-i hakta zaaf bulunduğuna delâlet etmediğini gösteren dört meraklı suale gayet fasih ve beliğ cevaplar vermek suretiyle, ehl-i imanı رَاْسُ الْحِكْمَةِ مَخَافَةُ اللّٰهِ düsturuna, her türlü saadeti câmi’ olan Kur’an ve Sünnet şahrahına girmeye teşvik ettiğini,

On Üçüncü İşaret: Üç noktasıyla, şeytanın desiselerine müptela olan bîçare insana, hayat-ı diniye, hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiye selâmeti ve sıhhat-i fikir ve istikamet-i nazar ve selâmet-i kalp için muhkemat-ı Kur’aniye mizanlarıyla ve sünnet-i seniye terazileriyle a’mal ve hatıratını tart ve Kur’an’ı ve sünnet-i seniyeyi daima rehber yap ve اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ‌ diyerek Cenab-ı Hakk’a ilticada bulun diye çok kıymetli tavsiyede bulunduğunu ve خِتَامُهُ مِسْكٌ nevinden on üç işaret halinde tefsir olunan Suretü’n-Nâs ve iki âyeti tekrar ile derse nihayet verdiğini, gayet zevkli ve şevkli ve alâkalı bir surette beyan ve ifade eylemektedir.

(Barla Lahikası)


Size bu defa Âyetü’l-Kürsî’nin arkadaşı ve tetimmesi iki üç âyetin bir nükte-i i’caziyelerine dair bir parça gönderdim; daha tamamlamaya bir ihtar almadım, noksan kaldı, pek acelelikle yazıldı. Ehemmiyetli sırlar göründü fakat dünyaya bakmamak için tamam ve açık yazdırılmadı. Eğer hoşunuza gitse On Birinci Mesele’nin Hâşiyesi’nin bir lâhikası olarak kaydedersiniz ve İ’caz-ı Kur’an Risalesi’nin zeyllerinde hem El-Felak nüktesini hem bunu yazarsınız.

(Emirdağ-1 L.)


Sure-i El-Felak: Elif altı, ق altı, ل altı olarak birbirine tevafuku ve Besmele ile altı adet âyetlerine muvafakatı... س üç, د üç, ف üç birbirine tevafuku ve evvelki üçler ile nısfiyet cihetinde muvafakatı ve birbirine merbut şu üç surenin adedine mutabakatı ve م beş olup beş âyetine muvafakatı şu surenin celalli hurufatına bir cemal daha katarlar.

Sure-i Felak aded-i hurufatı doksan dokuz olmakla doksan dokuz esma-i hüsnanın adedine tevafuk sırrıyla, bütün esma-i hüsna ile bir istiaze-i câmia hükmünde olduğunu îma eder.

El-Felak'ın hurufatının ebcedî makamı olan on bin iki yüz (10200) küsur olmakla Fatiha-i Şerife'nin dahi hurufatının ebcedî makamı olan on bin iki yüz on iki (10212) adedine tevafuk etmesiyle, her bir sure umum sureler ile münasebettar olduğunu îma eder.

Sure-i En-Nâs: Harflerinin birer adet fark ile muntazaman bir'den on ikiye kadar terakki etmesi; mesela ق bir, ه iki, ح üç, ى dört, ر beş,[5] Besmele'deki م ler beraber altı âyetin adedine muvafık olarak م altı, و yedi, (sakin elif) sekiz, ن dokuz,[6] س on, (elif) on bir, ل on iki[7] gelmesi ve Sure-i İhlas'ın on iki ل ına muvafakatı, ateşîn hurufatına bir ışık daha katarlar.

Kur'an'ın âhirki suresi olan Sure-i En-Nâs'ın aded-i hurufatı yüz dört (104) olmakla, yüz dört (104) suhuf ve kütüb-ü enbiyanın adedine tevafuk etmekle, Kur'an-ı Hakîm, umum suhuf-u enbiyanın esaslarını câmi' olduğuna gizli bir îmadır.

Ebcedî hesabıyla şu surenin aded-i hurufatı beş bin beş yüz elliden (5550) bir noksandır. Şu adet Sure-i El-Felak ile Fatiha'nın nısfı olmakla beraber, îma ettiği sırları şimdilik izah edemiyoruz.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Suretü'l-Felak hurufatının intizamı çok işaretli olduğunu gösteriyor. Ezcümle: Elif 6, ق 6, ل 6 olarak birbirine tevafuku, Besmele ile 6 adet âyetlerine muvafakatı, 6666 olan âyât-ı Kur'aniyenin 4 altılarına gizli îma etmek bu sırlı surenin şe'nindendir. س 3, د 3, ف 3 birbirine tevafuku ve surenin hurufatı 99 olmakla 99 esma-i hüsnanın adedine tevafuk sırrıyla bütün esma-i hüsna ile bir istiaze-i câmia hükmünde olduğunu îma etmekle beraber, hurufatın ebcedî makamı olan 10200 küsur olmakla Fatiha-i Şerife hurufatının makam-ı ebcedîsi olan 10212 adedine tevafuk etmesiyle her bir sure umum surelerle münasebetdar olduğunu îma etmesi, intizamını ve işaretli olduğunu gösteriyor.

(Rumuzat-ı Semaniye)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları

Felak Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı[3]
Genel Ayet No Sure No Sure Ayet No Kelime Sayısı Harf Sayısı
6226 113 1 4 14
6227 113 2 4 9
6228 113 3 5 15
6229 113 4 5 18
6230 113 5 5 15
Toplam - 5 23 71

İlgili Maddeler/Sayfalar

İlgili Kategoriler

Kaynakça

  1. 1,0 1,1 1,2 https://islamansiklopedisi.org.tr/felak-suresi
  2. https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1
  3. 3,0 3,1 3,2 https://binimad.com/wp-content/uploads/2020/11/Letters-and-Word-Count-of-The-Entire-Quran.pdf
  4. https://nurpedia.org/wiki/Risale:29._Mektubun_8._K%C4%B1sm%C4%B1_(Rumuzat-%C4%B1_Semaniye)#Birinci_Par%C3%A7as%C4%B1
  5. شَرِّ deki ر bir olmak cihetiyledir.
  6. اَلْخَنَّاسِ daki nun ن bir sayılsa, اَلْجِنَّةِ deki iki sayılsa dokuz olur. Yoksa (sakin elif) gibi sekiz veya س gibi on olur.
  7. اَلَّذٖى de lâm bir sayılsa on ikidir, iki sayılsa on üç olur.