Zuhruf 1: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 4 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Zuhruf Suresi]]
[[Kategori:Zuhruf Suresi]]
[[Kategori:Tekrarlanan Ayetler: Mü'min 1;Fussilet 1;Şura 1;Zuhruf 1;Duhan 1;Casiye 1;Ahkaf 1]]
[[Kategori:Zuhruf Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri]]
[[Kategori:Hizb-ül Kur'an Ayetleri]]
[[Kategori:Zuhruf Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri]]
[[Kategori:Tekrarlanan Ayetler: Mü'min 1; Fussilet 1; Şura 1; Zuhruf 1; Duhan 1; Casiye 1; Ahkaf 1]]
[[Kategori:Huruf-u Mukattaa İçeren Ayetler]]
[[Kategori:Huruf-u Mukattaa İçeren Ayetler]]
[[Kategori:Sözler'de Geçen Ayetler]]
[[Kategori:12. Söz'de Geçen Ayetler]]
[[Kategori:25. Söz'de Geçen Ayetler]]
[[Kategori:Risale-i Nur'da Geçen Ayetler]]
[[Kategori:Mektubat'ta Geçen Ayetler]]
[[Kategori:28. Mektup'ta Geçen Ayetler]]
''Önceki Ayet: [[Şura 53]] ← [[Kuran:Zuhruf|Zuhruf Suresi]] → [[Zuhruf 2]]: Sonraki Ayet''
''Önceki Ayet: [[Şura 53]] ← [[Kuran:Zuhruf|Zuhruf Suresi]] → [[Zuhruf 2]]: Sonraki Ayet''


17. satır: 26. satır:


==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği==
Hem başlarında [[Fatiha 2|{{Arabi|اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ}}]] veyahut [[Haşir 1|{{Arabi|سَبَّحَ}}]] ve [[Cumua 1|{{Arabi|يُسَبِّحُ}}]] bulunan surelerin başlarına dikkat et. Tâ bu sırr-ı azîmin şuâını göresin. Hem [[Bakara 1|{{Arabi|الٓمٓ}}]] lerin ve [[Yusuf 1|{{Arabi|الٓرٰ}}]] ların ve [[Mü'min 1|{{Arabi|حٰمٓ}}]] lerin fatihalarına bak; Kur’an’ın, Cenab-ı Hakk’ın yanında ehemmiyetini bilesin.
([[Risale:12._Söz#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_Esas|12. Söz]])
----
Hem başlarında [[Fatiha 2|{{Arabi|اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ}}]] veyahut [[Haşir 1|{{Arabi|سَبَّحَ}}]] ve [[Cumua 1|{{Arabi|يُسَبِّحُ}}]] bulunan surelerin başlarına dikkat et. Tâ bu sırr-ı azîmin şuâını göresin. Hem [[Bakara 1|{{Arabi|الٓمٓ}}]] lerin ve [[Yusuf 1|{{Arabi|الٓرٰ}}]] ların ve [[Mü'min 1|{{Arabi|حٰمٓ}}]] lerin fatihalarına bak; Kur’an’ın, Cenab-ı Hakk’ın yanında ehemmiyetini bilesin.
([[Risale:12._Söz#D.C3.B6rd.C3.BCnc.C3.BC_Esas|12. Söz]])
----
Üslubundaki bedaat-i hârikadır.
Evet, Kur’an’ın üslupları hem garibdir hem bedî’dir hem acibdir hem muknidir. Hiçbir şeyi hiçbir kimseyi taklit etmemiş. Hiç kimse de onu taklit edemiyor. Nasıl gelmiş, öyle o üsluplar taravetini, gençliğini, garabetini daima muhafaza etmiş ve ediyor.
Ezcümle, bir kısım surelerin başlarında şifre-misal {{Arabi|الٓمٓ ۞ الٓرٰ ۞ طٰهٰ ۞ يٰسٓ ۞ حٰمٓ ۞ عٓسٓقٓ}} gibi [[Huruf-u Mukattaa|mukattaat hurufundaki]] üslub-u bedîîsi, beş altı lem’a-i i’cazı tazammun ettiğini İşaratü’l-İ’caz’da yazmışız. Ezcümle: Surelerin başında mezkûr olan huruf, hurufatın aksam-ı malûmesi olan mechure, mehmuse, şedide, rahve, zelâka, kalkale gibi aksam-ı kesîresinden her bir kısmından nısfını almıştır. Kabil-i taksim olmayan hafifinden nısf-ı ekser, sakîlinden nısf-ı ekall olarak bütün aksamını tansif etmiştir. Şu mütedâhil ve birbiri içindeki kısımları ve iki yüz ihtimal içinde mütereddid yalnız gizli ve fikren bilinmeyecek bir tek yol ile umumu tansif etmek kabil olduğu halde, o yolda, o geniş mesafede sevk-i kelâm etmek, fikr-i beşerin işi olamaz. Tesadüf hiç karışamaz.
İşte bir şifre-i İlahiye olan surelerin başlarındaki huruf, bunun gibi daha beş altı lem’a-i i’caziyeyi gösterdikleriyle beraber; ilm-i esrar-ı huruf ulemasıyla evliyanın muhakkikleri şu mukattaattan çok esrar istihraç etmişler ve öyle hakaik bulmuşlar ki onlarca şu mukattaat kendi başıyla gayet parlak bir mu’cizedir. Onların esrarına ehil olmadığımız hem umuma göz görecek derecede ispat edemediğimiz için o kapıyı açamayız. Yalnız İşaratü’l-İ’caz’da şunlara dair beyan olunan beş altı lem’a-i i’caza havale etmekle iktifa ediyoruz.
([[Risale:25._Söz#Üçüncü_Nokta|25. Söz]])
----
Madem Kur’an-ı Hakîm mürşidimizdir, üstadımızdır, imamımızdır, her bir âdabda rehberimizdir. O, kendi kendini medhediyor. Biz de onun dersine ittibaen, onun tefsirini medhedeceğiz.
Hem madem yazılan Sözler onun bir nevi tefsiridir ve o risalelerdeki hakaik ise Kur’an’ın malıdır ve hakikatleridir. Ve madem Kur’an-ı Hakîm [[Huruf-u Mukattaa|ekser surelerde]], hususan {{Arabi|الٰرٓ}} larda {{Arabi|حٰمٓ}} lerde kendi kendini kemal-i haşmetle gösteriyor, kemalâtını söylüyor, lâyık olduğu medhi kendi kendine ediyor. Elbette Sözler’de in’ikas etmiş Kur’an-ı Hakîm’in lemaat-ı i’caziyesinden ve o hizmetin makbuliyetine alâmet olan inayat-ı Rabbaniyenin izharına mükellefiz. Çünkü o üstadımız öyle eder ve öyle ders verir.
([[Risale:28._Mektup#İkinci_Sebep|28. Mektup]])
----
Hâmisen: Rehber ise senin gibi Kur’an’ın nuru altına girenlere, Kur’an’dır. {{Arabi|الٓمٓ}} lerin {{Arabi|الٰرٓ}} ların {{Arabi|حٰمٓ}} lerin [[Huruf-u Mukattaa|başlarına]] bak, anla ki Kur’an ne kadar makbul bir şefaatçi ne kadar doğru bir rehber ne kadar kudsî bir nur olduğunu gör!
([[Risale:28._Mektup#Dördüncü_Nükte|28. Mektup]])
----
[[Alak Suresi|Sure-i El-Alak]] Hazret-i İbn-i Abbas radıyallahu anhümadan nakl-i sahih ile sabittir ki en evvel Hazret-i Cebrail aleyhisselâm
[[Alak 1|{{Arabi|اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ}}]]
suresini getirmiş.
...
Hem {{Arabi|م}} siz beş {{Arabi|الٓرٰ}} yerine {{Arabi|م}} li altı {{Arabi|حٰمٓ}} gelse, on beş surede {{Arabi|م}} dahi ism-i hecaisiyle zikredilmiş olur.
([[Risale:29._Mektubun_8._Kısmı_(Rumuzat-ı_Semaniye)#İkinci_Letafet|Rumuzat-ı Semaniye]])
----
Bu münasebetle [[Fatiha Suresi|Fatiha'nın]] şu letafetini bir derece izah için deriz ki:
Madem Kur'an, Fatiha'da icmalen münderic olduğunu ehl-i tahkik zevk-i şuhudî ile hükmetmişler.
Ve madem Kur'an'da Fatiha'nın bir ismi "Seb'ul-mesanî ve'l-Kur'anu'l-azîm"dir.
Ve madem surelerin başında mukattaat-ı hurufla başlayan mühim sureler, {{Arabi|الٓمٓ}} ler ve {{Arabi|الٓرٰ}} lar ve {{Arabi|حٰمٓ}} lerdir.
Ve madem Fatiha-i Şerife'de on üç {{Arabi|ال}} lafzı tekerrür ediyor.<ref>{{Arabi|اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ}} 'da {{Arabi|لِلّٰهِ}} lafzında hemze, hatten ve lafzen tayyedildiği için oradaki {{Arabi|ال}} sayılmaz.</ref> yani {{Arabi|لام ،ألف}} zikredilmiş.
Ve madem o meşhur surelerin başında mukattaat-ı huruftan on üç defa {{Arabi|لام،ألف}} ism-i hecaisiyle okunuyor ve {{Arabi|ال}} suretiyle yazılıyor.
Ve madem Fatiha müteaddid vecihler ile o meşhur {{Arabi|الٓمٓ}} ler ve {{Arabi|الٓرٰ}} lar ve {{Arabi|حٰمٓ}} lere bakıyor.
Ve madem o meşhur surelerde on beş defa {{Arabi|م}} ism-i hecaisiyle zikredilmiş ve on üç defa {{Arabi|ال}} ism-i hecaileri ile tekrar edilir. Ve Fatiha'da dahi on beş {{Arabi|م}} tekerrür ediyor ve o surelerdeki on beş {{Arabi|م}} e tevafuk ediyor. Ve Fatiha'da on üç defa {{Arabi|ال}} tekerrür etmekle o surelerdeki on üç defa {{Arabi|ال}} adetlerine tevafuk ediyor.
([[Risale:29._Mektubun_8._Kısmı_(Rumuzat-ı_Semaniye)#Üçüncü_Letafet_2|Rumuzat-ı Semaniye]])
----
İkincisi: Şu [[Sure-i Kevser]]'e dair remizde on üç defa 13 rakamıyla beyan edilen sırrın hülâsası şudur ki:
Nasıl ki [[Fatiha-i Şerife]] 13 {{Arabi|ال}} ile 13 meşhur suver-i Kur'aniye olan yedi {{Arabi|الٓمٓ}} , altı {{Arabi|الٓرٰ}} 'nın mecmu-u adedine tevafukla 13 {{Arabi|ال}} ler ile o 13 surenin başlarına işaret edip parmaklarını bastığı gibi ve Fatiha'da bulunan 15 {{Arabi|م}} ile {{Arabi|الٓمٓ}} ve {{Arabi|حٰمٓ}} ler ve bir {{Arabi|الٓمٓرٰ}} ile beraber 15 surenin başına işaret edip mimlerine parmağını bastığı misillü Kur'an [[Fatiha]]'da, Fatiha [[Sure-i Kevser]]'de münderic olduğunun sırrıyla [[Sure-i Kevser]] dahi 13 elif ile Fatiha'nın 13 {{Arabi|ال}} i gibi 13 parmakla 13 meşhur surelerin başlarına parmağını basıyor ve kendi de küçük bir Kur'an olduğunu gösteriyor.
([[Risale:Rumuzat-ı_Semaniye_Fihristi#Yirmi_Dokuzuncu_Mektub'un_Sekizinci_Kısmı'nın_Altıncı_Remzi|Rumuzat-ı Semaniye]])


==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==
==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler==


==İlgili Maddeler==
==İlgili Maddeler==
[[Huruf-u Mukattaa]]: Kur'an'da 29 sûrenin başında 30 ayette yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı.

16.44, 5 Kasım 2024 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Önceki Ayet: Şura 53Zuhruf SuresiZuhruf 2: Sonraki Ayet

Meali: {Zuhruf, altın ve mücevher anlamına gelir. Sûrede bunlardan söz edildiği ve Allah'ın insana sahip olduğu altın ve mücevherle değil, inanç ve davranışlarına göre değer verdiği anlatıldığı için sûre bu adla anılmıştır. Mekke'de inmiştir ve 89 âyettir.}

1- Hâ. Mîm.

Kur'an'daki Yeri: 25. Cüz, 488. Sayfa

Tilavet Notları:

Diğer Notlar:

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Hem başlarında اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ veyahut سَبَّحَ ve يُسَبِّحُ bulunan surelerin başlarına dikkat et. Tâ bu sırr-ı azîmin şuâını göresin. Hem الٓمٓ lerin ve الٓرٰ ların ve حٰمٓ lerin fatihalarına bak; Kur’an’ın, Cenab-ı Hakk’ın yanında ehemmiyetini bilesin.

(12. Söz)


Hem başlarında اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ veyahut سَبَّحَ ve يُسَبِّحُ bulunan surelerin başlarına dikkat et. Tâ bu sırr-ı azîmin şuâını göresin. Hem الٓمٓ lerin ve الٓرٰ ların ve حٰمٓ lerin fatihalarına bak; Kur’an’ın, Cenab-ı Hakk’ın yanında ehemmiyetini bilesin.

(12. Söz)


Üslubundaki bedaat-i hârikadır.

Evet, Kur’an’ın üslupları hem garibdir hem bedî’dir hem acibdir hem muknidir. Hiçbir şeyi hiçbir kimseyi taklit etmemiş. Hiç kimse de onu taklit edemiyor. Nasıl gelmiş, öyle o üsluplar taravetini, gençliğini, garabetini daima muhafaza etmiş ve ediyor.

Ezcümle, bir kısım surelerin başlarında şifre-misal الٓمٓ ۞ الٓرٰ ۞ طٰهٰ ۞ يٰسٓ ۞ حٰمٓ ۞ عٓسٓقٓ gibi mukattaat hurufundaki üslub-u bedîîsi, beş altı lem’a-i i’cazı tazammun ettiğini İşaratü’l-İ’caz’da yazmışız. Ezcümle: Surelerin başında mezkûr olan huruf, hurufatın aksam-ı malûmesi olan mechure, mehmuse, şedide, rahve, zelâka, kalkale gibi aksam-ı kesîresinden her bir kısmından nısfını almıştır. Kabil-i taksim olmayan hafifinden nısf-ı ekser, sakîlinden nısf-ı ekall olarak bütün aksamını tansif etmiştir. Şu mütedâhil ve birbiri içindeki kısımları ve iki yüz ihtimal içinde mütereddid yalnız gizli ve fikren bilinmeyecek bir tek yol ile umumu tansif etmek kabil olduğu halde, o yolda, o geniş mesafede sevk-i kelâm etmek, fikr-i beşerin işi olamaz. Tesadüf hiç karışamaz.

İşte bir şifre-i İlahiye olan surelerin başlarındaki huruf, bunun gibi daha beş altı lem’a-i i’caziyeyi gösterdikleriyle beraber; ilm-i esrar-ı huruf ulemasıyla evliyanın muhakkikleri şu mukattaattan çok esrar istihraç etmişler ve öyle hakaik bulmuşlar ki onlarca şu mukattaat kendi başıyla gayet parlak bir mu’cizedir. Onların esrarına ehil olmadığımız hem umuma göz görecek derecede ispat edemediğimiz için o kapıyı açamayız. Yalnız İşaratü’l-İ’caz’da şunlara dair beyan olunan beş altı lem’a-i i’caza havale etmekle iktifa ediyoruz.

(25. Söz)


Madem Kur’an-ı Hakîm mürşidimizdir, üstadımızdır, imamımızdır, her bir âdabda rehberimizdir. O, kendi kendini medhediyor. Biz de onun dersine ittibaen, onun tefsirini medhedeceğiz.

Hem madem yazılan Sözler onun bir nevi tefsiridir ve o risalelerdeki hakaik ise Kur’an’ın malıdır ve hakikatleridir. Ve madem Kur’an-ı Hakîm ekser surelerde, hususan الٰرٓ larda حٰمٓ lerde kendi kendini kemal-i haşmetle gösteriyor, kemalâtını söylüyor, lâyık olduğu medhi kendi kendine ediyor. Elbette Sözler’de in’ikas etmiş Kur’an-ı Hakîm’in lemaat-ı i’caziyesinden ve o hizmetin makbuliyetine alâmet olan inayat-ı Rabbaniyenin izharına mükellefiz. Çünkü o üstadımız öyle eder ve öyle ders verir.

(28. Mektup)


Hâmisen: Rehber ise senin gibi Kur’an’ın nuru altına girenlere, Kur’an’dır. الٓمٓ lerin الٰرٓ ların حٰمٓ lerin başlarına bak, anla ki Kur’an ne kadar makbul bir şefaatçi ne kadar doğru bir rehber ne kadar kudsî bir nur olduğunu gör!

(28. Mektup)


Sure-i El-Alak Hazret-i İbn-i Abbas radıyallahu anhümadan nakl-i sahih ile sabittir ki en evvel Hazret-i Cebrail aleyhisselâm

اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ

suresini getirmiş.

...


Hem م siz beş الٓرٰ yerine م li altı حٰمٓ gelse, on beş surede م dahi ism-i hecaisiyle zikredilmiş olur.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Bu münasebetle Fatiha'nın şu letafetini bir derece izah için deriz ki:

Madem Kur'an, Fatiha'da icmalen münderic olduğunu ehl-i tahkik zevk-i şuhudî ile hükmetmişler.

Ve madem Kur'an'da Fatiha'nın bir ismi "Seb'ul-mesanî ve'l-Kur'anu'l-azîm"dir.

Ve madem surelerin başında mukattaat-ı hurufla başlayan mühim sureler, الٓمٓ ler ve الٓرٰ lar ve حٰمٓ lerdir.

Ve madem Fatiha-i Şerife'de on üç ال lafzı tekerrür ediyor.[1] yani لام ،ألف zikredilmiş.

Ve madem o meşhur surelerin başında mukattaat-ı huruftan on üç defa لام،ألف ism-i hecaisiyle okunuyor ve ال suretiyle yazılıyor.

Ve madem Fatiha müteaddid vecihler ile o meşhur الٓمٓ ler ve الٓرٰ lar ve حٰمٓ lere bakıyor.

Ve madem o meşhur surelerde on beş defa م ism-i hecaisiyle zikredilmiş ve on üç defa ال ism-i hecaileri ile tekrar edilir. Ve Fatiha'da dahi on beş م tekerrür ediyor ve o surelerdeki on beş م e tevafuk ediyor. Ve Fatiha'da on üç defa ال tekerrür etmekle o surelerdeki on üç defa ال adetlerine tevafuk ediyor.

(Rumuzat-ı Semaniye)


İkincisi: Şu Sure-i Kevser'e dair remizde on üç defa 13 rakamıyla beyan edilen sırrın hülâsası şudur ki:

Nasıl ki Fatiha-i Şerife 13 ال ile 13 meşhur suver-i Kur'aniye olan yedi الٓمٓ , altı الٓرٰ 'nın mecmu-u adedine tevafukla 13 ال ler ile o 13 surenin başlarına işaret edip parmaklarını bastığı gibi ve Fatiha'da bulunan 15 م ile الٓمٓ ve حٰمٓ ler ve bir الٓمٓرٰ ile beraber 15 surenin başına işaret edip mimlerine parmağını bastığı misillü Kur'an Fatiha'da, Fatiha Sure-i Kevser'de münderic olduğunun sırrıyla Sure-i Kevser dahi 13 elif ile Fatiha'nın 13 ال i gibi 13 parmakla 13 meşhur surelerin başlarına parmağını basıyor ve kendi de küçük bir Kur'an olduğunu gösteriyor.

(Rumuzat-ı Semaniye)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Maddeler

Huruf-u Mukattaa: Kur'an'da 29 sûrenin başında 30 ayette yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı.

  1. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ 'da لِلّٰهِ lafzında hemze, hatten ve lafzen tayyedildiği için oradaki ال sayılmaz.