Zı (ظ) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler
Gezinti kısmına atla
Arama kısmına atla
Önceki Harf: Tı (ط) ← Arapça Kökenli Kelimeler Ana Sayfası → Ayn (ع): Sonraki Harf
Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Zı (ظ) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.
| Arapça Harf | Türkçe Okunuşu | 2 Harfli Kelime Sayısı | 3 Harfli Kök Sayısı | 3 Kök Harfli Kelime Sayısı | 4 Harfli Kök Sayısı | 4 Kök Harfli Kelime Sayısı | Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı | Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı | Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı | Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı | Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı | Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| ظ | Zı | - | 6 | 38 | - | - | 6 | 7 | 5 | 38 | 32 | 12 |
| Kelime | Anlamı | Kur'an'da Geçiyor mu? |
Örnek Cümle |
|---|---|---|---|
| Zı-Ra-Fe (5) | |||
| Mazruf | Zarfın içindeki | Çünkü, insan mülk cihetiyle kalbe zarf olur, melekût cihetiyle de mazruf olur. | |
| Tazarruf | Zarif Görünmeye çalışmak | Beyanım bu yolda tazarruf değil. | |
| Zarif | Hoş edalı | Zarif bir letâfete işarettir ki, imanın mevsufu cem' ise de telaffuz eden müfreddir. | |
| Zarf | (Kağıt) muhafaza | Çünkü, insan mülk cihetiyle kalbe zarf olur, melekût cihetiyle de mazruf olur. | |
| Zurafa | Zarifler | Bediüzzaman'a zurafâdan biri bir gün irfanıyla mütenasip bir esvap iktisaı lüzumundan bahseder. | |
| Zı-Fe-Ra (2) | + | ||
| Muzaffer | Zafer kazanan | Celâleddîn-i Harzemşah harbe giderken, vüzerâsı ve etbâı ona demişler: "Sen muzaffer olacaksın. | |
| Zafer | Galibiyet | Bu kat'î kaideye binaen, meydanda görünen ehemmiyetli kusurlar ve tahribatlar, o kumandanın hatâsından ve ehemmiyetli şerefler ve zaferler ise, ordunun kahramanlığından geldiğinden, ... | |
| Zı-Lam-Lam (2) | + | ||
| Zılal | Gölgeler | Galip esmâ ve sıfâtın zılâlinde giden velâyetlerin derecâtı bu kısımdan ileri gelir. | |
| Zıll | Gölge | + | Zira mukarrerdir ki, masnudaki feyz-i kemâl, Sâniin zıll-i tecellîsiden muktebestir. |
| Zı-Lam-Mim (11) | + | ||
| Ezlem | Daha zalim | + | ...o hâlette o da azlem olacak ve mağlûp kalacak. |
| Mazlum | Zulme uğramış | + | Hattâ bir bahtiyar mazlum, idam olunurken bedbaht zâlimlere demiş: |
| Mezalim | Zulümler | Evet Hazret-i Üstad, öyle bir himmet-i azimeye mâliktir ki, ona icra edilen müthiş mezâlim, bu himmetin mukabilinde tesirsiz kalmaya mahkûm olmuştur. | |
| Muzlim | Zulme uğramış; karanlıkta kalmış | + | Gözünde bir nehar var; lâkin ebyaz ve muzlim. |
| Tazallum | Mazlum olmak; şikayet | Zulüm ve gadr ile hukuku ihlâl edilmiş, haysiyet ve şerefi pâyimal edilmiş mazlumların, huzurunda ahz-ı mevki ile tazallum-u hâl eden bîçarelerin şu dünya-yı fânide ihkak-ı hak için mesned-i re'sleri, mahkemelerdir. | |
| Zalam | Karanlık | Zalâm zarf-ı ziya oldu, Bu mevtte hak hayat var, gör. | |
| Zalim | Zulmeden | + | Zalim ekallin olmuş gelen ribh-i ticaret. |
| Zalum | Çok zalim | + | Ve hâkezâ, ahlâk-ı seyyiede hadsiz derecede inkişafları olduğu ve Nemrutlar ve Firavunlar derecesine kadar gittikleri ve sıga-i mübalâğa ile "zalûm" olduğu gibi,... |
| Zulmet | Karanlık | + | Zulmet olmazsa, ziya tahakkuk etmez. |
| Zulüm | Haddi aşma, eziyet | + | Zulüm, meşrutiyetin hatâsı değil, belki kafanızdaki cehâletin zulmetindendir. |
| Zulümat | Karanlıklar | Yani, kendini bilse, vücut verse, kâinat kadar bir zulümat-ı adem içindedir. | |
| Zı-Nun-Nun (4) | + | ||
| Maznun | Sanık | Hem mahkemelere senin eczaların bir mücrim, bir maznun sıfatıyla değil, belki bir muallim, bir mürebbî ve bir mürşid olarak girmiştir. | |
| Mezann | Sanılan; müellife fikir kaynağı | İŞARATÜ'L-İ'CAZ Fî Mezanni'l Îcaz | |
| Zann | Kanaat | + | Sadakatınızdan tereşşuh eden ve haddimin pek çok fevkinde hüsn-ü zannınıza karşı ... |
| Zunun | Zanlar | Hem de çok şeylerin metinleri kat'î iken, delâletlerinde zunûn tezahum eylemişlerdir. | |
| Zı-He-Ra (14) | + | ||
| İstizhar | Yardım isteme | Hem de Onuncu Mukaddemeden istizhâr et. | |
| İzhar | Gösterme | Muvaffakiyet ise izhar edilir. | |
| Mazhar | Üzerinde görünen | Zira, temessül etmediğinden, mazhar değil, memer olursun. | |
| Müstahzar (Müstahzarat) | Hazırlanmış şey | Bu nurların kâffesi, deccallara mahsus ve müstahzar elmas gülleler ve ehl-i iman için menba-ı envâr-ı hakaik olan Kur'ân-ı Hakîmden son asırda nebean etmiş, binler âb-ı hayât-ı bâkiye hazineleridir. | |
| Müzaheret | Yardım | ...hattâ İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini kazandıklarından,... | |
| Müzahir | Yardımcı | Şakirdlere müzahirdir Abdülkadir Geylanî | |
| Müzhir | Gösteren | Her yüz senede Cenâb-ı Hak bir müceddid-i din gönderiyor" hadis-i şerifine mazhar ve mâsadak ve müzhir-i tâm olan... | |
| Tezahür | Görünme, ortaya çıkma | Tezahür etseydi, âlemde şöhret bulurdu. | |
| Zâhir/Zahir | Açık, görünen; Allah'ın bir ismi | + | Zâhir malûm tefsirler, bu kısmı bazen mücmel bir tarzda derc ediyorlar. |
| Zahîr/Zahir | Yardımcı | + | Böyle mânevî kahramanları arkanızda zahîr, başınızda üstad bulmak isterseniz,... |
| Zahr | Arka, sırt | + | ...bilhassa o meyvelerin cemiyetli çekirdekleri olan kalblerini ve zahr-ı kalb denilen kuvve-i hafızalarını başka kuvvetlere hiçbir cihetle kaptırmaz... |
| Zevahir | Dış görünüş | Zira bazı zevahir-i diniyeyi fünunun bazı mesailine muarız tahayyül ederek ürktüler. | |
| Zıhar | Kocanın karısına "anam gibisin" demesi | ...büyüklerin küçüklere "oğlum" demeleri, zıhar meseleleri gibi, yani karısına "Anam gibisin" dese haram olduğu gibi değildir ki, ahkâm onunla değişsin. | |
| Zuhur | Görünme; öğle vakti | Zuhur eden mu'cizeler iki kısımdır. |