Tı (ط) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Harf: Dad (ض)Arapça Kökenli Kelimeler Ana SayfasıZı (ظ): Sonraki Harf

Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Tı (ط) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
ط - 35 128 4 6 39 37 28 134 110 38
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
Tı-Be-Be (3)
Etibba Doktorlar Eğer her bir zerrede hükemâ şuuru, etibbâ hikmeti, hükkâmın siyaseti bulunduğunu ve her bir zerre de sair zerratla vasıtasız muhabere ettiğini itikad edersen, belki nefsini kandırıp o muhali de itikad edebilirsin.
Tabib/Tabip Doktor Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul; sonra başkasının şifasına çalış.'
Tıp/Tıb Hekimlik (ilmi) Diğer birisine zararsız menfaat verir; tıbben ona sünnettir.
Tı-Be-Hı (2)
Matbah Mutfak Hem, nimetlerinin matbahlarına vasıl edecek yollarda sülûk etmekle seni istimal eder.
Tabbah Aşçı, pişirici İşte kudret tabbahına (pişirici) bak gör;…
Tı-Be-Ayn (10) +
İntıba'/İntiba' Görüş, etki Türlü türlü avazlarla, çeşit çeşit terennümatla kalblere hüzünleri ve Rabbânî aşkları intiba ettirmekle kalbleri, ruhları, nuranî âlemlere götürür,…
Matbaa Kitap basan makine Haydi, farz-ı muhal olarak, tabiata bir matbaa nazarıyla baktık.
Matbu' Basılmış Herkesin hoşuna gittiği için, matbu nüshaları kalmamış.
Matbuat Basın Risale-i Nur, bu mübarek vatanın mânevî bir halâskârı olmak cihetiyle; şimdi iki dehşetli mânevî belâyı def'etmek için matbuat âlemi ile tezahüre başlamak, ders vermek zamanı geldi veya gelecek gibidir zannederim.
Tab' Kitap basma; karakter Tab' olunan Âyetü'l-Kübrâ risalesinin beş yüz matbu nüshaları da tab' edenlere verilecek mi, merak ediyorum.
Tabi'/Tâbi' (Matbaada) basan Tabiat dedikleri şey, bir matbaadır, tâbi' değildir. Tâbi', ancak kudrettir.
Tabiat Adetullah kanunları; karakter Tabiat dedikleri şey, bir matbaadır, tâbi' değildir. Tâbi', ancak kudrettir.
Tabii/Tabiî/Tabî Tabiatı (yaratılış) gereği, yapmacak olmayan O illet ise, esbab-ı tabiiye değildir.
Tabiiyyat/Tabi'iyyat Doğa İlimleri …ve fünûn-u cedidenin tahsilini elzem gördüğünden tarih, coğrafya, riyaziyat, tabî'iyyât, mevalid, felsefe fenlerini az bir zaman zarfında elde etti.
Tabiiyyun Tabiatçılar, tabiatta hakiki tesir var zannedenler Yine kör tabiat ve serseri felsefe lisanıyla, tabiiyyunun dedikleri gibi der ki:
Tı-Be-Kaf (8) +
İntibak Uygun olma …ve âlemdeki meylü'l-istikmalin dalı hükmünde olan insandaki meylü't-terakkinin semeresi hükmünde olan kamet-i nâmiye-i istidad-ı insanîsine intibak etmeyen,…
Muntabık Uygun Şeriatın اَلْقَاتِلُ لاَ يَرِثُ düstur-u âdilânesi, şeriat-ı fıtriye olan kavanin-i kadere muntabıktır ki, tarik-i gayr-ı meşru ile bir maksadı takip eden, maksudunun zıddıyla ceza görüyor.
Mutabakat Uygunluk Vâkıa mutabakatı görünmez, müteşabih hükmüne geçer.
Mutabık Uygun Hattâ ehl-i kelâmın reyleri, hiss-i umumîye ve tearüf-ü âmme mutabık olduktan sonra, vakıa mutabık olmasa bile onların müddeâsına zarar vermez ve tekzibe de müstehak olmazlar.
Tabaka (Tabakat) Kat, derece Ve hâkezâ, yedi manzumat ve yedi tabaka birbirine muhalif bulunması, his ve hads ile derk olunur.
Tetabuk Uyma Büyük Hafız Ali'nin Nazif'le tevafuku ve tetabuku, yalnız bir iki cihetle değil, çok cihetlerle mabeynlerinde tevafuk var.
Tatbik Uygulama Çünkü, bir muamele-i şer'iyeye tatbik-i amel ettiğin vakit, bir nevi huzur veriyor, bir nevi ibadet oluyor, uhrevî çok meyveler veriyor.
Tıpkı Aynısı, aynen Zira beşeriyetin bugünkü hali, tıpkı İslâmdan evvelki insan cemiyetlerinin acıklı halidir.
Tı-Be-Lam (3)
Davul Vurmalı çalgı Hem tekbir ve tehlil ile mesrurâne ahz-ı asker için bir davul, bir musiki sesi işitiyor.
Tabla Masa, tezgah Birinci Sözde denildiği gibi, bir padişahın matbahından bir tablacının getirdiği taamlar bir fiyat ister.
Tavla At ahırı (Oyun olan tavla Yunancadan gelir) Bir tavla kapıcısı ve bir fabrika yasakçısı nerede, hazine-i hassa-i rahmet nâzırı nerede?
Tı-Ra-Ha (1) +
Tarh Çıkarma …rivayet-i meşhureyle zaman-ı Âdem'den tâ kıyâmete kadar, eyyam-ı şer'iye ile tâbir edilen yedi bin seneden, fetret-i mutlakanın zamanı tarh edildikten sonra…
Tı-Ra-Dal (4) +
Ittırad Ahenk, düzenlilik Makàsıd ve gayatta muvazenet, ıttırad, fıtrat desâtirine mutabakat, ittihad, tamam müraat etmiş, hıfz eylemiş mizanı.
Tard Kovma Evine gittiğin zaman bir siyah şahıs gölge göreceksin. O şeytandır. Onu hanenden çıkar, tard et.
Matrud Kovulmuş Bu sefillik, bu hisset-i nefs, beni matrud eder.
Muttarid Muntazam devam eden Her bir tavrın öyle kavânin-i mahsusa, ve öyle nizâmât-ı muayyene, ve öyle harekât-ı muttaridesi vardır ki; cam gibi altında kasd, irade, ihtiyar, hikmetin cilvelerini gösterir.
Tı-Ra-Ra (1)
Turra Tuğra, mühür Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimize müsebbihiz, zikrederiz âbidâne
Tı-Ra-Ze (1)
Tarz Usul, yol Bu zamana kadar hiçbir kitapta emsali bulunmayan bir tarz-ı beyan ve ifadeyle hakikatleri ispat ediyorlar.
Tı-Ra-Fe (5) +
Etraf Taraflar İşte, diyanet silsilesine itaat etmeyen silsile-i felsefe ki, bir şecere-i zakkum suretini alıp şirk ve dalâlet zulümatını etrafına dağıtır.
Taraf (Bitaraf, Bertaraf) Yön, cihet, uç + Bir zaman, bu garazkârâne tarafgirlik neticesi olarak gördüm ki, mütedeyyin bir ehl-i ilim, fikr-i siyasîsine muhalif bir âlim-i salihi, tekfir derecesinde tezyif etti.
Tarafeyn İki taraf Hem tesavî-i tarafeyn olan imkân itibarıyla mütevazinü't-tarafeyndir.
Tarfet/Tarf Göz açık kapama + Elbette, elektrik gibi, binler nuranî hizmetkârlarının temsil ettikleri hikmet-i İlâhiyenin muntazam kanunları dairesinde, haşr-i âzam tarfetü'l-aynda vücuda gelebilir.
Turfanda Yeni çıkan (Kökü kesin değil) …her zikir ve tesbih, bütün mânâsının tabakatını turfanda ve taravetli ve taze ve genç bir surette ifade ettiği gibi,…
Tı-Ra-Kaf (5) +
Tarık Sure adı; gece ortaya çokan + Evet, vesvese-i sârık, bâvehim şüphe-i târık, ne haddi var ki o mârık girebilsin bu bârık kasra.
Tarik Yol + CENÂB-I HAKKA vâsıl olacak tarikler pek çoktur.
Tarikat/Tarikah Tasavvuf; gidişat + Tasavvuf, tarikat, velâyet, seyr ü sülûk namları altında şirin, nuranî, neş'eli, ruhanî bir hakikat-i kudsiye vardır ki, o hakikat-i kudsiyeyi ilân eden, ders veren, tavsif eden binler cilt kitap, ehl-i zevk ve keşfin muhakkikleri yazmışlar, o hakikati ümmete ve bize söylemişler.
Tarraka Gümbürtü (Sadece Türkçe'de mevcut) Bir zaman sonra Harb-i Umumînin tarraka ve gürültüsüyle uyandı.
Turuk Yollar Bütün ukalâ, turuk-u tabirde ihtilâflarıyla beraber melâikenin mânâ ve hakikatinin vücuduna icmâ-ı mânevî ile ittifak etmişlerdir.
Tı-Ra-Vav (1) +
Taravet Taze Şu kelâmın öyle bir halâveti ve tarâveti var ki, kelâm-ı beşere benzemez.
Tı-Ayn-Mim (4) +
Etime/Et'ime Yiyecekler Bütün onları, feyiz ve rahmetinden, et'ime-i lezize ile doldurur.
İtam/İt'am Yedirme + Ben sizi ibadet için halk etmişim, Bana rızık vermek ve it'âm etmek için değil
Matumat/Mat'umat Yiyecekler …vücuduna şehadet eden; ve zîruhların medar-ı şefkat ve rahmet ve inâyet olabilen cihazatı ve mat'ûmâtı ve nimetleri adedince rahmetini gösteren deliller, şahitler,…
Taam Yiyecek + Evet, hüsün elbette bir âşık ister. Taam ise aç olana verilir.
Tı-Ayn-Nun (1) +
Taun Bulaşıcı hastalık Maddiyyunluk bir tâun-u mânevî; beşere de tutturdu şu müthiş bir sıtmayı.
Tı-Ğayn-Ye (3) +
Taği/Tagi Azgın Sizin nefis ve şeytanlarınız benim nefis ve şeytanımdan daha âsi, daha tâği, daha şakî değiller.
Tagut/Tağut İlahlık iddiasında bulunan + Fakat o tâğutu kasten veya bizzat nazar-ı ehemmiyete alanlar, Nemrut ve Firavun olurlar.
Tuğyan Azgınlık + 1344'te, nev-i insan içinde Firavunâne emsalsiz bir tuğyan, bir inkâr çıkacak.
Tı-Fe-Elif (5) +
İtfa' Söndürme Hattâ hakikat-i hali bilmeyen bir kısım ehl-i siyaseti telâşa sevk ettiler ve bu itfâ suikastine karşı tenvir vazifesini tam îfa ettiklerinden,…
İtfaiye Yangın söndürücüler …çok büyük ve çok dehşetli bir belâ olan komünizm gibi azîm yangında itfaiye vazifesini üzerine alan Risale-i Nur,…
İntıfa' Yok olma, sönme Nasraniyet ya intıfa veya ıstıfa ile terk-i silâh edecektir.
Mutfi Söndürücü …bu azîm yangında itfaiye vazifesini üzerine alan Risale-i Nur'a ve Risale-i Nur'un günün en büyük mutfîsi,…
Müntefi' Sönen Zira âmm, bir hâssın intifasıyla müntefi değildir.
Tı-Fe-Fe (1) +
Mutaffifin Alışverişte hile yapanlar; sure adı + Cüz'iyatı o madene ircâ ve teferruatı o menbaa ilhak etmeyen, Kur'ân'ın ifâ-i hakkında mutaffifînden oluyor.
Tı-Fe-Lam (4) +
Etfal Çocuklar + Sonra, o âlem-i hayvânât içinde, etfal ve yavruların zaaf ve acz ve ihtiyaç içinde çırpındıkları, hazin ve herkesi rikkate getirecek bir karanlık içinde diğer bir âlemi gördüm.
Tıfl/Tıfıl Çocuk Nihayetsiz şekillere, karışıklıklara rağmen Bismillâh ile açılan Risaletü'n-Nur kapısından girince, tıfıl iken "Ümmetî" diyen Şefîini ciddi sevmek, yani sünnet-i seniyesine ittiba eylemenin muaccel mükâfatı olarak buluyor.
Tufeyli Parazit Yoksa, tufeylî olarak izinsiz tefsir, şeriat kitaplarına girmiş emirlerde hüccet değildir.
Tufuliyet Çocukluk, küçüklük (devri) Eski zaman peygamberleri ümmetlerine Kur'ân gibi izahat vermediklerinin sebebi, o devirler beşerin bedeviyet ve tufûliyet devri olmasıdır.
Tı-Kaf-Tı-Kaf (1)
Taktaka/Tıktıka Tak tak sesi (çıkarma) Dinle, havadaki demdeme, kuşlardaki civcive, yağmurdaki zemzeme, denizdeki gamgama, ra'dlardaki rakraka, taşlardaki tıktıka birer mânidar nevaz.
Tı-Lam-Be (7) +
Matlab/Matlap İstek Bu âyetin nassıyla gösteriyor ki, o matlab-ı âlânın yolu Habibullaha ittibâdır ve Sünnet-i Seniyyesine iktidâdır.
Matlup/Matlub Talep edilen + Matlup olan vücub-u vücud ve vahdet o dairenin merkezindedir.
Metalib İstekler Çok risalelerde beyan etmişiz ki, insanın fıtratında hadsiz bir acz ve nihayetsiz bir fakr bulunmakla beraber, hadsiz a'dâsı ve nihayetsiz metalibi vardır.
Talep/Talep İsteme + Halbuki aşk ücret ister ve mukabele talep eder.
Talebe Öğrenci Talebeliğin hassası ve şartı şudur ki: Sözleri kendi malı ve telifi gibi hissedip sahip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin.
Talib/Talip İstekli + Ey talib-i hakikat! Madem hakta ittifak, ehakta ihtilâftır.
Tullab Talebeler …kardeşlikte takip ettikleri hat ve hareket bir, ve daha pek ziyade birbirine benzeyen tullâb-ı Nuraniyenin bu harika hallerini de ayrıca bir tevafukat-ı gaybiye sırasında görüyorum.
Tı-Lam-Sin (1)
Atlas Kalın ipekli kumaş; okyanus Hünerdir ki, yaprak atlas, toprak elmas olmalı.
Tı-Lam-Sin-Mim (1)
Tılsım Hazineye ulaşmak için çözülmesi gereken şey (Aslı Eski Yunancadan) Sebebi ise, Risale-i Nur, yüze yakın din tılsımlarını ve hakaik-i Kur'âniye muammâlarını hal ve keşfetmiştir ki, her bir tılsımın bilinmemesinden, çok insanlar şübehata ve şükûke düşüp, tereddütlerden kurtulmayıp, bazan imanını kaybederdi.
Tı-Lam-Ayn (9) +
Ittıla' Haberdar olma Bütün kâinata hükmeden birisi var ki, en küçük işlerime ıttılaı var ve bilir.
Matla' Doğuş yeri + Maahaza, Hicaz matla'ıyla matla'ları bir olan yerlerde, o gece yollarda bulunan kervan ve kafilelerden naklen, inşikakın vukua geldiği hakkında çok rivayetler vardır.
Metali Doğuş yerleri İşte bu sır içindir ki, hem âni, hem gece, hem vakt-i gaflet, hem ihtilâf-ı metâli, sis ve bulut gibi sair mevânii perde ederek umum âleme gösterilmedi veyahut tarihlere geçirilmedi.
Muttali' Haberdar Hakikat-i hale muttali olmak güçtür, dindeki yüsre münafidir.
Mütalaa/Mutalaa Tetkit etme, okuma Risaleyi mütalâa ederken, Hazret-i Mevlânâ'nın tercüme-i halinde şu fıkrayı gördüm:
Mütali' Mütalaa eden + Bu cümlelerin mabeynini raptedecek olan mukaddematı, Türkçe bilmediğim için mütaliînin fikirlerine havale ediyorum.
Talih/Tali' Kısmet, kader Ve tâli' ve taht ve baht-ı İslâmın anahtarı da meşrutiyetteki şûrâdır.
Tulu' Doğma + Amma güneşin mağripten tulûu ise, bedahet derecesinde bir alâmet-i kıyamettir.
Tuluat Kalbe doğan manalar Bir miktardır ki, tulûat-ı kalbiye tevakkuf etmiş, hafıza kamçısı kırılmış.
Tı-Lam-Kaf (6) +
Itlak (Alelıtlak) Sınır koymama Amma, ıtlak ve ihâta ve nihayetsizliğin vahdete şehadetleri ise, o dahi Sirâcü'n-Nur risalelerinde tafsilen zikredilmiş.
Mutlak (Mutlaka) Sınır konulmamış Çünkü bizde o derece ince ve nazik ve mükemmel bir intizam var ki, eğer bize hükmeden bir Hakîm-i Mutlak ve Kadîr-i Mutlak ve Alîm-i Mutlak olmazsa intizamımız bozulur, nizamımız karışır.
Mutlaka Kesinlikle Mutlaka her hareket ve hizmette maddî bir ücret ve şahsî menfaatler mülâhaza etmek, Türkün millî tarihinin şeref ve haysiyeti ile kabil-i telif olamaz.
Talak Boşanma., Sure adı + Tatlik etse, talâkı vaki olur. Bir cinayet etse, ceza görür.
Talakat Dil açıklığı ve düzgünlüğü …ikinci yüzüyle de şuunat-ı İlahiyeye âyinedarlık ettiğini emsali nâ-mesbuk bir talâkat-ı lisan ile ifade ediyor ki…
Tatlik Boşama Tatlik etse, talâkı vaki olur. Bir cinayet etse, ceza görür.
Tı-Mim-Elif-Nun/Tı-Mim-Nun (3) +
İtmi'nan/İtminan Tatmin olma Çünkü itmi'nân-ı vicdan ve istirahat-i kalb, onun envârıyla olur.
Mutmain Tatmin olmuş + Fakat bazan olur ki, nefs-i emmâre, ya levvâmeye veya mutmainneye inkılâp eder, fakat silâhlarını ve cihâzâtını âsâba devreder.
Tatmin Doyurma Bir hizmetkârı tatmin etmeyen şu dünya, sultan-ı ruhu nasıl tatmin edebilir?
Tı-Mim-Ayn (1) +
Tama'/Tamah Açgözlülük Tama' ve hırs cihetiyle, ehl-i hidayeti hizmet-i Kur'âniyeden vazgeçirmelerine karşı, gayet parlak ve kat'i bir cevapla reddedilir
Tı-Mim-Nun (Bkz. Tı-Mim-Elif-Nun)
Tı-Nun-Be (1)
Itnab/İtnab Sözü uzatma Şu cümle-i âliyenin itnâbında bir îcâz-ı i'câzî var.
Tı-Nun-Tı-Nun (1)
Tantana Gürültü, vızıltı Sivrisinek tantanasını kesse, balarısı demdemesini bozsa, sizin şevkiniz hiç bozulmasın, hiç teessüf etmeyiniz.
Tı-Nun-Nun (1)
Tanin Çınlama Ölmüş olan hissiyat ve âmâl ve müyülât-ı âliye-i milliyemizi ve ahlâk-ı hasene-i İslâmiyemizi bu küre-i arz denilen, cezbe tutmuş mevlevî gibi meczup cevvâlin simâhında tanin-endâz ve umum milleti sürur ile bir garip ihtizaza getiren sadâ-yı hürriyet ve adalet nefh-i sûr-u İsrafil gibi hayatlandırıyor.
Tı-He-Ra (7) +
Mutahhar Temizlenmiş + Kezalik, şeriat-ı mutahharanın ve ittihad-ı Muhammedînin ism-i mukaddesi ki, fırkaların ağrâz-ı şahsiye ve hilâf-ı şeriat ile ektikleri tohum-u fesadı bir milyon fişek havaya atıldığı…
Mutahhir Temizleyen + … Huriler ve dünyadan gelen ehl-i Cennet zevcelerinin tahirliklerini, yani dünyadaki hayz ve nifas gibi hallerinden temiz kalmalarını muhafaza altına alan, tahir bulunduran bir mutahhir, bir temizleyici vardır (ki o da Kudretinin tecellisidir.)
Taharet Temizlik Bak, nasıl ki namazın edeb-i nezihanesinin vesilesi olan zâhirî taharete, batnın bâtınındaki necaset tesir etmez.
Tahir (Tahire, Tahirat) Temiz Eğer buraya kadar kalben çıkmış isen, maksadın hakâikını görmek istersen, hazır ol! Tahir ol!
Tahur Temiz + Ey serab-ı gururu, şarab-ı tahur zanneden Said-i hodfuruş!
Tetahhur Temizlenme Binaenaleyh, dünya kadınları da Cennete girdikten sonra, bir tetahhur ve tasfiye ve tasaykul ameliyatıyla, güzellikte hurilerin derecelerine çıkacaklarına delâlet eder.
Tathir Temizleme + Şu makamda tezkiyesi ve tathiri şudur ki:
Tı-Vav-Ra (3) +
Etvar Tavırlar + Nasıl ki Peygamberimiz (a.s.m.), mu'cizâtından ve hasâisinden başka, ef'al ve ahval ve etvârında beşeriyette kalıp, beşer gibi âdet-i İlâhiyeye ve evâmir-i tekviniyesine münkad ve mutî olmuş.
Tavır/Tavr Hal Cenâb-ı Hakkın ef'âli birbirine münasip, âsârı birbirine müşâbih, esmâsı birbirine ayine ve mâkes, sıfâtı birbirine mütedahil, şuûnatı memzuc ise de, herbirisi için hususî bir tavır, bir hal vardır ki, maksud-u bizzat o hususî tavırdır.
Tur Sure adı; dağ + Nur şehri olan Tûr'da o dem Hazret-i Mûsa/Esrâr-ı kelâm hep çözülüp buldu tecellâ.
Tı-Vav-Se (2)
Tavus Bir kuş Tavus kuşu gibi pek güzel bir kuş, yumurtadan çıkar, tekâmül eder, semâlarda tayarana başlar.
Tas Kap …artık ona günde bir tas çorba, bir bardak su ve bir parça ekmek kâfi gelebilir….
Tı-Vav-Ayn (6) +
İstitaa Güç yetirme …Risaletü'n-Nur, Mektubatü'n-Nur'un mütalâası, tahrir edilmesi, başkalara neşir ve tebliğe alâ-kadri'l-istitâa çalışılması gibi
İtaat Uyma, boyun eğme Altıncı temsil: İtaat sırrını gösterir.
Muta Kendisine itaat edilen + Müslümanların lahm u demlerine karışmış olan din-i İslâm, onların hissiyat ve efkârında müessir ve vicdanlarında sultan-ı muta olduğundan…
Mutavaat Boyun eğme Yine aziz ve müşfik Üstadımın emirlerine mutâvaatla, bildiğiniz veçhile herbirisi bir türlü letâfet ve belâgat ve celâdette ve çok kolaylıkla…
Muti' Boyun eğen Nasıl ki Peygamberimiz (a.s.m.), mu'cizâtından ve hasâisinden başka, ef'al ve ahval ve etvârında beşeriyette kalıp, beşer gibi âdet-i İlâhiyeye ve evâmir-i tekviniyesine münkad ve mutî olmuş.
Taat İtaat etme + Taat ise, cemaatle daha efdal ve daha ahsendir.
Tı-Vav-Fe (4) +
Taife/Tayfa İnsan gurubu + Ehl-i iman âhiret hemşirelerim olan kadınlar taifesi ile bir muhaveredir
Tavaf Dönme Sizler emniyet-i mutlaka içinde Kâbe'yi tavaf edeceksiniz.
Tavaif Taifeler Aynen öyle de, heyet-i içtimaiye-i İslâmiye büyük bir ordudur; kabâil ve tavâife inkısam edilmiş.
Tufan Büyük su baskını + …kısa birkaç cümleyle Tufan hadise-i azîmesini netâiciyle öyle îcazkârâne ve mucizâne beyan ediyor ki, çok ehl-i belâğati, belâğatine secde ettirmiş.
Tı-Vav-Kaf (2) +
Takat/Takah Güç + Ne yazmaya, ne söylemeye tâkatim kalmadı.
Tavk Güç İnsaf edersen, bu ise yalnız o zamanın insanlarının değil, belki nev-i beşerin tavk-ı haricinde göreceksin.
Tı-Vav-Lam (4) +
Tatvil Uzatma Münafıklar hakkında itnabı, yani tatvili icap ettiren birkaç nükte vardır:
Tavil Uzun + Meselâ, kinâî misallerinden, "Fülânün tavîlü'n-necad" denilir. Yani, "kılıcının kayışı, bendi uzundur."
Tetavul/Tetavül Uzanma Ger pencere kamet-i kıymetinden yüksekse, tekebbürle tetâvül edecek, Uzanacak.
Tul Uzun(luk) + (Güç anlamında) Evet, ihlâsı zedeleyen ve riyâya ve dünyaya sevk eden tûl-i emel olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, rabıta-i mevttir.
Tı-Vav-Ye (2) +
Matvi Dürülü + Ve keza, bir hadîse göre, Cehennem matvîdir, yani bükülmüştür, yani tam açık değildir.
Tayy Aşma, atlama + (Dürme anlamında) Velâyet, kurbiyet merâtibinde sülûktür; çok merâtibin tayyına ve bir derece zamana muhtaçtır.
Tı-Ye-Be (3) +
Tatyib İyi davranma, hoş etme …ve mahzun olan kalbine tesellî vermek ve gamnâk ruhunu tatyib etmek;
Tayyib (Tayyibe, Tayyibat) İyi, hoş + Evet, ervâh-ı tayyibe, revâyih-i tayyibeyi sever.
Tuba Cennet ağacı + …ve o haşmetli şecere-i tûbânın bir çekirdeği olan şahsiyet-i beşeriyetini ve bidayetteki vaziyet-i insaniyesini ara sıra nazara almasıdır.
Tı-Ye-Ra (5) +
Tayeran Uçma, uçuş …seyr ü seyahat eden insanlarla hayvânat ve tuyur gibi, semâvî saraylar olan yıldızlar ve ulvî memleketleri olan burçlarda gezmek ve tayeran etmek için, o memleketin sekeneleri olan meleklerine kanat veren Zât-ı Zülcelâl, elbette herşeye kadîr olmak lâzım gelir.
Tayyar Uçan Güya tayyar olan ruh-u mücerredi, zaman ve mekân-ı muayyenin kayıtlarını kırmış ve hudud-u maziye ve müstakbeleyi çiğnemiş, her tarafını görerek bize söylemiş ve göstermiştir.
Tayyare Uçak Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur.
Tayr Kuş + Evet, bir bahr-i müsebbih olan şu semâvâtın kelimat-ı tesbihiyesi güneşler, aylar, yıldızlar olduğu gibi, bir tayr-ı müsebbih ve hâmid olan şu zeminin dahi elfâz-ı tahmidiyesi hayvanlar, nebatlar ve ağaçlardır.
Tuyur Kuşlar …yerin şehirleri ve memleketleri içinde Fâtırın verdiği cihazat ve kanatlarıyla seyr ü seyahat eden insanlarla hayvânat ve tuyur gibi, semâvî saraylar olan yıldızlar ve ulvî memleketleri olan burçlarda gezmek ve tayeran etmek için,…
Tı-Ye-Nun (2) +
Tin Sure adı + Tenvirü'l-Mikbas tefsirinin gösterdiği adede binaen Sure-i Yunus'un kesri dokuz, Kehf'ın on, İsra'nın on bir, Hûd'un on iki, Mü'minûn'un on dokuz, Maide yirmi, Alak'ın nısf-ı evveli yirmi bir, El-Kadr yirmi iki, Nahl yirmi sekiz, Tevbe otuz, Tîn elli, El-Karia elli iki ve hâkeza...
Tinet/Tıynet Yaratılış Tıynetleri pis, sıhhatlerinin madeni hasta, hayat menbaları ölmüş, vesaire gibi rezaletleriyle terzil edilmişlerdir.