On İkinci Mektup

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Risale: On Birinci MektupMektubatOn Üçüncü Mektup: Sonraki Risale

Bu risaleyi okumak için On İkinci Mektup okuma sayfasına ve Kur'an hattı ile okumak için On İkinci Mektup (Kur'an Hattı) sayfasına gidin

On İkinci Mektup Bediüzzaman'ın 1 Mart 1927 tarihinden itibaren zorunlu ikamete tabi tutulduğu Barla'da telif ettiği eserlerdendir ve Mektubat kitabının 12. risalesidir. Mektubat'ın başındaki risaleler hususi bazı talebelerine yazdığı küçük mektuplardır. Daha sonra Mektubat'a dahil edilince Bediüzzaman onları yazıldığı haliyle bırakmış ve düzeltip düzenleme yapmaya izin olmadığını beyan etmiştir.

Bu mektup Bediüzzaman'ın mütefennin (pozitif ilimlerle ilgili) talebelerinin üç sorusuna cevap içerir. Hz. Âdem’in cennetten dünyaya gönderilmesinin ve bazı insanların cehenneme atılmalarının hikmetine dair birinci sorunun cevabında Hz. Adem'in Allah tarafından istidatları geliştirmek, terakki etmek ve Allah'ın isimlerine kapsamlı bir ayna olmak göreviyle gönderildiği ve kafirlerin kısa dünya hayatındaki Allah'ı inkarlarının hadsiz bir cinayet içerdiği ve bunun da nihayetsiz azap gerektirdiği izah edilir. Şeytanların ve kötülüklerin yaratılmasının hikmetine dair 2. sorunun cevabında bunların yaratılmasının külli neticelere baktığı, kötülüğün Allah tarafından yaratılmasının hayır, ama insanın iradesiyle kütülüğü işlemesinin şer (kötü) olduğu ve şeytanların insanlara musallat olması sayesinde iyi ve kötü insanların birbirinden ayırt edilebileceği izah edilir. Ayrıca keyfiyet (nitelikçe üstünlük) kemiyetten (sayıca çokluk) daha üstün olduğundan peygamberlerin gönderilmesi ve şeytanların musallat edilmesiyle kafir ve münafıkların imtihanı kaybetmesine mukabil insanlığın güneşleri hükmündeki yüz binlerce peygamber ve milyarlarca keyfiyetli müminin kazanılmasının kıymeti beyan edilir. Masumlara ve hayvanlara bela gelmesinin Allah'ın adaletine uygunluğu hakkındaki 3. sorunun cevabında ise her şeyin sahibi olan Allah'ın yarattıkları üzerinde istediği gibi tasarruf edebileceği ve ayrıca bu gibi sıkıntıların terakki ve gelişmeye vesile olacağı izah edilir. Bediüzzaman bu risalenin sonunda imani meselelerin münakaşa suretinde değil de insafla ve fikir alış-verişi şeklinde konuşulması gerektiği düsturunu hatırlatır.

Risale-i Nur'da Bu Konudaki Derslerin Özeti

İsimleri, Telifi, Neşri/Basımı, İçeriği, Tevafukları ve Gaybi İşaretlerle İlgili Bilgiler

Diğer İsimleri

Telif Dili

Türkçe

Telifiyle İlgili Bilgiler

Isparta'nın Sütlüce kazâsında nahiye müdürlüğü ve Eğirdir'de kaymakam vekilliği yapmış İhsan Üstündağ, Barla Lahikasından Bediüzzaman'a mektubu bulunan kazanın doktoru Yusuf Kemal Durakoğlu, Eğirdir mal müdürü ve bir eczacı bir gün bir iş için Barla'ya giderken Eczacının Allah'ın şerri yaratma sebebi gibi soruları olur. Aralarında bir münakaşa geçer. Bu soruların cevabı için Barla'da Bediüzzaman'ı ziyaret etmeye karar verirler. Bediüzzaman onlar sormadan 12. Mektup'ta da izah edilen meseleyi izah ederek sorularının cevabını verir.[1] Bu sorular vesilesiyle yazdığı yazdığı mektupta (12. Mektup) Bediüzzaman imanla ilgili meselelerin insafla mütalaa edilmesi gerektiğini, münakaşa suretinde bahsinin caiz olmadığını hatırlatarak bu gibi şüphelerin iman zayıflığından geldiğini ve Risale-i Nur'da tüm iman esaslarının ispat edildiğini belirtir.

12. Mektup 1930 yılı civarında Barla'da telif edilmiştir.[2]

Neşriyle/Basımıyla İlgili Bilgiler

Kur'an harfleriyle kitap basımının 1928 yılında yasaklanması üzerine ilk başta elle çoğaltılan bu risale 1946 yılından sonra evvela İnebolu, sonra Isparta'da teksir makinesiyle Kur'an harfleriyle çoğaltıldı. Bediüzzaman'ın izin ve teşviğiyle 1956-1959 yıllarında matbaalarda Latin harfleriyle büyük kitaplar basıldığında Mektubat kitabının içinde yer almıştır.

İçeriği

  • Hz. Âdem’in cennetten dünyaya gönderilmesinin ve bazı insanların cehenneme atılmalarının hikmeti
  • Şeytanların ve kötülüklerin yaratılma hikmeti
  • Masumlara ve hayvanlara bela gelmesinin Allah'ın adaletine uygunluğu

Uzunluğu

4 büyük sayfa

Ekleri

Bu Risale İle İlgili Tevafuklar

Bu Risale İle İlgili Gaybi İşaretler

Risale-i Nur'da Derc Edildiği ve Benzer İçerikli Yerler

  • Mektubat adlı büyük kitapta tamamı mevcuttur.

  • 1. Sual'in ikinci kısım cevabında bahsi geçen kafirlerin ebedi cehenneme atılmaları gibi cehennemle ilgili konular için Cehennem maddesine bakın.
  • 2. Sual ve cevabında bahsi geçen kötülüklerin yaratılmasında adalet meselesine 26. Söz'de de değinilmiştir.
  • 3. Sual ve cevabında bahsi geçen belalardaki güzel cihet, Allah'ın adaletin ve insanların şikayete haklarının olmaması meselesi 2. Şua, 26. Söz ve

2. Lem'ada da izah edilmiştir.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Bu Risalenin Telifi, Neşri ve Adı Hakkındaki Bahisler

Bu Risalenin Kıymeti Hakkındaki Bahisler

Bu Risaleye Atıflar

Bu Risaledeki Tevafuklar

Bu Risale Hakkındaki Gaybi İşaretler

Bu Risale Hakkında Fihristte Geçen Kısım

Mütefennin bazı dostların münakaşa ettikleri üç meseleye dair üç suallerine muhtasar üç cevaptır.

Birinci Sual: “Hazret-i Âdem’in cennetten ihracı ve bir kısım benî-Âdem’in cehenneme idhali hikmeti nedir?” sualine, gayet kat’î bir cevap veriyor.

İkinci Sual: “Şeytanların ve şerlerin halk ve icadı, şer değil mi, çirkin değil mi? Cemil-i Mutlak ve Rahîm-i Ale’l-ıtlak’ın cemal-i rahmeti nasıl müsaade etmiş?” sualine karşı gayet kat’î bir surette cevap veriyor.

Üçüncü Sual: “Masum insanlara ve hayvanlara musibet ve belaları musallat etmek, zulüm değil mi? Âdil-i Mutlak’ın adaleti nasıl müsaade ediyor?” diye sualin cevabında gayet mukni ve kat’î bir tarzda cevap veriyor.

(Fihrist (Mektubat))

Diğer Bahisler

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

Bu Risaledeki Temsiller/Misaller

Mesela, yağmurun gelmesinin binlerle neticeleri var, bütünü de güzeldir. Sû-i ihtiyarıyla bazıları yağmurdan zarar görse “Yağmurun icadı rahmet değildir.” diyemez, “Yağmurun halkı şerdir.” diye hükmedemez. Belki sû-i ihtiyarıyla ve kesbiyle onun hakkında şer oldu. Hem ateşin halkında çok faydalar var, bütünü de hayırdır. Fakat bazılar sû-i kesbiyle, sû-i istimaliyle ateşten zarar görse “Ateşin halkı şerdir.” diyemez. Çünkü ateş yalnız onu yakmak için yaratılmamış; belki o, kendi sû-i ihtiyarıyla, yemeğini pişiren ateşe elini soktu ve o hizmetkârını kendine düşman etti.


Mesela, cihada asker sevk etmekte elbette bazı cüz’î ve maddî ve bedenî zarar ve şer olur. Fakat o cihadda hayr-ı kesîr var ki İslâm küffarın istilasından kurtulur. Eğer o şerr-i kalil için cihad terk edilse o vakit hayr-ı kesîr gittikten sonra şerr-i kesîr gelir. O ayn-ı zulümdür. Hem mesela, kangren olmuş ve kesilmesi lâzım gelen bir parmağın kesilmesi hayırdır, iyidir; halbuki zahiren bir şerdir. Parmak kesilmezse el kesilir, şerr-i kesîr olur.


…kömür gibi olan ervah-ı safileyi, elmas gibi olan ervah-ı âliye…


Mesela, yüz hurma çekirdeği bulunsa toprak altına konup su verilmezse ve muamele-i kimyeviye görmezse ve bir mücahede-i hayatiyeye mazhar olmazsa yüz para kıymetinde yüz çekirdek olur. Fakat su verildiği ve mücahede-i hayatiyeye maruz kaldığı vakit, sû-i mizacından sekseni bozulsa yirmisi meyvedar yirmi hurma ağacı olsa diyebilir misin ki suyu vermek şer oldu, ekserisini bozdu? Elbette diyemezsin. Çünkü o yirmi, yirmi bin hükmüne geçti. Sekseni kaybeden, yirmi bini kazanan, zarar etmez; şer olmaz. Hem mesela, tavus kuşunun yüz yumurtası bulunsa yumurta itibarıyla beş yüz kuruş eder. Fakat o yüz yumurta üstünde tavus oturtulsa sekseni bozulsa yirmisi, yirmi tavus kuşu olsa denilebilir mi ki çok zarar oldu, bu muamele şer oldu, bu kuluçkaya kapanmak çirkin oldu, şer oldu? Hayır öyle değil belki hayırdır. Çünkü o tavus milleti ve o yumurta taifesi, dört yüz kuruş fiyatında bulunan seksen yumurtayı kaybedip seksen lira kıymetinde yirmi tavus kuşu kazandı.


Hem acaba sanatkâr bir zat, bir ücret mukabilinde seni bir model yapıp gayet sanatkârane yaptığı murassa bir libası sana giydiriyor, hünerini, maharetini göstermek için kısaltıyor, uzaltıyor, biçiyor, kesiyor; seni oturtuyor, kaldırıyor. Sen ona diyebilir misin ki beni güzelleştiren elbiseyi çirkinleştirdin; bana, oturtup kaldırmakla zahmet verdin? Elbette diyemezsin. Dersen divanelik edersin.

Bu Risalede Geçen Ayetler

Bkz. 12. Mektup'ta Geçen Ayetler Listesi

Bu Risalede Geçen Hadisler

Cenab-ı Allah'ın Bu Risalede Geçen İsim, Sıfat ve Şuunatı

  1. Cenab-ı Hak
  2. Kahhar-ı Zülcelal
  3. Sâni’-i Zülcelal

Peygamberimizin Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları

Kur'an'ın Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları

Bu Risalede Geçen Salavatlar

Bu Risalede Geçen Dualar

Bu Risalede Geçen Zikirler

Bu Risalede Geçen Emir ve Tavsiyeler

Bu Risalede Geçen Darb-ı Meseller/Deyimler

  1. Divanelik etmek

Bu Risalede Geçen Düstur, Kaide ve Tespitler

  1. Mesail-i imaniyenin münakaşa suretinde bahsi caiz değildir… Dakik mesail-i imaniyeyi, mizansız mücadele suretinde cemaat içinde bahsetmek caiz değildir… böyle mesail-i imaniyenin itidal-i demle, insafla, bir müdavele-i efkâr suretinde bahsi caizdir.
  2. Nihayetsiz cinayet, nihayetsiz azabı ister.
  3. Halk-ı şer, şer değil belki kesb-i şer şerdir.
  4. Hayr-ı kesîr için şerr-i kalil kabul edilir. Eğer şerr-i kalil olmamak için hayr-ı kesîri intac eden bir şer terk edilse o vakit şerr-i kesîr irtikâb edilmiş olur.
  5. El-hükmü li’l-ekser (Hüküm çoğunluğa göredir)
  6. Kemiyetin, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti yok. Asıl ekseriyet, keyfiyete bakar.
  7. Sükûn ve sükûnet, atalet, yeknesaklık, tevakkuf; bir nevi ademdir, zarardır. Hareket ve tebeddül; vücuddur, hayırdır. Hayat, harekâtla kemalâtını bulur; beliyyat vasıtasıyla terakki eder.

Bu Risalede Geçen Halk Dili İfadeler

  1. İşte nev-i beşer bi’set-i enbiya ile sırr-ı teklif ile mücahede ile şeytanlarla muharebe ile kazandıkları yüz binlerle enbiya ve milyonlarla evliya ve milyarlarla asfiya gibi âlem-i insaniyetin güneşleri, ayları ve yıldızları mukabilinde; kemiyetçe kesretli, keyfiyetçe ehemmiyetsiz hayvanat-ı muzırra nevinden olan küffarı ve münafıkları kaybetti.

Bu Risalede Geçen Edebi ve Dikkat Çekici İfadeler

  1. O çeşit meselelerdeki şüpheler, erkân-ı imaniyenin zaafından ileri geliyor. O Sözler ise erkân-ı imaniyeyi tamamıyla ispat ederler.
  2. Hazret-i Âdem cennette kalsaydı melek gibi makamı sabit kalırdı, istidadat-ı beşeriye inkişaf etmezdi.

Bu Risalede Bahsi Geçen Şahıslar, Eserleri ve Eserlerinden Alıntılar

  1. Adem (as): Hz. Âdem’in cennetten dünyaya gönderilmesinin hikmetine dair bahis geçer
  2. Şeytan: Bu risalede şeytanların yaratılmasının hikmeti bahsi geçer.
  3. Eczacı (12. Mektup): 12. Mektup'ta bahsi geçen eczacı.
  4. Ebubekir: A’lâ-yı illiyyîndeki Ebubekir-i Sıddık’ın ruhu, esfel-i safilîndeki Ebucehil’in ruhuyla bir seviyede kalacaktı.
  5. Ebucehil:
  6. Doktor (12. Mektup): Merhum pederi doktor olmak münasebetiyle, çok salih ve mübarek, belki veli insanlara faydası dokunmuş ve ondan memnun olan ve menfaat gören o mübareklerin ervahları, onun vefatı hengâmında kuşlar suretinde en yakın akrabası olan oğluna görünmüş, onun ruhuna şefaatkârane bir hoşâmedî nevinden bir istikbal ettikleri hatırıma geldi.

Bu Risalede Bahsi Geçen Yerler

Bu Risalede Bahsi Geçen Hadiseler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

İlgili Maddeler/Kategoriler

Önceki Risale: On Birinci MektupMektubatOn Üçüncü Mektup: Sonraki Risale

Kaynakça