On Üçüncü Mektup
Önceki Risale: On İkinci Mektup ← Mektubat → On Dördüncü Mektup: Sonraki Risale
Bu risaleyi okumak için On Üçüncü Mektup okuma sayfasına ve Kur'an hattı ile okumak için On Üçüncü Mektup (Kur'an Hattı) sayfasına gidin
On Üçüncü Mektup Bediüzzaman'ın 1 Mart 1927 tarihinden itibaren zorunlu ikamete tabi tutulduğu Barla'da telif ettiği eserlerdendir ve Mektubat kitabının 13. risalesidir. Mektubat'ın başındaki risaleler hususi bazı talebelerine yazdığı küçük mektuplardır. Daha sonra Mektubat'a dahil edilince Bediüzzaman onları yazıldığı haliyle bırakmış ve düzeltip düzenleme yapmaya izin olmadığını beyan etmiştir. Bediüzzaman Risale-i Nur'u telif etmeye başlamadan önceki (içtimai hayatla daha çok alakadar olduğu) hayatını "Eski Said" ve daha sonraki hayatını "Yeni Said" olarak adlandırır ve içtimai hayata ve dünyaya bakan bazı konularda Eski Said diliyle konuştuğunu söyler. Bu mektup da Eski Said diliyle ve Yeni Said’in kalbiyle yazılmıştır.
Halini soran 1. soruya cevabında Rusya'da esaretinde ahir ömründe bir mağarada yaşamaya karar verdiğini, sürgün olarak gönderildiği Barla'nın bu faydayı (ama mağara zahmeti olmadan) sağladığını, ehl-i dünyanın onu sürgün edip zulmetmeleri ve memleketine dönmesine izin vermemelerine mukabil Risale-i Nur'u yazmaya vesile olduğunu beyan eder.
Şeyh Said hadisesi bahane edilerek Bediüzzaman dahil birçok kişi Doğu'dan Batı illerine sürgün edilmişti. 1928’de çıkan afla hemen hemen herkese vesika verilerek memleketine dönmesine izin verildiği halde Bediüzzaman bu affın dışında tutuldu. Vesika almak için neden başvurmadığına dair olan 2. sorunun cevabında Bediüzzaman başa gelen her şeyde biri insanlara bakan ve genellikle zulüm içeren zahiri sebep diğeri kadere bakan ve adalet eden hakiki sebep olmak üzere 2 sebep olduğunu, zahiri sebep olarak ehl-i dünyanın kendisinin dine ve ilme çalışıp onların dünyasına karışacağı endişesiyle hiç siyasetle ilgilenmediği halde onu zulmen sürgün ettiklerini, kendisinin ise kaderin mahkumu olup onun adaletine tabi olduğunu ve haksızlığı hak zanneden bu adamlara başvurarak hak dava etmenin hakka bir nevi haksızlık olacağını beyan eder.
Dünya siyasetine neden girmediğine dair 3. sorunun cevabında Kur'an hizmetinin kendisinin siyasi ve toplumsal hayata girmesine izin vermediğini, Kur'an dersinin her türlü siyasi cereyanın üstünde olduğunu, her görüşten kişinin bu nurlara ihtiyacı olduğunu ve siyasete girmeyerek Kur'an'ın elmas hakikatlerini cam seviyesine düşürmediğini ifade eder.
Risale-i Nur'da Bu Konudaki Derslerin Özeti
İsimleri, Telifi, Neşri/Basımı, İçeriği, Tevafukları ve Gaybi İşaretlerle İlgili Bilgiler
Diğer İsimleri
Telif Dili
Türkçe
Telifiyle İlgili Bilgiler
13. Mektup'ta "Dört senedir burada taht-ı nezarette bulunuyorum" ifadesi geçtiğinden bu mektubun 1931 yılı civarında Barla'da telif edilmiş olması muhtemeldir.
Neşriyle/Basımıyla İlgili Bilgiler
Kur'an harfleriyle kitap basımının 1928 yılında yasaklanması üzerine ilk başta elle çoğaltılan bu risale 1946 yılından sonra evvela İnebolu, sonra Isparta'da teksir makinesiyle Kur'an harfleriyle çoğaltıldı. Bediüzzaman'ın izin ve teşviğiyle 1956-1959 yıllarında matbaalarda Latin harfleriyle büyük kitaplar basıldığında Mektubat kitabının içinde yer almıştır.
İçeriği
- Sual: Haline ve istiratine dair sual ve cevabı
- Sual: Memleketine dönmeye dair izin belgesine neden başvurmadığına dair sual ve cevabı
- Sual:Dünya siyasetine neden girmediğine dair sual ve cevabı
Uzunluğu
4 büyük sayfa
Ekleri
Bu Risale İle İlgili Tevafuklar
Bu Risale İle İlgili Gaybi İşaretler
Risale-i Nur'da Derc Edildiği ve Benzer İçerikli Yerler
- Mektubat adlı büyük kitapta ve Tarihçe-i Hayat'ta tamamı mevcuttur.
Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği
Bu Risalenin Telifi, Neşri ve Adı Hakkındaki Bahisler
Bu Risalenin Kıymeti Hakkındaki Bahisler
Bu Risaleye Atıflar
Bu Risaledeki Tevafuklar
Bu Risale Hakkındaki Gaybi İşaretler
Bu Risale Hakkında Fihristte Geçen Kısım
Ehl-i dünya ve ehl-i siyasetin bana ettikleri zulüm ve tazyik karşısındaki sükût ve tahammülümü merak eden çok kardeşlerimin müteaddid suallerine karşı, Eski Said lisanıyla ve Yeni Said’in kalbiyle verilmiş ibretli ve merak-âver bir cevaptır. Esası şudur ki:
Hâlık-ı Rahîm’in rahmeti yâr ise herkes yârdır, her yer yarar; eğer yâr değilse her şey kalbe bârdır, herkes de düşmandır. Felillahi’l-hamd rahmet-i İlahiye yâr olduğu için ehl-i dünyanın bana ettikleri enva-ı zulmü, o rahmet-i İlahiye enva-ı merhamete çevirmiştir.
Serbestlik vesikası almak ve kanunsuz tazyikattan kurtulmak için adem-i müracaatımın bir iki mühim sebebini beyan eder. Hülâsası: Zalim insanların mahkûmu değilim; belki ben, âdil kaderin mahkûmuyum, ona müracaat ediyorum. Hem haksızlığı hak zanneden adamlara karşı hak dava etmek, bir nevi haksızlıktır ve hakka karşı bir nevi hürmetsizliktir.
Hem dünya siyasetinden sırr-ı içtinabımın sebebini, mühim bir hakikatle beyan ediyor.
Diğer Bahisler
Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler
Bu Risaledeki Temsiller/Misaller
Hayat-ı beşeriye bir yolculuktur. Şu zamanda, Kur’an’ın nuruyla gördüm ki o yol bir bataklığa girdi. Mülevves ve ufunetli bir çamur içinde kafile-i beşer düşe kalka gidiyor. Bir kısmı, selâmetli bir yolda gider. Bir kısmı, mümkün olduğu kadar çamurdan, bataklıktan kurtulmak için bazı vasıtaları bulmuş. Bir kısm-ı ekseri o ufunetli, pis, çamurlu bataklık içinde karanlıkta gidiyor. Yüzde yirmisi sarhoşluk sebebiyle, o pis çamuru misk ü amber zannederek yüzüne gözüne bulaştırıyor. Düşerek kalkarak gider, tâ boğulur. Yüzde sekseni ise bataklığı anlar; ufunetli, pis olduğunu hisseder fakat mütehayyirdirler, selâmetli yolu göremiyorlar.
İşte bunlara karşı iki çare var:
Birisi: Topuz ile o sarhoş yirmisini ayıltmaktır.
İkincisi: Bir nur göstermekle mütehayyirlere selâmet yolunu irae etmektir.
Ben bakıyorum ki yirmiye karşı seksen adam, elinde topuz tutuyor. Halbuki o bîçare ve mütehayyir olan seksene karşı hakkıyla nur gösterilmiyor. Gösterilse de bir elinde hem sopa hem nur olduğu için emniyetsiz oluyor. Mütehayyir adam “Acaba nurla beni celbedip topuzla dövmek mi istiyor?” diye telaş eder. Hem de bazen arızalarla topuz kırıldığı vakit, nur dahi uçar veya söner.
İşte o bataklık ise gafletkârane ve dalalet-pîşe olan sefihane hayat-ı içtimaiye-i beşeriyedir. O sarhoşlar, dalaletle telezzüz eden mütemerridlerdir. O mütehayyir olanlar, dalaletten nefret edenlerdir fakat çıkamıyorlar; kurtulmak istiyorlar, yol bulamıyorlar, mütehayyir insanlardır. O topuzlar ise siyaset cereyanlarıdır. O nurlar ise hakaik-i Kur’aniyedir. Nura karşı kavga edilmez, ona karşı adâvet edilmez. Sırf şeytan-ı racîmden başka ondan nefret eden olmaz.
Elhamdülillah, siyasetten tecerrüd sebebiyle Kur’an’ın elmas gibi hakikatlerini propaganda-i siyaset ittihamı altında cam parçalarının kıymetine indirmedim.
Bu Risalede Geçen Ayetler
Bkz. 13. Mektup'ta Geçen Ayetler Listesi
Bu Risalede Geçen Hadisler
Cenab-ı Allah'ın Bu Risalede Geçen İsim, Sıfat ve Şuunatı
- Cenab-ı Erhamü’r-Râhimîn
- Erhamü’r-Râhimîn
- Hakîm
- Hâlık
- Hâlık-ı Zülcelal
- Rabb-i Rahîm
- Rahîm
Peygamberimizin Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları
Kur'an'ın Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları
- Kur’an
- Kur’an-ı Hakîm
Bu Risalede Geçen Salavatlar
Bu Risalede Geçen Dualar
Bu Risalede Geçen Zikirler
Bu Risalede Geçen Emir ve Tavsiyeler
Bu Risalede Geçen Darb-ı Meseller/Deyimler
- Başlarını yesin
- Ayaklarına dolaşsın
Bu Risalede Geçen Düstur, Kaide ve Tespitler
- Başa gelen her işte iki sebep var; biri zahirî, diğeri hakiki.
- Uçları ecnebi elinde olan dünya siyaseti
- Çoğu yalancılıktan ibaret olan dünya siyaseti
- Haksızlığı hak zanneden adamlara karşı hak dava etmek, hakka bir nevi haksızlıktır.
- Nura karşı kavga edilmez, ona karşı adâvet edilmez. Sırf şeytan-ı racîmden başka ondan nefret eden olmaz.
Bu Risalede Geçen Halk Dili İfadeler
- Başlarını yesin, dünyalarını tamamen bıraktığım ve ayaklarına dolaşsın, siyasetlerini büsbütün terk ettiğim halde; düşündükleri bahaneler, evhamlar, elbette asılsız olduğundan onlara müracaatla o evhamlara bir hakikat vermek istemiyorum.
- İşte bunlara karşı iki çare var: Birisi: Topuz ile o sarhoş yirmisini ayıltmaktır.
Bu Risalede Geçen Edebi ve Dikkat Çekici İfadeler
- Bütün sergüzeşt-i hayatım şahittir ki hak gördüğüm meslekte gitmeye karşı korku elimi tutup men’edememiş ve edemiyor.
- İzzetle mevti, zilletle hayata tercih edenlerdeniz.
- Ben bakıyorum ki yirmiye karşı seksen adam, elinde topuz tutuyor. Halbuki o bîçare ve mütehayyir olan seksene karşı hakkıyla nur gösterilmiyor. Gösterilse de bir elinde hem sopa hem nur olduğu için emniyetsiz oluyor. Mütehayyir adam “Acaba nurla beni celbedip topuzla dövmek mi istiyor?” diye telaş eder. Hem de bazen arızalarla topuz kırıldığı vakit, nur dahi uçar veya söner.
- Bütün siyaset cereyanlarının ve tarafgirliklerin çok fevkinde ve onların garazkârane telakkiyatlarından müberra ve safi olan bir makamda verilen ders-i Kur’an ve gösterilen envar-ı Kur’aniyeden hiçbir taraf ve hiçbir kısım çekinmemek ve ittiham etmemek gerektir.
Bu Risalede Bahsi Geçen Şahıslar, Eserleri ve Eserlerinden Alıntılar
- Eski Said:
- Yeni Said:
- Tevfik Tığlı: (Üstad'a sıkıntı veren Barla İlkokulu Müdürü) Yalnız Barla’da, iki üç adamda bir vehhamlık vardı.
- Cemal Can: (Üstad'a sıkıntı veren Barla Nahiye Müdürü)
- Ebu Firas El-Hamdani: (Arap şairi ve kumandanı) وَ نَحْنُ اُنَاسٌ لَا تَوَسُّطَ بَيْنَنَا § لَنَا الصَّدْرُ دُونَ الْعَالَمٖينَ اَوِ الْقَبْرُ (Meali: Öyle insanlarız ki, bir orta seviyemiz yoktur. Ya herşeyin üstünde, ya da kabirde oluruz)
Bu Risalede Bahsi Geçen Yerler
- Erek Dağı: Siyaseti terk ve dünyadan tecerrüd ederek bir dağın mağarasında âhireti düşünmekte iken…
- Barla Dağı: Emniyetsiz ve ihlası bozacak esbaba maruz o dağdaki inzivayı; emniyetli, ihlaslı Barla dağlarındaki halvete çevirdi.
- Rusya: Emniyetsiz ve ihlası bozacak esbaba maruz o dağdaki inzivayı; emniyetli, ihlaslı Barla dağlarındaki halvete çevirdi.
- Barla: Erhamü’r-Râhimîn bana Barla’yı o mağara yaptı, mağara faydasını verdi.
Bu Risalede Bahsi Geçen Hadiseler
- Bediüzzaman'ın Esareti: Rusya’da esarette iken niyet ettim ve niyaz ettim ki âhir ömrümde bir mağaraya çekileyim.
İlgili Resimler/Fotoğraflar
İlgili Maddeler/Kategoriler
- Mektubat: 13. Mektup'un içinde olduğu büyük kitap
- 13. Mektup'ta Geçen Ayetler Listesi
Önceki Risale: On İkinci Mektup ← Mektubat → On Dördüncü Mektup: Sonraki Risale