Ra (ر) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
19.57, 1 Şubat 2025 tarihinde Turker (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 55320 numaralı sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Harf: Zel (ذ)Harfler Ana SayfasıZe (ز): Sonraki Harf

Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Ra (ر) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Toplam Kök Sayısı Kur'an'da Geçen Kök Sayısı Toplam Kelime Sayısı Kur'an'da Geçen Kelime Sayısı
ر Ra - 82 291 2 2 84 58 293 75
Ra (ر) kök harfi ile başlayan kelimeler
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
Ra-Elif-Sin (6) +
Reis Başkan Reis Beyefendi, Kararnamede üç madde esas tutulmuş:
Re's Baş + İşte, o iki dairenin tekatu' noktasına, "baş" mânâsına "re's," diğerine "kuyruk" mânâsına "zeneb" demişler.
Re'sen Bizzat, doğrudan Halbuki o gafiller, kendi lisan-ı gafletleriyle kaderi re'sen inkâr etmektedirler.
Riyaset Reislik Demek Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali (radıyallahu anhüm) Sıddıktan sonra riyaset-i İslâmiyete geçecekler ve şehid olacaklar.
Rüesa Reisler Hayat-ı içtimaiyeye ve füruat-ı şer'iyeye dair ekser ahkâmlar, Havariyun ve sair rüesa-yı ruhaniye tarafından teşkil edildi.
Ruus Başlar …tam serbestiyetle, bilâperva ve kemâl-i vüsûk ile alâ ruûsi'l-eşhad zikr ve naklinden güneş gibi sıdk tulû edeceğini göreceksin.
Ra-Elif-Fe (2) +
Rauf Çok şefkatli (Esma);çok şefkatli kişi + بَرْكُوتٍ Rahîmdir.
Re'fet Şefkat + …Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ümmetine karşı kemâl-i şefkat ve nihayet re'fetini gösterdikten sonra,…
Ra-Elif-Ye (8) +
İrae Gösterme Ve o irâe ile, kalbi vahşet-i mutlakadan ve ruhu hüzn-ü elîmden kurtarıp, ebedî bir ferahı, daimî bir süruru temin eder.
Mir'at/Mirat Ayna Vücut burhan-ı Zât oldu, / Hayat, mir'ât-ı Haktır, gör.
Mürai Riyakar Sırf o mürâi ruhtan gelen, yalancı fikirden çıkan meş'um sözünü doğru göstermek için, İslâm mağlûbiyetini, İslâm perişaniyetini arzu eder, alkışlar, hasmın darbesinden mütelezziz olur.
Ree Akciğer Diğer kısmı, enkazı toplayan bulanık kanın mecrâsıdır ki, şu ikinci ise, kanı "ree" denilen, nefesin geldiği yere getirirler.
Rey/Re'y Görüş; oy + Âlem-i İslâm ulemasının ortasındaki müthiş ihtilâfata ne dersin ve reyin nedir?
Riya İki yüzlülük Bu ise riyadır. Riya ise müdahenedir.
Rü'ya/Rüya Düş + Selef-i Sâlihînde bu çeşit rüyalar görülmüş
Rü'yet Görme, bakma Adem-i rü'yet, adem-i vücuda delâlet etmez.
Ra-Be-Be (6) +
Erbab Rabler; ustalar Başta Neseî olarak, erbab-ı siyer, Osman ibni Huneyf'ten haber veriyorlar ki:
Mürebbi(ye) Terbiye edici (Aynı zamanda Ra-Be-Ye kökünden gelir) "Allah, Rab, Mâlik, Müdebbir, Mürebbi, Mutasarrıf ve Nâzım" isimlerine şehadet ettiklerini ispat eder.
Rab Yaratıcı (Esma); efendi + …Bâis ismi Vâris burcunda, Muhyî ismi Muhsin burcunda, Rab ismi Mâlik burcunda birer güneş gibi tulû ettiler.
Rabbani(yye) Rabbe ait; Rabbe ibadet eden + …Hazret-i Zeynep'i tezevvücü, sırf bir emr-i İlâhi ve Kader-i Rabbani ile olduğunu beyan ediyor.
Rububiyet Rablık, terbiye edicilik İşte, şu misalimizde meşhud ve kat'iyyü'l-vücud olan bir cemâl-i Rububiyet, cemâl-i Rububiyet mahiyetinde daim iken, ayn-ı çirkinlik olsun. İşte, dünyada muhal ve bâtıl misallerin en acibidir.
Terbiye Kemale ulaştırma (Aynı zamanda Ra-Be-Ye kökünden gelir) Terbiye için on beş sene hapse atmaktansa, on beş hafta Risale-i Nur dersini alsalar, daha ziyade onları ıslah eder.
Ra-Be-Ha (1) +
Rıbh/Ribh Kar, kazanç Ta beş hasâretten kurtulup, beş ribhi birden kazanasın.
Ra-Be-Tı (7) +
İrtibat Bağlantı Haddinden fazla fevkalâde hüsn-ü zan ve müfritane âlî makam vermek yerine, fevkalâde sadakat ve sebat ve müfritane irtibat ve ihlâs lâzımdır.
Merbut Bağlı Çünkü, hangi bir genç hasta yanıma gelmişse, görüyorum, emsallerine nisbeten bir derece vazife-i diniyeye ve âhirete karşı merbutiyeti var.
Murabıt Kalbini bağlayan Daima onların demdemelerinin mevzuu olan ihlâsı; hem de tekke denilen mânevîleşmiş kışlalarda, tarikat denilen ruhânîleşmiş askerlikte ona murabıt oldukları cihad-ı ekberi ve terk-i iltizam-ı nefsi;…
Mürtebit Bağlantılı Aşiretin efradı gibi, İslâm taifeleri de birbirine uhuvvet-i İslâmiye ile mürtebit ve alâkadar olur.
Rabıta Bağ İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir.
Rabt/Rapt Bağlama Mevcut telgraf ve telefon teline makinesini küçük bir telle raptetmek gibi, şu adam bu intisapla kendini o hadsiz kuvvete rapteder.
Revabıt Rabıtalar Desâtir-i hikmet, nevâmis-i hükûmetle; kavânin-i hak, revâbıt-ı kuvvetle imtizaç etmezse, cumhur-u avamda müsmir olamaz.
Ra-Be-Ayn (6) +
Erbaa Dört + Fakat Eimme-i Erbaa, Sahabeden ve Mehdi'den sonra en efdallerdir denilir.
Erbain 40 (günlük uzlet) + …Isparta'nın cenubunda, dağda Sidre nam mevkide erbaîn eyyâm-ı mübarekesini tes'id ve hasr-ı tesbihata niyetle…
Murabba Dört köşe, kare Başkası, murabba bir kehribar bulur, ve hâkezâ, …
Rabian Dördüncü olarak + Rabian: Merhum Hafız Ali'nin Lem'alar'ını tashih ettim.
Rebi'ül-evvel, Rebi'ül-ahir Arabi 3. ve 4. aylar Bu mübarek Rebiü'l-Evvelin on ikinci gecesi, mübarek bir gecede Üstadımın pek yakınımızda olan Isparta'ya hicreti beni o kadar memnun ve mesrur etti ki,…
Rub/Rubu/Rub' Dörtte bir + Sûre-i İzâ Zülzileti'l-Ardu, rub'u
Ra-Be-Ye (1) +
Riba Faiz + İkinci kelimenin esasını "hurmet-i ribâ" ile kal' edip tedavi eder.
Terbiye, Mürebbi (Bkz. Ra-Be-Be kökü)
Ra-Te-Be (9)
Meratib Mertebeler Ve onunla, o meratib-i münkeşife-i meşhude veya mutasavvere ilân edilebilir.
Mertebe Derece, kademe Birinci Mertebe çok kıymettar bir hakikat olmakla beraber çok ince ve derindir.
Müretteb Tertip edilmiş Mahlûkatın her nevine, her ferdine ve o nev'e ve o ferde mürettep olan âsâr-ı mahsusasını müntiç ve istidad-ı kemâline münasip bir vücudun verilmesidir.
Mürettib Tertip Eden; Esma Evet, dünya dârü'l-hikmet ve âhiret dârü'l-kudret olduğundan, dünyada Hakîm, Mürettib, Müdebbir, Mürebbî gibi çok isimlerin iktizasıyla, …
Revatib Namazdan önceki müekked sünnet …Fatiha'nın bir hesapla otuz altı kelimelerine tevafuk işaretiyle, beş farz namaz ve revatibinde ve revatib hükmündeki iki rekat teheccüd namazında yirmi dört saatte otuz altı defa Fatiha'nın tekerrürüne îma eder.
Rütbe Basamak, derece, makam …hafızlıktır pek de büyük bir rütbe.
Rüteb Rütbeler Bir müslim ne derece dine mütemessik ise, o derece kibrinden, gururundan, hatta izzet-i rütebîden fedakârlık etmek gerektir.
Terettüb Bağlı olarak meydana gelme Terettüb, teselsülü yoktur. İlliyet, maluliyet giremez.
Tertib Düzenleme Tertib-i mebâdide tevekkül, tembelliktir.
Ra-Te-Kaf (1) +
Ratkan Yapışık + Sonra ikisinin de ratkanlığını yani yapışıklıklarını izale ve fetk ettik.
Ra-Se-Ye (1)
Mersiye Birisinin ölümü üzerine yazılan şiir Hem aynı zamanda Halil İbrahim'in, vefatım hakkında bir hazin mersiye hükmündeki parlak mektubu, şakirtleri ağlattırdı.
Ra-Cim-Elif (1)
Mürcie Batıl bir fırka …Mûtezile, Cebriye, Mürcie, Mücessime gibi dalâlet fırkalarını…
Ra-Cim-Be (1)
Recep Kameri ay On Sekiz Recep tarihli, Otuz Birinci Mektubun Birinci, İkinci Lem'alarıyla Yirmi Dokuzuncu Mektubun Birinci Remzinin Birinci Makamını, Şaban'ın birinci günü, yani yazıldığından on üç gün sonra aldım.
Ra-Cim-Cim (1) +
İrticac Sarsıntı …medar ve mihverindeki istikrarına ve zelzelenin irticâcıyla medar-ı senevîsinden çıkmamasına sebep, dağların hurucu olduğunu…
Ra-Cim-Ha (6)
Müreccah Tercih edilen Halbuki bir fende veya bir san'atta iki ehl-i ihtisas, binler başkalara müreccahtırlar
Müreccih Tercih eden, tercih ettirici (sebep) Tereccuh bilâ müreccih muhaldir.
Racih Üstün Yani, hasenat râcih ve ağır gelse mükâfatlandırır, kabul eder;
Rüchan/Rüçhan Üstünlük Büyük küçüğe tekebbürü yok, cemaat ferde rüchânı yok.
Tercih Üstün tutma Yoksa, tercih bilâ müreccih caizdir ve vakidir.
Tereccuh Üstün olma Tereccuh bilâ müreccih muhaldir.
Ra-Cim-Ze (1) +
Ercuze Mısraları kafiyeli, kısa ölçülü nazım; Hz. Ali'nin kasidesi …Hazret-i Ali (r.a.) Ercûze'sinde ve Gavs-ı Âzam (k.s.) Kasîde'sinde Resâili'n-Nur'a kerametkârâne işaret ettikleri vakit hem o asra, hem şu asra bakıp hiddetle işaret etmişler.
Ra-Cim-Ayn (7) +
İrca Yöneltme, dayandırma Hava âlemindeki müzehher sümbülü onlara irca ile izah edemez.
İrtica Geri dönme, gericilik …bizi irtica ile ittiham etmeye çalışması öyle bir hatâdır ki, kabrinde onun çok azabını çekecek.
Müracaat Başvuru Beş altı sebep için müracaat etmiyorum ve edemiyorum:
Merci Müracaat yeri + Sonra, o şeriatın tesirini, icrasını, tatbikini temin edecek bir merci, bir sahip lâzımdır.
Mürteci Geri dönen, gerici …ehl-i iman fedakârlarına "mürteci" namını verip onları müttehem etmek, mel'un Yezid'in zulmünü adalet-i Ömeriyeye tercih etmek misillu en vahşî ve zâlimâne bir engizisyon kanununu, beşerin en yüksek terakkiyatına ve adaletine medar olan Kur'ân'ın mezkûr kanun-u esasîsine tercih etmek hükmündedir.
Raci Alakalı + O faidelerden, hayat sahibine, tasarruf ve hizmeti nisbetinde bir hisse ayrıldıktan sonra, bâki kalan gayeler, semereler Fâtır-ı Hakîme râcidir.
Rücu/Rücu' Dayanma, dönme İnsanın vehim, farz, hayal duygularına varıncaya kadar bütün hassaları bilâhare rücû edip bilittifak Hakka iltica ettiklerini …
Ra-Cim-Lam (4) +
Racul/Recül Adam + …müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin.
Rical Adamlar Peygamberin (a.s.m.) evlâd-ı zükûru rical derecesinde kalmayıp, rical olarak nesli, bir hikmete binaen kalmayacaktır.
İrtical(en) Hazırlıksız Bediüzzaman Said Nursî'nin ilân-ı hürriyetin üçüncü gününde irticalen söylediği ve sonra Selânik'te Hürriyet Meydanında tekrar ettiği ve o zamanın gazetelerinin neşrettikleri nutkunun sûretidir.
Mütereccil Erkekleşmiş kadın Biz ise, aldığımız vakit sû-i tâlih cihetiyle ve sû-i intihap tarikiyle müşkilü't-tahsil mehasin-i medeniyeti terk edip, çocuk gibi hevâ ve hevese muvafık zünub-u medeniyet kesb ettiğimizden, muhannes gibi veya mütereccile gibi oluruz.
Ra-Cim-Mim (5) +
Rec(i)m Taşlama + (kafadan atma anlamında) …recm-i şeyâtîne alâmet olan yıldızların düşmesi kesretle vuku bulmuştur.
Racim Taşlanmış + Sırf şeytan-ı racîmden başka ondan nefret eden olmaz.
Mütercim Yazılı tercüme eden Kusura bakmayınız, bu kadarı da, ancak müellifinin mânevî yardımıyla ve Leyle-i Kadrin bereketiyle ve Mevlânâ'nın komşuluğundan istifade ile yapabildim. Mütercim: Abdülmecid Nursî
Terceme/Tercüme Çeviri Kur'ân, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi,…
Tercüman Tercüme eden …İslâmiyetin menbaı ve Kur'ân'ın tercümanı olan zâtın (a.s.m.)…
Ra-Cim-Vav (3) +
Mercu Rica olunan + Gayr-ı mütenahi olan mârifetullah, böyle mahdut olan kelâma sığışmaz. Binaenaleyh, kelâmımdaki iğlâkın mâzur tutulması mercûdur.
Raci(yane) Rica eden (ederek) …umum ümmet demesini râciyâne, dâîyâne Hâlıkından istediğini ifade ve ihtar eder.
Reca/Rica Ümit Yirmi Altıncı Lem'a, "Yirmi Altı Rica"dır.
Ra-Ha-Be (1) +
Merhaba Hoş geldin + Merhaba ey kendi hastalığını teşhis edebilen bahtiyar doktor, samimî ve aziz dostum,…
Ra-Ha-Lam (4) +
İrtihal Ölme, göçme Hasan Feyzi ağabeyimizin irtihali, bizleri cidden müteessir eylemiştir.
Merhale Derece, kademe Nasıl ki şimdi o merhalelerde daima ben benim.
Rahle Ufak ders masası Rahle-i tedrisinizde ahz-ı mevki ettim; huzur-u irfanınıza baş koydum.
Rıhlet Yolculuk + Hakikatte akarsu gibi rıhlet ettiği halde, gafletle sureten incimad etmiş, fikr-i tabiatla kesafet ve küduret peydâ edip âhirete perde olmuştur.
Ra-Ha-Mim (12) +
Erham Daha merhametli + Cenâb-ı Hakk'ın "A'lem, Ekber, Erham, Ahsen" gibi esmâ ve sıfat ve ef'alinde kullanılan ism-i tafdil tevhide naks değildir.
Erhâm Rahimler + Evet, meselâ mezkûr âyetlerin ferman ettikleri gibi üç karanlık içinde bütün validelerin erhamında insanların suretlerini ayrı ayrı, mizanlı, imtiyazlı, ziynetli ve intizamlı olarak,…
İstirham Merhamet istemek Şifahâne-i kalbinizden tulû eden Otuz Üçüncü Sözünüzle otuz üç cihetten marîz olan kalb-i mecruhumuzu tedavi buyurmanızı bilhassa istirham eylerim.
Merhamet Acıma + …onun hikmetinden daha ekmel bir hikmet ve inâyetinden daha ecmel bir inâyet ve merhametinden daha eşmel bir merhamet ve adaletinden daha ecell bir adalet olamaz ve tasavvur edilemez.
Merhum(e) Rahmete mazhar, vefat etmiş kişi Merhum Hafız Ali'nin Lem'alar'ını tashih ettim.
Müsterhim İstirham eden Bir medet, bir yardım için müsterhimâne tabiata ve anâsıra baktığı vakit, kasavet-i kalble, merhametsizikle karşılaşır.
Rah(i)m Bebek kesesi; akrabalık Sonra, mevcudat-ı mâziye kafilesine dahil olan ecdadınla henüz istikbal rahminde kalıp peyderpey vücuda çıkan evlât ve ahfâdın arasında bir tefâvüt var mıdır?
Râhim Merhamet eden + Kur'ân'da اَحْسَنُ الْخَالِقِينَ, اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ gibi kelimat başka hâlıklar, râhimler bulunduğunu iş'ar eder.
Rahîm Allah'ın ismi; şefkatli (insanlar için) + Elbette "Yâ Cemîl, yâ Cemîl, yâ Rahîm, yâ Rahîm" diyecekler.
Rahman Allah'ın ismi (Sadece Allah için kullanılır) + Evet, hürriyet-i şer'iye, Cenâb-ı Hakkın Rahman, Rahîm tecellîsiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hassasıdır.
Rahmet Allah'ın umumi merhameti + Nimet ciheti ise aşağıdan yukarıya çıkmıyor, belki rahmet hazinesinden geliyor.
Terahhum Merhamet etme Demek bu rahmet ve irade-i nimeti çalıştıran, terahhum ve tahannündür.
Ra-Hı-Sad (3)
Murahhas Delege İngiliz murahhas heyeti reisi Lord Gürzon,…
Ruhsat İzin Ruhsat-ı şer'iye olan kasr-ı namaz ve takdim tehir, vesait-i nakliye bir kararda olmadığı için, onlara bina edilmez.
Terhis Serbest bırakma …ölüm bizim için, sırr-ı Kur'ân ile, idam-ı ebedîden terhis tezkeresine çevrilmiş.
Ra-Hı-Ye (3) +
Rehavet Tembellik Çünkü rızık için sa'y etmenin mukaddemâtını ihzar etmenin en münasip zamanı, serinlik vaktidir. Bu vakit geçtikten sonra bir rehavet ârız olur.
Rahve Harekesiz okunduğunda ses çıkış yerinden az etkilenen harfler Sûrelerin başında mezkûr olan huruf, hurufâtın aksâm-ı malûmesi olan mechûre, mehmûse, şedîde, rahve, zelâka, kalkale gibi aksâm-ı kesiresinden, herbir kısmından nısfını almıştır.
Terahi Sonraya bırakma ثُمَّ mâbadinin, mâkablinden bir zaman sonra vücuda geldiğine delâlet eder ki, buna "terâhi" denilir.
Ra-Dal-Dal (9) +
İrtidat Dinden dönme Hem Yemâme gibi bir kısım yerlerde irtidat vuku bulacağını haber vermiş.
İstirdat Geri alma Ve maksat da Sultan Abdülhamid'den istirdad-ı hürriyet değilmiş.
Radde Kerte, son nokta Dördüncü satırda فَلَا حَيَّةٌ تَخْشٰى fıkrasıyla bin üç yüz kırk sekiz (1348) raddelerinde…
Red/Ret Kabul etmeme + Fakat küfr-ü mutlakı kırdığı için, küfr-ü mutlakın altı olan anarşiliği ve üstü olan istibdad-ı mutlakı esasıyla bozar, reddeder.
Merdud Kabul edilemez, reddedilen + Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur.
Mürted Dinden dönen Çünkü mürtedin vicdanı tamam bozulduğundan, hayat-ı içtimaiyeye zehir olur.
Mütereddid Kararsız O hakaik-i azîme ki, bütün dünya halkının eşedd-i ihtiyaç ve atş ile, sabırsızlıkla, mütereddid, mütehayyir, "Acaba bir âb-ı hayat bulacak mıyız?" diye bir hâlette iken, …
Terdad Tekrar Duanın şe'ni, terdad ile takrirdir.
Terdid Tekrar Çünkü zikrin tekririnde tenvir, duanın terdidinde takrir, daveti tekrar etmekte ise te'kid vardır.
Tereddüd Kararsızlık Kendimin tereddüdü için değil, çünkü kat'î kanaatim gelmiş.
Ra-Dal-Fe (5) +
İstirdaf Beraber gitmeyi istemek İİ 8
Müradif Eşanlamlı Muh
Müteradif Eşanlamlı; birbirini izleyen Şule
Redif Bineğin arkasına binen …mü'minlerin değer ve kıymetleri bilinsin diye kâfirlerin bahsi istirdaf edilmiş, hemen arkasından gelmiştir.
Teradüf Eşanlamlı olma Buna şahit istersen lügatın teceddüd ve tagayyuratının ve iştirak ve teradüfün sırlarına müracaat et.
Ra-Dal-Ye (4) +
Müdara Zahiri dostluk (Türkçe'ye Farsça üzerinden) Biz etmeyiz zemîn-i müdârâya ol emin.
Mütereddi(ye) Soysuzlaşmış + (Düşerek ölen hayvan anlamında) …hem hayat-ı içtimaiyeye anarşiliğin en bozuk ve mütereddî tavrıyla husumet eder…
Rida Örtü, üst giysi …bu elmaslar öyle kıymettar birer rida'lardır ki, herkesi her zaman ısıtmaya vâfidir.
Tereddi Soysuzlaşma Çünkü, senin akıl ve kalb ve ruhun gayet derecede tedennî ve tereddî ve sukut edip, pis heves ve rezil nefse inkılâp etmişler, mesholmuşlar.
Ra-Zel-Lam (4) +
Erzel En rezil; ömrün sonundaki acizlik + Komünizm gibi bütün dünyayı tehdit eden erzel âfetin, gizli ve âşikâr, seri ve sinsi tahribatını tamamen neyle önlemek mümkündür?
Rezalet Rezillik Bu gibi rezaleti işlemek insaniyetin şânından değildir.
Rezil Alçak Çünkü, senin akıl ve kalb ve ruhun gayet derecede tedennî ve tereddî ve sukut edip, pis heves ve rezil nefse inkılâp etmişler, mesholmuşlar.
Terzil Rezil etme Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim.
Ra-Ze-Kaf (9) +
Erzak Rızıklar Hem meselâ, nasıl ki, gayet mükemmel bin bir çeşit erzak etrafından celb edip içinde muntazaman istif ve ihzar edilmiş depo ve iâşe ambarı ve dükkân şeksiz, bir fevkalâde iâşe ve erzak mâlikini ve sahibini ve memurunu bildirir.
İrzak Rızık verme Bana rızık vermek ve it'âm etmek için değil" meâlindeki âyet, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma ait it'âm ve irzâkı murad etmek gerektir.
Merzuk Rızıklandırılan Beka dahi, semere-i rızık mahsulü olduğu için, "basar, sem', kelâm" sıfatlarını iktiza eder ki, merzuk, istediği zaman ihtiyacını görsün,…
Mürtezik Rızıklanan Mürtezik hayvanlara zevk ve rüyet ve şemm, birer âlet vermiş.
Müterezzik Rızıklanan …ve o rahmet içindeki rızk-ı âmm ve her müterezzika lâyık bir tarzda rızık vermek, öyle parlak bir hâtem-i tevhiddir ki, bütün bütün kör olmayan görür.
Razık Rızık veren Allah + …bir Ganiyy-i Mutlak ve Kerîm-i Mutlak ve Kadîr-i Mutlak olan bir hâmi ve râzıkları vardır ki, herşey ve her zîhayat Ondan istiâne eder,…
Rezzak Rızık verici Allah + Bu fiilî isimlerin, Gaffar ve Rezzak, Muhyî ve Mümît gibi pek çok nevileri vardır.
Rız(ı)k Allah'ın ihtiyaçlarımıza yönelik ihsanı; yiyecek + Herbir zîhayatın rızkı taahhüd-ü Rabbânîsi altında olduğundan, açlıktan ölmek olmamak lâzım gelir.
Terzik Rızıklandırma …yani, meselâ hayat vermek fiili içinde, aynı anda iaşe ve terzik fiili görünüyor.
Ra-Sin-Be (2)
Teressüb Dibe çökme …içinde yanarlar, zâhiren mahvolur, fakat o fabrikanın imbiklerinde çok kıymettar kimya maddeleri ve edviyeler teressüp eder.
Tersib Dibe çöktürme Zira dağlar suyun mahzeni, havanın tarağı (gazat-ı muzırrayı tersip edip havayı tasfiye eder)…
Ra-Sin-Hı (2) +
Rasih Derin, sağlam + Yani, Onun vücudu zâtîdir, ezelîdir, ebedîdir, ademi mümtenidir, zevâli muhaldir ve tabakat-ı vücudun en râsihi, en esaslısı, en kuvvetlisi, en mükemmelidir.
Rüsuh Sağlamlık Demek, vücut rüsuh peydâ ettikçe, kuvvet ziyadeleşir; az bir şey, çok hükmüne geçer.
Ra-Sin-Lam (10) +
İrsal Gönderme …o hayat-ı Ezeliyenin şuââtı, celevâtı, münâsebâtı olan "irsâl-i rusül" ve "inzâl-i kütüb" rükünlerine bakar,…
Mürsel(in) Peygamber; Sahabe ravisi/ravileri zikredilmemiş hadis + Öyle Muhammed (a.s.m.) ki, icmâ ve tasdiklerine mazhar olmakla, enbiya ve mürselîne siyadet ünvanını; ve ittifak ve tahkiklerini almakla, imamü'l-evliyâ ve'l-ulemâ lâkabını almıştır.
Mürselat Sure Sûre-i Mürselât'ta وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ ayeti…
Mürsil Gönderen + Ve nitekim mektupların, mürsillerin bulunduğu yerden değil, başka yer postahanesinden verilerek gönderilmekte olduğu.
Resail Risaleler …Resâili'n-Nur şakirtleri az bir zaman sonra tezahür ettiklerinden,…
Rasul/Resul Peygamber, elçi + Lâfz-ı Resul'deki nükte-i azîmenin beyanında yüz altmış âyet yazıldı.
Risalat Risaleler …bir taraftan aklı gözlerine inmiş olan maddiyunlar ve emsâli tabakasına karşı, Mektûbatü'n-Nur ve Risalâtü'n-Nurla meydan okuyarak…
Risale Kısa eser, mektup Ve beni ve Risale-i Nur Talebelerini nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle!
Risalet Peygamberlik + Risalet ve İslâmiyetle mücehhez olan hakikat-ı Muhammediyedir ki, risalet noktasında en muazzam icmâ ve en vâsi tevatür sırrını ihtiva eden mecmû-u enbiyânın şehadetini tazammun eder.
Rusul Peygamberler + …o hayat-ı Ezeliyenin şuââtı, celevâtı, münâsebâtı olan "irsâl-i rusül" ve "inzâl-i kütüb" rükünlerine bakar,…
Ra-Sin-Mim (7)
İrtisam Resmedilme Tedâi-yi hayalât, tahattur-u faraziyat, bir nevi irtisam-ı gayr-ı ihtiyarîdir.
Merasim Tören …ve girmenin âdâbını ve seyrin merasimini bildirip, o görünmeyen sultana karşı marziyâtı dairesinde teşrifat merasimini tarif etsin.
Res(i)m Çizim, çizme; merasim Hâlbuki tarif ya had, ya resim ile olur.
Ressam Resim çizen …birbirinden nihayet uzak mebde' ve müntehâsının ortasında uzuvlarının aynı şekil ve suretini gösterecek muvafık tersimatla doldursa, elbette şüphe kalmaz ki, o ressam bütün o gaybî ağacı gayb-âşinâ nazarıyla görür, ihata eder, sonra tasvir eder.
Resmi(yet) Devlet adına/tarafından Elbette onu yeniden resmiyete koyup dedikodulara meydan açmamak, idarece zarurîdir.
Teressüm Resmedilme Meselâ, güneşin tamam tecelliyatını deniz yüzünde parlıyan bir kabarcığın içinde teressüm eden bir timsalciğinde taleb eder.
Tersim Resmetme …birbirinden nihayet uzak mebde' ve müntehâsının ortasında uzuvlarının aynı şekil ve suretini gösterecek muvafık tersimatla doldursa, elbette şüphe kalmaz ki, o ressam bütün o gaybî ağacı gayb-âşinâ nazarıyla görür, ihata eder, sonra tasvir eder.
Ra-Şe-Ha (3)
Reşahat Reşhalar Zira şu mes'ele, Kur'an'ın bîpayan bahr-i i'caz-ı maneviyesinin reşahatından tek bir reşhadır.
Reşha (Sızıntı) su damlası Zira şu mes'ele, Kur'an'ın bîpayan bahr-i i'caz-ı maneviyesinin reşahatından tek bir reşhadır.
Tereşşuh Sızma Sadakatınızdan tereşşuh eden ve haddimin pek çok fevkinde hüsn-ü zannınıza karşı bundan evvel verdiğim cevabın bir tetimmesi olarak,…
Ra-Şın-Dal (6) +
İrşad Doğru yolu gösterme İrşad ister ki, lüzumsuz şeyleri ipham ile icmal etsin; dakik şeyleri temsil ile takrib etsin.
Mürşid İrşad eden + Hem madem ki Kur'ân-ı Mürşid bütün tabakat-ı beşere hitap ediyor.
Raşid(in) Kamil, hakka erişmiş olan(lar) + Sair Hulefâ-i Râşidîn ise öyle tenkit ve tenkise çok maruz kalmadıkları için, onlar hakkındaki ehâdisin intişarına ihtiyaç görülmedi.
Reşad Doğru yolda olma + Eşref Edip kırk seneden beri iman hizmetinde benim arkadaşım ve Sebilürreşad'da makale yazan ve şimdi vefat eden çok kıymetli kardeşlerimin mümessili ve hakikî İslâmiyet mücahidlerinden bir kardeşimdir.
Reşid Doğru yola sevkeden (Esma) + ﻳَﺎ ﺭَﺷِﻴﺪُ (Cevşen 76)
Rüşd Doğru yolu bulma, olgunluk + Çünkü, dindeki rüşd-ü irşad ve hak ve hakikati gözlere gösterecek derecede kuvvetli burhanları izhar edip tebyin ve tebeyyün eden bir nur Kur'ân'dan çıkacak diye haber verip bir lem'a-i i'caz gösterir.
Ra-Şın-Vav (1)
Rüşvet Kanunsuz ücret …Garba ve ecnebîye verdiği siyasî ve mânevî rüşvetin on mislini âlem-i İslâmın ileride cemahir-i müttefikası hükmünde olacak olan dört yüz milyon Müslüman kardeşlere…
Ra-Sad-Dal (3) +
Mirsad Bakma vasıtası + Şu tabir bir mirsad-ı tefekkürdür, gayet uzaktan uzağa bu hakikate bir işarettir.
Rasat(hane) Gözetleme (yeri) + Rasathanelerdeki âletle bir yağmurun mukaddemâtını hissedip vaktini tayin etmek gaibi bilmek değil, belki gaipten çıkıp âlem-i şehadete takarrubu vaktinde bazı mukaddemâtına ıttıla suretinde bilmektir.
Tarassut Gözetleme Fakat haksız olarak, ücra bir köyde, tarassut altında, yabancı bir yerde şiddetle dünyadan küstürüp, nefiyle ikamet ettirip, mütemadiyen tarassut ile tâciz edilen bir adamın kanunları bilmemesi, elbette ehl-i insafın nazarında bir özür teşkil eder.
Ra-Sad-Sad (2) +
Mersus Lehimlenmiş, sağlam + Katre zeyl
Rasas Kurşun, kalay
Ra-Sad-Ayn (1)
Murassa Değerli taşlarla bezeli
Ra-Sad-Nun (3)
Mersun Sağlam(laştırılmış) 10. Şua fihrist 29 lema
Rasin Sağlam
Resanet Sağlamlık
Ra-Dad-Ayn (1) +
Murdia Süt anne +
Ra-Dad-Ye (7) +
İrza Razı etme
Marzi(yat) Razı olacağı (şey[ler]) +
Radıyallahu Anh Allah ondan razı olsun
Razı/Radi Onaylayan +
Rıdvan Rıza +
Rıza Onay
Tarziye Özür dileme
Ra-Tı-Be (2) +
Ratb Yaş +
Rutubet Nem
Ra-Ayn-Dal (1) +
Ra'd(at) Gökgürültüsü (çoğul); Sure +
Ra-Ayn-Şın (1)
Ra'şet Korkudan titreme
Ra-Ayn-Nun (1)
Rana Güzel, latif
Ra-Ayn-Ye (5) +
Mera Otlak + Nur
Meri(yet) Geçerli(lik)
Müraat Gözetme
Raiyet Yönetilenler +
Riayet Uyma
Ra-Ğayn-Be (5) +
Merğub/Mergub Rağmet bulmuş, tutulan
Rağabat Rağbetler Muh
Rağbet Revaç bulma
Regaib Gecesi Recebin ilk Cuma gecesi
Tergib/Terğib İsteklendirme
Ra-Ğayn-Mim (2) +
Rağm Aksi, zıt
Rağmen Aksine, zıddına
Ra-Fe-Ra-Fe (1) +
Refref Mirac bineği + (Minder anlamında)
Ra-Fe-Dad (1)
Rafızi Sapmış; batıl bir mezhep
Ra-Fe-Ayn (11) +
Erfa Daha yüksek Katre
İrtifa Yükseklik
Merfu/Merfu' Yükseltilmiş; tümleç + Muh
Mürafaa Duruşma
Mürtefi Ortadan kalkmak Makaleler
Rafi Kaldıran; Esma + Münaz
Ref' Kaldırma
Rifai/Rufai(iyye) Bir tarikat
Rif'at Yükseklik Nur
Tereffu Yukarı çıkma Muh
Terfi Rütbe alma, yükselme
Ra-Fe-Kaf (6) +
Müterafık Refakat eden
Refakat Arkadaşlık
Refik(a) + Arkadaş, yoldaş; eş
Rıfk Yumuşaklık
Rüfeka Arkadaşlar
Terfik Arkadaşlık etme Münaz
Ra-Fe-He (1)
Refah Rahatlık
Ra-Kaf-Be (4) +
Murakabe İnceleme; dalma; kendini ibadete verme
Murakıb Gözeten; dalarak kendinden geçen
Rekabet Üstünlük mücadelesi
Rakib Gözeten Allah; rekabet eden +
Ra-Kaf-Dal (1) +
Merkad Mezar (uyku yeri) +
Ra-Kaf-Ra-Kaf (1)
Rakraka Gürültü; parlama
Ra-Kaf-Sad (2)
Raks Dans
Rakkas Sarkaç, dans eden
Ra-Kaf-Kaf (4) +
Merak (Kaynağı kesin değildir) Bilme isteği
Rakik İnce
Rikkat Kalp inceliği
Terkik İnceltme Muh
Ra-Kaf-Mim (3) +
Rakam Sayı
Rakım Yazan
Terkim Yazma, işaretleme
Ra-Kaf-Ye (3) +
Mirkat Merdiven, basamak
Müterakki Terakki etmiş
Terakki(yat) İlerleme, yükselme
Ra-Kef-Be (8) +
İrtikab İşleme
Merakib Binekler
Merkub Binek
Mürekkeb Bileşik, bir araya gelmiş
Müterakib(e) Terekküb etmiş + (Üst üste binen anlamında)
Rakib(en) Binen (binerek)
Terekküb Bir araya gelme
Terkib Bir araya gelme
Ra-Kef-Ze (5) +
Merakiz Merkezler Divan
Merkez Orta
Mütemerkiz Merkezleşmiş Sünuh
Rekz Dikme, yere saplayıp sabit kılma
Temerküz Merkezleşme, yığılma
Ra-Kef-Ayn (3) +
Raki' Rüku eden + Fihrist 30. Lema
Rekat/Rek'at Namazın bir parçası
Rüku/Rüku' Namazda eğilme
Ra-Kef-Mim (2) +
Müterakim Birikmiş
Teraküm Birikme, yığılma
Ra-Kef-Nun (2) +
Erkan Rükünler
Rük(u)n Esas, temel +
Ra-Mim-Dal (1) +
Ramad Kül +
Ra-Mim-Ze (2) +
Rem(i)z Hafif işaret +
Rumuz Remizler
Ra-Mim-Dad (1) +
Ramazan 9. Arabi ay +
Ra-Mim-Ye (2)
Mermi Kurşun
Remy Atma Şemme
Ra-Nun-Mim (1)
Terennüm Musikileşme
Ra-He-Be (3) +
Rahib Hıristiyan din adamı
Ruhban(iyye) Rahibler +
Terhib Korkutma
Ra-He-Sad (1)
İrhasat Peygamberimizden önceki ona işaret eden harikulade haller
Ra-He-Mim (1)
Merhem Sürülen ilaç
Ra-He-Nun (1) +
Merhun Belli süre bir şeye bağlı
Ra-Vav-Cim (2)
Revaç Geçer olmak
Tervic Revaçlandırma
Ra-Vav-Ha (12) +
Ervah Ruhlar
İstirahat Dinlenme
Müsterih Rahat bulmuş
Rahat Ferah
Rayiha Koku
Revayih Rahiyalar
Revh İç açıklığı
Reyhan Hoş ve güzel koku +
Rih Rüzgar +
Ruh Can +
Ruhani Ruhlu varlık
Teravih Ramazan namazı
Ra-Vav-Dal (3) +
İrade Dileme gücü
Murad İstenen şey
Mürid Tarikat bağlısı; Allah'ın ismi
Ra-Vav-Dad (3) +
Ravza Bahçe +
Riyazet Az gıda ile yaşamak
Riyazi(yat) Matematik (ile ilgili)
Ra-Vav-Kaf (1)
Revak Sundurma
Ra-Vav-Nun (1)
Reyyan Doymuş, kanmış
Ra-Vav-Ye (3)
Mervi Rivayet edilmiş
Ravi Haberi ileten
Rivayet Haber verme
Ra-Ye-Be (1) +
Rayb Şüphe +