Risale:Sırr-ı İnna A'tayna: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 6 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Sekizinci Kısmı’nın Dördüncü Remzi olan bu mahrem risalenin metni için: [http://ersinmiman.com/2017/03/25/sirr-i-inna-atayna-risalesi/ İnna A'tayna'nın Sırrı]
Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Sekizinci Kısmı’nın Dördüncü Remzi olan bu mahrem risalenin metni için yukarıdaki "Kaynağı gör/Düzenle" düğmesine tıklayın.
 
<!--


SIRR-I İNNÂ A’TAYNÂ – BİRİNCİ KISIM
SIRR-I İNNÂ A’TAYNÂ – BİRİNCİ KISIM
53. satır: 55. satır:
(Hâşiye 5<ref>Evet şimdiki Cumhûriyet perdesi altında bu dehşetli istibdâdı yapan Mason komitesi 314’teki Yunan Harbi’nde fırsat bekleyip, eğer Yunan galebe etseydi meydana atılmak emelindeyken {{Arabi|وَاللهُ خَيْرُ النَاصِرِينَ}} Âyet-i Celîlesinin hem ma’nâsiyle, hem 1314 aded-i tevâfukiyle Yunan’ın mağlûbiyetini i’lân edip Mason komitesini susturdu. Üçyüzöndörtten tâ üçyüzyirmidört ile kırkikiye ve kırkdörde kadar susturdu.
(Hâşiye 5<ref>Evet şimdiki Cumhûriyet perdesi altında bu dehşetli istibdâdı yapan Mason komitesi 314’teki Yunan Harbi’nde fırsat bekleyip, eğer Yunan galebe etseydi meydana atılmak emelindeyken {{Arabi|وَاللهُ خَيْرُ النَاصِرِينَ}} Âyet-i Celîlesinin hem ma’nâsiyle, hem 1314 aded-i tevâfukiyle Yunan’ın mağlûbiyetini i’lân edip Mason komitesini susturdu. Üçyüzöndörtten tâ üçyüzyirmidört ile kırkikiye ve kırkdörde kadar susturdu.


(Hâşiyenin hâşiyesi): {{Arabi|خَيْرُ النَاصِرِينَ : خ}} altıyüz, iki {{Arabi|ر}} dörtyüz, iki {{Arabi|ى}} (ve) {{Arabi|ن}} (ve) {{Arabi|ص}} ikiyüz, üç {{Arabi|ل}} ve bir {{Arabi|ى}} yüz, {{Arabi|هُوَ}} onbir, üç elif mecmûu 1314’tür.</ref>) {{Arabi|دَجَّالاَنِ سُفْيَانِى}} Ebcedi, bir elifi bine kalbetmek cihetiyle 1314 olmakla {{Arabi|ما اسطفى بكمال}} üçyüz ondört adedine tevâfuku gösteriyor ki; bu ismin müsemmâsında ve komitesinde iki küçük Deccâl, bir Süfyân rûhu var. Şöyle ki, Süfyânî lâfzı {{Arabi|س}} altmış, {{Arabi|ف}} seksen, üç {{Arabi|ى}} otuz, {{Arabi|ن}} elli, bir “elif” bir, mecmûu 221. Aynen {{Arabi|ما اسطفى}}‘ya 221’de tevâfuk ediyor. {{Arabi|دَجَّالاَنِ: د}} dört, şeddeli {{Arabi|ج}} altı, {{Arabi|ل}} otuz, {{Arabi|ن}} elli, {{Arabi|بِسُفْيَانِى}} üstündeki {{Arabi|ب}} iki, elif bir, çünki diğer elif bin olmuş, mecmûu doksanüç. İkiyüzyirmibir ile berâber 314 ediyor. Bir elif farkı var. (Hâşiye 6<ref>{{Arabi|بِسُفْيَانِ}}‘daki bâ-i cerre, {{Arabi|مَعَ}} ma’nâsındadır. Eğer {{Arabi|سُفْيانِى دَجَّالَيْنِ}} okunsa {{Arabi|ما اسطفى}}‘daki elif yâ’ya kalb olmazsa Süfyâniyyûn’daki şeddeli {{Arabi|ى}} bir sayılacak. O vakit her ikisi 324’ten 314’e iner. Yine başka mühim hâdiselere işâret ederler.</ref>)}}
(Hâşiyenin hâşiyesi): {{Arabi|خَيْرُ النَاصِرِينَ : خ}} altıyüz, iki {{Arabi|ر}} dörtyüz, iki {{Arabi|ى}} (ve) {{Arabi|ن}} (ve) {{Arabi|ص}} ikiyüz, üç {{Arabi|ل}} ve bir {{Arabi|ى}} yüz, {{Arabi|هُوَ}} onbir, üç elif mecmûu 1314’tür.</ref>) {{Arabi|دَجَّالاَنِ سُفْيَانِى}} Ebcedi, bir elifi bine kalbetmek cihetiyle 1314 olmakla {{Arabi|ما اسطفى بكمال}} üçyüz ondört adedine tevâfuku gösteriyor ki; bu ismin müsemmâsında ve komitesinde iki küçük Deccâl, bir Süfyân rûhu var. Şöyle ki, Süfyânî lâfzı {{Arabi|س}} altmış, {{Arabi|ف}} seksen, üç {{Arabi|ى}} otuz, {{Arabi|ن}} elli, bir “elif” bir, mecmûu 221. Aynen {{Arabi|ما اسطفى}}‘ya 221’de tevâfuk ediyor. {{Arabi|دَجَّالاَنِ: د}} dört, şeddeli {{Arabi|ج}} altı, {{Arabi|ل}} otuz, {{Arabi|ن}} elli, {{Arabi|بِسُفْيَانِى}} üstündeki {{Arabi|ب}} iki, elif bir, çünki diğer elif bin olmuş, mecmûu doksanüç. İkiyüzyirmibir ile berâber 314 ediyor. Bir elif farkı var. (Hâşiye 6<ref>{{Arabi|بِسُفْيَانِ}}‘daki bâ-i cerre, {{Arabi|مَعَ}} ma’nâsındadır. Eğer {{Arabi|سُفْيانِى دَجَّالَيْنِ}} okunsa {{Arabi|ما اسطفى}}‘daki elif yâ’ya kalb olmazsa Süfyâniyyûn’daki şeddeli {{Arabi|ى}} bir sayılacak. O vakit her ikisi 324’ten 314’e iner. Yine başka mühim hâdiselere işâret ederler.</ref>)
{{Arabi|ما اسطفى}} daki elif-i nefy geldiği vaki ve {{Arabi|اسطفى}}‘daki hemze-yi aslî tezâhür ile {{Arabi|اسطفى}}‘daki elif “yâ” ya inkılâb etmesiyle tam tamına tevâfuk ediyor. Mâdem elif-i nefy gelmekle {{Arabi|ما اسطفى}} fiil-i meçhûl sîgâsı oluyor. Fa’daki elif “yâ” ya inkılâb eder, {{Arabi|ى}} on olur, o hâlde {{Arabi|ما اسطفى بكمال}} üçyüzyirmidört eder, {{Arabi|سُفْيَانىِ بِدَجَّلَيْنِ}} dahî aynen 324 eder ve elif ilm-i sarfça elfün okunduğu kâideye binâen bin olmakla, 1324’te mason komitesinin şerîat-ı Ahmediye’yi tahrîb niyetiyle hürriyet perdesi altında hilâfet-i İslâmiyeye saldırması târihine tevâfuku ve şimdi o komitenin başına geçen bu herif adâvet-i Arabiye’ye harekâtını binâ edip, Şerîat-ı İslâmiye’nin şeâirinin tahrîbine harekâtıyla tevâfuk etmesi elbette gösteriyor ki, {{Arabi|شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ}} bunlara dahî kasden işâret ediyor.
{{Arabi|ما اسطفى}} daki elif-i nefy geldiği vaki ve {{Arabi|اسطفى}}‘daki hemze-yi aslî tezâhür ile {{Arabi|اسطفى}}‘daki elif “yâ” ya inkılâb etmesiyle tam tamına tevâfuk ediyor. Mâdem elif-i nefy gelmekle {{Arabi|ما اسطفى}} fiil-i meçhûl sîgâsı oluyor. Fa’daki elif “yâ” ya inkılâb eder, {{Arabi|ى}} on olur, o hâlde {{Arabi|ما اسطفى بكمال}} üçyüzyirmidört eder, {{Arabi|سُفْيَانىِ بِدَجَّلَيْنِ}} dahî aynen 324 eder ve elif ilm-i sarfça elfün okunduğu kâideye binâen bin olmakla, 1324’te mason komitesinin şerîat-ı Ahmediye’yi tahrîb niyetiyle hürriyet perdesi altında hilâfet-i İslâmiyeye saldırması târihine tevâfuku ve şimdi o komitenin başına geçen bu herif adâvet-i Arabiye’ye harekâtını binâ edip, Şerîat-ı İslâmiye’nin şeâirinin tahrîbine harekâtıyla tevâfuk etmesi elbette gösteriyor ki, {{Arabi|شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ}} bunlara dahî kasden işâret ediyor.


82. satır: 84. satır:
{{Arabi|بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ}}
{{Arabi|بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ}}


{{Arabi|لاَيَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللهُ 12 * وَلاَ رَطْبٍ وَ لاَ يَابِسٍ اِلاَّ فِي كِتَابٍ مُبِينٍ}}
{{Arabi|لاَيَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللهُ * وَلاَ رَطْبٍ وَ لاَ يَابِسٍ اِلاَّ فِي كِتَابٍ مُبِينٍ}}


Ümmetin lisân-ı hâli her vakit sorduğu gibi, mükerreren harâretli hamiyet-i İslâmiyeyi taşıyan zâtlar benden suâl ediyorlar ki: Bu istibdâd-ı askeriye-i keyfiye-i küfriyenin tecebbürü ne kadar devam edecek?
Ümmetin lisân-ı hâli her vakit sorduğu gibi, mükerreren harâretli hamiyet-i İslâmiyeyi taşıyan zâtlar benden suâl ediyorlar ki: Bu istibdâd-ı askeriye-i keyfiye-i küfriyenin tecebbürü ne kadar devam edecek?
102. satır: 104. satır:
Bir Hâtime
Bir Hâtime


Garîbdir ki; bu istibdâdı askeriye-i keyfiye-i küfriyenin başına geçen Mason komitesinin üç reîsinin derece-i hatâları ve şerîat hakkındaki olan cinâyette hisseleri; kendi isimlerindeki aded zâhir gösteriyor. Şöyle ki: 1017 hisse-i hatâdan, icrââtçi olmak cihetiyle en büyük hisse sâhibi olmak lâzım gelen İsmet 600, en büyük reîs ise şeytâniyeti ile yalnız tedbîr gördüğünden ötekine nisbeten ikinci derecede kaldığından 321 hisse alır. Üçüncüsü zâhiren İslâmiyet tarafdârı ve bir derece îmân sâhibi olarak kendini gösteren fakat, ehl¬i îmân onun sûrî diyânetine aldanıp, dizginleri öteki gaddârların eline verdiğinden o Fevzi dahî, o cinâyette hissede İsmet’e nisbeten südüsü, reîse nisbeten sülüs hükmünde kendi isminin mikdârınca 103 hisse alır. Fakat asıl reîs bizzat İsmet’in yarısıdır. Reîs olduğu cihetle öteki iki arkadaşının hatası kadar hatâ onun defterine ilâve olduğuna kat’î delil, tek başıyla yâni ismiyle lakâbı ile hem {{Arabi|اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ}} makâm-ı ebcedîsi 1017 adedi gösteriyor. Hem aded¬i hurûfuyla {{Arabi|شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ اِنَّ}} bir cihette 12, bir cihette 13, bir cihette 16 aded-i hurûfuna tevâfuk ediyor.
Garîbdir ki; bu istibdâdı askeriye-i keyfiye-i küfriyenin başına geçen Mason komitesinin üç reîsinin derece-i hatâları ve şerîat hakkındaki olan cinâyette hisseleri; kendi isimlerindeki aded zâhir gösteriyor. Şöyle ki: 1017 hisse-i hatâdan, icrââtçi olmak cihetiyle en büyük hisse sâhibi olmak lâzım gelen İsmet 600, en büyük reîs ise şeytâniyeti ile yalnız tedbîr gördüğünden ötekine nisbeten ikinci derecede kaldığından 321 hisse alır. Üçüncüsü zâhiren İslâmiyet tarafdârı ve bir derece îmân sâhibi olarak kendini gösteren fakat, ehl¬i îmân onun sûrî diyânetine aldanıp, dizginleri öteki gaddârların eline verdiğinden o Fevzi dahî, o cinâyette hissede İsmet’e nisbeten südüsü, reîse nisbeten sülüs hükmünde kendi isminin mikdârınca 103 hisse alır. Fakat asıl reîs bizzat İsmet’in yarısıdır. Reîs olduğu cihetle öteki iki arkadaşının hatası kadar hatâ onun defterine ilâve olduğuna kat’î delil, tek başıyla yâni ismiyle lakâbı ile hem [[Kevser 3|{{Arabi|اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ}}]] makâm-ı ebcedîsi 1017 adedi gösteriyor. Hem aded¬i hurûfuyla {{Arabi|شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ اِنَّ}} bir cihette 12, bir cihette 13, bir cihette 16 aded-i hurûfuna tevâfuk ediyor.


{{Arabi|لاَيَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللهُ}}
{{Arabi|لاَيَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللهُ}}
124. satır: 126. satır:
İşte bu kasîdede, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’dan aldığı derse binâen diyor ki:
İşte bu kasîdede, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’dan aldığı derse binâen diyor ki:


“Hurûf-u Arabiye Acemî yâni Frengî hurûfuna tebdîl edildiği zamân, Deccâl’i intizâr ediniz.” Evet o işi yapan ise küçük Deccâllerdir ki, büyük Deccâl’in ileri karakoludur. Hem o zamânın en fenâsı, ulemânın fenâsıdır. Yâni dalâletin en fenâsı, ulemâi’s-sû’ nâmı altındaki bir kısım bedbaht kisve-i ulemâda, dîni dünyâya satmış adamlardan gelir. Ben de bu noktaya binâen derim ki: Hangi ulemâ var ki; ezân-ı Muhammediye’yi beğenmeyip, ezân yerinde bir şarkıyı kabûl etsin. Öyleler âlim değil, belki {{Arabi|كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَارًا}} altında dâhil oluyor. {{Arabi|اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ : اِنَّ}} ile 1118 olmakla bu küçük Deccâllerden yüz sene sonra büyük Deccâl’e işâret vardır. Nasıl ki bu geçmiş yüzün iki başında Mason komitesinin ve onun bir mukaddimesi olan Yeniçeri içerisine giren fesâd komitesi, o yüzün iki başındadır. {{Arabi|الله اَعْلَمُ}} bu gelecek yüzün dahî bu başında bu küçük Deccâller komitesi, öteki başında büyük Deccâl’in komitesi bulunduğuna {{Arabi|اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ}} işâret ediyor. Bunun kuvvetli delillerini daha bulamadım. Bu işâretle şimdilik iktifâ ediyorum.
“Hurûf-u Arabiye Acemî yâni Frengî hurûfuna tebdîl edildiği zamân, Deccâl’i intizâr ediniz.” Evet o işi yapan ise küçük Deccâllerdir ki, büyük Deccâl’in ileri karakoludur. Hem o zamânın en fenâsı, ulemânın fenâsıdır. Yâni dalâletin en fenâsı, ulemâi’s-sû’ nâmı altındaki bir kısım bedbaht kisve-i ulemâda, dîni dünyâya satmış adamlardan gelir. Ben de bu noktaya binâen derim ki: Hangi ulemâ var ki; ezân-ı Muhammediye’yi beğenmeyip, ezân yerinde bir şarkıyı kabûl etsin. Öyleler âlim değil, belki {{Arabi|كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَارًا}} altında dâhil oluyor. {{Arabi|اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ : اِنَّ}} ile 1118 olmakla bu küçük Deccâllerden yüz sene sonra büyük Deccâl’e işâret vardır. Nasıl ki bu geçmiş yüzün iki başında Mason komitesinin ve onun bir mukaddimesi olan Yeniçeri içerisine giren fesâd komitesi, o yüzün iki başındadır. {{Arabi|الله اَعْلَمُ}} bu gelecek yüzün dahî bu başında bu küçük Deccâller komitesi, öteki başında büyük Deccâl’in komitesi bulunduğuna [[Kevser 3|{{Arabi|اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ}}]] işâret ediyor. Bunun kuvvetli delillerini daha bulamadım. Bu işâretle şimdilik iktifâ ediyorum.
 
{{Arabi|رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا اِنْ نَسٖينَا اَوْ اَخْطَاْنَا}}  
{{Arabi|رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا اِنْ نَسٖينَا اَوْ اَخْطَاْنَا}}  


184. satır: 187. satır:


(14. Şuâ Risâlesi’nden)
(14. Şuâ Risâlesi’nden)
-->

04.14, 5 Temmuz 2025 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Sekizinci Kısmı’nın Dördüncü Remzi olan bu mahrem risalenin metni için yukarıdaki "Kaynağı gör/Düzenle" düğmesine tıklayın.