Kuran:Kalem

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Sure: Mülk (Tebâreke)Kur'anHâkka: Sonraki Sure

68. Kalem (Nun) Suresi[düzenle]

{Mekke'de nâzil olmuştur, 52 âyettir. "Nûn" sûresi diye de anılır. Adını ilk âyetindeki "kalem" kelimesinden alır.}

Bölüm 1[düzenle]

Kalem 1.png
Kalem 2.png

1-2- Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun ki (Resûlüm), sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.

{"Nûn", bir görüşe göre hecâ harflerindendir, manasını ancak Allah bilir. Bunun manasını verme cihetine gidenler ise, daha çok "hokka" kelimesi ile manalandırmışlardır. Böylece, buradaki yemin hokka ile kaleme ve kalemle yazılanlara yapılmış olmaktadır. Bu sûreden önce nâzil olan Alak sûresinde de okumaya dikkat çekilmiş olması, bu manayı kuvvetlendirici görülmektedir.

Müşriklerin, ilk önceleri Hz. Peygamber'i deli divâne diye nitelendirmesine cevap teşkil eden ikinci âyette ise Resûl-i Ekrem'in Allah'ın nimeti ile peygamberlik mertebesine eriştiği belirtilmekte ve zaten her türlü olgunluk alâmetleri kendinde zâhir olan Hz. Peygamber'e karşı bu ithamda bulunan müşriklerin yalancılıkları yüzlerine vurulmaktadır.}

Kalem 3.png

3- Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.

Kalem 4.png

4- Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

Kalem 5.png
Kalem 6.png

5-6- Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da.

Kalem 7.png

7- Doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi en iyi bilendir, hidayete erenleri de en iyi bilen O'dur.

Kalem 8.png

8- O halde, (hakikati) yalan sayanlara boyun eğme!

Kalem 9.png

9- Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

{Müşriklerin, Resûlüllah'tan tevhid mücadelesinde tavizkâr davranması yönündeki isteklerine işaret olunmaktadır.}

Kalem 10.png
Kalem 11.png
Kalem 12.png
Kalem 13.png
Kalem 14.png

10-11-12-13-14- (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.

Kalem 15.png

15- Ona âyetlerimiz okunduğu zaman o, "Öncekilerin masalları!" der.

Sayfa 564[düzenle]

Kalem 16.png

16- Biz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini kırıp rezil edeceğiz).

Kalem 17.png
Kalem 18.png

17-18- Biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ verdik. Hani onlar (bahçe sahipleri), sabah olurken (kimse görmeden) onu (mahsullerini) devşireceklerine yemin etmişlerdi. Onlar istisna da etmiyorlardı

{"İnşâallah" demiyorlardı veya yoksulların payını ayırmıyorlardı.}

Kalem 19.png
Kalem 20.png

19-20- Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de, bahçe kapkara kesildi.

Kalem 21.png
Kalem 22.png

21-22- (Beri tarafta ise) onlar, sabah olurken: Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye birbirlerine seslendiler.

Kalem 23.png
Kalem 24.png

23-24- Derken: Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın! diye fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular.

Kalem 25.png

25- (Evet, yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.

Kalem 26.png

26- Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.

{Yanlış yere gelmediklerini anlayınca da 27. âyette meâli verilen sözü söylediler.}

Kalem 27.png

27- Yok yok, doğrusu biz mahrum bırakılmışız!

Kalem 28.png

28- İçlerinden en makul olanı şöyle dedi: Ben size "Rabbinizi tesbih etsenize" dememiş miydim?

Kalem 29.png

29- Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.

Kalem 30.png

30- Ardından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar.

Kalem 31.png

31- (Nihayet) şöyle dediler: Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz.

Kalem 32.png

32- Belki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz (artık) Rabbimizi(O'nun hoşnutluğunu) arzuluyoruz.

Kalem 33.png

33- İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

Bölüm 2[düzenle]

Kalem 34.png

34- Şu da muhakkak ki, takvâ sahipleri için Rableri katında nimetleri bol cennetler vardır.

Kalem 35.png

35- Öyle ya, (Allah'a) teslimiyet gösterenleri, (o) günahkârlar gibi tutar mıyız hiç?

Kalem 36.png

36- Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?

Kalem 37.png

37- Yoksa size ait bir kitap var da, (bu bâtıl inanışları) onda mı okuyorsunuz?

Kalem 38.png

38- Onda, beğendiğiniz her şey sizin için mutlaka vardır (diye mi yazılı)?

Kalem 39.png

39- Yoksa, "Ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?

Kalem 40.png

40- Sor onlara: Bu iddiayı onların hangisi savunacak?

Kalem 41.png

41- Yoksa ortakları mı var onların? Sözlerinde doğru iseler, hadi getirsinler ortaklarını!

Kalem 42.png

42- O gün incikten açılır ve secdeye davet edilirler; fakat güç getiremezler.

{Arapçada "incikten açılmak" deyimi ile, işlerin güçleşmesi veya bütün hakikatlerin apaçık ortaya çıkması kasdedilir.}

Sayfa 565[düzenle]

Kalem 43.png

43- Gözleri horluktan aşağı düşmüş bir halde kendilerini zillet bürür. Halbuki onlar, sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı (fakat yine secde etmiyorlardı).

Kalem 44.png

44- (Resûlüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz.

Kalem 45.png

45- Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim fendim çok sağlamdır!

Kalem 46.png

46- Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

Kalem 47.png

47- Yahut gaybın bilgisi onların nezdinde de, onlar mı (istedikleri gibi) yazıyorlar?

Kalem 48.png

48- Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, dertli dertli Rabbine niyaz etmişti.

Kalem 49.png

49- Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı o, mutlaka, kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.

Kalem 50.png

50- Fakat ardından, Rabbi onu seçti (vahiy verdi) ve onu sâlihlerden kıldı.

Kalem 51.png

51- O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.

Kalem 52.png

52- Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.

Önceki Sure: Mülk (Tebâreke)Kur'anHâkka: Sonraki Sure