He (ه) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Harf: Nun (ن)Arapça Kökenli Kelimeler Ana SayfasıVav (و): Sonraki Harf

Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve He (ه) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
ه He 3 39 99 7 8 48 78 26 109 229 22
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
He-Be-Vav (1) +
Heba Boşu boşuna (giden) + (Toz anlamında) Ömür ayn-ı heva oldu Kemal ayn-ı heba gördüm.
He-Te-Fe (1)
Hatif Sesi işitilen kendi görülmeyen cin Hem kâhinler gibi; "hâtif" denilen, şahsı görünmeyen ve sesi işitilen cinnîler, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın geleceğini mükerreren haber vermişler.
He-Cim-Dal (1) +
Teheccüd Yatsı akabinde uyuduktan sonra gece kılınan namaz Ve gecede teheccüd ise, kabir gecesinde ve Berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir, ikaz eder…
He-Cim-Ra (9) +
Ahcar Taşlar Eğer ubudiyetinde tam bu kasra mâlik olsa, sultanlar ve güneşler, onun kasrının ecza ve ahcarı hükmüne girerler.
Hacer Taş Bazıları demişler ki: O, Hacerü'l-Esved'e işarettir.
Hicran Ebedi ayrılık Demek rahmet, (Çünki rahmettir) hicran-ı ebedîyi, muhabbet-i hakikiyeye karşı çıkaramaz.
Hicret Göç Nasıl bir sultan-ı azîmin bir âdi neferi, o padişahın namıyla ve onun kuvvetiyle bir memleketi hicret ettirebilir, iki denizi birleştirebilir, bir şahı esir edebilir.
Hicri Peygamberimizin hicretiyle başlayan takvim Oniki sene evvel denilen tarih; Hicri 1340, Miladi 1921 seneleridir.
Mehcur Uzaklaşmış, ayrı kalmış + Bir dem bile hem eyleme senden beni ya Rabbena mehcur
Muhaceret Göç etme Şu dünya yüzü, hususan şu memleketimiz, eski zamandan beri çok muhaceretlere ve tebeddülata maruz olmakla beraber; …
Muhacir Hicret eden + Mescid-i Şerif'in suffesini mesken ittihaz eden yüzden ziyade fukara-yı muhacirîni davet et!
Tehcir Hicret ettirmek Böyle hayvanlar için, bu kelimat-ı mukaddese tercüme ve tahrif edilmez ve tehcir edilmezler!
He-Cim-Mim (4)
Hücum Saldırı Dehşetli bir arslan, meşelikten çıkıp ona hücum ediyor.
Mühacemat Hücumlar Dikkat isterim ki; şeriat ile hiç münasebeti olmayan o müthiş istibdad-ı zalimane sırf milleti aldatmakla bir münasebet-i mevhumeye istinad ile ol kadar dâhil ve haric mühacemata karşı bu kadar zaman kendini muhafaza ettiğinden, …
Mütehacim Saldıran Bu kadar Kur'anı taklid etmeye müştak olan dostlar ve mütehacim düşmanlara rağmen, şimdiye kadar Kur'anın ne taklidi yapılmış ve ne de bir misali gösterilmiştir.
Tehacüm Saldırma Hayatına muzır mikroptan tut, tâ zelzeleye kadar binler taife düşmanları, hayatına karşı tehacüm vaziyetinde görür.
He-Cim-Nun (1)
Müstehcen Adebe aykırı Veyahut on para kazanmak için ahlâk-ı İslâmiyeyi esasıyla sarsan istihzaât ve terzilât ve müstehcenât ile ezhan-ı şûrede ahlâk-ı rezilenin tohumunu ekiyorlar..
He-Cim-Vav (2)
Heca/hece Hece Onun için sözü kısa kesip yalnız numune olarak bir âyetteki huruf-u hecaiyenin vaziyetiyle hasıl olan bir selaset ve fesahat-i lafziyeyi ve o vaziyetten parlayan bir lem'a-i i'cazı göstereceğiz.
Hicv/Hiciv Alay etme, yerme Heyet-i içtimaiyeyi faaliyet ve harekete götüren çok ukde-i hayatiyelerden, bizde inkişafa başlayan yalnız fikr-i edebiyat, bâhusus şâirane, müfritane, edebşikenane, hodpesendane olan fikr-i hiciv ve arzu-yu tahkirdir.
He-Dal-Dal (1)
Tehdid/Tehdit Korkutma Bak, mükerrer va'dediyor ve şiddetli tehdid ediyor ki:
He-Dal-Ra (1)
Heder Boşa gitme Adalet-i Kur'anî; tek masumun hayatı, kanı heder göremez, onu feda edemez değil ekseriyete, hattâ nev'in umumu...
He-Dal-Fe (2)
Hedef Nişan alınan yer Bu hâdise-i arziye, bu memleketin ahali-i İslâmiyesine bakması ve onları hedef etmesi, ne ile anlaşılıyor ve neden Erzincan ve İzmir taraflarına daha ziyade ilişiyor?
İstihdaf Hedef edinme Binaenaleyh bu asil gayeyi istihdaf eden herhangi mutasavvıf bir kardeşimizin, Risale-i …
He-Dal-Mim (3) +
Hadim/Hedim Yıkan, yıkıcı Din ve imana hâdim (hizmet edici), şirk ve küfrü hêdim (yıkıcı) pek aziz kardeşlerim!
Hedm Yıkma, bozma Evet eğer kâinat ömr-ü fıtrîsinden evvel haricî bir tahribata veya Sâni'i tarafından bir hedm ve kıyamete maruz kalmasa bile, fennî bir hesab ile kâinatın öyle bir günü gelecektir ki;…
İnhidam Yıkılma, çökme Bu kudret karşısında, küfr-ü mutlakın ve dinsizliğin temelleri târumâr olacak; inhidam çukurlarına yuvarlanarak geberecektir.
He-Dal-He-Dal (1) +
Hüdhüd/hudhud İbibik kuşu + …ekser kuşlar, Hüdhüd-ü Süleymanî gibi birer munis arkadaş veya mutî' birer hizmetkâr suretini giysin.
He-Dal-Ye (11) +
Hadi Hidayet eden Allah (Esma); hidayete ermiş kişi + Her hâdî zât, mühdî olamaz.
Heda Hidayet, hediye Nur-u Huda, mü'mine hedâ, dalalete seyf-i hemta mı desem;
Hedaya Hediyeler …hem senevî, hem asrî, hem dehrî, kudretin mu'cizatını ve rahmetin hedâyâsını hatırlatır.
Hediye Armağan + Halkın hediyesini kabul etmek, onların hatırını sayıp istemediğim vakitte onları kabul etmek lâzım geliyor.. o da hoşuma gitmiyor.
Hidayet Kur'an'ın gösterdiği doğru yol Hidayet ve tevfikı Erhamürrâhimîn'den iste...
Hüda Hidayet + Onu hevaya değil, hüdaya sevkedersin.
İhda Hediye etme ...ruhlarımıza yeni, safi bir nesîm ihda eden Kur'anın celalli ve izzetli, rahmetli ve şefkatli âyetlerindeki tekraratın mehasinini ta'dad eden, …
İhtida Hidayete erme …Nusaybin ecinnileri ihtida için Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a geldikleri vakit, …
Mehdi Yol gösterici, ahirzamanda dine büyük hizmet edecek vazifeli kişi İşte bunun için, Mehdi ve Süfyan mes'eleleri gibi çok mes'elelerde çok ihtilaf olmuş.
Mühdi Doğru yolu gösteren Her hâdî zât, mühdî olamaz.
Mühtedi Hidayete ermiş, müslüman olmuş + Eskiden düşman, şimdi dost olan mühtedi diyor ki:
He-Zel-Ye (1)
Hezeyan Saçmalık Evet o küfür; ahmakane, sarhoşane, divanece bir hezeyandır.
He-Ra-Cim (1)
Herc Karışıklık Bilcümle ihtilalat, bütün herc ü fesadat; hem asıl, hem madeni.. rezail ve seyyiat, bütün fasid hasletler,…
He-Ra-Mim (1)
Ehram (Mısır) Piramid(i) …şöhretperest olup dağ-misal meşhur ehramları bina eden …
He-Ze-Elif (2) +
İstihza Alay etme Elbette in'amı istihzadan ve ihsanı aldatmaktan ve inayeti adavetten ve rahmeti azabdan ve lütuf ve keremi ihanetten halâs eden ve ihsanı ihsan eden ve nimeti nimet eden bir âlem-i bâkide bir hayat-ı bâkiye var ve olacaktır.
Müstehzi Alay eden + Ehemmiyetsiz ve müstehzi ve hezeyancı bazı serserilerin nazarında, muvakkat ve menhus bir mevki kazanır.
He-Ze-Cim (1)
Hezecat Hoş ve nağmeli ses Yağmurun hezecatı, kuşların seceatı birer tesbih-i rahmet, hakikata bir mecaz.
He-Ze-Ze (2) +
İhtizaz Titreme, sallanma Fakat şu haliçe hem hayattardır, hem intizamlı bir ihtizazdadır.
Mühtezz Titreyen Bütün masnuatın ve cemi-i mahlûkatın ve umum mevcudatın tarifat ve tavsifat ve tesbih ve senasıyla, cemi-i zihayatın tahiyyat ve cemi-i evrak-ı mühtezze-i zâkirenin tahmidatıyla Cenab-ı Rabb-i izzeti zikr …
He-Ze-Lam (1) +
Hezl/Hezel (Hezeliyat) Şaka, mizah + Fakat işaret olunan celb-i ervah-ı tayyibe ise, medenîlerin yaptığı gibi hezeliyat suretinde bazı oyuncaklara, o pek ciddî ve ciddî bir âlemde olan ruhlara hürmetsizlik edip, kendi yerine ve oyuncaklara celbetmek değil, …
He-Ze-Mim (2) +
İnhizam Bozulma, dağılma …aynı avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle hükmünde onları inhizama sevketmesi;…
Münhezim Hezimete uğramış …safsata ederek asıl tevhid-i mahz ve itikad-ı kâmil ve akl-ı selim kabul ettiği akide-i hak ile mücehhez ve seyf-i bürhan ile mütekallid olanlarla mübareze ve muharebe ederse; nasıl birden mağlub ve münhezim oluyor...
He-Dad-Mim (1) +
Hazım/Hazm Sindirim Bîçare zaîf mideye de, hazımdan evvel yemek yemek üzerine doldurmak ile hastalıkları celbetmez.
He-Fe-He-Fe (1)
Müheffef İnce, narin Evet, altında nescolmuş mühefhef mantık ve bürhan, sağında aklı istintak; mürefref her taraf, ezhan "Sadakte" der ki:…
He-Kef-Mim (1)
Tehekküm Alay etme Şu güzel kelimeleri hâvi olan şu cümlenin onlara karşı zikredilmesi, bir tehekkümdür (istihza), bir tevbihtir, yüzlerine gülmektir.
He-Lam (1) +
Hel mı? mi? soru harfi + …sema, cevv ve arzın mükemmel ve kat'î derslerini dinlediği halde "Hel min mezîd" deyip dururken, …
He-Lam-Kef (9) +
Halik/Helik Mahvolan, helak olan + Yani hêlik ve fâni olanlar vücud-u haricîyi bırakıp, mahiyetleri bir vücud-u manevî giyer, daire-i kudretten çıkıp daire-i ilme girer.
Helak Ölme, bitme Bu zihniyette olan, Kur'andan ve onun hakaikından üstün bir şey tanımayan bir insan, sırf fâni cezalar korkusuyla kendini ebedî helâke atar mı?
Helaket Yıkılma, mahvolma Ya bir tek surenin mislini getiriniz veyahut dünyada ve âhirette helâket ve zilleti kabul ediniz.
İhlak Helak etme Evet Cenab-ı Hak melaikeye bildirmeksizin şeytanları def' veya ihlâk edebilir.
İstihlak Yiyip bitirmek Zira istibdad, hasılat-ı terakkiyi istihlâk ile insanları mazi tarafına döndürüyor.
Mehalik Tehlikeler …menfî unsuriyet fikriyle şark vilayetlerindeki vatandaşlara veya cenub tarafındaki dindaşlara adavet besleyip onlara karşı cephe almak, çok zararları ve mehaliki ile beraber; …
Mühlik Helak eden, öldüren + Her derdin devası içinde var demeyeceğim, fakat mühlik dertlerin ağleb devası yazılanlarda vardır.
Müstehlik Tüketici İktisadsızlık yüzünden müstehlikler çoğalır, müstahsiller azalır.
Tehlike Bir şeyin varlığını tehdit eden şey + (Tehlüke şeklinde) Acaba o serseri nefer, o mücahid mualleme kulak vermezse, ne kadar tehlikede kalır anlarsın!
He-Lam-Lam (4) +
Hale Ay ve güneş etrafında görülen parlak daire Biraz da mümtaz şahsiyeti, nurdan bir hâle halinde sarmakta olan üstün meziyetlerinden, ahlâk ve kemalâtından bahsedelim.
Hilal Yay şeklindeki yeni ay Meselâ Ramazan hilâlinin sübutunu ihbar eden iki adam, binler münkirlerin inkârlarını hiçe atarlar.
İstihlal Hayırlı başlangıca delil olmak Hâkimiyet-i milliyenin beraat-i istihlali olan kanun-u şer'î, hâzin-i Cennet gibi bizi duhûle davet ediyor.
Tehlil La ilahe illallah demek Hem tekbir ve tehlil ile mesrurane ahz-ı asker için bir davul, bir musikî sesi işitiyor.
He-Mim-Cim (1)
Hemec Ahmak Âyetin manası dürrdür. Bu ise mederdir. Hadîsin mefhumu mühec, bu hemecdir.
He-Mim-Ze (2) +
Hemze Harekeli elif + (Kışkırtma anlamında) Hemze, melfuz ve gayr-ı melfuz yirmibeştir ve hemzenin sâkin kardeşi elif'ten üç derece yukarıdır. Zira hareke üçtür.
Hümeze Sure + Evet اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ile beraber Duha, Elem neşrah leke, Zilzal, Tekâsür, El-Maun, en evvel nâzil olan nısf-ı evvel-i Alak, Ve't-tîn, El-Karia ve Hümeze olan 10 surenin tevafuku bozmayan küçük küsurattan kat'-ı nazar 100 adedinde tevafukları olduğu gibi;…
He-Mim-Sin (1) +
Mehmuse Söylendiğinde nefes akışını engellemeyen harfler Surelerin başında mezkûr olan huruf, hurufatın aksam-ı malûmesi olan mechure, mehmuse, şedide, rahve, zelaka, kalkale gibi aksam-ı kesîresinden herbir kısmından nısfını almıştır.
He-Mim-Şın (1)
Hamiş Sayfa kenarı notu Hâmiş: Harman ortasında Mevlevîvari dolaşan bu bîçare çiftçi, sözlerini de işlediği işe benzeterek, söylediğini tekrar söylemiş; geçtiği yere dönmüş, yine gelmiş ise de, ne yapsın?
He-Mim-Mim (6) +
Ehemm Çok mühim En ehemm ve en elzem işler, takdim edilecektir.
Ehemmiyet Önem Ey insan, hiç mümkün müdür ki: Sana bu sîmayı veren, o sîmada böyle bir sikke-i rahmeti ve bir hâtem-i ehadiyeti vaz'eden zât, seni başı boş bıraksın; sana ehemmiyet vermesin; …
Himem (Himemat) Himmetler …inayet-i Rabbanî, mu'cizat-ı Kur'anî, himemat-ı Sübhanî, keramat-ı ruhanî eseri olmalıdır ki, …
Himmet Gayret, çalışma Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir.
İhtimam Özen gösterme Şu mevcudatın Mâliki, mülkünde cereyan eden herşeyin inzibatına büyük bir ihtimamı var.
Mühimm Önemli …o sikkenin üç mühim ukdesini irae eden "Bismillahirrahmanirrahîm"dir.
He-Mim-He-Mim (1)
Hemheme Hava sesi, mırıldanma Heva-yı nefs ise şu hemheme-i hava ve hevheve-i yapraktan öyle bir lezzet alıyor ki, bütün ezvak-ı mecazîyi ona unutturup, o heva-yı nefsin hayatı olan zevk-i mecazîyi terketmekle, bu zevk-i hakikatte ölmek istiyor.
He-Nun-Dal-Sin (2)
Hendese Geometri, mühendislik Şu âlem-i maneviye-i İslâmiyenin güneşi, temeli, hendesesi...
Mühendis Hendeseci, geometrici Lâkin çendan arabî bilmiyor fakat çok iyi bir mühendistir, güzel bir tasvircidir, mahir bir kimyagerdir, sarraf bir cevhercidir.
He-Vav (2) +
Hüve Arapça'da "O" (3. tekil şahıs) + "HÜVEL HAKKU" yerine "HÜVE HAKKUN" olmalı. "HÜVEL HASEN" yerine "HÜVEL AHSEN" olmalı...
Hüviyet Kimlik, mahiyet Âyinede temessül, münkasım dört surete: Ya yalnız hüviyet; ya beraber hâsiyet; ya hüviyet hem şu'le-i mahiyet; ya mahiyet, hüviyet.
He-Vav-Dal (1) +
Yahudi Hz. Yakub'un oğlu Yahuda'nın soyundan gelenler, İsrail oğulları O kıssada, hem Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ı teskin ve teselli, hem küffarı tehdid, hem münafıkları takbih, hem Yahudileri tevbih gibi çok makasıdı, pekçok vücuhu vardır.
He-Vav-Ra (1) +
Tehevvür Korkusuzluk, saldırı Risale-i Nur şakirdleri bu mezkûr dört esasa binaen, muarızlara hiddet ve tehevvürle ve mukabele-i bilmisille karşılamamalı.
He-Vav-Sin (2)
Heves İstek, arzu Hevesine tebaiyet edip her nevi zulmü, sefaheti irtikâb ediyor.
Tehevvüs Heveslenme Evet bir şahsın tehevvüsü için büyük bir daire-i muhita hareket-i mühimmesinden durdurulmaz.
He-Vav-Lam (1)
Ehval Korkular …dünyayı ve insanı Hakîm, Alîm, Kadîr, Rahîm, Kerim bir zâtın tasarrufunda tasavvur etmediği ve onları tesadüf ve tabiata havale ettiği için, dünyanın ehvali ve insanın ahvali onu daima iz'ac eder.
He-Vav-Nun (6) +
Ehven Daha kolay + Demek bir baharı halketmek, Zât-ı Zülcelal'ine bir çiçek kadar ehvendir.
Hain Hıyanet eden Yine o hain sersem, temerrüd edip: "İnanmam. Hiç mümkün müdür ki, bu memleket harab edilsin; başka bir memlekete göç etsin." dedi.
Hıyanet Sözünde durmayıp aldatmak Hem emanette hıyanet cezasını göreceksiniz.
İhanet Hainlik Elbette in'amı istihzadan ve ihsanı aldatmaktan ve inayeti adavetten ve rahmeti azabdan ve lütuf ve keremi ihanetten halâs eden ve ihsanı ihsan eden ve nimeti nimet eden bir âlem-i bâkide bir hayat-ı bâkiye var ve olacaktır.
Tehavün Önemsememe Lâkaydlığı atar, tehavünü def'eder.
Tehvin Kolaylaştırma Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın görmekte olduğu zahmetlerin tahfifine ve göstermekte olduğu hırs ve şiddetin tehvinine medar olmak için,…
He-Vav-He-Vav (1)
Hevheve Yaprak sesi Heva-yı nefs ise şu hemheme-i hava ve hevheve-i yapraktan öyle bir lezzet alıyor ki, bütün ezvak-ı mecazîyi ona unutturup, o heva-yı nefsin hayatı olan zevk-i mecazîyi terketmekle, bu zevk-i hakikatte ölmek istiyor.
He-Vav-Ye (3) +
Ehva Nefsin arzuları Bu bir hikmet-i nur-u irfandır/Ki ehva ve lağv ve tefelsüf değil
Hava Atmosfer + Kudret-i İlahiyenin bir arşı olan bir avuç toprakta konulan muhtelif tohumların mahiyetlerinde ve emir ve iradenin diğer bir arşı olan havanın bir parçasında …
Heva Nefsin zararlı istekleri + O iki yolcu; biri mutî'-i kanun-u İlahî, birisi de âsi ve hevaya tâbi insanlardır.
He-Ye-Elif (2) +
Heyet/Hey'et (Hey'at/Heyat) Durum, grup (çoğul), biçim + Kâinatın heyet-i mecmuasındaki teavün, tesanüd, teanuk, tecavübden tezahür eden sikke-i kübra-i uluhiyettir ki, "Bismillah" ona bakıyor.
Müheyya Hazır(lanmış) Ve bununla sahibini, saadet-i ebediyeye müheyya eden bir mürşid-i Rabbanî derecesine çıkar.
He-Ye-Be (3)
Heybet Saygı ve korku uyandıran durum Ve bütün kâinat taht-ı emir ve idaresinde ve heybet ve azameti altında nihayet itaatte, celaline karşı tezellüldedir.
Mehabet Heybet Cebel-i Uhud ya onların mehabetlerinden veya kendi sürur ve sevincinden lerzeye geldi, kımıldandı.
Mehib Heybetli Kendileri uzun boylu, çok mehib ve üzerlerinde siyah bir sako, mübarek sakalları siyah, pek az ağarmış.
He-Ye-Cim (4) +
Heyecan Ani değişiklik nedeniyle histe şiddetlenme Müdhiş bir halecan ve heyecan hisseder.
Müheyyic Heyecanlandıran Birden bir maraz, ya bir iştiha, ya bevl gibi bir emr-i müheyyic şiddetle senin hissine dokunuyor.
Müteheyyic Heyecanlı Zira fıtratı müteheyyic olan insanın rahatı, yalnız sa'y ve cidaldedir.
Tehyic Heyecana getirme Böyle bir cemaat-i azîme içindeki mukaddes kuvveti tehyic edecek ve uyandıracak hâdisat-ı azîme vücuda geliyor.
He-Ye-Kef-Lam (1)
Heykel Çeşitli malzemeden yapılmış insan veya hayvan şekli; cismani beden Evet o iki mana, onda o derece hükmeder ki; âdeta o çiçek bir lütf-u mücessem, o heykel bir kerem-i mütecessiddir.
He-Ye-Lam (1) +
Heyula Şekilsiz madde Çünki esîr maddesi, maddiyyunları boğduran zerrat maddesinden daha latîf ve eski hükemanın saplandığı heyula fihristesinden daha kesif, ihtiyarsız, şuursuz, camid bir maddedir.
Mühlet Süre Zira onbeş gün (güya bize mühlet verilmiş gibi) bize ilişmiyorlar.
He-Ye-He-Elif-Te (1) +
Heyhat Yazık, ne kadar uzak + Heyhat! Binler berahin-i kat'iyyenin mıhlarıyla Arş-ı A'zam'a çakılan bu muazzam pırlantayı hangi el bütün o mıhları söküp, o direkleri kesip (onu) düşürebilir?