Fe (ف) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Harf: Ğayn (غ)Arapça Kökenli Kelimeler Ana SayfasıKaf (ق): Sonraki Harf

Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Fe (ف) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
ف Fe 2 78 271 9 12 88 74 55 285 192 76
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
Fe (1) +
Fe Takip edatı + Medeniyet, fazilet ve hürriyet âlem-i insaniyette galebe çalmaya başladığından, bizzarure terazinin öteki yüzü şey'en feşey'en hafifleşecektir.
Fe-Elif-Dal (1) +
Fuad/Fuat Kalp, Gönül + Şu bintül-fikri ve zâde-i tabiat ve semere-i fuad,...
Fe-Elif-Ra (1)
Fare/Fa're Bir hayvan Biri siyah renkte, diğeri beyaz renkte iki fare, o iki köke musallat olup kesiyorlar.
Fe-Te-Ha (11) +
Fatih Fetheden + İlk İstanbul kadısı (hâkimi) olan Hızır Bey Çelebi'nin huzurunda, Haşmetli Padişah Fâtih ile bir Rum mimarı arasında şöyle bir muhakeme cereyan eder:
Fatiha Kur'an'da Suresi; başlangıç (Kur'an'da sure adı başlığında geçer) Fâtiha-i Şerifenin bir muhtasar hülâsası
Fettah (Fettâhiyet) Allah'ın her şeyi açan anlamında ismi + Hem Fettâh ve Musavvir isimlerinin tecellîleriyle...
Feth/Fetih Fethetme + Binaenaleyh bilmiyorum, bu mes'ut hadiseyi şanlı bir zafer, şahane bir fetih, İlâhî bir kurtuluş, cihanşümul bir bayram diye mi vasıflandırayım?
Fütuhat Fetihler Öyleyse, imanı tehlikeye mâruz her adama, bütün küre-i arzın saltanatından daha fâideli bir saltanat, bir fütuhat kazandıran Risaletü'n-Nur,
İftitah Başlama Daha sonra, münafıkların mü'minleri istihzaya alan hakaret-âmiz sözlerini dinleyen sami'in zihni, mü'minlerin de bunlara karşı mukabelelerini işitip almak beklerken, ayetin iftitahı, açılışı "Allah" lafzıyla olmuş olmasında;...
Mefatih Anahtarlar + Eğer o kapı sana açılamadı; "Mefatîh-ül Gayb" olan İmam-ı Râzî'nin geniş olan tefsirine gir ve serir-i tedriste o dâhî imamın halka-i dersinde otur, dersini dinle.
Meftuhane (Medresede bir kitaba) başlarken verilen ziyafet. Memleketimizde medrese talebelerinden birisi bir kitabı bitirse veya başlasa bir tatlı veya yemek meftuhane veya mahtumane diye vermek âdettir.
Miftah Anahtar Fakat hepsinin bir miftah ile açılması mümkündür.
Müfettah (Müfettahat) Açılmış + İşte Kur'an cenneti "Müfettehatü'l-ebvab"dır; gir bak.
Münfetih (Münfetiha) Dil, üst damaktan ayrılarak söylenen harfler Hece harflerinin mehmûse, mechûre, şedîde, rahve, müsta'liye, münhafıza, mutbika, münfetiha gibi çiftli cinslerinin herbirisinden yine nısıf almıştır.
Fe-Te-Ra (2) +
Fetret 2 peygamber/hükümdar arasındaki süre + ...ehl-i fetret, ehl-i necattırlar.
Fütur Usanç, gevşeklik ...karşılaşmanız ihtimali bulunan tehlikeler dolayısıyla kat'iyen sarsılmayınız, fütur getirmeyiniz.
Fe-Te-Şın (2)
Müfettiş Teftiş eden Müfettiş ve kapıcı olan zaikayı taltif ve memnun etmek için birden ona gitmek, israfın en sefihidir.
Teftiş Araştırma Acaba benim gibi sen dahi kafanı teftiş etsen, malûmatın içinde ne kadar lüzumsuz, faidesiz, ehemmiyetsiz, odun yığınları gibi câmid şeyleri bulursun.
Fe-Te-Kaf (1) +
Fetk Yarma, yarılma Sonra ikisinin de yapışıklıklarını izâle ve fetk ettik.
Fe-Te-Lam (1) +
Fitil Pamuk şerit Çünkü, nasıl ki dört beş adamdan, iştirak niyetiyle biri gazyağı, biri fitil, biri lâmba, biri şişe, biri kibrit getirip lâmbayı yaktılar.
Fe-Te-Nun (3) +
Fettan (Fettane) Fesat veren O sahhare-i fettâne, din ve namus fazilet, hissiyat-ı meâli...
Fitne Karışıklık, fesat; imtihan + Amma fitne ateşleri âfet halini alan bu zamanda,...
Meftun Tutkun, şaşkın + ...İbn-i Sina ve Fârâbî gibi dâhiler, şâşaa-i suriyesine meftun olup, o mesleğe aldanıp o mesleğe girdiklerinden,...
Fe-Te-Ye (3) +
Fetva Sorunun şer'î cevabı Anadolu aleyhinde çıkmış olan fetvâya ne dersin?
İstifta Fetva isteme İbni Hümam ve Fahrü'l-İslâm gibi zâtların ellerini tut, İmam-ı Şafiî'ye git, istiftâ et.
Müfti/Müftü Fetva veren ...ekser müftülerin ellerinde birer elmas kılıç hükmüne geçmeleri tarihine...
Fe-Cim-Elif (1)
Füc'eten/Füceten Ansızın Füc'eten bir adam yanımda peydâ oldu.
Fe-Cim-Ra (4) +
Facir Günahkar + Şu âlemde çok görüyoruz ki; zâlim, fâcir, gaddar gayet refah ve rahat ile ömür geçiriyor.
Fecr/Fecir Sabah + Firkatli ve gurbetli bir esarette, fecir vaktinde ağlayan bir kalbin ağlayan ağlamalarıdır
Füccar Günahkarlar Amma, füccar ve eşrar olan diğer güruh ise, hadd-i bulûğ ile şu âlem sarayına girdikleri vakit,...
Fücur Ahlaksızlık + ...kuvve-i şeheviyenin fesadı ve ifrat ve tefriti olan humud ve fücurdan musaffâ olarak,...
Fe-Cim-Ayn (2)
Feci' Çok acıklı O altıncı asrın âhirlerinde Hülâgu felâketi gibi feci, dehşetli meşhur fitnenin...
Facia Çok acıklı olay ...gayet gaddârâne ve merhametsizcesine, meşhur faciaya sebebiyet vermişlerdir.
Fe-Ha-Elif (1)
Fehva Anlam, mana Van'da tesisine başlanan Medrese-i Zehranın tehiri, "Doktor hastaya elzemdir" fehvasıyla,...
Fe-Ha-Şın (4) +
Fahiş (Fahişe) Fazla; ahlaksız (kadın) + Ve demiş: "Gecede tablalarla baklavalar, fâhişe ve namussuzlar yanına gidiyorlar."
Fevahiş Kötülükler; Fahişeler Hattâ bazan hakikatların güneşine bakmakta iken, gözünün önünde; onlardan lerzedar olduğun çok rezail ve fevahiş ve şetimler yağdıran muzlim bulutlar geçmeye başlarlar.
Fuhş/Fuhuş Ahlaksızlık İnsafsızlık, yalancılık, hırs, israf, fuhuş, hıyanet, gıybet, bunların hepsi Kur'ân tarafından en şiddetli sûrette takbih olunmuş ve bunlar reziletin ta kendisi tanınmıştır.
Tefahhuş Ahlaksız olma Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve serîütteessür olduğundan,
Fe-Ha-Lam (2)
Fahl Vasıta-yı nesil erkek hayvan Bülbüle nahli, fahli, ankebut ve nemli, yani arı ve vasıta-i nesil erkek hayvan ve örümcek ve karınca ve hevâm ve küçük hayvanların bülbüllerini kıyas et.
Fuhul Önde gelen kişiler Diğer hakâikini fuhûl-u ulemânın kitaplarına havale ederim.
Fe-Ha-Mim (2)
Fahm Kömür Nuranî bir nar olur; bazı olur, bir nazar, fahmi elmas ediyor.
İfham İkna edip susturmak İşte, silsile-i hakaik olan şu âyâtın yüzer cevherlerinden, yalnız ifham ve ilzama dair birtek cevher-i beyanîsini icmâlen beyan ettik.
Fe-Hı-Ra (7) +
Fahr/Fahir Övünme, iftihar Bugünlerde bir hikâye buna misal olabilir. Fahr olmasın, zaman-ı sabâvetimden beri üssü'l-esas-ı meslekim, ifrat ve tefritle hakaik-i İslâmiyete sürülen lekeleri temizlemek ve o elmas gibi hakikatlerine saykal vurmak idi.
Fahir/Fâhir (Fahire/Fâhire) Kıymetli, şa'şalı, iftihar edilecek değerde Meselâ, nasıl ki murassâ ve müzeyyen bir elbise-i fâhireyi biri sana giydirse...
Fahri Ücretsiz, karşılıksız ...hamiyet-i İslâmiyeye mâlik mümtaz avukatlar, Risale-i Nur'un fahrî avukatı olmak...
İftihar Övünme ...tabirinde âciz olduğumuz ve mezun olmadığımız şuûnât-ı İlâhiyeyi "memnuniyet-i mukaddese," "iftihar-ı kudsî" ve "lezzet-i mukaddese" gibi isimlerle işaret edilen maânî-i rububiyettir ki, ...
Mefhar (Mefharet) Övünme sebebi ...onların imamı ve mefhari olan Muhammed aleyhissalâtü vesselâmı intihap ederek, ...
Müftehir Övünen Eski Said'in serkeş, müftehir, mağrur, ucüblü, riyakâr nefsini susturan, teslime mecbur eden Beş Fıkradır.
Tefahur Övünme + Meselâ, bir şahıs, kendi namına hazm-ı nefs eder, tefahur edemez.
Fe-Hı-Mim (1)
Efham Çok ulu Evet, madem ki kâinatın halkına sebep olan Nebiyy-i Efham (s.a.v.) efendimiz hazretleri,...
Fe-Dal-Ye (3) +
Feda (Fedakar) Bir şey uğrunda değerli şeyden vazgeçme (vazgeçen) Eğer sen fâni vücudunu, o vücudu sana veren Hâlıkın yolunda feda etsen, balarısı gibi olursun, hadsiz bir nur-u vücut bulursun.
Fedai Serdengeçti Yani, Hazret-i Ali (r.a.) gibi fedai bir hizmetkârı ve veziri olurdum.
Fidye Esaretten kurtulma bedeli + Hem, nakl-i sahih ile, Gazve-i Bedir'de, Hazret-i Abbas Sahabelerin eline esir düştüğü vakitte, fidye-i necat istenilmiş.
Fe-Zel-Lam-Kef (1)
Fezleke Hülasa, özet Gerek Kur'ân-ı Kerim olsun, gerek tefsiri olan hadîs-i şerif olsun, her fenden, her ilimden birer fezleke almışlardır.
Fe-Ra-Cim (3) +
Ferc Cinsellik, cinsel organ + Âyâ, zannediyor musunuz ki, vazife-i hayatınız yalnız terbiye-i medeniye ile güzelce muhafaza-i nefis etmek, ayıp olmasın, batın ve fercin hizmetine mi münhasırdır?
Ferec Sıkıntıdan sonra ferahlık Biz ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz—fakat kâfirlerin kılıcıyla değil!
Fürce Aralık, fırsat ...hiçbir zulmet, hiçbir dalâlet, hiçbir şüphe ve rayb, hiçbir hile içine girmeye ve daire-i ismetine duhule fürce bulamaz.
Fe-Ra-Ha (4) +
Ferah Gönül açıklığı Nurlarla ya okumak veya okutmak veya yazmak suretindeki meşguliyet, tecrübelerle kalbe ferah, ruha rahat, rızka bereket, vücuda sıhhat veriyor.
Müferrah Ferahlamış ...yeniden Abdurrahman dünyaya gelmiş kadar beni müferrah etti.
Müferrih Ferahlandıran Kelâm-ı lâyezâlîden gelen bir nur-u müferrihtir.
Tefrih Ferahlandırma Bütün sadâlar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş'esinden neş'et eden nağamattır.
Fe-Ra-Dal (9) +
Efrad Fertler Nasıl ki, her mâhiyette bazı hârikulâde efrad veya o nev'in nihayet derecede tekemmül etmiş bir fert veya her fert için acip şeraiti câmi harika bir zaman bulunur ki,...
Ferd (Ferdiyet) Kişi; Allah'ın ismi + Ve öyle bir küllîdir ki, herbir cüz, bir ferd hükmüne geçip, birtek ferde rububiyetini dinlettirmek, umum o küllîyi musahhar etmekle olabilir.
Ferid (Feride) Benzersiz O zamanlar bir cihette ferdiyet zamanı olduğundan, hikmet-i Rabbaniye onlar gibi feridleri ve kudsî dâhileri ümmetin imdadına göndermiş.
İfrad Tek kalma Hem اِسْتَوْقَدَ'nin ifrad sigasıyla olması نُورِهِمْ'deki cem' zamiri, bir cemaat için bir ferdin ateş yakması âdet olduğuna işarettir.
İnfirad Tek kalma Öyleyse, istiklâl ve infirad, ulûhiyet için zâtî hassalardır.
Müfred Tekil Zulümatın aksine, ra'd ve berkin müfred sigasıyla zikirleri neye işarettir?
Müfredat Basit şeyler Sonra o müfredat, mürekkebat-ı mütesaide içinde seyr-i sülûk ile urûc ettikten sonra, pek garib nakışlarla süslenerek rücu' ile nüzûl edip, ayrı bir tarzda yine Nakkaş-ı Ezelî'nin vücub-u vücuduna şehadet ediyorlar.
Münferid Tek başına ...Afyon Valisini ve Emirdağ zabıtasını musallat edip, hergün bir ay haps-i münferid azâbını çektirmek...
Teferrüd Ayrılma; sivrilme Eğer dâiye-i teferrüd, ihtilâf, hodfuruşluk, meyl-ül ağalık, milleti istihdam, aldanmak ve aldatmak, sun'î Kürtlük muktezasından gösterilse; şâhid olunuz, o Kürtlükten istifamı veriyorum
Fe-Ra-Dal-Sin (1) +
Firdevs Cennet + Sen, âdi odun parçası gibi bir çekirdek iken, o firdevs salkımlarını bilfiil kendi malın gibi hiss-i kablelvuku ile hissedip hodfuruşluk ederdin.
Fe-Ra-Ra (3) +
Firar Kaçma + Rusça bilmediğim halde firar ettim.
Firari Kaçak Rusça bilen en cesur ve en kurnaz adamların muvaffak olamadıkları çok teshilât ve çok kolaylıkla, o uzun firarî seyahati bitirdim.
Mefer Kaçılacak yer + Elde ettin şaheserle zuhr-i yevmi'l-mefer.
Fe-Ra-Ze (2)
İfraz Dışarı atmak Binaenaleyh, istidad-ı habis ve kabil-i ıslâh olmayan adamları zaten cism-i devlet def-i tabiî ile ifraz edecektir.
Müfreze Birlikten ayrı geçici askerî kol Yolda, Bediüzzaman ve talebelerine yakın bir alâka duyan müfreze kumandanı Ruhi Bey kelepçeleri çözdürüyor.
Fe-Ra-Sin (3)
Feraset Zihin uyanıklığı Ehl-i feraset, bazan keramet gibi geldiğini beyan eder.
İftiras Avını parçalama Vicdan-ı içtimaiyen olmazsa insaniyetine bak, böyle canavarvarî iftirasa iştah gösterir mi?
Müfteris Vahşi Menfaat üzere çarhı kurulmuş olan siyaset-i hazıra müfterisdir, canavar.
Fe-Ra-Sin-Hı (1)
Fersah 3 millik uzaklık ölçüsü Belki câmi-i ahlâk-ı hasene olan hakikat-ı İslâmiyenin ve istidad-ı fıtrînin ve feyz-i imanın ve şiddet-i açlığın hazma verdiği teshil yardımıyla fersah fersah geçeceğiz.
Fe-Ra-Şın (4) +
Ferş Zemin; yeryüzü + ...ferşten Arşa kadar mevcudatı âyine şeklinde görmeyen adama "Kulak ver, herkesten kelâmullahı işitirsin" desen,...
Firaş Döşek + Ve keza firaş tabirinden anlaşılıyor ki arz, ...
Mefruş (Mefruşat) Döşenmiş (şeyler) İşte hasretler olsun emmare olan nefislere ki; heva ve heves güzüyle baktığı için; bâtını ölü, derinliklerde gizlinmiş, zulmetli ve ürkütücü görüp; zâhiri ise, onun üstünde hayatdar, munis bir şekilde mefruş görüyor.
Tefriş Döşeme Yani arzın tefrişine sebep, yani vesile, insandır.
Fe-Ra-Sad (1)
Fırsat Uygun durum ve zaman Risale-i Nur bir vesile-i def-i belâdır; ta'tile uğradıkça belâ fırsat bulup gelir.
Fe-Ra-Dad (6) +
Fariza Allah'ın emri + Ben de o noksan fehmimle eski Harb-i Umumîde fariza-i cihadda avcı hattında ne kadar fırsat buldumsa kalbime tulû eden nükteleri yazıyordum.
Farz Allah'ın emri olduğu kesin bir delille sâbit olan Farzlarını yapan, kebireleri işlemeyen, kurtulur.
Faraza Farz edelim ki ...şu gûna-gûn ve rengârenk çiçeklerin elvânı faraza lisana gelseler, herbiri "Güneş benim gibidir" veyahut "Güneş benim" diyeceklerdir.
Farazi (Faraziyat) Var saymaya dayalı Tedâi-yi hayalât, tahattur-u faraziyat, bir nevi irtisam-ı gayr-ı ihtiyarîdir.
Feraiz Farzlar Şu kısa tarikin evrâdı, ittibâ-ı sünnettir; ferâizi işlemek, kebâiri terk etmektir.
Mefruz Farz edilenler + O mefrûzdan öyle müthiş noktalar gelir; değil i'caz-ı belâgat belki bütün meziyeti mahveder...
Fe-Ra-Tı (4) +
Fart Aşırılık Niçin Şialar, hususan Râfızîler o muhabbetten istifade etmiyorlar, belki işaret-i Nebeviye ile o fart-ı muhabbete mahkûmdurlar?
İfrat Çokta aşırılık Siyer-i Seniyyesi kat'î bir surette gösterir ki, her hareketinde istikamet ve itidal üzere gitmiş, ifrat ve tefritten içtinap etmiştir.
Müfrit İfrata kaçan Fakat Demokrata karşı eski partinin müfrit ve mason veya komünist mânâsını taşıyan kısmı, iki müthiş darbeyi Demokratlara vurmaya hazırlanıyorlar.
Tefrit Azda aşırılık Siyer-i Seniyyesi kat'î bir surette gösterir ki, her hareketinde istikamet ve itidal üzere gitmiş, ifrat ve tefritten içtinap etmiştir.
Fe-Ra-Ayn (7) +
Fer' Dal, şube, ikincil + Demek, kader ve icad-ı İlâhî, mebde' ve müntehâ, asıl ve fer', illet ve neticeler itibarıyla şerden ve kubuhtan ve zulümden münezzehtir.
Füru' Fer'ler ...pek çok fürûların tohumlarını mutazammın ve pek çok ahkâma me'haz ve pek çok maânîye ve vücuh-u muhtelifeye delâlet etmektir.
Füruat Füru'lar Hayat-ı içtimaiyeye ve füruat-ı şer'iyeye dair ekser ahkâmlar, Havariyun ve sair rüesa-yı ruhaniye tarafından teşkil edildi.
Teferru' Dallanma Bu cümlenin evvelki cümleden teferru' ve teşa'ub ettiğini ifade eden...
Teferruat Ayrıntılar Kur'ân'a mahsus emsalsiz bir tarz-ı beyanla, birden o cüz'î teferruat hâdisesi içinde...
Tefri' Şubelere ayırma Lüzum görülen yerlerde tafsil ve lüzum olmayan veya ezhanın veya zamanın müstaid ve müsaid olmadığı yerlerde birer fezleke ile kavaid-i esasiyeyi vaz' ederek tenmiye ve tefri'ini ukûlün meşveret ve istinbatatına havale etmiştir ki,...
Fer'i/Feri (Fer'iye/Feriye) İkincil Mesele-i İmamet bir mesele-i fer'iye olduğu halde,...
Fe-Ra-Ayn-Nun (2) +
Fir'avn/Firavun Mısır hükümdarı + ...umum Firavunların, tenasuh fikrine binaen,...
Tefer'un/Teferun Firavunlaşmak Cüz-ü ihtiyarî, seyyiâta merci olmak içindir ki, akideye dahil olmuş; yoksa mehâsine masdar olarak tefer'un etmek için değildir.
Fe-Ra-Ğayn (5) +
Fariğ Vazgeçmiş; çıkmış + İmamın namazdan fariğ olduğunda nasıl yüzünü cemaate çevirir, bizim girdiğimiz tarafa doğru zât-ı Risalet dönmüşler.
Feragat Vazgeçme ...harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için siyaset âlemindeki vaziyetten feragat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.
İfrağ Başka şekle sokma Bu hali gören, geçliğine ve şiddet-i ihtiyacına intikal ettiğinden, meşhur deveranın sırrıyla ve tevehhümün tasarrufatıyla bir muâşaka ve mükâleme suretine ifrağ eder.
Tefriğ Vazgeçirme; boşaltma Aynı zamanda bu nida, ihzar eylemek; ve muhatabları harekete getirmek; ve onları tarif etmek; ve hem onları tefriğ etmek (yani kötü huy ve seyyiattan boşaltmak) ...
İstifra (İstifrağ) Kusma Mübarek elini onun göğsüne koydu. Birden çocuk istifrâ etti.
Fe-Ra-Fe-Ra (1)
Farfara Ağız kalabalıklığı, şamata O Vekilin o farfaralı telâşı, zaafına ve tam korkusuna delâlet eder.
Fe-Ra-Kaf (19) +
Afrika Kıta İşte Afrika, biraderini tanımayarak öldürdü, şimdi vâveylâ ediyor.
Farik (Farika) Ayıran + ...ve herbirine karşı o tek yüzde birer alâmet-i farika koymayan ve o küçük yüzde hadsiz alâmet-i farika bırakmayan bir sebep, birtek insanın yüzündeki hâtem-i vahdâniyete icad cihetiyle el uzatamaz.
Faruk Hak ile batılı ayıran Bir iki gün sonra, Hazret-i Ömer ibnü'l-Hattab imana geldi ve İslâmiyeti ilân ve i'zaz etmeye vesile oldu, "Faruk" ünvan-ı âlisini aldı.
Fark Başkalık + Fakat ehl-i vahdetü'ş-şuhudun meşrebi fark ve sahvdır.
Ferik Askeriyede fırka kumandanı + Nasıl ki bir nefer, bayram gibi bir yevm-i mahsusta, ferik dairesinde, bir ferik gibi padişahın bayramına gider ve lütfuna mazhar olur.
Fırak Fırkalar Evet, şu diyanetsizlik Avrupa medeniyetinin içyüzünü öyle karıştırmış ki, o kadar fırak-ı fesadiyeyi ve ihtilâliyeyi tevlid etmiş.
Fırka Gurup, parti + Nasıl ki bir ordu fırkalara, fırkalar alaylara, alaylar taburlara, bölüklere, tâ takımlara kadar tefrik edilir.
Firak Ayrılık + İşte, ey benim gibi ihtiyarlık münasebetiyle pek çok dostların firak acılarını çeken ihtiyar ve ihtiyareler!
Firkat Ayrılık Bütün zîhayatlara acır, hattâ güzel ve zevâle maruz bütün mahlûkata bir rikkat ve bir firkat hisseder;
Furkan Hak ile batılı ayıran; Kur'an + Furkan-ı Mübînden tam bir feyiz alan ve emsâli görülmemiş bir şâheser olduğunu anladım.
İftirak Ayrılık İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder.
Mufarakat Ayrılık Mufarakat-i umumiye hengâmında olan harab-ı dünyadan haber veren âhirzaman hâdisâtı içinde...
Mufarık Ayrılan ... şu Münâcât, ehl-i imanın lâzıme-i gayr-ı mufarıkı olmaya çok lâyık olduğu âşikâr olmasından, ziyade izaha lüzum görülmedi.
Mütefarık Ayrı ayrı Muhtelif, mütefarık nüzulünün ezmanı.
Müteferrik (Müteferrika) Ayrılmış; muhtelif + Müteferrik ve kısa, fakat çok lüzumlu ve mühim hakikatlardan bahseder.
Tefarik Koku; kısım, parça ...dört aydan beri devam eden "tefarik" namında Üstadımızın bir kokusu bugün bitmişti.
Teferruk Dağılma, ayrılma Hem de garazın mesîlinde ve kasdın mecrasında teferruk etmemek için sedad etmek, çeleçepe temayül etmemektir.
Tefrik (Tefrika) Ayırma + Nasıl ki bir ordu fırkalara, fırkalar alaylara, alaylar taburlara, bölüklere, tâ takımlara kadar tefrik edilir.
Tefrika Bölüm; ikilik İhtilâf u tefrika endişesi / Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
Fe-Ra-Kaf-Dal (1)
Ferkadan 2 kutup yıldızı Evet oturmuş Furkân, bir fark-ı ferkadan.
Fe-Ra-Nun (1)
Fırın Pişirme yeri Ben de o fırının dairesindeyim ve ayak üzereyim.
Fe-Ra-Ye (2) +
İftira Bir kimseye aslı olmayan bir suç yükleme + Üçüncü iftirası: O iftira eden gazete başka birisinin diliyle diyor ki:
Müfteri İftira eden Hem müfteri, yalancı, itikadsız bir adam, müddet-i ömründe daima en sadık, en emin, en mutekid bir zâtın keyfiyetini ve vaziyetini en müdakkik nazarlara karşı telâşsız göstersin, dâhilerin nazarında tasannuu saklansın?
Fe-Sin-Te (1)
Fistan Süslü (kadın) elbise(si) ...ve tavuğun ve kuşun fistanlarını ve çarşaflarını tazelendirdiği gibi, ...
Fe-Sin-Hı (2) +
Fesh/Fesih Bozma, iptal etme Lâkin Meclis feshedildi.
Tefessüh Bozulma ...belki kendinde kemâlâta medar olacak bir vicdan bulunmaz, tefessüh eder.
Fe-Sin-Dal (5) +
Fasid/Fasit (Faside) Bozulmuş Gazeteler iki kıyas-ı fâsid cihetiyle ve haysiyet kırıcı bir neşriyatla ahlâk-ı İslâmiyeyi sarstılar.
Fesad/Fesat Bozukluk, fitne + Ye'cüc ve Me'cüc, ehl-i garet ve fesad ve ehl-i hadâret ve medeniyete, ecel-i kaza hükmünde iki tâife-i mahlûkullahtır.
İfsad/İfsat Bozma ...Kur'ân hakikatine ve iman hakikatlerine her vesileyle hücum eden ve çok şekillere giren bir gizli ifsad komitesine karşı,...
Mefsedet Bozukluklar, ahlaksızlıklar Demek, nev-i beşerin en büyük hasenesi sensin ki, onların mefsedetlerini setrediyorsun.
Müfsid/Müfsit Bozan, bozucu + Hiçbir müfsid ben müfsidim demez.
Fe-Sin-Ra (4) +
İstifsar Açıklama isteme Acaba Cenâb-ı Hak, istifsarlarına nasıl cevap verdi ve taaccüplerini ne ile izale etti?
Müfessir Tefsir eden Müfessir-i azîm olan zamanın taht-ı riyasetinde, herbiri bir fende mütehassıs, muhakkikîn-i ulemadan müntehap bir meclis-i meb'usan-ı ilmiye teşkiliyle, meşveretle bir tefsiri telif etmekle sair tefasirdeki münkasım olan mehasin ve kemâlâtı mühezzebe ve müzehhebe olarak cem etmelidirler.
Tefasir Tefsirler Müfessir-i azîm olan zamanın taht-ı riyasetinde, herbiri bir fende mütehassıs, muhakkikîn-i ulemadan müntehap bir meclis-i meb'usan-ı ilmiye teşkiliyle, meşveretle bir tefsiri telif etmekle sair tefasirdeki münkasım olan mehasin ve kemâlâtı mühezzebe ve müzehhebe olarak cem etmelidirler.
Tefsir Açıklama + Müfessir-i azîm olan zamanın taht-ı riyasetinde, herbiri bir fende mütehassıs, muhakkikîn-i ulemadan müntehap bir meclis-i meb'usan-ı ilmiye teşkiliyle, meşveretle bir tefsiri telif etmekle sair tefasirdeki münkasım olan mehasin ve kemâlâtı mühezzebe ve müzehhebe olarak cem etmelidirler.
Fe-Sin-Kaf (3) +
Fısk Fenalık, ahlaksızlık + Fısk sebebiyle, fâsıklar hakkında nûr nâra, ziya zulmete inkılâp eder.
Fasık Ahlaksızlık yapan + O gıybet edilen adam fâsık-ı mütecahirdir.
Tefsik Fıskla itham etme Bir sâlih âlim, kendi fikr-i siyasisine muvafık bir münâfıkı hararetle senâ etti ve siyasetine muhalif bir salih hocayı tenkit ve tefsik etti.
Fe-Şın-Elif (3)
Faş (Kökeni kesin değil) Açığa çıkarmak Fâş etmek hatırıma gelmeyen bir sırrı, fâş etmeye mecbur oldum.
İfşa Açığa çıkarmak İkinci veçhi ise, in'am edene bakar ki, keremini izhar, derece-i rahmetini ilân, in'âmını ifşa, esmâsına şehadet eder.
İfşaat İfşalar Eskişehir Mahkemesi, bunu bilfiil gösterdi. Bir seneden beri, gayet dikkatle içimize casusları sokan ve safdil ve cür'etkâr talebelerin ifşaatını zapteden...
Fe-Sad-Ha (4) +
Efsah En açık(söz) + Sekkâkî'nin dediği gibi, efsah-ı füseha olan Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâm,...
Fasih Açık ve anlaşılır Gösterdiği şekil ve suret lisanıyla, gayet fasih bir surette, analarının ve asıllarının a'mâlini zikrettiği gibi, dal, budak, yaprak, çiçek ve meyveleriyle, sahife-i a'mâlini neşreder.
Fesahat Açık ve anlaşılır ifade Fesahatin kat'î vücuduna, usandırmaması delildir.
Fusaha/Füseha Fasih kişiler Sekkâkî'nin dediği gibi, efsah-ı füseha olan Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâm,...
Fe-Sad-Lam (14) +
Fasıl/Fasl Bölüm; Mevsim + O kitabın bütün sûreleri, âyetleri ve kelimatları, hattâ harfleri ve babları ve fasılları ve sahifeleri ve satırları...
Fâsıl/Fasıl Ayıran, bölen + Belki, tamam-ı nehara nispeten vakt-ı ısfırar gibidir—eğerçi binler sene de fâsıl olsa...
Fasıla Ara, aralık; Ayet sonu Âhirki satırın başında yalnız ve bazı üç harfli kısa bir kelime, fasıla ile yirmi beş tam tevafukla tam ortadaki elli beşin tam tevafukuna zammedilince,...
Fasile/Fasîle Takım, Familya + Demek envâının fasîleleri ve umum a'râzının havâss-ı mümeyyizeleri bizzarure adem-i sırftan muhteradırlar.
Faysal Kesin karar ... ittifakî meselelerde musaddıkane onları tezkiye ediyor, ihtilâfî meselelerde musahhihâne onlara faysal oluyor.
Fevasıl Fasılalar Kur'ân kâinatta tefekküre emir verdiği gibi, fevâidi tezkâr ve ni'metleri tâdât eden âyâtın fevâsıl ve hâtimelerinde galiben akla havale ve vicdanla müşaverete sevk etmek için...
Fussilet Ayırt Edilmiş; Sure Adı (Rumuzat-ı Semaniye (tablo))
Fusul/Fusül Fasıllar İşte, şu kâinattaki raks ve deveran, seyr ü cevelân ve temâşâ-i tesbihfeşan ve fusul-ü erbaa ve gece-gündüzdeki seyeran gibi ef'al, eğer vahdete verilse, ...
İnfisal Ayrılma ...metâını ve muamelât defterlerini topladığı gibi, elbette o memur bir vakit o memuriyetten infisal edecektir.
Mafsal Eklem Eğer bu hakikata bir misal istersen, kendi bedeninin eğri büğrü mafsallarına ve elinin parmaklarına bak!
Mufassal (Mufassalan) Ayrıntılı (şekilde) + ...bu mücmel hakikati tam vazıh ve mufassal, aynelyakîn müşahede ettim.
Munfasıl (Munfasıla) Ayrılmış Hem muttasıla, munfasıla makamını işgal eder.
Tafsil (Tafsilen) Ayrıntılı açıklama (şeklinde); ayırma + Sonra ulvî ve süflî tabakata ve dallara ayırıp, kaza ve kader desâtiriyle tafsil ve tasvir etti.
Tafsilat Tafsiller Gücenme, tafsilat veremiyorum.
Fe-Dad-Dad (1) +
Fidda Gümüş + Demek şîşe şeffafiyetiyle, fidda dahi beyaz ve parlaklık hasebiyle, güya Cennetin kadehlerini tasvir etmek için iki nümunedirler ki, ...
Fe-Dad-Lam (9) +
Efdal Daha faziletli Enbiyadan sonra nev-i beşerin en efdali Sahâbe olduğu, Ehl-i Sünnet ve Cemaatin icmâı bir hüccet-i kàtıadır ki,...
Fadl/Fazl/Fazıl Kerem; Değer + Fazl-ı Rahmân, feyz-i Kur'ân, nur-u iman sayesinde, tevhid-i hakikînin güneşinden, hikâye-i temsiliyedeki On İki Burhana mukabil, On İki Lem'a ile bir Mukaddimeyi göstereceğiz.
Fazıl/Fâzıl (Fazıla) Faziletli, üstün En câmi, en kâmil, en fâzıl o zâttır.
Fazilet Üstünlük, meziyet İşte, nev-i insanın tenevvüünün en mühim mayası ve zembereği, müsabaka ile, hakikî imanlı fazilettir.
Fazla Ziyade ...Allah'ın rahmetinden fazla rahmet edilmez.
Fuzuli (Fuzuliyane) Gereksiz (şekilde), fazla Mülk sahibi söz söylerken başkalarının ne haddi var ki fuzuliyâne karışsın?
Mufaddal Faziletlenen Ey mufaddal abd-i âciz, anlayan meş'urunu...
Mufaddıl Faziletlendiren (Esma) ...bir Sâni-i Hakîm, Kerîm, Rahîm, Muhsin, Mün'im, Mücemmil, Mufaddılın vücub-u vücudunu ve vahdetini ve cemâl-i rahmetini ve kemâl-i rububiyetini gösterir.
Tafdil Üstün kılma + Yani, ikisini bir seviyede tuttuktan sonra, bunu ona tafdil etmek değildir ki, sıfât-ı İlâhiyeye bir naks olsun.
Fe-Tı-Ra (7) +
Fatır Yaratıcı (Esma); Sure adı + Ey nur-u Rahîm, ey ebedî bir cilve-i kudret-i Fâtır!
Fıtr/Fıtır Ramazan bayramı (îd-i fıtr) Îd-i saîd-i fıtrînizi tebrik ve bilvesile dest ve dâmen-i kerimanelerini öperim.
Fıtrat (Fıtraten) Yaratılış(ça) + Vicdan-ı beşer denilen fıtrat-ı zîşuurdur.
Fıtri Yaratılıştan Fıtrî meyelan, mukavemet-sûzdur.
Futur Yarık, çatlak + Şu kusursuz, futursuz, هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ sırrına mazhar olan şu âsâr-ı meşhude-i âlem,...
İftar Oruç açma Doktora dedi: "Burada iftar et!"
İnfitar Yarılma; Sure adı Ve hurufat itibarıyla İnfitar üç yüz elli dokuz (359)...
Fe-Tı-Nun (2)
Fatin Zeka "Bediüzzaman, fatînülasırdır" diye yüksek ehl-i ilme hüküm verdirmiştir.
Fetanet Zekavet Bediüzzaman'ın Risale-i Nur'u telif ettiği zamanlarda ve hizmet-i Kur'âniyede istihdam edildiği anlarda; zekâsı, fetâneti, aklı, mantığı, zihni, hayâli, hafızası, teemmülü, ferâseti, seziş ve kavrayışı, sür'at-i intikali ve ruhî, kalbî, vicdanî hâsseleri, duyguları ve mânevi letâifinin emsalsiz bir tarzda olması,...
Fe-Ayn-Lam (9) +
Ef'al/Efal Fiiller Böyle âsâr, ef'âl-i İlâhiyeyi; ve o ef'âl, Semî, Basîr gibi isimleri ispat eder.
Fa'al/Faal Aktif; Esma + Öyle ise, bizzarure, şu hal ve şu keyfiyet, Fa'âl, Hallâk, Fettah, Vehhab bir Zât-ı Zülcelâlin vücub-u vücudunu ve vahdetini ispat eder, belki ihsas eder.
Faaliyet Aktivite Ve hattâ herbir faaliyette kat'iyen lezzet vardır.
Fail İşi yapan + "Fâil muktedirdir" o cihette hiçbir mâni yoktur, kat'î bir surette tahakkuk etti.
Fi'l/Fiil Eylem + Ve o cilveden gelen fiil, büyüklüğü nisbetinde vuzuh ve kat'iyetle Vâhid-i Ehadi gösterir.
İnfial (İnfialat) Etkilenme; Gücenme Ve bütün onlarda görünen infial, bir fiili gösterir.
Mef'ul/Meful (Fiilden) etkilenen + تَعْلَمُونَ'ye bir mef'ulün terki, çok mef'ullerin takdirine sebep olmuştur.
Münfail Etkilenmiş Münfail bir fıtrattır, fâtır bir fâil olamaz.
Tefaul Bir gramer kalıbı قَالُوا tefâul bâbının mânâsı olan şirketi andırıyor.
Fe-Kaf-Dal (3) +
Fakd Yokluk, eksiklik Firaku'l-ahbaptan gelir; fakdü'l-ahbaptan gelmez.
Fıkdan Yokluk, eksiklik Eyvah, vâ hasretâ saâdet-i ebediyenin fıkdanına!
Mefkud/Mefkut Olmayan, Yok Herşey, nefsinde mânâ-yı ismiyle fânidir, mefkuttur, hâdistir, mâdumdur.
Fe-Kaf-Ra (6) +
Fakir (Fakirane) Yoksul + Bir bedevi yalnız dört şeye muhtaç iken; medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir.
Fakr Fakirlik + Nihayetsiz bir fakr ve hadsiz bir ihtiyaçtan dehşetli bir çıban duruyor.
Fıkra Kısa yazı, bahis Şu fıkra, hakikî ve birinci bir kardeşimiz olan Hakkı Efendinindir.
Fukara Fakirler Fukara aczi, avamın fakrı, sebeb-i merhamet ve ihsan iken, esarete, mahkûmiyetlerine müncer olmuştur.
İftikar (İftikarat) Fakirliğini bilme ve gösterme ...meşru rızık, iktidar ve ihtiyarın derecesine göre değil, belki acz ve iftikarın nisbetinde geliyor.
Zülfikar Hz. Ali'nin 2 parçalı kılıcı Bu acib asırda ehl-i iman, “Risale-i Nur”a ve ehl-i fen ve mektep muallimleri “Asâ-yı Musa”ya şiddetle muhtaç oldukları gibi hâfızlar ve hocalar dahi “Zülfikar”a şiddetle muhtaçtırlar.
Fe-Kaf-Tı (1)
Fakat Ama Fakat, menfaati için en hasis birşeye de ibadet eder bir Firavun-u zelildir.
Fe-Kaf-He (3) +
Fakih Fıkıhta ileri kişi Fakih olmayan, velev ki usûlü'l-fıkıhta müçtehid olsa, icmâ-ı fukahada muteber değildir.
Fıkh/Fıkıh (Fıkhi) İslami ilim (ile ilgili) Fakih olmayan, velev ki usûlü'l-fıkıhta müçtehid olsa, icmâ-ı fukahada muteber değildir.
Fukaha Fakihler Fakîh olmayan, velev ki usûlü'l-fıkıhta müçtehid olsa icma-ı fukahada muteber değildir.
Fe-Kef-Ra (8) +
Efkar Fikirler Kuvveti aklın imdadına ve hissiyatı efkârın arkasına gönderiniz.
Fikr/Fikir Düşünce Fikir ve hayata ne vermiş?" Dedim: Fikre tevhid, hayata istikamet.
Fikri Fikirle ilgili Üstadın fikrî cephesi:
Fikret Fikir Ger fikret-i beyzâda süveydâ-i kalb olmazsa, halita-i dimağî ilim ve basiret olmaz.
Mefkure Ülkü Hususuyla, inkâr-ı haşir mefkûresini mağlûp eden Onuncu Söz...
Müfekkire Düşünme gücü Ve kuvve-i müfekkire gibi bir kısım dahi, bir zaman mânâ tarafına müteveccih olur, hissesini alır, o da durur.
Mütefekkir Düşünür Hem kusursuz, ebedî bir kemâl-i san'at, mütefekkir dellâlının devamını talep eder.
Tefekkür Düşünme İkinci levha ise: Tefekkür ve istihsandır.
Fe-Kef-Kef (3) +
Fekk Ayırma, açma + Yoksa bu revabıt ve mecarayi fekk edecek adem-i merkeziyet fikri; ...
İnfikak Ayrılma, kopma Ve o ilim, Onun zâtının hassa-i lâzime-i zaruriyesidir; infikâki muhaldir.
Münfekk Ayrı + Saltanat ve hilâfet gayr-ı münfek, müttehid-i bizzattır.
Fe-Kef-He (2) +
Fakihe Meyve + Hurma gibi, hem fâkihe, hem kuvvet oldu.
Tefekküh (Tefekkühat) Meyve Kur'ânî risaleler, sair risaleler gibi tefekküh nev'inden değil ki, usanç versin.
Fe-Lam-Cim (2)
Felç İnme, nüzul Kur'ân-ı Kerimin bu ispatlarına karşı kâfirler habt olup ağızlarını açamadıkları gibi, nabızları bile felce uğradı.
Mefluc Felç olmuş kişi/nesne Biri, İngiliz ceberutuna, İngiliz emperyalizmine ve onun korkunç istilâ ve istismarına baş kaldırmış ve yıllarca büyük dâvâsına hizmet ederek İngiltere'nin bütün haşmet ve kudretini, azîm iradesi önünde âciz ve meflûç bir hale getirmiştir.
Fe-Lam-Ha (2) +
Felah Kurtuluş Felâh ve necat yollarını tayin etmeyen اَلمُفْلِحُونَ kelimesindeki ıtlak, tâmim içindir.
Müflih Felah bulan + Eğer müflihlerin hakikatini görmek istersen, اُولٰۤئِكَ'nin âyinesine bak, sana temessül edecektir.
Fe-Lam-Sin (3)
Fels/Füls Ufak değerde para Evet, ticarette bir fels veya on para yerinde bir elmas veya bir altını verse, nasıl sefahetine hüküm ve tasarruftan haczolunur.
İflas Borcunu ödeyemecek duruma gelme Nasıl medeniyet-i hazıra Kur'ân'ın hayat-ı içtimaiye-i beşere ait olan düsturlarına karşı mağlûp olup Kur'ân'ın i'câz-ı mânevîsine karşı hakikat noktasında iflâs eder.
Müflis İflas etmiş kişi Müflis bir hizmetkâr olsam, daha hoşuma gidiyor.
Fe-Lam-Sin-Fe (3)
Felsefe Akıl ve düşünme ilmi KUR'ÂN-I HAKÎM ile felsefe ulûmunun mahsul-ü hikmetlerini, ders-i ibretlerini, derece-i ilimlerini muvazene etmek istersen, şu gelecek sözlere dikkat et.
Felsefi Felsefeyle ilgili Buna kıyasen, bâtınen kof, zâhiren mutantan felsefî meselelerin ne kıymette olduğunu anla.
Feylesof Felsefe alimi ...otuz senedir, Avrupa feylesoflarına ve Avrupa feylesofları hesabına dahilde, ecnebî dolapları hesabına çalışan mülhidlere karşı muaraza ederek cevap vermişim ve veriyorum.
Fe-Lam-Kaf (4) +
Falaka Dayak aleti Çok mübarek ve çok sevgili Üstadlarının hasta ve çok elîm vaziyetinde gizlice fırsat bulup görüşmeye çalışan talebeleri, yakalandıkları zaman falakalara yatırılarak dayaktan geçirilmiştir.
Falik Tohumu çatlatan (Esma) + Hem Fâlik-ul Habbi ve-n Neva'nın emr-i tekvinîsi tarafından me'zun olan bir çekirdek,...
Felak Sabah; Sure + On Üçüncü Lem'anın on üç işaretle beyanı, Sûretü'l-Felâk ve Suretü'n-Nâs âyetleriyle,...
İnfilak Patlama Birden o dağ müthiş infilâk etti.
Fe-Lam-Kef (5) +
Felaket Musibet Ey felâket, helâket asrının adamı, senin de reyin var. Fikrini beyan et!
Felek Gökyüzü, sema; talih, baht + Acaba şu zaman ve dehrin şikâyetindeki—hattâ büyük zâtlar ve evliyalar dahi felekten ve zamandan şikâyet ediyorlar—ondan, Sâni-i Zülcelâlin san'at-ı bediine itiraz çıkmaz mı?
Felekiyat Sema ilmi Tâ, felekiyat fennini mütalâa ettiğim vakit gördüm ki,...
Felekiyyun Sema ilmi alimi O iki kavise felekiyun uleması, lâtif bir teşbihle, büyük iki yılan namı olan "tinnîneyn" namını vermişler.
Eflak Felekler Aynen bunun gibi, sebeb-i hilkat-i eflâk ve vesile-i saadet-i dâreyn ve Habîb-i Rabbü'l-Âlemîn olan zât-ı Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâma karşı,...
Fe-Lam-Nun (1) +
Falan/Filan Herhangi bir kişi + (Aslı "fulân") Acaba kim vardır ki, küçücük bir tecrübe geçirmemiş ve dememiş ki, "Filân adam fenalık etti, belâsını buldu."
Fe-Nun-Cim-Nun (1)
Fincan Kupa Hararetten kuruyan o mübarek ağzına sıcak bir fincan çay, birkaç damla su verebilse idim.
Fe-Nun-Nun (5) +
Fen İlim Zira, asrımızda kâinat fenleri ve maddî ilimler revaçta olup, yeni yetişen nesiller bu ilim ve fenleri okudukları,...
Fenni İlmî Eğer ecel-i fıtrîden evvel irade-i ezeliyenin izniyle bir maraz-ı haricî veya bir hadise-i muharrib olmazsa ve Sânii daha evvel onu bozmazsa, her halde, hatta fennî bir hesapla, bir gün gelecek ki;...
Fünun Fenler Fünun ve hikmetinin en incelikleriyle tanzim eder.
Mütefennin Fen alimi Mühim ve mütefennin bir adam bu sual ile bazı hocaları ilzâm ettiği bir suale muhtasar bir cevaptır.
Tefennün Fen öğrenme Elbette fünun-u hazırada tevağğulü derecesinde, istidadı içtihad-ı şer'î kabiliyetinden uzaklaşmış; ve ulûm-u arziyede tefennünü derecesinde, içtihadın kabulünden geri kalmıştır.
Fe-Nun-Ye (4) +
Fani (Faniye) Ölümlü Ve o fâni, beş on senelik cemâli bakîleştirmek için, meşrû bir tarzda istimâl ile o nimete şükredecek.
Fena Fanilik Fena adama iyisin iyisin denilse iyileşmesi ve iyi adama fenasın denildikçe fenalaşması çok vuku bulmuştur.
İfna Fani kılma Fakat bu nazik ve nazenin ve zîhayat olan eşcar ve nebâtat envâları ve çiçekleri ve vücuda lâyık ve hayata âşık ve bekàya müştak olan hayvânat taifelerini, mütemadiyen hiçbirini bırakmayarak ifnâlarında ...
Tefani Birbirinde fani olma Kardeşler arasında buna tefânî denilir.
Fe-He-Ra-Sin (1)
Fihris/Fihrist İçindekiler Fihrist risalesinin ikinci kısmıdır
Fe-He-Mim (7) +
Efham Fehimler Bu sırra binaendir: Esâlîb-i Arab'ta ukul-u beşere olan tenezzülât-ı İlâhiyye tâbir olunan müraât-ı efham ve mümâşât-ı ezhan, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânda cereyan etti.
Fehm/Fehim Anlayış, kavrama Elbette nev-i beşerin herbir tabakası, herbir âyât-ı Kur'âniyeden hissesini alacak ve âyât-ı Kur'âniye, her tabakanın fehmini tatmin edecek surette, ayrı ayrı ve müteaddit mânâları zımnen ve işareten bulunacaktır.
İfham Bildirme Hem cereyan-ı tecrî tabirinde gece gündüzün, kış ve yazın dönmelerindeki tasarrufât-ı muntazama-i acibeyi ihtar eder ve o ihtarda, rububiyetinde münferid bir Sâniin azamet-i kudretini ifham eder.
İstifham Sorma İstifham şekliyle müsavatı ifade etmekte ne mânâ vardır?
Mefhum Kavram Şu âyet, mefhum-u muvafık ile şöyle ferman ediyor:
Tefehhüm Anlama Delil bir olsa da, tarz-ı telâkki ve tarik-i tefehhüm ayrı ayrıdır.
Tefhim Anlatma Halbuki o hakaikin çoğunu, büyük âlimler "Tefhim edilmez" deyip, değil avâma, belki havassa da bildiremiyorlar.
Fe-Vav-Te (3) +
Fevt Kaybetme, kaçırma + Müsabaka olmaz, imtihan fevt olur.
Mütefavit Birbirinden farklı Hem o Kur'ân, mütefavit ve mükerrer suallerin cevabı olarak geldiği halde, nihayet imtizac ve ittihadı gösteriyor.
Tefavüt Birbirinden farklı olma + Herbir insanın bir nokta-i istinadı bulunduğuna nazaran, istinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder.
Fe-Vav-Cim (2) +
Efvacen Grup grup Eğer biz, doğru İslâmiyet'i ve İslâmiyet'e lâyık doğruluğu ve istikameti göstersek; bundan sonra efvacen efvacen dâhil olacaklardır.
Fevc Grup + Halbuki edyân-ı saire müntesipleri mutlaka fevc fevc, muhakeme-i akliye ile ve burhan-ı kat'î ile daire-i İslâmiyete dahil olmuşlar ve olmaktadırlar.
Fe-Vav-Dal (4)
Faide/Fayda Yarar Hakikat namına ve imanı kurtarmak ve bid'alardan muhafaza etmek hesabına ehemmiyetli üç dört fâidesi var:
Fevaid Faydalar ...ittiba-ı sünnetin maddî ve manevî fevâidi tâdad edilirken, akıl açılan kapılardan içeriye giriyor.
İstifade Fayda görme Aşağıda işiteceğin gibi, istifadede müzahemet ve münakaşa yoktur.
Müstefid Fayda gören ...cehaletimiz hasebiyle idrak edebildiğimiz kadar istifade ve istifâzaya çalışarak müstefid olabilmek, bizim için pek büyük bir nimettir.
Fe-Vav-Ra (2) +
Feveran Coşma, galeyana gelme Feveran eden efkâr-ı umumiye ile o aldatmalar ve mugalâtalar dağılacaktır.
Fevvar (Fevvare) Fıskiye Veyahut bir fevvareden, yani artezyenden elde edilen fayda ve netice ile; müteferrik su damlalarına havale edilmesinin nisbeti gibidir.
Fe-Vav-Ze (1) +
Fevz Kurtuluş + Bu hususta tesbih ve tahmidin ehem vazifeleri olduğunu anlayarak tevbelerini reddetmeyen Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet Hazretlerine istiğfara şitâb edip salâh ve felâh ve fevz-i necat yollarını tuttular.
Fe-Vav-Dad (2)
Fevza Kargaşa, anarşi Hattâ diyebiliriz, şimdiki zaaf-ı diyanet ve şeair-i İslâmiyetteki lâkaytlık ve içtihadattaki fevzâ, meşihatın zaafından ve sönük olmasından meydan almıştır.
Tefviz İşini (Allah'a) bırakmak Meselâ, tertib-i mukaddematta tefviz, tembelliktir.
Fe-Vav-Kaf (3) +
Faik Üstün ... şu meşhud intizam-ı fâik, şu rahmet içinde kusursuz hüsn-ü san'at ve misilsiz cemâl-i Rububiyet,...
Fevk (Fevkalade) Üst (Olağanüstü) + Tesanüdümüzden hasıl olan bir şahs-ı mânevînin fevkalâde ehemmiyet ve kıymeti ve üstadlığı ve irşadı, bize kâfidir.
Tefevvuk Üstün olma Zira, tarafgir bir muannid, kendi a'mâl-i hayriyesinde hasmına tefevvuk ister.
Fe-Vav-He (1) +
Fem (aslı Fah) Ağız + O fem-i mübarekinden çıkar gibi dinlemiş olursun.
Fe-Ye (1) +
Fi/Fî İçinde + Ve kozmoğrafyacı bir feylesofa, lâm'ı fî mânâsında şöyle ifham eder ki:
Fe-Ye-Ha (1)
Feyh Yaz sıcağı Yazın şiddet-i hararetine مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ denilmiştir.
Fe-Ye-Dad (7)
Faiz Riba O da hurmet-i ribâdır ve faizin bütün vesailini hayat-ı içtimaiyeden ref etmektir.
Feyyaz Feyiz veren; Sonsuz feyiz veren Allah (esma) Siz bu feyyaz eserleri okuyun, ...
Feyz/Feyiz Bolluk; manevi istifade ...Risale-i Nur talebelerinin Üstadlarına ve bazan birbirlerine yazdıkları ve Risale-i Nur'un mütalâasından aldıkları parlak feyizlerini ifade eden çok zengin bir mektup olup, ...
Füyuz (Füyuzat) Feyizler ...tarikatın ne demek olduğunu, matla-ı şems-i füyuzat ve menba-ı fevz-i necat olan,...
İfaza Feyz verme Dördüncü unsur ise, her asrın derece-i fehmine, edebî rütbesine, hem her asırdaki tabakata, derece-i istidat, rütbe-i kabiliyet nisbetinde ediyor bir ifaza-i nuranî.
İstifaza Feyz alma ...cehaletimiz hasebiyle idrak edebildiğimiz kadar istifade ve istifâzaya çalışarak müstefid olabilmek, bizim için pek büyük bir nimettir.
Tefeyyüz Feyizlenmek Elhak, pekçok tefeyyüz ettim.
Fe-Ye-Lam (1) +
Fil Bir hayvan + Ve keza bir sivrisineğin yaratılışı, san'atça filin hilkatinden dûn değildir.