Fe (ف) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
k Turker, Fe (ف) sayfasını Fe (ف) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler sayfasına yönlendirme olmaksızın taşıdı
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Arapça Kök Harflere Göre Kelimeler]]
[[Kategori:Arapça Kök Harflere Göre Kelimeler]]
Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Fe ({{Arabi|ف}}) ile başlayan Arapça listelenmiştir.
Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Fe ({{Arabi|ف}}) kök harfi ile başlayan Arapça listelenmiştir.


Toplam '''150''' kelime içerir.
Toplam '''150''' kelime içerir.

07.52, 2 Ekim 2024 tarihindeki hâli

Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Fe (ف) kök harfi ile başlayan Arapça listelenmiştir.

Toplam 150 kelime içerir.

Fe (ف) ile başlayan kelimeler
Kelime Anlamı Örnek Cümle
Fe-Elif-Ra (1)
Fare Bir hayvan Biri siyah renkte, diğeri beyaz renkte iki fare, o iki köke musallat olup kesiyorlar.
Fe-Te-Ha (8)
Fâtih Fetheden İlk İstanbul kadısı (hâkimi) olan Hızır Bey Çelebi'nin huzurunda, Haşmetli Padişah Fâtih ile bir Rum mimarı arasında şöyle bir muhakeme cereyan eder:
Fâtiha Kur'an'da Suresi; başlangıç Fâtiha-i Şerifenin bir muhtasar hülâsası
Fettâh/Fettâhiyet Allah'ın her şeyi açan anlamında ismi Hem Fettâh ve Musavvir isimlerinin tecellîleriyle...
Feth/Fetih Fethetme Binaenaleyh bilmiyorum, bu mes'ut hadiseyi şanlı bir zafer, şahane bir fetih, İlâhî bir kurtuluş, cihanşümul bir bayram diye mi vasıflandırayım?
Fütuhat Fetihler Öyleyse, imanı tehlikeye mâruz her adama, bütün küre-i arzın saltanatından daha fâideli bir saltanat, bir fütuhat kazandıran Risaletü'n-Nur,
İftitah Başlama Daha sonra, münafıkların mü'minleri istihzaya alan hakaret-âmiz sözlerini dinleyen sami'in zihni, mü'minlerin de bunlara karşı mukabelelerini işitip almak beklerken, ayetin iftitahı, açılışı "Allah" lafzıyla olmuş olmasında;...
Meftuhane (Medresede bir kitaba) başlarken verilen ziyafet. Memleketimizde medrese talebelerinden birisi bir kitabı bitirse veya başlasa bir tatlı veya yemek meftuhane veya mahtumane diye vermek âdettir.
Miftah Anahtar Fakat hepsinin bir miftah ile açılması mümkündür.
Fe-Te-Kaf (1)
Fetk Yarma, yarılma Sonra ikisinin de yapışıklıklarını izâle ve fetk ettik.
Fe-Te-Nun (3)
Fettân(e) Fesat veren O sahhare-i fettâne, din ve namus fazilet, hissiyat-ı meâli...
Fitne Karışıklık, fesat; imtihan Amma fitne ateşleri âfet halini alan bu zamanda,...
Meftun Tutkun, şaşkın ...İbn-i Sina ve Fârâbî gibi dâhiler, şâşaa-i suriyesine meftun olup, o mesleğe aldanıp o mesleğe girdiklerinden,...
Fe-Te-Ye (3)
Fetva Sorunun şer'î cevabı Anadolu aleyhinde çıkmış olan fetvâya ne dersin?
İstifta Fetva isteme İbni Hümam ve Fahrü'l-İslâm gibi zâtların ellerini tut, İmam-ı Şafiî'ye git, istiftâ et.
Müfti/Müftü Fetva veren ...ekser müftülerin ellerinde birer elmas kılıç hükmüne geçmeleri tarihine...
Fe-Cim-Elif (1)
Füc'eten Ansızın Füc'eten bir adam yanımda peydâ oldu.
Fe-Cim-Ra (4)
Fâcir Günahkar Şu âlemde çok görüyoruz ki; zâlim, fâcir, gaddar gayet refah ve rahat ile ömür geçiriyor.
Fecr/Fecir Sabah Firkatli ve gurbetli bir esarette, fecir vaktinde ağlayan bir kalbin ağlayan ağlamalarıdır
Füccar Günahkarlar Amma, füccar ve eşrar olan diğer güruh ise, hadd-i bulûğ ile şu âlem sarayına girdikleri vakit,...
Fücur Ahlaksızlık ...kuvve-i şeheviyenin fesadı ve ifrat ve tefriti olan humud ve fücurdan musaffâ olarak,...
Fe-Cim-Ayn (2)
Feci' Çok acıklı O altıncı asrın âhirlerinde Hülâgu felâketi gibi feci, dehşetli meşhur fitnenin...
Fâcia Çok acıklı olay ...gayet gaddârâne ve merhametsizcesine, meşhur faciaya sebebiyet vermişlerdir.
Fe-Ha-Elif (1)
Fehvâ Anlam, mana Van'da tesisine başlanan Medrese-i Zehranın tehiri, "Doktor hastaya elzemdir" fehvasıyla,...
Fe-Ha-Şın (5)
Fâhiş Fazla; ahlaka aykırı Süründürürse de fahişce etmesin.
Fâhişe Ahlaksız kadın Ve demiş: "Gecede tablalarla baklavalar, fâhişe ve namussuzlar yanına gidiyorlar."
Fevahiş Kötülükler; Fahişeler Hattâ bazan hakikatların güneşine bakmakta iken, gözünün önünde; onlardan lerzedar olduğun çok rezail ve fevahiş ve şetimler yağdıran muzlim bulutlar geçmeye başlarlar.
Fuhuş Ahlaksızlık İnsafsızlık, yalancılık, hırs, israf, fuhuş, hıyanet, gıybet, bunların hepsi Kur'ân tarafından en şiddetli sûrette takbih olunmuş ve bunlar reziletin ta kendisi tanınmıştır.
Tefahhuş Ahlaksız olma Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve serîütteessür olduğundan,
Fe-Ha-Lam (2)
Fahl Vasıta-yı nesil erkek hayvan Bülbüle nahli, fahli, ankebut ve nemli, yani arı ve vasıta-i nesil erkek hayvan ve örümcek ve karınca ve hevâm ve küçük hayvanların bülbüllerini kıyas et.
Fuhûl Önde gelen kişiler Diğer hakâikini fuhûl-u ulemânın kitaplarına havale ederim.
Fe-Ha-Mim (2)
Fahm Kömür Nuranî bir nar olur; bazı olur, bir nazar, fahmi elmas ediyor.
İfham İkna edip susturmak İşte, silsile-i hakaik olan şu âyâtın yüzer cevherlerinden, yalnız ifham ve ilzama dair birtek cevher-i beyanîsini icmâlen beyan ettik.
Fe-Hı-Ra (5)
Fahr/Fahir Övünme, iftihar Bugünlerde bir hikâye buna misal olabilir. Fahr olmasın, zaman-ı sabâvetimden beri üssü'l-esas-ı meslekim, ifrat ve tefritle hakaik-i İslâmiyete sürülen lekeleri temizlemek ve o elmas gibi hakikatlerine saykal vurmak idi.
Fâhir/Fâhire Kıymetli, şa'şalı, iftihar edilecek değerde Meselâ, nasıl ki murassâ ve müzeyyen bir elbise-i fâhireyi biri sana giydirse...
Fahrî Ücretsiz, karşılıksız ...hamiyet-i İslâmiyeye mâlik mümtaz avukatlar, Risale-i Nur'un fahrî avukatı olmak...
İftihar Övünme ...tabirinde âciz olduğumuz ve mezun olmadığımız şuûnât-ı İlâhiyeyi "memnuniyet-i mukaddese," "iftihar-ı kudsî" ve "lezzet-i mukaddese" gibi isimlerle işaret edilen maânî-i rububiyettir ki, ...
Tefâhur Övünme Meselâ, bir şahıs, kendi namına hazm-ı nefs eder, tefahur edemez.
Fe-Dal-Ye (3)
Fedâ(kar) Bir şey uğrunda değerli şeyden vazgeçme Eğer sen fâni vücudunu, o vücudu sana veren Hâlıkın yolunda feda etsen, balarısı gibi olursun, hadsiz bir nur-u vücut bulursun.
Fedâî Serdengeçti Yani, Hazret-i Ali (r.a.) gibi fedai bir hizmetkârı ve veziri olurdum.
Fidye Esaretten kurtulma bedeli Hem, nakl-i sahih ile, Gazve-i Bedir'de, Hazret-i Abbas Sahabelerin eline esir düştüğü vakitte, fidye-i necat istenilmiş.
Fe-Zel-Lam-Kef (1)
Fezleke Hülasa, özet Gerek Kur'ân-ı Kerim olsun, gerek tefsiri olan hadîs-i şerif olsun, her fenden, her ilimden birer fezleke almışlardır.
Fe-Ra-Cim (3)
Ferc Cinsellik Âyâ, zannediyor musunuz ki, vazife-i hayatınız yalnız terbiye-i medeniye ile güzelce muhafaza-i nefis etmek, ayıp olmasın, batın ve fercin hizmetine mi münhasırdır?
Ferec Sıkıntıdan sonra ferahlık Biz ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz—fakat kâfirlerin kılıcıyla değil!
Fürce Aralık, fırsat ...hiçbir zulmet, hiçbir dalâlet, hiçbir şüphe ve rayb, hiçbir hile içine girmeye ve daire-i ismetine duhule fürce bulamaz.
Fe-Ra-Ha (3)
Ferah Gönül açıklığı Nurlarla ya okumak veya okutmak veya yazmak suretindeki meşguliyet, tecrübelerle kalbe ferah, ruha rahat, rızka bereket, vücuda sıhhat veriyor.
Müferrah Ferahlamış ...yeniden Abdurrahman dünyaya gelmiş kadar beni müferrah etti.
Tefrîh Ferahlandırma Bütün sadâlar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş'esinden neş'et eden nağamattır.
Fe-Ra-Dal (7)
Efrad Fertler Nasıl ki, her mâhiyette bazı hârikulâde efrad veya o nev'in nihayet derecede tekemmül etmiş bir fert veya her fert için acip şeraiti câmi harika bir zaman bulunur ki,...
Ferd Kişi; Allah'ın ismi Ve öyle bir küllîdir ki, herbir cüz, bir ferd hükmüne geçip, birtek ferde rububiyetini dinlettirmek, umum o küllîyi musahhar etmekle olabilir.
Ferîd(e) Benzersiz O zamanlar bir cihette ferdiyet zamanı olduğundan, hikmet-i Rabbaniye onlar gibi feridleri ve kudsî dâhileri ümmetin imdadına göndermiş.
İnfirad Tek kalma Öyleyse, istiklâl ve infirad, ulûhiyet için zâtî hassalardır.
Müfred Tekil Zulümatın aksine, ra'd ve berkin müfred sigasıyla zikirleri neye işarettir?
Müfredat Basit şeyler Sonra o müfredat, mürekkebat-ı mütesaide içinde seyr-i sülûk ile urûc ettikten sonra, pek garib nakışlarla süslenerek rücu' ile nüzûl edip, ayrı bir tarzda yine Nakkaş-ı Ezelî'nin vücub-u vücuduna şehadet ediyorlar.
Teferrüd Ayrılma; sivrilme Eğer dâiye-i teferrüd, ihtilâf, hodfuruşluk, meyl-ül ağalık, milleti istihdam, aldanmak ve aldatmak, sun'î Kürtlük muktezasından gösterilse; şâhid olunuz, o Kürtlükten istifamı veriyorum
Fe-Ra-Dal-Sin (1)
Firdevs Cennet Sen, âdi odun parçası gibi bir çekirdek iken, o firdevs salkımlarını bilfiil kendi malın gibi hiss-i kablelvuku ile hissedip hodfuruşluk ederdin.
Fe-Ra-Ra (3)
Firar Kaçma Rusça bilmediğim halde firar ettim.
Firari Kaçak Rusça bilen en cesur ve en kurnaz adamların muvaffak olamadıkları çok teshilât ve çok kolaylıkla, o uzun firarî seyahati bitirdim.
Mefer Kaçılacak yer Elde ettin şaheserle zuhr-i yevmi’l-mefer.
Fe-Ra-Ze (2)
İfraz Dışarı atmak Binaenaleyh, istidad-ı habis ve kabil-i ıslâh olmayan adamları zaten cism-i devlet def-i tabiî ile ifraz edecektir.
Müfreze Birlikten ayrı geçici askerî kol Yolda, Bediüzzaman ve talebelerine yakın bir alâka duyan müfreze kumandanı Ruhi Bey kelepçeleri çözdürüyor.
Fe-Ra-Sin (3)
Feraset Zihin uyanıklığı Ehl-i feraset, bazan keramet gibi geldiğini beyan eder.
İftiras Avını parçalama Vicdan-ı içtimaiyen olmazsa insaniyetine bak, böyle canavarvarî iftirasa iştah gösterir mi?
Müfteris Vahşi Menfaat üzere çarhı kurulmuş olan siyaset-i hazıra müfterisdir, canavar.
Fe-Ra-Sin-Hı (1)
Fersah 3 millik uzaklık ölçüsü Belki câmi-i ahlâk-ı hasene olan hakikat-ı İslâmiyenin ve istidad-ı fıtrînin ve feyz-i imanın ve şiddet-i açlığın hazma verdiği teshil yardımıyla fersah fersah geçeceğiz.
Fe-Ra-Şın (3)
Ferş Zemin; yeryüzü ...ferşten Arşa kadar mevcudatı âyine şeklinde görmeyen adama "Kulak ver, herkesten kelâmullahı işitirsin" desen,...
Firaş Döşek Ve keza firaş tabirinden anlaşılıyor ki arz, ...
Tefriş Döşeme Yani arzın tefrişine sebep, yani vesile, insandır.
Fe-Ra-Sad (1)
Fırsat Uygun durum ve zaman Risale-i Nur bir vesile-i def-i belâdır; ta'tile uğradıkça belâ fırsat bulup gelir.
Fe-Ra-Dad (5)
Fariza Allah'ın emri Ben de o noksan fehmimle eski Harb-i Umumîde fariza-i cihadda avcı hattında ne kadar fırsat buldumsa kalbime tulû eden nükteleri yazıyordum.
Farz Allah’ın emri olduğu kesin bir delille sâbit olan Farzlarını yapan, kebireleri işlemeyen, kurtulur.
Faraza Farz edelim ki ...şu gûna-gûn ve rengârenk çiçeklerin elvânı faraza lisana gelseler, herbiri "Güneş benim gibidir" veyahut "Güneş benim" diyeceklerdir.
Feraiz Farzlar Şu kısa tarikin evrâdı, ittibâ-ı sünnettir; ferâizi işlemek, kebâiri terk etmektir.
Mefruz Farz edilenler O mefrûzdan öyle müthiş noktalar gelir; değil i'caz-ı belâgat belki bütün meziyeti mahveder...
Fe-Ra-Tı (4)
Fart Aşırılık Niçin Şialar, hususan Râfızîler o muhabbetten istifade etmiyorlar, belki işaret-i Nebeviye ile o fart-ı muhabbete mahkûmdurlar?
İfrat Çokta aşırılık Siyer-i Seniyyesi kat'î bir surette gösterir ki, her hareketinde istikamet ve itidal üzere gitmiş, ifrat ve tefritten içtinap etmiştir.
Müfrit İfrata kaçan Fakat Demokrata karşı eski partinin müfrit ve mason veya komünist mânâsını taşıyan kısmı, iki müthiş darbeyi Demokratlara vurmaya hazırlanıyorlar.
Tefrit Azda aşırılık Siyer-i Seniyyesi kat'î bir surette gösterir ki, her hareketinde istikamet ve itidal üzere gitmiş, ifrat ve tefritten içtinap etmiştir.
Fe-Ra-Ayn (6)
Fer' Dal, şube, ikincil Demek, kader ve icad-ı İlâhî, mebde' ve müntehâ, asıl ve fer', illet ve neticeler itibarıyla şerden ve kubuhtan ve zulümden münezzehtir.
Füru' Fer'ler ...pek çok fürûların tohumlarını mutazammın ve pek çok ahkâma me'haz ve pek çok maânîye ve vücuh-u muhtelifeye delâlet etmektir.
Füruat Füru'lar Hayat-ı içtimaiyeye ve füruat-ı şer'iyeye dair ekser ahkâmlar, Havariyun ve sair rüesa-yı ruhaniye tarafından teşkil edildi.
Teferru' Dallanma Bu cümlenin evvelki cümleden teferru' ve teşa'ub ettiğini ifade eden...
Teferruat Ayrıntılar Kur'ân'a mahsus emsalsiz bir tarz-ı beyanla, birden o cüz'î teferruat hâdisesi içinde...
Fer'î/Fer'iye İkincil Mesele-i İmamet bir mesele-i fer'iye olduğu halde,...
Fe-Ra-Ayn-Nun (2)
Fir'avn/Firavun Mısır hükümdarı ...umum Firavunların, tenasuh fikrine binaen,...
Tefer'un Firavunlaşmak Cüz-ü ihtiyarî, seyyiâta merci olmak içindir ki, akideye dahil olmuş; yoksa mehâsine masdar olarak tefer'un etmek için değildir.
Fe-Ra-Ğayn (5)
Fâriğ Vazgeçmiş; çıkmış İmamın namazdan fariğ olduğunda nasıl yüzünü cemaate çevirir, bizim girdiğimiz tarafa doğru zât-ı Risalet dönmüşler.
Feragat Vazgeçme ...harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için siyaset âlemindeki vaziyetten feragat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.
İfrağ Başka şekle sokma Bu hali gören, geçliğine ve şiddet-i ihtiyacına intikal ettiğinden, meşhur deveranın sırrıyla ve tevehhümün tasarrufatıyla bir muâşaka ve mükâleme suretine ifrağ eder.
Tefriğ Vazgeçirme; boşaltma Aynı zamanda bu nida, ihzar eylemek; ve muhatabları harekete getirmek; ve onları tarif etmek; ve hem onları tefriğ etmek (yani kötü huy ve seyyiattan boşaltmak) ...
İstifra(ğ) Kusma Mübarek elini onun göğsüne koydu. Birden çocuk istifrâ etti.
Fe-Ra-Fe-Ra (1)
Farfara Ağzı kalabalık, şamatacı O Vekilin o farfaralı telâşı, zaafına ve tam korkusuna delâlet eder.
Fe-Ra-Kaf (16)
Afrika Kıta İşte Afrika, biraderini tanımayarak öldürdü, şimdi vâveylâ ediyor.
Fârik(a) Ayıran ...ve herbirine karşı o tek yüzde birer alâmet-i farika koymayan ve o küçük yüzde hadsiz alâmet-i farika bırakmayan bir sebep, birtek insanın yüzündeki hâtem-i vahdâniyete icad cihetiyle el uzatamaz.
Fâruk Hak ile batılı ayıran Bir iki gün sonra, Hazret-i Ömer ibnü'l-Hattab imana geldi ve İslâmiyeti ilân ve i'zaz etmeye vesile oldu, "Faruk" ünvan-ı âlisini aldı.
Fark Başkalık Fakat ehl-i vahdetü'ş-şuhudun meşrebi fark ve sahvdır.
Ferik Askeriyede fırka kumandanı Nasıl ki bir nefer, bayram gibi bir yevm-i mahsusta, ferik dairesinde, bir ferik gibi padişahın bayramına gider ve lütfuna mazhar olur.
Fırak Fırkalar Evet, şu diyanetsizlik Avrupa medeniyetinin içyüzünü öyle karıştırmış ki, o kadar fırak-ı fesadiyeyi ve ihtilâliyeyi tevlid etmiş.
Fırka Gurup, parti Nasıl ki bir ordu fırkalara, fırkalar alaylara, alaylar taburlara, bölüklere, tâ takımlara kadar tefrik edilir.
Firak Ayrılık İşte, ey benim gibi ihtiyarlık münasebetiyle pek çok dostların firak acılarını çeken ihtiyar ve ihtiyareler!
Firkat Ayrılık Bütün zîhayatlara acır, hattâ güzel ve zevâle maruz bütün mahlûkata bir rikkat ve bir firkat hisseder;
Furkan Hak ile batılı ayıran; Kur'an Furkan-ı Mübînden tam bir feyiz alan ve emsâli görülmemiş bir şâheser olduğunu anladım.
İftirak Ayrılık İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder.
Mufarakat Ayrılık Mufarakat-i umumiye hengâmında olan harab-ı dünyadan haber veren âhirzaman hâdisâtı içinde...
Müteferrik(a) Ayrılmış; muhtelif Müteferrik ve kısa, fakat çok lüzumlu ve mühim hakikatlardan bahseder.
Tefarik Koku; kısım, parça ...dört aydan beri devam eden "tefarik" namında Üstadımızın bir kokusu bugün bitmişti.
Tefrik Ayırma Nasıl ki bir ordu fırkalara, fırkalar alaylara, alaylar taburlara, bölüklere, tâ takımlara kadar tefrik edilir.
Tefrika Bölüm; ikilik İhtilâf u tefrika endişesi / Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
Fe-Ra-Kaf-Dal (1)
Ferkadân 2 kutup yıldızı Evet oturmuş Furkân, bir fark-ı ferkadan.
Fe-Ra-Nun (1)
Fırın Pişirme yeri Ben de o fırının dairesindeyim ve ayak üzereyim.
Fe-Ra-Ye (2)
İftira Bir kimseye aslı olmayan bir suç yükleme Üçüncü iftirası: O iftira eden gazete başka birisinin diliyle diyor ki:
Müfteri İftira eden Hem müfteri, yalancı, itikadsız bir adam, müddet-i ömründe daima en sadık, en emin, en mutekid bir zâtın keyfiyetini ve vaziyetini en müdakkik nazarlara karşı telâşsız göstersin, dâhilerin nazarında tasannuu saklansın?
Fe-Sin-Te (1)
Fistân Süslü (kadın) elbise(si) ...ve tavuğun ve kuşun fistanlarını ve çarşaflarını tazelendirdiği gibi, ...
Fe-Sin-Hı (2)
Fesh/Fesih Bozma, iptal etme Lâkin Meclis feshedildi.
Tefessüh Bozulma ...belki kendinde kemâlâta medar olacak bir vicdan bulunmaz, tefessüh eder.
Fe-Sin-Dal (5)
Fâsid(e) Bozulmuş Gazeteler iki kıyas-ı fâsid cihetiyle ve haysiyet kırıcı bir neşriyatla ahlâk-ı İslâmiyeyi sarstılar.
Fesâd Bozukluk, fitne Ye'cüc ve Me'cüc, ehl-i garet ve fesad ve ehl-i hadâret ve medeniyete, ecel-i kaza hükmünde iki tâife-i mahlûkullahtır.
İfsad Bozma ...Kur'ân hakikatine ve iman hakikatlerine her vesileyle hücum eden ve çok şekillere giren bir gizli ifsad komitesine karşı,...
Mefsedet Bozukluklar, ahlaksızlıklar Demek, nev-i beşerin en büyük hasenesi sensin ki, onların mefsedetlerini setrediyorsun.
Müfsid Bozan, bozucu Hiçbir müfsid ben müfsidim demez.
Fe-Sin-Ra (4)
İstifsar Açıklama isteme Acaba Cenâb-ı Hak, istifsarlarına nasıl cevap verdi ve taaccüplerini ne ile izale etti?
Müfessir Tefsir eden Müfessir-i azîm olan zamanın taht-ı riyasetinde, herbiri bir fende mütehassıs, muhakkikîn-i ulemadan müntehap bir meclis-i meb'usan-ı ilmiye teşkiliyle, meşveretle bir tefsiri telif etmekle sair tefasirdeki münkasım olan mehasin ve kemâlâtı mühezzebe ve müzehhebe olarak cem etmelidirler.
Tefasir Tefsirler Müfessir-i azîm olan zamanın taht-ı riyasetinde, herbiri bir fende mütehassıs, muhakkikîn-i ulemadan müntehap bir meclis-i meb'usan-ı ilmiye teşkiliyle, meşveretle bir tefsiri telif etmekle sair tefasirdeki münkasım olan mehasin ve kemâlâtı mühezzebe ve müzehhebe olarak cem etmelidirler.
Tefsir Açıklama Müfessir-i azîm olan zamanın taht-ı riyasetinde, herbiri bir fende mütehassıs, muhakkikîn-i ulemadan müntehap bir meclis-i meb'usan-ı ilmiye teşkiliyle, meşveretle bir tefsiri telif etmekle sair tefasirdeki münkasım olan mehasin ve kemâlâtı mühezzebe ve müzehhebe olarak cem etmelidirler.
Fe-Sin-Kaf (3)
Fısk Fenalık, ahlaksızlık Fısk sebebiyle, fâsıklar hakkında nûr nâra, ziya zulmete inkılâp eder.
Fâsık Ahlaksızlık yapan O gıybet edilen adam fâsık-ı mütecahirdir.
Tefsik Fıskla itham etme Bir sâlih âlim, kendi fikr-i siyasisine muvafık bir münâfıkı hararetle senâ etti ve siyasetine muhalif bir salih hocayı tenkit ve tefsik etti.
Fe-Sad-Lam (15)
Fasıl/Fasl Bölüm; Mevsim O kitabın bütün sûreleri, âyetleri ve kelimatları, hattâ harfleri ve babları ve fasılları ve sahifeleri ve satırları...
Fâsıl Ayıran, bölen Belki, tamam-ı nehara nispeten vakt-ı ısfırar gibidir—eğerçi binler sene de fâsıl olsa...
Fâsıla Ara, aralık; Ayet sonu Âhirki satırın başında yalnız ve bazı üç harfli kısa bir kelime, fasıla ile yirmi beş tam tevafukla tam ortadaki elli beşin tam tevafukuna zammedilince,...
Fasîle Takım, Familya Demek envâının fasîleleri ve umum a'râzının havâss-ı mümeyyizeleri bizzarure adem-i sırftan muhteradırlar.
Faysal Kesin karar ... ittifakî meselelerde musaddıkane onları tezkiye ediyor, ihtilâfî meselelerde musahhihâne onlara faysal oluyor.
Fevasıl Fasılalar Kur'ân kâinatta tefekküre emir verdiği gibi, fevâidi tezkâr ve ni'metleri tâdât eden âyâtın fevâsıl ve hâtimelerinde galiben akla havale ve vicdanla müşaverete sevk etmek için...
Fussilet Ayırt Edilmiş; Sure Adı (Rumuzat-ı Semaniye (tablo))
Fusul/Fusül Fasıllar İşte, şu kâinattaki raks ve deveran, seyr ü cevelân ve temâşâ-i tesbihfeşan ve fusul-ü erbaa ve gece-gündüzdeki seyeran gibi ef'al, eğer vahdete verilse, ...
İnfisal Ayrılma ...metâını ve muamelât defterlerini topladığı gibi, elbette o memur bir vakit o memuriyetten infisal edecektir.
Mafsal Eklem Eğer bu hakikata bir misal istersen, kendi bedeninin eğri büğrü mafsallarına ve elinin parmaklarına bak!
Mufassal Ayrıntılı ...bu mücmel hakikati tam vazıh ve mufassal, aynelyakîn müşahede ettim.
Mufassalan Ayrıntılı şekilde Nasıl ki, "memleket-i İslâmiye hâkimi" tabirinden sonra, "Anadolu, Asya ve Afrika hâkimi" tâbiri haşmet-i saltanatı mufassalan gösterir.
Tafsil Ayrıntılı açıklama Sonra ulvî ve süflî tabakata ve dallara ayırıp, kaza ve kader desâtiriyle tafsil ve tasvir etti.
Tafsilat Tafsiller Gücenme, tafsilat veremiyorum.
Tafsilen Ayrıntılı şekilde açıklayarak Otuz üç adet Sözlerde tafsilen halledilmiştir.
Fe-Kaf-Ra (8)
Fakir Yoksul Bir bedevi yalnız dört şeye muhtaç iken; medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir.
Fakirane Fakir şekilde Hem öyle fakirâne, öyle hazinâne, öyle mahbubâne, öyle müştakâne, öyle tazarrukârâne niyaz ediyor ki, bütün kâinatı ağlattırıyor, duasına iştirak ettiriyor.
Fakr Fakirlik Nihayetsiz bir fakr ve hadsiz bir ihtiyaçtan dehşetli bir çıban duruyor.
Fıkra Kısa yazı, bahis Şu fıkra, hakikî ve birinci bir kardeşimiz olan Hakkı Efendinindir.
Fukara Fakirler Fukara aczi, avamın fakrı, sebeb-i merhamet ve ihsan iken, esarete, mahkûmiyetlerine müncer olmuştur.
İftikar Fakirliğini bilme ve gösterme ...meşru rızık, iktidar ve ihtiyarın derecesine göre değil, belki acz ve iftikarın nisbetinde geliyor.
İftikarat İftikarlar İftikarâtı ve ihtiyâcâtı öyle şeylere var ki, en ednâsına o şeyin eli yetişmediği, en küçük matlubuna o şeyin kuvveti kâfi gelmediği bir halde, ...
Zülfikar Hz. Ali'nin 2 parçalı kılıcı Bu acib asırda ehl-i iman, “Risale-i Nur”a ve ehl-i fen ve mektep muallimleri “Asâ-yı Musa”ya şiddetle muhtaç oldukları gibi hâfızlar ve hocalar dahi “Zülfikar”a şiddetle muhtaçtırlar.
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()
Fe-- ()