Hacer-ül Esved: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
"Kategori:Nesne Kategori:Cemadat thumb|left '''Hacer-ül Esved''' Kâbe’nin güneydoğu köşesine tavafın başlan..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu
 
Turker (mesaj | katkılar)
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 10 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Nesne]]
[[Kategori:Cemadat]]
[[Kategori:Cemadat]]
[[Dosya:Dosya:Hacerülesved.jpg|thumb|left]]
[[Kategori:Hac]]
'''Hacer-ül Esved''' Kâbe’nin güneydoğu köşesine tavafın başlangıç noktasını belirlemek amacıyla yerleştirilen taş el-Hacerü’l-esved terkibi Arapça’da “siyah taş” anlamına gelir. Yerden 1,5 m. kadar yükseklikte bulunan, yaklaşık 30 cm. çapında ve yumurta biçimindeki bu taşın siyaha yakın koyu kırmızı renkte olması sebebiyle böyle adlandırıldığı anlaşılmaktadır. Hz. İbrâhim tarafından Kâbe’nin inşası esnasında tavafın başlangıç noktasını belirlemek amacıyla yerleştirildiğ Hacerülesved’in cennetten indirildiği, Nûh tûfanı sırasında Ebû Kubeys dağında korunduğu ve Hz. İbrâhim’in Kâbe’yi inşası esnasında oradan getirilerek yerine konulduğu ifade edilmektedir.Kâbe’nin zaman içinde sel ve yangın gibi çeşitli âfetlere, ayrıca insanların saldırılarına mâruz kalmasının sonucunda Hacerülesved’de bazı hasarlar ve parçalanmalar meydana gelmiş, ancak her defasında bu parçalar büyük bir titizlikle yerlerine yapıştırılarak korunmaya çalışılmıştır. Mekke’den çıkarılan Cürhümlüler’in sakladığı Hacerülesved, uzun süren aramalardan sonra bulunarak tekrar yerine konmuştur. Hz. Muhammed henüz otuz beş yaşında iken Kâbe’nin Kureyşliler tarafından yeniden inşası sırasında Hacerülesved’in yerine yerleştirilmesi hususunda kabileler arasında anlaşmazlık çıkmış, bu şerefli görevi hiçbir kabile diğerine bırakmak istememişti. Bunun üzerine Kureyşliler’in en yaşlısı Ebû Ümeyye b. Mugīre’nin teklifiyle belirlenen bir yöntem sonunda hakem kabul edilen Hz. Muhammed, Hacerülesved’i bir örtü içine koyarak bütün kabile reislerinin iştirakiyle kaldırmış, yerleştirileceği yerin hizasına gelince de bizzat kendisi bu görevi yerine getirmişti. (930) Karmatî lideri Ebû Tâhir el-Cennâbî Mekke’de yaptığı katliam ve yağma sırasında Hacerülesved’i yerinden sökerek Hecer’e götürmüştür. Böylece Kâbe uzun bir süre Hacerülesved’siz kalmış, ancak hacılar tavaf esnasında Hacerülesved mevcutmuş gibi bulunduğu yeri istilâm ederek (aş.bk.) tavaflarını yapmışlardır. Nihayet bir rivayete göre Fâtımî Halifesi Mansûr-Billâh’ın emriyle, diğer bir rivayete göre ise Abbâsî Halifesi Mutî‘-Lillâh’ın 30.000 dinar fidye ödemesi üzerine Hacerülesved Mekke’ye getirilerek (339/950-51) yerine yerleştirilmişBu taşa ait küçük bir parça Kanûnî Sultan Süleyman döneminde bir hadım ağası tarafından İstanbul’a getirilmiş ve türbe kapısının üst tarafına konulmuşturHanefî mezhebine ve İmam Mâlik’e göre tavafa Hacerülesved’den başlanması sünnet, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezhepleriyle Hanefî fakihi Muhammed b. Hasan’a göre ise şarttır. avafta Hacerülesved’in hizasına gelindiğinde elle dokunma, öpme ya da elleri havaya kaldırıp tekbir getirerek onu uzaktan selâmlama anlamında bir fıkıh terimi.<ref>https://islamansiklopedisi.org.tr/hacerulesved</ref>
[[Dosya:Hacerülesved.jpg|thumb|left]]
'''Hacer-ül Esved''' tavafın başlangıç noktasını belirlemek amacıyla Kâbe’nin güneydoğu köşesine yerden 1,5 m. kadar yükseklikte yerleştirilen, yaklaşık 30 cm. çapında ve yumurta biçimindeki olan, asırlar içinde parçalanıp bugün 9 parça halinde olduğu için gümüş bir muhafaza içinde korunan ve siyaha yakın koyu kırmızı renkte olması sebebiyle Arapça’da “siyah taş” anlamında isimlendirilen bir taştır. Cennetten indirildiği, Nûh tûfanında Ebû Kubeys dağında korunduğu ve Hz. İbrâhim’in Kâbe’yi inşası esnasında oradan getirilerek yerine konulduğu ifade edilmektedir. Zaman içinde sel, yangın ve insanların saldırıları nedeniyle hasar görüp parçalanmıştır. Peygamberimizden önce Mekke’den çıkarılan Cürhümlüler alarak saklamış, uzun aramalardan sonra bulunarak tekrar yerine yerleştirilmiştir. Hz. Muhammed 35 yaşında iken Kâbe Kureyşliler tarafından yeniden inşa edilirken yerine yerleştirilmesi hususunda kabileler anlaşamamış, kapıdan giren ilk kişi olduğu için hakem kabul edilen Hz. Muhammed (SAV), Hacerülesved’i bir örtü içine koyarak bütün kabile reislerinin iştirakiyle kaldırmış ve kendi eliyle yerine koyarak büyük bir ihtilafı önlemiştir. 930'da Karmatîler Hacerülesved’i sökerek götürmüş, 20 sene sonra 30.000 dinar fidye ödenerek yerine konulmuştur. Türkiye'deki en büyük parçası Süleymaniye Külliyesi içindeki Kanuni Sultan Süleyman Türbesi'nin giriş kapısının üzerindeki saçağın altında, diğeri Edirne Eski Cami'dedir. Ayrıca Kanuni tarafından İstanbul'a getirildiği bilinen Hacer-ül Esved taşından kopan 4 parça Mimar Sinan tarafından Kadırga'daki Sokullu Mehmet Paşa Camisinin giriş kapısı üzerindeki mermer taşların ortasına, mihrabın üst kısmına, minbere giriş kapısının üzerine ve minber kubbesinin altına yerleştirildi.<ref>https://www.aa.com.tr/tr/yasam/bu-camide-hacer-ul-esvedin-parcalarina-dokunmak-mumkun/1156505</ref>
 
Tavafa Hacerülesved’den başlanır, şavtlar sırasında Hacerülesved’in hizasına gelindiğinde elle dokunularak, öpülerek ya da eller havaya kaldırılıp tekbir getirilerek uzaktan selâmlanır (istilam).<ref>https://islamansiklopedisi.org.tr/hacerulesved</ref> Bediüzzaman imanın tercümanı olan kelimeyi şehadeti mübarek "Hacerü’l-Esved’e tevdi edip emanet bırakıyorum" der ve mü'minlerin şehadetlerinin Hacerü’l-Esved’e muhafaza için tevdi ettirilmesinden bahseder. Kabe'yi ittihad-ı İslâmın hacer-ül esvedi olarak adlandırır. Eskiden müslümanlar bir adet olarak, bir eserin makbuliyetini anlamak için söz konusu eseri Hz. Peygamberin kabrinin üzerine koyup beklermiş. Zaman geçmesine rağmen eser orada durmaya devam ederse bunu o eserin ve müellifinin makbuliyetine emare olarak görürlermiş. Asa-yı Musa risalesi de bu şekilde hacılar tarafından konulmuş, durmaya devam ettiği görülmüş, bu durum Risalelerin ve Bediüzzaman'ın makbuliyetine emare olarak görülmüş ve Zülfikar mecmuası da hürmeten Hacer-ül Esved'in üzerine konulmuştur.


==Bilgiler==
==Bilgiler==
16. satır: 18. satır:
([[Risale:19._Mektup#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Misal_4|Mektubat, 19. Mektup, 11. İşaret, 3. Misal]])
([[Risale:19._Mektup#.C3.9C.C3.A7.C3.BCnc.C3.BC_Misal_4|Mektubat, 19. Mektup, 11. İşaret, 3. Misal]])
----
----
Onda dahi rûy-i zemin mescidinde, Kâbe-i Mükerreme etrafında dairevî saflar içinde kendimi gördüm. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ dedim. Benim bu kadar şefaatçilerim var; benim namazda söylediğim her bir sözü aynen söylüyorlar, tasdik ediyorlar. Madem hayalen bu perde açıldı; Kâbe-i Mükerreme mihrab hükmüne geçti. Ben bu fırsattan istifade ederek o safları işhad edip tahiyyatta getirdiğim اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ olan imanın tercümanını mübarek Hacerü’l-Esved’e tevdi edip emanet bırakıyorum derken, birden bir vaziyet daha açıldı.
Onda dahi rûy-i zemin mescidinde, Kâbe-i Mükerreme etrafında dairevî saflar içinde kendimi gördüm. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ dedim. Benim bu kadar şefaatçilerim var; benim namazda söylediğim her bir sözü aynen söylüyorlar, tasdik ediyorlar. Madem hayalen bu perde açıldı; Kâbe-i Mükerreme mihrab hükmüne geçti. Ben bu fırsattan istifade ederek o safları işhad edip tahiyyatta getirdiğim اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ olan imanın tercümanını mübarek '''Hacerü’l-Esved'''’e tevdi edip emanet bırakıyorum derken, birden bir vaziyet daha açıldı.


([[Risale:29._Mektup#Alt.C4.B1nc.C4.B1_N.C3.BCkte|Mektubat, 29. Mektup, 1. Kısım, 6. Nükte]])
([[Risale:29._Mektup#Alt.C4.B1nc.C4.B1_N.C3.BCkte|Mektubat, 29. Mektup, 1. Kısım, 6. Nükte]])
----
----
Ve keza o habbe-i kalp için pek çok hizmetçi vardır ki o hâdimler kalbin hayatıyla hayat bulup inbisat ederlerse kocaman kâinat onlara tenezzüh ve seyrangâh olur. Hattâ kalbin hâdimlerinden bulunan hayal –mesela– en zayıf en kıymetsiz iken, hapiste ve zindanda kayıtlı olan sahibini bütün dünyada gezdirir, ferahlandırır. Ve şarkta namaz kılanın başını Hacerü’l-Esved’in altına koydurur. Ve şehadetlerini Hacerü’l-Esved’e muhafaza için tevdi ettirir.
Ve keza o habbe-i kalp için pek çok hizmetçi vardır ki o hâdimler kalbin hayatıyla hayat bulup inbisat ederlerse kocaman kâinat onlara tenezzüh ve seyrangâh olur. Hattâ kalbin hâdimlerinden bulunan hayal –mesela– en zayıf en kıymetsiz iken, hapiste ve zindanda kayıtlı olan sahibini bütün dünyada gezdirir, ferahlandırır. Ve şarkta namaz kılanın başını '''Hacerü’l-Esved'''’in altına koydurur. Ve şehadetlerini '''Hacerü’l-Esved'''’e muhafaza için tevdi ettirir.


([[Risale:Habbe#2._Par.C3.A7a|Mesnevi Nuriye, Habbe, 2. Parça]])
([[Risale:Habbe#2._Par.C3.A7a|Mesnevi Nuriye, Habbe, 2. Parça]])
----
----
Risale-i Nur’un diğer eczalarıyla beraber Denizli ve Ankara Mahkemelerinde beraet verilip kaziye-i muhkeme haline gelerek iade edildiği ve iki defa Temyiz Mahkemesi beraet ettirdiği halde ve Mısır, Şam, Halep, Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere gibi âlem-i İslâm’ın mühim merkezlerinde fevkalâde bir takdir ve tahsine mazhar olan ve makbuliyetine hürmeten Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın kabr-i şerifi ve Hacerü’l-Esved üzerine konulan bu eserler hakkındaki bu müthiş muamele, Halk Partisinin yaptığı diğer azîm cürümleri gibi tarihte emsali görülmemiş bir cinayettir.
Risale-i Nur’un diğer eczalarıyla beraber Denizli ve Ankara Mahkemelerinde beraet verilip kaziye-i muhkeme haline gelerek iade edildiği ve iki defa Temyiz Mahkemesi beraet ettirdiği halde ve Mısır, Şam, Halep, Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere gibi âlem-i İslâm’ın mühim merkezlerinde fevkalâde bir takdir ve tahsine mazhar olan ve makbuliyetine hürmeten Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın kabr-i şerifi ve '''Hacerü’l-Esved''' üzerine konulan bu eserler hakkındaki bu müthiş muamele, Halk Partisinin yaptığı diğer azîm cürümleri gibi tarihte emsali görülmemiş bir cinayettir.


([[Risale:Birinci_Kısım_Mektuplar_(Emirdağ-2)#19._Par.C3.A7a|Emirdağ Lahikası 2]])
([[Risale:Birinci_Kısım_Mektuplar_(Emirdağ-2)#19._Par.C3.A7a|Emirdağ Lahikası 2]])
----
----
İşte Anadolu’nun her tarafında hârika bir kuvvet-i imaniye ile fevkalâde bir fedakârlıkla bu milletin iman ve İslâmiyet’ine hizmet edip cebbarlar saltanatının esasından ve kökünden yıkılmasına medar olan Nur talebelerini Demokratlardan nefret ettirmek için; uhrevî ve dünyevî hayatlarının halâskârı olan, yüz binlerle ehl-i imanı ve bir kısım yüksek tahsil gençliğini tenvir ve irşad eden ve Arabistan’da ve Mısır’da büyük bir takdir ve tahsine mazhar olan ve mübarekliğine hürmeten Peygamberimizin kabr-i şerifi ve Hacerü’l-Esved üzerine konulan Zülfikar ve Asâ-yı Musa mecmualarının Isparta Adliyesi tarafından yakılmasına karar verilmek gibi arz ve semavatı hiddete getirecek ve mevcudatı ağlatacak derecedeki bir hükmü haber aldık.
İşte Anadolu’nun her tarafında hârika bir kuvvet-i imaniye ile fevkalâde bir fedakârlıkla bu milletin iman ve İslâmiyet’ine hizmet edip cebbarlar saltanatının esasından ve kökünden yıkılmasına medar olan Nur talebelerini Demokratlardan nefret ettirmek için; uhrevî ve dünyevî hayatlarının halâskârı olan, yüz binlerle ehl-i imanı ve bir kısım yüksek tahsil gençliğini tenvir ve irşad eden ve Arabistan’da ve Mısır’da büyük bir takdir ve tahsine mazhar olan ve mübarekliğine hürmeten Peygamberimizin kabr-i şerifi ve '''Hacerü’l-Esved''' üzerine konulan Zülfikar ve Asâ-yı Musa mecmualarının Isparta Adliyesi tarafından yakılmasına karar verilmek gibi arz ve semavatı hiddete getirecek ve mevcudatı ağlatacak derecedeki bir hükmü haber aldık.


([[Risale:Birinci_Kısım_Mektuplar_(Emirdağ-2)#22._Par.C3.A7a|Emirdağ Lahikası 2]])
([[Risale:Birinci_Kısım_Mektuplar_(Emirdağ-2)#22._Par.C3.A7a|Emirdağ Lahikası 2]])
----
----
Mekke-i Mükerreme’de Hacerü’l-Esved yanında hürmet için konulduğunu, hacıların gördükleri Zülfikar Mu’cizat-ı Kur’aniye mecmuasıyla Medine-i Münevvere’de de Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın kabri üzerinde konulduğunu gördükleri Asâ-yı Musa mecmuası gibi Risale-i Nur’un bir kısım eczaları, âlem-i İslâm’ın bizimle hakiki uhuvvetini temine vesile oldukları halde;...
Mekke-i Mükerreme’de '''Hacerü’l-Esved''' yanında hürmet için konulduğunu, hacıların gördükleri Zülfikar Mu’cizat-ı Kur’aniye mecmuasıyla Medine-i Münevvere’de de Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın kabri üzerinde konulduğunu gördükleri Asâ-yı Musa mecmuası gibi Risale-i Nur’un bir kısım eczaları, âlem-i İslâm’ın bizimle hakiki uhuvvetini temine vesile oldukları halde;...


([[Risale:Birinci_Kısım_Mektuplar_(Emirdağ-2)#56._Par.C3.A7a|Emirdağ Lahikası 2]])
([[Risale:Birinci_Kısım_Mektuplar_(Emirdağ-2)#56._Par.C3.A7a|Emirdağ Lahikası 2]])
----
----
İşte kâbe-i saadetimiz olan ittihad-ı münevver-i İslâmın hacer-ül esvedi, Kabe-i Mükerreme'dir... Ve dürret-i beyzası, Ravza-i Mutahharadır. Mekke-i Mükerremesi, Ceziret-ül Arabdır. Medine-i Medeniyet-i Münevveresi, Devlet-i Osmaniyedir.
İşte kâbe-i saadetimiz olan ittihad-ı münevver-i İslâmın '''hacer-ül esved'''i, Kabe-i Mükerreme'dir... Ve dürret-i beyzası, Ravza-i Mutahharadır. Mekke-i Mükerremesi, Ceziret-ül Arabdır. Medine-i Medeniyet-i Münevveresi, Devlet-i Osmaniyedir.


([[Risale:Rumuz_(Asar-ı_Bediiyye)#Bir_ins.C3.AE_taraf.C4.B1ndan_soruldu|Asar-ı Bediiyye, Rumuz]])
([[Risale:Rumuz_(Asar-ı_Bediiyye)#Bir_ins.C3.AE_taraf.C4.B1ndan_soruldu|Asar-ı Bediiyye, Rumuz]])
43. satır: 45. satır:


==İlgili Resimler/Fotoğraflar==
==İlgili Resimler/Fotoğraflar==
[[Dosya:Kanuni Hacerül esved.png]]
Sokullu Mehmet Paşa Camisinin giriş kapısı üzerindeki mermer taşların ortasında yer alan Hacer-ül Esved parçası


==İlgili Maddeler==
==İlgili Maddeler==
* [[:Kategori:Hac|Hac Kategorisi]]: Hac ile ilgili tüm maddeler


==Kaynakça==
==Kaynakça==

10.06, 26 Mayıs 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Hacer-ül Esved tavafın başlangıç noktasını belirlemek amacıyla Kâbe’nin güneydoğu köşesine yerden 1,5 m. kadar yükseklikte yerleştirilen, yaklaşık 30 cm. çapında ve yumurta biçimindeki olan, asırlar içinde parçalanıp bugün 9 parça halinde olduğu için gümüş bir muhafaza içinde korunan ve siyaha yakın koyu kırmızı renkte olması sebebiyle Arapça’da “siyah taş” anlamında isimlendirilen bir taştır. Cennetten indirildiği, Nûh tûfanında Ebû Kubeys dağında korunduğu ve Hz. İbrâhim’in Kâbe’yi inşası esnasında oradan getirilerek yerine konulduğu ifade edilmektedir. Zaman içinde sel, yangın ve insanların saldırıları nedeniyle hasar görüp parçalanmıştır. Peygamberimizden önce Mekke’den çıkarılan Cürhümlüler alarak saklamış, uzun aramalardan sonra bulunarak tekrar yerine yerleştirilmiştir. Hz. Muhammed 35 yaşında iken Kâbe Kureyşliler tarafından yeniden inşa edilirken yerine yerleştirilmesi hususunda kabileler anlaşamamış, kapıdan giren ilk kişi olduğu için hakem kabul edilen Hz. Muhammed (SAV), Hacerülesved’i bir örtü içine koyarak bütün kabile reislerinin iştirakiyle kaldırmış ve kendi eliyle yerine koyarak büyük bir ihtilafı önlemiştir. 930'da Karmatîler Hacerülesved’i sökerek götürmüş, 20 sene sonra 30.000 dinar fidye ödenerek yerine konulmuştur. Türkiye'deki en büyük parçası Süleymaniye Külliyesi içindeki Kanuni Sultan Süleyman Türbesi'nin giriş kapısının üzerindeki saçağın altında, diğeri Edirne Eski Cami'dedir. Ayrıca Kanuni tarafından İstanbul'a getirildiği bilinen Hacer-ül Esved taşından kopan 4 parça Mimar Sinan tarafından Kadırga'daki Sokullu Mehmet Paşa Camisinin giriş kapısı üzerindeki mermer taşların ortasına, mihrabın üst kısmına, minbere giriş kapısının üzerine ve minber kubbesinin altına yerleştirildi.[1]

Tavafa Hacerülesved’den başlanır, şavtlar sırasında Hacerülesved’in hizasına gelindiğinde elle dokunularak, öpülerek ya da eller havaya kaldırılıp tekbir getirilerek uzaktan selâmlanır (istilam).[2] Bediüzzaman imanın tercümanı olan kelimeyi şehadeti mübarek "Hacerü’l-Esved’e tevdi edip emanet bırakıyorum" der ve mü'minlerin şehadetlerinin Hacerü’l-Esved’e muhafaza için tevdi ettirilmesinden bahseder. Kabe'yi ittihad-ı İslâmın hacer-ül esvedi olarak adlandırır. Eskiden müslümanlar bir adet olarak, bir eserin makbuliyetini anlamak için söz konusu eseri Hz. Peygamberin kabrinin üzerine koyup beklermiş. Zaman geçmesine rağmen eser orada durmaya devam ederse bunu o eserin ve müellifinin makbuliyetine emare olarak görürlermiş. Asa-yı Musa risalesi de bu şekilde hacılar tarafından konulmuş, durmaya devam ettiği görülmüş, bu durum Risalelerin ve Bediüzzaman'ın makbuliyetine emare olarak görülmüş ve Zülfikar mecmuası da hürmeten Hacer-ül Esved'in üzerine konulmuştur.

Bilgiler

Diğer İsimleri: El-Hacer'ül Esved

Türü: Cemadat

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Câbir’in bir rivayetinde, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş: اِنّٖى لَاَعْرِفُ حَجَرًا كَانَ يُسَلِّمُ عَلَىَّ Bazıları demişler ki: O, Hacerü’l-Esved’e işarettir.

(Mektubat, 19. Mektup, 11. İşaret, 3. Misal)


Onda dahi rûy-i zemin mescidinde, Kâbe-i Mükerreme etrafında dairevî saflar içinde kendimi gördüm. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ dedim. Benim bu kadar şefaatçilerim var; benim namazda söylediğim her bir sözü aynen söylüyorlar, tasdik ediyorlar. Madem hayalen bu perde açıldı; Kâbe-i Mükerreme mihrab hükmüne geçti. Ben bu fırsattan istifade ederek o safları işhad edip tahiyyatta getirdiğim اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ olan imanın tercümanını mübarek Hacerü’l-Esved’e tevdi edip emanet bırakıyorum derken, birden bir vaziyet daha açıldı.

(Mektubat, 29. Mektup, 1. Kısım, 6. Nükte)


Ve keza o habbe-i kalp için pek çok hizmetçi vardır ki o hâdimler kalbin hayatıyla hayat bulup inbisat ederlerse kocaman kâinat onlara tenezzüh ve seyrangâh olur. Hattâ kalbin hâdimlerinden bulunan hayal –mesela– en zayıf en kıymetsiz iken, hapiste ve zindanda kayıtlı olan sahibini bütün dünyada gezdirir, ferahlandırır. Ve şarkta namaz kılanın başını Hacerü’l-Esved’in altına koydurur. Ve şehadetlerini Hacerü’l-Esved’e muhafaza için tevdi ettirir.

(Mesnevi Nuriye, Habbe, 2. Parça)


Risale-i Nur’un diğer eczalarıyla beraber Denizli ve Ankara Mahkemelerinde beraet verilip kaziye-i muhkeme haline gelerek iade edildiği ve iki defa Temyiz Mahkemesi beraet ettirdiği halde ve Mısır, Şam, Halep, Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere gibi âlem-i İslâm’ın mühim merkezlerinde fevkalâde bir takdir ve tahsine mazhar olan ve makbuliyetine hürmeten Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın kabr-i şerifi ve Hacerü’l-Esved üzerine konulan bu eserler hakkındaki bu müthiş muamele, Halk Partisinin yaptığı diğer azîm cürümleri gibi tarihte emsali görülmemiş bir cinayettir.

(Emirdağ Lahikası 2)


İşte Anadolu’nun her tarafında hârika bir kuvvet-i imaniye ile fevkalâde bir fedakârlıkla bu milletin iman ve İslâmiyet’ine hizmet edip cebbarlar saltanatının esasından ve kökünden yıkılmasına medar olan Nur talebelerini Demokratlardan nefret ettirmek için; uhrevî ve dünyevî hayatlarının halâskârı olan, yüz binlerle ehl-i imanı ve bir kısım yüksek tahsil gençliğini tenvir ve irşad eden ve Arabistan’da ve Mısır’da büyük bir takdir ve tahsine mazhar olan ve mübarekliğine hürmeten Peygamberimizin kabr-i şerifi ve Hacerü’l-Esved üzerine konulan Zülfikar ve Asâ-yı Musa mecmualarının Isparta Adliyesi tarafından yakılmasına karar verilmek gibi arz ve semavatı hiddete getirecek ve mevcudatı ağlatacak derecedeki bir hükmü haber aldık.

(Emirdağ Lahikası 2)


Mekke-i Mükerreme’de Hacerü’l-Esved yanında hürmet için konulduğunu, hacıların gördükleri Zülfikar Mu’cizat-ı Kur’aniye mecmuasıyla Medine-i Münevvere’de de Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın kabri üzerinde konulduğunu gördükleri Asâ-yı Musa mecmuası gibi Risale-i Nur’un bir kısım eczaları, âlem-i İslâm’ın bizimle hakiki uhuvvetini temine vesile oldukları halde;...

(Emirdağ Lahikası 2)


İşte kâbe-i saadetimiz olan ittihad-ı münevver-i İslâmın hacer-ül esvedi, Kabe-i Mükerreme'dir... Ve dürret-i beyzası, Ravza-i Mutahharadır. Mekke-i Mükerremesi, Ceziret-ül Arabdır. Medine-i Medeniyet-i Münevveresi, Devlet-i Osmaniyedir.

(Asar-ı Bediiyye, Rumuz)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

Sokullu Mehmet Paşa Camisinin giriş kapısı üzerindeki mermer taşların ortasında yer alan Hacer-ül Esved parçası

İlgili Maddeler

Kaynakça