Ze (ز) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
k Turker, Kategori:Ze (ز) sayfasını Ze (ز) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler sayfasına yönlendirme olmaksızın taşıdı
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 9 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Arapça Kök Harflere Göre Kelimeler]]
[[Kategori:Risale-i Nur'da Geçen Arapça Kökenli Kelimeler]]
Ze ({{Arabi|ز}}) ile başlayan Arapça kök harfler listelenmiştir.
''Önceki Harf: [[Ra (ر) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler|Ra ({{Arabi|ر}})]] ← [[:Kategori:Risale-i Nur'da Geçen Arapça Kökenli Kelimeler|Arapça Kökenli Kelimeler Ana Sayfası]] → [[Sin (س) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler|Sin ({{Arabi|س}})]]: Sonraki Harf''
 
Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Ze ({{Arabi|ز}}) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.
 
{|class="wikitable"
|+İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
!Arapça Harf
!Türkçe Okunuşu
!2 Harfli Kelime Sayısı
!3 Harfli Kök Sayısı
!3 Kök Harfli Kelime Sayısı
!4 Harfli Kök Sayısı
!4 Kök Harfli Kelime Sayısı
!Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı
!Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı
!Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
!Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı
!Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı
!Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
|-
|align=center|{{Arabi|ز}}
|align=center|Ze
|align=center|-
|align=center|33
|align=center|84
|align=center|7
|align=center|14
|align=center|40
|align=center|42
|align=center|27
|align=center|'''98'''
|align=center|87
|align=center|'''23'''
|-}
 
{|class="wikitable"
|+
!Kelime
!Anlamı
!Kur'an'da<br />Geçiyor mu?
!Örnek Cümle
|-
|'''Ze-Be-Be (1)'''
|
|
|
|-
|Zebib
|(Kuru) üzüm
|
|Hanginizle zebib, yani üzümü paylaşsam, (zekâvetiyle) bana hile edecektir.
|-
|'''Ze-Be-Dal (2)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zebed
|Köpük; kaymak
|align=center|+
|Sonra mâyi kısmı da, tecellîsiyle tekâsüf edip zebed (köpük) kesilmiştir.
|-
|Zübde
|Hülasa, öz
|
|Fünun ve ulûmun zübde-i hakikiyesi berahin-i akliye üzerine müesses olan diyanet ve şeriat-i İslâmiye öyle fünunları tazammun etmiştir.
|-
|'''Ze-Be-Lam (2)'''
|
|
|
|-
|Mezbele
|Çöplük
|
|Zemin ise bir mezbele, bir mezbaha, bir bataklığa dönecekti.
|-
|Zembil/Zenbil
|Taşıma çantası
|
|Baktım ki, yukarıdan inmiş aynı asansörler gibi muhtelif tarzlarda bazı tayyare, bazı otomobil, bazı zembil gibi şeyler görünüyor.
|-
|'''Ze-Be-Nun (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zebani
|Cehennem meleği
|align=center|+
|Ve zebâni gibi pek çok zîhayatın celâldarâne meskenleridir.
|-
|'''Ze-Cim-Cim (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zücac (Zücace, Zücaciye)
|Cam, şişe
|align=center|+
|...zerrât-ı zücâciye adedince tabiî güneşleri kabul etmek lâzım geldiği gibi; ...
|-
|'''Ze-Cim-Ra (2)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|İnzicar
|Çekilme, vazgeçme
|
|...tâ matlub olan teneffür ve inzicarı, nefsin dibine kadar işletilsin.
|-
|Zecr/Zecir
|Men' etme
|align=center|+
|...ins ve cinni isyandan ve tuğyandan zecreder ki, kâinatı titretir.
|-
|'''Ze-Ha-Mim (4)'''
|
|
|
|-
|İzdiham
|Kalabalık
|
|Mahkeme salonunda müthiş bir izdiham vardı.
|-
|Müzahame
|Sıkıştırma, sıkıntı verme
|
|Müzahame ve münakaşayı icap edecek bir sebep yoktur.
|-
|Tezahüm
|Sıkıntı vermek
|
|Vücut nev'inde tezâhüm yoktur.
|-
|Zahmet
|Sıkıntı, eziyet
|
|Zahmet pek az, faide-i mâneviye pek çok oldu.
|-
|'''Ze-Hı-Ra-Fe (2)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Müzahref (Müzahrefat)
|Süprüntü, sahte süs
|
|Havayı tesmim eden buharat-ı müzahrefe o manevî havayı bozar.
|-
|Zuhruf
|Yaldız; Sure adı
|align=center|+
|Sonra, Sûre-i Zuhruf'tan başlayan beş sûre, o nısf-ı nısf-ı nısfın nısfına iniyor.
|-
|'''Ze-Ra-Ayın (3)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Mezraa
|Tarla
|
|Dünyada, dünyanın âhiret mezraası ve esmâ-i İlâhiye âyinesi olan iki güzel yüzüne karşı mütefekkirâne muhabbetin uhrevî neticesi, dünya kadar, fakat fâni dünya gibi fâni değil, bâki bir Cennet verilecektir.
|-
|Zer'
|Ekme
|align=center|+
|Bir tarlaya zer edilen bir tohum, mânevî bir sur ve bir duvardır; ...
|-
|Ziraat
|Tarım
|
|Sevr, imaret ve ziraat-i arzın en büyük vasıtası olan öküzdür.
|-
|'''Ze-Ra-Ka (2)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Mızrak
|Ucu sivri savaş aleti
|
|Sivrisineğin başında mızrak gibi bir hortum vardır. 
|-
|Zerk
|Şırınga ile vermek
|
|Şehvet-engiz bir zevki nefislere de zerk eder.
|-
|'''Ze-Ayn-Cim (2)'''
|
|
|
|-
|İz'ac/İzac/İzaç
|Rahatsız etme
|
|Sen ye'sin zulümâtından ve kimsesizliğin vahşetinden ve ervâh-ı habisenin iz'âcâtından ve o vahşetin dehşetinden şu şartlarla kurtulabilirsin ki:
|-
|Müz'ic/Müzic/Müziç
|Rahatsız edici
|
|Hem vicdanın müz'ici bir tevahhuş geliyor akıl-sûz, evham-sâz.
|-
|'''Ze-Ayn-Mim (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zu'm/Zum
|Batıl zan
|
|Bir hakk-ı hayatı var, daire-i tasarrufunda hakikî mâliktir, zu'm eder.
|-
|'''Ze-Fe-Ra (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zefir
|İnleme
|align=center|+
|...Cehennem ateşinde zefir ve şehîk eden ehl-i şekavetin azabını haber verip, ...
|-
|'''Ze-Kaf-Mim (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zakkum
|Cehennem bitkisi
|align=center|+
|...iman, Cennetin bir mânevî çekirdeği ve küfür ise Cehennem zakkumunun bir tohumu olduğunu gösteren Nurun o gibi parçaları,...
|-
|'''Ze-Kef-Vav (5)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Müzekki
|Temizleyen
|
|Evet, Risale-i Nur kalplerin fatihi ve mahbubu, ruhların sultanı, akılların muallimi, nefislerin mürebbi ve müzekkîsidir.
|-
|Müzekka
|Temizlenmiş
|
|{{Arabi|اِنَّ اللهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ}} sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin.
|-
|Tezekki
|Manevi temizlenme
|
|...tezekkî etmek şartıyla bütün letâif-i insaniyenin fevkine çıktığı gibi;
|-
|Tezkiye
|Temizlemek
|
|İşte, şu mertebede, şu hatvede tezkiyesi, tathiri, onu tezkiye etmemek, tebrie etmemektir.
|-
|Zekat
|Farz ibadet
|align=center|+
|Hem vücub-u zekât rüknü, risalelerde ne suretle izah edildiğini soruyor.
|-
|'''Ze-Lam-Ze-Lam (4)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Mütezelzil
|Sarsılan
|
|Onun için, sînemde ümitlerim yeis ile kavgaya başladılar; o mütezelzil hane olan sadrımı harap ediyorlar.
|-
|Tezelzül
|Sarsıntı
|
|Giyinişinde, gayesinde, idealinde zerre kadar değişiklik ve tezelzül olmamıştı.
|-
|Zelzele
|Deprem
|align=center|+
|Zelzele tam gece saat sekizde başladı.
|-
|Zilzal
|Sure adı
|align=center|+
|Sure-i Duha, Sure-i Elem Neşrah Leke ve Sure-i Zilzal ve Sure-i Tekâsür ve Sure-i El-Maun ve Sure-i El-Alak'ın nısf-ı evveli ve...
|-
|'''Ze-Lam-Lam (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zülal
|Soğuk ve tatlı su
|
|İşte Cebelü'l-Kamer olan Kur'ân-ı ezher; zülâl-i Nil akıyor o muhteşem menbadan.
|-
|'''Ze-Mim-Ra (2)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zümer
|Zümreler; Sure adı
|align=center|+
|Hem Sûre-i Zümer, hem Sûre-i Câsiye, hem Sûre-i Ahkâf'ın başlarında bulunan...
|-
|Zümre
|Topluluk, cemaat
|
|Elbette, mübarek ve müşfik Üstadımın duaları bereketiyle zümre-i Nuriyenin âciz bir ferdi olmakta devam ve öylece Livaü'l-Hamd Aleyhissalâtü Vesselâm tahtında toplananlardan olurum.
|-
|'''Ze-Mim-Ra-Dal (1)'''
|
|
|
|-
|Zümrüd/Zümrüt
|Değerli taş
|
|Hakaikının tenevvüüne işaret için, bazı mücessem hurufatını elmas ve zümrütle ve bir kısmını lü'lü' ve akikle ve bir taifesini pırlanta ve mercanla ve bir nev'ini altın ve gümüşle yazdı.
|-
|'''Ze-Mim-Ze-Mim (2)'''
|
|
|
|-
|Zemzem
|Mekke'de su
|
|Sonra, o mübarek mâ-i zemzem, büyükçe bir şişe ve parlak nuranî bir surette içinde çıkması...
|-
|Zemzeme
|Hoş ses
|
|...Arş ve ferşi çınlattıracak bir velvele-i istihsan ve takdir içinde, ber ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbirle,...
|-
|'''Ze-Mim-Lam (2)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Müzzemmil
|Örtüsüne bürünen; Sure adı
|align=center|+
|Sure-i Müzzemmil'de sahife beş yüz yetmiş dörtte (574)...
|-
|Tezemmül
|Bürünmek
|
|...zemin kar ve bered ile tezemmül veya taammüm eden dağlarıyla ve rengârenk besâtîniyle süslendiği gibi, ...
|-
|'''Ze-Mim-Mim (1)'''
|
|
|
|-
|Zimam
|Yular
|
|Zira, o vilâyatta yarı-bedevî vatandaşların zimâm-ı ihtiyarı, ulema elindedir.
|-
|'''Ze-Mim-Nun (4)'''
|
|
|
|-
|Ezmine
|Zamanlar
|
|Zira nur-u fikir, onun âmâline öyle bir vüs'at vermiş ki; ezmine-i selâseyi yutsa tok olmaz.
|-
|Müzmin
|Yerleşik, kronik
|
|...kalbimin, ruhumun aldığı müzmin ve münkis yarayı tedavi çaresini taharri yolunda aklımı, zevkimi kaybetmiş, adeta çılgın bir hale girmiştim.
|-
|Zaman
|Vakit
|
|Zaman cemaat zamanıdır.
|-
|Zamane
|Devir
|
|Siz ehl-i teşrih değilsiniz; ehl-i tercih ü tatbik-i ahkâm-ı ilcaat-ı zamane olacaksınız.
|-
|'''Ze-Mim-He-Ra (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zemherir
|Çok soğuk
|align=center|+
|Zemherir olmasa, ihrak etmez.
|-
|'''Ze-Nun-Be-Ra (2)'''
|
|
|
|-
|Zenberek/Zemberek
|Saat parçası (Küçük arıcık [Farsça])
|
|Belki güneşin vazifesinden bahsediyor ki, san'at-ı Rabbâniyenin intizamına bir zemberek ve hilkat-i Rabbâniyenin nizamına bir merkez, hem Nakkâş-ı Ezelînin gece-gündüz ipleriyle dokuduğu eşyadaki san'at-ı Rabbâniyenin insicamına bir mekik vazifesini yapıyor.
|-
|Zenbur
|Eşek arısı
|
|Sonra beşerin tezvirkârane ve hayalî tarzda zenbur (Eşek arısı) gibi vızıltıları nerede?
|-
|'''Ze-Nun-Ce (1)'''
|
|
|
|-
|Zenci
|Siyahi ırk
|
|Acaba görmüyor musun ki, Çin ve Hintteki Mecusî ve Berahime ve Afrika'daki zenciler gibi, Avrupa'nın tasallutu altına giren milletler bizden daha fakirdirler?
|-
|'''Ze-Nun-Dal-Kaf (2)'''
|
|
|
|-
|Zındık
|Dinsiz
|
|Zındık, zâlim ilişirse başında volkan patlar!
|-
|Zındıka
|Dinsizlik
|
|O irtidatkâr küfr-ü mutlaka ve o zındıkaya teslim-i silâh etmeyiz!
|-
|'''Ze-Nun-Ra (1)'''
|
|
|
|-
|Zünnar
|Keşişlerin bağladığı kuşak
|
|Kalbde o sıfat bulunmadığı takdirde, zünnar bağlanmasından veya ona kıyas edilen şapkanın giyilmesinden niçin küfür hasıl olsun?
|-
|'''Ze-Nun-Ye (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zina
|Evlilik dışı ilişki
|align=center|+
|Katl, zina, şarap, ukuk-u vâlideyn (yani kat-ı sıla-i rahim), kumar, yalancı şehadetlik, dine zarar verecek bid'alara taraftar olmaktır.
|-
|'''Ze-He-Dal (3)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Tezehhüd
|Zahidlik taslama
|
| Eski Said'in, senin bu biçare kardeşine irsiyet kalan şu hasleti ise, tezehhüd ve sun'î bir istiğnâ değil, belki dört beş ciddî esbaba istinat eder.
|-
|Zahid
|Dünya zevklerini terk eden
|align=center|+
|Hattâ ben, fakir ve muhtaç olduğum ve zâhid ve sofu ve riyazetçi olmadığım ve büyük bir şeref ve haysiyet ve hanedanlık haysiyetinden, şan ve şerefinden hissedar olmadığım halde, ...
|-
|Zühd/Züht
|Dünya zevklerini terk
|
|...Hulefâ-i Râşidîn ve Ömer ibni Abdülâziz-i Emevî ve Mehdi-i Abbasî gibi harikulâde bir zühd-ü kalbi olmalı ki, aldanmasın.
|-
|'''Ze-He-Ra (5)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Ezher
|Çok parlak
|
|İşte Cebelü'l-Kamer olan Kur'ân-ı ezher; zülâl-i Nil akıyor o muhteşem menbadan.
|-
|Mezher (Mezhere)
|Çiçeklik
|
|Âhiretin tarlasıdır, Cennetin mezraasıdır, rahmetin mezheresidir.
|-
|Zehre/Zühre
|Çiçek; Venüs
|
|Meselâ, Zühre namıyla nakışlı bir çiçek ve kamere âşık hayatlı bir Katre ve güneşe bakan safvetli bir Reşha'yı farz ediyoruz ki,...
|-
|Zehra
|Çok parlak
|
|Van'da tesisine başlanan Medrese-i Zehranın tehiri, "Doktor hastaya elzemdir" fehvasıyla, ...
|-
|Zehraveyn
|Bakara ve Al-i İmran sureleri
|
|Zehraveyn nam-ı âlîsiyle tabir edilen iki sure-i muazzamada Lafzullah'ın tekrar ve tevafuku, azîm bir nükteyi gösterir.
|-
|'''Ze-Vav-Cim (5)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Ezvac
|Eşler, çift
|
|Ne kadar Nebî hakkına hürmet ve ne kadar ezvâcın hukukuna merhamet var.
|-
|İzdivac/İzdivaç
|Evlenme
|
|Halbuki, hattâ bütün hayvânâtın şehadetiyle ve izdivac eden nebâtâtın tasdikiyle sabittir ki, izdivacın hikmeti ve gayesi, tenasüldür.
|-
|Tezevvüc
|Evlenme
|
|Gelelim Hazret-i Zeynep'in tezevvücüne:
|-
|Zevc (Zevce)
|Koca/Karı (Eş)
|align=center|+
|Veyl o zevc ve zevceye ki, birbirini ateşe atmakta yardım eder.
|-
|Zevcat
|Eşler
|
|...ve taaddüd-ü zevcatın kaldırılması gibi inkılâp hareketlerini bid'at, dalâlet, ilhaddır diyen, irtica ile suçludur" diye yazmışlar.
|-
|'''Ze-Vav-Dal (1)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zad
|Azık
|align=center|+
|...ebedü'l-âbâd yolculuğunda ne kadar mühim, değerli, revnaktar bir bilet, bir zâd-ı âhiret, bir nur-u kabir olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle:
|-
|'''Ze-Vav-Ra (4)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Mezar
|Kabir
|
|Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde
Said'den yetmiş dokuz emvat bâ-âsâm âlâma.
|-
|Müzevver
|Uydurulmuş, düzmece
|
|...beşerin hevesâtını uyandırmak için sehhar nefisleriyle, müzevver incelikleriyle ısırıcı kelimâtı nerede?
|-
|Tezvir (Tezvirat)
|Yalan-dolan sözler
|
|Sonra beşerin tezvirkârane ve hayalî tarzda zenbur (Eşek arısı) gibi vızıltıları nerede?
|-
|Ziyaret
|Görmeye gitme
|
|Ziyaret etmeden geçme.
|-
|'''Ze-Vav-Lam (4)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|İzale
|Gidermek
|
|İman nuru, lezâiz-i meşrûanın zevâle başladıkları zaman hasıl olan elemleri, emsalinin vücut ve gelmekte olduklarını göstermekle izale eder.
|-
|Zail (Zaile)
|Geçici
|
|Zâilim, zâil olanı istemem!
|-
|Zavallı
|Biçare (Zeval kelimesinden)
|
|...asılsız isnad ve uydurma raporlarla bu zavallı adam yirmi küsur seneden beri hapis ve nefiy cezalarıyla perişan edilmiş ...
|-
|Zeval
|Son bulma
|align=center|+
|Çünkü zeval-i elem, lezzet olduğu gibi, zeval-i lezzet de elemdir.
|-
|'''Ze-Vav-Ye (4)'''
|
|
|
|-
|İnziva
|Bir köşeye çekilme
|
|Afyon hapsinde on bir ay tecrid-i mutlakta bulunduğuma dair Mahkeme-i Temyize yazdığım istida bahanesiyle otuz beş sene inzivada, hususan gecelerde dünyayı unutmakta bulunan...
|-
|Münzevi
|Bir köşeye çekilmiş
|
|Bu ihtiyar münzevi âsâyişi bozar, emniyeti ihlâl eder.
|-
|Zaviye
|Köşe, açı; tekke
|
|...çok müştak olan o mütefekkir yolcu, medreseden gelirken, hadsiz küçük tekyelerin ve zaviyelerin telâhukuyla tevessü eden gayet feyizli ve nurlu ve sahra genişliğinde bir tekye, bir hangâhda, bir zikirhane, bir irşadgâhta ve cadde-i kübrâ-yı Muhammedîde (a.s.m.) ve mirac-ı Ahmedînin (a.s.m.) gölgesinde hakikate çalışan...
|-
|Zevaya
|Zaviyeler
|
|...kulüp ve encümenleri, umum medâris, mesâcid ve zevâyâ; ...
|-
|'''Ze-Ye-Te (2)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Zeyt
|Yağ
|align=center|+
|Meselâ incirin meyvesine halis bir süt, narın semeresine bir şarab-ı tahur, zeytininkine bir dühn-ü mübarek ve cevizinkine bir zeyt-i münevver ve hakeza, her birisine lâyık ve muvafık rızık i'ta etmektedir.
|-
|Zeytin (aslı: Zeytun)
|Yağı çıkarılan meyve
|align=center|+
|Meselâ incirin meyvesine halis bir süt, narın semeresine bir şarab-ı tahur, zeytininkine bir dühn-ü mübarek ve cevizinkine bir zeyt-i münevver ve hakeza, her birisine lâyık ve muvafık rızık i'ta etmektedir.
|-
|'''Ze-Ye-Dal (8)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|İzdiyad
|Artırma
|
|Mezîd ömrü duamızdır
|-
|Mezid
|Çoğalmış, artmış
|align=center|+
|Fehmettiğimiz miktarına memnun olup tekrar mütalâa ile izdiyâdına çalışmalıyız.
|-
|Müzayede
|Artırma
|
|Bu mealdeki âyette bir mübalâğa, bir müzayede görünür.
|-
|Tezeyyüd
|Artma
|
|Beşerin seciyelerindendir, telezzüz ettiği şeyde meyl-üt tezeyyüd ve vasfettiği şeyde meyl-ül mücazefe ve hikâye ettiği şeyde meyl-ül mübalağa ile, hayali hakikata karıştırmaktır.
|-
|Tezyid
|Artırmak
|
|O zeval ve fenâyı, tezyid-i hüsün ve tecdid-i lezzet ve teşhir-i san'at için bir tazelendirmek şeklinde görüp, lezzetini ve şevkini ve hayretini ziyadeleştirir.
|-
|Zaid (Zaide)
|Fazlalık
|
|Başka burhan aramak aklıma zâid görünür.
|-
|Zevaid
|Fazlalıklar
|
|Başkası, murabba bir kehribar bulur, ve hâkezâ, herbiri eliyle gördüğü cevheri, o hazinenin aslı ve mu'zamı itikad edip, işittiklerini o hazinenin zevâid ve teferruatı zanneder.
|-
|Ziyade
|Fazla
|align=center|+
|O zeval ve fenâyı, tezyid-i hüsün ve tecdid-i lezzet ve teşhir-i san'at için bir tazelendirmek şeklinde görüp, lezzetini ve şevkini ve hayretini ziyadeleştirir.
|-
|'''Ze-Ye-Lam (2)'''
|
|
|
|-
|Tezyil
|İlave, ekleme
|
|BİR TEZYİL - Lafzı süslemek, zinetlendirmek, evet vardır..
|-
|Zeyl
|Ek
|
|Bu Küddûs nüktesi, Otuzuncu Sözün Zeylinin Zeyli olması münasiptir.
|-
|'''Ze-Ye-Nun (6)'''
|
|align=center|'''+'''
|
|-
|Mütezeyyin (Mütezeyyine)
|Süslenmiş
|
|Zira, nâzenin hürriyet, âdâb-ı şeriatla müteeddibe ve mütezeyyine olmak lâzımdır.
|-
|Müzeyyen
|Süslü
|
|Ve Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyanın hazine-i Kudsiyesinin sandukçaları olan Risalelerin satıcı ve dellâllarına muhteşem ve müzeyyen bir dükkân ve bir menzildir.
|-
|Müzeyyin
|Allah'ın süslendiren anlamındaki ismi
|
|Kemâl-i ef'âl ise, bizzarure, bir Fâil-i Mükemmele ve o Fâilin kemâl-i esmâsına, yani, âsâra nisbeten Müdebbir, Musavvir, Hakîm, Rahîm, Müzeyyin gibi isimlerin kemâline delâlet eder.
|-
|Tezeyyün
|Süslenme
|
|Nasıl ki zahiren, perde-i esbab olan güneşten, kamerden ve kevâkibden bütün kâinat tenevvür ve tezeyyün ve bütün eşya neşvünema ve hayat buluyor.
|-
|Tezyin
|Süslendirme
|
|Tezyin, tevzin, tanzim, tanzif, muhit birer ziyadırlar ki, o Şems-i Ezelînin şualarıdırlar.
|-
|Zinet/Ziynet
|Süs
|align=center|'''+'''
|Eğer terbiye-i İslâmiye dâiresinde, âdâb-ı Kur'aniye zînetiyle o cemâl güzelleştirilse;...
|-}

07.24, 18 Aralık 2025 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Önceki Harf: Ra (ر)Arapça Kökenli Kelimeler Ana SayfasıSin (س): Sonraki Harf

Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Ze (ز) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
ز Ze - 33 84 7 14 40 42 27 98 87 23
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
Ze-Be-Be (1)
Zebib (Kuru) üzüm Hanginizle zebib, yani üzümü paylaşsam, (zekâvetiyle) bana hile edecektir.
Ze-Be-Dal (2) +
Zebed Köpük; kaymak + Sonra mâyi kısmı da, tecellîsiyle tekâsüf edip zebed (köpük) kesilmiştir.
Zübde Hülasa, öz Fünun ve ulûmun zübde-i hakikiyesi berahin-i akliye üzerine müesses olan diyanet ve şeriat-i İslâmiye öyle fünunları tazammun etmiştir.
Ze-Be-Lam (2)
Mezbele Çöplük Zemin ise bir mezbele, bir mezbaha, bir bataklığa dönecekti.
Zembil/Zenbil Taşıma çantası Baktım ki, yukarıdan inmiş aynı asansörler gibi muhtelif tarzlarda bazı tayyare, bazı otomobil, bazı zembil gibi şeyler görünüyor.
Ze-Be-Nun (1) +
Zebani Cehennem meleği + Ve zebâni gibi pek çok zîhayatın celâldarâne meskenleridir.
Ze-Cim-Cim (1) +
Zücac (Zücace, Zücaciye) Cam, şişe + ...zerrât-ı zücâciye adedince tabiî güneşleri kabul etmek lâzım geldiği gibi; ...
Ze-Cim-Ra (2) +
İnzicar Çekilme, vazgeçme ...tâ matlub olan teneffür ve inzicarı, nefsin dibine kadar işletilsin.
Zecr/Zecir Men' etme + ...ins ve cinni isyandan ve tuğyandan zecreder ki, kâinatı titretir.
Ze-Ha-Mim (4)
İzdiham Kalabalık Mahkeme salonunda müthiş bir izdiham vardı.
Müzahame Sıkıştırma, sıkıntı verme Müzahame ve münakaşayı icap edecek bir sebep yoktur.
Tezahüm Sıkıntı vermek Vücut nev'inde tezâhüm yoktur.
Zahmet Sıkıntı, eziyet Zahmet pek az, faide-i mâneviye pek çok oldu.
Ze-Hı-Ra-Fe (2) +
Müzahref (Müzahrefat) Süprüntü, sahte süs Havayı tesmim eden buharat-ı müzahrefe o manevî havayı bozar.
Zuhruf Yaldız; Sure adı + Sonra, Sûre-i Zuhruf'tan başlayan beş sûre, o nısf-ı nısf-ı nısfın nısfına iniyor.
Ze-Ra-Ayın (3) +
Mezraa Tarla Dünyada, dünyanın âhiret mezraası ve esmâ-i İlâhiye âyinesi olan iki güzel yüzüne karşı mütefekkirâne muhabbetin uhrevî neticesi, dünya kadar, fakat fâni dünya gibi fâni değil, bâki bir Cennet verilecektir.
Zer' Ekme + Bir tarlaya zer edilen bir tohum, mânevî bir sur ve bir duvardır; ...
Ziraat Tarım Sevr, imaret ve ziraat-i arzın en büyük vasıtası olan öküzdür.
Ze-Ra-Ka (2) +
Mızrak Ucu sivri savaş aleti Sivrisineğin başında mızrak gibi bir hortum vardır.
Zerk Şırınga ile vermek Şehvet-engiz bir zevki nefislere de zerk eder.
Ze-Ayn-Cim (2)
İz'ac/İzac/İzaç Rahatsız etme Sen ye'sin zulümâtından ve kimsesizliğin vahşetinden ve ervâh-ı habisenin iz'âcâtından ve o vahşetin dehşetinden şu şartlarla kurtulabilirsin ki:
Müz'ic/Müzic/Müziç Rahatsız edici Hem vicdanın müz'ici bir tevahhuş geliyor akıl-sûz, evham-sâz.
Ze-Ayn-Mim (1) +
Zu'm/Zum Batıl zan Bir hakk-ı hayatı var, daire-i tasarrufunda hakikî mâliktir, zu'm eder.
Ze-Fe-Ra (1) +
Zefir İnleme + ...Cehennem ateşinde zefir ve şehîk eden ehl-i şekavetin azabını haber verip, ...
Ze-Kaf-Mim (1) +
Zakkum Cehennem bitkisi + ...iman, Cennetin bir mânevî çekirdeği ve küfür ise Cehennem zakkumunun bir tohumu olduğunu gösteren Nurun o gibi parçaları,...
Ze-Kef-Vav (5) +
Müzekki Temizleyen Evet, Risale-i Nur kalplerin fatihi ve mahbubu, ruhların sultanı, akılların muallimi, nefislerin mürebbi ve müzekkîsidir.
Müzekka Temizlenmiş اِنَّ اللهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin.
Tezekki Manevi temizlenme ...tezekkî etmek şartıyla bütün letâif-i insaniyenin fevkine çıktığı gibi;
Tezkiye Temizlemek İşte, şu mertebede, şu hatvede tezkiyesi, tathiri, onu tezkiye etmemek, tebrie etmemektir.
Zekat Farz ibadet + Hem vücub-u zekât rüknü, risalelerde ne suretle izah edildiğini soruyor.
Ze-Lam-Ze-Lam (4) +
Mütezelzil Sarsılan Onun için, sînemde ümitlerim yeis ile kavgaya başladılar; o mütezelzil hane olan sadrımı harap ediyorlar.
Tezelzül Sarsıntı Giyinişinde, gayesinde, idealinde zerre kadar değişiklik ve tezelzül olmamıştı.
Zelzele Deprem + Zelzele tam gece saat sekizde başladı.
Zilzal Sure adı + Sure-i Duha, Sure-i Elem Neşrah Leke ve Sure-i Zilzal ve Sure-i Tekâsür ve Sure-i El-Maun ve Sure-i El-Alak'ın nısf-ı evveli ve...
Ze-Lam-Lam (1) +
Zülal Soğuk ve tatlı su İşte Cebelü'l-Kamer olan Kur'ân-ı ezher; zülâl-i Nil akıyor o muhteşem menbadan.
Ze-Mim-Ra (2) +
Zümer Zümreler; Sure adı + Hem Sûre-i Zümer, hem Sûre-i Câsiye, hem Sûre-i Ahkâf'ın başlarında bulunan...
Zümre Topluluk, cemaat Elbette, mübarek ve müşfik Üstadımın duaları bereketiyle zümre-i Nuriyenin âciz bir ferdi olmakta devam ve öylece Livaü'l-Hamd Aleyhissalâtü Vesselâm tahtında toplananlardan olurum.
Ze-Mim-Ra-Dal (1)
Zümrüd/Zümrüt Değerli taş Hakaikının tenevvüüne işaret için, bazı mücessem hurufatını elmas ve zümrütle ve bir kısmını lü'lü' ve akikle ve bir taifesini pırlanta ve mercanla ve bir nev'ini altın ve gümüşle yazdı.
Ze-Mim-Ze-Mim (2)
Zemzem Mekke'de su Sonra, o mübarek mâ-i zemzem, büyükçe bir şişe ve parlak nuranî bir surette içinde çıkması...
Zemzeme Hoş ses ...Arş ve ferşi çınlattıracak bir velvele-i istihsan ve takdir içinde, ber ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbirle,...
Ze-Mim-Lam (2) +
Müzzemmil Örtüsüne bürünen; Sure adı + Sure-i Müzzemmil'de sahife beş yüz yetmiş dörtte (574)...
Tezemmül Bürünmek ...zemin kar ve bered ile tezemmül veya taammüm eden dağlarıyla ve rengârenk besâtîniyle süslendiği gibi, ...
Ze-Mim-Mim (1)
Zimam Yular Zira, o vilâyatta yarı-bedevî vatandaşların zimâm-ı ihtiyarı, ulema elindedir.
Ze-Mim-Nun (4)
Ezmine Zamanlar Zira nur-u fikir, onun âmâline öyle bir vüs'at vermiş ki; ezmine-i selâseyi yutsa tok olmaz.
Müzmin Yerleşik, kronik ...kalbimin, ruhumun aldığı müzmin ve münkis yarayı tedavi çaresini taharri yolunda aklımı, zevkimi kaybetmiş, adeta çılgın bir hale girmiştim.
Zaman Vakit Zaman cemaat zamanıdır.
Zamane Devir Siz ehl-i teşrih değilsiniz; ehl-i tercih ü tatbik-i ahkâm-ı ilcaat-ı zamane olacaksınız.
Ze-Mim-He-Ra (1) +
Zemherir Çok soğuk + Zemherir olmasa, ihrak etmez.
Ze-Nun-Be-Ra (2)
Zenberek/Zemberek Saat parçası (Küçük arıcık [Farsça]) Belki güneşin vazifesinden bahsediyor ki, san'at-ı Rabbâniyenin intizamına bir zemberek ve hilkat-i Rabbâniyenin nizamına bir merkez, hem Nakkâş-ı Ezelînin gece-gündüz ipleriyle dokuduğu eşyadaki san'at-ı Rabbâniyenin insicamına bir mekik vazifesini yapıyor.
Zenbur Eşek arısı Sonra beşerin tezvirkârane ve hayalî tarzda zenbur (Eşek arısı) gibi vızıltıları nerede?
Ze-Nun-Ce (1)
Zenci Siyahi ırk Acaba görmüyor musun ki, Çin ve Hintteki Mecusî ve Berahime ve Afrika'daki zenciler gibi, Avrupa'nın tasallutu altına giren milletler bizden daha fakirdirler?
Ze-Nun-Dal-Kaf (2)
Zındık Dinsiz Zındık, zâlim ilişirse başında volkan patlar!
Zındıka Dinsizlik O irtidatkâr küfr-ü mutlaka ve o zındıkaya teslim-i silâh etmeyiz!
Ze-Nun-Ra (1)
Zünnar Keşişlerin bağladığı kuşak Kalbde o sıfat bulunmadığı takdirde, zünnar bağlanmasından veya ona kıyas edilen şapkanın giyilmesinden niçin küfür hasıl olsun?
Ze-Nun-Ye (1) +
Zina Evlilik dışı ilişki + Katl, zina, şarap, ukuk-u vâlideyn (yani kat-ı sıla-i rahim), kumar, yalancı şehadetlik, dine zarar verecek bid'alara taraftar olmaktır.
Ze-He-Dal (3) +
Tezehhüd Zahidlik taslama Eski Said'in, senin bu biçare kardeşine irsiyet kalan şu hasleti ise, tezehhüd ve sun'î bir istiğnâ değil, belki dört beş ciddî esbaba istinat eder.
Zahid Dünya zevklerini terk eden + Hattâ ben, fakir ve muhtaç olduğum ve zâhid ve sofu ve riyazetçi olmadığım ve büyük bir şeref ve haysiyet ve hanedanlık haysiyetinden, şan ve şerefinden hissedar olmadığım halde, ...
Zühd/Züht Dünya zevklerini terk ...Hulefâ-i Râşidîn ve Ömer ibni Abdülâziz-i Emevî ve Mehdi-i Abbasî gibi harikulâde bir zühd-ü kalbi olmalı ki, aldanmasın.
Ze-He-Ra (5) +
Ezher Çok parlak İşte Cebelü'l-Kamer olan Kur'ân-ı ezher; zülâl-i Nil akıyor o muhteşem menbadan.
Mezher (Mezhere) Çiçeklik Âhiretin tarlasıdır, Cennetin mezraasıdır, rahmetin mezheresidir.
Zehre/Zühre Çiçek; Venüs Meselâ, Zühre namıyla nakışlı bir çiçek ve kamere âşık hayatlı bir Katre ve güneşe bakan safvetli bir Reşha'yı farz ediyoruz ki,...
Zehra Çok parlak Van'da tesisine başlanan Medrese-i Zehranın tehiri, "Doktor hastaya elzemdir" fehvasıyla, ...
Zehraveyn Bakara ve Al-i İmran sureleri Zehraveyn nam-ı âlîsiyle tabir edilen iki sure-i muazzamada Lafzullah'ın tekrar ve tevafuku, azîm bir nükteyi gösterir.
Ze-Vav-Cim (5) +
Ezvac Eşler, çift Ne kadar Nebî hakkına hürmet ve ne kadar ezvâcın hukukuna merhamet var.
İzdivac/İzdivaç Evlenme Halbuki, hattâ bütün hayvânâtın şehadetiyle ve izdivac eden nebâtâtın tasdikiyle sabittir ki, izdivacın hikmeti ve gayesi, tenasüldür.
Tezevvüc Evlenme Gelelim Hazret-i Zeynep'in tezevvücüne:
Zevc (Zevce) Koca/Karı (Eş) + Veyl o zevc ve zevceye ki, birbirini ateşe atmakta yardım eder.
Zevcat Eşler ...ve taaddüd-ü zevcatın kaldırılması gibi inkılâp hareketlerini bid'at, dalâlet, ilhaddır diyen, irtica ile suçludur" diye yazmışlar.
Ze-Vav-Dal (1) +
Zad Azık + ...ebedü'l-âbâd yolculuğunda ne kadar mühim, değerli, revnaktar bir bilet, bir zâd-ı âhiret, bir nur-u kabir olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle:
Ze-Vav-Ra (4) +
Mezar Kabir Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde
Said'den yetmiş dokuz emvat bâ-âsâm âlâma.
Müzevver Uydurulmuş, düzmece ...beşerin hevesâtını uyandırmak için sehhar nefisleriyle, müzevver incelikleriyle ısırıcı kelimâtı nerede?
Tezvir (Tezvirat) Yalan-dolan sözler Sonra beşerin tezvirkârane ve hayalî tarzda zenbur (Eşek arısı) gibi vızıltıları nerede?
Ziyaret Görmeye gitme Ziyaret etmeden geçme.
Ze-Vav-Lam (4) +
İzale Gidermek İman nuru, lezâiz-i meşrûanın zevâle başladıkları zaman hasıl olan elemleri, emsalinin vücut ve gelmekte olduklarını göstermekle izale eder.
Zail (Zaile) Geçici Zâilim, zâil olanı istemem!
Zavallı Biçare (Zeval kelimesinden) ...asılsız isnad ve uydurma raporlarla bu zavallı adam yirmi küsur seneden beri hapis ve nefiy cezalarıyla perişan edilmiş ...
Zeval Son bulma + Çünkü zeval-i elem, lezzet olduğu gibi, zeval-i lezzet de elemdir.
Ze-Vav-Ye (4)
İnziva Bir köşeye çekilme Afyon hapsinde on bir ay tecrid-i mutlakta bulunduğuma dair Mahkeme-i Temyize yazdığım istida bahanesiyle otuz beş sene inzivada, hususan gecelerde dünyayı unutmakta bulunan...
Münzevi Bir köşeye çekilmiş Bu ihtiyar münzevi âsâyişi bozar, emniyeti ihlâl eder.
Zaviye Köşe, açı; tekke ...çok müştak olan o mütefekkir yolcu, medreseden gelirken, hadsiz küçük tekyelerin ve zaviyelerin telâhukuyla tevessü eden gayet feyizli ve nurlu ve sahra genişliğinde bir tekye, bir hangâhda, bir zikirhane, bir irşadgâhta ve cadde-i kübrâ-yı Muhammedîde (a.s.m.) ve mirac-ı Ahmedînin (a.s.m.) gölgesinde hakikate çalışan...
Zevaya Zaviyeler ...kulüp ve encümenleri, umum medâris, mesâcid ve zevâyâ; ...
Ze-Ye-Te (2) +
Zeyt Yağ + Meselâ incirin meyvesine halis bir süt, narın semeresine bir şarab-ı tahur, zeytininkine bir dühn-ü mübarek ve cevizinkine bir zeyt-i münevver ve hakeza, her birisine lâyık ve muvafık rızık i'ta etmektedir.
Zeytin (aslı: Zeytun) Yağı çıkarılan meyve + Meselâ incirin meyvesine halis bir süt, narın semeresine bir şarab-ı tahur, zeytininkine bir dühn-ü mübarek ve cevizinkine bir zeyt-i münevver ve hakeza, her birisine lâyık ve muvafık rızık i'ta etmektedir.
Ze-Ye-Dal (8) +
İzdiyad Artırma Mezîd ömrü duamızdır
Mezid Çoğalmış, artmış + Fehmettiğimiz miktarına memnun olup tekrar mütalâa ile izdiyâdına çalışmalıyız.
Müzayede Artırma Bu mealdeki âyette bir mübalâğa, bir müzayede görünür.
Tezeyyüd Artma Beşerin seciyelerindendir, telezzüz ettiği şeyde meyl-üt tezeyyüd ve vasfettiği şeyde meyl-ül mücazefe ve hikâye ettiği şeyde meyl-ül mübalağa ile, hayali hakikata karıştırmaktır.
Tezyid Artırmak O zeval ve fenâyı, tezyid-i hüsün ve tecdid-i lezzet ve teşhir-i san'at için bir tazelendirmek şeklinde görüp, lezzetini ve şevkini ve hayretini ziyadeleştirir.
Zaid (Zaide) Fazlalık Başka burhan aramak aklıma zâid görünür.
Zevaid Fazlalıklar Başkası, murabba bir kehribar bulur, ve hâkezâ, herbiri eliyle gördüğü cevheri, o hazinenin aslı ve mu'zamı itikad edip, işittiklerini o hazinenin zevâid ve teferruatı zanneder.
Ziyade Fazla + O zeval ve fenâyı, tezyid-i hüsün ve tecdid-i lezzet ve teşhir-i san'at için bir tazelendirmek şeklinde görüp, lezzetini ve şevkini ve hayretini ziyadeleştirir.
Ze-Ye-Lam (2)
Tezyil İlave, ekleme BİR TEZYİL - Lafzı süslemek, zinetlendirmek, evet vardır..
Zeyl Ek Bu Küddûs nüktesi, Otuzuncu Sözün Zeylinin Zeyli olması münasiptir.
Ze-Ye-Nun (6) +
Mütezeyyin (Mütezeyyine) Süslenmiş Zira, nâzenin hürriyet, âdâb-ı şeriatla müteeddibe ve mütezeyyine olmak lâzımdır.
Müzeyyen Süslü Ve Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyanın hazine-i Kudsiyesinin sandukçaları olan Risalelerin satıcı ve dellâllarına muhteşem ve müzeyyen bir dükkân ve bir menzildir.
Müzeyyin Allah'ın süslendiren anlamındaki ismi Kemâl-i ef'âl ise, bizzarure, bir Fâil-i Mükemmele ve o Fâilin kemâl-i esmâsına, yani, âsâra nisbeten Müdebbir, Musavvir, Hakîm, Rahîm, Müzeyyin gibi isimlerin kemâline delâlet eder.
Tezeyyün Süslenme Nasıl ki zahiren, perde-i esbab olan güneşten, kamerden ve kevâkibden bütün kâinat tenevvür ve tezeyyün ve bütün eşya neşvünema ve hayat buluyor.
Tezyin Süslendirme Tezyin, tevzin, tanzim, tanzif, muhit birer ziyadırlar ki, o Şems-i Ezelînin şualarıdırlar.
Zinet/Ziynet Süs + Eğer terbiye-i İslâmiye dâiresinde, âdâb-ı Kur'aniye zînetiyle o cemâl güzelleştirilse;...