Tavus-u Yemeni

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden

Bu addaki kuş için Tavus Kuşu sayfasına gidin

Tavus-u (Taus-u) Yemeni ya da Tavus bin Keysan 40 sene yatsı abdestiyle sabah namazı kılmasıyla bilinen tabiinden hadis ve fıkıh alimidir. Elli kadar sahâbîye yetişti, onlardan hadis ve ilim öğrendi. Yemen’de yaşamakla birlikte zaman zaman hocası Abdullah b. Abbas’ın bulunduğu Mekke’ye ve Zeyd b. Sâbit’in yaşadığı Medine’ye seyahatler yaptı. İbn Abbas’ın seçkin talebelerinden sayılmaktadır. Hadis münekkitlerince sika (rivayetleri güvenilir) kabul edilen Tâvûs aynı zamanda hadis hâfızıdır. Hem Yemen’in hem Mekke’nin fakihleri arasında sayılan Tâvûs fıkhî görüşlerinde dengeli bir yaklaşım sergiler, çok katı davranmadığı gibi tamamen ruhsat tarafına da meyletmezdi. Tâvûs ilme verdiği değerden dolayı idarecilerin ayağına gitmez, onlardan uzak durur, kendi meclisine gelen kişilere de aynı şekilde davranır, hediye kabul etmezdi. Güçlü şahsiyeti, istikrarlı görüşleri ve ilimde güvenilirliğiyle ön plana çıkan Tâvûs Yemen’in âbidleri arasında sayılırdı. Kırk defa hacca gittiği, mala ve makama meyletmeyen, zâhid ve duası makbul bir kimse olduğu ifade edilmektedir.[1] Bediüzzaman Fetih suresinin 29. ayetinde haber verilen ve Tevratı'ın işaret ettiği “Sahabeler ve tabiînler, ibadette öyle bir dereceye gelecekler ki ruhlarındaki nuraniyet, yüzlerinde parlayacak ve cephelerinde kesret-i sücuddan hasıl olan bir hâtem-i velayet nevinde alınlarında sikkeler görünecek.” manasına misal olarak Tavus-u Yemeni'yi gösterir.

Şahsi Bilgiler[değiştir]

Diğer İsimleri: Tavus bin Keysan, Ebu Abdurrahmani’l-Yemanî, Taus-u Yemeni[1]

Doğum Yeri ve Tarihi: 33 (653) yılında Yemen[1]

Vefat Yeri ve Tarihi: 7 Zilhicce 106 (25 Nisan 725) tarihinde Mekke’de vefat etti.[1]

Kabrinin Yeri: Mekke[1]

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği[değiştir]

Hattâ kırk defa hacceden ve kırk sene sabah namazını yatsı abdestiyle kılan, tabiînin azîm imamlarından ve çok sahabelerle görüşen, Tavus denilen Ebu Abdurrahmani’l-Yemanî, kat’iyen haber verir ve hükmeder ve demiş ki: Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma ne kadar mecnun gelmişse Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm sinesine elini koymuş ise kat’iyen şifa bulmuştur, şifa bulmayan kalmamış.

(Mektubat, 19. Mektup, 13. İşaret)


İkinci cihet ihbar-ı gaybî şudur ki: مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ fıkrasıyla ihbar ediyor ki: “Sahabeler ve tabiînler, ibadette öyle bir dereceye gelecekler ki ruhlarındaki nuraniyet, yüzlerinde parlayacak ve cephelerinde kesret-i sücuddan hasıl olan bir hâtem-i velayet nevinde alınlarında sikkeler görünecek.” Evet, istikbal bunu vuzuh ile ve kat’iyet ile ve parlak bir surette ispat etmiştir.

Evet, o kadar acib fitneler ve dağdağa-i siyaset içinde, gece ve gündüzde Zeynelâbidîn gibi bin rekat namaz kılan ve Taus-u Yemenî gibi kırk sene yatsı abdestiyle sabah namazını eda eden çok mühim pek çok zatlar مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ sırrını göstermişlerdir.

(7. Lema)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler[değiştir]

İlgili Resimler/Fotoğraflar[değiştir]

İlgili Maddeler[değiştir]

Kaynakça[değiştir]