Pür-

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Pür, Farsça "dolu" demektir ve başına geldiği kelimelerle birleşik kelimeler oluşturur.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Pürcemal: Güzelliklerle dolu

O Sultan-ı Ezel'in bu tarz hayvan tuyuru kesretle münteşirdir şu meydan-ı fezada, muhteşem ve pür-cemal. (Lemeat)

  • Püremvat: Ölülerle dolu

Mezar taşımla pür-emvat enindar o mezarımla (Eddai)

  • Pürenvar: Nurlarla dolu

اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ … الخ âyet-i pür-envarının çok envar-ı esrarından bir nurunu, ramazan-ı şerifte bir halet-i ruhaniyede hissettim, hayal meyal gördüm. (29. Mektup)

  • Pürhatarkar: Çok tehlikeli

Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u pür-hatarkâr. (Lemeat)

  • Pürheves: Heves dolu

İşte ey nefs-i pür-heves! (6. Söz)

  • Pürhiddet: Çok hiddetli

Hapishane müdürüne pürhiddet: (Tarihçe)

  • Pürhikmet: Hikmet dolu

Misl-i İdris, pür-hikmettir sözün. (Lahikalar)

  • Püriştiyak: Çok iştiyaklı

Sonra, pür-merak ve pür-iştiyak o misafir,... (7. Şua)

  • Pürkemal: Baştan başa kemal, kemal ile dolu

Öyle de o Celil-i pür-kemal, o Cemil-i bîmisal, o Vâcibü’l-vücud, o Mûcid-i külli mevcud, o Şems-i sermed, o Sultan-ı ezel ve ebed, sana senden yakındır. (16. Söz)

  • Pürkusur: Çok kusurlu

...bu abd-i pürkusuru ihya ve âdeta "ba'sü ba'de-l mevt" haline getirdi (Lahikalar)

  • Pürmaani: Manalarla dolu

Nakil ve hikâyatında, ihbar-ı sadıkada esasî noktalardan hazır müşahid gibi bir üslûb-u bedi-i pür-maânî (Lemeat)

  • Pürmeal: Manası derin

Bu kelâm-ı pür-meal; iyi bir dikkate al! (Lemeat)

  • Pürmelal: Çok hüzünlü

Yirmi küsur yıldan beri vaktini menfî ve mahbus geçirmekte olduğu hâl-i pürmelâli! (Lahikalar)

  • Pürmerak: Çok meraklı

Sonra, pür-merak ve pür-iştiyak o misafir,... (7. Şua)

  • Pürnar: Ateş dolu

Cürmümüzle külhan gibi pürnârız, (Lahikalar)

  • Pürnaz: Naz dolu

Ziyadar âleme çıktık, bak şu zemin-i pür-nâzı (Lemeat)

  • Pürneval: Çokça lütuf

Bizim Hàlık’ımız ve Musavvir’imiz ve bizi hediye veren Kadîr‑i Zülcemâl, Hakîm‑i Bî-misâl, Kerîm‑i Pür-nevâl her şeye kâdirdir. (20. Mektup)

  • Pürniyazi: Niyazı güçlü

Bir vakitte bu yolda seyrettim de geçtim bî-nâz ve pür-niyazî. (Lemeat)

  • Pürnur: Nur dolu

O Zât-ı Ehad-i Samed ki mahz-ı rahmetiyle hizmetinize beni müsahhar-ı pürnur etmiş. (Lemeat)

  • Pürrahm: Çok şefkatli

...memleket ve milletin ızdırabatı karşısında pür-rahm ü şefkat ağlayan;... (Müdafaalar)

  • Pürsevda: Sevda dolu

...nihayetsiz telezzüzata ve emellere meftun ve pürsevda bir kalbin kut ve kuvveti;... (21. Söz)

  • Pürseyyal: Tam gezgin

Cazibe ve nevamis, vesail-i pür-seyyal (Lemeat)

  • Pürşan: Şanı çok

İşte lafzın ihatasında, mananın vüs'atında, hükmün istiabında, ilmin istiğrakında, müvazene-i gayatta câmiiyet-i pürşanı!.. (Lemeat)

  • Pürşaşaa: Çok şaşaalı

Etse tecelli daim pürşaşaa bîhicab. (Lemeat)

  • Pürşer: Çok şerli

Eğer pür-şerr beşer, sû'-i ihtiyarıyla müdahale edip karışmazsa, her halde rızk-ı fıtrî bitmeden evvel, o zîhayatın imdadına o isim yetişiyor, açlıkla ölüme yol vermiyor. (12. Lema)

  • Pürtaksir: Çok kusurlu

Bu fakir-i pür-taksir'2 kardeşinizde, çok mükerrem ve muazzez tanıdığı Üstadının bazı hasletlerinden denizden katre nisbetinde vardır. (Lahikalar)

  • Pürümid: Çok ümitli

Aynı gün pür-ümid, başka ve dünyevî bir meclise gittim. (Asar-ı B.)

  • Pürvesvas: Vesveseli

Ey haddinden tecavüz etmiş nefs-i pürvesvas! Diyorsun ki: (16. Söz)

  • Pürzünub: Çok günahlı

...pür-kusurlukta mislim olmadığını nefsime bile bazan kabul ettirdiğim yalnız pür-zünub talebenizi;... (Lahikalar)

İlgili Maddeler

Kaynakça