Kuran:Şuara

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Sure: FurkanKur'anNeml: Sonraki Sure

26. Şuârâ Suresi[düzenle]

{Mekke'de nâzil olan bu sûre, 227 âyettir. 224 ilâ 227. âyetleri (dört âyet), Medine'de nâzil olmuştur. "Şuarâ", şairler demektir; 224. âyetinde şairlerden sözedildiği için, sûre bu ismi almıştır. Muhaliflerin Kur'an'a karşı ileri sürdükleri iddialarından biri de, onun bir şair tarafından meydana getirilmiş olduğu idi. İşte Kur'an, Hz. Peygamber'in irşadı ile daha önceki peygamberlerin irşadlarının özde birleştiğini ve Kur'an'ın bir şair eseri olmadığını isbat ederek, bu iddiayı çürütmekte ve reddetmektedir.}

Bölüm 1[düzenle]

Sayfa 366[düzenle]

Şuara 1.png

1- Tâ. Sîn. Mîm.

Şuara 2.png

2- Bunlar, apaçık Kitab'ın âyetleridir.

Şuara 3.png

3- (Resûlüm!) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın!

Şuara 4.png

4- Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır.

Şuara 5.png

5- Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

Şuara 6.png

6- Üstelik (ona) "yalandır" derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.

Şuara 7.png

7- Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.

Şuara 8.png

8- Şüphesiz bunlarda (Allah'ın kudretine) bir nişâne vardır; ama çoğu iman etmezler.

Şuara 9.png

9- Şüphe yok ki Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Bölüm 2[düzenle]

Şuara 10.png
Şuara 11.png

10-11- Hani Rabbin Musa'ya: O zalimler güruhuna, Firavun'un kavmine git. Hâla (başlarına gelecekten) sakınmayacaklar mı onlar? diye seslenmişti.

Şuara 12.png

12- Musa şöyle dedi: Rabbim! Doğrusu, beni yalancılıkla suçlamalarından korkuyorum.

Şuara 13.png

13- (Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.

Şuara 14.png

14- Onların bana isnad ettikleri bir suç da var. Bundan ötürü beni öldürmelerinden korkuyorum.

Şuara 15.png

15- Allah buyurdu: Hayır (seni asla öldüremezler)! İkiniz mucizelerimizle gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz.

Şuara 16.png

16- Haydi Firavun'a gidip deyin ki: Gerçekten biz, âlemlerin Rabbi'nin elçisiyiz;

Şuara 17.png

17- İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.

Şuara 18.png

18- (Kendisine Allah'ın emri tebliğ edilince Firavun) dedi ki: Biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi?

Şuara 19.png

19- Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin! {Burada Hz. Musa'nın bir Mısırlının ölümüne sebep olduğuna işaret olunmaktadır. Bilgi için, bak. Kasas 28/15.}

Sayfa 367[düzenle]

Şuara 20.png

20- Musa: Ben, dedi, o işi o anda sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım. {Tefsirlerde daha çok, Hz. Musa'nın öldürme kasdı olmaksızın o adama vurduğu ve bu işin, kasdı aşan müessir fiil neticesi adam öldürme olduğu izahı ağır basmaktadır.}

Şuara 21.png

21- Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı.

Şuara 22.png

22- O nimet diye başıma kaktığın ise, (aslında) İsrailoğullarını kendine kul köle etmendir. {Firavun'un, nimet diye Hz. Musa'nın başına kaktığı ve onu nankör olarak nitelendirmesine yol açan şey, onu bebekliğinde sahipsiz bulunca alıp beslemesi ve barındırması, özellikle onu diğer erkek çocuklar gibi öldürmemesi idi. Hz. Musa, bu sözleri inkârî bir üslûpla, onun yaptığının esasen bir nimet olmadığını ve kendisinin İsrailoğullarını kul köle edinmesinden ibaret bulunduğunu ifade etmektedir. Zira Firavun'un Hz. Musa'yı sarayına almasına da kendisinin İsrailoğullarına karşı davranışı sebep olmuştu.}

Şuara 23.png

23- Firavun şöyle dedi: Âlemlerin Rabbi dediğin de nedir?

Şuara 24.png

24- Musa cevap verdi: Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız, (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.

Şuara 25.png

25- (Firavun) etrafında bulunanlara: İşitiyor musunuz? dedi.

Şuara 26.png

26- Musa dedi ki: O, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbidir.

Şuara 27.png

27- Firavun: Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir, dedi.

Şuara 28.png

28- Musa devamla şunu söyledi: Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir.

Şuara 29.png

29- Firavun: Benden başkasını ilâh edinirsen, andolsun ki seni zindanlıklardan ederim! dedi.

Şuara 30.png

30- Musa: Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı? dedi.

Şuara 31.png

31- Firavun: Doğru söyleyenlerden isen, haydi getir onu! diye karşılık verdi.

Şuara 32.png

32- Bunun üzerine Musa asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ apaçık koca bir yılan (oluvermiş)!

Şuara 33.png

33- Elini de (koynundan) çıkardı; o da seyredenlere bembeyaz görünen (nur saçan bir şey oluvermiş)!

Bölüm 3[düzenle]

Şuara 34.png

34- Firavun, çevresindeki ileri gelenlere: Bu, dedi, doğrusu çok bilgili bir sihirbaz!

Şuara 35.png

35- Sizi sihiriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz? {Hz. Musa'nın gösterdiği mucizeler, Firavun'un kibir duygularını alt üst etmiş, Firavun ilâhlık davasını bir tarafa bırakıp, etrafındaki ileri gelenlerden fikir almaya mecbur kalmıştı.}

Şuara 36.png

36- Dediler ki: Onu ve kardeşini eğle ve şehirlere toplayıcı görevliler gönder;

Şuara 37.png

37- Ne kadar bilgisi derin sihirbaz varsa sana getirsinler.

Şuara 38.png

38- Böylece sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde biraraya getirildi.

Şuara 39.png

39- Halka: Siz de toplanıyor musunuz (haydi hemen toplanın), denildi.

Sayfa 368[düzenle]

Şuara 40.png

40- (Firavun'un adamları:) Eğer üstün gelirlerse, herhalde sihirbazlara uyarız, dediler.

Şuara 41.png

41- Sihirbazlar geldiklerinde Firavun'a: Şayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardır değil mi? dediler.

Şuara 42.png

42- Firavun cevap verdi: Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden de olacaksınız.

Şuara 43.png

43- Musa onlara: Ne atacaksanız atın! dedi.

Şuara 44.png

44- Bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve: Firavun'un kudreti hakkı için elbette bizler galip geleceğiz, dediler.

Şuara 45.png

45- Sonra Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuveriyor!

Şuara 46.png

46- (Bunu görünce) sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

Şuara 47.png

47-48- "Âlemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik" dediler.

Şuara 48.png
Şuara 49.png

49- Firavun, (kızgınlık içinde) dedi ki: Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Demek ki size sihiri öğreten büyüğünüzmüş o! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım!

Şuara 50.png

50- "Zararı yok, dediler, (nasıl olsa) biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz."

Şuara 51.png


51- "Biz, ilk iman edenler olduğumuz için Rabbimizin hatalarımızı bağışlayacağını umarız."

Bölüm 4[düzenle]

Şuara 52.png

52- Musa'ya: Kullarımı geceleyin yola çıkar; çünkü takip edileceksiniz, diye vahyettik.

Şuara 53.png

53- Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi:

Şuara 54.png

54- "Esasen bunlar, sayıları az, bölük pörçük bir cemaattır."

Şuara 55.png

55- "(Böyle iken) kesinkes bizi öfkelendirmişlerdir."

Şuara 56.png

56- "Biz ise, elbette uyanık (ve yekvücut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu).

Şuara 57.png
Şuara 58.png

57-58- Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir yerden çıkardık.

Şuara 59.png

59- Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.

Şuara 60.png

60- Derken (Firavun ve adamları) gün doğumunda onların ardına düştüler.

Sayfa 369[düzenle]

Şuara 61.png

61- İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları: İşte yakalandık! dediler.

Şuara 62.png

62- Musa: Asla! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir.

Şuara 63.png

63- Bunun üzerine Musa'ya: Asân ile denize vur! diye vahyettik. (Vurunca deniz) derhal yarıldı (on iki yol açıldı), her bölük koca bir dağ gibi oldu.

Şuara 64.png

64- Ötekilerini de oraya yaklaştırdık. {Musa ve adamlarının ardından, düşmanlar da bu denizde açılan yollara girdiler.}

Şuara 65.png

65- Musa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.

Şuara 66.png

66- Sonra ötekilerini suda boğduk.

Şuara 67.png

67- Şüphesiz bunda bir ibret vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir. {Gerek Mısır'da kalan Kıptîlerin artıkları, gerekse kurtulduktan sonra buzağıya tapmaya kalkan ve "Yüz yüze Allah'ı görmedikçe iman etmeyiz" demeye varan İsrailoğulları, bu apaçık dersten ibret almadılar, imana gelmediler.}

Şuara 68.png

68- Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Bölüm 5[düzenle]

Şuara 69.png

69- (Resûlüm!) Onlara İbrahim'in haberini de naklet.

Şuara 70.png

70- Hani o, babasına ve kavmine: Neye tapıyorsunuz? demişti.

Şuara 71.png

71- "Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz" diye cevap verdiler. {"Putlara tapıyoruz ve bütün gün onlara hizmet edip durmaktayız" manası da verilmektedir. Zira onların, gün boyunca ibadet edip gece ibadet etmediklerine dair bir rivayet bulunmaktadır.}

Şuara 72.png

72- İbrahim: Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?

Şuara 73.png

73- Yahut size fayda ya da zarar verebiliyorlar mı?

Şuara 74.png

74- Şöyle cevap verdiler: Hayır, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk.

Şuara 75.png
Şuara 76.png

75-76- İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?

Şuara 77.png

77- İyi bilin ki onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur);

Şuara 78.png

78- Beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren O'dur.

Şuara 79.png

79- Beni yediren, içiren O'dur.

Şuara 80.png

80- Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.

Şuara 81.png

81- Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O'dur.

Şuara 82.png

82- Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O'dur.

Şuara 83.png

83- Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Sayfa 370[düzenle]

Şuara 84.png

84- Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle! {Hz. İbrahim, bu duasıyla, kıyamete kadar iyi bir nâmla anılmayı istemişti. Duası makbul olmuş, bundan ötürü her ümmet ona ayrı bir sevgi duymuş ve adını övgüyle anar olmuştur. Müslümanlar da beş vakit namazda salâvat-ı şerîfe okurken onu da anarak bu duaya katılmaktadırlar.}

Şuara 85.png

85- Beni, Naîm cennetinin vârislerinden kıl.

Şuara 86.png

86- Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır.

Şuara 87.png

87- (İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme.

Şuara 88.png

88- O gün, ne mal fayda verir ne de evlât.

Şuara 89.png

89- Ancak Allah'a kalb-i selîm (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur). {Kalb-i selîm, şüphelerden, şirkten temizlenmiş, ihlâsla iman etmiş kalp demektir. Saîd b. Müseyyeb (r.a.) demiştir ki: Kalb-i selîm, mânen sıhhatte olan kalpdir ki bu da, müminin kalbidir. Kâfir ve münafığın kalbi ise mânen hastadır.}

Şuara 90.png

90- (O gün) cennet, takvâ sahiplerine yaklaştırılır.

Şuara 91.png

91- Cehennem de azgınlara apaçık gösterilir.

Şuara 92.png
Şuara 92.png

92-93- Onlara: Allah'tan gayrı taptıklarınız hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine (olsun) yardımları dokunuyor mu? denilir.

Şuara 94.png
Şuara 95.png

94-95- Artık onlar, o azgınlar ve İblis orduları, toptan oraya tepetaklak (cehenneme) atılırlar.

Şuara 96.png

96- Orada birbirleriyle çekişerek şöyle derler:

Şuara 97.png

97- Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.

Şuara 98.png

98- Çünkü biz sizi âlemlerin Rabbi ile eşit tutuyorduk.

Şuara 99.png

99- Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.

Şuara 100.png
Şuara 101.png

100-101- Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.

Şuara 102.png

102- Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak!

Şuara 103.png

103- Bunda elbet (alınacak) büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

Şuara 104.png

104- Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Bölüm 6[düzenle]

Şuara 105.png

105- Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla suçladılar.

Şuara 106.png

106- Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

Şuara 107.png

107- Bilin ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

Şuara 108.png

108- Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

Şuara 109.png

109- Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.

Şuara 110.png

110- Onun için, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Şuara 111.png

111- Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!

Sayfa 371[düzenle]

Şuara 112.png

112- Nuh dedi ki: Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur.

Şuara 113.png

113- Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Bir düşünseniz!

Şuara 114.png

114- Ben iman eden kimseleri kovacak değilim.

Şuara 115.png

115- Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.

Şuara 116.png

116- Dediler ki: Ey Nuh! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşlanmışlardan olacaksın!

Şuara 117.png

117- Nuh: Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla suçladı.

Şuara 118.png

118- Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

Şuara 119.png

119- Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.

Şuara 120.png

120- Sonra da geri kalanları suda boğduk.

Şuara 121.png

121- Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

Şuara 122.png

122- Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Bölüm 7[düzenle]

Şuara 123.png

123- Âd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla suçladı.

Şuara 124.png

124- Kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

Şuara 125.png

125- Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

Şuara 126.png

126- Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

Şuara 127.png

127- Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.

Şuara 128.png

128- Siz her yüksek yere bir alâmet dikerek eğleniyor musunuz? {Âyetteki "rî'" kelimesi "yol" manasına da geldiği için "siz her yol üzerine..." şeklinde bir meâl vermek de mümkündür. Bu kavmin bina ettiği şeyler hakkında, tefsirlerde; güvercin kaleleri, gelip geçenlerle eğlenmek için yapılmış yüksek binalar, tepelere dikilen âbideler gibi izahlarla karşılaşılmaktadır.}

Şuara 129.png

129- Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı ediniyorsunuz? {Bu yapılar hakkında, muazzam köşkler, müstahkem kaleler, su mahzenleri gibi tefsirler yapılmıştır.}

Şuara 130.png

130- Yakaladığınız zaman, zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?

Şuara 131.png

131- Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Şuara 132.png
Şuara 133.png
Şuara 134.png

132-133-134- Bildiğiniz şeyleri size veren, size davarlar, oğullar, bağlar, pınarlar ihsan eden (Allah'a karşı gelmek) den sakının.

Şuara 135.png

135- Doğrusu sizin hakkınızda muazzam bir günün azabından endişe ediyorum.

Şuara 136.png

136- (Onlar) şöyle dediler: Sen öğüt versen de, vermesen de bizce birdir.

Sayfa 372[düzenle]

Şuara 137.png

137- Bu, öncekilerin geleneğinden başka bir şey değildir. {Burada "gelenek (huluk)"den kastedilenin ne olduğu hakkında farklı tefsirler vardır: 1) Şu yaptıklarımız veya üzerinde bulunduğumuz şu din, ilk atalarımızdan beri sürüp gelen şeydir. 2) Senin getirdiğin şu din veya öldükten sonra dirileceğimiz iddiası, geçmişlerin uydurmasıdır.}

Şuara 138.png

138- Biz azaba uğratılacak da değiliz.

Şuara 139.png

139- Böylece onu yalancılıkla suçladılar; biz de kendilerini helâk ettik. Doğrusu bunda büyük bir ibret vardır; ama çokları iman etmezler.

Şuara 140.png

140- Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Bölüm 8[düzenle]

Şuara 141.png

141- Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla suçladı.

Şuara 142.png

142- Kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

Şuara 143.png

143- Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

Şuara 144.png

144- Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

Şuara 145.png

145- Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.

Şuara 146.png
Şuara 147.png
Şuara 148.png

146-147-148- Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde; ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?

Şuara 149.png

149- (Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz). {Âyetteki "fârihin" kelimesine "ustaca" anlamı verilebileceği gibi, "şımararak" anlamı da verilebilir.}

Şuara 150.png

150- Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Şuara 151.png
Şuara 152.png

151-152- Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen aşırı gidenlerin emrine uymayın.

Şuara 153.png

153- Dediler ki: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!

Şuara 154.png

154- Sen de ancak bizim gibi bir insansın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir mucize getir.

Şuara 155.png

155- Salih: İşte (mucize) bu dişi devedir; onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün içme hakkı da sizindir, dedi.

Şuara 156.png

156- Ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi muazzam bir günün azabı yakalayıverir.

Şuara 157.png

157- Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

Şuara 158.png

158- Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda, büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

Şuara 159.png

159- Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Bölüm 9[düzenle]

Sayfa 373[düzenle]

Şuara 160.png

160- Lût kavmi de peygamberleri yalancılıkla suçladı.

Şuara 161.png

161- Kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

Şuara 162.png

162- Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

Şuara 163.png

163- Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

Şuara 164.png

164- Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.

Şuara 165.png
Şuara 166.png

165-166- Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz!

Şuara 167.png

167- Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!

Şuara 168.png

168- Lût: Doğrusu, dedi, ben sizin bu işinizden tiksinmekteyim!

Şuara 169.png

169- Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldiklerinden (vebalinden) kurtar.

Şuara 170.png

170- Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

Şuara 171.png

171- Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan (oldu). {Burada Hz. Lût'un karısına işaret edilmektedir. Tahrîm sûresi'nin 10. âyetine ve 12. âyetindeki açıklamaya bakınız.}

Şuara 172.png

172- Sonra diğerlerini helâk ettik.

Şuara 173.png

173- Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki... Uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) yağmuru ne de kötü!

Şuara 174.png

174- Elbet bunda büyük bir ibret vardır; fakat çokları iman etmezler.

Şuara 175.png

175- Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Bölüm 10[düzenle]

Şuara 176.png

176- Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla suçladı. {Eyke, bir orman türünün adıdır. Rivayete göre, Medyen yakınlarında bulunan bir bölge de bu isimle anılmaktaydı. Şuayb (a.s.) Eykeli olmadığından, 106, 124, 142 ve 160. âyetlerdekinden farklı olarak gönderilen peygamber için "kardeşleri" denmemiştir.}

Şuara 177.png

177- Şuayb onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

Şuara 178.png

178- Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

Şuara 179.png

179- Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

Şuara 180.png

180- Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.

Şuara 181.png

181- Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın.

Şuara 182.png

182- Doğru terazi ile tartın.

Şuara 183.png

183- İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Sayfa 374[düzenle]

Şuara 184.png

184- Sizi ve önceki nesilleri yaratan (Allah) dan korkun.

Şuara 185.png

185- Onlar şöyle dediler: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!

Şuara 186.png

186- Sen de, ancak bizim gibi bir beşersin. Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz.

Şuara 187.png

187- Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır.

Şuara 188.png

188- Şuayb: Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir, dedi.

Şuara 189.png

189- Velhasıl onu yalancı saydılar da, kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, muazzam bir günün azabı idi! {Çok sıcak günlerden sonra gökte bulutlar belirmiş, onların gölgesine sığınmışlardı. Allah bulutlardan ateş yağdırarak azgınları, asileri yakmış ve cezalandırmıştı.}

Şuara 190.png

190- Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

Şuara 191.png

191- Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. {Sûrenin 10. âyetinden buraya kadar birçok peygamberin, kavimlerini ikazları, getirdikleri mucizeler ve kavimlerinin tutumları ortak çizgilerle anlatıldıktan sonra, bundan sonraki bölümde de Kur'an'a yöneltilen iftiralara özlü reddiyelerde bulunulmuş, Hz. Peygamber'e sabır ve metanetle ulvî görevini sürdürmesi telkin edilmiştir.}

Bölüm 11[düzenle]

Şuara 192.png

192- Muhakkak ki o (Kur'an) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.

Şuara 193.png
Şuara 194.png
Şuara 195.png

193-194-195 -(Resûlüm!) Onu Rûhu'l-emîn (Cebrail) uyarıcılardan olasın diye, apaçık Arap diliyle, senin kalbine indirmiştir.

Şuara 196.png

196- O, şüphesiz daha öncekilerin kitaplarında da vardır. {Kur'an'ın Hz. Muhammed'e indirileceği, yahut da Kur'an'ın manası, özü ve ana prensipleri önceki hak kitaplarda da vardı. Âyette her ikisi anlatılmış olabilir.}

Şuara 197.png

197- Benî İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?

Şuara 198.png
Şuara 199.png

198-199- Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.

Şuara 200.png
Şuara 201.png

200-201- Onu günahkârların kalplerine böyle soktuk. Onun için, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler. {Âyetteki "onu" zamiri, "küfür"e gönderilirse "-Kendi günahları yüzünden- soktuğumuz küfür öyle yerleşmiştir ki, azabı açıkça görmeden imana gelmezler" manası çıkar. Aynı zamir "Kur'an"a da gönderilebilir. O takdirde "Kur'an'ı kendi dilleriyle indirdik, manasını kalplerine iyice soktuk; yine de azabı görmeden iman etmezler" manası kasdedilmiş olur.}

Şuara 202.png

202- İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.

Şuara 203.png

203- O zaman: Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba? diyeceklerdir.

Şuara 204.png

204- (Durmadan mucize talebiyle) onlar bizim azabımızı mı çarçabuk istiyorlardı?

Şuara 205.png
Şuara 206.png

205-206- Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak, sonra tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!

Sayfa 375[düzenle]

Şuara 207.png

207- Faydalandırıldıkları nimetler onlara hiç yarar sağlamayacaktır.

Şuara 208.png
Şuara 209.png

208-209- Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.

Şuara 210.png

210- O'nu (Kur'an'ı) şeytanlar indirmedi. {Kur'an'ın, şeytanlar tarafından kâhinlere telkin edilen şeylerden ibaret olduğunu ileri süren bazı müşriklerin sözleri reddedilmektedir.}

Şuara 211.png

211- Bu onlara düşmez; zaten güçleri de yetmez.

Şuara 212.png

212- Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Şuara 213.png

213- O halde sakın Allah ile beraber başka ilâha kulluk edip yalvarma, sonra azap edilenlerden olursun! {Hz. Peygamber'in şahsında, insanlığa hitap edilmektedir. Bak. Kasas 28/86-88.}

Şuara 214.png

214- (Önce) en yakın akrabanı uyar.

Şuara 215.png

215- Sana uyan müminlere (merhamet) kanadını indir.

Şuara 216.png

216- Şayet sana karşı gelirlerse de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak ki uzağım.

Şuara 217.png

217- Sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.

Şuara 218.png

218- O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor.

Şuara 219.png

219- Secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor). {İbn Abbâs (r.a.)dan gelen rivayete göre "ve tekallübeke fi's-sâcidîn" kavlinin ifade etmek istediği mana şudur: Allah senin bir peygamberin sulbünden diğer peygamberin sulbüne intikal ede ede nihayet nasıl bir nebî olarak çıktığını görendir.}

Şuara 220.png

220- Çünkü her şeyi işiten, her şeyi bilen O'dur.

Şuara 221.png

221- Şeytanların ise kime ineceğini size haber vereyim mi?

Şuara 222.png

222- Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.

Şuara 223.png

223- Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.

Şuara 224.png

224- Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyarlar.

Şuara 225.png
Şuara 226.png

225-226- Onların her vâdide başıboş dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?

Şuara 227.png

227- Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir. {Sahih hadis kitaplarında yer alan birçok hadisten de anlaşıldığı üzere, kötülüğü ifade etmeyen ve iyi maksatla kullanılan şiir, yukarıda kötülenen şiirden istisna edilmiştir. Nitekim ashâb-ı kiram arasında Resûl-i Ekrem'in takdirlerini kazanmış birçok şairler bulunmaktaydı. Meselâ Hz. Peygamber'in, Hassân bin Sabit'e, "Müşrikleri (şiirlerinle) hicvet, bil ki muhakkak Cebrail de seninle beraberdir" buyurduğu rivayet olunmuştur.}

Önceki Sure: FurkanKur'anNeml: Sonraki Sure