Fevzi Çakmak

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Fevzi Çakmak.png

Mustafa Fevzi Çakmak Kurtuluş savaşında ve sonrasında Genelkurmay Başkanlığı ve milletvekilliği yapmış, Meraşal unvanı verilmiş, zâhiren İslâmiyet tarafdârı ve bir derece îmân sâhibi olarak kendini göstermekle beraber Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan gayr-ı islami icraatler sırasında ehl­i îmân onun sûrî diyânetine aldanıp, dizginleri öteki gaddârların eline verdiğinden hatalarda pay sahibidir.

Şahsi Bilgiler[düzenle]

Diğer İsimleri: Fevzi Paşa

Doğum Yeri ve Tarihi: İstanbul, 12 Ocak 1876[1]

Vefat Yeri ve Tarihi: İstanbul, 10 Nisan 1950[1]

Kabrinin Yeri: Eyüp Sultan Kabristanı, İstanbul.

Bediüzzaman Said Nursi ile Görüşmeleri[düzenle]

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği[düzenle]

Hem de “İnna A’tayna”nın sırrı kısmen tahakkuk etmiş. Çünkü Süfyaniyetin dört rüknünden en kuvvetlisi ve dehşetlisi bütün bütün çekildi. Kabir altında azap çekiyor. Ve en büyüğü dahi alâkası bilfiil çekilmiş. Mason komitesinin mahkûmu ve âleti olup azabıyla meşguldür. Yalnız onun gölgesi hükmediyor. İleri tecavüz etmemekle beraber kısmen geriliyor. Bâki kalan iki şahıs ise ellerinden gelse tamire çalışacaklar.

(Şualar, 8. Şua, Haşiye)


Orada yine hizmet-i Kur’aniyede bulunduğum miktarca –o vakit menfîlere çok dikkat ediliyordu, her akşam ispat-ı vücud etmekle mükellef oldukları halde– ben ve hâlis talebelerim müstesna kaldık. Ben hiçbir vakit ispat-ı vücuda gitmedim, hükûmeti tanımadım. Oranın valisi, oraya gelen Fevzi Paşa’ya şikayet etmiş. Fevzi Paşa demiş: “Ona ilişmeyiniz, hürmet ediniz!” Bu sözü ona söylettiren, hizmet-i Kur’aniyenin kudsiyetidir. Ne vakit nefsimi kurtarmak, yalnız âhiretimi düşünmek fikri bana galebe etti, hizmet-i Kur’aniyede muvakkat fütur geldi, aks-i maksadımla tokat yedim. Yani bir menfadan diğerine (Isparta’ya) gönderildim.

(Lemalar, 10. Lema)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler[düzenle]

Hem bazı ehl-i velayetin istihracatıyla anlaşılıyor ki İslâm Devleti’nin başına geçecek olan Süfyanî Deccal ise gayet muktedir ve dâhî ve faal ve gösterişi istemeyen ve şahsî olan şan ve şerefe ehemmiyet vermeyen bir sadrazam ve gayet cesur ve iktidarlı ve metin ve cevval ve şöhret-perestliğe tenezzül etmeyen bir serasker bulur, onları teshir eder. Onların fevkalâde ve dâhiyane icraatlarını, riyasızlıklarından istifade ile kendi şahsına isnad ve o vasıta ile koca ordunun ve hükûmetin teceddüd ve inkılab ve Harb-i Umumî inkılabından gelen şiddet-i ihtiyacın sevkiyle işledikleri terakkiyatı şahsına isnad ettirerek şahsında pek acib ve hârika bir iktidar bulunduğunu meddahlar tarafından işaa ettirir.

(Şualar, 5. Şua)

İlgili Resimler/Fotoğraflar[düzenle]

Fevzi kabir.jpeg

İlgili Maddeler[düzenle]

  • İsmet İnönü: Cumhuriyetin ilanından sonraki gayr-ı İslamî icraatlarda önce başbakan, daha sonra Cumhurbaşkanı olarak büyük pay sahibi.
  • Mustafa Kemal Atatürk: Birinci Cumhurbaşkanı.

Kaynakça[düzenle]