Eğirdir Gölünde Fırtına

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Eğirdir Gölünde Fırtına Üstad hazretlerinin 1954 yılının bahar mevsiminde Eğirdir'e gelip Isparta'ya geçmek istemesi, talebelerinin ise kalben Üstad ile Barla'ya gitmek istemeleri, daha sonra Barla'ya gidilmesine karar verilmesi, motorlu bir kayık bulunması ve 6 kişi kayıkla giderken gerçekleşen hadisedir. Kayıktaki herkes sırılsıklam olup hadisenin dehşetinden telaş ederken Üstad ıslanmaz ve büyük bir sükunetle Cevşen okuyup dua etmektedir. Bu arada motor da bozulmuş ve yelken işe yaramaz hale gelmiştir. Kayık zorlukla Barla iskelesine yanaşır. Bu hadisenin cereyan ettiği gün Konyalı Halıcı Sabri'nin pilot oğlu Ömer Halıcı uçak kazasında şehid olur ve Bediüzzaman "Ömer benim yerime şehid oldu" der.[1]

Diğer İsimleri[düzenle]

Gerçekleştiği Tarih ve Yer[düzenle]

Eğirdir Gölü, 1954 bahar mevsimi[1]

Harita konumu[düzenle]

Hadiseye Dahil Olanlar[düzenle]

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği[düzenle]

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Aziz kardeşlerim!

Bu defa motorlu kayık içinde Eğirdir’den Barla’ya giderken denizin dehşetli emsalsiz fırtınası Leyle-i Kadirdeki dehşetli hastalık gibi zahmet noktasını kaldırıp büyük bir rahmete vesile olduğunu sizlere müjde veriyorum.

Altı arkadaş ile beraber şehit olmak, yedi ihtimalden altı ihtimal ile deniz bize geniş bir kabir olmak için zemin hazırlandı. Fakat o hal altında mükerrer tecrübelerle yağmurun Risale-i Nur’la alâkadarlığı ve şimdi çok zamandır yağmura şiddetli ihtiyaç olduğu bu zamanda, Risale-i Nur’un gizli düşmanlarının tehlikesinden ve geniş planından kurtulmasına bir işaret olarak o dehşetli haletimiz bir sadaka-i makbule hükmüne geçtiği remziyle, o rahmet-i İlahîden gelen emr-i Rahmanîyi imtisalindeki iştiyak ile yağmurun bir annesi olan bu deniz, o rahmete dair emr-i İlahîyi gayet heyecanla ve iştiyak ile acelelik ile getirmek için bir şefkat tokadı nevinden Nur talebeleri olan bizim başımızı tokat ile yüzümüzü ve gözümüzü yağmurla okşadı. Biz bu haleti zahiren hiddet, manen şefkatkârane okşamak nevinde gördük.

Ben daha fırtına ve yağmur başlamadan evvel hiss-i kable’l-vuku ile hazine-i rahmete bir anahtar olacak dehşetli ve heyecanlı bir musibet hissettiğimden mütemadiyen Cevşen’i ve Şah-ı Nakşibend’in virdini okuyordum. Denizin o dehşeti içinde kemal-i şevk ile o mübarek denizi kabir olarak kabul ediyordum. Böyle kaza ile vefat eden şehit hükmünde olduğu gibi şehit de veli hükmünde olmasından altı arkadaşıma acımadım. Yalnız içinde bulunan çocuğa bir parça acıdım. O kayığın makinesi bozulduğu ve yelkeni de rüzgâr onun aksiyle geldiği için fayda vermediğini ve denizin mevcleri de pek büyük; evvela kayığa ve zahiren bize hücum etmesiyle beraber kayığın içine girmediği için kemal-i sabır ve şükürle karşıladık ve salimen sahile çıktık. ‌اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ dedik.

Said Nursî

(Emirdağ Lahikası-2)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler[düzenle]

İlgili Resimler/Fotoğraflar[düzenle]

İlgili Maddeler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  1. 1,0 1,1 Isparta Kahramanları, Himmet Koçoğlu