Aristo

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Aristo.jpg

Aristo ya da tam adıyla Aristoteles, İslâm felsefesi ve feylesofları üzerinde önemli etkileri olan, tevhid açısından çok hatalı görüşleri bulunan ve hakikata ulaşmak için vahiy yerine aklına güvenen bir İlkçağ Yunan filozofudur. Eflâtun’un akademisinde en seçkin talebesi, sonra da onun felsefî sistemini eleştiren başarılı bir rakibidir ve Eflatun'la beraber Batı felsefesinin en önemli 2 filozofundan birisi sayılır. Makedonya Kralı Filip'in daveti üzerine 8 sene boyunca sarayında oğlu İskender’i yetiştirdi. Bu yüzden kendisine cihan imparatorunu yetiştiren üstat unvanı verildi. 'Lise' adında kendi okulunu kurdu. Derslerini yürüyerek verdiğinden ekolüne 'Meşşaiyyun' adı verildi. Meşşai ekolünün takip edenler başlıca müslüman filozoflar arasında Kindî, Farabî ve İbn-i Rüşd sayılabilir. Çağının bilinen bütün ilimlerini sistematize etti. Başta mantık olmak üzere ahlak ve metafizik gibi birçok ilmin kurucusu sayılır. Eserleri Eflâtun’unkiler gibi diyalog şeklinde olmayıp sistematik ve didaktiktir. İslâm halifelerin desteğiyle üç asır (8.-10. asırlar) devam eden tercümeler sayesinde İslâm dünyasında etkisi en fazla olan Yunan filozofudur. Mutluluğu sadece aristokrat bir zümreye has görmesi, faziletli davranışın amacını şeref kazanmak olarak belirtmesi, insaniyetin en büyük gayesinin Vacib'ül vücuda benzemesi olduğu gibi son derece yanlış birçok fikrin de sahibidir. Ondan etkilenen müslüman filozofların bir kısmı da felsefenin şaşaa-yı surisine aldanıp hataya düşmüşlerdir.[1]

Şahsi Bilgiler[düzenle]

Diğer İsimleri: “El-hakîm” ve “el-feylesof” (yaygın olan şöhretinden dolayı), “sâhibü’l-mantık” (mantık disiplininin kurucusu sayıldığı için), “elmuallimü’l-evvel” (ilimleri sistematize eden bir üstat olduğu için)

Doğum Yeri ve Tarihi: Stageira, Trakya, 384[1]

Vefat Yeri ve Tarihi: Khalsis, Yunanistan, 322[1]

Kabrinin Yeri:

Eserleri[düzenle]

Yüze yakın eser bıraktı.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği[düzenle]

O esasat, ne kadar esassız ve çürük olduğunu sair risalelerimde ve bilhassa Sözlerde hususan On İkinci ve Yirmi Beşinci Sözlerde kat’î ispat etmişiz. Hattâ silsile-i felsefenin en mükemmel fertleri ve o silsilenin dâhîleri olan Eflatun ve Aristo, İbn-i Sina ve Farabi gibi adamlar “İnsaniyetin gayetü’l-gayatı, teşebbüh-ü bi’l-Vâcib’dir.” yani Vâcibü’l-vücud’a benzemektir, deyip firavunane bir hüküm vermişler ve enaniyeti kamçılayıp şirk derelerinde serbest koşturarak esbab-perest, sanem-perest, tabiat-perest, nücum-perest gibi çok enva-ı şirk taifelerine meydan açmışlar. İnsaniyetin esasında münderic olan acz ve zaaf, fakr u ihtiyaç, naks ve kusur kapılarını kapayıp ubudiyetin yolunu seddetmişler. Tabiata saplanıp, şirkten tamamen çıkamayıp şükrün geniş kapısını bulamamışlar.

(Sözler, 30. Söz, 1. Maksat)


Ey hayali ile benim seyahat-i hayaliyeme iştirak eden arkadaş! O zemin, tabiattır ve felsefe-i tabiiyedir. Tünel ise ehl-i felsefenin efkârı ile hakikate yol açmak için açtıkları meslektir. Gördüğüm ayak izleri, Eflatun ve Aristo (Hâşiye[2]) gibi meşahirlerindir. İşittiğim sesler, İbn-i Sina ve Farabi gibi dâhîlerindir. Evet, İbn-i Sina’nın bazı sözlerini, kanunlarını bazı yerlerde görüyordum. Sonra, bütün bütün kesiliyordu. Daha ileri gidememiş. Demek boğulmuş. Her ne ise seni meraktan kurtarmak için hayalin altındaki hakikatin bir köşesini gösterdim. Şimdi seyahatime dönüyorum.

(Sözler, 30. Söz, 1. Maksat)


Said Nursî, Eski Said tabir ettiği gençliğinde felsefede çok ileri gitmiştir. Garb’ın Sokrat’ı, Eflatun’u, Aristo’su gibi hakikatli feylesofları ve Şark’ın İbn-i Sina, İbn-i Rüşd, Farabi gibi dâhî hükemalarından felsefe ve hikmette Kur’an-ı Hakîm’in feyziyle çok ileri geçmiş ve Kur’an’dan başka halâskâr ve hakiki rehber olmadığını dava etmiş ve Risale-i Nur eserlerinde ispat etmiştir. Bu hakikatlerde şüphesi olan olursa Üstad, âhirete teşrif etmeden bizzat şüphesini izale edebilir.

(Sözler, Konferans)


Ehl-i tahkikin beyanına göre hem Zülkarneyn unvanının işaretiyle, Yemen padişahlarından Zülyezen gibi “zü” kelimesiyle başlayan isimleri bulunduğundan bu Zülkarneyn, İskender-i Rumî değildir. Belki Yemen padişahlarından birisidir ki Hazret-i İbrahim’in zamanında bulunmuş ve Hazret-i Hızır’dan ders almış. İskender-i Rumî ise miladdan takriben üç yüz sene evvel gelmiş, Aristo’dan ders almış.

(Sözler, Konferans)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler[düzenle]

İlgili Resimler/Fotoğraflar[düzenle]

İlgili Maddeler[düzenle]

  • Meşşaiyye: Aristo'nun kurduğu, hakikatı vahiy yerine akıl ile bulmaya çalışan felsefe ekolünün adı
  • Sudur: Bir zattan, bizzat bir tek şeyin çıkabildiği, sair şeylerin vasıtalar vasıtasıyla ondan sudûr edebileceğini savunan sapkın felsefi görüş
  • Ukul-ü aşere: Allah'ın tüm kainatı yaratmasını tevil eden sapkın bir felsefi görüş
  • Sokrat: Aristo'nun talebesi
  • Eflatun: Aristo'nun hocası
  • İskender-i Rumi: Aristo'nun 8 yıl ders verdiği hükümdar
  • Heyula: Aristo'nun, her cismi meydana getiren iki ilkeden biri gördüğü ve “tamamen belirsiz, cisme ârız olan değişmeyi kabul edici kuvve halinde bir cevher” şeklinde tarif ettiği mefhum
  • İşrakiyyun: Bilginin kaynağı olarak akıl yürütmeyi temel alan rasyonalist Meşşaiyyun felsefesine karşı mistik tecrübe ve sezgiye dayanan düşünce sisteminin adı
  • Erbabü'l-enva: Her nevin ayrı bir rabbi olduğuna dair batıl bir inanç
  • Felsefe: Bazen dinsiz felsefe anlamında da kullanılan hikmet ilmi
  • İlm-i Hikmet: Eşyanın hallerinden ve harici ve batıni keşfiyatlarından bahseden ilim. Bazen felsefe de denilir
  • Sofestailik: Cenab-ı Hakk'ı kabul etmemek için kainatı inkar eden sapkın bir felsefi görüş
  • İbn-i Sina: Özellikle tıp ilminde çok ileri gitmiş, Yunan filozoflarından etkilenmiş İslam filozofu
  • Farabi: İkinci Aristo olarak tanınan İslam filozofu
  • İbn-i Rüşd: Meşşaiyyun ekolünün son temsilcisi Endülüs'lü İslam feylesofu
  • Sabiiyyun: Yıldızlara ve meleklere bir nevi uluhiyet isnad eden sapkın bir din
  • Mutezile: Akıllarına çok güvenerek Hak mezheplerden ayrılan batıl bir fırka
  • İlm-i Kelam: Cenab-ı Hakkın zat ve sıfatlarından, nübüvvet ve itikada dair meselelerden İalmi esaslar dairesinden bahseden ve Kelam da denilen ilim
  • Budistlik: Gayb aşinalık dava eden sapkın bir din
  • İmam-ı Gazali: Devrinin felsefesinin batıl akidelerinin yanlışlığını ortaya koyarak büyük hizmet etmiş ve Hüccetül İslam unvanı verilmiş devrinin müceddidi büyük bir alim
  • Anasır-ı Erbaa: İlkçağ Yunan felsefesinde ortaya atılan, bazı İslam alimleri tarafından da bahsedilen ve Bediüzzaman'ın toprak, su, hava ve nur ile nar olarak bahsettiği dört unsur

Kaynakça[düzenle]

  1. 1,0 1,1 1,2 İslam Ansiklopedisi, Aristo maddesi
  2. Eğer desen: “Sen necisin, bu meşahire karşı meydana çıkıyorsun? Sen bir sinek gibi olup da kartalların uçmalarına karışıyorsun?”
    Ben de derim ki: Kur’an gibi bir üstad-ı ezeliyem varken dalalet-âlûd felsefenin ve evham-âlûd aklın şakirdleri olan o kartallara, hakikat ve marifet yolunda, sinek kanadı kadar da kıymet vermeye mecbur değilim. Ben onlardan ne kadar aşağı isem onların üstadı dahi benim üstadımdan bin defa daha aşağıdır. Üstadımın himmetiyle, onları gark eden madde, ayağımı da ıslatamadı. Evet büyük bir padişahın, onun kanununu ve evamirini hâmil küçük bir neferi, küçük bir şahın büyük bir müşirinden daha büyük işler görebilir.