-zar

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

-zâr, sonuna geldiği kelimeye yer anlamı katarak türemiş isim oluşturan Farsça bir sonektir.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı:

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Çimenzâr/çemenzâr: Çimenlik, yeşillik

Hakikatta çimenzar hakâiktır bu her dem

Ki olmuş cennet-i a'lâ-i Kur'ândan o mülhem (Asar-ı Bediiyye, Tarihçe-i Hayatın Zeyli)

  • Gülzâr: Gül bahçesi

İşte bunun için şimdi çektiği bütün zahmetler rahmet, yaptığı hizmetler hikmet olmuş. Celali yüzünden cemalini de gösterip âlem, bir gülzar-ı kemal bulmuştur. (Emirdağ L. 1)

  • Harabezâr: Harabelik, viranelik

On İkinci Rica’da bahsi geçen Abdurrahman gibi ruhumla pek alâkadar yüzer talebelerimi, dostlarımı kabirde ve o ahbapların yerlerini harabezar gördüm.

  • Şurezâr: Çorak yer

Evet Said-i Kürdî İstanbul’a, şûrezâr Kürdistan’ın maarifsizlikle öldürülmek istenilen kâinat idrakinde yapamadığı kâşanelere bedel Yıldız siyasetlerini zelzelelere vermek azmiyle gelmişti. (Asar-ı B.)

  • Vahşetzâr: Vahşet yeri

Of! tekrar buraya döndük şu zemin-i vahşetzâr, bulut damı zulmettar. (Lemeat)

İlgili Maddeler

Kaynakça