-nüma

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

-nümâ veya -nümun, sonuna geldiği kelimeye "gösteren, bildiren, benzeyen" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Numuden (نمودن): göstermek, görünmek

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Ademnüma: Ademi gösteren

Mevcudatın adem-nüma akibetlerini gör. (17. Söz)

  • Aşknüma: Aşkı gösteren

...taife-i nebatata derece-i aşka baliğ olan ihtiyacat-ı şedide-i aşknümayı,... (24. Mektup)

  • Cennetnümun: Cenneti gösteren

Şu azametli kâinat ve bütün unsurları baştan başa cennetnümun güzellikleriyle, kendilerini enzar-ı âleme arz ediyorlar. (Fihrist)

  • Hakaiknümâ: Hakikat gösteren

Yani her şey, Sâni’-i Zülcelal’in birer mektub-u hakaik-nüma, birer kaside-i letafetnüma, birer kelime-i hikmet-eda hükmündedir ki melaike ve cin ve hayvanın ve insanın enzarına arz eder, mütalaaya davet eder. (10. Söz)

  • Haknümâ: Hakkı gösteren

...elbette hakikat-bîn ve gayb-aşina ve hidayet-bahş ve hak-nüma olan Kur'an gibi bir mu'cizekârın hârikulâde işleridir. (25. Söz)

  • Harikanüma: Harikaları gösteren

...taşların evamir-i tekviniyeye karşı ne kadar hârika-nüma ve mu'cizevari bir surette mazhar ve müsahhar olduğunu ifham eder (20. Söz)

  • Haşmetnüma: Haşmeti gösteren

...fakat birbiri içinde görünür isim ve nişanları ve haşmet-nüma icraatında ayrı ayrı, fakat birbirine benzer temessül ve cilveleri... (24. Söz)

  • Hayretnümâ: Hayret uyandıran

Hattâ dünya dahi, meyveleri âhiret pazarına gönderilen bir şecere-i hayret-nümadır. (10. Söz)

  • Heybetnümâ/Hayretnümun: Heybeti gösteren

Bir vakit esaretimde dağ başında azametli çam ve katran ve ardıç ağaçlarının heybet-nüma suretlerini, hayret-feza vaziyetlerini temaşa ederken pek latif bir rüzgâr esti. (17. Söz)

  • Hikmetnümâ: Hikmeti gösteren

Kalem-i kudretle yazılmış hikmet-nüma bir sözdür. (11. Söz)

  • Hüveydanümâ: Açıkça görünen

Her soyda füyûz, hüveyda‑nümâ ile (Muhakemat)

  • İbretnümâ: İbretli, ibret gösteren

“Bugün senin gark olan cesedine necat vereceğim.” unvanıyla umum firavunların tenasüh fikrine binaen cenazelerini mumyalamakla maziden alıp müstakbeldeki ensal-i âtiyenin temaşagâhına göndermek olan mevt-âlûd, ibret-nüma bir düstur-u hayatiyelerini ifade etmekle beraber, şu asr-ı âhirde o gark olan Firavun’un aynı cesedi olarak keşfolunan bir beden, o mahall-i gark denizinden sahile atıldığı gibi zamanın denizinden asırların mevceleri üstünde şu asır sahiline atılacağını, mu’cizane bir işaret-i gaybiyeyi, bir lem’a-yı i’cazı ve bu tek kelime bir mu’cize olduğunu ifade eder. (25. Söz)

  • Kıyametnümun: Kıyameti gösteren

Sure-i Hacc 1291'de zelzeleli kıyamet-nümun hâdisatına ve Rus'un dehşetli hücuma hazırlandığı vakte nazar-ı dikkati celb ediyor. (Rumuzat-ı S.)

  • Letafetnümâ: Latiflik gösteren

Yani her şey, Sâni’-i Zülcelal’in birer mektub-u hakaik-nüma, birer kaside-i letafetnüma, birer kelime-i hikmet-eda hükmündedir ki melaike ve cin ve hayvanın ve insanın enzarına arz eder, mütalaaya davet eder. (10. Söz)

  • Mahşernümâ/Mahşernümun: Mahşeri gösteren

İşte bahar dahi, mahşer-nüma bir meyvedar ağaçtır. (10. Söz)

  • Mu'ciznümâ: Mucize gösteren

Ve bu dellâllara kulak ver ki mu’ciz-nüma bir padişahın antika sanatlarını teşkil ve teşhir ediyorlar. (10. Söz)

  • Raksnümâ: Dansı gösteren

O vaziyeti, pek muhteşem ve şirin velvele-âlûd bir zelzele-i raks-nüma, bir tesbihat-ı cezbe-edâ suretine çevirdiğinden;... (17. Söz)

  • Rehnümâ: Yol gösteren

Öyle de; kelime-i vâhide hükmünde olan Kelâmullah’ın bir kısım âyâtı, sair ihvanının hakikat ve cevherlerine karine ve rehnüma ve komşularının kalblerindeki sırlara delil ve tercüman oluyorlar. (Muhakemat)

  • Runümâ: Yüzünü gösteren

Mezaya-yı âliye ve fezail-i ilmiyesiyle de din-i Muhammedî'nin (A.S.M.) neşrinde ve isbatında bir kemal-i tam halinde rû-nüma olmuş olan böyle bir zât... (Şualar)

  • Sanatnümâ: Sanatı gösteren

Mücedded bir hulle-i san'at-nüma giydiriyor. (16. Söz)

İlgili Maddeler

Kaynakça