-dade
-dâd veya -dâde, sonuna geldiği kelimeye "vermiş, verilmiş" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Dâden (vermek)
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Desdedâd: El vermiş
Hacet olmadığı veya münasib olmadığı vakitte cereyan-ı umumiyeye mütabaatla, kavânin-i âdâtullaha destedâd-ı teslim oluyor. (Muhakemat)
- Gerdandâde veya gerdendâde: Boyun eğmiş
Mesela, bir dâhiye-i harp olan Hâlid Bin Velid ve bir dâhiye-i siyaset olan Amr İbnü’l-Âs gibi mağlubiyeti kabul etmeyen zatlar, Sulh-u Hudeybiye ile cilvesini gösteren seyf-i Kur’anî onları mağlup edip, Medine-i Münevvere’ye kemal-i inkıyad ile İslâmiyet’e gerden-dâde-i teslim olduktan sonra Hazret-i Hâlid, bir “Seyfullah” şekline girdi ve fütuhat-ı İslâmiyenin bir kılıncı oldu. (7. Lema)
- Karardâde: Karar verilmiş, kararlaştırılmış
Sema, emvacı karar-dâde olmuş bir denizdir. (12. Lema)
- Rızadâde: Kabul eden, hoşnud olmuş
Eneler nahnüye inkılab edip mezcî cemaat ruhu tevellüd ederek, külle feda olmak için fert zımnen rıza-dâde olabilir. (Sünuhat)