-abad
-âbad, Arapça ve Farsça isimlerin sonuna gelerek birinci kelimenin ifâde ettiği niteliğin fazlalığını, bolluğunu belirten birleşik kelimeler yapan bir ektir.
Bilgiler
Âbad; bayındır, mâmur demektir
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Adem-âbad: Adem dolu, tamamen yokluk
Cereyan-ı umumî ise, muhalif harekette bulunanları, adem-âbad, hiçahiçe atacaktır. (Şuaâtü Mârifetin Nebîyy)
- Cennet-âbad: Cennet içeren
Cennet-âbâd olan saadet-i uhreviyeden nazar-ı aklın temaşası için sekiz kapı, iki pencere açılır. (Muhakemat)
- Vahşet-âbad: Vahşet dolu
Acaba bu zamanın yüzlerce feylesofları, o zamanda o vahşet-âbâd cezireye gidip, pek uzun zamanlarda o vahşileri ıslah için çalışsalar,... (Mesnevi N.)
- Zulümat-âbad: Karanlık dolu
Bu sayededir ki; Yunanistan ile Asya'nın birleşen ışığı, Avrupa'nın zulümat-âbâd olan karanlıklarını yarmış ve bu hâdise, Hristiyanlığın en karanlık devirlerini yaşadığı zaman vuku' bulmuştur. (İşarat-ül İ'caz)