Ser-

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
09.47, 5 Temmuz 2026 tarihinde Turker (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 61885 numaralı sürüm (Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Ser, Farsça "baş" demektir ve başına geldiği kelimelerle birleşik kelimeler oluşturur.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Serapa: Baştan ayağa

Doktor Duzi'nin, baştan nihayete kadar serapa İslâmiyetiniz ve vatanınız ve dininiz aleyhinde... (Müdafaalar)

  • Seraser: Baştan başa

Her bir bayram gününde resmigeçit için “Formalarınızı takıp nişanlarınızı asınız!” emrine karşı ordugâh, serâser rengârenk çiçek açmış müzeyyen bir bahçeyi temsil ettiği misillü;... (10. Söz)

  • Serasker: Ordu Komutanı

En mukaddes cem’iyet, askerin cem’iyetleridir ki; umum asker silkine girenler, neferden ser-askere kadar dâhildir. (Divan-ı H. Ö.)

  • Serbest: Hür (Lügat anlamı: başı bağlı)

Âdi bir esir ve başı bozuğa bedel, âlî bir padişahın has, serbest bir yaver-i askeri olursunuz. (6. Söz)

  • Serdar: Başkomutan

Siz, Risale‑i Nurun tercümânı haysiyetiyle ve bu îmân hizmetinizin İslâm ufuklarında parlaması cihetiyle, bu asrın bir hidayet serdarısınız. (Emirdağ L.)

  • Serdüstur: Ana düstur

Şu emsilelerdeki ser-düstur şudur: (Asar-ı B.)

  • Serencam: Olaylar zinciri

Bütün kevn vâlih ü hayran düşündükçe ser-encamın (Barla L.)

  • Sergardiyan: Baş gardiyan

Bu mes'elede hapishane müdürleri ve ser-gardiyanları ve belki memleketin idare müdebbirleri... (Meyve R.)

  • Sergerdan: Başı dönüş, sersem (Farsça gerdan: dönen)

Madem şu bîçare perişan küremiz, sergerdan zeminimiz, bu kadar hadd ü hesaba gelmez zevi’l-hayat ile zevi’l-ervah ile ve zevi’l-idrak ile dolmuştur. (29. Söz)

  • Sergerde: Başıbozuk

Der veya dedirtir: Sizi idare eden ve bana muhâsım vaziyetini alanlar - ki Anadoludaki sergerdeleridir - maksatları başkadır. Niyetleri din ve İslâmiyet değil. (Hutuvat-ı Sitte)

  • Sergüzeşt: Macera

İşte Hazret‑i Gavs, mâdem bu kasidesinde sergüzeşt‑i hayatımın mühim noktalarına işâret ediyor; elbette bu acip ve en tehlikeli bir sergüzeşt‑i hayatıma şu cümlesiyle işâret ediyor denilebilir. (8. Lema)

  • Sarhoş (Serhoş): Başı hoş olan, aklı başında olmayan

İllâ ki dalaletten sarhoş olmuş ola. (10. Söz)

  • Serkeş: Dikbaşlı

Ey acz ve hakareti içinde mağrur ve mütemerrid ve zaaf ve fakrı içinde serkeş ve muannid olan ins ve cin! (24. Mektup)

  • Serlevha: Yazı yüzeyi

Bu mektûbun mühim bir hususiyeti var. O da tarîk‑ı velâyet serlevhasını taşıyan ve çok ehemmiyetli bir mevzûu ihtiva etmesidir. (Barla L.)

  • Sermaye: Ana para

Evet insan, nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde; sermayesi hiç hükmünde... (3. Söz)

  • Sermest: Baş dönmüş

Ve şimdi bu insafsız ve haksız coğrafyaya ve sersem ve sermest ve sarhoş kozmoğrafyaya bak: (12. Lema)

  • Serpûş: Şapka (Farsça: başı örten, başa giyilen)

O Süfyan, kendi başına Frenklerin serpuşunu koyup herkese de giydirir. Fakat cebir ve kanun ile tamim ettiğinden o serpuş dahi secdeye gittiği için inşâallah ihtida eder, daha herkes –yalnız istemeyerek– onu giymekle kâfir olmaz. (5. Şua)

  • Sersem: (Ser+asima kelimesinden) Zihnini toplayamaz

Yoksa sus hey sersem!. Tâ Hızır gibi bu zât-ı semavî dediğini desin. (7. Söz)

  • Serseri: Başıboş

Acaba bu serseri yıldız Arzımıza çarpmasın mı?" (3. Söz)

  • Serzakir: Baş zikirci

Demek, herbir nevi mevcudatın, hattâ yıldızların da bir ser-zâkiri ve nur-efşan bir bülbülü var. (24. Söz)

İlgili Maddeler

Kaynakça