Pür-

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
20.52, 21 Temmuz 2026 tarihinde Turker (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 62016 numaralı sürüm
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Pür, Farsça "dolu" demektir ve başına geldiği kelimelerle birleşik kelimeler oluşturur.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Pürcemal: Güzelliklerle dolu

O Sultan-ı Ezel'in bu tarz hayvan tuyuru kesretle münteşirdir şu meydan-ı fezada, muhteşem ve pür-cemal. (Lemeat)

  • Püremvat: Ölülerle dolu

Mezar taşımla pür-emvat enindar o mezarımla (Eddai)

  • Pürenvar: Nurlarla dolu

اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ … الخ âyet-i pür-envarının çok envar-ı esrarından bir nurunu, ramazan-ı şerifte bir halet-i ruhaniyede hissettim, hayal meyal gördüm. (29. Mektup)

  • Pürhatarkar: Çok tehlikeli

Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u pür-hatarkâr. (Lemeat)

  • Pürheves: Heves dolu

İşte ey nefs-i pür-heves! (6. Söz)

  • Pürhiddet: Çok hiddetli

Hapishane müdürüne pürhiddet: (Tarihçe)

  • Pürhikmet: Hikmet dolu

Misl-i İdris, pür-hikmettir sözün. (Lahikalar)

  • Püriştiyak: Çok iştiyaklı

Sonra, pür-merak ve pür-iştiyak o misafir,... (7. Şua)

  • Pürkemal: Baştan başa kemal, kemal ile dolu

Öyle de o Celil-i pür-kemal, o Cemil-i bîmisal, o Vâcibü’l-vücud, o Mûcid-i külli mevcud, o Şems-i sermed, o Sultan-ı ezel ve ebed, sana senden yakındır. (16. Söz)

  • Pürkusur: Çok kusurlu

...bu abd-i pürkusuru ihya ve âdeta "ba'sü ba'de-l mevt" haline getirdi (Lahikalar)

  • Pürmaani: Manalarla dolu

Nakil ve hikâyatında, ihbar-ı sadıkada esasî noktalardan hazır müşahid gibi bir üslûb-u bedi-i pür-maânî (Lemeat)

  • Pürmeal: Manası derin

Bu kelâm-ı pür-meal; iyi bir dikkate al! (Lemeat)

  • Pürmelal: Çok hüzünlü

Yirmi küsur yıldan beri vaktini menfî ve mahbus geçirmekte olduğu hâl-i pürmelâli! (Lahikalar)

  • Pürmerak: Çok meraklı

Sonra, pür-merak ve pür-iştiyak o misafir,... (7. Şua)

  • Pürnar: Ateş dolu

Cürmümüzle külhan gibi pürnârız, (Lahikalar)

  • Pürnaz: Naz dolu

Ziyadar âleme çıktık, bak şu zemin-i pür-nâzı (Lemeat)

  • Pürneval: Çokça lütuf

Bizim Hàlık’ımız ve Musavvir’imiz ve bizi hediye veren Kadîr‑i Zülcemâl, Hakîm‑i Bî-misâl, Kerîm‑i Pür-nevâl her şeye kâdirdir. (20. Mektup)

  • Pürniyazi: Niyazı güçlü

Bir vakitte bu yolda seyrettim de geçtim bî-nâz ve pür-niyazî. (Lemeat)

  • Pürnur: Nur dolu

O Zât-ı Ehad-i Samed ki mahz-ı rahmetiyle hizmetinize beni müsahhar-ı pürnur etmiş. (Lemeat)

  • Pürrahm: Çok şefkatli

...memleket ve milletin ızdırabatı karşısında pür-rahm ü şefkat ağlayan;... (Müdafaalar)

  • Pürsevda: Sevda dolu

...nihayetsiz telezzüzata ve emellere meftun ve pürsevda bir kalbin kut ve kuvveti;... (21. Söz)

  • Pürseyyal: Tam gezgin

Cazibe ve nevamis, vesail-i pür-seyyal (Lemeat)

  • Pürşan: Şanı çok

İşte lafzın ihatasında, mananın vüs'atında, hükmün istiabında, ilmin istiğrakında, müvazene-i gayatta câmiiyet-i pürşanı!.. (Lemeat)

  • Pürşaşaa: Çok şaşaalı

Etse tecelli daim pürşaşaa bîhicab. (Lemeat)

  • Pürşer: Çok şerli

Eğer pür-şerr beşer, sû'-i ihtiyarıyla müdahale edip karışmazsa, her halde rızk-ı fıtrî bitmeden evvel, o zîhayatın imdadına o isim yetişiyor, açlıkla ölüme yol vermiyor. (12. Lema)

  • Pürtaksir: Çok kusurlu

Bu fakir-i pür-taksir'2 kardeşinizde, çok mükerrem ve muazzez tanıdığı Üstadının bazı hasletlerinden denizden katre nisbetinde vardır. (Lahikalar)

  • Pürümid: Çok ümitli

Aynı gün pür-ümid, başka ve dünyevî bir meclise gittim. (Asar-ı B.)

  • Pürvesvas: Vesveseli

Ey haddinden tecavüz etmiş nefs-i pürvesvas! Diyorsun ki: (16. Söz)

  • Pürzünub: Çok günahlı

...pür-kusurlukta mislim olmadığını nefsime bile bazan kabul ettirdiğim yalnız pür-zünub talebenizi;... (Lahikalar)

İlgili Maddeler

Kaynakça