Ser-: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| 8. satır: | 8. satır: | ||
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ||
*'''Serapa:''' Baştan ayağa | |||
Doktor Duzi'nin, baştan nihayete kadar ''serapa'' İslâmiyetiniz ve vatanınız ve dininiz aleyhinde... (Müdafaalar) | |||
*'''Seraser:''' Baştan başa | |||
Her bir bayram gününde resmigeçit için “Formalarınızı takıp nişanlarınızı asınız!” emrine karşı ordugâh, ''serâser'' rengârenk çiçek açmış müzeyyen bir bahçeyi temsil ettiği misillü;... (10. Söz) | |||
*'''Serasker:''' Ordu Komutanı | |||
En mukaddes cem’iyet, askerin cem’iyetleridir ki; umum asker silkine girenler, neferden ''ser-askere'' kadar dâhildir. (Divan-ı H. Ö.) | |||
*'''Serbest:''' Hür (Lügat anlamı: başı bağlı) | |||
Âdi bir esir ve başı bozuğa bedel, âlî bir padişahın has, ''serbest'' bir yaver-i askeri olursunuz. (6. Söz) | |||
*'''Serdar:''' Başkomutan | |||
Siz, Risale‑i Nurun tercümânı haysiyetiyle ve bu îmân hizmetinizin İslâm ufuklarında parlaması cihetiyle, bu asrın bir hidayet ''serdarısınız''. (Emirdağ L.) | |||
*'''Serdüstur:''' Ana düstur | |||
Şu emsilelerdeki ''ser-düstur'' şudur: (Asar-ı B.) | |||
*'''Serencam:''' Olaylar zinciri | |||
Bütün kevn vâlih ü hayran düşündükçe ''ser-encamın'' (Barla L.) | |||
*'''Sergardiyan:''' Baş gardiyan | |||
Bu mes'elede hapishane müdürleri ve ''ser-gardiyanları'' ve belki memleketin idare müdebbirleri... (Meyve R.) | |||
*'''Sergerdan:''' Başı dönüş, sersem (Farsça gerdan: dönen) | *'''Sergerdan:''' Başı dönüş, sersem (Farsça gerdan: dönen) | ||
Madem şu bîçare perişan küremiz, ''sergerdan'' zeminimiz, bu kadar hadd ü hesaba gelmez zevi’l-hayat ile zevi’l-ervah ile ve zevi’l-idrak ile dolmuştur. (29. Söz) | Madem şu bîçare perişan küremiz, ''sergerdan'' zeminimiz, bu kadar hadd ü hesaba gelmez zevi’l-hayat ile zevi’l-ervah ile ve zevi’l-idrak ile dolmuştur. (29. Söz) | ||
*'''Sergerde:''' Başıbozuk | |||
Der veya dedirtir: Sizi idare eden ve bana muhâsım vaziyetini alanlar - ki Anadoludaki ''sergerde''leridir - maksatları başkadır. Niyetleri din ve İslâmiyet değil. (Hutuvat-ı Sitte) | |||
*'''Sergüzeşt:''' Macera | |||
İşte Hazret‑i Gavs, mâdem bu kasidesinde ''sergüzeşt''‑i hayatımın mühim noktalarına işâret ediyor; elbette bu acip ve en tehlikeli bir sergüzeşt‑i hayatıma şu cümlesiyle işâret ediyor denilebilir. (8. Lema) | |||
*'''Sarhoş (Serhoş):''' Başı hoş olan, aklı başında olmayan | *'''Sarhoş (Serhoş):''' Başı hoş olan, aklı başında olmayan | ||
| 17. satır: | 57. satır: | ||
İllâ ki dalaletten ''sarhoş'' olmuş ola. (10. Söz) | İllâ ki dalaletten ''sarhoş'' olmuş ola. (10. Söz) | ||
*''' | *'''Serkeş:''' Dikbaşlı | ||
Ey acz ve hakareti içinde mağrur ve mütemerrid ve zaaf ve fakrı içinde ''serkeş'' ve muannid olan ins ve cin! (24. Mektup) | |||
*'''Serlevha:''' Yazı yüzeyi | |||
Bu mektûbun mühim bir hususiyeti var. O da tarîk‑ı velâyet ''serlevhasını'' taşıyan ve çok ehemmiyetli bir mevzûu ihtiva etmesidir. (Barla L.) | |||
*'''Sermaye:''' Ana para | |||
Evet insan, nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde; ''sermayesi'' hiç hükmünde... (3. Söz) | |||
*'''Sermest:''' Baş dönmüş | |||
Ve şimdi bu insafsız ve haksız coğrafyaya ve sersem ve ''sermest'' ve sarhoş kozmoğrafyaya bak: (12. Lema) | |||
*'''Serpûş:''' Şapka (Farsça: başı örten, başa giyilen) | |||
O Süfyan, kendi başına Frenklerin ''serpuş''unu koyup herkese de giydirir. Fakat cebir ve kanun ile tamim ettiğinden o ''serpuş'' dahi secdeye gittiği için inşâallah ihtida eder, daha herkes –yalnız istemeyerek– onu giymekle kâfir olmaz. (5. Şua) | |||
*'''Sersem:''' (Ser+asima kelimesinden) Zihnini toplayamaz | |||
Yoksa sus hey ''sersem''!. Tâ Hızır gibi bu zât-ı semavî dediğini desin. (7. Söz) | |||
*'''Serseri:''' Başıboş | |||
Acaba bu ''serseri'' yıldız Arzımıza çarpmasın mı?" (3. Söz) | |||
*'''Serzakir:''' Baş zikirci | |||
Demek, herbir nevi mevcudatın, hattâ yıldızların da bir ''ser-zâkiri'' ve nur-efşan bir bülbülü var. (24. Söz) | |||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
==Kaynakça== | ==Kaynakça== | ||
09.47, 5 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Ser, Farsça "baş" demektir ve başına geldiği kelimelerle birleşik kelimeler oluşturur.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Serapa: Baştan ayağa
Doktor Duzi'nin, baştan nihayete kadar serapa İslâmiyetiniz ve vatanınız ve dininiz aleyhinde... (Müdafaalar)
- Seraser: Baştan başa
Her bir bayram gününde resmigeçit için “Formalarınızı takıp nişanlarınızı asınız!” emrine karşı ordugâh, serâser rengârenk çiçek açmış müzeyyen bir bahçeyi temsil ettiği misillü;... (10. Söz)
- Serasker: Ordu Komutanı
En mukaddes cem’iyet, askerin cem’iyetleridir ki; umum asker silkine girenler, neferden ser-askere kadar dâhildir. (Divan-ı H. Ö.)
- Serbest: Hür (Lügat anlamı: başı bağlı)
Âdi bir esir ve başı bozuğa bedel, âlî bir padişahın has, serbest bir yaver-i askeri olursunuz. (6. Söz)
- Serdar: Başkomutan
Siz, Risale‑i Nurun tercümânı haysiyetiyle ve bu îmân hizmetinizin İslâm ufuklarında parlaması cihetiyle, bu asrın bir hidayet serdarısınız. (Emirdağ L.)
- Serdüstur: Ana düstur
Şu emsilelerdeki ser-düstur şudur: (Asar-ı B.)
- Serencam: Olaylar zinciri
Bütün kevn vâlih ü hayran düşündükçe ser-encamın (Barla L.)
- Sergardiyan: Baş gardiyan
Bu mes'elede hapishane müdürleri ve ser-gardiyanları ve belki memleketin idare müdebbirleri... (Meyve R.)
- Sergerdan: Başı dönüş, sersem (Farsça gerdan: dönen)
Madem şu bîçare perişan küremiz, sergerdan zeminimiz, bu kadar hadd ü hesaba gelmez zevi’l-hayat ile zevi’l-ervah ile ve zevi’l-idrak ile dolmuştur. (29. Söz)
- Sergerde: Başıbozuk
Der veya dedirtir: Sizi idare eden ve bana muhâsım vaziyetini alanlar - ki Anadoludaki sergerdeleridir - maksatları başkadır. Niyetleri din ve İslâmiyet değil. (Hutuvat-ı Sitte)
- Sergüzeşt: Macera
İşte Hazret‑i Gavs, mâdem bu kasidesinde sergüzeşt‑i hayatımın mühim noktalarına işâret ediyor; elbette bu acip ve en tehlikeli bir sergüzeşt‑i hayatıma şu cümlesiyle işâret ediyor denilebilir. (8. Lema)
- Sarhoş (Serhoş): Başı hoş olan, aklı başında olmayan
İllâ ki dalaletten sarhoş olmuş ola. (10. Söz)
- Serkeş: Dikbaşlı
Ey acz ve hakareti içinde mağrur ve mütemerrid ve zaaf ve fakrı içinde serkeş ve muannid olan ins ve cin! (24. Mektup)
- Serlevha: Yazı yüzeyi
Bu mektûbun mühim bir hususiyeti var. O da tarîk‑ı velâyet serlevhasını taşıyan ve çok ehemmiyetli bir mevzûu ihtiva etmesidir. (Barla L.)
- Sermaye: Ana para
Evet insan, nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde; sermayesi hiç hükmünde... (3. Söz)
- Sermest: Baş dönmüş
Ve şimdi bu insafsız ve haksız coğrafyaya ve sersem ve sermest ve sarhoş kozmoğrafyaya bak: (12. Lema)
- Serpûş: Şapka (Farsça: başı örten, başa giyilen)
O Süfyan, kendi başına Frenklerin serpuşunu koyup herkese de giydirir. Fakat cebir ve kanun ile tamim ettiğinden o serpuş dahi secdeye gittiği için inşâallah ihtida eder, daha herkes –yalnız istemeyerek– onu giymekle kâfir olmaz. (5. Şua)
- Sersem: (Ser+asima kelimesinden) Zihnini toplayamaz
Yoksa sus hey sersem!. Tâ Hızır gibi bu zât-ı semavî dediğini desin. (7. Söz)
- Serseri: Başıboş
Acaba bu serseri yıldız Arzımıza çarpmasın mı?" (3. Söz)
- Serzakir: Baş zikirci
Demek, herbir nevi mevcudatın, hattâ yıldızların da bir ser-zâkiri ve nur-efşan bir bülbülü var. (24. Söz)