Pür-: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| 8. satır: | 8. satır: | ||
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ||
*'''Pürcemal:''' Güzelliklerle dolu | |||
O Sultan-ı Ezel'in bu tarz hayvan tuyuru kesretle münteşirdir şu meydan-ı fezada, muhteşem ve ''pür-cemal''. (Lemeat) | |||
*'''Püremvat:''' Ölülerle dolu | |||
Mezar taşımla ''pür-emvat'' enindar o mezarımla (Eddai) | |||
*'''Pürenvar:''' Nurlarla dolu | *'''Pürenvar:''' Nurlarla dolu | ||
اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ … الخ âyet-i ''pür-envar''ının çok envar-ı esrarından bir nurunu, ramazan-ı şerifte bir halet-i ruhaniyede hissettim, hayal meyal gördüm. (29. Mektup) | اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ … الخ âyet-i ''pür-envar''ının çok envar-ı esrarından bir nurunu, ramazan-ı şerifte bir halet-i ruhaniyede hissettim, hayal meyal gördüm. (29. Mektup) | ||
*'''Pürhatarkar:''' Çok tehlikeli | |||
Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u ''pür-hatarkâr''. (Lemeat) | |||
*'''Pürheves:''' Heves dolu | *'''Pürheves:''' Heves dolu | ||
İşte ey nefs-i ''pür-heves''! (6. Söz) | İşte ey nefs-i ''pür-heves''! (6. Söz) | ||
*'''Pürhiddet:''' Çok hiddetli | |||
Hapishane müdürüne ''pürhiddet'': (Tarihçe) | |||
*'''Pürhikmet:''' Hikmet dolu | |||
Misl-i İdris, ''pür-hikmettir'' sözün. (Lahikalar) | |||
*'''Püriştiyak:''' Çok iştiyaklı | |||
Sonra, pür-merak ve ''pür-iştiyak'' o misafir,... (7. Şua) | |||
*'''Pürkemal:''' Baştan başa kemal, kemal ile dolu | *'''Pürkemal:''' Baştan başa kemal, kemal ile dolu | ||
Öyle de o Celil-i ''pür-kemal'', o Cemil-i bîmisal, o Vâcibü’l-vücud, o Mûcid-i külli mevcud, o Şems-i sermed, o Sultan-ı ezel ve ebed, sana senden yakındır. (16. Söz) | Öyle de o Celil-i ''pür-kemal'', o Cemil-i bîmisal, o Vâcibü’l-vücud, o Mûcid-i külli mevcud, o Şems-i sermed, o Sultan-ı ezel ve ebed, sana senden yakındır. (16. Söz) | ||
*'''Pürkusur:''' Çok kusurlu | |||
...bu abd-i ''pürkusuru'' ihya ve âdeta "ba'sü ba'de-l mevt" haline getirdi (Lahikalar) | |||
*'''Pürmaani:''' Manalarla dolu | |||
Nakil ve hikâyatında, ihbar-ı sadıkada esasî noktalardan hazır müşahid gibi bir üslûb-u bedi-i ''pür-maânî'' (Lemeat) | |||
*'''Pürmeal:''' Manası derin | |||
Bu kelâm-ı ''pür-meal''; iyi bir dikkate al! (Lemeat) | |||
*'''Pürmelal:''' Çok hüzünlü | |||
Yirmi küsur yıldan beri vaktini menfî ve mahbus geçirmekte olduğu hâl-i ''pürmelâli''! (Lahikalar) | |||
*'''Pürmerak:''' Çok meraklı | |||
Sonra, ''pür-merak'' ve pür-iştiyak o misafir,... (7. Şua) | |||
*'''Pürnar:''' Ateş dolu | |||
Cürmümüzle külhan gibi ''pürnârız'', (Lahikalar) | |||
*'''Pürnaz:''' Naz dolu | |||
Ziyadar âleme çıktık, bak şu zemin-i ''pür-nâzı'' (Lemeat) | |||
*'''Pürniyazi:''' Niyazı güçlü | |||
Bir vakitte bu yolda seyrettim de geçtim bî-nâz ve ''pür-niyazî''. (Lemeat) | |||
*'''Pürnur:''' Nur dolu | |||
O Zât-ı Ehad-i Samed ki mahz-ı rahmetiyle hizmetinize beni müsahhar-ı ''pürnur'' etmiş. (Lemeat) | |||
*'''Pürrahm:''' Çok şefkatli | |||
...memleket ve milletin ızdırabatı karşısında ''pür-rahm'' ü şefkat ağlayan;... (Müdafaalar) | |||
*'''Pürsevda:''' Sevda dolu | |||
...nihayetsiz telezzüzata ve emellere meftun ve ''pürsevda'' bir kalbin kut ve kuvveti;... (21. Söz) | |||
*'''Pürseyyal:''' Tam gezgin | |||
Cazibe ve nevamis, vesail-i ''pür-seyyal'' (Lemeat) | |||
*'''Pürşan:''' Şanı çok | |||
İşte lafzın ihatasında, mananın vüs'atında, hükmün istiabında, ilmin istiğrakında, müvazene-i gayatta câmiiyet-i ''pürşanı''!.. (Lemeat) | |||
*'''Pürşaşaa:''' Çok şaşaalı | |||
Etse tecelli daim ''pürşaşaa'' bîhicab. (Lemeat) | |||
*'''Pürşer:''' Çok şerli | |||
Eğer ''pür-şerr'' beşer, sû'-i ihtiyarıyla müdahale edip karışmazsa, her halde rızk-ı fıtrî bitmeden evvel, o zîhayatın imdadına o isim yetişiyor, açlıkla ölüme yol vermiyor. (12. Lema) | |||
*'''Pürtaksir:''' Çok kusurlu | |||
Bu fakir-i ''pür-taksir'2 kardeşinizde, çok mükerrem ve muazzez tanıdığı Üstadının bazı hasletlerinden denizden katre nisbetinde vardır. (Lahikalar) | |||
*'''Pürümid:''' Çok ümitli | |||
Aynı gün ''pür-ümid'', başka ve dünyevî bir meclise gittim. (Asar-ı B.) | |||
*'''Pürvesvas:''' Vesveseli | |||
Ey haddinden tecavüz etmiş nefs-i ''pürvesvas''! Diyorsun ki: (16. Söz) | |||
*'''Pürzünub:''' Çok günahlı | |||
...pür-kusurlukta mislim olmadığını nefsime bile bazan kabul ettirdiğim yalnız ''pür-zünub'' talebenizi;... (Lahikalar) | |||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
==Kaynakça== | ==Kaynakça== | ||
09.08, 5 Temmuz 2026 tarihindeki hâli
Pür, Farsça "dolu" demektir ve başına geldiği kelimelerle birleşik kelimeler oluşturur.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Pürcemal: Güzelliklerle dolu
O Sultan-ı Ezel'in bu tarz hayvan tuyuru kesretle münteşirdir şu meydan-ı fezada, muhteşem ve pür-cemal. (Lemeat)
- Püremvat: Ölülerle dolu
Mezar taşımla pür-emvat enindar o mezarımla (Eddai)
- Pürenvar: Nurlarla dolu
اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ … الخ âyet-i pür-envarının çok envar-ı esrarından bir nurunu, ramazan-ı şerifte bir halet-i ruhaniyede hissettim, hayal meyal gördüm. (29. Mektup)
- Pürhatarkar: Çok tehlikeli
Fevkalâde eğer bir cesaretin var; gireriz de beraber, bu yol-u pür-hatarkâr. (Lemeat)
- Pürheves: Heves dolu
İşte ey nefs-i pür-heves! (6. Söz)
- Pürhiddet: Çok hiddetli
Hapishane müdürüne pürhiddet: (Tarihçe)
- Pürhikmet: Hikmet dolu
Misl-i İdris, pür-hikmettir sözün. (Lahikalar)
- Püriştiyak: Çok iştiyaklı
Sonra, pür-merak ve pür-iştiyak o misafir,... (7. Şua)
- Pürkemal: Baştan başa kemal, kemal ile dolu
Öyle de o Celil-i pür-kemal, o Cemil-i bîmisal, o Vâcibü’l-vücud, o Mûcid-i külli mevcud, o Şems-i sermed, o Sultan-ı ezel ve ebed, sana senden yakındır. (16. Söz)
- Pürkusur: Çok kusurlu
...bu abd-i pürkusuru ihya ve âdeta "ba'sü ba'de-l mevt" haline getirdi (Lahikalar)
- Pürmaani: Manalarla dolu
Nakil ve hikâyatında, ihbar-ı sadıkada esasî noktalardan hazır müşahid gibi bir üslûb-u bedi-i pür-maânî (Lemeat)
- Pürmeal: Manası derin
Bu kelâm-ı pür-meal; iyi bir dikkate al! (Lemeat)
- Pürmelal: Çok hüzünlü
Yirmi küsur yıldan beri vaktini menfî ve mahbus geçirmekte olduğu hâl-i pürmelâli! (Lahikalar)
- Pürmerak: Çok meraklı
Sonra, pür-merak ve pür-iştiyak o misafir,... (7. Şua)
- Pürnar: Ateş dolu
Cürmümüzle külhan gibi pürnârız, (Lahikalar)
- Pürnaz: Naz dolu
Ziyadar âleme çıktık, bak şu zemin-i pür-nâzı (Lemeat)
- Pürniyazi: Niyazı güçlü
Bir vakitte bu yolda seyrettim de geçtim bî-nâz ve pür-niyazî. (Lemeat)
- Pürnur: Nur dolu
O Zât-ı Ehad-i Samed ki mahz-ı rahmetiyle hizmetinize beni müsahhar-ı pürnur etmiş. (Lemeat)
- Pürrahm: Çok şefkatli
...memleket ve milletin ızdırabatı karşısında pür-rahm ü şefkat ağlayan;... (Müdafaalar)
- Pürsevda: Sevda dolu
...nihayetsiz telezzüzata ve emellere meftun ve pürsevda bir kalbin kut ve kuvveti;... (21. Söz)
- Pürseyyal: Tam gezgin
Cazibe ve nevamis, vesail-i pür-seyyal (Lemeat)
- Pürşan: Şanı çok
İşte lafzın ihatasında, mananın vüs'atında, hükmün istiabında, ilmin istiğrakında, müvazene-i gayatta câmiiyet-i pürşanı!.. (Lemeat)
- Pürşaşaa: Çok şaşaalı
Etse tecelli daim pürşaşaa bîhicab. (Lemeat)
- Pürşer: Çok şerli
Eğer pür-şerr beşer, sû'-i ihtiyarıyla müdahale edip karışmazsa, her halde rızk-ı fıtrî bitmeden evvel, o zîhayatın imdadına o isim yetişiyor, açlıkla ölüme yol vermiyor. (12. Lema)
- Pürtaksir: Çok kusurlu
Bu fakir-i pür-taksir'2 kardeşinizde, çok mükerrem ve muazzez tanıdığı Üstadının bazı hasletlerinden denizden katre nisbetinde vardır. (Lahikalar)
- Pürümid: Çok ümitli
Aynı gün pür-ümid, başka ve dünyevî bir meclise gittim. (Asar-ı B.)
- Pürvesvas: Vesveseli
Ey haddinden tecavüz etmiş nefs-i pürvesvas! Diyorsun ki: (16. Söz)
- Pürzünub: Çok günahlı
...pür-kusurlukta mislim olmadığını nefsime bile bazan kabul ettirdiğim yalnız pür-zünub talebenizi;... (Lahikalar)