Zariyat 56: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| 15. satır: | 15. satır: | ||
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği== | ==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği== | ||
On Birinci Söz (Fihrist) | |||
[[Şems 1|{{Arabi|وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 2|{{Arabi|وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 3|{{Arabi|وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 4|{{Arabi|وَ الَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 5|{{Arabi|وَ السَّمَٓاءِ وَمَا بَنٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 6|{{Arabi|وَ الْاَرْضِ وَمَا طَحٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 7|{{Arabi|وَ نَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 8|{{Arabi|فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَ تَقْوٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 9|{{Arabi|قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا}}]] | |||
[[Şems 10|{{Arabi|وَ قَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَا}}]] | |||
[[Zariyat 56|{{Arabi|وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ}}]] | |||
âyetlerinin yüksek ve geniş bir hakikatini Sure-i Şems’in mu’cizane işaret ettiği ve kâinatı muntazam bir saray suretinde gösterdiği ulvi ve vüs’atli bir temsil ile tefsir etmekle beraber, mahiyet-i insaniyedeki vezaif-i ubudiyet ve cihazat-ı insaniyeyi ve rububiyet-i İlahiyenin enva-ı tecelliyatına karşı ubudiyet-i insaniyenin mukabelelerini o kadar güzel bir surette ispat ediyor ki Sure-i Ve’ş-şems’in mu’cizane olan işaretini hârika bir surette ve en azîm bir dairede a’zam bir rububiyeti, ekmel bir ubudiyetle karşılaştırıyor. | |||
([[Risale:Fihrist_(Sözler)#On_Birinci_S.C3.B6z|Fihrist, Sözler]]) | |||
==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler== | ==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler== | ||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
16.36, 6 Şubat 2023 tarihindeki hâli
Önceki Ayet: Zariyat 55 ← Zariyat Suresi → Zariyat 57: Sonraki Ayet
Meali: 56- Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Kur'an'daki Yeri: 27. Cüz, 522. Sayfa
Tilavet Notları:
Diğer Notlar:
Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği
On Birinci Söz (Fihrist)
فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَ تَقْوٰيهَا
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ
âyetlerinin yüksek ve geniş bir hakikatini Sure-i Şems’in mu’cizane işaret ettiği ve kâinatı muntazam bir saray suretinde gösterdiği ulvi ve vüs’atli bir temsil ile tefsir etmekle beraber, mahiyet-i insaniyedeki vezaif-i ubudiyet ve cihazat-ı insaniyeyi ve rububiyet-i İlahiyenin enva-ı tecelliyatına karşı ubudiyet-i insaniyenin mukabelelerini o kadar güzel bir surette ispat ediyor ki Sure-i Ve’ş-şems’in mu’cizane olan işaretini hârika bir surette ve en azîm bir dairede a’zam bir rububiyeti, ekmel bir ubudiyetle karşılaştırıyor.
