-nüma: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 4 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Farsça Ekler]]
[[Kategori:Farsça Ekler]]
[[Kategori:Ekler]]
'''-nümâ''' veya '''-nümun''', sonuna geldiği kelimeye "gösteren, bildiren, benzeyen" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.
'''-nümâ''' veya '''-nümun''', sonuna geldiği kelimeye "gösteren, bildiren, benzeyen" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.


7. satır: 8. satır:


==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler,  Anlamları ve Örnek Cümleler==
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler,  Anlamları ve Örnek Cümleler==
*'''Ademnüma''': Ademi gösteren
Mevcudatın ''adem-nüma'' akibetlerini gör. (17. Söz)
*'''Aşknüma''': Aşkı gösteren
...taife-i nebatata derece-i aşka baliğ olan ihtiyacat-ı şedide-i aşknümayı,... (24. Mektup)
*'''Cennetnümun''': Cenneti gösteren
Şu azametli kâinat ve bütün unsurları baştan başa ''cennetnümun'' güzellikleriyle, kendilerini enzar-ı âleme arz ediyorlar. (Fihrist)
*'''Hakaiknümâ''': Hakikat gösteren
Yani her şey, Sâni’-i Zülcelal’in birer mektub-u ''hakaik-nüma'', birer kaside-i letafetnüma, birer kelime-i hikmet-eda hükmündedir ki melaike ve cin ve hayvanın ve insanın enzarına arz eder, mütalaaya davet eder. (10. Söz)
*'''Haknümâ''': Hakkı gösteren
...elbette hakikat-bîn ve gayb-aşina ve hidayet-bahş ve hak-nüma olan Kur'an gibi bir mu'cizekârın hârikulâde işleridir. (25. Söz)
*'''Harikanüma''': Harikaları gösteren
...taşların evamir-i tekviniyeye karşı ne kadar ''hârika-nüma'' ve mu'cizevari bir surette mazhar ve müsahhar olduğunu ifham eder (20. Söz)
*'''Haşmetnüma''': Haşmeti gösteren
...fakat birbiri içinde görünür isim ve nişanları ve ''haşmet-nüma'' icraatında ayrı ayrı, fakat birbirine benzer temessül ve cilveleri... (24. Söz)
*'''Hayretnümâ''': Hayret uyandıran
Hattâ dünya dahi, meyveleri âhiret pazarına gönderilen bir şecere-i hayret-nümadır. (10. Söz)
*'''Heybetnümâ/Hayretnümun''': Heybeti gösteren
Bir vakit esaretimde dağ başında azametli çam ve katran ve ardıç ağaçlarının ''heybet-nüma'' suretlerini, hayret-feza vaziyetlerini temaşa ederken pek latif bir rüzgâr esti. (17. Söz)
*'''Hikmetnümâ''': Hikmeti gösteren
Kalem-i kudretle yazılmış ''hikmet-nüma'' bir sözdür. (11. Söz)
*'''Hüveydanümâ''': Açıkça görünen
Her soyda füyûz, ''hüveyda‑nümâ'' ile (Muhakemat)


*'''İbretnümâ:''' İbretli, ibret gösteren
*'''İbretnümâ:''' İbretli, ibret gösteren


“Bugün senin gark olan cesedine necat vereceğim.” unvanıyla umum firavunların tenasüh fikrine binaen cenazelerini mumyalamakla maziden alıp müstakbeldeki ensal-i âtiyenin temaşagâhına göndermek olan mevt-âlûd, ''ibret-nüma'' bir düstur-u hayatiyelerini ifade etmekle beraber, şu asr-ı âhirde o gark olan Firavun’un aynı cesedi olarak keşfolunan bir beden, o mahall-i gark denizinden sahile atıldığı gibi zamanın denizinden asırların mevceleri üstünde şu asır sahiline atılacağını, mu’cizane bir işaret-i gaybiyeyi, bir lem’a-yı i’cazı ve bu tek kelime bir mu’cize olduğunu ifade eder. (25. Söz)
“Bugün senin gark olan cesedine necat vereceğim.” unvanıyla umum firavunların tenasüh fikrine binaen cenazelerini mumyalamakla maziden alıp müstakbeldeki ensal-i âtiyenin temaşagâhına göndermek olan mevt-âlûd, ''ibret-nüma'' bir düstur-u hayatiyelerini ifade etmekle beraber, şu asr-ı âhirde o gark olan Firavun’un aynı cesedi olarak keşfolunan bir beden, o mahall-i gark denizinden sahile atıldığı gibi zamanın denizinden asırların mevceleri üstünde şu asır sahiline atılacağını, mu’cizane bir işaret-i gaybiyeyi, bir lem’a-yı i’cazı ve bu tek kelime bir mu’cize olduğunu ifade eder. (25. Söz)
*'''Kıyametnümun:''' Kıyameti gösteren
Sure-i Hacc 1291'de zelzeleli ''kıyamet-nümun'' hâdisatına ve Rus'un dehşetli hücuma hazırlandığı vakte nazar-ı dikkati celb ediyor. (Rumuzat-ı S.)
*'''Letafetnümâ''': Latiflik gösteren
Yani her şey, Sâni’-i Zülcelal’in birer mektub-u hakaik-nüma, birer kaside-i ''letafetnüma'', birer kelime-i hikmet-eda hükmündedir ki melaike ve cin ve hayvanın ve insanın enzarına arz eder, mütalaaya davet eder. (10. Söz)
*'''Mahşernümâ/Mahşernümun''': Mahşeri gösteren
İşte bahar dahi, mahşer-nüma bir meyvedar ağaçtır. (10. Söz)


*'''Mu'ciznümâ:''' Mucize gösteren
*'''Mu'ciznümâ:''' Mucize gösteren
16. satır: 73. satır:
Ve bu dellâllara kulak ver ki ''mu’ciz-nüma'' bir padişahın antika sanatlarını teşkil ve teşhir ediyorlar. (10. Söz)
Ve bu dellâllara kulak ver ki ''mu’ciz-nüma'' bir padişahın antika sanatlarını teşkil ve teşhir ediyorlar. (10. Söz)


*'''Hakaiknümâ''', '''Letafetnümâ''': Hakikat gösteren; latiflik gösteren
*'''Raksnümâ:''' Dansı gösteren
 
O vaziyeti, pek muhteşem ve şirin velvele-âlûd bir zelzele-i ''raks-nüma'', bir tesbihat-ı cezbe-edâ suretine çevirdiğinden;... (17. Söz)
 
*'''Rehnümâ:''' Yol gösteren
 
Öyle de; kelime-i vâhide hükmünde olan Kelâmullah’ın bir kısım âyâtı, sair ihvanının hakikat ve cevherlerine karine ve ''rehnüma'' ve komşularının kalblerindeki sırlara delil ve tercüman oluyorlar. (Muhakemat)
 
*'''Runümâ:''' Yüzünü gösteren


Yani her şey, Sâni’-i Zülcelal’in birer mektub-u ''hakaik-nüma'', birer kaside-i ''letafetnüma'', birer kelime-i hikmet-eda hükmündedir ki melaike ve cin ve hayvanın ve insanın enzarına arz eder, mütalaaya davet eder. (10. Söz)
Mezaya-yı âliye ve fezail-i ilmiyesiyle de din-i Muhammedî'nin (A.S.M.) neşrinde ve isbatında bir kemal-i tam halinde ''-nüma'' olmuş olan böyle bir zât... (Şualar)


*'''Cennetnümun''': Ceneti gösteren
*'''Sanatnümâ:''' Sanatı gösteren


Şu azametli kâinat ve bütün unsurları baştan başa ''cennetnümun'' güzellikleriyle, kendilerini enzar-ı âleme arz ediyorlar. (Fihrist)
Mücedded bir hulle-i ''san'at-nüma'' giydiriyor. (16. Söz)


==İlgili Maddeler==
==İlgili Maddeler==


==Kaynakça==
==Kaynakça==

14.34, 15 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

-nümâ veya -nümun, sonuna geldiği kelimeye "gösteren, bildiren, benzeyen" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Numuden (نمودن): göstermek, görünmek

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Ademnüma: Ademi gösteren

Mevcudatın adem-nüma akibetlerini gör. (17. Söz)

  • Aşknüma: Aşkı gösteren

...taife-i nebatata derece-i aşka baliğ olan ihtiyacat-ı şedide-i aşknümayı,... (24. Mektup)

  • Cennetnümun: Cenneti gösteren

Şu azametli kâinat ve bütün unsurları baştan başa cennetnümun güzellikleriyle, kendilerini enzar-ı âleme arz ediyorlar. (Fihrist)

  • Hakaiknümâ: Hakikat gösteren

Yani her şey, Sâni’-i Zülcelal’in birer mektub-u hakaik-nüma, birer kaside-i letafetnüma, birer kelime-i hikmet-eda hükmündedir ki melaike ve cin ve hayvanın ve insanın enzarına arz eder, mütalaaya davet eder. (10. Söz)

  • Haknümâ: Hakkı gösteren

...elbette hakikat-bîn ve gayb-aşina ve hidayet-bahş ve hak-nüma olan Kur'an gibi bir mu'cizekârın hârikulâde işleridir. (25. Söz)

  • Harikanüma: Harikaları gösteren

...taşların evamir-i tekviniyeye karşı ne kadar hârika-nüma ve mu'cizevari bir surette mazhar ve müsahhar olduğunu ifham eder (20. Söz)

  • Haşmetnüma: Haşmeti gösteren

...fakat birbiri içinde görünür isim ve nişanları ve haşmet-nüma icraatında ayrı ayrı, fakat birbirine benzer temessül ve cilveleri... (24. Söz)

  • Hayretnümâ: Hayret uyandıran

Hattâ dünya dahi, meyveleri âhiret pazarına gönderilen bir şecere-i hayret-nümadır. (10. Söz)

  • Heybetnümâ/Hayretnümun: Heybeti gösteren

Bir vakit esaretimde dağ başında azametli çam ve katran ve ardıç ağaçlarının heybet-nüma suretlerini, hayret-feza vaziyetlerini temaşa ederken pek latif bir rüzgâr esti. (17. Söz)

  • Hikmetnümâ: Hikmeti gösteren

Kalem-i kudretle yazılmış hikmet-nüma bir sözdür. (11. Söz)

  • Hüveydanümâ: Açıkça görünen

Her soyda füyûz, hüveyda‑nümâ ile (Muhakemat)

  • İbretnümâ: İbretli, ibret gösteren

“Bugün senin gark olan cesedine necat vereceğim.” unvanıyla umum firavunların tenasüh fikrine binaen cenazelerini mumyalamakla maziden alıp müstakbeldeki ensal-i âtiyenin temaşagâhına göndermek olan mevt-âlûd, ibret-nüma bir düstur-u hayatiyelerini ifade etmekle beraber, şu asr-ı âhirde o gark olan Firavun’un aynı cesedi olarak keşfolunan bir beden, o mahall-i gark denizinden sahile atıldığı gibi zamanın denizinden asırların mevceleri üstünde şu asır sahiline atılacağını, mu’cizane bir işaret-i gaybiyeyi, bir lem’a-yı i’cazı ve bu tek kelime bir mu’cize olduğunu ifade eder. (25. Söz)

  • Kıyametnümun: Kıyameti gösteren

Sure-i Hacc 1291'de zelzeleli kıyamet-nümun hâdisatına ve Rus'un dehşetli hücuma hazırlandığı vakte nazar-ı dikkati celb ediyor. (Rumuzat-ı S.)

  • Letafetnümâ: Latiflik gösteren

Yani her şey, Sâni’-i Zülcelal’in birer mektub-u hakaik-nüma, birer kaside-i letafetnüma, birer kelime-i hikmet-eda hükmündedir ki melaike ve cin ve hayvanın ve insanın enzarına arz eder, mütalaaya davet eder. (10. Söz)

  • Mahşernümâ/Mahşernümun: Mahşeri gösteren

İşte bahar dahi, mahşer-nüma bir meyvedar ağaçtır. (10. Söz)

  • Mu'ciznümâ: Mucize gösteren

Ve bu dellâllara kulak ver ki mu’ciz-nüma bir padişahın antika sanatlarını teşkil ve teşhir ediyorlar. (10. Söz)

  • Raksnümâ: Dansı gösteren

O vaziyeti, pek muhteşem ve şirin velvele-âlûd bir zelzele-i raks-nüma, bir tesbihat-ı cezbe-edâ suretine çevirdiğinden;... (17. Söz)

  • Rehnümâ: Yol gösteren

Öyle de; kelime-i vâhide hükmünde olan Kelâmullah’ın bir kısım âyâtı, sair ihvanının hakikat ve cevherlerine karine ve rehnüma ve komşularının kalblerindeki sırlara delil ve tercüman oluyorlar. (Muhakemat)

  • Runümâ: Yüzünü gösteren

Mezaya-yı âliye ve fezail-i ilmiyesiyle de din-i Muhammedî'nin (A.S.M.) neşrinde ve isbatında bir kemal-i tam halinde rû-nüma olmuş olan böyle bir zât... (Şualar)

  • Sanatnümâ: Sanatı gösteren

Mücedded bir hulle-i san'at-nüma giydiriyor. (16. Söz)

İlgili Maddeler

Kaynakça