Risale:6. Şua (Ayet-Hadis Mealleri): Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
("Kategori:Şualar Ayet ve Hadis Mealleri ''Önceki Kısım: Dördüncü Şua Ayet-Hadis Mealleri ← Risale:..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
 
Değişiklik özeti yok
2. satır: 2. satır:
''Önceki Kısım: [[Risale:4. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)|Dördüncü Şua Ayet-Hadis Mealleri]] ← [[Risale:Şualar (Ayet-Hadis Mealleri)|Şualar Ayet-Hadis Mealleri]] → [[Risale:7. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)|Yedinci Şua Ayet-Hadis Mealleri]]: Sonraki Kısım''
''Önceki Kısım: [[Risale:4. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)|Dördüncü Şua Ayet-Hadis Mealleri]] ← [[Risale:Şualar (Ayet-Hadis Mealleri)|Şualar Ayet-Hadis Mealleri]] → [[Risale:7. Şua (Ayet-Hadis Mealleri)|Yedinci Şua Ayet-Hadis Mealleri]]: Sonraki Kısım''


Altıncı Şua
Altıncı Şua, 1937-43 yıllarında Kastamonu'da te'lif edilmiştir.
<div id="">{{Arabi|بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ}}
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
<div id="">{{Arabi|اَلتَّحِيَّاتُ اَلْمُبَارَكَاتُ اَلصَّلَوَاتُ اَلطَّيِّبَاتُ لِلّٰهِ}}
Bütün tahiyyeler, bütün mübarek şeyler, bütün salâvat ve duâlar ve bütün kelimat-ı tayyibe Allah'a mahsustur.
(Buhari, Ezân: 148, 150, el-Amel Fi's-Salât: 4, İsti'zân: 3, 28, Da'avât: 16, Tevhîd: 5; Müslim, Salât: 56, 60, 62; Ebû Dâvud, Salât: 178; Tirmizî, Salât: 100, Nikâh: 17; Nesâî, Tatbîk: 23, Sehv: 41, 43-45, 56, 100-104; İbn-i Mâce, İkâme: 24; Nikâh: 19; Dârimî, Salât: 84, 92; Muvatta', Nidâ': 53, 55; Müsned, 1:292, 376, 382-4:409)
Bütün canlıların hayatları boyunca yaptıkları tesbihat ve fıtrî hediyeler Allah'a mahsustur.
Bereket ve tebrike sebep mübarek mahlûk, tohum, çekirdek, dâne, yumurta; ruh sahiplerinin hususî ibadetleri; kâmil insan ve Allah'a yakın meleklerin nuranî ve yüksek ibadetleri hep Allah'a mahsustur.
(Müslim, Salât: 56, 60, 62; Tirmizî, Salât: 100; Neseî, Tatbik: 23; Darimî, Salât: 84, 92.)
<div id="">{{Arabi|اَلتَّحِيَّاتُ لِلّٰهِ}}
Tesbihler, hayat hediyeleri, fıtrî ibadetlerin hepsi Allah'a mahsustur.
<div id="">{{Arabi|اَلتَّحِيَّاتُ}}
Tesbihler, hayat hediyeleri, fıtrî ibadetler.
<div id="">{{Arabi|اَلْمُبَارَكَاتُ}}
Mübarek şeyler, tebrik ve berekete sebep olan yaratıklar.
<div id="">{{Arabi|اَلصَّلَوَاتُ}}
Ruh sahiplerinin hususî ibadetleri.
<div id="">{{Arabi|اَلطَّيِّبَاتُ}}
Kâmil insanların ve Allah'a yakın meleklerin nurlu ve yüksek ibadetleri.
<div id="">{{Arabi|اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَٓا اَيُّهَا النَّبِىُّ}}
Selâm olsun sana ey Peygamber!
<div id="">{{Arabi|اَلسَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلٰى عِبَادِ اللّٰهِ الصَّالِح۪ينَ}}
Bize ve Allah'ın salih kullarına selâm olsun.
<div id="">{{Arabi|اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ وَ عَلَيْكَ السَّلَامُ}}
Selâm olsun sana; sana da selâm olsun.
<div id="">{{Arabi|اَشْهَدُ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ}}
Allah'tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehadet ederim. Ve Muhammed'in
(a.s.m.), Allah'ın elçisi olduğuna da şehadet ederim.
<div id="">{{Arabi|اَلتَّحِيَّاتُ}}
Tesbihler, hayat hediyeleri, fıtrî ibadetler.
<div id="">{{Arabi|اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَٓا اَيُّهَا النَّبِىُّ}}
Selâm olsun sana ey Peygamber!
<div id="">{{Arabi|اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰٓى اِبْرَاه۪يمَ وَعَلٰٓى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ}}
Allah'ım, İbrahim'e
(a.s.) ve İbrahim'in
(a.s.) nesline rahmet ettiğin gibi, Muhammed'e
(a.s.m.) ve Muhammed'in
(a.s.m.) nesline de rahmet et.
(Buhari, Enbiyâ: 10)
<div id="">{{Arabi|عَسٰٓى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا}}
Umulur ki Rabbin, seni övülmüş bir makam olan en büyük şefaat makamına kavuşturur.
(İsrâ Sûresi, 17:79)
<div id="">{{Arabi|وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا ۨالَّذ۪ى وَعَدْتَهُ}}
Muhammed'i
(a.s.m.) O'na va'dettiğin övülmüş bir makam olan şefaat makamına kavuştur.
(Buhari, Ezân: 8, 17. Sûrenin tefsiri: 11; Tirmizî, Mevâkît: 43; Salât: 42; Ebû Dâvud, Salât: 37; Nesâî, Ezân: 38; İbn-i Mâce, Ezân: 4; İkâme: 25; Müsned, 3:354)
<div id="">{{Arabi|عُلَمَٓاءُ اُمَّت۪ى كَاَنْبِيَٓاءِ بَن۪ٓى اِسْرَٓائ۪يلَ}}
Ümmetimin alimleri İsrâiloğullarının peygamberleri gibidir.
(Bu hadîs, kaynaklarda haber-i meşhur olarak geçmektedir. bk. Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ: 2:64; Tecrîd-i Sarîh Tercemesi: 1:107
(Diyanet İşleri Yayınları)
<div id="">{{Arabi|صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ}}
Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve onlara tâbi olan sâlih kullarının yoluna...
(Fâtiha Sûresi, 1:7)
<div id="">{{Arabi|غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَ لَا الضَّٓالّ۪ينَ}}
Gazabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil.
(Fâtiha Sûresi, 1:7)
<div id="">{{Arabi|سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ}}
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.
(Bakara Sûresi, 2:32)





13.39, 5 Mayıs 2021 tarihindeki hâli

Önceki Kısım: Dördüncü Şua Ayet-Hadis MealleriŞualar Ayet-Hadis MealleriYedinci Şua Ayet-Hadis Mealleri: Sonraki Kısım

Altıncı Şua

Altıncı Şua, 1937-43 yıllarında Kastamonu'da te'lif edilmiştir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

اَلتَّحِيَّاتُ اَلْمُبَارَكَاتُ اَلصَّلَوَاتُ اَلطَّيِّبَاتُ لِلّٰهِ

Bütün tahiyyeler, bütün mübarek şeyler, bütün salâvat ve duâlar ve bütün kelimat-ı tayyibe Allah'a mahsustur.

(Buhari, Ezân: 148, 150, el-Amel Fi's-Salât: 4, İsti'zân: 3, 28, Da'avât: 16, Tevhîd: 5; Müslim, Salât: 56, 60, 62; Ebû Dâvud, Salât: 178; Tirmizî, Salât: 100, Nikâh: 17; Nesâî, Tatbîk: 23, Sehv: 41, 43-45, 56, 100-104; İbn-i Mâce, İkâme: 24; Nikâh: 19; Dârimî, Salât: 84, 92; Muvatta', Nidâ': 53, 55; Müsned, 1:292, 376, 382-4:409)

Bütün canlıların hayatları boyunca yaptıkları tesbihat ve fıtrî hediyeler Allah'a mahsustur.

Bereket ve tebrike sebep mübarek mahlûk, tohum, çekirdek, dâne, yumurta; ruh sahiplerinin hususî ibadetleri; kâmil insan ve Allah'a yakın meleklerin nuranî ve yüksek ibadetleri hep Allah'a mahsustur.

(Müslim, Salât: 56, 60, 62; Tirmizî, Salât: 100; Neseî, Tatbik: 23; Darimî, Salât: 84, 92.)

اَلتَّحِيَّاتُ لِلّٰهِ

Tesbihler, hayat hediyeleri, fıtrî ibadetlerin hepsi Allah'a mahsustur.

اَلتَّحِيَّاتُ

Tesbihler, hayat hediyeleri, fıtrî ibadetler.

اَلْمُبَارَكَاتُ

Mübarek şeyler, tebrik ve berekete sebep olan yaratıklar.

اَلصَّلَوَاتُ

Ruh sahiplerinin hususî ibadetleri.

اَلطَّيِّبَاتُ

Kâmil insanların ve Allah'a yakın meleklerin nurlu ve yüksek ibadetleri.

اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَٓا اَيُّهَا النَّبِىُّ

Selâm olsun sana ey Peygamber!

اَلسَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلٰى عِبَادِ اللّٰهِ الصَّالِح۪ينَ

Bize ve Allah'ın salih kullarına selâm olsun.

اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ وَ عَلَيْكَ السَّلَامُ

Selâm olsun sana; sana da selâm olsun.

اَشْهَدُ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ

Allah'tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehadet ederim. Ve Muhammed'in

(a.s.m.), Allah'ın elçisi olduğuna da şehadet ederim.

اَلتَّحِيَّاتُ

Tesbihler, hayat hediyeleri, fıtrî ibadetler.

اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَٓا اَيُّهَا النَّبِىُّ

Selâm olsun sana ey Peygamber!

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰٓى اِبْرَاه۪يمَ وَعَلٰٓى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ

Allah'ım, İbrahim'e

(a.s.) ve İbrahim'in

(a.s.) nesline rahmet ettiğin gibi, Muhammed'e

(a.s.m.) ve Muhammed'in

(a.s.m.) nesline de rahmet et.

(Buhari, Enbiyâ: 10)

عَسٰٓى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا

Umulur ki Rabbin, seni övülmüş bir makam olan en büyük şefaat makamına kavuşturur.

(İsrâ Sûresi, 17:79)

وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا ۨالَّذ۪ى وَعَدْتَهُ

Muhammed'i

(a.s.m.) O'na va'dettiğin övülmüş bir makam olan şefaat makamına kavuştur.

(Buhari, Ezân: 8, 17. Sûrenin tefsiri: 11; Tirmizî, Mevâkît: 43; Salât: 42; Ebû Dâvud, Salât: 37; Nesâî, Ezân: 38; İbn-i Mâce, Ezân: 4; İkâme: 25; Müsned, 3:354)

عُلَمَٓاءُ اُمَّت۪ى كَاَنْبِيَٓاءِ بَن۪ٓى اِسْرَٓائ۪يلَ

Ümmetimin alimleri İsrâiloğullarının peygamberleri gibidir.

(Bu hadîs, kaynaklarda haber-i meşhur olarak geçmektedir. bk. Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ: 2:64; Tecrîd-i Sarîh Tercemesi: 1:107

(Diyanet İşleri Yayınları)

صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve onlara tâbi olan sâlih kullarının yoluna...

(Fâtiha Sûresi, 1:7)

غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَ لَا الضَّٓالّ۪ينَ

Gazabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil.

(Fâtiha Sûresi, 1:7)

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ

Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.

(Bakara Sûresi, 2:32)



































Önceki Kısım: Dördüncü Şua Ayet-Hadis MealleriŞualar Ayet-Hadis MealleriYedinci Şua Ayet-Hadis Mealleri: Sonraki Kısım