Be-

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
14.32, 4 Temmuz 2026 tarihinde Turker (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 61860 numaralı sürüm (Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Be-, başına geldiği kelimeye "ile, için, -e kadar, -e göre" anlamı katarak zarf oluşturan Farsça bir önektir. Tekrarlanan iki kelime arasına veya tâ edatından sonra getirilerek zarflar teşkil eder.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • An be an: Anı anına

Olan İslâmî şeair, dinî minarat, İlahî maabid, şer'î maalim itfa olmazsa, İslâmiyet parlayacak an be-an!.. (Lemeat)

  • Aşır be aşır: Aşir aşir

Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.)

  • Ayet be ayet: Ayet ayet

Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.)

  • Be-ebed: Ebede kadar

Rahm-i Rahmân ez-ezel tâ be-ebed İhsân-ı Hak (Huklusi Ağabey'e Mektuplar)

  • Behemehal: Ne olursa olsun, mutlaka (Be-hem-hal)

Binaenaleyh cemal, sermedî ve daim olursa behemehal onun inceliklerini gösteren âyinelerinin de ebedî ve daimî olması zarurîdir. (Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar)

  • Beher: Her bir

...Risale-i Nur'un yüzyirmi parçasından beher parçası birer mürşid-i a'zam, birer mürşid-i ekmel, birer kal'a-i hasin, birer elmas kılınç olarak sabittir. (Barla L.)

  • Be-mahal: Yerinden

Zahirperest âlim-i cahil, veyahut cahil-i âlimin taassubat-ı nâ-be-mahallinden... (Makaleler)

  • Benam: Nam sahibi

...hukemâyı hayran ve şuarâ-yı benâmı haddelgaye istihsan ile huzur-u mânevîsinde ser-fürû ettirerek,... (Fihrist Risalesi)

  • Cüz be-cüz: Cüz cüz

Ben yeniden cüz be-cüz tetkik ettim. (Rumuzat-ı Semaniye)

  • Dest be dest: El ele

Öyle bir şeriat ki; akıl ve nakil, dest be-dest ittifak vererek ol şeriatın hakâikinin hakkaniyetini tasdik etmişlerdir. (Muhakemat)

  • Hatve be hatve: Adım adım

Hattâ dikkatle bakılsa görülüyor ki, bu saray-ı âlem inkıraza hatve be-hatve yaklaşmakta. (Lahikalar)

  • Gah-be-gah: Arada sırada

Ki İsa (A.S.) ya Üzeyr'in, ya melaik, ya ukûlün tevellüd şirki meydan alıyor nev-i beşerde gâh bâ-gâh... (Lemeat)

  • Kafile be kafile: Kafileler halinde

Bütün canlı mahlukat -insan olsun, hayvan olsun- kafile be-kafile büyük bir sür'atle o cihete gidip kaybolurlar. (Şualar)

  • Kelime be kelime: Kelime

Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.)

  • Mevsim-be-mevsim: Mevsim mevsim

...yeryüzünün mevsim-be-mevsim tazelenen hayretfeza nukuşlarının, manidar mektubatının bir kâtibi, bir nakkaşı vardır. (31. Söz)

  • Serbeser: Baştan başa

Kâinâtta serbeser sırr-ı tesânüt müstetir, hem münteşir. Hem cevânibde tecâvüb, hem teâvün gösterir;... (Lemeat)

  • Sure be sure: Sure sure

Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.)

  • Tekrar-be-tekrar: Tekrar tekrar

Ve keza bu âlemin mâliki, kendi kudretine pek kolay ve pek ehven ve ibadına fevkalâde mühim ve pek şedidü’l-ihtiyaç olan haşrin tekrar be-tekrar vaadinde bulunmuştur. (Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar)

  • Vakit be-vakit: Zaman zaman

Vakit be-vakit başınızı kaldırıp esma-i hüsnama dikkat ederek,... (20. Söz)

İlgili Maddeler

Kaynakça