-aver
-âver, sonuna geldiği kelimeye "getiren, veren" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Averden (آوردن): getirmek
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Canavar: Can kıyıcı mahluk
Yeni dünyaya gelen arslanın yavrusu, o canavar ve aç arslanı kendine müsahhar edip onu aç bırakıp kendi tok oluyor. (23. Söz)
- Cengaver: Savaşı seven ve savaşta mâhir olan
Ey, bin seneden beri İslâmiyet’in bayraktarlığını yapan bir milletin torunları olan cengâver ruhlu kardeşlerim! (Konferans)
- Dilaver: Yürekli
...böyle çapraşık bir yazı ile, nasıl olur da dilâver' bir pehlivan gibi ortaya atıldığımı düşünerek evvelce çok me'yus oldum. (Barla L.)
- Feyzaver: Feyiz veren
Elfaz-ı Kur'aniye ve Nebeviye (A.S.M.) manalara, camid ve ruhsuz libas değiller; belki hayatdar feyiz-aver cildlerdir. (Fihrist (Mektubat))
- Hacaletaver: Utanç verici
Hem bilirsin, küçük bir adam, küçük bir haysiyetle, küçük bir cemaatte, küçük bir meselede, münazaralı bir davada hicabsız, pervasız; küçük fakat hacaletâver bir yalanı, düşmanları yanında hilesini hissettirmeyecek derecede teessür ve telaş göstermeden söyleyemez. (19. Söz)
- İştiyakaver: İştiyak uyandıran
...bir cilve-i cemali ve kemali olan bir zâtın rü'yeti, ne kadar mergub, merak-aver ve şuhudu ne derece matlub ve iştiyak-aver olduğunu kıyas edebilirsen et... (32. Söz)
- Merakaver: Merak uyandıran, düşündüren
İşte bak, ne kadar merak-âver, ne kadar cazibedar, ne kadar lüzumlu, ne kadar dehşetli hakaiki gösterir ve mesaili ispat eder. (19. Söz)
- Saadetaver: Mutluluk veren
...şöyle bir müjde, ne kadar kıymetdar olduğu ve i'dam-ı ebedî ile kendilerini mahkûm zanneden fâni cin ve insin kulağında öyle bir müjde, ne kadar saadet-aver olduğu tarif edilmez. (31. Söz)
- Zengar: Pas (-aver, burada -ar şeklini almıştır)
...kalb dedikleri latife-i Rabbâniyenin pası ve zengârı hükmünde olan... (Muhakemat)