Fetih 26

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
10.27, 26 Kasım 2022 tarihinde Turker (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 27758 numaralı sürüm ("Kategori:Fetih Suresi ''Önceki Ayet: Fetih 25Fetih SuresiFetih 27: Sonraki Ayet'' Dosya:Fetih 26.png '''Mea..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Ayet: Fetih 25Fetih SuresiFetih 27: Sonraki Ayet

Meali: 26- O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi, onların takvâ sözünü tutmalarını sağladı. Zaten onlar buna lâyık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilendir.

{Âyette yer alan takvâ sözü, şehâdet kelimesidir. Takvâ kelimesine bağlılık o sırada cereyan eden olayı yatıştırmıştır. Şöyle ki, Hudeybiye'de Mekkelilerle müslümanlar arasında antlaşma yazılacağı sırada Hz. Peygamber, Hz. Ali'ye, "yaz" dedi: "Bu, Allah'ın elçisinin, Mekke halkıyla yaptığı antlaşmadır." Kureyş temsilcileri dediler ki: "Biz senin Allah'ın elçisi olduğunu bilsek, sizin Kâbe'ye girmenize engel olmayız. Şöyle yazın: "Bu, Abdullah oğlu Muhammed ile Mekke halkı arasındaki antlaşmadır." Hz. Peygamber de öyle yazdırdı. Kureyşlilerin bu tutumu müminlerin çok ağrına gitmişti ama, âyette ifadesini bulan takvâ sözü, onları yatıştırıp teskin etmişti.}

Kur'an'daki Yeri: 26. Cüz, 513. Sayfa

Tilavet Notları:

Diğer Notlar:

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Maddeler