-vari
-vari, sonuna geldiği kelimeye gibi, benzer anlamı katan farsça bir sonektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Beşaretvari: Müjdelercesine
Nusret İlahiyenin tarihi olan sekizinci sene hicriyesine tevâfuk sırrıyla beşaretvari işaret ediyor. (Rumuzat-ı Semaniye)
- Dağvari: Dağ gibi, dağ büyüklüğünde
Cevv berrak safi hiçbir şey yokken bir mahşer acaib gibi dağvari parçalar kendi kendine toplanmıyor belki zîhayatı tanıyan birisidir ki gönderiyor. İşte şu mesafe maneviyede Kadîr Alîm Mutasarrıf Müdebbir Mürebbi Mugis Muhyî gibi esmaların matlaları görünüyor. (25. Söz)
- Dairevari: Daire gibi
Demek Şems mihverinde dairevari cereyan ve hareketi olmasa yıldızlar düşerler. (İşaratül İcaz)
- Davudvari: Hz. Davud (as) gibi
En hoş en yüksek en ulvî bir eğlence masumaneye çalış ki dağlar sana Davudvari birer muazzam fonoğraf olabilsin. (21. Söz)
- Canavarvari: Canavar gibi
Böyle canavarvari iftirasa iştiha arzu hiç gelir mi? (Lemeat)
- Eyyübvari: Hz. Eyyüb (as) gibi
Hazret Eyyubvari hayat bahşına vesile olan hâdim Kuranînin ve Nur Risalelerini... (Barla Lahikası)
- Fihristevari: Fihriste gibi
İsm Hayy ve İsm Muhyî bir cilve zamından olan Hayat nedir? Ve mahiyeti ve vazifesi nedir? sualine karşı fihristevari cevab şudur ki: (30. Lema)
- Gölgevari: Gölge gibi
Birinci tagutu gayr kasdî gölgevari bir âyine gibi gördüm. (Habbe)
- Hendesevari: Geometrik
Tabiatları latif ince ve latif san atlara meftun bazı insanlar bilhassa has bahçelerinde pek güzel hendesevari bir şekilde şekilleri arkları havuzları şadırvanları yaptırmakla bahçelerine pek muntazam bir manzara verirler. (10. Risale)
- Hezeyanvari: Hezeyan gibi
Sonra insanların اُسْكُنِى يَا اَرْضُ وَانْشَقِّى يَا سَمَاءُ وَقُومِى اَيَّتُهَا الْقِيَامَةُ gibi suret emirde cemadata hezeyanvari muhaveresi hiç o iki emre kabil kıyas olabilir mi? (25. Söz)
- Hocavari: Hoca gibi
Hem gayet sathî ve cevabları pek zahir ve güya mutaassıbane hocavari tenkidleri ve hiç münasebeti olmayan ve hakikî mutabık olan meseleleri anlamadan... (14. Şua)
- Hurafevari: Hurafeye benzer, hurafe gibi uydurulmuş
Muhaddislerin bir kısmı İsrailiyattan alınma ve eskiden beri nakledilen hurafevari hikâyelere bu hadîsi tatbik etmişler. (14. Lema)
- İbrahimvari: Hz. İbrahim (as) gibi
Sen dahi bîçare nefsim İbrahimvari لاَ اُحِبُّ اْلاۤفِلِينَ gıyasını çek kurtul. (17. Söz)
- İ'cazvari: Mucize gibi
Evet bütün bu şeyler eczasıyla beraber Allah mülkü ve malı olduğu i'cazvari sikke ve mühürleriyle sabittir... (Hubab)
- İnkılapvari: İnkılap gibi, devrim niteliğinde
Demek âlem İslâm içinde mühim ve inkılabvari bir iş görmek İslâmiyetin desatirine inkıyad ile olabilir başka olamaz. (Tarihçe-i Hayat)
- İsrafilvari: Hz. İsrafil (as) gibi
İsrafilvari melek ra d; baharda nefh sur nev inden yağmura bağırması yer altında defnedilen çekirdeklere nefh ruhla müjdelemesi zamanına dikkat et ki... (17. Lema)
- Kamervari: Aya benzer şekilde
Buraka bindirip berk gibi semavatı seyrettirip kat meratib ettirerek kamervari menzilden menzile daireden daireye rububiyet İlahiyeyi temaşa ettirip... (31. Söz)
- Kerametvari: Keramete benzer
Fakat böyle kerametvari bir surette olmasın. (Emirdağ L. 1)
- Mikyasvari: Ölçü vesilesi gibi
Ve hakeza.. noksan sıfatlarıyla Hâlıkının evsaf kemaline mikyasvari âyine olmak. (3o. Lema)
- Miracvari: Mirac gibi
Ve miracvari olan o yüksek münacata mazhar olsun. (İşaratül İcaz)
- Mucizevari: Mucize gibi
Bu fıkra ile dağlardan nebean eden Nil Mübarek Dicle ve Fırat gibi ırmakları hatırlatmakla taşların evamir tekviniyeye karşı ne kadar hârikanüma ve mucizevari bir surette mazhar ve müsahhar olduğunu ifham eder. (20. Söz)
- Radyumvari: Radyum gibi
Radyumvari o madde Kuranî ışığıyla sezmiştim. (32. Söz)
- Romanvari: Roman gibi
Avrupadan tereşşuh etmiş şu hazır edebiyat romanvari nazarla Kuranda olan letaif ulviyet mezaya yı haşmeti göremez hem tadamaz. (Lemeat)
- Saikavari: Şiddetli ses gibi
Ey mücrimler! Bir tarafa çekiliniz diye olan tüy ürpertici saıkavari şiddetli emr-i İlahîye maruz kalacakları gibi; (İşaratül İcaz)
- Sıravari: Sıralı halde
Evet şu dünyayı antika sanatlarla süslendiren ve lezzetli nimetlerle dolduran ve sanatperverane ve nimetperverane şu derece sanatının acibeleriyle şu derece kıymetdar nimetlerini dünyanın yüzüne serpen sıra-vari tanzim eden ve zeminin yüzünde seren güzelce dizen bir Sâni bir Münimden başka şu velvele takdir ve istihsanla ve zemzeme hamd şükranla dünyayı dolduran ve zemini bir zikirhane bir mescid bir temaşagâh sanat İlahiyeye çeviren Kuran Muciz Beyan kime yakışır ve kimin kelâmı olabilir? (25. Söz)
- Sinemavari: Sinema gibi
Mevsimlerin husulü ve gece ve gündüz vakitlerinin vücudu ve semavattaki ulvî ve haşmetli harekâtın zuhuru ve sinemavari semavî levhaların tebdili gibi neticeleri istihsal için... (30. Lema)
- Siyasetvari: Siyasete benzer
Siyasetvari bir tereşşuh gören söylesin. (16. Mektup)
- Süleymanvari: Hz. Süleyman (as) gibi
Adalet tâmme yapmak isterseniz; Süleymanvari rûy zemini etrafıyla görmeye ve anlamaya çalışınız. (21. Söz)
- Şifrevari: Şifre gibi
Şifrevari şu huruf mukattaanın zikri Hazret Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm fevkalâde bir zekâya mâlik olduğuna işarettir. (İşaratül İcaz)
- Şimşekvari: Şimşek gibi
Ve keza kader muhitinde uçan tayyare ömre veya hayat dağları arasında açılan uhdud ve tünellerinden şimşekvari geçen zamanın şimendiferine bindirerek ebed âbâd memleketinin iskelesi hükmünde olan kabir tünelinin kapısına sevkeden Hâlık Rahman ür Rahîm meded istiyorum. (Hubab)
- Tarihvari: Hz. İsrafil (as) gibi
Halbuki şöyle bazı hâdisat cüziyeyi tarihvari bir surette musırrane tekrar etmekte ne mana var? (20. Söz)
- Tecrübevari: Tecrübe edercesine
Ben böyle işlesem sen böyle işler misin? diye tecrübevari bir surette Cenab Hakk rububiyetine karşı imtihan tarzı sû edebdir ubudiyete münafîdir. (17. Lema)
- Tekellümvari: Konuşurcasına
Hususan cevv sema ve bulutlar gibi büyük cirmlerde tekellümvari sadâlar dahi ehemmiyetle herkese kendini dinlettiriyor. (Latif Nükteler)
- Tenasühvari: Tenasüh etmiş gibi
Hem tiyatro gibi tenasühvari mazi denilen geniş kabrin hortlakları gibi şu üç nevi romanlarıyla hiç utanmaz. (Lemeat)
- Terakkivari: Terakki edercesine
Elbette bütün mahlukattaki hadsiz istidadları inkişaf ettiren ve bütün mahlukatını kıymetdar vazifelerde istihdam ettikten sonra terakkivari terhis ettiren yani unsurları madenler mertebesine; madenleri nebatlar hayatına; nebatları rızık vasıtasıyla hayvanların derece hayatına; ve hayvanları insanların şuurkârane olan yüksek hayatına çıkarıyor. (30. Lema)
- Tevekkülvari: Tevekkül edercesine, tevekkül gibi
Tevekkülvari taleb rızk ise bilakis medar rahattır ve her yerde hüsn tesirini gösterir. (22. Mektup)
- Tünelvari: Tünel gibi
Zeminin içinde tünelvari bir mağaraya sokuldum. (32. Söz)
- Yıldızvari: Yıldız şeklinde
Üstad Sâni Hulusi Beyefendimi teşbih ve tabiri caiz ise saatçilerde bulunan yıldızvari sekiz on ağızlı saat anahtarlarına benzetiyorum ki... (Barla Lahikası)
- Yunusvari: Hz. Yunus (as) gibi
Elbette öyle bir insan daima Yunusvari .S. لاَ اِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ demeye muhtaçtır. (1. Lema)
- Zenberekvari: Zenberekgibi
Güneş kendi merkezinde ve mihveri üzerinde zenberekvari bir cereyan ile manzumesini emr İlahî ile tanzim edip tahrik eder. (25. Söz)
- Zülüfvari: Zülüf (yüzün iki yanından sarkan saç lülesi) gibi
Oynattırıyorlar zülüfvari küçük dallarını ve onunla temaşa edenlere latif şevklerini ve ulvî zevklerini ihtar ediyorlar. (17. Söz)