1943 Adapazarı-Hendek Depremi

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
06.46, 28 Şubat 2026 tarihinde Turker (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 61073 numaralı sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
px100

XXX 1943 Adapazarı-Hendek depremi 20 Haziran 1943'te 17.32'de meydana gelen ve 300-350 arası can kaybına yol açan 6.6 büyüklüğünde bir depremdir. Yaklaşık 250 kişi yaralanmıştır. Hendek’te yapıların %25’i, Adapazarı’ndakilerin ise %20’si tamemen yıkılmıştır. İstanbul dahil çevre illerde de hissedilmiştir (mesela İstanbul'da 4 yüzyıla ait Konstantin Sütunu hasar görmüştür).[1][2] Bir talebesinin bu depremden birkaç saat evvel bir tiyatronun reklamı yapmak için açık-saçık kıyafetli oyuncu kızları şehirde dolaştırdığını, bunun cazibesiyle seyircilerin toplandığını ve gerçekleşen depremle tiyatro binasının yıkıldığını bir mektubunda haber etmesi üzerine Bediüzzaman belalara karşı Risale-i Nur'un bir sadaka hükmünde kalkan olduğunu ve Risale-i Nur hizmetinin henüz girmediği Adapazarı’da tiyatrocuların bu halinin tesettür şiarına açık bir ihanet olduğunu hatırlatır.

Bu Konu Hakkında Risale-i Nur'daki Derslerin Özeti

Diğer İsimleri

Gerçekleştiği Tarih ve Yer

20 Haziran 1943, Adapazarı ve Hendek (merkez üssü)

Harita konumu

[1]

Nurpedia Haritası Konumu: [2]

Hadiseye Dahil Olanlar

Adapazarı ve Hendek'in merkez ve civar ilçe ve köylerindeki halk

Neticesi

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Risale-i Nur’un erkân-ı mühimmesinden bir zat yazıyor ki: “Adapazarı zelzelesinin aynı gününde, zelzeleden birkaç saat evvel, umumî ve herkese göstermek için bir büyük tiyatro teşekkülüyle ve oyuncu kızlardan dört güzelini çırılçıplak olarak âlâyişle çarşı ve pazarda gezdirerek, o cazibedarlara kapılan tiyatro binasında toplanan bin kişiden fazla seyirciler, oyun başlarken birdenbire arz kemal-i hiddet ve gayz ile onların hayâsız yüzlerini dehşetli tokatladı, mahvedip zîr ü zeber etti. Ve o binayı hâk ile yeksan eyledi.”

Ben, dünyanın bu nevi hâdiselerinden iki senedir hiç haberim yoktu, bakmıyordum. Fakat bugünlerde hem Hüsrev ve hem kahraman Çelebi zelzeleden haber vermeleri ve Hüsrev ve rüfekasının kanaatiyle, Isparta’nın gürültülü zelzelesi, karşısında Risale-i Nur’u kuvvetli bir kalkan bulmasıyla hiçbir zarar vermemesi ve Risale-i Nur’a muarız bir hocanın bütün hasılatını mahveden dolu o muarıza has kalması, başkasına ilişmemesi bir derece kanaat verir ki ekser vilayetlere giren ve Adapazar’a girmeyen Risale-i Nur’un ehemmiyetli bir esası olan tesettür şiarını bu derece açık ihanetiyle, Risale-i Nur onların yardımlarına koşmamış diye yalnız bu hâdiseye baktım.

(Kastamonu Lahikası)

Diğer Bahisler

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

İlgili Maddeler/Kategoriler

Kaynakça