Bî-
İle anlamı katan Arapça önek için bi- sayfasına bakın
-bî, başına geldiği kelimeye olumsuzluk anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir önektir.
Bilgiler
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Bîadil: Dengi olmayan
O zât-ı zîhavarık daha hadd-i büluğa ermeden bir allâme-i bîadîl halinde... (Şualar)
- Bîbaha: Baha biçilemez
Sad-hezar tahsine lâyık bîbaha fıkra-i Galib (Lahikalar)
- Bîbehre: Nasipsiz
...o sarayın bütün cevahir ve zînetlerinden bîbehre bir âdi adam,... (25. Söz)
- Bîçare: Çaresiz, âciz
İşte bu bîçare kardeşinizde üç şahsiyet var. (26. Mektup)
- Bîdad: Adaletsizlik
Ne mümkün zulm ile, bîdâd ile, imha-yı hürriyet;... (22. Lema)
- Bîdar: Uykusuz
Sure-i Nur'da لَيْسَ عَلَى اْلاَعْمَى حَرَجٌ âyetini kıraat ederek nevmden bîdar oldum (Lahikalar)
- Bîdin: Dinsiz
...dil uzatan hâin-i bîdin olan mülhid hâinlerin kuruyası dillerini... (Lahikalar)
- Bîedeb: Edepsiz
İşte şu hata-i bîedebane ve şu vehm-i bâtılın netice-i seyyiesidir ki: (Muhakemat)
- Bîemanî: Acımasız
Bir emr-i bîemanî... (Lemeat)
- Bîfasal: Fırsat vermeyen
Bir sineğin hilkati hayretfezadır filden, o mahluk-u bîfasal (Lemeat)
- Bîfütur: Gevşemeyen
Gecenin zulmetinden ve gündüzün rengârenginden bîfütûrdur. (Tarihçe)
- Bîhaber: Habersiz
Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber... (26. Lema)
- Bîhad: Sınırsız
Bu fakir, şiddetli acz u za'fımla bîhadd bahr-i hakaika daldım ve bahr-i muhit-i nura girebilmeğe şu mübarek eser, elmas bir miftahım oldu. (Lahikalar)
- Bîhoş: Hoş olmayan
Ruh nâhoş, kalb bîhoş, kafam bomboş. (Lahikalar)
- Bîgane: Aşina olmayan
Maddî ve manevî borcumuz olan hizmetleri îfadan kendimizi çekmek, hissizlik ve bîganelik fıtratımızda ve yaradılışımızda yoktur ki kalalım. (Lahikalar)
- Bîgaye: Nihayetsiz
Kur'an-ı Kerim'in ikinci ilâcı, fakr yarasını, vesile-i rızk ve rahmet-i bînihayeye ve iştiha-i lezzet-i nimet-i bîgayeye tebdil ve tashih eder. (Mesnevi)
- Bîgüman: Şüphesiz
Halbuki mütekellim muhatab ve esas maksat mutabakatta üç esastır bîgüman (Lemeat)
- Bîgünah: Günahsız
...yalnız beni mes'ul eden bir madde yüzünden, yirmi kadar masum ve bîgünah kimseleri; (Müdafaalar)
- Bîhemta: Benzersiz
Siz dahi onu tek ve yekta ve misilsiz, nazirsiz bîhemta tanıyınız ve kabul ediniz. (11. Söz)
- Bîhicab: Örtüsüz
Etse tecelli daim pürşaşaa bîhicab. (Lemeat)
- Bîhisab/Bihesab: Hesapsız
Cenab-ı Vâcib-ül Vücud Hazretlerine bîhisab şükrümüzü takdim ederken... (Lahikalar)
- Bîhuş: Aklı başında olmayan
Ey nefs-i bîhuş! (16. Söz)
- Bîinsaf: İnsafsız
Köpektir zevk alan, sayyad-ı bîinsafa hizmetten. (Mektubat)
- Bîiştibah: Benzersiz
Bir tevhid-i celalî müstetirdir; enva'-ı şirki reddeder, küfrü keser bîiştibah. (Lemeat)
- Bîkarar: Kararsız
Çünkü eserleriyle azameti anlaşılan şu muhteşem, zevalsiz saltanat; böyle geçici, devamsız, bîkarar, ehemmiyetsiz, mütegayyir, bekasız, nâkıs, tekemmülsüz umûrlar üzerinde kurulmaz, durulmaz. (10. Söz)
- Bîkeder: Kedersiz
İlm-i nâfi'dir, yazılır ecr-i cezîl, tâ kıyamet bîkeder. (Lahikalar)
- Bîkenar: Kenarsız
Bahr-ı bîkenar-i zamana şu asrın sahilinden içine gir, tâ asr-ı saadet olan adaya çık! (Asar-ı B.)
- Bîkeran: Uçsuz bucaksız
Bahr-i bîkeran-ı zaman olan şu asrın sahilinden, içine gir. (Muhakemat)
- Bîkes: Kimsesiz
Yâ Rab! Garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvanem, alîlem, âcizem, ihtiyarem. (6. Mektup)
- Bîlezaiz: Lezzetsiz
...gönderdi şu dünyaya; şu şehr-i bî-lezaiz... (Lemeat)
- Bîmeal: Mealsiz
O medlülun veledi suret-i bî meâle ne deva ne şifaya (Lemeat)
- Bîmenend: Benzersiz
Said’in ihata-i ilmiyesi kadar hamaset ve fedakârlıkta da bîmenend olduğunu teyid eder. (Asar-ı B.)
- Bîmisal: Benzersiz
...celal ve azametine karşı rükû ile aczini izhar etmek ve kemal-i bîzevaline ve cemal-i bîmisaline karşı secde edip... (9. Söz)
- Bîmüdani: Eşsiz
Müvazene edilse, değil dânâ-i bî-müdânî, hattâ en âmî adam, göz kulakla diyecek: (Lemeat)
- Bînaz: Nazsız
Bir vakitte bu yolda seyrettim de geçtim bî-nâz ve pür-niyazî. (Lemeat)
- Bînazir: Benzersiz
...o kıymettar, bînazîr Üstad Bediüzzaman Hazretleri, sizleri binlerle tebrik etmiş... (Lahikalar)
- Bînihaye/Binihayet: Sonsuz
...bir rahmet-i bînihayenin kâşifi ve ilâncısı ve saltanat-ı rububiyetin mehasininin dellâlı, seyircisi... (19. Söz)
- Bînisyan: Unutmadan
Her maâlim dahi birer üstad olmuştur; onun lisan-ı hali eder telkin-i dinî; hatasız, hem bînisyan (Lemeat)
- Bîpayan: Bitmeyen
Onun için, selâm ve muhabbetlerinize mukabil selâm ve meveddetlerimiz bîpâyan olduğu gibi, bu râbıta ve iştiyak ile de sizleri kucaklar ve İslâmi hasret ve saffetle gözlerinizden öperim. (Tarihçe)
- Bîrahat: Rahatı olmayan
Diğer onu bırakmış beyne beyne bîrahat! (Lemeat)
- Bîsud: Faydazız, neticesiz
Ya Rabb! İsmim Mes'ud, kendim bîsud, çok çalıştım olamadım mes'ud (Lahikalar)
- Bîtaraf: Tarafsız
Ey şeytan! Bîtarafane muhakeme, iki taraf ortasında bir vaziyettir. (26. Mektup)
- Bîtenahi: Sonsuz
Okurken nur alır vicdan, sütûr-u bîtenahîdir (Lahikalar)
- Bîvesvese: Vesvesesiz
Eden sâfi asarı nûrani sıcak kalblerden çıkan bî vesvese (Lemeat)
- Bîzar: Bıkmış
Akıldan kalbe, kalbden akıla inip çıkmaktan bîzar olmuştum. (Mesnevi)
- Bîzeval: Sona ermeyen
...celal ve azametine karşı rükû ile aczini izhar etmek ve kemal-i bîzevaline ve cemal-i bîmisaline karşı secde edip... (9. Söz)