-suz: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
24. satır: 24. satır:


Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş ki: وَعَسٰى اَنْ يَقُومَ مَقَامًا يَسُرُّكَ يَا عُمَرُ diye Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın vefatı hengâmında olan dehşet-engiz ve ''sabırsûz'' hâdisede, Hazret-i Ebubekiri’s-Sıddık nasıl ki Medine-i Münevvere’de kemal-i metanetle herkese teselli verip mühim bir hutbe ile sahabeleri teskin etmiş. (19. Mektup)
Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş ki: وَعَسٰى اَنْ يَقُومَ مَقَامًا يَسُرُّكَ يَا عُمَرُ diye Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın vefatı hengâmında olan dehşet-engiz ve ''sabırsûz'' hâdisede, Hazret-i Ebubekiri’s-Sıddık nasıl ki Medine-i Münevvere’de kemal-i metanetle herkese teselli verip mühim bir hutbe ile sahabeleri teskin etmiş. (19. Mektup)
*'''Tahammülsûz:''' Tahammül edilemez
Ciğer‑şikâf ve ''tahammül‑sûz'' ve emel öldürücü, bütün kemâlâtı zîr ü zeber eden, hicran‑ı ebedî olan ademi, insana musallat etmez; demek, saâdet‑i ebediye olacaktır. (Muhakemat)


*'''Vicdansûz:''' Vicdanı sızlatan
*'''Vicdansûz:''' Vicdanı sızlatan

09.49, 25 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

-sûz, sonuna geldiği kelimeye "yakan, yakıcı" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Suhten (سوختن): yanmak

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Akılsuz: Aklı sızlatan

Râbian: Biz ecram-ı ulviyeye baktıkça, onlar nazara verir bir havf ile dehşeti. Hem vicdanın müz’ici bir tevahhuş geliyor: Akıl-sûz, evham-sâz! (Lemeat)

  • Ciğersûz: Ciğer/yürek yakan, çok üzücü

Elli sene sonra, aynı vak’a-i ciğersûz vukua gelip o ihbar-ı gaybîyi tasdik etmiş. (19. Mektup)

  • Mukavemetsûz: Mukavemeti yok eden, dayanılmaz hâle getiren.

O vakit söz mukavemetsûz olur; maddî elektrik gibi tesir eder, kelâmın ulviyet ve kuvveti o nisbette tezayüd eder. (25. Söz)

  • Sabırsûz: Sabrı yakan, sabredilemez

Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş ki: وَعَسٰى اَنْ يَقُومَ مَقَامًا يَسُرُّكَ يَا عُمَرُ diye Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın vefatı hengâmında olan dehşet-engiz ve sabırsûz hâdisede, Hazret-i Ebubekiri’s-Sıddık nasıl ki Medine-i Münevvere’de kemal-i metanetle herkese teselli verip mühim bir hutbe ile sahabeleri teskin etmiş. (19. Mektup)

  • Tahammülsûz: Tahammül edilemez

Ciğer‑şikâf ve tahammül‑sûz ve emel öldürücü, bütün kemâlâtı zîr ü zeber eden, hicran‑ı ebedî olan ademi, insana musallat etmez; demek, saâdet‑i ebediye olacaktır. (Muhakemat)

  • Vicdansûz: Vicdanı sızlatan

Ki yapılmış o halet, hem havf ile dehşetten, hem acz ile ra'şetten, hem kalâk ve vahşetten, hem yütm ve hem yeisten mürekkeb vicdan-sûz. (Lemeat)

İlgili Maddeler

Kaynakça