Hem-: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| 8. satır: | 8. satır: | ||
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ||
*'''Hemasır:''' Asırdaş | |||
Eğer ümmisen fetvayı okuyamıyorsan, bizim ''hem-asrımız'' ve fikren biraderimiz olan Hüseyn-i Cisrî’nin sözünü dinle!.. (Muhakemat) | |||
*'''Hemcins:''' Aynı cinsten olan | *'''Hemcins:''' Aynı cinsten olan | ||
Şerik ve muînden ve ''hemcinsten'' müberradır. (25. Söz) | Şerik ve muînden ve ''hemcinsten'' müberradır. (25. Söz) | ||
*'''Hemdest:''' Ortak, el ele vermiş | |||
Tâ insan hakkıyla sünbüllensin ve ahval ve kemâlâtına nizam vermekle, nizam-ı âleme ''hemdest-i'' vifak olabilsin. (Muhakemat) | |||
*'''Hemen/Heman:''' (Hem-ân dam kelimesinden) O anda | |||
Hem ne vakit annesi kesti, ''hemen'' o başladı.. beni yumurtasız bırakmadı. (16. Mektup) | |||
*'''Hemfikir:''' Aynı fikirde olan | *'''Hemfikir:''' Aynı fikirde olan | ||
hakaik-i imaniyenin hükmünü ikinci, üçüncü derecede bırakıp o cereyanların hükmüne tabi olarak hemfikri olan münafıkları sever, kendine muhalif olan ehl-i hakikati belki ehl-i velayeti tenkit ve adâvet eder hattâ hissiyat-ı diniyeyi o cereyanlara tabi yaparlar. (Kastamonu L.) | hakaik-i imaniyenin hükmünü ikinci, üçüncü derecede bırakıp o cereyanların hükmüne tabi olarak hemfikri olan münafıkları sever, kendine muhalif olan ehl-i hakikati belki ehl-i velayeti tenkit ve adâvet eder hattâ hissiyat-ı diniyeyi o cereyanlara tabi yaparlar. (Kastamonu L.) | ||
*'''Hemmatla':''' Aynı doğum yerine sahip | |||
Hem de ''hem-matla’'' olanlarda sabittir ki, görülmüştür. (Muhakemat) | |||
*'''Hemrah:''' Yoldaş | |||
Gülbin-i tevhidde gonca-i ''hemrâh'' (Hulusi Ağabeye Mektuplar) | |||
*'''Hemşehri:''' Aynı şehirli | |||
Hiç akraba ve ''hemşehrilerimi'', -bir-iki tanesi müstesna olmak üzere- yanıma gelmeye izin vermedi. (13. Mektup) | |||
*'''Hemşire:''' Kız kardeş (Aynı sütü emen - şire: süt (Farsça)) | *'''Hemşire:''' Kız kardeş (Aynı sütü emen - şire: süt (Farsça)) | ||
23.48, 4 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Hem-, başına geldiği kelimeye "birliktelik ve ortaklık" anlamı katarak birleşik sıfat yapan Farsça bir önektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Hemasır: Asırdaş
Eğer ümmisen fetvayı okuyamıyorsan, bizim hem-asrımız ve fikren biraderimiz olan Hüseyn-i Cisrî’nin sözünü dinle!.. (Muhakemat)
- Hemcins: Aynı cinsten olan
Şerik ve muînden ve hemcinsten müberradır. (25. Söz)
- Hemdest: Ortak, el ele vermiş
Tâ insan hakkıyla sünbüllensin ve ahval ve kemâlâtına nizam vermekle, nizam-ı âleme hemdest-i vifak olabilsin. (Muhakemat)
- Hemen/Heman: (Hem-ân dam kelimesinden) O anda
Hem ne vakit annesi kesti, hemen o başladı.. beni yumurtasız bırakmadı. (16. Mektup)
- Hemfikir: Aynı fikirde olan
hakaik-i imaniyenin hükmünü ikinci, üçüncü derecede bırakıp o cereyanların hükmüne tabi olarak hemfikri olan münafıkları sever, kendine muhalif olan ehl-i hakikati belki ehl-i velayeti tenkit ve adâvet eder hattâ hissiyat-ı diniyeyi o cereyanlara tabi yaparlar. (Kastamonu L.)
- Hemmatla': Aynı doğum yerine sahip
Hem de hem-matla’ olanlarda sabittir ki, görülmüştür. (Muhakemat)
- Hemrah: Yoldaş
Gülbin-i tevhidde gonca-i hemrâh (Hulusi Ağabeye Mektuplar)
- Hemşehri: Aynı şehirli
Hiç akraba ve hemşehrilerimi, -bir-iki tanesi müstesna olmak üzere- yanıma gelmeye izin vermedi. (13. Mektup)
- Hemşire: Kız kardeş (Aynı sütü emen - şire: süt (Farsça))
İnsan, hemşire misillü mahremlerine karşı fıtraten şehvanî his taşıyamıyor. (24. Lema)