Ber-: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| 11. satır: | 11. satır: | ||
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ||
*''' | *'''Beraber:''' Birlikte | ||
Fenn‑i rızık diyecek: “Yüz binler lezîz taamlar ''beraber'', kemâl‑i intizam ile içinde pişirilen bir matbah‑ı Rabbânî ve bir kazan‑ı Rahmânîdir. (30. Söz) | |||
*'''Berbat veya Berbad:''' (Farsça: Bad: rüzgar, berbad: yele verilmiş, çok kötü) | *'''Berbat veya Berbad:''' (Farsça: Bad: rüzgar, berbad: yele verilmiş, çok kötü) | ||
Her zerrecikte (ki ancak bir zerre sıkışabildiği halde) koca bir güneşin hakikatini içinde kabul etmek lâzım geldiği gibi, aynen öyle de şu sıravari içinde her zaman hikmetle değişen ve düzgünlük içinde her vakit tazelenen şu muntazam kâinatı görüp Hâlık-ı Zülcelal’i evsaf-ı kemaliyle tasdik etmemek, ondan daha ''berbat'' bir dalalet divaneliğidir, bir mecnunluk hezeyanıdır. (10. Söz) | Her zerrecikte (ki ancak bir zerre sıkışabildiği halde) koca bir güneşin hakikatini içinde kabul etmek lâzım geldiği gibi, aynen öyle de şu sıravari içinde her zaman hikmetle değişen ve düzgünlük içinde her vakit tazelenen şu muntazam kâinatı görüp Hâlık-ı Zülcelal’i evsaf-ı kemaliyle tasdik etmemek, ondan daha ''berbat'' bir dalalet divaneliğidir, bir mecnunluk hezeyanıdır. (10. Söz) | ||
*'''Berdevam:''' Devam üzre | |||
Orada kardeşlerimizin, başta Üstadımız olarak, cümlesine ayrı ayrı selâmlarla sıhhat ve âfiyette ''berdevam'' olmasını isteriz. (Lahikalar) | |||
*'''Berendaz:''' Yok eden, yukarı kaldıran | |||
Ey yoldaş! Şimdi şu âlem-i misalîden çıkarız, hayalî vehimden ineriz, akıl meydanında dururuz, mizana çekeriz, ederiz yolları ''ber-endaz''. (Lemeat) | |||
*'''Berhevâ:''' Havaya gitmiş, uçmuş, kaybolmuş | *'''Berhevâ:''' Havaya gitmiş, uçmuş, kaybolmuş | ||
Yoksa bütün maneviyat söner, rabıtalar kesilir, nisbetler darmadağınık olur, nizam da ''berheva'' olur. (İşaratül İcaz) | Yoksa bütün maneviyat söner, rabıtalar kesilir, nisbetler darmadağınık olur, nizam da ''berheva'' olur. (İşaratül İcaz) | ||
*'''Berkarar:''' Kararlı, yerleşmiş | |||
Demek, O’na şâyeste, dâimî, ''berkarar'', zevâlsiz, muhteşem bir diyar‑ı âher var. (10. Söz) | |||
*'''Bermur:''' Karınca gibi | |||
Bu Hulusi ''ber-mur'' iken, Allah verdi şükr-ü nimet. (Lahikalar) | |||
*'''Bertaraf:''' Ortadan kaldırma | |||
Mânileri bertaraf etmek ve muzırların şerrini defedip onları tokatlamaktır. (10. Lema) | |||
*'''Bervech-i Mutad:''' Adet olduğu üzere | |||
Akıl ''bervech-i mutad'' bürhan şeklinde bir temsil ile ibraz ediyor. (Mesnevi-i Nuriye, Şule) | |||
*'''Berzemin:''' Yerde | |||
Hamd eyle Mevlaya ''rû-ber-zemin ol'', (Hulusi Ağabey'e Mektuplar) | |||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
==Kaynakça== | ==Kaynakça== | ||
14.49, 4 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Ber-, başına geldiği Arapça ve Farsça kelimelere "üzeri, üzere, üzerine, üzerinde" anlamı katarak sıfat ve zarflar yapan Farsça bir önektir.
Bervech ise Farsça usûlüyle yapılan tamlamalarda kullanılarak önüne geldiği kelimeye "olduğu üzere, olduğu gibi, olarak" anlamları katar.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Beraber: Birlikte
Fenn‑i rızık diyecek: “Yüz binler lezîz taamlar beraber, kemâl‑i intizam ile içinde pişirilen bir matbah‑ı Rabbânî ve bir kazan‑ı Rahmânîdir. (30. Söz)
- Berbat veya Berbad: (Farsça: Bad: rüzgar, berbad: yele verilmiş, çok kötü)
Her zerrecikte (ki ancak bir zerre sıkışabildiği halde) koca bir güneşin hakikatini içinde kabul etmek lâzım geldiği gibi, aynen öyle de şu sıravari içinde her zaman hikmetle değişen ve düzgünlük içinde her vakit tazelenen şu muntazam kâinatı görüp Hâlık-ı Zülcelal’i evsaf-ı kemaliyle tasdik etmemek, ondan daha berbat bir dalalet divaneliğidir, bir mecnunluk hezeyanıdır. (10. Söz)
- Berdevam: Devam üzre
Orada kardeşlerimizin, başta Üstadımız olarak, cümlesine ayrı ayrı selâmlarla sıhhat ve âfiyette berdevam olmasını isteriz. (Lahikalar)
- Berendaz: Yok eden, yukarı kaldıran
Ey yoldaş! Şimdi şu âlem-i misalîden çıkarız, hayalî vehimden ineriz, akıl meydanında dururuz, mizana çekeriz, ederiz yolları ber-endaz. (Lemeat)
- Berhevâ: Havaya gitmiş, uçmuş, kaybolmuş
Yoksa bütün maneviyat söner, rabıtalar kesilir, nisbetler darmadağınık olur, nizam da berheva olur. (İşaratül İcaz)
- Berkarar: Kararlı, yerleşmiş
Demek, O’na şâyeste, dâimî, berkarar, zevâlsiz, muhteşem bir diyar‑ı âher var. (10. Söz)
- Bermur: Karınca gibi
Bu Hulusi ber-mur iken, Allah verdi şükr-ü nimet. (Lahikalar)
- Bertaraf: Ortadan kaldırma
Mânileri bertaraf etmek ve muzırların şerrini defedip onları tokatlamaktır. (10. Lema)
- Bervech-i Mutad: Adet olduğu üzere
Akıl bervech-i mutad bürhan şeklinde bir temsil ile ibraz ediyor. (Mesnevi-i Nuriye, Şule)
- Berzemin: Yerde
Hamd eyle Mevlaya rû-ber-zemin ol, (Hulusi Ağabey'e Mektuplar)