-kar: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
Turker (mesaj | katkılar)
8. satır: 8. satır:


==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler,  Anlamları ve Örnek Cümleler==
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler,  Anlamları ve Örnek Cümleler==
*'''kâr:'''
()
*'''Aşikâr:''' Apaçık
Her şeyde ''aşikâre'', vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz)


*'''Çilingir:''' Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar)
*'''Çilingir:''' Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar)


...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar)
...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar)
*'''Elemkar:''' Elemli
Herbirinin, bütün divan-ı eş'arının ruhunu eğer sıksan, ''elemkârane'' birer feryad damlar. (17. Söz)
*'''Fedakâr:''' Özverili
...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve ''fedakârane'' şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema)


*'''Hahişger:''' Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu)
*'''Hahişger:''' Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu)


Her ruh işitse {{Arabi|بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ}} demeye ''hâhişger'' olur.
Her ruh işitse {{Arabi|بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ}} demeye ''hâhişger'' olur.
*'''Hayretger:''' Hayret eden
Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine ''hayretkârane'' nezaretidir. (23. Söz)
*'''Herzekar:''' Boş konuşan
''Herzekârane'' fuzulî bir surette karışma. (17. Söz)
*'''Heveskar:''' Hevesli
...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve ''heveskârane'' muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz)
*'''Hizmetkar:''' Hizmet eden
Bir zaman bir büyük hâkim, iki ''hizmetkârını'', -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz)
*'''İcazkar:''' Veciz
Kısa birkaç cümle ile, Tufan hâdise-i azîmesini netaiciyle öyle ''îcazkârane'' ve mu'cizane beyan ediyor ki; çok ehl-i belâgatı, belâgatına secde ettirmiş. (26. Mektup)
*'''İ'cazkar:''' Mucizeli
Sen de görüyorsun ki; o ferman-ı a'zamda öyle ''i'cazkâr'' bir turra var ki, hiçbir veçhile kabil-i taklid değil. (10. Söz)
*'''İfratkar:''' İfrat eden
İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ''ifratkâr'' bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua)
*'''İstihsankar:''' Güzel gören
Sonra, şu mevcudattaki zînetleri ve latif san'atları istihsankârane temaşa etmekle... (23. Söz)
*'''İstimdadkar:''' Meded isteyen
Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı ''istimdadkârane'' ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)
*'''İstirhamkar:''' İsteyen
Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı ''istirhamkârane'' ile yalvarıyor ki: (10. Söz)
*'''İtaatkar:''' İtaat eden
Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, ''itaatkârane'' tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)
*'''Mahviyetkar:''' Tevazulu
...sermediyet-i uluhiyetine karşı ''mahviyetkârane'' secde ederek,... (9. Söz)
*'''Mededkâr:''' Yardım eden
Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve ''mededkâr'' bir hakikat-ı mahbubedir. (14. Lema)


*'''Merhametkâr:''' Merhametli
*'''Merhametkâr:''' Merhametli
24. satır: 92. satır:


Şu ''mu’cizekâr'' zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz)
Şu ''mu’cizekâr'' zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz)
*'''Perestişkâr:''' Tapan
...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile ''perestişkârane'' ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz)
*'''Sahtekâr:''' Aldatıcı
Çünki ehl-i dikkat nazarında alâküllihal etvar ve ahvali içindeki tasannuatlar ve tekellüfatlar ''sahtekârlığını'' gösterecek. (26. Mektup)
*'''Sanatkar:''' Sanat sahibi
Hattâ herbir taşında, bir saray kadar san'at dercedilmiş. Ustasız olmak, hiçbir akıl kabul edemez, gayet mahir bir ''san'atkâr'' ister. (10. Söz)
*'''Sefahetkar:''' Günahkar
...hikmet-i âmmesi ''sefahetkârane'' abesiyetten ve rahmet-i vasiası lâhiyane tazibden ve izzet-i kudreti zelilane acizden kurtulurlar, takaddüs ederler. (11. Şua)
*'''Sehavetkar:''' Cömert
Öyle ''sehavetkârane'', san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz)
*'''Şefkatkar:''' Şefkatli
Mahpuslara ''şefkatkârane'' hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz)
*'''Şuurkar:''' Şuurlu
Evet nebatat ve behimiyat gibi şuursuzların gayet derecede ''şuurkârane'' ve hakîmane işler görmesi bizzarure gösterir ki: (10. Söz)
*'''Takdirkar:''' Takdir eden
...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, ''takdirkârane'' sevdirir. (Meyve Risalesi)
*'''Taklitkar:''' Taklit eden
Farz-ı muhal olarak Müseylime gibi hadsiz derece haddinden çıkıp ''taklidkârane'' o izzet ve ceberut sahibi olan Hâlık-ı Zülcelalini kendi fikriyle konuşturup... (25. Söz)
*'''Tazarrukar:''' Niyaz eden
Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle ''tazarrukârane'' saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz)
*'''Teşvikkar:''' Teşvik eden
...hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevketmek için ''teşvikkârane'' kasaid-i vataniyeye nisbeti gibidir. (25. Söz)
*'''Tevbekar/Tövbekar:''' Tevbe eden
Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki ''tövbekâr'', tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz)
*'''Ümitkar:''' Ümit besleyen
...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ''ümidkârane'' bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz)


*'''Yadigâr veya yadgâr:''' Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra)  
*'''Yadigâr veya yadgâr:''' Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra)  

17.41, 27 Haziran 2026 tarihindeki hâli

-kâr, -gâr veya -ger, sonuna geldiği kelimeye "-li, -ci" ekleri veya "eden, edici" kelimeleri gibi faillik ve sahiplik anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • kâr:
()
  • Aşikâr: Apaçık

Her şeyde aşikâre, vahdaniyetin çok delilleri var. (10. Söz)

  • Çilingir: Anahtarcı, demirci (Aslı: Celangar)

...hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ... (Lahikalar)

  • Elemkar: Elemli

Herbirinin, bütün divan-ı eş'arının ruhunu eğer sıksan, elemkârane birer feryad damlar. (17. Söz)

  • Fedakâr: Özverili

...nebatî ve hayvanî olan umum vâlidelerin gayet şirin ve fedakârane şefkatleriyle şefkatini gösteren... (14. Lema)

  • Hahişger: Arzulu, istekli (Hahiş: Arzu)

Her ruh işitse بَارَكَ اللّٰهُ ، مَاشَاءَ اللّٰهُ ، فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ demeye hâhişger olur.

  • Hayretger: Hayret eden

Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)

  • Herzekar: Boş konuşan

Herzekârane fuzulî bir surette karışma. (17. Söz)

  • Heveskar: Hevesli

...gençlik saikasıyla, o hadsiz elemler ile âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihane ve heveskârane muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden... (13. Söz)

  • Hizmetkar: Hizmet eden

Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altun verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. (6. Söz)

  • İcazkar: Veciz

Kısa birkaç cümle ile, Tufan hâdise-i azîmesini netaiciyle öyle îcazkârane ve mu'cizane beyan ediyor ki; çok ehl-i belâgatı, belâgatına secde ettirmiş. (26. Mektup)

  • İ'cazkar: Mucizeli

Sen de görüyorsun ki; o ferman-ı a'zamda öyle i'cazkâr bir turra var ki, hiçbir veçhile kabil-i taklid değil. (10. Söz)

  • İfratkar: İfrat eden

İnsanların hayat-ı içtimaiyesinin medarı olan gençler, delikanlılar, şiddet-i galeyanda olan hissiyatlarını ve ifratkâr bulunan nefis ve hevalarını... (11. Şua)

  • İstihsankar: Güzel gören

Sonra, şu mevcudattaki zînetleri ve latif san'atları istihsankârane temaşa etmekle... (23. Söz)

  • İstimdadkar: Meded isteyen

Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)

  • İstirhamkar: İsteyen

Bak hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki: (10. Söz)

  • İtaatkar: İtaat eden

Birinci vecih şudur ki: Kâinatta görünen saltanat-ı rububiyeti, itaatkârane tasdik edip kemalâtına ve mehasinine hayretkârane nezaretidir. (23. Söz)

  • Mahviyetkar: Tevazulu

...sermediyet-i uluhiyetine karşı mahviyetkârane secde ederek,... (9. Söz)

  • Mededkâr: Yardım eden

Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-ı mahbubedir. (14. Lema)

  • Merhametkâr: Merhametli

Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz. (2. Söz)

  • Mu'cizekâr: Mucizeli, mucize gösteren

Şu mu’cizekâr zatın, sair yerlerde ne çeşit mu’cizeler gösterdiğini görelim. İşte bak, gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acayipler, her tarafta bulunuyor. (10. Söz)

  • Perestişkâr: Tapan

...berr ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbir ile perestişkârane ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd kalsın... (17. Söz)

  • Sahtekâr: Aldatıcı

Çünki ehl-i dikkat nazarında alâküllihal etvar ve ahvali içindeki tasannuatlar ve tekellüfatlar sahtekârlığını gösterecek. (26. Mektup)

  • Sanatkar: Sanat sahibi

Hattâ herbir taşında, bir saray kadar san'at dercedilmiş. Ustasız olmak, hiçbir akıl kabul edemez, gayet mahir bir san'atkâr ister. (10. Söz)

  • Sefahetkar: Günahkar

...hikmet-i âmmesi sefahetkârane abesiyetten ve rahmet-i vasiası lâhiyane tazibden ve izzet-i kudreti zelilane acizden kurtulurlar, takaddüs ederler. (11. Şua)

  • Sehavetkar: Cömert

Öyle sehavetkârane, san'atperverane bir ziyafet-i âmme ihzar etti ki,... (11. Söz)

  • Şefkatkar: Şefkatli

Mahpuslara şefkatkârane hizmetle yardım etmek ve muhtaç oldukları rızıklarını ellerine vermek... (13. Söz)

  • Şuurkar: Şuurlu

Evet nebatat ve behimiyat gibi şuursuzların gayet derecede şuurkârane ve hakîmane işler görmesi bizzarure gösterir ki: (10. Söz)

  • Takdirkar: Takdir eden

...şübhesiz bedahetle o hârika kumandanı gösterir, takdirkârane sevdirir. (Meyve Risalesi)

  • Taklitkar: Taklit eden

Farz-ı muhal olarak Müseylime gibi hadsiz derece haddinden çıkıp taklidkârane o izzet ve ceberut sahibi olan Hâlık-ı Zülcelalini kendi fikriyle konuşturup... (25. Söz)

  • Tazarrukar: Niyaz eden

Öyle hazînane, öyle mahbubane, öyle müştakane, öyle tazarrukârane saadet-i bâkiye istiyor ki; bütün kâinatı ağlattırıp, duasına iştirak ettiriyor. (10. Söz)

  • Teşvikkar: Teşvik eden

...hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevketmek için teşvikkârane kasaid-i vataniyeye nisbeti gibidir. (25. Söz)

  • Tevbekar/Tövbekar: Tevbe eden

Çıktığı zaman bir katil, bir müntakim olarak değil, belki tövbekâr, tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. (13. Söz)

  • Ümitkar: Ümit besleyen

...ulvî bir âşıkın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ümidkârane bir hüzün ile gınası (şarkısı);... (25. Söz)

  • Yadigâr veya yadgâr: Hatıra, hatırlatan (Yad: Hatıra)

Mesela, nasıl ki ehl-i medeniyet, fâni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale yadigâr bırakmak için; (24. Mektup)

İlgili Maddeler

Kaynakça