Fetih 26: Revizyonlar arasındaki fark
"Kategori:Fetih Suresi ''Önceki Ayet: Fetih 25 ← Fetih Suresi → Fetih 27: Sonraki Ayet'' Dosya:Fetih 26.png '''Mea..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu |
Değişiklik özeti yok |
||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
[[Kategori:Fetih Suresi]] | [[Kategori:Fetih Suresi]] | ||
[[Kategori:Hizb-ül Kur'an Ayetleri]] | |||
[[Kategori:Fetih Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri]] | |||
''Önceki Ayet: [[Fetih 25]] ← [[Kuran:Fetih|Fetih Suresi]] → [[Fetih 27]]: Sonraki Ayet'' | ''Önceki Ayet: [[Fetih 25]] ← [[Kuran:Fetih|Fetih Suresi]] → [[Fetih 27]]: Sonraki Ayet'' | ||
08.17, 7 Ocak 2023 tarihindeki hâli
Önceki Ayet: Fetih 25 ← Fetih Suresi → Fetih 27: Sonraki Ayet
Meali: 26- O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi, onların takvâ sözünü tutmalarını sağladı. Zaten onlar buna lâyık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilendir.
{Âyette yer alan takvâ sözü, şehâdet kelimesidir. Takvâ kelimesine bağlılık o sırada cereyan eden olayı yatıştırmıştır. Şöyle ki, Hudeybiye'de Mekkelilerle müslümanlar arasında antlaşma yazılacağı sırada Hz. Peygamber, Hz. Ali'ye, "yaz" dedi: "Bu, Allah'ın elçisinin, Mekke halkıyla yaptığı antlaşmadır." Kureyş temsilcileri dediler ki: "Biz senin Allah'ın elçisi olduğunu bilsek, sizin Kâbe'ye girmenize engel olmayız. Şöyle yazın: "Bu, Abdullah oğlu Muhammed ile Mekke halkı arasındaki antlaşmadır." Hz. Peygamber de öyle yazdırdı. Kureyşlilerin bu tutumu müminlerin çok ağrına gitmişti ama, âyette ifadesini bulan takvâ sözü, onları yatıştırıp teskin etmişti.}
Kur'an'daki Yeri: 26. Cüz, 513. Sayfa
Tilavet Notları:
Diğer Notlar:
